bu kızcağıza burada tek takılan benim sanırım. yine gündemde matmazel. hulusi akar ile çekildikleri selfi ile gündemi bir müddet işgal etti. gerçi o gece herkes hulusi akar ile selfie çekilmişti. ceren neden çekilmesin di mi ama...
neyse esas paylaşırken yazdığı şu cümle çok şey... şeyi siz doldurun artık.
o şey şu: genelkurmay başkanının selfie çektirme ısrarını kıramadık.
illaki kara çarşaflı kadın görürdüm eskiden. eski derken 50 sene evveli değil ama 20 30 sene bandından bahsediyorum. tüm o eski türkiye zamanlarında da kara çarşaflılar vardı. benim kara çarşaflı bacılarıma kimse de karışmazdı aslında. neyse; bu bacılar genelde erzurum kökenli olurlardı. bilirdik yani çevremizdeki kara çarşaflı bacıları. şimdilerde ise büyük bir artış var sayılarında. onları da biliyoruz aslında. tarikatlarını, orjinlerini vs. hani şu fetö gidecek yerine onlar gelecek denilenler mesela. işte onlar en baskınlarından örneğin...
sevgi ne güzel şey degil mi? tanrı'nın bize verdiği en güzel hediye. hiç olmadık zamanda içimize alev gibi düşen dünyadaki en güzel duygu bence. hayatın gerçek anlamı di mi? sadece sevgili anlaminda söylemiyorum. bütün sevdiklerimizin kiymetini bilmeliyiz; çünkü onlari ne zaman kaybedeceğimizi bilemeyiz ki... onlari ne kadar çok sevdiğimizi söleyecek şansimiz olmayabilir. sevgi dedim de aklıma ne geldi biliyor musunuz? geçenlerde başımdan bir olay geçti. aylarca beraber olduğum bir sevgilim vardı, gözümden bile sakındığım. o kadar güzel bi kızdı ki anlatamam. deli gibi kıskanıyordum hiçbir arkadaşımla tanıştırmadım onu. bir gün evde oturuyduk. o mutfaktayken ben hayatta hiç yapmadığım bir şeyi yaptım ve onun telefonundaki mesajları okudum. bir de ne göreyim dersiniz 'aşkim cumartesi saat 2'de kadıköy iskelesi'nde buluşalim mi?' diyen bi mesaj. keşke okumasaydım. tabi saat 2'de ben de oradaydım. aman allahım gözlerime inanamadım. hayatta en çok sevdiğim ve yillardir ayni sahneyi paylaştiğim piyanist arkadaşim ozan beni onunla aldatmişti. yemin ederim beynimden vurulmuşa döndüm kisacasi ayrildik. duydumki 20 gün sonra onuda terk etmiş. bizim semtte küçük bir meyhane var. orda gördüm ozan'ı... dertli dertli içiyordu, gözleri dolu dolu. kadehimi kaptığım gibi oturdum yanına ve ona dedim ki... yok lan ne dicem. nejat alp'in şarkısı bu. o diyor başında filan. bu da ilk itirafım. hayır itiraf da değil. neyse 'bugün sıçtım, dün kusmuştum' türünden yazılardan iyi gibi geldi bana.
onu bunu bilmem de sağlam yanlış bilgi veriyor. misal (bkz: roman polanski) . bahsettiği filmler milos forman'a ait. aklımda öyle kalmış da diyebilir amma insan ulan bir bakayım demez mi? bilerek yaptığını düşünmeye başladım.
yılın belli bir ayında (misal bu ay-ekim) occasion isimli komplekste lacoste'ları ucuza alabilirsiniz. bu dediğimiz yer istanbul'da 212 avm'nin arkasında. meraklıları yıllardır bu indirim ayını lacoste çadırı olarak bilir. meraklısı değilim, hiç lacoste'um olmadı. ama bilirim gitmişimdir vs. (ben nautica seviyorum)
ay bitmeden kobi ve müteahhitlerin hunharca lacoste ürünlerine saldırılarını izlemek için bahsettiğim yere gidebilirsiniz. mübarekler sanki ekmeğe saldırıyor...
macklemore ve ryan lewis'in geçtiğimiz yıllarda hit olmuş hip hop parçası. şimdi şarkıda şöyle bir bölüm var.
i wear your granddad's clothes
i look incredible
i'm in this big ass coat
from that thrift shop down the road
işte o abiler artık yaşamıyor istanbul'da. gerçi bugün ben bakırköy'de gördüm bir tane. saat 3 gibi bira çekip akan trafiğe bakıyordu. gözlerindeki hayret takdire şayandı. acaba içinden 'ne ayaksınız siz mınakoyim' mi diyordu. belki de... o abilerden semtlere serpiştirin apartman önlerinde bira içip halkla konuşsun. vallahi dünya daha güzel bir yer olur.
hadi iğneyi ben önce kendime batırayım. tamam ben de okumuyorum ama hangi durumlarda okumuyorum...
misal başlık 'baldızdan alt dudak istenmesi' ise kendi fikrimi belirtir çeker giderim.
üstteki misalde bağlayıcı bir durum yok gibi. yazar dalyarak olmasından mütevellit kafasına göre hareket etmektedir ve bu çok doğaldır.
peki ansiklopedik bilgi içeren başlıklara ne demeli? işte orada bu okumama durumu ağır basıyor. yazar ilk yazıda tüm bilgileri verip 'göt yuvarlak ve bıngıl bıngıl bir organımızdır' diyor. yani demiş diyelim. diğer mal yazarımız bunu hiç okumamış gibi altına sanırım göt yuvarlak ve bıngıl bıngıl bir organımız diye yazabiliyor. hatta bunların daha gerzekçe olanları var. 10 kişi bu siyahtır (her ne boksa artık) demiş. malcan gelip altına araştırdım baktım ettim evet siyah diye yazabiliyor. aferin lan dallamasyus.
neyse, bana da nedense dert oldu gece gece. gerçi birbirini dinlemeyen bir milletin birbirini okuması da beklenmez.
ya kopyalayıp yapıştırıyor ya da hızlı yazıyor. belki her ikisi de değil. gerçi goya'nın hayaletleri başlığındaki etiketler kısmı noluyor lan dedirtmedi değil!
dönemini ve dahi o dönem bizim komedyenlerimizi de etkilemiş büyük fransız komedyen. ben çok severim, ilgim büyüktür o ayrı mesele. bizde trt zamanında fantoma ve jandarma serilerini çok yayınlardı. zaten öyle aşinayım-yız kendisine. bizden önceki nesil de bilir sever. başta kemal sunal olmak üzere çoğu komedi oyuncusunun kendisinden etkilendiğini düşünüyorum.
rahmetlinin bilinen birçok film müziği var. hayattayken nedendir bilmem bir allahın kulu çıkıp da senfonik bir konser verdirmemiş abiye. belki de denk gelmedi bilemem. bir diğeri de cahit berkay'dır. neyse onun bahsettiğim şekilde bir konseri var. neyse öldü gitti bu da unutulur nasıl olsa.
rumen müzik adamı. sirba isimli müziği meşhurdur. bizim şaban filmlerinde filan pek döner bu müzik (misal avanak apti). diğer bir bildiğimiz ezgisi ise nai nai nai oluyor. fransa'da yaşadığından mütevellit fransız yapımlarına yaptığı film müzikleriyle bilinir.
her ülkenin kendine has zenginlik göstergeleri vardır. bazılarının vatandaşları her yaz yabancı ülkelere gidince refaha ermiş farzedilir; bazılarında ise her vatandaşın (neredeyse) iki katlı evi varsa o ülke belli bir çıtayı geçmiş sayılır. bizde ise çeyrek altın en önemli göstergedir. gülmeyiniz efendim.
düğüne çeyrek altın, yeni doğana çeyrek altın, doğum gününe çeyrek altın, mevlüte çeyrek altın, günlere, çaya çorbaya çeyrek altın...
annemizden babamızdan büyüklerimizden duymuşuzdur; 'bizim zamanımızda bu kadar altın takılmazdı' diye ya da 'aman aman geline ne çeyrek taktılar be' diye...
bir ülke çeyrek altın yerine gram altına ve hatta sahte çeyreklere geçtiyse o ülkeyi kapatın arkadaş. analize gel vatandaş!
şu anda işid-ırak-musul-türkiye-batılı güçler-doğulu şeyler altıgeni hakkında konuşuyor. yemin ederim bizim kahvedeki dayılar da aynı cümleleri kurabiliyor.
şaka maka ülkemizin uyuşturucu konusunda transit ülke olmaktan çıkıp hedef ülke olmaya evrildigi, binbir türlü uyuşturucu ve uyarıcı maddenin heryerde kol gezdiği bu zamanda farmakoloji bilen biri lazım.
tr de var mıdır bilmem ama bu maddeleri test eden turnusol kagidi gibi bir seyler ureten girisimciler mevcut kimyasal maddeler o kadar etkili ki sadece dokunmak yahut solumak bile öldürmeye yetiyor. evlerden ırak
sözlükte yıllardır tek entry girmeyenler buraya bir sürü kusmuşlar. siz bi yok olsanız daha mı iyi, zaten varlığınızdan bir fayda yok. siz yazın benim vaktim bol, sike sike silerim.
bunun üzerine çok düşündüm. geleneksel ikili cinsiyet sistemine ait değilim. ve bu benim için sorun değil.
keşke ailem ve bu ülke için de aynı şey söz konusu olsa.
burada pek çok kez saçmaladım. bana katlandınız. teşekkürler.
ancak bu konuda samimiyim. cinselliğim her geçen gün değişiyor.
ve bazen buna yetişmekte zorlanıyorum.
şunu farkettim. ben artık erkek olarak tanımlanmak arzusu taşımıyorum. şimdilik dolaptayım. ama bir gün umarım bu dolaptan çıkarım.
sözün özü, beni anlayacağınızı umuyorum. anlayışınız için hepinize teşekkürler.
ben bugun deneyimledim. yukaridaki yazarin dediği gibi, tost bastik. bence cok güzeldi... keçapli ve rus salatali.
tostumu yedim bekliyorum.
tabiiki de seni.
tostumu yedim bekliyorum.
tabikii de seni...
ay faşist actual yine faşistliğine devam ediyor. esad bum bum gitti ama bu insanların evleri yıkıldı nereye gidecek hiç düşünmedin tabi demi bahçeşehir’deki dublexinden klavye faşistliği yapmak kolay geliyor.
korhan futacı ve kara orkestra'ya yasemin mori eşlik ediyor. seviyorum bu parçayı lakin babayı diyorum. aslında parça da size babayı diyor. kısmet diyoruz. yine buluşuruz.
yine buluşuruz günler geçer
aldıklarımız yeter
yine karmaşık geceler bekler beni
bekler bekler yine varoluş
dimdik yokuş yıldızlar ağlıyor kıyılar boyunca
dalgalarla avunuruz sığmıyor aklıma
çekip alsam seni ıssız rüyalarıma
günlerim sensiz düne düşüyor
yine buluşuruz yine amansız
kor ateşler cepheler bekler
zırhını parlatıyor zaman
delip geçmemi bekler
simsiyah atlar çekiyor arabamı
sapsarı ayçiçek tarlaları mızraklar deliyor
okyanus burada bitiyor
bir zaman sonra not: buluşamazsınız. geçin o işi!
çok zaman sonra: ulan acaba o buluşmayı beklediğiniz bir başkası mı? hadi bakalım.
malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.
ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!
bir entry'de anne olurken diğerinde baba olabiliyor. mutlaka 2 çocuğu var. şimdilik gay gibi göründüğü ve 18 cm alete sahip olduğu da söylenebilir. allah şifa versin. az pide bol su.
2 mart 2016 itibariyle (kıvılcım 1 mart 2016'da atılmıştır aslında) atışmaya başlayan ikili, eğitim sistemi üzerinden ilerliyor şimdilik.
araya troll ve trollük kavramları sokuşturularak kavga çeşitlendiriliyor. miacaba green apple'ı sığ ve gerici olmak ile suçluyor ve özelde atıştıklarını alenen ortaya dökmekle itham ediyor. (modlar göreve de dedi)
green apple'ın karşı atakları beklenmekte.
editler editi: green apple dün kendisine salvo yapmış zaten nickaltından. atanamayan öğretmenlerden kadrolu öğretmenlere kadar geniş bir yelpazee çakmalar olmuş. samimiyetsizlikle miacaba suçlanmış ve aman derdinizi filan anlatmayın oradan size çakar denmiş.
miacaba editi: miacaba tdk şubesi gibi çalışıyor. sağlı sollu noktalı virgüllü yapıştırıyor. güzel türkçemiz mahvolmasın diyor (yazar burada acaba mahfolmasın mı diye de düşünüyor)
sözlük yeniden açıldıktan sonra yazan çok az kişi var. belki de yazma motivasyonunu bulamıyorlar bilemiyorum.
ask olsn'u tanımam etmem. fakat gözüme çarptı seri eksilenmiş. ne bok yedi diye baktım. bir halt yediği de yok. fikir belirtmiş ki bu arkadaş 8 senedir hemen hemen aynı şeyleri yazıyor.
mütedeyyin biri; inanan biriyim demiş bir yazısında. akp'yi övmüş ve bunu geri durmaksızın çeşitli mecraları örnek göstererek yapmış; bu da olabilir beni ilgilendirmez.
benim durduğum yer ile ask olsn'un durduğu yer çok farklı. e mübarekler sizin de öyle muhakkak. ask olsn arkadaşımız seneler önce bu kadar göze batmamışken, sözlük içinde bir renk olup gitmişken bu tahammülsüzlük neden? iktidarın hıncını ask olsn'u eksileyerek mi çıkarıyorsunuz? relax!
sizi anlıyorum ve derhal hollywood filmlerinden uzak durmalısınız diyorum. ayrıca artık ilkokul arkadaşlarınızla bu muhabbetleri yapmayın, coin filan konuşun.
oo belalım gelmiş. yoktun kanka kokumu mu aldın? hoş geldin.
jön türk hareketinin bir neticesi olarak 19. yy'ın sonunda ortaya çıkmış bir hareket ve daha sonrası darbeler, hükümetler, savaşlar vs.
burada ittihat ve terakki tarihi yazacak değilim. görüyorum ki ülkede milliyetçilik hiç olmadığı kadar şuursuzca yükselmekte. bugün sağda solda ben ittihatçıyım diyen insanlar görülmekte. dünün ittihatçıları ile bugünün kurtlar vadisi, kuruluş osman izleyen ittihatçıları arasında büyük fark var. bu işin sonu iyi görünmüyor.
youtube'daki önerilen videolarda ido çıktı karşıma. 20-25 cm'den kendisine bakıyorum. 4 küsur milyon kişi izlemiş. bu 4 milyonun en az 500 - 1 milyon arası tekrara girmiştir. diyorum kendi kendime 'ulan toplu ölüm olması lazım şimdiye kadar. olsa duyardık yani'. 4 küsur milyon artı 1 ben mi olayım derken kendimi serdar ortaç'ta buluyorum. bunun izleyen sayısı beni daha ürkütüyor. dna'mdaki yapı taşları lise 2 fen bilgisiyle çatışıyor. ölüyorum ulan kurtarın beni.
not: lan mal bunun neyini beğenmedin? ido ya da serdar ortaç fanı mısın?
hatrı sayılır online yazar görünüyor orada. acaba off olmayı mı unuttular. kim bilir? eskiden gak deseniz eskiyi basan bir ekip vardı. onlar da yok, özledim cidden. arkadaşlar arada hayat belirtisi gösterin. sex yine yaparsanız, ben yapmayın demiyorum. fakat sözlüğü de canlı tutalım yahu.