hülya koçyiğit
başlığı görünce öldü galiba diyip girdim, ölmemiş üzüldüm.
eski yazarların sözlükten uzaklaşması gerekliliği
erasmus öğrenci değişim programı
merhabalar arkadaşlar,
sözlüğü foruma çevireceğim için(en azından bu başlıkta) özür diliyorum.
ben bu programla interrail gruplarındaki arkadaşlar sayesinde tanıştım ve yakın zamanda birkaç arkadaş bana yardımcı oldu, bende yeni yeni projeler gördüm ve başvurmak istiyorum, gerçekten güzel bir değişim programı hem gönüllü olarak çalışıyorsunuz hem dil öğreniyorsunuz hemde yeni yerler gezmiş oluyorsunuz ve tüm bunları ücretsiz olarak yapıyorsunuz.
acaba burada da katılan var mı? bu şekilde giden ? bana ulaşabilir mi?
deneyim ve tecrübelerinizi paylaşır mısınız bu başlıkta?
sevgiler.
laço
bana lazım bir laço, sanada lazım mı bir laço?
keşke yanımda olsaydın
üzgünüm yazarlar sadece duygularımı yazmak istiyorum.
sen sevdiğim insan , o kadar uzaktasın ki ayrıca sana mesajla da ulaşamıyorum çünkü ya çok geç cevap veriyorsun ya da çok anlamsız bir şeyler söylüyorsun ve bunu konuyu değiştirerek yapıyorsun, galiba bu uzaktan ilişki bataklığına batmış bulunuyorum, her gün şunları düşünmeden edemiyorum:
keşke yanımda olsaydın, keşke sana sarılıp uyuyabilseydim her ne kadar ailem gay olduğumu bilmese bile, senin yanına gelmek için her şeyi yapardım eğer buralarda olsaydın, aramıza sınırlar giriyor, gelemiyorum, keşke beraber o tanıştığımız gecedeki gibi sarılıp yine mac senin kucağındayken film izleyebilsek sonra sen uyuyup horlasan ve ben sana bakınca geri uyansan ve uyudun mu diye sorduğumda yok filmi izliyorum, uyumadım diyip gülümsesen, sabahleyin yine karnımı okşasan hafifçe ve sonra naber diye sorsan yine, uyuyamadığım zaman sana sarılıp uyumaya çalışsam ve uyusam senin sıcak kollarında, boynuna sarılsam ve o hafif kokunu içine çeksem , yumuşacık sakallarını, yüzünü okşasam ve hissettiğim o yumuşacık hisle mutlu olsam ve keşke yemek yerken o küçük kızarmış patatesi yedirmeye çalıştığında ağzım dolu diye geri çevirmeyip yeseydim, seni özlüyorum...
keşke yanımda olsaydın benim tatlı kuzum, seni gerçekten seviyorum...
dipteyim ben
1. nesil yazar olup bu kadar az entry girmiş olmasıyla beni çok şaşırttı, çok kibar ve hoş biri ayriyeten güzel entryleri de var ama bu ara yazmıyor.
sözlük kaşarı
bence sözlüğe daha çok ünvan eklenebilir, çünkü gerçekten entry yazmak çok eğlenceli ama ünvanlar çok geç geliyor farklı farklı ünvanlar eklenerek daha eğlenceli hale getirilebilir yazı yazmak.
sözlükçülerin kendilerini betimlemesi
aman ne bileyim ya :d beni tanıyanlar genelde beni seviyorlar sonrada kıskanıyorlar ve aramız bozuluyor, o yüzden tanımlamak istemiyorum kendimi.
google chrome
operaya geçtim ne gibi farkı var bilmiyorum ama chrome'dan oldukça memnundum, ara ara takılabiliyordu ama.
şaka kaldıramamak
yani şaka yapan var birde şaka yaptığını sanan var, şaka sevmeyen insanda normaldir ama çok düz insanla eğlenmek zor oluyor, ben deli dolu, şen şakrak olmayı seviyorum ve öyle insanlar daha çekici geliyor.
(bkz:
entry sıçmak)
en yakın arkadaşın heteroseksüel olması
benim arkadaşımda hetero ama bazen gay olduğunu düşünüyorum ya da benim nabzımı yokluyor çünkü ona daha söylemedim hatta kimseye söylemedim gay olduğu, gay ilkokul arkadaşım hariç. yani söylesem neler değişir çok merak ediyorum
sözlükçülerin en sevdiği oyunlar
instagram kullanmayan erkeğin zeki ve kültürlü olduğu gerçeği
dikkat ettim de bu yazar hep bu tarzda başlıklar açıyor, o yüzden yazara bak okuma gibi bir durum oluştu :d saygı duyuyorum düşüncesine ama sürekli genelleme yapmak ve hakaret etmek hiç hoş bir üslup değil.
sözlükçülerin en sevdiği youtube kanalı
bir insanın akıllı olmadığının göstergesi
yoluna bakması gerekirken başka saçma sapan şeylerle uğraşması(aynı benim gibi)
örnek vermek gerekirse şuan yapmam gereken adamakıllı bir dersaneye yazılıp ders çalışmak , onun haricinde ek kontenjanlardan bir yer belirlemek ama ben ne yapıyorum ortalama bir ingilizce ile hiç iş tecrübem olmadan yurtdışında nasıl iş bulur da giderim diyorum .
allah bana akıl fikir versin.
götüne 58 cmlik oyuncak sokan adam
antalya'nın tatlış portakalcığı
parmak arası terlik
bazıları şıpıdık terlik diyor (benim arkadaşım) ilk duyduğumda garipsemiştim, şuradan geliyormuş, yürüdükçe şıp şıp ses çıkarmasındann, çok rahatsız bir şey ayrıca.
dolar arttıkça mutluluktan zevk çığlıkları atan yurdum insanı
birde bunun başka ülkeye türkiyeden gitmiş hali vardır, yani yurtdışında yaşayan euro ile kazanan falan , daha vahimdir, içler acısıdır.
alttaki yazara soracaklarım var
benim için 9 ,gerçekte 4
hayatta bütün kapıların yüzüme kapanması normal bir şey mi? hayallerimin ve umutlarımın yıkılması ?