2012'de gösterime girmiş hayata dönüş operasyonunu konu alan belgeseldir. eğer sinemada izleyemediyseniz daha da izleyemeyeceğiz galiba, film hala nette veya satışta değildir. yıllardır ara ara aklıma gelip arıyorum tarıyorum yok. gerçek görüntülerden oluşmaktadır. bayrampaşa cezaevindeki operasyon görüntüleri vardır içeriğinde.
az önceki saldırısından sonra daha iyi anladığım tanıdığım yazardır. kendisi sözlüğün en dipçiği psk'ya yıllardır yaşlı çirkin diyerek psk'yı hor görmektedir. az önce entry girmemle bana da yaşlı diye girişmiştir. burdan anlaşılıyor ki yaşlılık kompleksini bastıramıyor dışarı atıyor.
canım sen hatırlamazsın şimdi, ben gizli bir yazar değil okur iken yıllar önce sene 2013 belki de 2014 yazı idi, o çok sevdiğimiz porter istanbula ayak bastığında hep beraber galata'nın dibinde karpuz şekilli kurabiyeler eşliğinde biralarımızı içerken süzmüştüm seni. 2.50 boyun 195 kilon ile hiç de genç görünmüyordun. yoksa sen de mi porterın estetisyenlerinin kapılarını aşındırdın da habeirmiz yok. *
allahım sen neler yaratıyorsun; solisti cool kadın ezgi altıner'dir gitarda da değişen isimlerle beraber cihan mürtezaoğludur. grubun az ama öz şarkıları mevcuttur.
özellikle şaşkın şarkısı kesinlikle dinlenilmesi gereken depresif mizaç bozukluğunu pekiştiren adamın amına koyan şarkılar listesinde nambır van'da baştacısıdır.
sagopa kajmer şarkısıdır, hangi ep'si kaçıncı bandrollü albümü net hatırlayamasam da 5 şarkılık bir ep'dendi sanırım.
ilerde bir kaç yol var uzaktan belirgin değil
ilerle durmak ayak yorar beklemek çözüm değil
aklımdaki mezar bir kişilik değil
ve sen suçlu değilsin duygular kendini öldürür.
saçmalar dilin söver ve eşyalarını yıkar
kursak hevesle dolar
kargalar çığlıkları basar
huzurum kendini kasar
karmaşık anlamsızlıklar ardışık yanılmalar
sürekli uykuya yumulmalar hayatın içinden bu yansımalar
büyük bir göç var ordan oraya kalbimden uzağa
emin yerlerden tuzağa aydınlık patikalardan derin karanlık ormana
bigün neden yok sormana gerçekler katılır içi yalan dolmuş harmana
köleler yürür içinde zincirlerden ayaklar
mezar taşları gibi benzer insan insana
konuşmak istersin de susar bülbüller boğazında
tam dokunmak istediğinde o yıldız kayar ufkunda
ama umudun gittiği seferden dönecektir yakında
onu her an beklemek inan ki bal tadında
bu kuş konacak elbet bir gün bir dostun yurduna
kalp evinin anahtarlığını koyma düşmanın avcuna
ellerimi siper ettim gözlerim artık göremezim
görünmekten aciz olanlardan artık habersizim
nakarat
beklentilerimi kavşağında durmuş bekliyorum
yığınla insan beni biliyor ben onları bilmiyorum
ürkütüyor beni şu kargaların kargaşası
bana mı kaldı ayakları yoldan kaymışların tasası
zihnimi kuşatan ölü fikirleri yesinler akbabalar
öldürdüğüm insanların ve yıktığım binaların tek sorumlusu benim
ben benden firar ettim başka bende yerleştim
sen sana aşık oldun kevaşeye meğil ettin
en uzun filmdin hayatın..
ister korku, ister komedi, ister dram, ister trajedi
yönet filmini hade baybeeee !
kıskanç dalgaların kumları alıp götürdüğü gibi
ölüm de cana varacak görünecek bardağın dibi
yuvalarından oyar gözlerimi senin ellerin
ben göremedikçe iter o yana bu yana beni senin ellerin
korkunç bir ıssızlıkta ben anlamıştım korkmayı
en güçsüz anımda denedim tek doğru yolu bulmayı
ay benim dostumdu gece benim örtümdü
ilerisi meçhuldü ama kurtulmak güçlü dürtümdü
taşlandığım paralar tenime sertçe sürtündü
düştüm kalktım boğulup battım çıktım nihayet kara göründü.
bölüm bölüm bitiyor etaplar ama yarış sürüyor
ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor
ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor
bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor
sago herşeyi çok net görüyor
gülben ergen'in bora duran ile düetidir. hiç haz etmem bu kadından ama şarkı fena..
kalmam içimde bir an umudum olmasa aşktan
hiç uzatmam bu diyardan çeker giderim
başımı yasladım o huzurlu omzun olmasa
ne anlamı var, bu sonsuz güzelliklerin
ben yolumu kalbinde buldum
aklımı aşkınla korudum
güvendiğim ne varsa yıkıldı
sen sapasağlam durdun
kaybedecek bir ömürlük hayat
sen olmazsan tadı kalmayacak
bir yanım dolup taşarken
bir yanım hep yarım kalacak
kalbimi çıkardım yerine
kalbini koydum en derine
ağlatma incitme canımı al yerine
ne olursa olsun vazgeçme
hem türk müziği, hem türk sineması için dönüm noktaları yaratmış, yeni başlangıçlara vesile olmuş türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. kızı müjde ar'ın annesini anlattığı ntv yapımı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.
nevizadede bira içilebilir diye düşündük aslanım’ın üst katı, saat olarak da 19:00 şeklinde belirledik. daha şiddetli bir önerisi olan varsa belirleyebilir mekan ve saat önemli değil
bursalı bir grup sanırım en bilinen şarkısı kasvetli kutlama, şarkıyı dinlerken bana enjoy the silence’ı hatırlatıyor. buram buram kalite grup, gothic tarzları the cure tadında, gerçekten zamanın ötesinde şarkılar yapıyorlar.
son zamanlarda jakuzi ile beraber yükselişe geçen iki gruptan biri kanımca
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
gayet de güzel olmuş. arabada köşede sokak ortasında bir kadını para verip sikerken iyi, eylemde çıplak görmek kötü. hayırlı işler türkiye!
femen neden feministlerin marjinal insanların eşcinsellerin hoşuna gidiyor da türkiye vatandaşı insanların aynısını yapması hoşunuza kaçmıyor? neyini beğenmedin canım? gelinlik giymiş gay, maskülen kıyafetli lezbiyen, makyajlı insanlar güzel duruyor da çıplak olan hayat kadınları veya lezbiyen her ne ise bu mu çirkin durdu.
herşey el altından yürüsün gitsin nasılsa bilinmiyorum mantığı midemi bulandırdı nasıl bir ikiyüzlülükse bu.
farklı nokta atışları, net oluşu, çeşitli betimlemeleri ile hep dikkatimi çekmiştir.
hepsinin dışında on numara beş yıldız yüreği olan sevdiğim bir yazardır.