sarosbalik

Durum: 1067 - 0 - 0 - 0 - 06.04.2016 02:23

Puan: 23394 - Sözlük Kaşarı

16 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 54

behzat ç

izleyicilerini çevremde rahatlıkla seçebildiğim dizi. anlaması çok kolay hem. siz de anlayabilirsiniz. tek yapmanız gereken insanların iki - üç cümlesini takip etmek. eğer bu diziyi izliyorlarsa o cümlelerin sonuna mutlaka "la" getiriyorlar...****

(bkz: lan in ayol out)

biten aşkın ardından dinlenebilecek şarkılar

şiddet

selülit

kadınsı eşcinsellerin ayı hareketindeki yeri

meçli saçlarım, abartılı pastel makyajım ve topuklu ayakkabılarımla "tam ortasıdır ayol." diye tamamlayacağım ifade. ayılığın lüzumu yok. yaşasın pasifize böğrü ağdalı ayılar direnişi.**

kürtlerin yok sayılması sorunu

birikim dergisinin 188. sayısında mesut yeğen tarafından türk milliyetçiliği açısından derli toplu ele alınmış konudur.

türklük ve kürtler: bugün http://www.birikimdergisi.com/birikim/de...

lost soul

gizli gay

az önce oldum. kafası çok güzel lan.*

harranlı emine

twitter'da beni takip etmeye başlamış olan kişidir.

allah koyunlarına zeval vermesin bacım. https://twitter.com/#!/emineharranli

internet tanışmaları

ne haber

hababam sınıfı serisinden birinde kemal sunal'ın kadın kıyafetleri içinde söylediği muhteşem rüçhan çamay şarkısıdır.*

http://www.youtube.com/watch?v=ksw2qpvkk2s

ne haber ne haber ne haber daha daha ne haber
çok mutlu oldum seni tekrar gördüğüme
ne güzel şey rastlamak bir sevdiğine
e anlat bakalım senden ne haber
eski dostlar hiç bir zaman düşman olmaz
geçmiş zaman olur ki hiç unutulmaz
geçse de aradan upuzun seneler

ne haber ne haber ne haber daha,daha ne haber
yıllar önce yine burada ayrılmıştık*
yıllar sonra yine burada karşılaştık
dünya küçük diye boşuna dememişler
demek ki evlendin iki çocuğun var
oturup geçmişe yanmak neye yarar
bu eski dostun sana mutluluk diler

ne haber ne haber ne haber daha daha ne haber
inan değişmemişsin bir nebze olsun
dilerim en kötü günün böyle olsun
haydi şerefe boş kalmasın kadehler
eski dostlar hiç bir zaman düşman olmaz
yürekten seven sevdiğine pişman olmaz
geçse de aradan insafsız seneler
ne haber ne haber ne haber daha daha ne haber

kilo alamayan insan modeli

allahtan korkmak

kendisine inanırken bile hiç hissetmediğim duygu. o zamanlar "insan sevdiğinden korkar mı lan" derdim. şimdiler de ise tey teyyy...

allahın dediği olur

az evvel sigara almaya giderken ninja kıyafetli bir kadının yanında dört tekerlekli bisiklete binen çocuğun bisikletinde gördüğüm çıkartma. ahh be çocuğum, senin gelişim psikolojisi kitaplarına göre allah'la işinin olmaması gerekiyor. o tür bir sorgulama ve algılayış için daha çok küçüksün...

(bkz: allahtan korkmak)

uğur kaymaz

12 yaşında 13 polis kurşunuyla babasıyla beraber evinin önünde öldürülen " terörist"tir. öldüğü gün zaman gazetesinde terörist olduğu ilan edilmiş; yukarıdan gelen bu emir de mahkemede resmileştirilmiş ve katilleri serbest bırakılmıştır.

dağlara gel

aşık gevheri'nin türkü formatında yazdığı şiirdir. songül karlı tarafından katledilmiş ancak grup yorum tarafından itibari iade edilmiştir.

(bkz: sözlerini yazayım da tam olsun)

başına bir hal gelirse
dağlara gel dağlara gel
seni saklar vermez ele
dağlara gel dağlara gel

bu canım aşka düşeli
aşk odu ile pişeli
yeşil dağlar benefşeli
dağlara gel dağlara gel

rakibe miktarın bildir
yanına civanlar uydur
zamane dostundan yeğdir
dağlara gel dağlara gel

gevheri düşmüş dillere
diyar-ı gurbet illere
billahi vermem ellere
dağlara gel dağlara gel

avşar elleri

19. yüzyıl halk ozan'ı dadaloğlu'nun şiirinin ismidir. anadolu nun isyan kültüründen bilgi verir bize bu şiir. otoritenin kendisine karşı çıkan herkesi ne yaptığına bakmaksızın suçlu ilan etmesi ve kendilerini savunma hakkı tanımamasını anlatır. hal böyle olunca anadolu'da iktidara karşı çıkanlar genelde iktidara karşı dağlarda örgütlenmişlerdir. celali isyanları, yavuza karşı kızılbaş isyanları, adana isyanları, arnavut isyanı, sırp isyanı, ermeni isyanları... vs.*

kalktı göç eyledi avşar elleri
ağır ağır giden eller bizimdir
arap atlar yakın eyler ırağı
yüce dağdan aşan yollar bizimdir

belimizde kılıcımız kirmani
taşı deler mızrağımın temreni
hakkımızda devlet vermiş fermanı
ferman padişahın dağlar bizimdir
*

dadaloğlum yarın kavga kurulur
öter tüfek davlumbazlar vurulur
nice koç yiğitler yere serilir
ölen ölür kalan sağlar bizimdir

ölürüz de kömür gözlüm ölürüz
dost ağlasın zalim felek utansın
kıyamette kavuşmak var biliriz
dost ağlasın kahpe felek utansın

bir çıkmaza girdi bugün yolumuz
geçit vermez sağımızla solumuz
kalır gayri bizim burda olumuz
mert ağlasın namert olan utansın

avşar ili yaylasına göçmedik
aşın yeyip sularını içmedik
tenhalarda kendimizden geçmedik
can ağlasın hain felek utansın

dadaloğluyum yine coştu çağladı
ak üstüne karaları bağladı
fırkat odu yüreciğim dağladı
ben ölende çapanoğlu utansın

(bkz: osmanlı da eşkiyalık)
(bkz: dağlara gel)

pisuvardaki siyah kil 3

ben prostat ameliyatıma refakatçı olur diye düşünürken kendisinin sezaryen ameliyatı aşerdiğini öğrendiğim bentderesi kız olgunlaştırma enstitüsünün en son mezunudur. tabi ki öyle cumhuriyetin ilk dönemlerideki gibi fransız mürebbiyelerle yetişmek yerine amerikalı rocker fucker öğretmenlerin elinden çıkmış; dolayısıyla sergüzeşt, araba sevdası, sefiller, gazap üzümleri okuyup tayyör takımı ve topuz saçlarıyla anadolu'yu aydınlatmaya gidecek çalıkuşu feride olmak yerine kendine aysel gürel'i, sezen aksu'yu, lady gaga'yı, amy winehouse'u örnek almış ve televizyon yıldızı olmaya karar vermiştir. gosssip gays isimli programının atölye çalışmalarını bir ormanda ayılar arasında yapan kızımızın yüreklendirilmesi, sanata ve sanatçıya en destek anlamında çok yerinde olacaktır.

sanatçı olarak otomatik kazanılmayan "aydın insan" payesini de alabilmesi için programın formatına nasıl uyduracağı kendi sorunu olmak üzere gossip gays'in bir bölümünde anarşizm'i masaya yatırmasını ve özellikle ilham verici şu üç isimden bahsetmesini beklediğimi belirtmek isterim.****

(bkz: peter kropotkin)
(bkz: mihail bakunin)
(bkz: william goodwin)*

osurmak

aşkta yarın yoktur sevgili

birinin ilk eşcinsel sevgilisi olmak gibi bir durumla karşılaşmanız durumunda sevdiceğinize okutmanız gereken bir cezmi ersöz şiiridir. zira küçük bey birden size "ee her şey çok güzel, günler güzel geçiyor, eğleniyoruz, şarkı, şiir, içki, sevişme... hayatlarımızda da her şey yolunda... bu ne zamana kadar devam edecek canım sence" diye dumur edici bir soru sorabilir....

*
aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili
o ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.
gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur.
sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar
bu yolculukta artık para, tarifeler
beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular yoktur
aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili.
insan başka bir işığa teslim olur,
daha derinden anlamaya başlar, bilgeleşir
hiç bilmediği sezgileriyle buluşur
yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur
hem dışındadır dünyanın, hem de tam ortasında.
hindistan’da ganj nehri’nin yakılan
yoksun adamın hissettikleri de onunladır,
yitirdikleri de…
new york’ta, bir sokakta,
kartondan kulübesinde yaşayan kadının
çıplak yalnızlığı da
her şey onunladır, ona emanettir sanki,
ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de…
aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili,
kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla
hiçbir kitabın yazamadığı hakikatlere daha yakınızdır,
inan…
kim demiştir hatırlamıyorum,
aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye.
belki de bu yüzden ilk gençliğimde,
o yoğun aşık olduğum yıllarda,
gözüme uyku girmez, dudağımda bir islıkla
bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır,
insanları uykularından uyandırmak isterdim.
uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan
o derin sancının acısına ortak olsunlar diye…
aşk çok eski bir şeydir sevgili
onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer
sevdiğimiz insanların çocuklukları da…
oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer
ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider,
hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya…
insan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır
kimselere veremez sevgisini,
kimselere derdini anlatamaz, evlere kapanır…
bazen denizler kıyılar çeker insanı.
insan bu kapılmayı anlayamaz,
oysa
çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup
vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devrilir başka insanlara…
bir insanın yaptığı bir hatanın
tüm insanlara yayılması gibi…
işte şimdi biz de sevgili,
ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp,
soluğu evlerde alacağız,
ya da denizler, kıyılar çekecek bizi.
nasıl biz başkalarının korkularını taşıyorsak,
başkaları da bizim korkularımızı taşıyacak,
yenilgimizi, umutsuzluğumuzu…
birazdan sabah olacak…
para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler,
iş, anneler ve korkular başlayacak…
bunlar varsa bizim için geçerliyse
aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili.
birbirimizi kandırmayalım…
hadi güne hazırlan,
yaşadıklarımızı unutmaya çalış
aşk bize güvenip verdiği büyüsünü,
sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel,
o yaban ağrısını geri alacak
bunlar olurken içimiz bir an üşüyecek,
sonra geçecek…
hadi, oyalanma birazdan yarın olacak…
aşkta yarin yoktur sevgili
  • /
  • 54
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1067

yok saymak

bir insana yapılabilinecek en büyük şiddettir!

mashrou' leila

herşey youtube'ta free surfing yaparken
şarkısına rastlamamla başladı...* ardından başka ne söylemişlerki derken altında aşağıdaki açıklamanın olduğu ımm el jacket isimli şarkılarını dinledim... onun da linki şu:


"it's about an female that defies the gender norm and wears her hair short and wears a jacket and pants all the time, hamed (the writer/singer) here is supposed to be a traditional arab person/the arab society in general which is very hetero-normative, he sees her standing on her balcony and he/they assume she is in fact male, because she also goes out all the time even at night when arab girls aren't expected to be outside their house. the whole song is an apology to her."

merakım daha da arttı kendileri için ve siz ayılar için* araştırmalarıma devam ettim. kendileri hakkında başına hasır antropolog şapkası geçirmiş avrupalı röportaj teyzesinin iyi bi müzik kanalında çıkan röportajlarını ve geri kalan müziklerini seyrettim. ermeni ve araplardan oluşan grup hem müzik hem de kliplerinde oynayan oyunculardan ötürü son derece geniş ve heterojen yapısı kesinlikle "ebru" imajında. grup elemanlarının seksilliklerinden ölüyor olmalarının dışında her biri en az iki yabancı dil bilen, yurt dışında da okullara gitmiş ve kendi toplumsal gerçekliklerinin farkında olan insanlar olması hasebiyle kendilerine hayran oldum. ve artık ölmeden yapılması gereken şeyler listemde kendilerini beyrut konserlerinden birinde dinlemek var.***

(bkz: you held my hand and you promised me a revolution)

gece okunan şiirler

"em rojên nexweş ên dawî dijin belkî
belkî em rojên pêşî yên xweş jî bijin
tiştekî tehlok heye di vî hewayî de
di navbera dahatû û rabirdûyê de
di navbera êş û dilşahiyê de
di navbera hêrs û bexşînê de
dm şikestin hê jî em ê bên şikestin
ji rojhilat ber bi rojava di hemû cîhanê de"

kürtçe bilmeyenler için:

"son kötü günleri yaşıyoruz belki
ilk güzel günleri de yaşarız belki
kekre bir şey var bu havada
geçmişle gelecek arasında
acıyla sevinç arasında
öfkeyle bağış arasında
biz kırıldık daha da kırılırız
doğudan batıya bütün dünyada"

(bkz: cemal süreya)

edit: pisinge zaten paylaşmış... ne güzel bir başkasının da gecenin köründe cemal süreya'nın bu şiiriyle umut biledeğini öğrenmek.

sevgili olmazsak sevişmem

heteroseksistliğinden geberen ataerkilliğin ibne dünyasına yansımasıdır... hani şu " gelin ata binmiş ya nasip demiş" kafasıdır resmen... ama madem retrosun** al sana eskiden kalma başka bi adet daha: gelin hamamı; gönder kocanı biz ayı sözlük ailesi olarak soyup edip bi halta yarar mı diye test edelim sonra sen istediğini ol adamla...*

(bkz: sevişmeden sevgili olunmaz)*

kekin içinden çıkan allah yazısı

akıl akıl gel kıçıma takıl vol.302043204320 şeklindeki haberdir. elin öldükten sonra karını 8 saat daha sikebilirsin yasalarıyla hristiyan domatesleriyle taşak geçerken yerli saçmalıkları övme durumudur... her neyse efenim, haberde ailenin verdiği aşırı keyifli pozun sinir bozuculuğuna rağmen yine de paylaşayım dedim.

ha, haberin sonundaki "kekin allah yazan kısmını ayıran çalık ailesi geriye kalan diğer kısımları çayla birlikte yedi" kısmında sandalyeden düşüyodum şerefsizim...*

http://www.ilgazetesi.com.tr/kekin-icind...


benzer durum için (bkz: koli göbeğine attırırken oluşan arapça allah yazısı)*

sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler

dul kadınsın, bir ihtiyacın olursa çekinme.*

pınar selek

1971'de doğup iyi bir lisans öncesi eğitim aldıktan sonra akademik başarılarını mimar sinan üniversitesi* sosyoloji bölümünde devam ettiren ve şu sıralar yurt dışında olan sosyolog, feminist ve yazardır. 1998’de yedi kişinin hayatını kaybettiği mısır çarşısı patlaması davasından o günden beri yargılanan ve hakkında bir türlü nihayi karara varılamayan insandır. iki kez bu davadan beraat etmesine rağmen yargıtayda sürekli kararların bozulması süreci bugün itibariyle türkiye cumhuriyeti hukuk tarihine geçicek saçmasapan bir kararla tekrar bozulmuştur. kendi kararını bozan yargıtaya karşı kararında direnme kararı veren yerel mahkeme "ay biz vazgeçtik" demek suretiyle yargılama sürecini sil baştan ele almaya karar vermiştir. işin ilginç tarafı bu duruma eski kararda direnme fikrindeki savcı bile şaşırmış ve mütaalasını "iyi madem, suçlu, hadi yargılayak bari" şeklinde vermiştir...

kanıtsız, tanıksız şekilde yargılanıp hakkında müebbet hapis istenen selek'in davasından bir gün önce bir ülkeyi 30 yıl geriye götüren darbeyi yapan bir çok insanın ölümünden, kaybolmasından, sakatlanmasından sorumlu olan insanların ellerinde kahveyle talk show'a çıkarılmışçasına ifadesini alan mahkemeyle selek'in durumunu bu şekilde yargılamayı uygun bulan mahkemenin aynı anayasa ve yasalarla işlediğine inanmak güçleşmiştir.

son karar haricindeki yargılama süreci için bakınız: http://www.pinarselek.com/

pınar selek'in hepimizce okunması gereken kitabı için (bkz: sürüne sürüne erkek olmak)

(bkz: adaletin batsın türkiye)

şafak pavey

konuşmalarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla ve güzelliğiyle mecliste bulunmasından ötürü çok memnun olduğum insandır. şu sıralar kişisel web sitesinin kapağında cihan kırmızıgül'e destek için onunla, boynunda puşi ile çekilmiş bir fotografı bulunmaktadır. http://www.safakpavey.com/

(bkz: hayranı olunacak kadınlar)

chp teyzesi

yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.

eşcinsel evlilikleri protesto gösterisi

coqueteria nickli has hanım ablanın "emekli cami hocaları yardımlaşma derneği" olarak nitelendirdiği bir grup insanın türkiye'de olan bitene kafa yormaya başlaması; dahası kafalarını yoran meseleler için sokaklara dökülmesidir.** öncelikle söz konusu gürühun eşcinsel evliliği ile ilgili yasanın geçmesi için bdp ve chp'nin kıçlarını yırtmalarının bile işe yaramayacağını düşününce dertlendikleri şeyin müslüman kürt camia'nın bdp ile ilgili bağlatılarını zayıflatmak olduğu düşünülebilir. dahası bu video bir kez daha göstermiştir ki eşcinselliğin ismi türkiye'de hala "ibnelik"tir.** vidyonun devamında başka konulara da değilinilmiş olunmasına karşılık değinilmeyen konular kendilerine "insan hakları savunucusu" diyen bu taşakları topuklarına değen elemanların aslında ne kadar samimiyetsiz olduğunu göstermektedir. samimiyetsizliğin ölçüsü için elemanların "insan" kategorisine neyi alıp neyi almadıklarını bir kez daha düşünmek gerekir.

son olarak da bu vidyonun ve bu tür amcaların ellerinde bu pankartlarla sokaklarda bulunmalarının, türkiye'deki eşcinsel hareketin artık ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren bir geribesleme olduğunu düşünüyorum. normal şartlarda "yok saydıkları bir kesimin" varlığını kabul etmiş olmaları üzerinde de bu kesim için canlarının bu denli sıkılması eşcinsel görünürlük için - eşcinselliğin bir mücadele alanı yarattığını göstermesi açısından gayet kıymetlidir.

(bkz: ibnenin fendi hacıyı yendi )

http://www.sansursuzhaber.com/izmitte-es...

vatandaş ingilizce konuş daha çok konuş

evrensel iletişim ve bilim dili olan ingilizce'nin hakkının teslim edilmesidir. toplasan 70 milyon tarafından konuşulan bir dilin yerine 4 milyar insanın bildiği ve konuştuğu dille iletişim kurulması gerekliliği kuşku götürmez bir gerçektir. orta okuldayken tarih kitabında gördüm. bir dağın içine sıkışmış bir grup insanın köpekgillerden bir hayvanın lütfuyla o dağdan kurtulmaları*** sonra da üreyerek koskocaman orta asya'ya sığmayıp dünyanın dört bir yanına barbar olarak gitmesi, gittikleri yerlerde taş üstünde taş bırakmayan ve varolan kültürleri yok eden torunlarının biraz medenileşmesi için şarttır. devletin kurucu milletler arasında ingilizce konuşanların olmaması önemli değildir. ne de olsa devlet ne derse o olur. ingilizce konuşmayanlar hastanede tedavi edilmezlerse; askerde, okulda, karakolda...vs. aşağılanırsa seve seve ingilizce öğrenip medenileşirler zamanla ne de olsa...

(bkz: milliyetçilik karşıtı olayım derken millet karşıtlığı yapmak)

dark bear

ana dil başlığına yazmış olduğum "the language that a person can have; but not a state" girdisini 5 kere silen ve 4. kez bu işlemi yaparken bana nedenini "aynı entryi tekrar tekrar yollamana gerek yok aslında. türkçe meailini ilave etmen gerekecek, herkesin anlayabilmesi için" şeklinde bir açıklamayı nihayetinde lütfeden ayı sözlük yöneticisidir. kendisine "böyle bir kural olmadığını" belirtmiş olmama rağmen "böyle bir kurala gerek yok, herkesin ruhen ve beyinen bilmesi gereken birşey." diyerek beni dumura sürüklemiştir.

kurallarda herhangi bir ifadenin olmadığı sözlükte alıp başını giden seri eksileme olayına ruhunun ve beyninin ne dediğini çok merak etmekteyim.

(bkz: zeki müren ruhuna ve beynine göre versin)

chp teyzesi

yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.

chp izmir kadın kolları

1 mayıs 2011 tarihinde gündoğdu meydanında toplu halde rastladığım teyzeler gürühudur. sayıca hayli kalabalık olmalarına rağmen birbirlerine tıpatıp benzemeriyle akılda kalmışlardır.* neyse chp deki değişim dalgalarının sonucu olarak 1 mayıs meydanlarına doluşturulan bu hanım teyzelerin ortamı pek garipsemiş olmaları gözden kaçmamıştır. bu teyzelerden birinin polis arama noktasında "evladım bizi neden arıyorsunuz, biz chp'li kadınlarız" cümlesi ve polisin bu cümleyi sikine takmadan işine devam etmesi üzerine ahretliğine destekte bulunmak isteyen sarı-kısa-fönlü saçları ve kırmızı şapkası olan bir başka teyzenin "akp'nin polisleri bunlar zaten" cümlesi bu gürühu anlamak için yetmiştir.

türkiye gençlik birliği

türkiye usulu neo-nazilerdir. nasyonel sosyalizmi savunan ne isa'ya ne musa'ya yaranamayan doğu perinçek taifesinin marifetir. chp ye kabul edilmeyen doğu perinçek'in partisinin isminden de vazgeçmeyerek kurdurduğu bu oluşum özellikle türk bayrağı ve atatürk posterlerini kullanması samimi chp'lileri etkilemiştir. kemalizm'in altı okundan "devrimcilik" okunun ve atatürk'ün söyleyip söylemediği tarihçilerce tartışmalı olan " bursa nutku"nun gazıyla toplumsal olaylar çıkarmaya pek meyillidirler. ha sözü açılmışken chp devrimcilik okunu ülkenin eğitim, bilim, teknoloji, ekonomik refahgibi etmenlerin ışığında muasır medeniyetler seviyesine çıkarılıp arkaik anadolu toplumunu dönüştürmek olarak tasavvur ediyorken işçi partisi ve tgb için bu ülkedeki azınlıkları ve kürtleri yok etmek anlamına gelmektedir.

(bkz: tgb'nin 24 nisanda odtü öğrencilerine saldırısı)
Henüz takip ettiği biri yok.