gece güneş gözlüğü takmak
zerrin özer olmak bunun gerektirir. hıiiiyyyyyy. bu da zerrin özer gülme efektiydi.
altın nesil
fetullah gülen'in taktığı nesil oluyor bu. yargı, ordu, emniyet, siyaset artık aklınıza ne gelirse orada yetişecek ve zirveye oturacaklardı. şu anda altın neslin ülkenin altına naptıklarını izliyoruz. hemen bir anektod aktarayım. anektod cemaat kaynaklıdır. fetullah bir gün sekiz on yaşlarında bir çocuğu karşılarında oturanlara göstererek 'işte geleceğin amerikan başkanı' demiş. düşünün hırsı, gafleti, delaleti...
iç çamaşırı
giyilir ama siz giymeyin. takım taklavata özgürlük!
selahattin demirtaş
şöyle bir ortamda chp taksimde miting yapabilip, seneler sonra trt'de kendine yer bulabiliyorsa; en azından saraya davet edilen diğer parti liderlerinin yanında yer almalıydı demirtaş.
not: eksi ve anlamsızlarınız için teşekkürler. tahammülsüzsünüz amk.
çay house
bazı yazarlar 'aman paraleli temizleyeyim derken diğer islami oluşumları diriltmeyin' diye yırtınıyorlar. anlaşılan biri gidecek bir diğeri gelecek.
kerime kumaş
vodafone arena inönü stadına inerek cânım hibrit çimlerimize zarar vermiş darbeci. efendim onunda haberi yokmuş ama sonradan haberi olmuş. yine de emirleri yerine getirmişmiş.
ayı sözlük yazarlarının din eğitimi
malumunuz tam zamanıdır böyle bir konu. kimimiz hoca olacak seviyedeyiz kimimiz ise din adını bile duymak istemiyoruz. peki 'eğer varsa' dini eğitiminizi nasıl aldınız diye bir anket oluşturmak istedim.
buyrunuz:
http://strawpoll.me/10828499
ceren kenar
genç siviller şeysi... allah için koy bir tartışma programına orada öyle otursun. şahsım adına natürmort tablodan ötesi değil.
24 temmuz cumhuriyet ve demokrasi mitingi
geniş katılımlı bir miting oldu. kılıçdaroğlu 10 maddelik bir taksim manifestosu okudu. kalabalıklar çılgın gibiydi; neşe doruk noktasındaydı. sanırım tam demokrasiye geçtik dağılabiliriz.
ergün poyraz
bu adam enteresan bir gazeteci.
tayyip erdoğan, tarikatlar, tarikat ve siyaset bağlantıları ile ilgili kitaplarını görürdüm. yükselen anti erdoğan dalgasının ürünü mü bu kitaplar diye kendi kendime sormadan da edememiştim.
sonraları fetullah gülen'le ilgili bir kitabı elime geçmiş ve edindiğimi bilgileri sağa sola satmaya başlamıştım. o sıralar feto meto yoktu daha. ve bu arkadaşlar da ergenekondan içeride yatıyorlardı. bazı arkadaşlarımla ciddi tartışmalar yaşadığımı biliyorum. olur mu öyle şeyler, yalandır dolandırlar havada uçuşuyordu. şimdi bakıyoruz da adam zerre sallamamış. ha bağlantıları şüpheli gelebilir, haber kaynakları amalı olabilir... bilemiyorum netice gün gibi ortada. bilgi bombardımanı halindeki kitaplarını tavsiye ederim. bugün bu kitaplardaki bilgiler size tanıdık gelse de şaşırtacağına eminim.
ismet berkan
ilahi ismet diye bağırasım var kulağına doğru. sesim de gürdür maşallah kulak tozu filan bırakmam.
şahıs 'şu isen bu isen aklından bunu yanından şunu ardından öbürünü geçirdiysen darbecisin' diye bir yazı karalamış. yandaşlıkta über seviyede sanırım.
uzun kollu gömlek
kuraldır takım elbise altına uzun kollu gömlek giyilir. öyle abiler gibi kısa kollu giymeyin mübarekler, gidersiniz bu aralar...
mr. robot
3'üncü bölümü bitirdim evde bant arıyorum laptopın kamerasını kapatmak için.
odtü vs boğaziçi
arkadaşlar çocuk orada hangisi daha iyi filan dememiş... şu gibi firmalar için hangisi daha iyi demiş.
gel evladım gel ben o tiplerle çok çalıştım. dediğin firmalarda çalışmak için boğaziçi. nedeni ise yok aslında. sadece boğaziçililerin o gibi firmalarda hiyerarşik bir yapı oluşturmuş olması ve seçimlerini bu yönde yapması.
ayrıca bu gibi şirketlerde çalışan insanların amerikan tipi mala bağlamış insan modeli tercih etmesi de yine okları boğaziçi'ne yöneltiyor. yoksa eğitimden filan değil. aval aval baktıklarını çok kez gördüm. öyle de hayatları geçip gidiyor zaten.
not: gerçi ben de yanlış anlamışım. neyse üniversite boğaziçi de bölüm önemli değil. o mallar her türlü işe alırlar boğaziçi yazınca diplomada.
filler tepişir çimenler ezilir
şu sözün mana ve önemi malum. ama cümle içinde duymaktan son zamanda gına geldi. he kardeşim he ezildik ezildik, püre filan olduk, ağzımıza sıçtılar...
muhsin batur
muhsin batur'u önce kısaca tanıyalım. eski hava kuvvetleri komutanlarından. enis batur'un babası. 12 mart muhtırası'nın mimarlarından. daha sonra senatörlük yapıyor, cb adayı oluyor vs vs... çok ayrıntı merak eden belgeselleri filan izlesin oradan alsın bilgiyi. ha dur bir bonus bilgi vereyim. yanlış aklımda kalmadıysa 60 ihtilalinde de menderes'i tutuklayıp uçakla ankara'ya getiren ekibin başıdır. neyse gelelim esas vermek istediğim bilgiye.
erbakan'ı siyasete tekrar kazandıran kişilerdendir batur. dönemin hızlı partisi ap ve süleyman demirel'i nasıl alaşağı ederiz diye düşünüp erbakan formülünü ortaya atmışlar. hemen bunu hayata geçiren ekipten olan batur o dönem avrupa'da olan erbakan'a gidip gel siyaset gir diyor. tabi tam dönemi bilemiyorum; acaba erbakan acaba o sıralara siyasete girmiş miydi yoksa girip kenara mı çekilmişti... bizim siyasi manevra kurgumuzun küçük bir örneği. artık siz bunun üzerine düşünürken ben arkadaşla arka planda geyiğe devam edeyim.
20 temmuz 2016 tüm ülkede ohal ilan edilmesi
ohal'i herkes açıklar artık bunun altında ama ben de kısaca tanımlayayım da eksik kalmayayım.
hani youtube'da filan mayfa babalarının verdiği ayarları izleyip karşılarında hayatı kaymış vatandaşları görüyorsunuz ya; hah işte tam onun gibi bir şey bu ohal.
ayrıca yıllarca ohal ve valilerini görmüş (daha sonra bu valiler siyasete de girmişlerdi) bir neslin evladıyım. fırsat ayağımıza kadar geldi; sonunda her yerde ohal var.
ayrıca ismail türüt'ten geliyor 'akıllı ol'
sevgili için kendinden ödün vermek
misal verin misal...
ben bir arkadaşım üzerinden misal vereyim. ilk aklıma o geldi. yoksa ben de az hıyar değilim... neyse
mevzubahis arkadaşım sevgilisiyle beraber yemek yediği zaman salatayı çatalla filan yemiş. bir süre geçtikten sonra (sanırım refleks) salataya aniden ekmekle dalmış. sevgilisi de bu durumun farkına varıp de haydi yiğidim rahat ol demiş. bunu anlattığında üçümüz beraber salataya ekmek banıyorduk. yapmayın etmeyin salata suyu için benliğinizden vazgeçmeyin!
metro turizm
şöyle diyorlar:
''metro turizm olarak yapılmak istenen darbe girişimini lanetle kınıyor tüm şehitlerimize allah'tan rahmet yaralılarımıza başsağlığı diliyoruz.
bu vesile ile önümüzdeki süreçte türk silahlı kuvvetlerimiz içinde yuvalanmış fethullahçı terör örgütünün darbe girişimine karşı gerek tankların ve birliklerin önlerine çekilmek üzere gerekse darbeye karşı yürütülen operasyonlarda kullanılmak üzere darbeye karşı duran güvenlik güçlerimize 'bila bedel' otobüs tahsis edilecektir kamuoyuna saygı ile duyurulur."
olayın özeti:
boşaldık ama bunu unutalım mı he? ne dersin dostum?
ulan fırsatçılığın da böylesi...
fethullah gülen
şu sayfaya bir şey yazayım dedim. tıkladığımda tema değişti bembeyaz oldu. ulan yoksa buraya da mı? tövbe neyse...
şimdi bu şahıs hakkında gerek ergen iriliğimde, gerekse ondan sonraki dönemde çeşitli lakaplar takıp, okuduğum kitaplardan çeşitli bilgileri arkadaşlarıma sattım. karşılığında tövbe de, istiğfar et, hocamıza öyle denemezden tut da hararetli tartışmalara kadar her şeyi gördüm. o arkadaşlarım sonra büyüdüler, partilere oylar attılar, o oylar boy boy bizi kovaladı atlı kovboy kıvamına nihayet geldi.
tövbe et diyenler fetö metö yardırıp duruyor sosyal medyada. daha benim eski kıvamıma gelmeseler de ona da yakında gelirler sanki... bu arkadaşların pervanesi kaç devirle dönüyorsa artık aynısından ben de istiyorum; zira daha yazın ortasındayız.