avcılar belediye başkanı'na (handan toprak benli) toprak ana diyorlar. töbe bis dediğinizi duyar gibiyim. neyse siyasette böyle şeyler oluyor. baba, ana, reyiz vs... burada ince bir fark var. handan toprak benli belediye billdoardlarında da bu 'toprak ana' ibaresini kullanıyor. bırak vatandaş diyorsa desin, sen neden sahiplenip ana tanrıça gibi dolanıyorsun ortalıkta? bu ne ego tanrıçam, seni yakından tanımak isterim.
orhan gencebay versiyonunun zerrin özer olanını tercih ediyorum. düzenlemesi esin engin. o günün şartlarına çok güzel uydurmuş parçayı esin engin. e zerrin özer'e de çom yakışmış.
jimmy soul parçası. tabi yaratıcılarını da analım ve isimlerini geçirelim. joseph royster, carmella guida, frank guida.
bu parçayı hatırlamamıza yardımcı olan iki filmin ilki mermaids (hani cher ve benim hasta olduğum winona ryder filan...), diğeri ise my best friend's wedding (orada da julia roberts var, yemek sahnesindeki parça da efsanedir)...
neyse parça öz olarak çirkin kadınların erkeklere daha iyi bakacağını, zira güzellerin kendine bakacağını ima etmektedir. ne iması direkt söylüyor aslında.
bu güzel parçayı bana hatırlatan (bkz: kayip otoban) a teşekkür ederim.
uzaktan bakınca izmir'in ilçesi vardı hani bu da beldesi sanırım dedim. yok o bayındır diye içine girdim başlığın. doktora öğrencisiymiş. aile hafif zorlamış sanki isimde.
ilişki haritası bir hollywood filmi ya da türk dizisi tadında olan kişi. ne var bunda diyenlere de sevgilerimi sunarım. ben o kadar rahat olamıyorum. olmaya çalıştığı kişinin yansıması olduğunu düşünüyorum. gerçek didem soydan'ı biz asla göremeyiz. gerçi bu tayfanın hangisi gerçek o da tartışılır.
olağanüstü bir zaman yaşamasak bu tarz fırsatları değerlendirmesine göz yumabiliriz. eh zaten biri ölüp gitmeden ya da kurumuyla ters düşmeden bir diğerine yer çok zor açılır sektörde. gel gör ki hassas zamanlardayız; sevdiğimiz ve saygı duyduğumuz bir adamın belki daha dik durmasını ve hayır demesini bekledik. olmadı. dediğim gibi olağanüstü zamanlarda insanlar olağanüstü kararlar verebiliyor. neticede tarih gideni de kalanı da yazacak; ama iyi ama kötü bir şekilde yazacak.
gölgenin rahatına bak diye bir şey duydunuz mu? mutlaka bir yerde denk gelmişsinizdir. işte bunun müsebbibi bu sübyan. bilenler bilir; basit ve insana bir ritm yakalatan sample üzerine anlamsız sözleri koyuyorsunuz ve patlıyorsunuz. bu sabi de böyle patladı gitti sayın seyirciler. geçenlerde videosunu 180 küsur milyon insan izlemişti; şimdi kim bilir kaçtır. bilinen tüm programlara da çıktı. ses filan aramayın sakın, öyle bir şey zaten yok. gençler hasta oluyor o ayrı mesele. ben gencim ama hasta olmadın diyen de gitsin kendini sorgulasın. ben genç olmadığım için gayet hasta olmayabiliyorum, o konuda rahatım.
iki çeşidi vardır. biri çobanların çaldığı diğeri ise ilkokullarda öğrencilerin beethowen 9. senfonisini çalmaya çalıştıkları renkli modelleridir. hayır yani ben öyle biliyorum, ya siz?
amerikan dublajı ya da hollywood dublajı diye bir zımbırtı duymuşsunuzdur. işte bunun bokunu çıkaran şahıs bu. güzel olanları da olmasına rağmen birçoğu çok zorlama. arkadaşın gizli ya da aleni akpli olduğunu düşünüyorum. gerçi banane yani.
şafak demiş comolokko diye bir tabir var mesela. gerçi ben askerdeyken böyle bir şey yoktu; anca sivilde yakalayabildim. neyse; papi chulo filan diye bir ara herkesin söylediği parçanın bir bölümü sanırım bu kelime. anlamı nedir onu da bilmiyorum. şarkı da boktan zaten.
gardırop savaşları programında görüyorum kendisini. modacı ve kıbrıs kökenliymiş. biliyorsunuz bu tür programların feminen gay kontenjanı var (misal hakan akkaya). raşit bağzıbağlı da bu kontenjandan programda. ama örneklerindeki gibi değil; gayet bilgili ve efendi.
şaka maka ülkemizin uyuşturucu konusunda transit ülke olmaktan çıkıp hedef ülke olmaya evrildigi, binbir türlü uyuşturucu ve uyarıcı maddenin heryerde kol gezdiği bu zamanda farmakoloji bilen biri lazım.
tr de var mıdır bilmem ama bu maddeleri test eden turnusol kagidi gibi bir seyler ureten girisimciler mevcut kimyasal maddeler o kadar etkili ki sadece dokunmak yahut solumak bile öldürmeye yetiyor. evlerden ırak
sözlükte yıllardır tek entry girmeyenler buraya bir sürü kusmuşlar. siz bi yok olsanız daha mı iyi, zaten varlığınızdan bir fayda yok. siz yazın benim vaktim bol, sike sike silerim.
bunun üzerine çok düşündüm. geleneksel ikili cinsiyet sistemine ait değilim. ve bu benim için sorun değil.
keşke ailem ve bu ülke için de aynı şey söz konusu olsa.
burada pek çok kez saçmaladım. bana katlandınız. teşekkürler.
ancak bu konuda samimiyim. cinselliğim her geçen gün değişiyor.
ve bazen buna yetişmekte zorlanıyorum.
şunu farkettim. ben artık erkek olarak tanımlanmak arzusu taşımıyorum. şimdilik dolaptayım. ama bir gün umarım bu dolaptan çıkarım.
sözün özü, beni anlayacağınızı umuyorum. anlayışınız için hepinize teşekkürler.
ben bugun deneyimledim. yukaridaki yazarin dediği gibi, tost bastik. bence cok güzeldi... keçapli ve rus salatali.
tostumu yedim bekliyorum.
tabiiki de seni.
tostumu yedim bekliyorum.
tabikii de seni...
ay faşist actual yine faşistliğine devam ediyor. esad bum bum gitti ama bu insanların evleri yıkıldı nereye gidecek hiç düşünmedin tabi demi bahçeşehir’deki dublexinden klavye faşistliği yapmak kolay geliyor.
korhan futacı ve kara orkestra'ya yasemin mori eşlik ediyor. seviyorum bu parçayı lakin babayı diyorum. aslında parça da size babayı diyor. kısmet diyoruz. yine buluşuruz.
yine buluşuruz günler geçer
aldıklarımız yeter
yine karmaşık geceler bekler beni
bekler bekler yine varoluş
dimdik yokuş yıldızlar ağlıyor kıyılar boyunca
dalgalarla avunuruz sığmıyor aklıma
çekip alsam seni ıssız rüyalarıma
günlerim sensiz düne düşüyor
yine buluşuruz yine amansız
kor ateşler cepheler bekler
zırhını parlatıyor zaman
delip geçmemi bekler
simsiyah atlar çekiyor arabamı
sapsarı ayçiçek tarlaları mızraklar deliyor
okyanus burada bitiyor
bir zaman sonra not: buluşamazsınız. geçin o işi!
çok zaman sonra: ulan acaba o buluşmayı beklediğiniz bir başkası mı? hadi bakalım.
malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.
ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!
bir entry'de anne olurken diğerinde baba olabiliyor. mutlaka 2 çocuğu var. şimdilik gay gibi göründüğü ve 18 cm alete sahip olduğu da söylenebilir. allah şifa versin. az pide bol su.
2 mart 2016 itibariyle (kıvılcım 1 mart 2016'da atılmıştır aslında) atışmaya başlayan ikili, eğitim sistemi üzerinden ilerliyor şimdilik.
araya troll ve trollük kavramları sokuşturularak kavga çeşitlendiriliyor. miacaba green apple'ı sığ ve gerici olmak ile suçluyor ve özelde atıştıklarını alenen ortaya dökmekle itham ediyor. (modlar göreve de dedi)
green apple'ın karşı atakları beklenmekte.
editler editi: green apple dün kendisine salvo yapmış zaten nickaltından. atanamayan öğretmenlerden kadrolu öğretmenlere kadar geniş bir yelpazee çakmalar olmuş. samimiyetsizlikle miacaba suçlanmış ve aman derdinizi filan anlatmayın oradan size çakar denmiş.
miacaba editi: miacaba tdk şubesi gibi çalışıyor. sağlı sollu noktalı virgüllü yapıştırıyor. güzel türkçemiz mahvolmasın diyor (yazar burada acaba mahfolmasın mı diye de düşünüyor)
sözlük yeniden açıldıktan sonra yazan çok az kişi var. belki de yazma motivasyonunu bulamıyorlar bilemiyorum.
ask olsn'u tanımam etmem. fakat gözüme çarptı seri eksilenmiş. ne bok yedi diye baktım. bir halt yediği de yok. fikir belirtmiş ki bu arkadaş 8 senedir hemen hemen aynı şeyleri yazıyor.
mütedeyyin biri; inanan biriyim demiş bir yazısında. akp'yi övmüş ve bunu geri durmaksızın çeşitli mecraları örnek göstererek yapmış; bu da olabilir beni ilgilendirmez.
benim durduğum yer ile ask olsn'un durduğu yer çok farklı. e mübarekler sizin de öyle muhakkak. ask olsn arkadaşımız seneler önce bu kadar göze batmamışken, sözlük içinde bir renk olup gitmişken bu tahammülsüzlük neden? iktidarın hıncını ask olsn'u eksileyerek mi çıkarıyorsunuz? relax!
sizi anlıyorum ve derhal hollywood filmlerinden uzak durmalısınız diyorum. ayrıca artık ilkokul arkadaşlarınızla bu muhabbetleri yapmayın, coin filan konuşun.
oo belalım gelmiş. yoktun kanka kokumu mu aldın? hoş geldin.
jön türk hareketinin bir neticesi olarak 19. yy'ın sonunda ortaya çıkmış bir hareket ve daha sonrası darbeler, hükümetler, savaşlar vs.
burada ittihat ve terakki tarihi yazacak değilim. görüyorum ki ülkede milliyetçilik hiç olmadığı kadar şuursuzca yükselmekte. bugün sağda solda ben ittihatçıyım diyen insanlar görülmekte. dünün ittihatçıları ile bugünün kurtlar vadisi, kuruluş osman izleyen ittihatçıları arasında büyük fark var. bu işin sonu iyi görünmüyor.
youtube'daki önerilen videolarda ido çıktı karşıma. 20-25 cm'den kendisine bakıyorum. 4 küsur milyon kişi izlemiş. bu 4 milyonun en az 500 - 1 milyon arası tekrara girmiştir. diyorum kendi kendime 'ulan toplu ölüm olması lazım şimdiye kadar. olsa duyardık yani'. 4 küsur milyon artı 1 ben mi olayım derken kendimi serdar ortaç'ta buluyorum. bunun izleyen sayısı beni daha ürkütüyor. dna'mdaki yapı taşları lise 2 fen bilgisiyle çatışıyor. ölüyorum ulan kurtarın beni.
not: lan mal bunun neyini beğenmedin? ido ya da serdar ortaç fanı mısın?
hatrı sayılır online yazar görünüyor orada. acaba off olmayı mı unuttular. kim bilir? eskiden gak deseniz eskiyi basan bir ekip vardı. onlar da yok, özledim cidden. arkadaşlar arada hayat belirtisi gösterin. sex yine yaparsanız, ben yapmayın demiyorum. fakat sözlüğü de canlı tutalım yahu.