sarosbalik

Durum: 1067 - 0 - 0 - 0 - 06.04.2016 02:23

Puan: 23394 - Sözlük Kaşarı

16 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 54

günah yüklenen adam

biseksüel

carl jung'a göre herkesin doğuştan sahip olduğu cinsel yönelimdir. gönül sonra bir tarafa kayar.

tek gecelik aşk

tanımı hala yapılamamış olan aşkın süresine göre de bir şey denilemez. kişi aşk diyorsa aşktır.

(bkz: aşkta yarın yoktur sevgili)

ece temelkuran

muz sesleri'ni roman yerine deneme tarzında yazsaymış tam süper olacakmış dediğim güzelliktir. fikri hür vicdanı hür insan tam da böyle olur. her köşe yazısıyla hiç kendini tutmadan, hiç hakaret etmeden, lafı hiç dolandırmadan usul usul lafı gediğine oturtur. o dereceki şimdiye kadar tek bir saçmalamasına rastlamadığım bu kadın için düşüncem şu şekilde genellendi: ece diyorsa haklıdır!!

(bkz: hayranı olunacak kadınlar)

hayali arkadaş

yavaşlık

milan kundera'nın popülerlikte ne yazık ki varolmanın dayanılmaz hafifliği romanına göre geride kalmış kitabının ismidir. buna benzer bir diğer romanı ise şaka'dır.

"yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. gözünüzün önüne en sıradan bir durum getirelim: bir adam sokakta yürüyor. birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor. o anda, kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan, hala çok yakınında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.
varoluşun matematiğinde bu deneyim iki denklem biçimine girer: yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızının derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantıldır."*

"yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın hayatı" ve "hızlı öpüşlerle lekenir ten, uzun kalır usul öpüşlerin anıları" diyen şairlere selam olsun.

gülten akın

'hızlı öpüşlerle lekenir ten,
uzun kalır usul öpüşlerin anıları”

diyen insandır. çok da haklıdır da...

(bkz: yavaşlık)

sürgün gibi masallarda

(bkz: sözlerini de yazayım da tam olsun)

uzaklarda bir düş kur
yapayalnız bir gülüş ol
o gülüşlerden bir ev kur
delilenme git gelme dur

o zamansız zamanlarda
eğri büğrü sevdalarda
büküle büküle kıvrılan
inanılmaz tutkularla

yalan yanlış aynalarda
baştan kara çıkmazlarda
sürgün gibi masallarda
yalan yanlış aynalarda

baştan kara çıkmazlarda
sürgün gibi masallarda
sürgün gibi masallarda
dışı akşam içi gündüz

yüzü bahar içinde güz
gölgelerde gizli giz
gölgelerde gizliyiz
uzaklarda bir düş kur

yapayalnız bir gülüş ol
o gülüşlerden bir ev kur
delilenme git gelme dur
yalan yanlış aynalarda

baştan kara çıkmazlarda
sürgün gibi masallarda
yalan yanlış aynalarda
baştan kara çıkmazlarda
sürgün gibi masallarda

camadan

sözlüğün nostaljikleşmiş kişilerinden biriymiş. ancak asıl özelliği, yazdıkları bir heves toptan okunduğunda netamiyeli konuları basit, ağdasız bazen de nükteli şekilde ele alan ve emek vermekten çekinmeyen biri olduğunun göze çarpmasıdır. aydın ufkunun ve güçlü kaleminin tekrar sözlükte görülmesi dileğiyle.*

(bkz: sözlükten zevk alınan zamanlar)

öp

tarkan hemşiremizin 2010 tarihli adını kalbime yaz isimli albümünün en tatlı şarkılarından biridir. an itibariyle "dünümle bugünüm, can ciğer kuzu sarması; geç oldu temiz oldu, geçmişimin karması"* derken ne demek istediğini zerrelerime kadar hissetmekteyim.*

eski sevgili

bazılarıına can kurbandır. 10 gündür il dışında olanı sabah arayıp her an çemkirmeye hazır bir sesle "canım erdal'a* uğradın mı, yemi - suyu var ama yine de yalnız kalmasın bak, ihmal etme" diye hatırlatma yapar; diğeri akşam arayıp "arabadayım, radyo'da tracy chapman çıktı. sen geldin aklıma, naber?" diye sorar. ne güzel histir kahraman çocukluk devirlerini bunlar gibilerle paylaşmış olmak. ne güzeldir o emek emek işlenen güzel duyguların yanıbaşında aşk duygusu olmadan da kalabilmesi.

(bkz: iyi ki sevmişim lan seni)

teşekkürlerimiz tosun paşa ve ct is here 'a geliyor.*

homofobiyi her yerde teşhir et

söz konusu hayatlarımızı tehdit eden homofobi olduğunda sakınılacak bir dil - mecra olmaması gerektiğini savunan slogandır. temelini hak verilmez alınır mantığından almaktadır.

şafak pavey

konuşmalarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla ve güzelliğiyle mecliste bulunmasından ötürü çok memnun olduğum insandır. şu sıralar kişisel web sitesinin kapağında cihan kırmızıgül'e destek için onunla, boynunda puşi ile çekilmiş bir fotografı bulunmaktadır. http://www.safakpavey.com/

(bkz: hayranı olunacak kadınlar)

chp

şafak pavey'in orada ne aradığını merak ettiğim partidir.

türkiye sol partilerinde homofobi

bu açıdan akla ilk gelen türkiye komünist partisi'dir. tarihsel olanı değilde olağanüstü kongre yaparak o kongrede sosyalist parti isminden türkiye komünist partisi ismini almak dışında hiçbir şey yapmamış olan bu partinin eski tüzüğünde, eşcinselliğin hastalık olduğu ve bu hastalığı taşıyan arkadaşlara küba'da var olan rehabilitasyon merkezleri gibi merkezler kurularak yardım edileceği yazardı. tüzükleri değişmiş olsa da fikirleri ne kadar değişti bilmem.

bu listede ikinci olarak yer alabilecek parti ise türkiye işçi partisi'dir. genel başkanları doğu perinçek'in hayatını maddeler halinde okuyunca ve şu anda da bir solcunun suçlanabileceği en büyük suçla* hapiste olduğu düşünülünce yapıp ettiklerine ve konuştuklarına ehemmiyet verilmemesi gerekir. eşcinselliği henüz zihinlerinin kenarından bile geçirmemiş dolayısıyla yok sayan bu partinin yayın organlarında "kürd'ün dolmuşuna binme" - "kürt'ten simit alma" gibi makaleler yayınlandığı düşünülünce ileride eşcinselliği nereye koyacaklarını tahmin etmek zor olmaz.*

akla gelen son örnek ise başlangıçta eşcinseller için de büyük umut olan özgürlük ve dayanışma partisi'dir. yıllar içerisinde içerdeki elemanların kendilerini sadece "akp bunu etti hadi ona karşı sivri dilli bişiler yazalım" darlığına sıkıştırmaları ve sol nosyonun gerektirdiği vizyondan uzaklaşacak insanlarla dolmasından ötürü kan kaybına uğramış ve zaten küçük olan partinin birçok elemanı ayrılıp eşitlik ve demokrasi partisini kurmuştur. kalanlar ise işçi partisiyle cilveleşmek ve tkp ile birlikte diğer sol partilere saldırılarda bulunmakla meşgul hale gelmişlerdir.

homofobiyi her yerde teşhir et!!!

eşitlik ve özgürlük söylemlerinde eşcinsellik eşiği

barış ve demokrasi partisi

egemen güçler tarafından yönetilen medya tarafından ısrarla "bölgesel parti", "etnik kimlik politikası yürüten parti", "meclisteki teröristler" şeklinde lanse edilen türkiye cumhuriyeti devleti'nin resmi partisidir. öteki partilerin rant dertleri, laf kavgaları, iki yüzlülüklerine karşın kendi ajandasına, "her türlü ayrımcılık ve yok sayılmayı yok etmek ve bundan ötürü oluşan eşitsizliklerle mücadele etmek" ilkesini yerleştirmiş partidir. olaya bu şekilde yaklaşan başka partilerle de işbirliği içinde de olduğunu gösteren kongre girişimi politikası cidden takdire şayandır.

eşcinsel hakları konusunda da şimdiye kadar hiçbir partinin gösteremediği cesareti gösteren de bu parti olmuştur. bu konuda partinin milletvekillerinden sebahat tuncel ve sırrı süreyya önder'in çabaları ileride türkiye'deki eşcinsel mücadele tarihinin önemli başlıklarını oluşturacağına kuşku yoktur.

bdp

erkekler ağlamaz

harikalığı zaten tartışılmaz olan nilüfer'in kadın* şarkısıdır. yeni versiyonunda şebnem ferah'ın güçlü sesiyle beraber daha da damardan işlemektedir. şarkı bana, sevdiceğini nasıl teskin edeceğini bilemeyen bir kadının çaresizliğini anlatır. o kadar ki, kadın gözünün önünde ağlayan sevgilisinin* acısını dindirebilecek hiç bir şey bulamayıp en samimi ve naif haliyle onun acısını dindirmek için inanmadığı bu sözü arkasına aldığı izlenimini verir. kısaca "derdin için yapabileceğim birşey yok ama sana olan şefkatim bitmedi" mesajını verir.

seviyeli ilişki

ciddi ilişkinin yakın akrabası olarak literatürde ismi geçen şey. yalnız her seferinde aynı çıplaklık, aynı yalaşmalar ve aynı doggy pozisyonunu ya da misyoner pozisyonunu yaşayan elemanların bu yaşadıklarından bazılarını seviyeli bazılarını seviyesiz saymalarını hangi kriter(ler)e göre yaptıkları merak konusudur.*

(bkz: seviyesiz ilişki)
  • /
  • 54
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1067

yok saymak

bir insana yapılabilinecek en büyük şiddettir!

mashrou' leila

herşey youtube'ta free surfing yaparken
şarkısına rastlamamla başladı...* ardından başka ne söylemişlerki derken altında aşağıdaki açıklamanın olduğu ımm el jacket isimli şarkılarını dinledim... onun da linki şu:


"it's about an female that defies the gender norm and wears her hair short and wears a jacket and pants all the time, hamed (the writer/singer) here is supposed to be a traditional arab person/the arab society in general which is very hetero-normative, he sees her standing on her balcony and he/they assume she is in fact male, because she also goes out all the time even at night when arab girls aren't expected to be outside their house. the whole song is an apology to her."

merakım daha da arttı kendileri için ve siz ayılar için* araştırmalarıma devam ettim. kendileri hakkında başına hasır antropolog şapkası geçirmiş avrupalı röportaj teyzesinin iyi bi müzik kanalında çıkan röportajlarını ve geri kalan müziklerini seyrettim. ermeni ve araplardan oluşan grup hem müzik hem de kliplerinde oynayan oyunculardan ötürü son derece geniş ve heterojen yapısı kesinlikle "ebru" imajında. grup elemanlarının seksilliklerinden ölüyor olmalarının dışında her biri en az iki yabancı dil bilen, yurt dışında da okullara gitmiş ve kendi toplumsal gerçekliklerinin farkında olan insanlar olması hasebiyle kendilerine hayran oldum. ve artık ölmeden yapılması gereken şeyler listemde kendilerini beyrut konserlerinden birinde dinlemek var.***

(bkz: you held my hand and you promised me a revolution)

gece okunan şiirler

"em rojên nexweş ên dawî dijin belkî
belkî em rojên pêşî yên xweş jî bijin
tiştekî tehlok heye di vî hewayî de
di navbera dahatû û rabirdûyê de
di navbera êş û dilşahiyê de
di navbera hêrs û bexşînê de
dm şikestin hê jî em ê bên şikestin
ji rojhilat ber bi rojava di hemû cîhanê de"

kürtçe bilmeyenler için:

"son kötü günleri yaşıyoruz belki
ilk güzel günleri de yaşarız belki
kekre bir şey var bu havada
geçmişle gelecek arasında
acıyla sevinç arasında
öfkeyle bağış arasında
biz kırıldık daha da kırılırız
doğudan batıya bütün dünyada"

(bkz: cemal süreya)

edit: pisinge zaten paylaşmış... ne güzel bir başkasının da gecenin köründe cemal süreya'nın bu şiiriyle umut biledeğini öğrenmek.

sevgili olmazsak sevişmem

heteroseksistliğinden geberen ataerkilliğin ibne dünyasına yansımasıdır... hani şu " gelin ata binmiş ya nasip demiş" kafasıdır resmen... ama madem retrosun** al sana eskiden kalma başka bi adet daha: gelin hamamı; gönder kocanı biz ayı sözlük ailesi olarak soyup edip bi halta yarar mı diye test edelim sonra sen istediğini ol adamla...*

(bkz: sevişmeden sevgili olunmaz)*

kekin içinden çıkan allah yazısı

akıl akıl gel kıçıma takıl vol.302043204320 şeklindeki haberdir. elin öldükten sonra karını 8 saat daha sikebilirsin yasalarıyla hristiyan domatesleriyle taşak geçerken yerli saçmalıkları övme durumudur... her neyse efenim, haberde ailenin verdiği aşırı keyifli pozun sinir bozuculuğuna rağmen yine de paylaşayım dedim.

ha, haberin sonundaki "kekin allah yazan kısmını ayıran çalık ailesi geriye kalan diğer kısımları çayla birlikte yedi" kısmında sandalyeden düşüyodum şerefsizim...*

http://www.ilgazetesi.com.tr/kekin-icind...


benzer durum için (bkz: koli göbeğine attırırken oluşan arapça allah yazısı)*

sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler

dul kadınsın, bir ihtiyacın olursa çekinme.*

pınar selek

1971'de doğup iyi bir lisans öncesi eğitim aldıktan sonra akademik başarılarını mimar sinan üniversitesi* sosyoloji bölümünde devam ettiren ve şu sıralar yurt dışında olan sosyolog, feminist ve yazardır. 1998’de yedi kişinin hayatını kaybettiği mısır çarşısı patlaması davasından o günden beri yargılanan ve hakkında bir türlü nihayi karara varılamayan insandır. iki kez bu davadan beraat etmesine rağmen yargıtayda sürekli kararların bozulması süreci bugün itibariyle türkiye cumhuriyeti hukuk tarihine geçicek saçmasapan bir kararla tekrar bozulmuştur. kendi kararını bozan yargıtaya karşı kararında direnme kararı veren yerel mahkeme "ay biz vazgeçtik" demek suretiyle yargılama sürecini sil baştan ele almaya karar vermiştir. işin ilginç tarafı bu duruma eski kararda direnme fikrindeki savcı bile şaşırmış ve mütaalasını "iyi madem, suçlu, hadi yargılayak bari" şeklinde vermiştir...

kanıtsız, tanıksız şekilde yargılanıp hakkında müebbet hapis istenen selek'in davasından bir gün önce bir ülkeyi 30 yıl geriye götüren darbeyi yapan bir çok insanın ölümünden, kaybolmasından, sakatlanmasından sorumlu olan insanların ellerinde kahveyle talk show'a çıkarılmışçasına ifadesini alan mahkemeyle selek'in durumunu bu şekilde yargılamayı uygun bulan mahkemenin aynı anayasa ve yasalarla işlediğine inanmak güçleşmiştir.

son karar haricindeki yargılama süreci için bakınız: http://www.pinarselek.com/

pınar selek'in hepimizce okunması gereken kitabı için (bkz: sürüne sürüne erkek olmak)

(bkz: adaletin batsın türkiye)

şafak pavey

konuşmalarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla ve güzelliğiyle mecliste bulunmasından ötürü çok memnun olduğum insandır. şu sıralar kişisel web sitesinin kapağında cihan kırmızıgül'e destek için onunla, boynunda puşi ile çekilmiş bir fotografı bulunmaktadır. http://www.safakpavey.com/

(bkz: hayranı olunacak kadınlar)

chp teyzesi

yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.

eşcinsel evlilikleri protesto gösterisi

coqueteria nickli has hanım ablanın "emekli cami hocaları yardımlaşma derneği" olarak nitelendirdiği bir grup insanın türkiye'de olan bitene kafa yormaya başlaması; dahası kafalarını yoran meseleler için sokaklara dökülmesidir.** öncelikle söz konusu gürühun eşcinsel evliliği ile ilgili yasanın geçmesi için bdp ve chp'nin kıçlarını yırtmalarının bile işe yaramayacağını düşününce dertlendikleri şeyin müslüman kürt camia'nın bdp ile ilgili bağlatılarını zayıflatmak olduğu düşünülebilir. dahası bu video bir kez daha göstermiştir ki eşcinselliğin ismi türkiye'de hala "ibnelik"tir.** vidyonun devamında başka konulara da değilinilmiş olunmasına karşılık değinilmeyen konular kendilerine "insan hakları savunucusu" diyen bu taşakları topuklarına değen elemanların aslında ne kadar samimiyetsiz olduğunu göstermektedir. samimiyetsizliğin ölçüsü için elemanların "insan" kategorisine neyi alıp neyi almadıklarını bir kez daha düşünmek gerekir.

son olarak da bu vidyonun ve bu tür amcaların ellerinde bu pankartlarla sokaklarda bulunmalarının, türkiye'deki eşcinsel hareketin artık ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren bir geribesleme olduğunu düşünüyorum. normal şartlarda "yok saydıkları bir kesimin" varlığını kabul etmiş olmaları üzerinde de bu kesim için canlarının bu denli sıkılması eşcinsel görünürlük için - eşcinselliğin bir mücadele alanı yarattığını göstermesi açısından gayet kıymetlidir.

(bkz: ibnenin fendi hacıyı yendi )

http://www.sansursuzhaber.com/izmitte-es...

vatandaş ingilizce konuş daha çok konuş

evrensel iletişim ve bilim dili olan ingilizce'nin hakkının teslim edilmesidir. toplasan 70 milyon tarafından konuşulan bir dilin yerine 4 milyar insanın bildiği ve konuştuğu dille iletişim kurulması gerekliliği kuşku götürmez bir gerçektir. orta okuldayken tarih kitabında gördüm. bir dağın içine sıkışmış bir grup insanın köpekgillerden bir hayvanın lütfuyla o dağdan kurtulmaları*** sonra da üreyerek koskocaman orta asya'ya sığmayıp dünyanın dört bir yanına barbar olarak gitmesi, gittikleri yerlerde taş üstünde taş bırakmayan ve varolan kültürleri yok eden torunlarının biraz medenileşmesi için şarttır. devletin kurucu milletler arasında ingilizce konuşanların olmaması önemli değildir. ne de olsa devlet ne derse o olur. ingilizce konuşmayanlar hastanede tedavi edilmezlerse; askerde, okulda, karakolda...vs. aşağılanırsa seve seve ingilizce öğrenip medenileşirler zamanla ne de olsa...

(bkz: milliyetçilik karşıtı olayım derken millet karşıtlığı yapmak)

dark bear

ana dil başlığına yazmış olduğum "the language that a person can have; but not a state" girdisini 5 kere silen ve 4. kez bu işlemi yaparken bana nedenini "aynı entryi tekrar tekrar yollamana gerek yok aslında. türkçe meailini ilave etmen gerekecek, herkesin anlayabilmesi için" şeklinde bir açıklamayı nihayetinde lütfeden ayı sözlük yöneticisidir. kendisine "böyle bir kural olmadığını" belirtmiş olmama rağmen "böyle bir kurala gerek yok, herkesin ruhen ve beyinen bilmesi gereken birşey." diyerek beni dumura sürüklemiştir.

kurallarda herhangi bir ifadenin olmadığı sözlükte alıp başını giden seri eksileme olayına ruhunun ve beyninin ne dediğini çok merak etmekteyim.

(bkz: zeki müren ruhuna ve beynine göre versin)

chp teyzesi

yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.

chp izmir kadın kolları

1 mayıs 2011 tarihinde gündoğdu meydanında toplu halde rastladığım teyzeler gürühudur. sayıca hayli kalabalık olmalarına rağmen birbirlerine tıpatıp benzemeriyle akılda kalmışlardır.* neyse chp deki değişim dalgalarının sonucu olarak 1 mayıs meydanlarına doluşturulan bu hanım teyzelerin ortamı pek garipsemiş olmaları gözden kaçmamıştır. bu teyzelerden birinin polis arama noktasında "evladım bizi neden arıyorsunuz, biz chp'li kadınlarız" cümlesi ve polisin bu cümleyi sikine takmadan işine devam etmesi üzerine ahretliğine destekte bulunmak isteyen sarı-kısa-fönlü saçları ve kırmızı şapkası olan bir başka teyzenin "akp'nin polisleri bunlar zaten" cümlesi bu gürühu anlamak için yetmiştir.

türkiye gençlik birliği

türkiye usulu neo-nazilerdir. nasyonel sosyalizmi savunan ne isa'ya ne musa'ya yaranamayan doğu perinçek taifesinin marifetir. chp ye kabul edilmeyen doğu perinçek'in partisinin isminden de vazgeçmeyerek kurdurduğu bu oluşum özellikle türk bayrağı ve atatürk posterlerini kullanması samimi chp'lileri etkilemiştir. kemalizm'in altı okundan "devrimcilik" okunun ve atatürk'ün söyleyip söylemediği tarihçilerce tartışmalı olan " bursa nutku"nun gazıyla toplumsal olaylar çıkarmaya pek meyillidirler. ha sözü açılmışken chp devrimcilik okunu ülkenin eğitim, bilim, teknoloji, ekonomik refahgibi etmenlerin ışığında muasır medeniyetler seviyesine çıkarılıp arkaik anadolu toplumunu dönüştürmek olarak tasavvur ediyorken işçi partisi ve tgb için bu ülkedeki azınlıkları ve kürtleri yok etmek anlamına gelmektedir.

(bkz: tgb'nin 24 nisanda odtü öğrencilerine saldırısı)
Henüz takip ettiği biri yok.