bulgur pilavı
kuru fasulye ile birlikte, yiyemediğim iki yemekten biri, adeta bir çöp öğütücüsü gücünde olan ve her şeyi sindirebilen midem bulgur pilavı ile kuru fasulyeyi yiyemiyor...
tercüman
hani benim gençliğim
1987 çıkışlı yorgun demokrat albümünün en sağlam şarkılarındandır. daha sonra banu kırbağ ve naşide göktürk tarafından da seslendirilmiştir.
yalan rüzgarı
tüm dünyada ilk yayın tarihi 1973 olup, halen devam etmektedir. bir nevi şirkete dönmüş dizidir, karakterler yaşlandıkça kızları, oğulları diziye alınmakta babadan oğula anadan kıza şeklinde geleneksel bir rol aktarımı nesiller boyu sürmektedir. katherine chancellor karakterini oynayan jeanne cooper dizinin ilk bölümünden bu yana oynayan tek oyuncu ve hala oynuyor kadın. ne kuşaklar büyüttü dizi, birbiriyle olmayan kalmadı. bir ara atvde yayınlanırken atvnin kutlamalarına üç ana oyuncusu geldiydi. nicky, victor ve laurendı sanırım gelenler. laurenı beğenirdim, bir de cesur ve güzel isimli kardeş diziye bağlamışlardı konuyu, ordaki karakterler buraya geçiyor, burdaki karakterler oraya geçiyordu zaman zaman, onun ömrü bu kadar uzun olmadı. neyse kısaca, yalan rüzgarı başladığında doğan veletler şimdi 39 yaşına bastı. bu da dizi başarısı. bu gidişle daha kaç kuşak büyütür, entrikanın sonu gelmez ki. bu arada ingilizcesi young and restless (genç ve huzursuz) iken baş harfleri uydurmak için yalan rüzgarı olarak konulan bu isimden daha iyi alternatif düşünemiyorum, hakkaten tam ismiyle müsemma dizi, yalan yalan içinde. ek bilgi: olaylar genoa city denilen hayali bir banliyöde geçmektedir.
en inanılmaz basma basılma anektotları
annem tarafından 2 kere basıldık, neyse iş bitmiş ve giyiniktik.
şebnem ferah
türkiyenin ilk kadın rock grubunun (bkz. volvox
araştırınız, soruşturunuz, öğreniniz
) solistiyken bile başlı başına çok cesurca bir oluşuma öncülük ederken, daha ilk albümü kadın ile, erkek egemen rock dünyasında kadın şarkı sözü yazarı, besteci ve vokal olarak geldiği nokta, kazandığı başarı ve sadece ama sadece müziğiyle var olunabileceğini kanıtladığı için haklı bir saygı ve hürmeti sonuna kadar hak ediyor. şebnem ferah türkiyenin kadın ozanlarından desem yeridir
ayılarock
ayrıcana çok sağlam yerli yabancı şarkı arşivim vardır, itinayla o konuda da lojistik destek verilir.
ayılarock
ben de moral destek ve sahne arkası sanatçı ilgi ve bakım işlemleri ile ilgilenebilirim.
sevgilin var mı
özellikle annelerin yakın arkadaşları ve yaşı biraz büyükçe akrabaların merhaba nasılsından sonra sorduğu ilk soru!
ilişkinin başlamadan bitmesi
ilişkinin boşalmadan bitmesinden daha kötü değildir.
aşk
sadece karşı cins (ya da aynı cins) romantizm ilişkilerinin anlaşılmasını reddettiğim, bir şeye çok yüce bir sevgi duygusu duyma hali olarak tarif edebileceğim kavram. bakın yıllardır çözülemeyen tanımı ben buldum! ben buldum! insan bir kuşa da aşık olabilir, bir çiçeğe, hatta bir şarkıya da... hede hödö diye devamı getirilebilir.
iki gönül bir olunca
uğurkan erez
bana çok sempatik ve samimi gelen modacı. çok seveni var mıdır bilmem ama bir onu bir de barbaros şansalı çok sempatik bulurum.
bülent ersoy
en son küllerinden yeniden doğmasını sağlayan ve yere göğe koyamadığı tarkanla da papaz olup son atımlık barutunu da harcayan akılsız ve fikirsiz şey.
bülent ersoy
geçenlerde arabasının camından dondurma ve bilimum şişe vs yi sokağa atmak suretiyle sadece gudubet ve insan-dışı organizma değil aynı zamanda görgüsüz bir dallama olduğunu tüm dünyaya haykırmıştır!
hakaret gibi iltifat
genellikle türklere özgü olan, iltifat ederken küfür etme hareketi.
örn: o arsaya ne de güzel bina yapmış şerefsiz!
bizim xxx bu konularda puştun önde gideni, her işi halleder o.ç.! elinden her iş gelir a.k. ibnesinin! gibi
türk dizileri vs amerikan dizileri
amerikan dizileri 20 ile 30 dakika arasında ne derdi varsa anlatır, biter; türk dizilerinde 20 ile 30 dakika arasında bir merhabaya bile cevap alamazsın...
en yaratıcı küfürler
türkan şoraylı tanju gürsulu "fosforlu cevriye" filmi bu konuda benzersizdir.
çok güzel hareketler bunlar
zamanında bekarken kamera gösterilerimde aktiflerin yaptığım gösterilere yorumlarından yalnızca biri.
no boundaries
"sınır yok" anlamında ingilizce söz.