arvellian

Durum: 1940 - 0 - 0 - 0 - 09.01.2017 17:05

Puan: 30168 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

vampyre of time and memory
  • /
  • 97

lucy lawless

televizyonun tanrıçasıdır gözümde. soyadını sonuna kadar hak eder yaptığı eylemlerle. mesela greenpeace üyesi beş arkadaşıyla shell'in kuzey kutbunda petrol aramakla görevli gemisine dört gün el koyup tutuklanmıştır. xena'yı baştan sona izleme, battlestar galactica'da görünce haykırma, parks and recreation'a başlama* sebebimdir. hatta diziden ayrılınca spartacus'a bile devam edemedim. bir kere twitterdan cevap vermişti bana havalara uçmuştum. aşığım sanırım ben ona!

huzurlu uzun ilişki vs şehvet dolu kısa ilişki

yeni yeni açılan bir gayden hoşlanmak

jared leto

suicide squad filminde joker'ı oynayacak aktör. duyduğumda ben affleck'in batman rezilliğini unuttum adeta. dc'nin en başarılı cast seçimi şu ana kadar.
bvs sonrası edit: ben affleck'in daşşağını yiyim.

jesus'a çok benzeyen biriyle yatmak

ayı sözlük yazarlarının merak ettikleri

reenkarnasyon inancı doğruysa insanlığın ilk zamanlarından beri artan nüfusu neye bağlıyoruz? fazla ruhlar nereden geldi? çok uzun zamandır merak ediyorum bunu, before sunrise'da da görünce "yalnız değilmişim!!" dedim. aydınlat beni sözlük!

şiddetten hayatını kaybeden kadınlar için dijital anıt

sayının her geçen yıl arttığına bizzat şahit olunabilecek anıttır. hani nerde yeni türkiye? reklamınızda bu kadınlara da selam çaksanıza sayın devlet büyükleri.

gülüyorsun mutlu sanıyorlar

"gülme amk sikiyorlar mı?" tepkisi verdiğim söylem.*

ahlaksız teklif

ben dördüncü sınıftayken beşinci sınıflardan bir çocuğun kızın birine bulunduğu teklif. o zamanlar binbir gece'nin ilk bölümü falan çıkmıştı popülerdi baya. ondan etkilenmiş herhalde velet ana habere bile çıkmıştık okulda rezalet diye.

türkiye'de adalet

rosalinda

adanalı rosalinda'yı da unutmamak gerekir. çocukken rüyalarıma giren sesin "adana'da conolar var." demesi çok etkilemişti zamanında. hala güldürür izlerken.

sözlük yazarlarının hayattaki mutluluk kaynakları

kahretsin ama yemek yemek.

sakalları kızıl çıkan erkekler

bende de var az biraz. evrene ginger isteği yolladım sakalları kızıl gönderdi sağolsun.

shameless

ian'ın gittikçe güzelleştiği dizi. al beni diye üzerine yürüyeceğim çocuğun az kaldı.

the walking dead

5. sezon 14. bölümle iyice kızışan dizidir. saç baş yoldurmuştur gerilimiyle.
--- spoiler ---

ulan nasıl harcadınız noah'yı, hadi harcadınız ölümünü o şekilde yapmak zorunda mıydınız! gözlerimi kapattım ilk defa nasıl iğrenç bir ölümdü o... tyreese onun yüzünden öldü diye sinirliydim ölsün istiyordum bir süre ama sonradan kanım ısınmıştı. bölüm sonunda gösterdikleri günlüğün giriş cümlesiyle gözlerim doldu zaten. bu bölümle de anladık ki istediğiniz kadar güvende zannedin kendinizi, twd evreninde bir şekilde sıçıyorlar ağzınıza. o orospu çocuğu gabriel ne ayaktı ayrıca? girdi başkanın kafasına pislik herif. bu din adamlarına güvenmeyeceksin abi müslümanı hristiyanı fark etmiyor işte kafadan gidikler. kadın oğlunun öldüğünü öğrenince gözü hiçbir şeyi görmeyecek sıçtık yani. rick de o herifi öldürürse iç savaş geliyor. off etkilendim yine.

--- spoiler ---

klasik gofrettin başlıkları

nedense çok güldüğüm başlıklardır.

teemo

oynamasını bilenin elinde gerçekten etkili league of legends şampiyonu. gerçi oynamasını bilmesen bile her türlü eğlendiren şampiyon. az hp ile kurtulduğunu sanıp recall atacak yer arayanların korkulu rüyası bu arada. bir de league of legends'ta en çok öldürülen ve dalgası geçen şampiyon aynı zamanda. nesini öldürüyorlar bu sevimli yordleın anlamıyorum ki... "captain teemo on duty!" diyişi yeter.

ilkokul arkadaşına hornette rastlamak

başıma gelen fakat kendisinden pek hoşlanmadığım için sallamadığım olaydı. az önce mesaj atması sonucu onun da bana rastladığını anladım. o kadar cevap vermek istemiyorum ki anlatamam.

kentkart

adana'da öğrenciden 1 tl düşen kart. kebap resimlisi bile mevcuttur.

ayı sözlük yazarlarının kişisel yetenekleri

bir espiriyi iki yıl sonra anlamak gibi çok kişisel yeteneklerim vardır.
not: mübalağ yok
  • /
  • 97
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1940

adem ve adem forum

ilk göz ağrım olan sevimli mi sevimli forum. kendinizi keşfeden taze bir ibne iseniz apollo abinizden azar işitip naramsin aplanızdan kucak dolusu kokulu öpücük alabilirsiniz. ya da tam tersi.
en kısa zamanda geri döneceğim forumdur.

çay içme bahanesiyle ilk buluşmada yapılabilecekler

bir kere çay içmek kendi başına yapıldığında bile huzurlu ve oldukça keyifli bir eylem. bahane olarak kullanmaya gerek yok bence. başka biriyle içildiğinde çok daha zevkli zaten.

dragon age origins

dragon age'in ilk oyunudur. rpg'nin hasıdır. tekrar tekrar oynanılası oyundur.
hikaye thedas adlı bir dünyada, ferelden ülkesinde geçiyor. darkspawn adlı yaratıkların yaptığı blight denen istilalar yüzyıllardır dünyayı tehdit ediyor. grey wardens adlı savaşcı bir grup da dünyayı birleştirerek blightlara son verme görevini üstleniyor.
5. blight kapıdayken dahil oluyoruz oyuna. grey warden lideri olan duncan adlı abimiz, başta yarattığımız karaktere göre bizi grey wardens'a alıyor. mesela cüceyseniz orzammar adlı yeraltı şehrinden geçiyor o sırada duncan. ya da insansanız duncan soylu ailenizi ziyaret ettiği zaman karşılaşıyorsunuz. elfseniz ya şehirde varoşlarda yaşıyorsunuz ya da ormanda bir elf kabilesinde. son olarak büyücüyseniz (hangi ırk olduğu fark etmeksizin) circle denen büyücü kulesinden giriyorsunuz grey wardens'a.
ben oyunu üç kere bitirdim. üçünde de büyücüydüm. oynaması en zevkli sınıf bence. ayrıca oyunun ana çatışmalarından biri olan mage-templar çatışmasının merkezinde oluyorsunuz. templarlar, yani tapınakçılar, chantry denilen dini oluşumun bünyesinde, görevi büyücüleri dizginlemek olan askerler. büyücüler zamanında (yüzyıllar öncesinde) özellikle kan büyüsü denen büyüyle herkese çok çektirdiğinden, büyücüleri küçükken ailelerinden koparıp circle'a kapatıyorlar. büyücüler de burada eğitim alıyor, burada yaşıyor. bir nevi ev hapsinde oluyorlar.
karakterinize göre giriş bölümünüzü bitirdikten sonra yavaş yavaş oyun ilerliyor ve grubunuza elemanlar eklenmeye başlıyor. dragon age'in en önemli özelliği burada devreye giriyor zaten: karakterler ve karakter gelişimi.
yoldaşlarınızla oyun boyunca diyalog halinde oluyorsunuz. seçimlerinizden etkileniyorlar, tepki veriyorlar. hayat hikayelerini öğreniyorsunuz, arkadaş oluyorsunuz ve hatta aşk yaşayabiliyorsunuz. yapay zeka tavan yapmış oyunda. karakterler o kadar gerçekçi ki biriyle tartıştığınızda gerçekten sinirlenebiliyor, arkadaş olduğunuzda mutlu oluyorsunuz.
ilk iki oyunumda alistair adlı templar bir delikanlıyla ilişki yaşadım. spoiler vermeyim ama terk etti beni ikisinde de.
üçüncü oyunumda ise leliana adlı bard bir kadınla aşk yaşadım. sonsuza kadar da mutlu yaşadık hatta. (arada diğer grup üyeleriyle tatlı kaçamaklar yaşadım tabi)
oyunun en sağlam karakteri ise morrigan adında bir cadı. kendisi circle'a bağlı olmayan bir büyücü. yani bir apostate. hayatı boyunca korcari ormanlarında annesiyle yaşamış. annesi dediğimse flemeth adlı yaşlı bir büyücü. flemeth efsanelerde ismi geçen bir orman cadısı. morrigan kendine özgü bir havaya sahip. feminist, ateist, agresif fakat arkadaş oldukça yumuşayabilen (sadece size) harika bir kadın. mesela oyun boyunca leliana'yla tanrının varlığını tartışıp durur. değişik felsefelere sahiptir.
yani oyun seçeneklerinizle ilerleyen, adeta yaşayan bir oyun. 5. blight'ı önlemek için dünyayı birleştiriyorsunuz ve türlü türlü macera yaşıyorsunuz.
kısaca bir rpg klasiği.

ankara

bir paralel evrende yaşadığım şehir. içimde özlemi var hep anlamsız bir şekilde.

lgbtli

gözlemlediğim kadarıyla sik kadar akıllarıyla bizi küçümseyen ya da hor gören insanların kullandığı bir tabir.

sözlüğün hdplilerden oluşması

hatalı bir gözlem. ben ldp'liyim mesela. barajı kaldıracağını güvenerek verdim oyumu hdp'ye, pişman da değilim. sığ bir yorum olacak ama akp'ye koyduk mu? koyduk.
şu saatten sonra tek istediğim şey barış ve akan kanın durması. eminim hdp'ye oy veren diğer insanların istediği de bu. türkiye intikam döngüsünü kırarsa iyi yerlere gelecektir, artık umutla bakıyorum buna.

eşcinsel aşk

kendine ve diğerlerine nefret kusmaktan mütevellit sevmenin ve sevilmenin, saf ve karmaşık duyguların, özlemenin ve özlenmenin tadına bakamamış trajik insanların olmadığını iddaa ettiği duygu.
iki gey bi taksiciyle yattı diye (ki yatabilir kimseyi ilgilendirmiyor bu) (rastgele cinsel ilişkiye giren heteroseksüellerin aşkında bir sıkıntı yok ama değil mi?) koskoca aşk kavramını sikiş sokuşa indirgeyebilen çirkin zihniyetleri gösteren başlık ayrıca. uzaktan bakıp ağlayarak otuz bir çekmeye devam edin neden kimse beni sevmiyor diye. biz de yorulmalayım siz de.

eşcinsel evliliklerin abd'nin her eyaletinde serbest bırakılması

henüz gerçekleşen sevindirici olay. obama şu tweeti attı ardından:
"today is a big step in our march toward equality. gay and lesbian couples now have the right to marry, just like anyone else. #lovewins"

hornet kezbanlarından inciler

"no gay" yazan bir adam vardı.
burdan sesleniyorun ona, çok yanlış yerdesin dostum...

ayı sözlük yazarlarının game of thrones karakterleri

feminenlere ilgi duymayan gay

cinsellik konusunda kafası çok karışan insanları gösteren başlık. insan ilişkileri o kadar sığ boyutlara gelmiş ki yani... neyse.

sözlükteki türk kürt çatışması

öyle bir şey yoktur. ortada bir çatışma da yoktur. hdp'nin varlığını kabullenememiş insanların demokratik hakkını kullanan insanlara hakaret etmesi ve ülkenin %13'ünü terörist ilan etmesi vardır. varsın etsinler. nefret etmek kolay iş.

halklailiskilerci

tuğçe kazaz'la bir akrabalığı olup olmadığını merak ettiğim yazar.

ayı sözlük itiraf

zorlama edebiyatçılar yüzünden çaya olan sevgimi dile getiremiyorum. valla fantastik edebiyat dışında edebiyat kültürüm çok yoktur, twitter'da cemal süreya rt'lemiyorum, zeki demirkubuz izlemiyorum. ama çayın yeri çok ayrı bende ya. şu an yazdığım bu girdiyi eksilemek istiyorum mesela, bu zihniyeti yaratana lanet olsun. *

lgbt savunma birliği

benim aklıma da bunun süper kahraman birliği versiyonu gelmişti. tamam daha yerel de olabilir neden olmasın..