antti

Durum: 797 - 0 - 0 - 0 - 25.10.2025 10:30

Puan: 13602 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 40

başlık içinde arama yapmak

oha, hakkaten varmış. hatta araştır bile varmış. ben yeni farkettim. reklamların üstünde mi dursa ya onlar, valla görünmüyor, ya da ben körüm.

guns n roses

ulan ne dinlerdik ya bunları bir dönem. dünya müzik piyasasının tozunu attırıyorlardı resmen. tabii en başta axl rose abinin karizmasıyla. herifçioğlu altında sadece el kadar beyaz şortu ile konsere çıkardı, ha bir de bandanası tabii, upuzun kızıl saçları, zayıf bedeni ve siklemez tavırları ama manyak sesi, coşkusu, kalabalıkları coşturması falan, efsaneydi. şimdi açıp dinlediğimde "ulan ne kafa sikici müzikmiş lan bu, ben bunları nasıl dinliyormuşum" diye düşünüyorum ama hala da dinlemeye devam ediyorum, öyle de salak bir durum. ilk albümleri appetite for destruction müthiştir, kafa sikici mafa sikici ama hala dinliyoruz işte.

başlık içinde arama yapmak

ekşi sözlükte olan faydalı bir özellik. burada da olsa keşke.

grup terapisi

sıkıntıları benzer olan bir grup insan, başlarında bir psikolog veya psikiyatrist ile beraber bir odada oturur. psikolog abinin başlatıp yönlendirmesi ile insanlar sıkıntıları üzerine, veya kendi hayat deneyimleri veya bazen de sıkıntıyla alakasızmış gibi gözüken konulardan bahsederler. biraz fikir alışverişi, biraz uzun süredir içine attığın, bahsemediğin şeyleri destekleyici ve kontrollü bir ortamda başkalarına anlatıp rahatlama, biraz seninle benzer durumları yaşayan insanları görerek yalnız olmadığını görüp rahatlama falan gibi insana çok iyi gelen yararları vardır. genelde psikolog abinin bugünkü konuşmalardan ne öğrendik, nasıl davranmalıyız falan gibi orkovari bir konuşması ile sonlanır. örneğin adsız alkolikler oluşumu aslında bir grup terapisi çalışmasıdır.

adsız alkolikler

bizim ülkede yok galiba bunlardan, varsa da herhalde amatem'de falan vardır. alkolizm fazla yaygın olmadığından belki de. amerikanya diyarlarında her köşe başında bir tanesinin toplantısı oluyor oysa ki. bir nevi grup terapisi.

la luna

bernardo bertolucci filmidir. "oğlunu uyuşturucudan kurtarmak için oğluna sakso çeken anne" gibi çok fantastik bir konusu vardır. bence karı da sapıktı, kocayı kaybedince oğluna sardırdı uyuşturucu muyuşturucu ayağına, oğlanın zaten kafa bi dünya. sakso makso çekeceğine git amatem'e yatır ne bileyim. her uyuşturucu bağımlısına sakso çekilseydi, eroin satışları patlama yapardı yeminlen. bu da böyle bi enteresan filmdir işte.

belinda carlisle

80'lerin ortasından 90'ların ortasına kadar birbirinden harika şarkılar çıkarmış taş teyze. o dönemleri yaşayan bütün herkesin bileceği la luna şarkısı ile en çok tanınır ama başka bir sürü süper şarkısı var.

lufthansa

avrupa merkezli olarak dünyanın dört köşesine uçarak thy'nin en büyük rakibi olan alaman havayolu.

erkek kabin memurları efendime söyleyeyim daş gibin olurlar, hatta bayağı bayağı iyi olurlar ya, öyle böyle değil. yalnız hostesleri çok fena havlıyor bunların, bazen su istemeye çekinirsiniz, öyle bişi. erkek olanlarından isteyeceksiniz, yoksa sizin tarafa bakan erkek memur, o zaman kös kös oturursunuz inene kadar.

kabin memuru

hosteslerin yanında, kiminin host kiminin steward dediği erkek görevlilerin de içine girdiği mesleğe verilen ad.

bir numaralı gey mesleklerinden biridir, bir de ince yapılı ve yakışıklı olan erkekleri alıyorlar bu işe, uçaklarda gözümüz gönlümüz açılıyor zaar.

anadolu jet

yurdumuzun gitmediğimiz görmediğimiz ücra köşelerine bizi ulaştıran havayolu şeysi. o kadar çok kullanıyorum ki, içimden anadolu jet beyaz peynirli sandvici ağacı çıkacak yakında. ayrıca buradan izninizle bir istirhamım olacak, ey sen kabin görevlisi yakışıklı şarışın yiğit, senin o tatlı suratını her gördüğümde içim gidiyor, valla yalarım. eğer senin de bana gönlün varsa, bir sonraki seferde görüştüğümüzde bana hem sandviç hem de kekten ver, ben anlarım seni, uçak inince apronda beklerim seni. buraları okuduğunu biliyorum, hadi gene iyisin, kaptın beni, öpüyorum canım, baaay.

lgbt bireyler arası şiddet

genelde lgbt bireylere yönelik şiddet tartışılırken atlanılan dikkat çekici bir konu. özellikle eylül cansın olayı ile ayan beyan ortaya çıkan trans bireyler arasında böyle bir ciddi durum bulunmakta görüldüğü kadarıyla.

sevgilisini bir kere bile aldatmayı düşünmemiş insan

aldatmayı düşünmek daha geniş kapsamlı birşey, ciddi bir planın düşünülmesi falan kastediliyor olmalı. sevgilimin haberi olmadan ben bu kişiyle nasıl seks yapabilirimin düşünülmesi vs. kastedilen sadece sevgilinden başka birine cinsel çekim duymaksa, bunun önlenilebilir birşey olmadığını düşünüyorum, sokakta yanınızdan geçen veya televizyonda gördüğünüz birisine de hemen cinsel çekim duyabilirsiniz, saniyelik bile olsa "oha ne taşmış lan bu, yavrum" tarzı düşünceler aklınızdan geçebilir. bu tip bir cinsel çekim ile aldatmayı düşünmek arasında dağlar olduğunu düşünüyorum. tanımlama bu şekildeyse buyrun benim diyebilirim herhalde. ilişkinizden ne beklediğinize bağlı olarak değişecek bu durumun çok da garipsenecek veya imkansız birşey olmadığını da düşünüyorum. geylerin hepsinin de kazanova modunda yaşamak istiyor olması çok çirkin bir genelleme bana kalırsa ve astarı da yok.

lgbt psikolojik yardım

lgbt kimliğiniz kaynaklı psikolojik sorunlar yaşıyor veya yaşadığınızı düşünüyorsunuz. bakalım neler yapabilirsiniz. bildiklerimi yazayım.

öncelikle yapmanız gereken şey, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği mevzusunun bir seçim, yaptığınız bir hata, geçmişinizdeki yaşanan bir olay vs. nedeniyle ortaya çıkmış birşey olmadığını iyice kafanızda oturtmanız. doğuştan gelen ve doğal bir durumun sonucunu yaşıyorsunuz. hasta veya günahkar değilsiniz. kendinizi suçlamaktan vazgeçin, kendinize iyi davranmaya başlayın, kendinizi yıpratmayın. bu konular hakkında güçlü durabilmek için öncelikle bilgilenin, bilinçlenin.

bir sıkıntınız olduğunda ilk danışacağınız kişiler doğal olarak aileniz. öte yandan sorun lgbt kaynaklı ise, bunun genel olarak daha çok soruna (hatta çok çok ciddi sorunlara (bkz: ahmet yıldız)) yol açabileceğini sezmişsinizdir zaten. ancak çok zorda kalırsanız veya aileniz gerçekten bu konuda anlayışlı olacak gibiyse (bu ülkede çok düşük olasılık) bu seçeneği kullanın.

arkadaşlara danışmak da genelde kötü bir fikir. belki üniversite dönemindeki arkadaşlarınız daha mantıklı insanlar olabilirler ama lise ve öncesi dönemde iyi bir fikir olmadığını düşünüyorum.

okul yönetimine, okuldaki pdr kişisine danışmak falan, yani bunlar da çok iyi fikir değiller zira bu insanların da olaydan ve ne ifade ettiği konusundan bihaber olmaları daha yüksek bir olasılık. bir de 18 yaşından küçükseniz, bunların direkt olayı ailenize yetiştirme olasılıkları var, o riske de girilmez. okulunuzdaki pdr kişisi ile görüşüp bu konulardaki yaklaşımı konusunda ağzını arayabilir, ona göre danışabilirsiniz. yalnız okulunuzda ciddi bir akran zorbalığı yaşıyorsanız ve işler iyice zıvanadan çıkmaya başlamış gibiyse bu seçeneği lgbt kimliğinizi kabul etmeden de değerlendirmeniz mantıklı olabilir.

sizinle benzer durumda olan insanları bulmak ve sorunları çözemeseniz bile konuşabilmek son derece iyi bir fikir, kişiye psikolojik destek konusunda en hayırlı gelecek çözümlerden biri bu. öte yandan bu insanları nerede aradığınız çok önemli. en kolayıymış gibi görünen tanışma profil siteleri/uygulamaları, özellikle yaşınız da küçükse, seks odaklı olup istismara da çok açık yerler olduğundan ( cyber bullying), çok iyi bir fikir değiller. ancak yaşınız belli bir seviyenin üstündeyse (mesela 20 falan), kendinizi koruyabilecek durumdaysanız, kim iyi kim kötü daha iyi ayırt edebiliyorsanız buralardan birileriyle konuşulabilir. yine de psikolojik sıkıntı çözmek için çok da mantıklı ortamlar değiller.

bu tür ortamlardan daha iyisi, ana amacı seks-birebir ilişki olmayan ortamlarda toplanan lgbt kişilerle tanışmak. bunlar da maalesef sayıca az. lgbt dernekleri ve üniversitelerdeki lgbt toplulukları bu konuda iyi olabilir, lambda istanbul kesinlikle çok iyi. bu tür ortamlarda bulunmak, sizin sorunlarınıza doğrudan çözüm üretmese bile, hissettirdiği psikolojik rahatlık için denemeye mutlaka değer. bunun dışında bu ülkede online olarak en iyi komünite bu ayı sözlük ortamı gibi duruyor (başka varsa da ben bilmiyorum). yine doğrudan bir psikolojik desteği yok fakat ortamı rahatlatıcı gelebilir ve başka lgbt bireyler ile tanışmak için mantıklı bir platform.

bir başka seçenek lgbt yardım hattı. ilgili bilgiyi o başlıktan alabilirsiniz. her derde derman oluyor gibi bir iddiası yok ama size destek olup yönlendirebilir. bunun dışında listag'ın da benzer bir hattı var.

durumunuz daha ciddiyse ve profesyonel yardım istiyorsanız, elbette en mantıklısı psikolog ve psikiyatristler. bu konularda ülkedeki en aklı başında iş yapan kişilerin toplandığı yer cetad. oranın sayfasından cetad eğitimi almış, şehrinizde bulunan ruh sağlığı çalışanlarına ulaşabilirsiniz. öte yandan bu konulara duyarlı tüm psikolog ve psikiyatristlerin listesi değil bunlar, cetad eğitimi almamış olup da size bu konularda yardımcı olabilecek başkaları da vardır, denk gelirseniz ne ala. bulunduğunuz yerdeki hastanelere danışabilirsiniz. öte yandan bu konulardan hiç anlamayan veya daha kötüsü homofobik olan psikiyatrist ve psikologlar yok değil. hatta eşcinselliği tedavi etmeye çalışanları da var hüseyin kaçın gibi, dikkatli olun, araştırmanızı iyi yapın.

eğer maddi durumunuz elvermiyorsa ve istanbul'daysanız, spod derneğinin psikolog servisi var, onların sitelerinden ulaşabilirsiniz.

lgbt bireylerde görülme riski daha yüksek olan alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kendine zarar verici hareketler ve ileri seviyesi olan intihar gibi düşünceler, genelde çocukluktan beridir süren toplumsal baskının yarattığı kendinden nefret etme duygusundan kaynaklanıyor, bu nedenle doğrudan bağımlılık tedavisi yanında, kişinin kendi benliği ile barışması için de psikolojik destek gerekiyor. bunun da en iyi yolu yine psikolog ve psikiyatristlerden destek almak.

internet kaynaklarından bilgilenmek isterseniz, türkçe kaynaklar fazla iç açıcı değil. şahika yüksel, seven kaptan, koray başar gibi insanları aratarak röportaj ve makalelerine ulaşıp bilgilenmeniz mümkün. öte yandan internette bu konularla ilgili türkçe kaynakların ekserisi bilimsel temeli olmayan hurafe ve önyargı ile dolu, son derece can sıkıcı şeyler. ülkemizde bu konular hakkında en tutarlı yayın yapan, ama daha çok lgbt politikaları ağırlıklı kaos gl'nin web sitesi. ismail alacaoğlu da mesela yazılarına ulaşabilirseniz gayet bilgilendirici. gene iyi bir alternatif olarak kaan arer'inki gibi lgbt blogları, birinci elden samimi bilgi sağladıkları için son derece iyiler. sorunlarınıza derman olur mu bilinmez ama başkalarının tecrübelerinden yararlanmak iyi birşey. keza eşcinsel temalı filmler izlemek de bilgilenmek açısından iyi olabilir, gerçi eşcinsel temalı filmlerin bayağı bir kısmının son derece iç karartıcı, bunalımlı olması gibi bir sıkıntı da yok değil. bu konuda bu sözlüğün ayılarock projesi gayet iyi.

eskiden gayromeo sitesinin türkçe çok detaylı ve harika bir rehber kısmı vardı, onu aradım bulamadım şimdi.

din ile ilgili sıkıntılarınız varsa gayislam adlı bir blog fena değildi yanlış hatırlamıyorsam, nefret söylemine girmeden din hakkında yazı yazabilen kişi sayısı çok az bu ülkede.

eğer lgbt iseniz, başınıza gelecek en iyi şeylerden biri bir internet erişiminiz olmasıysa, ikinci en iyi şey de muhtemelen ingilizce bilmek olacaktır, zira ingilizcenin size yardım konusunda da açacağı kapılar çok geniş. columbia üniversitesi'nin go ask alice sayfası mesela gayet iyidir. bir çeşit güzin abla ve soruları cevaplıyorlar, içerisinde güzel bilgiler var ( http://www.goaskalice.columbia.edu/ ). bunun dışında tabii yahoo answers, quora gibi soru cevap sitelerinden de faydalabilirsiniz. pozitif gey kimliği oluşturma konusunda yazan kevin alderson adlı psikolog amcanın çok güzel kitapları var, tavsiye ederim. zaten kitap ararsanız çok enteresan güzel kaynaklar çıkıyor. it gets better, the trevor project gibi oluşumlara da göz atabilirsiniz. bu ingilizce kaynaklar çok iyiler elbette ama temel sorunları, türkiye'de yaşayan birinin sorunlarına tam uymadıkları, dolayısıyla okuduğunuz durumlarda özdeşlik kurmanız ve ders almanız her zaman kolay olmayabiliyor, veya buranın koşullarına özel durumları hiç bulamayabiliyorsunuz. yine de faydalılar.

ailenizin destek almasını istiyorsanız listag, ankara gökkuşağı aile grubu gibi aile grupları ile iletişime geçebilirsiniz.

benim aklıma gelenler bunlar. eksik veya hatalar olabilir, eleştirilere açığım. aklıma başka şeyler veya başka kaynaklar geldikçe altına eklerim. sizin de tavsiyeleriniz olursa yazın. kolay gelsin.

peşin not: psikolog veya psikiyatrist değilim.

ek: (bkz: açılma rehberi)
(bkz: eşcinsellerin danışabileceği psikologlar)

birkaç da link: http://www.alopsikolog.net/reh.asp
http://t24.com.tr/haber/dr-seven-kaptan-escinselligin-tedavisi-olsa-heteroseksuel-insanlar-da-escinsel-yapilabilirdi,207036

ingilizce linkler: http://www.mattsweet.com/lgbt-anxiety-depression-guide.pdf

eşcinsel mutluluk endeksi

bir planetromeo çalışması. verileri ne kadar sağlıklı toplamışlar, orasını bilemeyeceğim ama birinci sırada izlanda var. huzur izlanda demiş miydik? türkiye 127 ülke arasında 82. imiş. birleşmiş milletler'in insani gelişmişlik endeksi diye birşeysi de var, orada da aynı sıradayız, bu bir işaret mi acaba?

https://www.planetromeo.com/en/lgbt/gay-happiness-index/

nekrofili

tom petty'nin güzeller güzeli şarkısı last dance with mary jane'in klibinde, bu eylemi oldukça estetik (zira ölü rolünde kim basinger var) ve hatta romantik sayılabilecek şekilde izleyebilirsiniz.

full pasif

yatakta ölüden hallice olan (en azından nefes alan) kişiye verilen ad.

ne mozayiği lan

türkiye'de lgbti olmak

aslında sorun daha geniş, bu durum kocaman bir sorunun alt kümesi sadece. asıl sorun (bkz: türkiye'de farklı olmak). bunla ilgili yanlış hatırlamıyorsam boğaziçi üniversitesi'nin bir saha çalışması olmuştu, on yıl kadar önce, şu komşumuzun eşcinsel olmasını dahi istemeyiz falan gibi sonuçların çıktığı çalışmaydı hatırlarsanız. ona da bir göz atabilir, sorunun sözde hoşgörü ülkesi türkiye'nin aslında ne kadar ne mozayiği lan bir yer olduğunun ve bu durumun halk bireyleri tarafından ne kadar içselleştirildiğinin açık göstergesiydi.

hoşlanılan erkeğe açılamamak

valla gey milletinde böyle şeylerin olmaması gerekir zira bu tür başlıklardaki durumlar, daha çok orada burada gördüğünüz, size çekici gelen insanlara nasıl yaklaşacağınızı bilememeyi anlatır ama türkiye'de bir eşcinselseniz, orada burada gördüğünüz adamlara uluorta, eşcinsel olduğundan emin olmadan hiç açılmayın bence. karşınızdakinin eşcinsel olma olasılığı (ve bunu kabullenmiş olma olasılığı, ve birileriyle ilişkiye açık olma olasılığı vs) %2'den daha düşükken, bu kadar düşük bir yüzdeyle kocaman bir riske girmenin hiç bir mantığı yok. yok eşcinselliğinden emin gibisiniz ama eleman gene de açık etmiyor bu durumu, bu gibi tiplerle de uğraşmaya gerek yok, büyük ihtimal açıldığınızda "ne münasebet, sen beni ne zannettin vs" tarzı savunmaya geçecek, hiiiiiç ama hiç gereği yok böyle durumların. ulan sonuçta internet çağında yaşıyoruz, elinizin altında böyle bir nimet varken buradaki yüzlerce olasılığı değerlendirmeyip, bunun yerine böyle süper riskli işlere girmenin ne anlamı var? vay efendim ben aşık oldum galiba, vay efendim çok tatlı çocuk ama, vay efendim onun da benim gibi zedelenmiş duyguları var beni bir tek o anlarlar falan feşmekan... geçecen bunları, fasa fiso. gey dediğin adam akıllı olur, bu özellikle tehditlerle dolu cangıl dünyada geyler daha çocukluklarından başlayarak nasıl hayatta kalacaklarını sürekli hesaplayarak belli bir yaşa gelirler. böyle naif duygusallıkların hiç bir mantığı yok. elemana açılacan da seni bütün dünyaya ifşa etmeyecek, ba ba ba ba... sikerler öyle işi. böyle saçmalıklara girmek yerine alırsın eline interneti, tanışma sitelerinden sana mantıklı, aklı başında gelen profillerle şansını denersin, ki orada bile kendini kabullenememiş, aklı mantığı olmayan mal tiplerden bir sürü var, ama sonuçta senin kafana uyacak, cinselliğiyle belli bir noktaya kadar barışmış (en azından bir profil açabilecek kadar) tiplerle karşılaşma olasılığın daha yüksek. üstüne doğru dürüst bir profili de varsa, kendini düzgün cümlelerle ifade edebilmişse, eli yüzü düzgünse, zamanını ve duygularını böyle tiplerle iletişim kurmak için kullan. mal mısınız kardeşim sokakta, okulda, otobüste bilmemnerede gördüğünüz tatlı çocuğa, elinizde hiç bir başka veri yokken açılmaya? atatürk ne demiş, benim geyim akıllıdır, zekidir, çeviktir, aynı zamanda o aklını kullanmasını bilir. ne güzel demiş atamız. siz de atanızdan feyz alın ulan biraz. kıps, hadi yallah.

eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılması

ironik şekilde, eşcinselliğin bir hastalık olduğu görüşü ağırlık kazanmaya başladıkça suç kapsamından çıkmıştır.

tarih 19.yy, yer avrupa.
  • /
  • 40

evdeki bütün dolapların ağzına kadar dolu olması

kendi odam harici bizim evdede bu durum söz konusu. ayrica buna ek olarak birnirinden bağimsiz esya kombinasyonlarida söz konusu. bunun sosyoekonomik durumla alakasi olduğu kadar bence kişisel seçimler dogrultusunda da geliştiğini düşünüyorum. birsuru farkli bardak, tabak takımı, bircok farkli nevresim, ivir zivir hiç bilmiyorum... zaten anneannem gecekondu ile başlamiş hayatinda, annemde gece konduda büyümüş. toplayicilik ve serbest birakamama hali soz konusu. ben çok sıkılıyorum bu düzensizlil ve karmasadan mesela. ablam evden tasindi ve ben onun odasina geçtim. annem benim odamı da doldurdu uç ay icerisinde. saka gibi. tabii ki çöp ev değil ama çok fazla esyada yok değil.
benim bazamin altini bosalttiğim için ve hicbir sey istemediğim için odamda, yatagimin altinda da icten içe arzusu var ama caktirmiyor. ben de annemin aksine çok minimalist oldum. bir bavula sigacak kadar esyam var. baska da bir seyim yok. tabii kitaplarim hariç... çok sey attim, yok ettim, hediye ettim. hayatimda da hicbir sey degismedi. esyalarla iliskimize goz atmamiz gerekiyor.

one child nation

çin’in 1979’dan 2015’e kadar uyguladığı tek çocuk politikasının toplumda yarattığı etkileri ele alan 2019 yapımı bir belgesel. bu kadar uzun bir süre bu politikanın uygulanmış olması, toplumun sessiz kalarak boyun eğmesi gerçekten üzücü.

la serenissima

bir dönem sanırım tvlerde sinyal müziği, jenerik müziği o bu müziği için çokça kullanılmış parça. ben aşağıdaki rondo veneziano halinden bahsediyorum.

şarjlı dikey süpürge

böyle başlıklar subliminal mesaj içeriyor genelde. yoksa kim ne yapsın ayı sözlükte elektrikli süpürge entrisini. cihat deyince nasıl aklımıza erotik geliyorsa dik duran sert bişeyden bahsediyor yazar kör göze parmak sokar gibi. şarjlı diye belirtiyor yani tekrar tekrar yapabilirim diyor. vakumlu bir cihaz seçilmesi de tesadüf değil tabi ki!!

geylerin şehir merkezinde yaşamayı tercih etmesi

çocuk olunca arabasız olmuyor. araba olunca da şehir merkezi tam bir işkence. evimin önünde otopark olmasına rağmen arabamı çıkarmaktan, trafiğe girmekten gittiğim yerde park yeri atamaktan nefret ediyorum. o yüzden heteroseksüeller bir süre sonra şehrin çeperlerine sürüklenirken gayler dayanabiliyor merkezde olmanın bu negatif taraflarına.

Toplam entry sayısı: 797

ayı sözlük günlük

geçen cumartesi günü bir çift olarak bir akşam yemeğine çağırıldık. erkek arkadaşım iki şişe şarap almış, ben de güzel bir çiçek yaptırdım, onu götürdük. çağıran kişi erkek arkadaşımın italyan yoga hocası. yemekte bir çift daha vardı, bir karı-koca daha. böylece biri eşcinsel 3 çift olarak akşam yemeği yedik. son derece de normal geçti. ama tabii benim için bir başka ilk oldu.

dün akşam da ev partisine çağırdı beni erkek arkadaşım, oraya gittim, orada da 8-9 kişi kadardık. yemek sofrasında erkek arkadaşım "aşkım kırmayıp geldiğin için teşekkür ederim" dedi, sonra da herkese "antti benim hayatımdaki en güzel şey" diye beni takdim etti. herkes gülümsedi falan. o sofradaki tek eşcinsel çift de bizdik bu arada. vallaha rüya gibi geliyor bu olan bitenler. nazar değdirmeyin ha, umarım hepiniz bu şekilde olan ortamları yaşarsınız. erkek arkadaşım benim hayatımda en önemli rol modelim oldu. aslında açıldıktan sonra türkiye'deki kendi arkadaş çevremde de bu şekilde erkek arkadaşımı tanıştırabilirim gibi geldi. yalnız yurtdışında bu işler daha kolay evet.

hayırlı evlat

ana babasına ileri yaşlarında destek olan kişi sanırım. babamın son ameliyatinda yanında oldum, iki hafta yanlarında kaldım. babamı sağ salim çıkardık hastaneden. yaşlanınca insanlar bir gariban kalıyorlar. anne babamın bankacılık ve edevlet işlemleriyle, cep telefonu problemleriyle, vergi fatura ödemeleriyle falan ben uğraşıyorum uzunca bir süredir. son bir kaç yıldır yurtdisina tatillere götürüyorum. bu son yanlarında bulunusumda da babamın eskiyen cep telefonunu yeniledim, evin de temizliği kolaylaşsın diye şarjlı dikey süpürge aldım, sonra da evi bütün dolapları sifonyerleri çeke çeke bir güzel temizledim. evleri çöp evden hallice, annem herseyi biriktiriyor. evde geçirdiğim süre boyunca gizli gizli torba torba eşya da attım, eski gazeteler, kağıtlar, torbalar, plastik kutular, kavanozlar, tarihi geçmiş ilaçlar, neler neler. bozulmuş bir iki eşyayı tamir ettim, kaplaması kalkmış mobilyaları yapıştırdım, böyle ot bok bir dünya iş yaptım. ayrılırken pek çok dualarını aldım. kendi yaşamımı pek amaçsız buluyorum ama en azından anne babama sahip çıkıyorum, bu biraz kendimi iyi hissettiriyor.

hayırlı evlat kategorisine giriyorum sanırım. babam diyor kaç kişinin evladı ana babasıyla bu kadar ilgileniyor diye. öte yandan bu hayırlı evlatlık işi de şans işi anne baba için. abim kendisine faydası olmayan hiç bir işe karışmaz mesela. ayrıca ben de evli çocuklu biri olsaydım veya ne bileyim zamanında yurt dışına falan taşınmış olsaydım tüm bunları nasıl yapacaktım. bu son olayda bunları düşündüm. hayat olasiliklara atılan zarlar gerçekten.

bu arada garip olan şu ki, babamı gayet sevsem de anneme beni her zaman ihmal ettiğinden, hiç zaman ayirmadigindan, sıkıntım olduğunu söylediğimde hep başından attığından (kendisi de bitmeyen depresyonda olduğundan duygusal sorun duymaya katlanamıyor) dolayı hala çılgın öfke duymaktayim, o öfke hiç geçmedi. hala anneme sarılamıyorum yıllardır. buna rağmen gene de her işlerine de koşuyorum. böyle de oluyormuş demek.

tek eşlilik

hayatım boyunca, oldum bittim tekeşli yaşadım, sanırım benim cinsel karakterim bu şekilde. bunun nedeni olarak geç açılmam, ondan önce kızlarla ilişki yaşamış olmam mı nedendir bilmiyorum, kızlarla da tekeşliydim, kimseyi aldatmadım, açıldıktan kısa bir süre sonra da sevgilim oldu ve hala devam ediyoruz. açılma süreci çalkantılarımda bir ara çokeşli diyemeyeceğim ama, tek gecelik yaşadığım bir çok kişinin girip çıktığı çalkantılı, sıkıntılı ama bence yaşanması gereken bir dönem de yaşadım, o kısımdan da aslında pişman değilim, ama öyle o kucaktan bu kucağa bir hayat nasıl geçer bilmiyorum zira benim hissettiğim, bir noktadan sonra, kalktığım her yataktan içimde derin bir duygusal boşluk, bir tükenmişlik hissiyle kalktığımdı. bir noktadan sonra bu duygu benim içimi yemeye başladığında durup "ne yapıyorum ben amk?" demiştim kendime. burada tekeşli yaşamı övüp orta sınıf ahlakı dayatmacılığı yapmak da istemiyorum, sonuçta herkes nasıl rahat ediyorsa öyle yaşasın derim, yalnız bir ilişkide güzel bir cinsel uyum, güzel bir arkadaşlık, güven, sevgi ve şefkat olması beni daha çok mutlu ettiriyor, onu biliyorum. bir de belki de öyle dramatik ayrılıklar, aldatmalar falan da yaşamadım ben, o nedenle ruhum da fazla örselenmedi o konuda, bu nedenle de böyle rahat konuşabiliyorum, bilmiyorum. açık ilişki yaşayanlar da öyle mutluysa sorun yok bence, hatta romantik ilişki yaşamayıp farklı kişilerle sadece seks ilişkisi yaşayanlar da ok, ama "etrafta bir sürü bal toplayacak çiçek varken neden sadece tek bir çiçekle yetineyim" veya "zaten bi yaştan sonra seçeneklerim azalacak, o zaman durulmak zorunda kalacağım, hazır gençken seksin dibine vurayım" şeklinde artık bir cinsel gözü doymama mı denir ne denir, bana pek uymuyor. bir de ben biraz da mr. play it safe, yani fazla riske atılmayı, maceradan maceraya koşmayı falan seven biri değilim, nedeni o da olabilir, kafamın rahat olması, huzurlu olmak daha önemli benim için, maceraları başka konularda yaşamayı tercih ediyorum. bunun dışında tekeşli bir eşcinsel yaşam da bu ülkede çok süper kolay birşey değil, yine de her sıkıntınızı paylaşabileceğiniz, derdinizi dinleyip ortak olan, size yardım eden, iş yerindeyken size komikli resimler gönderen, tatillerde beraber dünyayı gezdiğiniz bir eşinizin olması dünyanın en güzel zenginliklerinden biri bence. kendimi kısıtlanmış hissediyor muyum? pek değil aslında. elbette orada burada görüp çok beğendiğim, cinsel çekim hissetiğim başka erkekler oluyor, ama zaten her cinsel çekim duyduğunuz insanla yatıyor değilsiniz zaten, hatta çok az bir yüzdesiyle yatabilirsiniz (çoğu karşıcinsel zaten muhtemelen), bir de yatsanız nolcak zaten, yatmak için bir sürü emek, diyelim işler yolunda gitti yattınız, sonrasında gene aynı boşluk, anlamsız geliyor. bir de yani sevgiliyle abazan muhabbeti yapmak konusunda bir sıkıntım yok, bu da aklıma gelenleri paylaşma konusunda da beni kısıtlamıyor, o yüzden genel olarak kısıtlanmış hissetmiyorum diyebilirim.

eşcinsellerin danışabileceği psikologlar

sözlük dışı kimseler de kolay bulabilsin diye jenerik bir başlık açmaya gayret ettim fakat asıl konu lgbti+ bireylerin danışabileceği ve psikolojik yardım alabileceği psikolog ve psikiyatristler veri tabanı gibi birşey. ben bu bilgileri elde etmekte çok zorlandım zira önceden rastgele sayılabilecek bir şekilde gittiğim bir psikolog hanım bana saçma sapan şeyler söyleyip gittiğime gideceğime pişman etmişti ve kafanız buhranlıyken bir de böyle bir deneyim yaşamak hiç hoş birşey değil. lgbt durumlarından haberi olmayan hatta daha kötüsü son derece yanlış şekilde haberdar olan ruh sağlığı çalışanları bulunmaktayken, psikolojik yardım ihtiyacınız olursa böyle birine çatmamak için tavsiye ihtiyacı oluyor. ben o tavsiyeleri çok zor buldum, buradan paylaşmak istedim, belki başka birilerinin işine yarar.

ankara
ceren göker
gökçe silsüpür
irem yıldız (madalyon psikiyatri merkezi)
harika özel (madalyon psikiyatri merkezi)
selçuk candansayar
koray başar (özellikle trans konularında)

istanbul
şahika yüksel (özellikle trans konularında)
seven kaptan
ardıl bayram şahin

izmir
ışıl vahip
nezaket kaya
nur engindeniz

cetad eğitimini tamamlamış terapistlerin türkiye genelindeki listesinden de faydalanılabilir. http://www.cetad.org.tr/listtherapists.aspx?menu=19

fiyatları ucuz değil, özeller seans başına 200-300 tl, devlet hastanesinde 110 tl muayene parası var. bulunduğunuz şehirdeki lgbt derneğiyle iletişime geçerek, müşkül durumdaki lgbt bireylere daha uygun fiyatlı hizmet veren psikolog tavsiyesi de isteyebilirsiniz.

ayrıca (bkz: lgbt psikolojik yardım)

uzun süreli ilişki

"ilişki emek istemez" diyebilen kişilerin cidden kaç düzgün ilişki yaşayabildiklerini, bu ilişki dediklerini kaç zaman kazasız belasız, saygı sevgi sınırları içerisinde götürebildiklerini merak ettim. varsa öyle kolay ilişki, açıklasınlar sırrını da bizler de faydalanalım.

benim tecrübem şu ki, ilişki gayet karşılıklı emek, fedakarlık, anlayış, özveri, gerektiğinde geri adım atmak, gerektiğinde suyuna gitmek vs. tarzı davranışlar gerektiriyor. öte yandan bunu sevdiğinizden, güvendiğinizden ve içinizden öyle geldiğinden yapmanız gerekiyor. eğer ilişki için gerekli o emeği kasarak, istemeyerek, zorla, lanet ede ede yapacaksanız, işte o ilişki gitmez. emek vermek ile zorlamak arasında bir fark var, o karıştırılmış sanırım.

eşcinsel ilişkilerin yarınsızlığı

valla bu algı tamamen ilişkiden ne beklediğiniz ile alakalı. evlenemiyor olmak, çocuk sahibi olamıyor olmak, toplumun onaylamıyor olması ilişkinin kısa ömürlü olmasını gerektiren şeyler değil. ha siz bu nedenlerden ötürü gidip eninde sonunda karşı cinsten biriyle evleneceğim kabullenmesiyle işe giriyorsanız, işte o zaman bu ifade anlam kazanıyor. gerçekten böyle düşünen ama bunu açıkca ifade etmeyen kişilerle beraber olan ve ilişkisinin devamlı olacağını uman eşcinsel kardeşlerimize buradan allahtan sabır diliyorum.

benim durumum tam böyle gelişmedi, kafayı sıyırmaya başlayıp ya delirmek ya açılmak ikileminde kalıp açıldıktan (ve ferahladıktan) sonra aradan bir zaman geçti, bir boşluğa düştüm, sonra paniğe kapılıp tekrar bir kızla beraber olmaya çalıştım, onda da elime yüzüme bulaştırdım, gerçekten hatırlamak istemediğim şeyler yaşadım. o dönemde kafaya dank etti ki, ben bir kızla birşey götürebilecek durumda değilim. işte tam o noktada, uzun yıllar boyunca hayatımın içine sıçan kafa karışıklığından artık tam o noktada vazgeçmem ve bir karara varmam gerektiğini anladım. arada kalmak, o mu bu mu ikilemleri yaşamak ne bana iyi geliyordu, ne ilişki kurmaya çalıştığım insanlara. tam o noktada kesin kabule geçtim, bir daha geri bakmayacağım dedim.

o noktadan sonra da önümde duran seçenek ya o daldan o dala konan kuş, ya da düzenli, mantıklı, güvenli, huzurlu bir ilişkiydi. ben ilk seçenekteki gibi birisi zaten hayatım boyunca olamadım, bir kere ciddi denedim, işleri oyun oynar gibi ele aldım ama bir noktadan sonra yarattığı duygusal boşluğun yarattığı girdap beni çok fena içine çekmeye başladı. feci bir his. o noktada o saçma hayatımdan da vazgeçtim. bilmemkaç yaşıma gelip de hala elinde hornet dolanan biri olmak istemediğimi anladım. ondan sonra da hayat benzer düşünen birini çıkardı karşıma allaha şükür.

eşcinsel ilişkilerin karşıcinsel ilişkilerden farkı ne bilmiyorum, erkek doğası mı, toplumsal ötekileştirme mi, nedir yani? ilk defa bu dünyaya girdiğimde, bu farkın nedenini anlamaya çalışıyordum, çok garip geliyordu. şimdi hala anlayabilmiş değilim de artık kabullendim ve üstünde düşünmüyorum. toplumsal kabulün yüksek olduğu liberal batı ülkelerinde durum nasıl, daha mı yarınlı ilişkiler, bilmiyorum. ama bu saçmalığın nedeninin toplumsal koşullardan da kaynaklandığına kesinlikle eminim, bu ülkede eşcinsel bir ilişki yürütmek zor, ama imkansız değil, ayrıca başka ilişkilerin de başka sıkıntıları oluyor, eşcinseliz diye karalar bağlamak zorunda olduğumuzu da düşünmüyorum. ne kendine acımak ne öğrenilmiş çaresizlik hoş şeyler değil.

herkese kendi düşündükleriyle uyumlu insanların nasip olmasını dilerim. ya da en azından dürüst insanların.

eşcinsellerin danışabileceği psikologlar

sözlük dışı kimseler de kolay bulabilsin diye jenerik bir başlık açmaya gayret ettim fakat asıl konu lgbti+ bireylerin danışabileceği ve psikolojik yardım alabileceği psikolog ve psikiyatristler veri tabanı gibi birşey. ben bu bilgileri elde etmekte çok zorlandım zira önceden rastgele sayılabilecek bir şekilde gittiğim bir psikolog hanım bana saçma sapan şeyler söyleyip gittiğime gideceğime pişman etmişti ve kafanız buhranlıyken bir de böyle bir deneyim yaşamak hiç hoş birşey değil. lgbt durumlarından haberi olmayan hatta daha kötüsü son derece yanlış şekilde haberdar olan ruh sağlığı çalışanları bulunmaktayken, psikolojik yardım ihtiyacınız olursa böyle birine çatmamak için tavsiye ihtiyacı oluyor. ben o tavsiyeleri çok zor buldum, buradan paylaşmak istedim, belki başka birilerinin işine yarar.

ankara
ceren göker
gökçe silsüpür
irem yıldız (madalyon psikiyatri merkezi)
harika özel (madalyon psikiyatri merkezi)
selçuk candansayar
koray başar (özellikle trans konularında)

istanbul
şahika yüksel (özellikle trans konularında)
seven kaptan
ardıl bayram şahin

izmir
ışıl vahip
nezaket kaya
nur engindeniz

cetad eğitimini tamamlamış terapistlerin türkiye genelindeki listesinden de faydalanılabilir. http://www.cetad.org.tr/listtherapists.aspx?menu=19

fiyatları ucuz değil, özeller seans başına 200-300 tl, devlet hastanesinde 110 tl muayene parası var. bulunduğunuz şehirdeki lgbt derneğiyle iletişime geçerek, müşkül durumdaki lgbt bireylere daha uygun fiyatlı hizmet veren psikolog tavsiyesi de isteyebilirsiniz.

ayrıca (bkz: lgbt psikolojik yardım)

ayı sözlük itiraf

bugün geyler lezbiyenler konferansı gala gecesindeydim. avrupanin her köşesinden queer kişilerle tanıştım. bulunduğumuz ülkenin başbakan yardımcısı çıktı konuşma yaptı, daha lgbt kişilere ne hakları vermeyi planladiklarindan bahsetti. maşallah, lezbiyen çiftlere ücretsiz ivf hizmeti bile veriliyor bu ülkede, biz türkiye'de bir yürüyüş bile yapamazken elalemin konuştuğu konulara bak. neyse iyi yedirip icirdiler. yarın sabahın köründen öğleden sonraya kadar da resepsiyonda durup gelene geçene yardım edicem. gönüllüluk güzel bir şey, ayrıca öğretici. şimdi de tramvaydayim, erkek arkadaşıma gidiyorum. bu geceyi onda geciricem, yarın türkiyeye ailesini ziyarete gidiyor, gitmeden birlikte olalım dedim. neyse onun yokluğunda bu konferansla şunla bunla oyalanacagim, gene iyi denk geldi. erkek arkadaşım dünya iyisi bir insan, onu bulmuş olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. allah herkese gönlüne göre birini versin inşallah. iyi geceler herkese.

heteroseksüel erkeklerin gaylerden çok daha yakışıklı ve cezbedici olması

uzun süreli ilişki

"ilişki emek istemez" diyebilen kişilerin cidden kaç düzgün ilişki yaşayabildiklerini, bu ilişki dediklerini kaç zaman kazasız belasız, saygı sevgi sınırları içerisinde götürebildiklerini merak ettim. varsa öyle kolay ilişki, açıklasınlar sırrını da bizler de faydalanalım.

benim tecrübem şu ki, ilişki gayet karşılıklı emek, fedakarlık, anlayış, özveri, gerektiğinde geri adım atmak, gerektiğinde suyuna gitmek vs. tarzı davranışlar gerektiriyor. öte yandan bunu sevdiğinizden, güvendiğinizden ve içinizden öyle geldiğinden yapmanız gerekiyor. eğer ilişki için gerekli o emeği kasarak, istemeyerek, zorla, lanet ede ede yapacaksanız, işte o ilişki gitmez. emek vermek ile zorlamak arasında bir fark var, o karıştırılmış sanırım.

hoşlanılan erkeğe açılamamak

valla gey milletinde böyle şeylerin olmaması gerekir zira bu tür başlıklardaki durumlar, daha çok orada burada gördüğünüz, size çekici gelen insanlara nasıl yaklaşacağınızı bilememeyi anlatır ama türkiye'de bir eşcinselseniz, orada burada gördüğünüz adamlara uluorta, eşcinsel olduğundan emin olmadan hiç açılmayın bence. karşınızdakinin eşcinsel olma olasılığı (ve bunu kabullenmiş olma olasılığı, ve birileriyle ilişkiye açık olma olasılığı vs) %2'den daha düşükken, bu kadar düşük bir yüzdeyle kocaman bir riske girmenin hiç bir mantığı yok. yok eşcinselliğinden emin gibisiniz ama eleman gene de açık etmiyor bu durumu, bu gibi tiplerle de uğraşmaya gerek yok, büyük ihtimal açıldığınızda "ne münasebet, sen beni ne zannettin vs" tarzı savunmaya geçecek, hiiiiiç ama hiç gereği yok böyle durumların. ulan sonuçta internet çağında yaşıyoruz, elinizin altında böyle bir nimet varken buradaki yüzlerce olasılığı değerlendirmeyip, bunun yerine böyle süper riskli işlere girmenin ne anlamı var? vay efendim ben aşık oldum galiba, vay efendim çok tatlı çocuk ama, vay efendim onun da benim gibi zedelenmiş duyguları var beni bir tek o anlarlar falan feşmekan... geçecen bunları, fasa fiso. gey dediğin adam akıllı olur, bu özellikle tehditlerle dolu cangıl dünyada geyler daha çocukluklarından başlayarak nasıl hayatta kalacaklarını sürekli hesaplayarak belli bir yaşa gelirler. böyle naif duygusallıkların hiç bir mantığı yok. elemana açılacan da seni bütün dünyaya ifşa etmeyecek, ba ba ba ba... sikerler öyle işi. böyle saçmalıklara girmek yerine alırsın eline interneti, tanışma sitelerinden sana mantıklı, aklı başında gelen profillerle şansını denersin, ki orada bile kendini kabullenememiş, aklı mantığı olmayan mal tiplerden bir sürü var, ama sonuçta senin kafana uyacak, cinselliğiyle belli bir noktaya kadar barışmış (en azından bir profil açabilecek kadar) tiplerle karşılaşma olasılığın daha yüksek. üstüne doğru dürüst bir profili de varsa, kendini düzgün cümlelerle ifade edebilmişse, eli yüzü düzgünse, zamanını ve duygularını böyle tiplerle iletişim kurmak için kullan. mal mısınız kardeşim sokakta, okulda, otobüste bilmemnerede gördüğünüz tatlı çocuğa, elinizde hiç bir başka veri yokken açılmaya? atatürk ne demiş, benim geyim akıllıdır, zekidir, çeviktir, aynı zamanda o aklını kullanmasını bilir. ne güzel demiş atamız. siz de atanızdan feyz alın ulan biraz. kıps, hadi yallah.

aileye ve yakın çevreye eşcinsel olduğunu açıklayamama nedenleri

içselleştirilmiş homofobinin insanlara neler yazdırabildiğini gösteren nedenler. eşcinsel kişilerin öncelikle kendi kafalarındaki önyargıları yıkabilmeleri gerekiyor ve bu bile oldukça sancılı ve emek isteyen bir süreç. okumak öğrenmek lazım, yoksa toplumun bizlere zerk ettiği homofobiyle kendimizi ve çevremizi algılıyor, sonra böyle yazılar yazıyoruz.

uzak mesafe ilişkisi

valla yıllardır yürüttüğüm ilişki türü. ilk başta aynı şehirdeydik, o nedenle temelimiz sağlam. sonra ayrı şehirlere düştük iş nedeniyle. istenirse her haftasonu gidilebilecek bir mesafede ama her haftasonu gitmek gelmek de yorucu olabiliyor. bir de ikimizin de bazı haftasonları yapacak başka bir işi oluyor. gene de ayda minimum bir-iki haftasonu görüşüyoruz. onun dışında her gün mutlaka telefon görüşmesi. bu herhalde ilişkiyi sürdürebilmek için en önemli şey. 7 yıldır babamın hastalığı nedeniyle iki-üç ay fiziksel olarak görüşemediğimiz oldu ama telefonla hiç görüşmediğimiz bir gün bile olmadı. tabii bu ilişkinin temelinde ciddi bir güven ve sevginin bulunması lazım. bu şekilde gidiyor valla, yakın zamanda bir araya gelebilecek gibi de gözükmüyoruz. belki böyle olması da iyi, arada sürekli bir özlem de oluyor, ilişki hızlı tüketilmiyor. bilmiyorum, her ilişki çok biricik dinamiklerle şekilleniyor. sana uyan başkasına uymaz. iki tarafın da ekonomik ve sosyal olarak belli bir rahatlık düzeyinde olması elzem bence. ayrıca ikimiz de tek yaşıyoruz, birimizden biri ailesi yanında olsa gene zor olurdu herhalde. ikimiz de bu ilişkinin ikimize çok iyi geldiğinin bilincindeyiz, o yüzden de koruyoruz. bir de ikimiz de öyle gözü dışarıda, seks yapmazsa ölecek tipler değiliz, işinde gücünde, belli bir yaşa gelmiş, hayatta ne istediğini iyi kötü çözmüş, evcimen tipleriz. bu nedenle zaten aramızda bir güven ortamı var. gelecekten ne beklemeliyim pek bilmiyorum ama şu zamana kadar götürdük işte, halimden memnunum. ideal dünyalarda yaşamıyoruz, herşey mükemmel olmazsa olmaz diyen biri de değilim. iyi ki böyle sevgi dolu bir ilişkim var diye yatıp kalkıp dua ediyorum aslına bakarsanız. düzgün, kafanın anlaştığı, seni seven, güvendiğin bir insan bulmak kolay değil, hatta bayağı şans. bunun çok bilincindeyim, o nedenle çok özen gösteriyorum bu ilişkiye. allah nazarlardan saklasın bizi.

ak parti lgbti bireyleri

bence ülkenin lgbt hak ve özgürlükleri hareketi için sağlıklı çalışması son derece elzem olan, görünürlüklerinin artmasını ve daha çok ortalarda seslerini çıkarmalarını can-ı gönülden dileyeceğim bir oluşum bu ak lgbt grubu. açıklamalarını okudum, hem bu ülkenin muhafazakarı hem de lgbt kişiler olarak tam da söylenmeleri beklenecek herşeyi söylemişler adamlar. eşcinselliklerini kabul ederek muhafazakar kimlik ile bağdaştırabilmeleri bile bence başlıbaşına çok olumlu bir gelişme. eminim ki bu ülkenin eşcinsellerinin ezici çoğunluğu, kendilerini anlamlandırma evresinde bu gurubun retoriğini görerek inanılmaz rahatlayacaklardır.

söylemlerinde çok da rahatsız edici birşey göremedim ben. en kötü tarafları, kendilerinin bu şekilde bir "ak lgbt" hareketi yapabilecek kadar cesaretlenebilecekleri bir ortamı hazırlayan bu ülkede 20 küsür senedir fena halde zor bir mücadele veren halihazırdaki anaakım lgbt hareketini "onlar terbiyesizler, onlar ahlaksızlar" şeklinde dışlamaları. ama bu tarzın da, destekleyicisi oldukları sağ hareketin sürekli yaptığı atatürk saldırıları ve "cehape zihniyeti" ötekileştirmelerinden temel olarak bir farkı olmadığı için, savundukları politik görüşle gayet tutarlı.

öte yandan şöyle bir paragraf açıklamaları da aslında bu ülkenin lgbt hareketi için hiç de fena gelmedi bana:

“bizler; cumhurbaşkanımız recep tayyip erdoğan’ı ve ak parti’yi, ülkemiz ve geleceğimiz bakımından daima destekleyeceğiz. bundan kimsenin şüphesi olmasın. ülkemiz açısından yapılan onca yatırımı görmezden gelecek kadar nankör değiliz. lgbti hak ve özgürlükleri’nin, ak parti hükümeti tarafından mutlaka anayasada olacağından eminiz. gerekiyorsa hükümet ile anayasal hak ve özgürlükleri düzenleyen maddeler için çalışmaya da hazırız. eşcinselliğin, ülkemizde yeteri kadar anlatılmadığının ya da yanlış anlatıldığının farkındayız. insan olduğumuzun unutulup, özellikle tv kanallarında, eşcinsellerin bir komedi unsuru olarak işlenmesi, hakarete varan söylemlerin, onur kırıcı davranışların, ayrımcılığın, bir son bulması ve cinsel kimliğe bakılmaksızın kişisel hakların korunması, eşcinsellikten çok, insani bir hak olduğunu vurgulamak gerekir. 80 milyon insanın arasında lgbti bireyleride vardır. dışlamak, ötekileştirmek, hiç bir insani duygu ile bağdaşmamaktadır. lgbti bireyleri hak ve özgürlükleri bir lütuf değil. bir hak olduğunu bilmek gereklidir. bu sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok yerinde bu tür olaylara rastlamak mümkün. ben bunların, 2023 hedeflerine emin adımlarla ilerleyen türkiyemiz de çözüleceğinden eminim."

yine de gerçek ilerlemeyi bugüne kadar yaptığı gibi, bunların ahlaksızlar diye suçladığı halihazırdaki lgbt hareketi yapmaya devam edecektir. bu arkadaşlar onların açtığı yolu genişletirler ancak. ama halktaki geniş kitleler lgbtleri kabul edecekse de bu ak lgbtciler sayesinde olacak o da.

kılsız erkek

bal döküp yalamak gibi fantazileriniz varsa tercih edilesi erkek türü. ağza kıl gelince hoş olmuyor bence.