ilk defa ahmet hakan'ın bir programının ertesi gün tekrar edildiğini görüyorum. ilker başbuğ'un yorumlarına bugün bazı cılız itirazlar çıksa da kimse ağzını açmadı. mesela fatih altaylı (soyadını unuttum gidip google'dan baktım yuh bana) bugün teke tek'te karşısındaki konuğu başbuğ'a karşı hafif kışkırtmaya çalışsa da fazla üzerinde durmadılar-duramadılar. neyse 'cahile anlatır gibi' tarzındaki bu söyleşisiyle başbuğ adından çok söz ettirir. işin enteresanı kendisi 75 yaşında olmasına rağmen bugün ciddi bir alternatifmiş gibi konuşulmakta.
erovizyon finallerini bilenler bilir; final sonunda koca orkestra o senenin finali için hazırlanan eseri çalardı ve jenerikten orkestra üyeleri ile prodüksiyonun isimleri geçerdi.
her final için ayrı bir beste vs. breh breh nereden nereye. tabi ben de 2016'ya gelmişiz ne sinyali ne bestesi ulan demiyorum. en azından yakalanmaya çalışılan bir standart var o yıllarda. her neyse standartımız mı kaldı zaten...
bu eser sahiplerinden bir iki kişiyi sayalım hemen. turhan yükseler, melih kibar, süheyl denizci... özellikle turhan yükseler'in boğaziçinden esintiler isimli bestesini dinlemenizi öneririm.
askerliğim dönemine gelen bu şarkıya lanet mi okusam gülsem mi bilemiyorum. allahın sıcağında, skimsonik kantinimizde tüm gün (en az 10 kez) dinlediğimizi hatırlıyorum. ayrıca tek tek kısmı gelince millet bağırırdı filan çok güzel bir ambiyans olurdu. hay ben senin...
balkan müziğinin başarılı temsilcilerinden shantel bu gece bizlerle. evet shantel sence müzik nedir? eee ööö zı dı çı gostiva... gördüğünüz gibi shantel yabancı ve dediklerinden pek bir şey anlamıyoruz. kendisini ülkemizde çektiği klip ile tanıyoruz. ayrıca o yıllarda her show tv haberin haberlerde kullandığı eserleriyle de hatırlıyoruz. ne güzel biriydin sen shantel! disco boy filan. darbe geleceğine shantel gelsin diyenler bana mesaj atsın. shantel bizim evde şu anda.
bizde: çingeneler, iç anadolu'nun bazı kesimleri, azeri kökenliler vs tarafından uygulanan diş bilmemnesi.
onlarda: slav kökenliler, yine çingeneler, kafkas halkları vs. (zenciler de yapıyor ama yapmasınlar)
mafyatik filmlerde ise altın dişli biri olmazsa büyü bozulur.
'ha evet öyle bir şey vardı' denilen gruplar, şarkıcılar filan vardır ya hani... işte gogol bordello da onlardan. ulan insafsızlar! arkadaşlarınıza zamanında sattınız, şimdi neden neden dinlemez takip etmezsiniz? pü reziller! gidin iki tıklayın izleyin sevaptır.
sene yine çok sene. başrolde ben. sevgilinizin bilgisayarı yok. zaten o devirde internet bu kadar yaygın değil ve herkeste bilgisayar yok. ben şımarık ve dayaklık birisiyim. ayrılıyorum senden demeyi götüm yemediği için hotmail üzerinden ayrılmayı düşündüm. işin boktanlığı maili atıyorum ama arkadaşı çıktısını alıp sevgiliye veriyor. artık nasıl bir manyak iletişim şekliyse bilemiyorum. tabi önce arkadaşı okumuş sonra da kendisi. neyse iki yakam bir araya gelmiyorsa bu yüzdendir diye düşünüyorum.
1 ve 2. sezonları (şu an ortasındayım) yaz günü çok iyi gelen seri. zira her yer kar, buz vs. şunu da eklemeliyim, 1'inci sezona nazaran 2'inci sezonun karakterleri daha çeşitli olmuş.
arby's başlığını görünce aklıma geldi hemen. üç şubesini hatırlıyorum. ortaköy, beykent, galeria (bundan emin değilim). devasa hamburger ve menüleriyle hakiki amerikan hamburgeri kıvamındaydı. mc donald's'ın pıtırak gibi çoğaldığı zamana denk geldiği için kapanıp gitti. özellikle hiçbir hamburgercide olmayan salata barını unutamıyorum.
vakti zamanında binbaşıymış emekli olmuş vs. ali türkşen ve semih çetin tarafından duvardan duvara vuruldu bu akşam (cnntürk). yanlış zaman, yanlış yer, yanlış evren... yandaş olmaya çalışacak ama sanki biraz acemi...
gözlerimin artık lazeri gelmiş gibi duruyor. fakat beleşçi ve ucuzcu biri olduğum için (ki bu konuda daha başarılı olamadım) merdiven altı bir göz doktoru arıyorum. mutlaka bulurum diye düşünüyorum. yakında buralara yazamazsam bilin ki kör oldum.
rejim ile devlet uygulamasını ya da uygulamalarını karıştırıyorsunuz ey halkım! islami bir rejime sahip olup da sosyal devlet uygulamalarını hayata geçirebilir ülkeler. illa içinde sosyal diye sosyalist bir devlet rejimi olmak zorunda değil. misal verelim bu konuda. akp sağlık reformu yaptı ilk geldiği zaman. devlet ve ssk hastanesi ayrımını ortadan kaldırdı; ilaçları karneden kurtarıp ciddi şekilde ucuzlattı veya tamamen parasını kaldırdı. mesela bunlar hep sosyal devlet uygulamalarıydı. peki sonra ne oldu? kaşıkla verdiğini kepçeyle almaya başladı. neyse sen buraya kadar okumayı sürdürdüysen iyi yok sürdürmediysen zaten eksiyi başmışsındır.
sanırım 70'lerin en büyük sloganlarındandır. gezi'de ''tek yol sırrı''yı gördükten sonra buralardaki devrimin başka bir şey olduğunu anladım. atatürk dövmesi, che dövmesi gördük, görüyoruz... tek yol devrim diye dövme yaptıran varsa selamlar sevgiler. ne diyeyim; öylesine bir hayat; öylesine tanımlar, fikirler vs. herkesin bim'den alışveriş yapar gibi bilgi, fikir, ahlak, adalet, edeb sahibi olduğu bir dünyada yaşıyoruz. o halde 'tek yol makarna'.
şaka maka ülkemizin uyuşturucu konusunda transit ülke olmaktan çıkıp hedef ülke olmaya evrildigi, binbir türlü uyuşturucu ve uyarıcı maddenin heryerde kol gezdiği bu zamanda farmakoloji bilen biri lazım.
tr de var mıdır bilmem ama bu maddeleri test eden turnusol kagidi gibi bir seyler ureten girisimciler mevcut kimyasal maddeler o kadar etkili ki sadece dokunmak yahut solumak bile öldürmeye yetiyor. evlerden ırak
sözlükte yıllardır tek entry girmeyenler buraya bir sürü kusmuşlar. siz bi yok olsanız daha mı iyi, zaten varlığınızdan bir fayda yok. siz yazın benim vaktim bol, sike sike silerim.
bunun üzerine çok düşündüm. geleneksel ikili cinsiyet sistemine ait değilim. ve bu benim için sorun değil.
keşke ailem ve bu ülke için de aynı şey söz konusu olsa.
burada pek çok kez saçmaladım. bana katlandınız. teşekkürler.
ancak bu konuda samimiyim. cinselliğim her geçen gün değişiyor.
ve bazen buna yetişmekte zorlanıyorum.
şunu farkettim. ben artık erkek olarak tanımlanmak arzusu taşımıyorum. şimdilik dolaptayım. ama bir gün umarım bu dolaptan çıkarım.
sözün özü, beni anlayacağınızı umuyorum. anlayışınız için hepinize teşekkürler.
ben bugun deneyimledim. yukaridaki yazarin dediği gibi, tost bastik. bence cok güzeldi... keçapli ve rus salatali.
tostumu yedim bekliyorum.
tabiiki de seni.
tostumu yedim bekliyorum.
tabikii de seni...
ay faşist actual yine faşistliğine devam ediyor. esad bum bum gitti ama bu insanların evleri yıkıldı nereye gidecek hiç düşünmedin tabi demi bahçeşehir’deki dublexinden klavye faşistliği yapmak kolay geliyor.
korhan futacı ve kara orkestra'ya yasemin mori eşlik ediyor. seviyorum bu parçayı lakin babayı diyorum. aslında parça da size babayı diyor. kısmet diyoruz. yine buluşuruz.
yine buluşuruz günler geçer
aldıklarımız yeter
yine karmaşık geceler bekler beni
bekler bekler yine varoluş
dimdik yokuş yıldızlar ağlıyor kıyılar boyunca
dalgalarla avunuruz sığmıyor aklıma
çekip alsam seni ıssız rüyalarıma
günlerim sensiz düne düşüyor
yine buluşuruz yine amansız
kor ateşler cepheler bekler
zırhını parlatıyor zaman
delip geçmemi bekler
simsiyah atlar çekiyor arabamı
sapsarı ayçiçek tarlaları mızraklar deliyor
okyanus burada bitiyor
bir zaman sonra not: buluşamazsınız. geçin o işi!
çok zaman sonra: ulan acaba o buluşmayı beklediğiniz bir başkası mı? hadi bakalım.
malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.
ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!
bir entry'de anne olurken diğerinde baba olabiliyor. mutlaka 2 çocuğu var. şimdilik gay gibi göründüğü ve 18 cm alete sahip olduğu da söylenebilir. allah şifa versin. az pide bol su.
2 mart 2016 itibariyle (kıvılcım 1 mart 2016'da atılmıştır aslında) atışmaya başlayan ikili, eğitim sistemi üzerinden ilerliyor şimdilik.
araya troll ve trollük kavramları sokuşturularak kavga çeşitlendiriliyor. miacaba green apple'ı sığ ve gerici olmak ile suçluyor ve özelde atıştıklarını alenen ortaya dökmekle itham ediyor. (modlar göreve de dedi)
green apple'ın karşı atakları beklenmekte.
editler editi: green apple dün kendisine salvo yapmış zaten nickaltından. atanamayan öğretmenlerden kadrolu öğretmenlere kadar geniş bir yelpazee çakmalar olmuş. samimiyetsizlikle miacaba suçlanmış ve aman derdinizi filan anlatmayın oradan size çakar denmiş.
miacaba editi: miacaba tdk şubesi gibi çalışıyor. sağlı sollu noktalı virgüllü yapıştırıyor. güzel türkçemiz mahvolmasın diyor (yazar burada acaba mahfolmasın mı diye de düşünüyor)
sözlük yeniden açıldıktan sonra yazan çok az kişi var. belki de yazma motivasyonunu bulamıyorlar bilemiyorum.
ask olsn'u tanımam etmem. fakat gözüme çarptı seri eksilenmiş. ne bok yedi diye baktım. bir halt yediği de yok. fikir belirtmiş ki bu arkadaş 8 senedir hemen hemen aynı şeyleri yazıyor.
mütedeyyin biri; inanan biriyim demiş bir yazısında. akp'yi övmüş ve bunu geri durmaksızın çeşitli mecraları örnek göstererek yapmış; bu da olabilir beni ilgilendirmez.
benim durduğum yer ile ask olsn'un durduğu yer çok farklı. e mübarekler sizin de öyle muhakkak. ask olsn arkadaşımız seneler önce bu kadar göze batmamışken, sözlük içinde bir renk olup gitmişken bu tahammülsüzlük neden? iktidarın hıncını ask olsn'u eksileyerek mi çıkarıyorsunuz? relax!
sizi anlıyorum ve derhal hollywood filmlerinden uzak durmalısınız diyorum. ayrıca artık ilkokul arkadaşlarınızla bu muhabbetleri yapmayın, coin filan konuşun.
oo belalım gelmiş. yoktun kanka kokumu mu aldın? hoş geldin.
jön türk hareketinin bir neticesi olarak 19. yy'ın sonunda ortaya çıkmış bir hareket ve daha sonrası darbeler, hükümetler, savaşlar vs.
burada ittihat ve terakki tarihi yazacak değilim. görüyorum ki ülkede milliyetçilik hiç olmadığı kadar şuursuzca yükselmekte. bugün sağda solda ben ittihatçıyım diyen insanlar görülmekte. dünün ittihatçıları ile bugünün kurtlar vadisi, kuruluş osman izleyen ittihatçıları arasında büyük fark var. bu işin sonu iyi görünmüyor.
youtube'daki önerilen videolarda ido çıktı karşıma. 20-25 cm'den kendisine bakıyorum. 4 küsur milyon kişi izlemiş. bu 4 milyonun en az 500 - 1 milyon arası tekrara girmiştir. diyorum kendi kendime 'ulan toplu ölüm olması lazım şimdiye kadar. olsa duyardık yani'. 4 küsur milyon artı 1 ben mi olayım derken kendimi serdar ortaç'ta buluyorum. bunun izleyen sayısı beni daha ürkütüyor. dna'mdaki yapı taşları lise 2 fen bilgisiyle çatışıyor. ölüyorum ulan kurtarın beni.
not: lan mal bunun neyini beğenmedin? ido ya da serdar ortaç fanı mısın?
hatrı sayılır online yazar görünüyor orada. acaba off olmayı mı unuttular. kim bilir? eskiden gak deseniz eskiyi basan bir ekip vardı. onlar da yok, özledim cidden. arkadaşlar arada hayat belirtisi gösterin. sex yine yaparsanız, ben yapmayın demiyorum. fakat sözlüğü de canlı tutalım yahu.