sarosbalik

Durum: 1066 - 0 - 0 - 0 - 06.04.2016 02:23

Puan: 23336 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

16 yıl önce kayıt oldu.
1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 54

iki erkek arasında kalmak

"erkeği nereden buldunuz kız, hem de iki tane! gözünüz kör olmaya" şeklinde tepki verilebilinecek başlık.

jamala

*

ukrayna'nın yurovıjın* temsilcisi olmak için internet üzerinden yapılan oylamada birinciyken sitenin şaibeli çöküşü sonrası sonuncu olan ve buna dellenen ve kurula siktiri çeken kırım tatarı kökenli hanım ablamızdır.** ablamızın amy ve gaga benzerliği o kadar canına taketmiş ki artık " it s me jamala" türküsünü yakmıştır. kendisini dinlemeye başlamak isteyenlere tavsiyemiz orijinali bokum gibi olan " history repeating" şarkısıdır.

ve işte ablamızdan bir kuple:**

it's me jamala:


*

netteki resimlerin üzerindeki tamama basarak kapatmaya çalışmak

gabilede online olanların fotosuna bakma tiki geliştirmiş kafanın eseri davranış.

hayatında hiç gabile chat kullanmamış gay

memleketin çok "gizli" meyvelerinden yememiş gaydır. o an buluştunuz mu buluştunuz yoksa bi daha karşınıza çıkmayacak elemanlar bulunur genelde... aslında ne güzeldir, sevgilisinden gizli kaçamak yapmak isteyen taş oğlanlar, karısını uyutup " acil p aranıyor" anonsu yapan yurdum evlileri falan... sorunsuzlardır da... işiniz bitince bi daha biyerde ayağınıza takılmazlar...

22 haziran 2012 ankara su kesintisi

50 dakika önce olmuyorneyapsamolmuyor homosunun evinde sona ermiş kesintidir...* yalnız burda hala yok..*

(bkz: seksi olmayan ter kokusu)**

22 haziran 2012 ankara su kesintisi

kolonyalı mendili icad edenden allah razı olsun dedirtten durumdur.*

naringergedan

siz siz olun bu adamla iddialaşmayın... kumar oynamayın...!! ha kaybetmek işinize geliosa bilemem ama kaybetmeniz garanti... hadi oyunu kaybediyosunuz neyse de o kibarlık ve zerafetle bir de iyi davranıyor - özgüveninizi pansuman edip sarıp sarmalıyor falan... hiç sokak kedisi formundaki bana göre değil... resmen travmatik galibiyetler adamı!!

teşekkür ederim efem, bir kez daha yenilicem size, bu sefer daha iyi yenilicem...*

down to earth

ayakları yere basan, makul...vb. anlamları olan ingilizce ifadedir.

türkiye sol partilerinde homofobi

tkp yaptığı son kongresinde (9- 10 haziran 2012) sonunda homofobiyi programına almış ve eşcinselliğin hastalık olarak nitelendirilmesine karşı çıktığını belirtmiş.
(bkz: aferin)

(resim:<a href="http://bit.ly/c25MCx"><img src="http://e1211.hizliresim.com/13/c/fug17.jpg" /></a>)d555a

meni yutmak

hiv virüsü kapmamak için ağızda tutup tükürmek yerine tavsiye edilen davranıştır. fantazisi olanlara karışmak istememekle beraber merak edenler için tavsiye etmeyeceğim davranıştır. keza meninin tadı tuzlu-sirkeli gibi bişeydir ve öyle ağız yıkamayla falan o kekremsi tat kolay kolay geçmez. yani "ıyykkk" ***

saça düşen ilk ak tel

sugar daddy fantazisi olan cıvir mantilerin yeni gözdesi olmaya atılan ilk adım olarak değerdirilebilinir... yenilikler iyidir... *

çakkıdı

sezen yazmış; mustafa* düzenlemiş; kenan söylemiş... balık dinlemiş... gergedanın canı çekmiş... buyrun o zaman:



buralardan hemen gidesim var
yeniden başlama hevesim var
ne varsa attığım içime
cart diye diyesim var

katlanıyoruz herkes gibi malum
açıklarımız kaçıklarımız var
ama hem kel hem fodul takımını
hart diye yiyesim var

çat diye çatlamak üzereyim
neresinden tutup da düzeleyim
ortağı olmuşum düzeneğin
kendimi boğasım var

çat diye çatlamak üzereyim
neresinden tutup da düzeleyim
ortağı olmuşum düzeneğin
herkesi oyasım var

aman be hadi kalk kaynaşalım kız
çakkıdı çakkıdı oynaşalım kız
azıcık alttan azıcık üstten
hoppidi hoppidi hoplatalım kız

bunlar benim fikrim mi
kısa metraj filmim mi
irfanım mı ilmim mi
yuh diye sövesim var

zihin oyunlarım mı
resmi duyumlarım mı
koyun uyumlarım mı
kah kah gülesim var

çat diye çatlamak üzereyim
neresinden tutup da düzeleyim
ortağı olmuşum düzeneğin
kendimi boğasım var

çat diye çatlamak üzereyim
neresinden tutup da düzeleyim
ortağı olmuşum düzeneğin
herkesi öpesim var

aman be hadi kalk kaynaşalım kız
çakkıdı çakkıdı oynaşalım kız
azıcık alttan azıcık üstten
hoppidi hoppidi hoplatalım kız

hiç umut yok mu her şey boş mu?
dünya alem dut gibi sarhoş mu?

nereye kadar

anın rahatsız ediciliği ve geleceğin belirsizliğinden ötürü özellikle sanatçı ruhların sorduğu sorudur. en son leman sam güzelliğinin kafasına da takılmış olmalı ki o da 13 yıl aradan sonra çıkardığı albümüne bu ismi vermiştir.

ve içindeki cevherler:

mavi tango, söz: turgut uyar müzik: erol mutlu
taşra, söz: cezmi ersöz müzik: vedat sakman
nereye kadar,söz & müzik: aytekin ataş
sonsuz, söz: şevval sam müzik: engin arslan
şarkıcı, söz: leman sam müzik: vedat sakman
aşiyan, söz & müzik: erol mutlu
senden sonra, söz: mehmet teoman müzik: vedat sakman
bir rüya gibi, söz & müzik: bülent gümüş
var git ölüm, söz: karacaoğlan müzik: ayekin ataş
metris, şiir: enver karagöz söz & müzik: mehmet koç

taşra

nereye kadar'dan... biraz cezmi ersöz biraz vedat sakman ve çokça leman sam'dır:

gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir
nasılsa taşra hep hazırdır aşka
nasılsa taşra hep hazırdır aşka
üzülme sakın dönme kendine
tesellisi ol cehennemin
cehennemin son meleği ol
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir
nasılsa taşra hep hazırdır aşka
nasılsa taşra hep hazırdır aşka

dilde sivilce çıkması

yazın kavurucu sıcakları yanında aşırı efor sarfedilen seksten ötürü dehidrasyon'dan ötürü olmuş olabilir... bu da bağışıklık sisteminin sıçırtır... bu yüzden kolileşirken bile yanımızdan biramızı - limonatamızı ayırmıyoruz.*

başa gelince de dertlenmeye gerek yokturdur. en yakın eczaneye gidip küçük vernik şişesine benzeyen ilaçtan alınır ve içindeki sıvı şişenin kapağındaki fırça yardımıyla sivilce taklidi yapan aft'a sürülür.. yarım saate geçer... geçmiş olsun.

ucubelerin kraliçesi kel alev bugün öldü

ankara'nın saygın aktivistlerinden biri olan gani met'in kaleminden...

--- spoiler ---

kel alev öldü bugün. bunu bir ben biliyorum bir de kadim dostu olan selay su biliyor. bana da o söyledi, ölmüş! . kel alev öldü diye hiç kimse saygı duruşunda bulunmayacak ya da hiç fatiha okuyanı bile olmayacak. ne acı gerçi ben de ölünce öyle olacak ya da olmalı. size kel alev hakkında bildiklerimden söz etmek istiyorum. herhalde 65 yaşlarında filandı sanırsam; sanırsam kendisi de bilmiyordu yaşını. çok küçük yaşta evlendirilmiş işte filan filan. hikaye hep aynı... kocası birkaç çocuktan sonra kumar borcu yüzünden kerhaneye satmış. işte ordan kaçmış... zaten o kadar çirkindi ki kerhanede de iş yapamamış. tekrar aynı adama gitmek yerine ankara'ya kaçmış o kadar güzel olmadığı için de kerhaneciler çok ta peşine düşmemiş, keldi çünkü ne garip ben de kelim aslında. daha hazin sorunlar ilerlerde… daha hayatının en güzel yıllarıymış alev’in. daha sonra sokaklarda terminalde filan yatarken otostopu öğreniyor. travesti kadınlar izin verirlerse tabi… sonra da travesti kadınlar çalışma alanımızda biyolojik kadınla çalışmak istemiyoruz diyerek zaten çok aşağılarlardı… o salak her zaman ki espiriler kan kovası… diyerek aşağılarlardı. o da az orusbu değildi… ben onlar gibi değilim aslında orijinal kadınım diyerek bağırırdı. ucubelerin kraliçesi kel alev travestilerin yanında gerçek kadınım diyerek ve çok ucuza çalışarak zaten ölene kadar çalıştı ve sikildi. artık davranışları koliyle (müşteriyle) ilişkilenme biçimi filan tam bir travesti gibiydi. halbukisi travestiler maalesef çok biyolojik kadın sevmezler ama kel alevin ucubeliği travestilerin içinde abesle iştigal değildi. neyse… her orusbu gibi kel alev de o aşkı yaşadı. hem de herkesten çok daha fazla şeyler verdi. öyle verdiki sevdiği, taptığı adama 2 tane ticari damalı taksi aldığı adam kel alevin kendi öz kızıyla da cinsel ilişkiye girerek ve kızından da aynı adamın bir çocuğu olarak, kocasının çocuğunun anneannesi olarak anneanneliğini bile kabul etti. yine de erkek sevgilisinden ayrılmadı. erkekler kel alevi sadece sikerlerdi. hatta kel alevin kızını bile sikerlerdi. sikilerek yaşamayı öğrendi. kel alev sikilmeyi kabul etmediğinde zorla döverek tecavüz ederek satarak hatta çok değerli olan yavrusunu bile siktirmişti. artık travestilerde o kutsal ahlak bilgileriyle
“kızını da satan kadınla biz konuşmayız” diyerek son 10 yıldır dışlamışlardı zaten. işte onunla konuşan deli selay, kırık gani gibi bir iki isim vardı. hiç kızını bile beçerttiren bir kadınla konuşulurmuydu? kendisi de çok utanırdı, yalan filan olduğunu sölerdi. hahahaııı bir de oğlu vardı. kel alevin orusbu olduğunu öğrenince her türk erkeği gibi namusunu temizlemek istedi, 7-8 yıl önce kel alevi bıçaklamıştı, komada filan yattı ama yine de ölmemişti. tanıdığım en çok tecavüz edilen kadın oydu sanırsam. bağırarak gelirdi cadde de yanıma, yine 4 kişi tecavüz etti paramı vermedi diye… aslında tecavüz edilmeye çok ta bozulmazdı. dövmeseler gasbetmeseler bir de aldıkları yere bıraksalar o kadar da kızmayacağını sanıyorum, hayatı sikilmekten ibaret olduğu için fark yapmayacaktı yaşamında. ölene kadar sikilerek satılarak çalıştı. ne yaşamıştı ki dünya da, sikilmekten dövülmekten satılmaktan hiç fırsat olmadı. kızının da çocuğunun babası olan sevgilisiyle bir de selay defnetmişler. belediyenin imamı kur’an filan okumuştur belki. bilmem ki tek yapılan buydu herhalde… ümit ederim morgta filan ölüseven birisiyle karşılaşmamıştır.
allah rahmet eylesin ucubelerin kraliçesi kel alev…
ben de dua filan inanmam bilmem eee cenaze işlemlerinde bitmiş para gerekmez… saygı duruşuna da kalkmıycam.

--- spoiler ---

*

orospu

kullanmak için can atılan replikler

fashion god

orospuluk

manifestosu da var...

"...erkek insanoğlu olarak tanımlanıyor, kadınsa feminen bir varlık. ne zaman insansı davranışlar, tepkiler verse erkekliğe özenmekle itham ediliyor..."
simone de beauvoir

bitch (orospu) henüz varolmayan bir organizasyondur. isim bir akronim (birkaç kelimeden oluşan bir ismin başharflerinin kullanıldığı kısaltma) değildir. kulağa nasıl geliyorsa öyle kullanılmaktadır.

bitch (orospu) orospulardan oluşmaktadır. orospu için bir çok tanımlama vardır. en övgü dolu tanımlama dişi köpektir. aynı zamanda homo sapiens (düşünen insan) olan orospulara karşı yapılan tanımlamalar nadiren objektiftir. tanımlamalar kişiden kişiye değişmekte ve tanımı yapan kişinin kendisini ne denli orospu gördüğüyle doğru orantılı olarak güçlenmektedir. herhalukarda orospunun hep bir kadın, bir köpek yada öteki olduğu konusunda herkes hemfikirdir.

aynı şekilde bir orospunun genelde agresif olduğu, bu nedenle de feminen olmadığı konusunda da hemfikirizdir(öhö). seksi olabilir; ki seksiyse orospu bir tanrıçaya dönüşür, ancak bu durum şu anda bizi ilgilendirmemektedir. çünkü asla “gerçek kadın” olmaz.

orospular aşağıda belirtilen karakteristik özelliklerin bazılarına yada hepsine sahiptirler.

1) kişilik: orospular agresif, iddialı, hükmetmeyi seven, küstah, iradeli, inatçı, düşmanca tavırlara sahip olan, dolaysız, duygusuz, dürüst, uygunsuz, kalan derili, taş kafalı, ahlaksız, kesin fikirli, yetkin, hırslı, itilmiş, ağzı kalabalık, özgürlükçü, düşkün, dediğim dedik, titiz, çıkarcı, egoist, kullanılmış, başarılı, ezici, korkutucu, ihtiraslı, zorlu, cırtlak, erkek gibi, gürültücü, fırtınalıdırlar. daha bir çok şey olabilir. bir orospu pisikolojik olarak içinde bir çok boşluk barındırır. bilirsinki herzaman ortalıklardadır. kimseden bir bok almaz. onu sevmeyebilirsin ama yok sayamazsın.

2) fiziksel: orospular büyük, uzun, güçlü, geniş, yüksek sesli, saygısız, kaba, beceriksiz, hödük, yayılmaya müsait, rahatsız edici ve çirkindirler. orospular, bir kadın olmasından dolayı sınırlandırılmış, baskı görmüş ve kibar davranışlar sergilemek zorunda kalmış hemcinslerinin aksine vücutlarını özgürce hareket ettirirler. merdivenleri üçer beşer çıkar, yürüdüklerinde uzun adımlar atar ve oturduklarında bacaklarını nereye koydukları konusunda endişe etmezler. sesleri yüksek çıkar ve genelde kullanırlar. orospular tatlı değildir.

3) yönelim: orospular karakterlerini katı bir şekilde ve direkt olarak kendilerinden ve yaptıklarından oluştururlar.bir kişiyle yada organizasyonla ilişkiye girebilir ama asla biriyle yada birşeyle evlenmez; bir erkekle, bir yuvayla yada bir organizasyonla. böylece orospular günü gününe, oradan buraya yada o kişiden bu kişiye göre yaşamaktansa kendi hayatlarını planlamayı tercih ederler. bağımsız yaratıklardır ve lanetolası çok istedikleri herşeyi yapabilme yeteneğine sahip olduklarına inanırlar. eğer yollarına birşey çıkarsa; tabi bu orospu olma nedenleri. eğer profesyönel olarak bir sapma şansı olursa bir kariyer yapabilmek için çok çabalarlar ve hiç kimseyle yarışmaktan, mücadele etmekten çekinmezler. profesyonel olarak bir sapma yapamadıklarındaysa kişisel ifade ve kişisel gerçeklik için çabalarlar. ne yaparlarsa yapsınlar aktif bir rol almak isterler ve bu dominant tavırları dışarıdan sezilir. bir çok kez, varolması büyük ve yaratıcı bir güce bağımlı dominant rolleri kendi durumları buna müsait değilken başka insanları etkileme amacıyla kullanırlar. sıklıkla bir erkek tarafından yapılması doğal karşılanan şeyi yaptıklarında yönlendirici olmakla itham edilirler.

gerçek bir orospu “kendi” olma konusunda azimlidir ancak orospu terimi genelde fazla ayırım yapılmadan kullanılır. bu terim kadının özgüvenini azaltmak için, erkek tarafından yaratılıp kadın tarafından benimsenmiştir. örnek olarak “ibne” teriminin (çevirmen notu: burada geçen “rigger” kelimesinin karşılığını bulamadığım için “ibne”yi kullanmayı doğru buldum) kullanılması gibi orospu da, toplumsal olarak kabul gören davranışların konforunu bilmeyen bir kitlenin izolasyonu ve itibarının sarsılmasını sağlamaktadır.

bitch (orospu) bu terimi negatif olarak kullanmaz. bir kadın orospu olduğunu söylemekten gurur duymalıdır çünkü orospu güzeldir. bu bir tür kendini doğrulama yoludur, başkalarının gözünde inkar edilme değildir. herkes orospu olarak sınıflandırılamaz. sözü geçen üç niteliğe sahip olma zorunluluğu olmadan ama diğer ikisinde son derece azimli ve biraz çatlak bir kişi için de orospu olduğu düşünülebilir. eğer bir kadın bu niteliklerin üçünden de tam not alıyorsa, yada en azından büyük kısmında başarılıysa o zaman o kadın bitch’in orospularındandır. sadece süperorospular bu üç kategorinin tümünü barındırırlar ve çok az sayıdadırlar. çoğu toplumda uzun süre varlık gösteremez.

bütün orospuların en belirgin karakteristik özelliği cinsel rollerinin gerektirdiği düşünülen davranışlar konseptini kaba bir şekilde bozmalarıdır. farklı şekillerde bozarlar ama hepsi bir şekilde ırzına geçer. orospuların ötekine yönelttiği davranışlar, hedef konumlandırmaları, kişisel stilleri, giyim tarzları ve vücutlarını elealışları onları sarsar ve kolay olmadıkları hissini uyandırır. çevrede bir orospu bulunduğunda insanlar bilinçli yada bilinçsiz olarak rahatsız hissederler. sapkın olduklarını düşünürler. tarzlarını rahatsız edici bulurlar. böylece orospu olduğu için acıdıkları bu insanlara ucuz bir yafta yapıştırıp, onları ezilmiş kadınlar olarak tanımlarlar. hakları yenmiş olabilir ama bunun neden olduğu sonuç sosyal yaşamı etkiler, seksüel hayatı değil.

orospularda rahatsız edici olan hem erkek hem dişi olmalarıdır (erdişi). geleneksel olarak erkeksi kabul edilecek davranışları kendi içinde bir araya getirir. bir orospu kördür, dolaysızdır, gururludur. zaman zaman da egoisttir. o dürüst olmayan, şirin ve gizemli olan “evrensel kadınlığa” sevgi beslemez. o, kadın için doğal kabul edilen vekaleten yaşama fikrine tepeden bakar çünkü kendi hayatını kendi gibi yaşamak ister.

toplumumuz insanlığı erkeklik, kadınlığı erkeklikten geriye kalan şeyler olarak görüyor. bu şekilde bir kadın yanlızca bir erkeğe vekaleten varolup hayatını yaşayabiliyor. yaşayabilmesi için bir kadın bir erkeğe hizmet etmeli, onurlandırmalı ve itaat etmeli, bunun karşılığı olarak alabileceği ise gölgeden ibaret bir hayat.

orospular birine hizmet etmeyi, onurlandırmayı ve itaat etmeyi reddederler. onlar tümüyle işler durumda bir insan olmayı isterler, sadece bir gölge olmayı değil. hem kadın, hem insan olmak isterler, bu onları sosyal olarak çelişkili insanlar yapar. sadece varlıkları bile bir kadının hayatının bir erkekle olan ilişkisine bağlı bulunması ve bir çocuk gibi devamlı olarak birinin himayesine ihtiyaç duyması fikrinin aksini ispatlamaya yeter.

bu nedenle bir orospu, eğer ciddiye alınırsa kadını köleleştiren sosyal yapı ve onların konumlandırıldıkları yerden ayrılmamalarını sağlayan sosyal değerler açısından tehlike teşkil eder. şuna şahitlik ederler ki kadınların boyunduruk altında olmaları gerekli değildir ve tüm sosyal sistemin doğruluğu konusunda şüpheler uyanmaktadır. bir tehlike olarak görülmelerinden ötürü ciddi bir sosyal konumda görülmezler. bunun yerine sapkın olarak toplumdan defedilirler. erkek, onlar için kısmen insan olarak görüldükleri ama gerçek kadın olamadıkları bir sınıf oluşturur.onu insansı bir varlık olarak kavramlaştırmalarına karşı seksüel bir varlık olarak ilişkilendiremez ve kabul edemezler. kadınlar kdın olduklarını unutamadıkları için bu konuda daha çok korkutulurlar. kadınlar orospularla yakınen ilişkilendirilmekten acayip korkarlar. onların, gıpta ettikleri zincirlerinin sağladığı güven duygusuna meydan okuyan özgürlükleri ve bağımsızlıkları vardır. orospu gerçeğiyle ne bir kadın ne de erkek yüzleşebilir. çünkü bu yüzleşme onların kendi ahlaksızlıklarıyla yüzleşmeleridir. bu yüzden o tehlikelidir. bu nedenle onu bir ucube olarak görüp çevrelerinden uzaklaştırırlar.

bu durum bir kadın olarak şahsi prangasının köklerini işaret eder. orospular sadece birer kadın oldukları için değil, kadın gibi olmadıkları için de baskı görürler. kadınsı olmak yerine öncelikle insansı olmayı tercih ettiği için, sosyal baskıları kabullenmeyip önce kendine dürüst olduğu için orospu aykırı bir kişilik geliştirir ve olgunlaşır. tıpkı genç kızlar gibi kabul edilmiş seks rollerinin limitlerini ihlal ederler. diğer kadınlarla bir tutulmazlar ve çok azı ona rol model olabilecek yetişkin bir orospuya sahip olacak kadar şanslıdır. kendi yollarını oluşturmak ve haritada yeralmayan seferin bahşettiği gizli tehlikelerle belirsizliğe ve özgürlüğe ulaşmalıdır.

orospular toplumun kadına verdiği sert cezalar karşısında güçlü olup ayakta kalmanın timsalidir. genç kızların akılları yardımcı-anne rolü dışında kadınların erkeklerden daha az değerli olmasını mantıklı bulmaz. onlar evliliğin kadına getirdiği köleliği asla özümseyemediklerini söylerler. bunun yanında bazı orospular da genelleşmiş sosyal baskılara ilgisiz kalır, bazılarıysa inatçı bir direnç geliştirirler. bazı davranışlar zaman içinde hoşgörülürse bir kısmı yüzeysel bir kadınsılık takınır, erkek gibi kız olurlar (çevirmen notu: burada “kız oğlan kız” yada “erkek fatma” gibi terimleri “tomboy”un karşılığı olarak kullanabilirdim, ama içim el vermedi... karar sizin...) orospular tüm ruhları ve akıllarıyla yababileceklerinin ve olabileceklerinin limiti olması konforunu tümüyle reddederler. onlar arzuları ve yönelimlerine hiç bir mecburiyet, sınırlama getirmezler.

bu direnç onları tekrar tekrar mahkum eder. onlar boşverilir, küçümsenir, alay edilir, haklarında dedikodu yapılır, yüzlerine gülünür ve toplumdan sürülürler. tomlum kadınları köleliğe iter sonrada köle gibi davranıyor diye eleştirir. bu son derece ustaca uygulanmaktadır. çok az kişi seksüel rollerini istendiği gibi oynamadıkları için onlardan hoşlanmıyor olmasını direkt söyleyebilir.

aslında çok azı orospulardan hoşlanmama nedeninden emindir. gerçeğin yapısallığına tecavüz ederek yapının kendini bozduklarını anlayamadılar. çocukluk döneminde bazı kızlar bir şekilde uyumsuzdu ve onlar eğlenmek için iyi birer objeydiler. çok azı bu hoşlanmama olgusunun kökenleri konusunda bilinçlidir. sonuçlarıyla da hiç yüzleşilmedi zaten. eğer tümüyle konuşulmuş ve çözümlenmiş olsaydı sadece bir genç kızın arkasından söylenmiş kötü niyetli bir söz olarak kalacaktı. orospular onlarda bir sorun olduğu düşünülsün, hissedilsin diye varedildi, kişisel bir sorun...

bu günah keçisi oyununda özellikle ergenlik dönemindeki genç kızlar kötü durumdadır. kızlar için toplumun uygun gördüğü ödülü kazanmak adına (yani erkeğini) tamamlamak zorunda olduğu en zorlu sınav dönemidir. kadınlıklarını ispat etmeli yada toplum tarafından reddedildiğini kabullenmelidir. kendilerine olan güvenleri yok denecek kadar azdır ve bu sürecin oluşturduğu belirsizliği göğüslemek zorundadır. onlar bu yarışmada en sert olanlardır hatta bu sınavı tamamlamakta zorluk çekenlere, gerileyenlere son derece acımasız ve serttirler. onların kaygılarını taşımayan, erkekleri etkileme sanatının etkinliğine dahil olmayan yaşıtları en sosyal olan gruptan dışlanır. eğer daha önce farketmediyse, bir orospu bu süreçte farklı olduğunu keşfeder.

yaşlandıkça neden farklı olduğunu daha iyi anlar. bir orospu iş almaya başladığında yada bir organizasyonda yer aldığında nadiren söz dinleyip yerinde oturma konusunda hoşnut olurlar. bir orospu kendi aklına sahiptir ve onu kullanmak ister. yükselmek, yaratıcılığını kullanabilmek ve sorumluluk almak ister. yetenekli olduğunu bilir ve bu yeteneği kullanmak ister. erkeğe boyun eğmeyerek çalışma durumunu kişisel başarısı sayar.

seksüelite’nin sert tuğla duvarıyla tanıştığında itaatkar yaklaşmaz. o duvara, onun için tanımlanan yardımcı rolü kabul etmediğinden kafa atacaktır. bazen kendi yolu üzerinde de bu duvarla çarpışabilir. yada bir gedik bulup kendine bir kaçış deliği oluşturmak için marifetini gösterebilir, olmadı kendi gücüyle bir çıkış yolu yaratır. yada onunla yarışanlardan on kat daha iyidir. aynı zamanda beklentisinin altında olanı da kabul eder. basit seks algısı doğrultusun daha aşağı bir seviyede konumlanmaktan henüz kaçamadığı için tıpkı öteki kadınlar gibi hevesi kursağında kalır. “tahtın sahibi olmak” tanımlamasıyla gelen sınıflandırmayı gerçekte hiç istememesine karşın, genellikle tahtın ardındaki güç olma durumunu benimser; ki içinde asıl gücün kendinde olduğu bilgisi saklıdır. bir orospu, hayatı boyunca hem kadın olma hem de gerçek bir kadın olmama durumunu yaşamak zorunda bırakıldığından, hayatında başardıklarını sıradan bir kadının elde edemeyeceğini düşünür. çoğu zaman fazlasıyla olgunlaşmış bir orospu üstün taraflarını kabul etmeyerek kendini küçümser. kendini düşük seviyede yada orta karar görür; ona göre kendi yapabiliyorsa herkes yapabilirdir.

ebeveynler gibi orospularda, içinde rahat hissettikleri sokaklarda feminen rollerini öğrenmiş olabilirler. bu bilhassa fiziksel olarak orospu olan kadınlar için doğrudur. akılları gibi bedenlerinide özgür bırakmak, fiziksel hareketleri kısıtlama yada insanlar rahatsız olmasın diye soyundukları roller için harcanan efora hayıflanırlar. çünkü onlardan fiziksel olarak beklenen seks rollerini çiğneyebilir ancak pisikolojik ve entellektüel açıdan bu denli özgür olamazlar. normlardan biraz sapma belki tolere edilebilir ancak fazlası tehlikelidir. bir kadın gibi düşünmemek, kulağa kadınsı gelen düşünceler üretmemek yada kadın davranışları sergilememek bile yeterince kötüdür. ayrıca kadın gibi görünmemek, “o” gibi hareket etmemek yada kadın gibi rol yapmamak renksizliğin de ötesinde algılanmaktadır. bizim toplumumuz insan çeşitliliği sıkalasında katı, hoşgörüsüz sınırları içinde yer alır. bazı kadınlar fiziksel özellikleriyle tanımlanır. bu sınırları aşmamış olanlar, aşmış olanlara nazaran daha özgür olurlar. sınırları kabullenen orospuların gıpta ettiği bu diğerleri, davranışları yaygınlaşmasın diye şiddet ve baskı görürler. bu tip orospular tekrar tekrar şiddet görürler çünkü toplumdan sapmış oldukları çok aşikardır. ama bu durumun telafisi büyük orospu olarak, küçük orospulara nazaran daha az zorlanıp daha çok kazanmaları ve ciddiye alınmalarıdır. bir kadın olarak ızdıraplarının kaynağı aynı zamanda güçlerinin kaynağıdır.

olgunlaşma sürecinde bütün orospuların giydiği bu ateşten gömlek ya onları vareder yada parçalar, kırar. onlar doğalarının gerektirdiği gibi olmak yada sosyal olarak kabul görmekten oluşan iki uç arasına gerilmiş bir bağ gibidirler. onlar duygulu ve hassas insanlardır ama bu hassasiyetten dünyanın geri kalanı haberdar değildir. çoğunlukla dış ortamlarda onları koruyan kalın bir nasır tabakası geliştirdikleri için sert ve acımasız görünürler. bu özellikle, zorla izole edilmiş hayatlar yaşayan orospularda, değiştirilmemek ve yok edilmemek için vardır. benzer kişiliklerle büyüyen, anlayışlı aile bireylerine sahip, bir veya iki rol model gözlemleyebilmiş şanslı orospularsa, orospu olmanın bazı kötü yanlarından sakınabilirler. oldukları kişi için cezalandırılmaya tahammül edebilir ve farklılıklarını özgüvenin getirdiği huzurla kabullenebilirler.

kendi yolunu tek başına çizen bu insanlar belirsiz bir patika yolda ilerlemektedir. bazıları sonunda anlar ki sorunları rahat olmayışları değildir, kendileri o rahatlık ve konforu istememektedirler. bunu anladıklarında aynı zamanda kendileriyle ilgili bir sorun olmadığını, sadece içinde yaşadıkları toplum yapısının onlara uymadığını anlarlar. bir çoğu sonunda kendini bu katı sosyal çevreden izole eder. hernasılsa bu durumun getirdiği bir ödül vardır. tedbirli ve bilinçli davranana kadar, kızkardeşlerinin de yardımı olmadan, sırf sergiledikleri bu davranışlar nedeniyle kibirle ödüllendirilirler. orospular o kadar sertleşir ve o kadar hissizleşir ki insan olmalarına dair son izlerde çok derin bir yerlere gömülür yada tümüyle yok edilir.
bütün orospular yapmaz bunu. nasırlarından dolayı hassaslaşanlarda olur. güven duymak yerine reddetmek için sağlıksız bir aşırı duyarlılık geliştirirler. görünüşte dışarıya karşı sert dururlar, içlerindeyse bir hayat boyu ayakta durma zorunluluğunda kamçılanan et ve kemikten oluşurlar. bunlar gitgide kötüleşen orospulardır. onlar omuzlarında hep bir yükle ortalıkta gezinir ve gücünü hiçde yapıcı olmayan kin ve nefret adına kullanırlar. bu tür orospular çok çirkin ve kötü olabilirler çünkü kimseye güvenemezler. güçlerini yapıcı olmak için kullanmayı bir türlü öğrenemezler.

insan olarak sakat bırakılmış orospular öfkelerini başka insanlar üzerine, genellikle de kadınlar üzerine yöneltirler. bu durum kadınların kendilerini ve diğer kadınları toplumun çizdiği sınırların içinde tutmasına iyi bir örnektir. orospular kendine ve bir grup kadına karşı nefret duyan, orospu olmayan kadınlardan daha az suçlu değildir. her ikisi de en kötü ızdıraba maruz kalır ve bunun devamlılığını sağlar. bütün orospular günah keçisidir ve bir psikolojik zırh oluşturup kendini koruyamayanlar tepeden bakanların hedefi olur. bir kitle olarak orospular, tıpkı kadınların bütün bir toplum tarafından korkutulduğu gibi o kadınlar tarafından korkutulur. onların alanlarından faydalanır onlarla dedikodu yaparlar ama başka yerde kabul görmez ve aşağılanırlar. geleneksel kadın sınıflandırması için tehdit ama aynı zamanda bir kadının üstün hissetmesini sağlayan bir dış grup olarak algılanırlar. birçok kadın hem kıskanır orospuları hem de onlardan daha iyi olduklarını düşünür. bir yandan onlar kadar agresif ve erkeksi yaratıklar olmamalarından dolayı rahat, bir yandan da onlar için çok değerli olan erkeklerin daha özgür, daha iddialı ve daha özgür bulmalarından dolayı kadına tercih ettikleri orospulara karşı sinsi bir şüphecilikle yaklaşırlar.

oraspularsa aynı nedenle öteki kadınları çok kafaya takmazlar. kadınları beğenmeyerek olgunlaşırlar. onlarla bağlantı kuramaz, onlarla bir tanımlanmaz, onlarla ortak hiçbir şeye sahip olamazlar. diğer kadınların onlarla alakalarının olmaması yönünde bir normları vardır. bu nedenle orospularda kadınları reddeder. orospuların, orospu olmayanlar tarafından küçümsenmesini engelleyen nedenlerden birisi budur. böylelikle ilk kim yaparsa kazanır oyunu başlar. birçok kadın bu boktan duruma hizmet ederken orospular biraz dişini sıkarsa en azından küçük bir kısmı bu durumun nedenlerini anlamayı sağlayacak politik bilince ulaşabilir. orospular kadınlar tarafından mağdur edilmektedir diyebilirdik eğer erkeklerin altında topyekun ezilmeseler ve kendileri için duydukları nefret bu kadar büyük olmasaydı.

aynı zamanda orospular kadınların yakınındayken rahat edemezler çünkü çoğu zaman psikolojik akranları kadınlar değil erkeklerdir. orospular özellikle pasif insanlar sınıfına girmez. bu sınıftakiler bir şeyler kırmaya korkarlar. kadınlara genel olarak pasif olmaları öğretilmiştir, öyle olmasalar da öyle görünmeye çalışırlar. bir orospu pasif değildir ve bu rolü kıvıramaz. ama çoğu zaman baskın tür olarak algılanmakta istemezler çünkü doğal olarak birinin bir başkası üstünde güç kullanmasından hoşlanmaz ya da erkeksi görünmek istemezler. böylece orospular sadece güçlü olduğunu bildiği diğer akranları yanında rahat edebilir ama doğaları gereği pasif olmayan karakterleriyle bulunurlar. bu erkekler arasındaki ilişkide, kadınlara nazaran daha sık karşılaşılan bir davranış biçimidir. ancak en yakın akran ilişkisi kendine karşı hala kin duyan ve bundan henüz pes etmemiş orospular arasında bulunmaktadır. bu meselede aynı durumu yaşayan akranları onun hala yanında rol yapmak zorunda olmadığı tek insan grubudur. bir orospu sadece diğer orospuların yanında gerçekten özgürdür.

bu anlar nadiren oluşur. çoğu zaman bu orospular psikolojik olarak izole durumda kalırlar. kadın ve erkekler onlardan öyle çok korkarlar ki orospuların gerçek kişiliklerini savunması, koruması gereken sert bir tavır takınırlar. orospular güvenmesi gereken çok az sayıda kişi için çok şüphecidirler çünkü çoğunlukla bu güven duydukları kişilerin duyguları sahte çıkar. ama yalnız kalmanın getirdiği bir güç vardır; izole yaşamaları, sert ve kaba olmaları diğer kadınların sahip olmadığı birer nimettir. orospular bu toplumun içinde bilinmeyeninde bilinmeyeni kahramanlardır. onlar birer piyon, öncü birlik, birer mızrak başıdır. bu isteseler de, istemeseler de varlıklarının bir sonucudur. birçoğu onlara kardeşçe duygular beslemeyen akranları diğer kadın kitlesi için bu öncü rolünü oynamayı seçmek istemez ancak bundan da sakınamazlar. limitleri ihlal eden bu insanlar o limitlerin genişlemesine yâda kırılmalarına neden olurlar.

orospular ilk fakülteye gidenlerdi, uzmanlığın görülmez engellerini ilk kaldıranlardı, ilk sosyal devrimcilerdi, ilk çalışma liderleriydi, diğer kadınları ilk organize edenlerdi. pasif olmadıklarından, aşağı görüldükleri için gücenip darılmadıklarından diğer kadınların yapamadığı her şeye el atabildiler. onlar toplumun onlara uzattığı kirli tabaklarını geri fırlatıp kadının görmesi bile mümkün olmayan, dünya üzerindeki payını ortaya koydular. kenarda köşede yaşadılar. yalnız ya da kız kardeşlerinin yardımıyla içinde bulunduğumuz dünyayı değiştirdiler.

benim tarifim orospular bu toplumun marjinal yaratıklarıdır. doğru dürüst bir yerleri yoktur, bunu başardılarsada içinde kalamazlar. kadındırlar ama gerçek kadın değildirler. insandırlar ama erkek değildirler. bazıları kadın olduğunu bile bilmez, çünkü diğer kadınlarla iletişim kuramazlar. zaman zaman kadınsı oyunlar oynasalar da bilirler ki bu bir oyundur. temel pisikolojik baskı sorunları onların alt tabaka insanı olma inançları değil, olmadıkları inancıdır. bu nedenle tüm hayatları boyunca garip hissettiklerini söylerler. bu daha kibar ifadelerlede anlatılabilir ancak asıl olan mesajın alınmasıdır. bir çok kadın gibi onlara da kendilerinden nefret etmeleri öğretilmiştir. tabiki farklı şekil ve yollarla ancak etki aynıdır. içselleşmiş aykırı kişilik modeli, her zaman fazlasıyla kin ve acı ile sonuçlanır. bu nedenle oluşan öfke genellikle birini (kendisini) hoşnutsuz ettiği gibi bir başkasını da (ötekini) hoşnutsuz eder ve onlar hakkındaki sosyal klişeleri sağlamlaştırır. bu durum sadece politik bilincin merkezi yönlendirmesiyle düzelebilir... (sosyal sistem)

bu manifestonun büyük bir kısmı orospular hakkındadır. geri kalan kısmı da orospu hakkında olacaktır. organizasyon henüz varolmamıştır ve büyük ihtimalle hiç varolamayacaktır. orospular kahretsinki çok özgürlükçüdürler ve biribirlerine güvenmeyi öğrenememiş diğer kadınlara güvenmemeyi çok iyi öğrenmişlerdir. bu, orospuların diğer kadınlara yapmayı öğretmek zorunda olduğu şeydir. orospular kendilerini orospu olarak kabullenmeyi öğrenmeli ve kızkardeşlerine yaratıcı birer orospu olmaları için ihtiyaç duydukları desteği vermelidir. orospular kendi güçleri ve kendileriyle gurur duymayı öğrenmelidir. kendilerini koruduğuna inandıkları izolasyondan uzaklaşmalı ve genç kızkardeşlerine bu tehlikeden kaçınmalarında yardımcı olmalıdır. şunu unutmamalıdırlar ki genellikle kadınlar kadınlara diğer erkeklerden daha az hoşgörülü davranırlar, çünkü onlara tüm kadınları düşman olarak görmek öğretilmiştir. ve orospular politik bir tavırla sorunlarını elealamak için birlikte bir hareketin içinde şekillenmelidir. tıpkı tüm kadınlar ve özgürlükleri için yapmaları gerektiği gibi özgürlükleri için organize olmalıdırlar. güçlü olmalıyız, militan olmalıyız, muhakkak tehlikeli olmalıyız. unutmamalıyız ki orospu güzeldir ve kaybedecek hiç bir şeyi yoktur. hemde hiç bir şeyi...

onlara ithaf edilmiş bu manifesto, bir çok kızkardeşimin yardımıyla düzeltilip, kaleme alındı.

yazar – anonim (tüm orospular)
çeviren – umut saim balkır
  • /
  • 54
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1066

yok saymak

bir insana yapılabilinecek en büyük şiddettir!

mashrou' leila

herşey youtube'ta free surfing yaparken
şarkısına rastlamamla başladı...* ardından başka ne söylemişlerki derken altında aşağıdaki açıklamanın olduğu ımm el jacket isimli şarkılarını dinledim... onun da linki şu:


"it's about an female that defies the gender norm and wears her hair short and wears a jacket and pants all the time, hamed (the writer/singer) here is supposed to be a traditional arab person/the arab society in general which is very hetero-normative, he sees her standing on her balcony and he/they assume she is in fact male, because she also goes out all the time even at night when arab girls aren't expected to be outside their house. the whole song is an apology to her."

merakım daha da arttı kendileri için ve siz ayılar için* araştırmalarıma devam ettim. kendileri hakkında başına hasır antropolog şapkası geçirmiş avrupalı röportaj teyzesinin iyi bi müzik kanalında çıkan röportajlarını ve geri kalan müziklerini seyrettim. ermeni ve araplardan oluşan grup hem müzik hem de kliplerinde oynayan oyunculardan ötürü son derece geniş ve heterojen yapısı kesinlikle "ebru" imajında. grup elemanlarının seksilliklerinden ölüyor olmalarının dışında her biri en az iki yabancı dil bilen, yurt dışında da okullara gitmiş ve kendi toplumsal gerçekliklerinin farkında olan insanlar olması hasebiyle kendilerine hayran oldum. ve artık ölmeden yapılması gereken şeyler listemde kendilerini beyrut konserlerinden birinde dinlemek var.***

(bkz: you held my hand and you promised me a revolution)

gece okunan şiirler

"em rojên nexweş ên dawî dijin belkî
belkî em rojên pêşî yên xweş jî bijin
tiştekî tehlok heye di vî hewayî de
di navbera dahatû û rabirdûyê de
di navbera êş û dilşahiyê de
di navbera hêrs û bexşînê de
dm şikestin hê jî em ê bên şikestin
ji rojhilat ber bi rojava di hemû cîhanê de"

kürtçe bilmeyenler için:

"son kötü günleri yaşıyoruz belki
ilk güzel günleri de yaşarız belki
kekre bir şey var bu havada
geçmişle gelecek arasında
acıyla sevinç arasında
öfkeyle bağış arasında
biz kırıldık daha da kırılırız
doğudan batıya bütün dünyada"

(bkz: cemal süreya)

edit: pisinge zaten paylaşmış... ne güzel bir başkasının da gecenin köründe cemal süreya'nın bu şiiriyle umut biledeğini öğrenmek.

charlie hebdo

kendisine saldırının yıl dönümünde çıkan sayısının kapağında, yılbaşı akşamı almanya'da kalabalıktaki kadınları taciz eden orta doğuluları eleştirmek için, suriye'den avrupa'ya geçmek isteyen mülteci bir ailenin çocuğu olan " aylan bebek"i büyümüş ve tacizci olmuş olarak resmeden dergidir. gerek çizgilerinin vasatlığı gerekse de kendisini tanıttığı politik eleştirelselliğinin süper sığlığı bu kapakta tavan yapmıştır.

bu konuda umut stakehouse'un radikal blogtaki ayranım ekşi'de yazdıkları cidden kafa açıcı olarak düşünülebilir: (yazı, charlie hebdo'ya hiciv nasıl yapılır nasıl bi zeka gerekirin dersini vermiş bu arada bu yazısında eleman!)

aylan vs. alain bebek: http://blog.radikal.com.tr/dunya/aylan-b...

ayı sözlük'ün geldiği son nokta

yazarların dertlendikleri her ne ise o konuda yazabildikleri; bunu yaparken de neredeyse istedikleri her formatta başlık açıp üzerinden muhabbet döndürebildikleri bir sözlük olmuştur. insanların çok ve çeşitli oldukları düşünülünce insan sayısı kadar entry yazım şekli ve içeriğinin olması düzeylilik-düzeysizlik tartışmasından çok daha öte bi yerde "zenginliktir". zaten burada söz konusu olan yaşanan cinsel deneyimleri ballandırarak anlatmaktan ziyade hayatın, bizim durduğumuz yerden nasıl göründüğünü kelimelere aktarmaktır.

arada bikaç ayının sik boyunu; göt deliği çapını öğrenmenin ve bunların toplamda kaç farklı kişininkiyle ilişkilenmiş olduğunu bilmenin zararı yoktur. kaldı ki her birimizin bir cinsel birleşme sonucu burada olduğumuzu düşününce, bizi var eden "sikişmek" eyleminin sokakta neredeyse hiç kullanılmayan kullanılsa da kötü bir anlamı varmış gibi kullanılan bir ifade olmasının önüne geçip bu eylemi yemek yemek, uyumak...vs diğer insani eylemler şeklinde insanlara düşündürtmek bu sözlüğün asli görevlerindendir. sikişmek eylemi insanların kafasında normalleşmezse eşcinsel ilişkiler sapıklık olarak değerlendirilecek; kadının bedensel özgürlüğü hiç bir zaman var olamayacaktır.

sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler

dul kadınsın, bir ihtiyacın olursa çekinme.*

pınar selek

1971'de doğup iyi bir lisans öncesi eğitim aldıktan sonra akademik başarılarını mimar sinan üniversitesi* sosyoloji bölümünde devam ettiren ve şu sıralar yurt dışında olan sosyolog, feminist ve yazardır. 1998’de yedi kişinin hayatını kaybettiği mısır çarşısı patlaması davasından o günden beri yargılanan ve hakkında bir türlü nihayi karara varılamayan insandır. iki kez bu davadan beraat etmesine rağmen yargıtayda sürekli kararların bozulması süreci bugün itibariyle türkiye cumhuriyeti hukuk tarihine geçicek saçmasapan bir kararla tekrar bozulmuştur. kendi kararını bozan yargıtaya karşı kararında direnme kararı veren yerel mahkeme "ay biz vazgeçtik" demek suretiyle yargılama sürecini sil baştan ele almaya karar vermiştir. işin ilginç tarafı bu duruma eski kararda direnme fikrindeki savcı bile şaşırmış ve mütaalasını "iyi madem, suçlu, hadi yargılayak bari" şeklinde vermiştir...

kanıtsız, tanıksız şekilde yargılanıp hakkında müebbet hapis istenen selek'in davasından bir gün önce bir ülkeyi 30 yıl geriye götüren darbeyi yapan bir çok insanın ölümünden, kaybolmasından, sakatlanmasından sorumlu olan insanların ellerinde kahveyle talk show'a çıkarılmışçasına ifadesini alan mahkemeyle selek'in durumunu bu şekilde yargılamayı uygun bulan mahkemenin aynı anayasa ve yasalarla işlediğine inanmak güçleşmiştir.

son karar haricindeki yargılama süreci için bakınız: http://www.pinarselek.com/

pınar selek'in hepimizce okunması gereken kitabı için (bkz: sürüne sürüne erkek olmak)

(bkz: adaletin batsın türkiye)

şafak pavey

konuşmalarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla ve güzelliğiyle mecliste bulunmasından ötürü çok memnun olduğum insandır. şu sıralar kişisel web sitesinin kapağında cihan kırmızıgül'e destek için onunla, boynunda puşi ile çekilmiş bir fotografı bulunmaktadır. http://www.safakpavey.com/

(bkz: hayranı olunacak kadınlar)

chp teyzesi

yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.

eşcinsel evlilikleri protesto gösterisi

coqueteria nickli has hanım ablanın "emekli cami hocaları yardımlaşma derneği" olarak nitelendirdiği bir grup insanın türkiye'de olan bitene kafa yormaya başlaması; dahası kafalarını yoran meseleler için sokaklara dökülmesidir.** öncelikle söz konusu gürühun eşcinsel evliliği ile ilgili yasanın geçmesi için bdp ve chp'nin kıçlarını yırtmalarının bile işe yaramayacağını düşününce dertlendikleri şeyin müslüman kürt camia'nın bdp ile ilgili bağlatılarını zayıflatmak olduğu düşünülebilir. dahası bu video bir kez daha göstermiştir ki eşcinselliğin ismi türkiye'de hala "ibnelik"tir.** vidyonun devamında başka konulara da değilinilmiş olunmasına karşılık değinilmeyen konular kendilerine "insan hakları savunucusu" diyen bu taşakları topuklarına değen elemanların aslında ne kadar samimiyetsiz olduğunu göstermektedir. samimiyetsizliğin ölçüsü için elemanların "insan" kategorisine neyi alıp neyi almadıklarını bir kez daha düşünmek gerekir.

son olarak da bu vidyonun ve bu tür amcaların ellerinde bu pankartlarla sokaklarda bulunmalarının, türkiye'deki eşcinsel hareketin artık ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren bir geribesleme olduğunu düşünüyorum. normal şartlarda "yok saydıkları bir kesimin" varlığını kabul etmiş olmaları üzerinde de bu kesim için canlarının bu denli sıkılması eşcinsel görünürlük için - eşcinselliğin bir mücadele alanı yarattığını göstermesi açısından gayet kıymetlidir.

(bkz: ibnenin fendi hacıyı yendi )

http://www.sansursuzhaber.com/izmitte-es...

vatandaş ingilizce konuş daha çok konuş

evrensel iletişim ve bilim dili olan ingilizce'nin hakkının teslim edilmesidir. toplasan 70 milyon tarafından konuşulan bir dilin yerine 4 milyar insanın bildiği ve konuştuğu dille iletişim kurulması gerekliliği kuşku götürmez bir gerçektir. orta okuldayken tarih kitabında gördüm. bir dağın içine sıkışmış bir grup insanın köpekgillerden bir hayvanın lütfuyla o dağdan kurtulmaları*** sonra da üreyerek koskocaman orta asya'ya sığmayıp dünyanın dört bir yanına barbar olarak gitmesi, gittikleri yerlerde taş üstünde taş bırakmayan ve varolan kültürleri yok eden torunlarının biraz medenileşmesi için şarttır. devletin kurucu milletler arasında ingilizce konuşanların olmaması önemli değildir. ne de olsa devlet ne derse o olur. ingilizce konuşmayanlar hastanede tedavi edilmezlerse; askerde, okulda, karakolda...vs. aşağılanırsa seve seve ingilizce öğrenip medenileşirler zamanla ne de olsa...

(bkz: milliyetçilik karşıtı olayım derken millet karşıtlığı yapmak)

dark bear

ana dil başlığına yazmış olduğum "the language that a person can have; but not a state" girdisini 5 kere silen ve 4. kez bu işlemi yaparken bana nedenini "aynı entryi tekrar tekrar yollamana gerek yok aslında. türkçe meailini ilave etmen gerekecek, herkesin anlayabilmesi için" şeklinde bir açıklamayı nihayetinde lütfeden ayı sözlük yöneticisidir. kendisine "böyle bir kural olmadığını" belirtmiş olmama rağmen "böyle bir kurala gerek yok, herkesin ruhen ve beyinen bilmesi gereken birşey." diyerek beni dumura sürüklemiştir.

kurallarda herhangi bir ifadenin olmadığı sözlükte alıp başını giden seri eksileme olayına ruhunun ve beyninin ne dediğini çok merak etmekteyim.

(bkz: zeki müren ruhuna ve beynine göre versin)

chp teyzesi

yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.

chp izmir kadın kolları

1 mayıs 2011 tarihinde gündoğdu meydanında toplu halde rastladığım teyzeler gürühudur. sayıca hayli kalabalık olmalarına rağmen birbirlerine tıpatıp benzemeriyle akılda kalmışlardır.* neyse chp deki değişim dalgalarının sonucu olarak 1 mayıs meydanlarına doluşturulan bu hanım teyzelerin ortamı pek garipsemiş olmaları gözden kaçmamıştır. bu teyzelerden birinin polis arama noktasında "evladım bizi neden arıyorsunuz, biz chp'li kadınlarız" cümlesi ve polisin bu cümleyi sikine takmadan işine devam etmesi üzerine ahretliğine destekte bulunmak isteyen sarı-kısa-fönlü saçları ve kırmızı şapkası olan bir başka teyzenin "akp'nin polisleri bunlar zaten" cümlesi bu gürühu anlamak için yetmiştir.

türkiye gençlik birliği

türkiye usulu neo-nazilerdir. nasyonel sosyalizmi savunan ne isa'ya ne musa'ya yaranamayan doğu perinçek taifesinin marifetir. chp ye kabul edilmeyen doğu perinçek'in partisinin isminden de vazgeçmeyerek kurdurduğu bu oluşum özellikle türk bayrağı ve atatürk posterlerini kullanması samimi chp'lileri etkilemiştir. kemalizm'in altı okundan "devrimcilik" okunun ve atatürk'ün söyleyip söylemediği tarihçilerce tartışmalı olan " bursa nutku"nun gazıyla toplumsal olaylar çıkarmaya pek meyillidirler. ha sözü açılmışken chp devrimcilik okunu ülkenin eğitim, bilim, teknoloji, ekonomik refahgibi etmenlerin ışığında muasır medeniyetler seviyesine çıkarılıp arkaik anadolu toplumunu dönüştürmek olarak tasavvur ediyorken işçi partisi ve tgb için bu ülkedeki azınlıkları ve kürtleri yok etmek anlamına gelmektedir.

(bkz: tgb'nin 24 nisanda odtü öğrencilerine saldırısı)
Henüz takip ettiği biri yok.