horizonmersin

Durum: 5286 - 0 - 0 - 0 - 27.12.2024 01:17

Puan: 75168 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

nitimur in vetitum semper, cupimusque negata!
  • /
  • 265

gezi ruhu

- yıldönümü gelmiş bir dönüm noktasıdır.
- üzerine ölü toprağı serpilmiş bir milletin, demokratik haklarını hatırlamasını sağlamıştır.
- anayasaya, demokratik haklara ve insanlığa aykırı biçimde şiddet gösteren gerçek vandallara (polisler) karşı, en medeni ve insanca haliyle bedenini siper ederek eylem yapabilme olgunluğunu gösteren çocukların, gençlerin ve ihtiyarların yüz akıdır!
- anadolu'nun farklı kesimlerini bir süreliğine de olsa birleştirebilmeyi başarabilmiş bir paylaşımcılık ve dayanışma felsefesidir!
- paris komünü'nü andıran güzelliklerin bile ötesini yaşatabilmiş bir olağanüstü ruhtur!

bu ruhun eseri iki klasik slogan, nesilden nesile hatırlatılmalıdır:
(bkz: her yer taksim her yer direniş)
(bkz: bu daha başlangıç mücadeleye devam)

onlar konuşur ayı sözlük yapar

ne mutlu hepimize!
ne mutlu sözlükte yazana!

(bkz: helal olsun)
(bkz: tebrikler)
(bkz: yolun açık olsun)

dağınık kimlik

hem ergenlik dönemine hem de emerging adulthood (yeşeren/tomurcuklanan yetişkinlik) dönemine uygun bir kimliktir...

european equality gala

yani, böylesi güzel bir müjdeye ne tepki verebilir ki bir ölümlü?

(bkz: aboooooow)
(bkz: mamma mia)
(bkz: yihhuuu)
(bkz: yaşasın)

cumhurbaşkanı erdoğan ve başbakan erdoğan

bence, bu sıkıntıyı çözecek yeni bir sıfata ihtiyaç var.
zamandan ve harflerden tasarruf sağlayacak bir bileşik sözcük olabilir: cumbaşban!

30 mayıs 2015 istanbul'un fethi kutlamaları

ah istanbul!

"1453'de almışsınız ama, hala yerleşememişsiniz!" dediği rivayet edilen turisti hatırlatan şehir!
muhafazakar siyasetçilerin ve/veya din üzerinden siyaset eden politikacıların sözde aşkı istanbul!
o nasıl bir aşksa artık!
en büyük zarar, en büyük haksızlıklar, bilime ve kent kültürüne en aykırı uygulamalar hep bu kente layık görülmüştür!!
hem de onu en çok sevdiğini ileri süren politikacılar tarafından! (çoban ve keçi misali!)

ah koca fatih!
bir görebilseydi o dönem, dünyanın en nadide çiçeği olan bu kentin 2015 yılında bu halde olacağını, şehri kuşatmaya yüzbin tövbe edip, "ellemeyin bu çiçeği, suruna yaklaşanın soyunu alırım!" diye ferman salardı...

inönü ve atatürk'ün dudaktan öpüştüğü iddiası

yahu öpüşmüşlerse, bize ne?!
yok öpüşmemişlerse de kime ne?!

gürcistan

klasik bir kafkas kültürüne sahip olan ve seslerini dinlemekten zevk aldığım bir kafkas dilinin (gürcüce) konuşulduğu ülke.
alfabeleri de bir o kadar ilginç.
ibranice ile hint dillerindeki karakterlerin karışımını andırıyor...

afaki

yine arapça kökenli bir isim ve sıfattır.
kökü, afk'tır.
türkçe'ye "ufuk" olarak geçmiştir.
isim olarak ufuk, deniz veya kara ile gökyüzünün birleşir gibi göründüğü çizgiyi ifade eder.
"afaki" ise, tıpkı ufuk çizgisi gibi, gerçekte olmayan, var olduğu varsayılan kurgusal şeyler, düşünceler, varsayımlar ve olaylar için kullanılan bir sıfattır.

hayvan çiftliği

anadolunun büyük trajedisi

doğum sancılarıyla kan ağlamakta bu topraklar!
1970'lerden beri süren sancılar ümit verirken, 1980 darbesiyle düşük yaptırılmıştır topluma.
akp öncesine kadarki dönem ise, düşük yapmanın acılarını telafi etmek yerine, yeni doğumların kürtajına zemin hazırlamakla geçmiştir!
ah yurdum!

oysa, böyle miydi anadolu?
dinlerin, kültürlerin, canların ve aşkların anası burası!
doğum yapamazsa eğer, kendini zehirlemiş olacak gebeliğiyle...acılar büyük, sorunlar umman ve dertler cehenneme dönüşmüş...
şimdi doğurmazsa ne zaman? biz doğurmayacaksak kim?
yeni bir felsefe, yeni bir din veya yeni bir insanlık tanımı mı denilir bilmiyorum ama, varoluşumuzu yeniden tanımlayıp baştan kurabilecek nitelikte ve derinlikte yeni başlangıçlara açız aç!

nazım hikmetim ve ahmed arifim!
benim atalarım, bu iki adam!
bu adamların, bu insanoğlu insanların şiirlerini okuyun, okutun, heryere yazın yazdırın!
belki, sancılar şiddetlenir, belki fikirler olgunlaşır ve geciken doğum hızlanır... kim bilir?...

tüyleri diken diken eden bu enfes iki ölümsüz şiiri, anadolu'nun doğumuna döl taşıyan, su taşıyan ve ebelik yapacak olan tüm kardeşlerimize adayalım:

anadolu

beşikler vermişim nuh'a
salıncaklar, hamaklar,
havva ana'n dünkü çocuk sayılır,
anadoluyum ben,
tanıyor musun ?

utanırım,
utanırım fıkaralıktan,
ele, güne karşı çıplak...
üşür fidelerim,
harmanım kesat.
kardeşliğin, çalışmanın,
beraberliğin,
atom güllerinin katmer açtığı,
şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
kalmışım bir başıma,
bir başıma ve uzak.
biliyor musun ?

binlerce yıl sağılmışım,
korkunç atlılarıyla parçalamışlar
nazlı, seher-sabah uykularımı
hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
haraç salmışlar üstüme.
ne iskender takmışım,
ne şah ne sultan
göçüp gitmişler, gölgesiz!
selam etmişim dostuma
ve dayatmışım...
görüyor musun ?

nasıl severim bir bilsen.
köroğlu'yu,
karayılanı,
meçhul askeri...
sonra pir sultanı ve bedrettini.
sonra kalem yazmaz,
bir nice sevda...
bir bilsen,
onlar beni nasıl severdi.
bir bilsen, urfa'da kurşun atanı
minareden, barikattan,
selvi dalından,
ölüme nasıl gülerdi.
bilmeni mutlak isterim,
duyuyor musun ?

öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne - üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

gör, nasıl yeniden yaratılırım,
namuslu, genç ellerinle.
kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
kaç bin yıllık hasretimin koncası,
gözlerinden,
gözlerinden öperim,
bir umudum sende,
anlıyor musun? - ahmed arif


bu memleket bizim

dört nala gelip uzak asyadan
akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim

bilekler kan içinde
dişler kenetli
ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim

kapansın el kapıları
bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
bu davet bizim

yaşamak bir agaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardescesine
bu hasret bizim - nazım hikmet

salli ala muhammed serok tayyip erdoğan

gerçekten de, toplumsal cinnetin her türünü ve her düzeyini gözlemlediğimiz iğrençötesi bir dönem!
sebep olan kebap olsun!

tarihe şöyle yazılacaktır: 2. cumhuriyeti kurmakla övünenler, milleti böylesine maymun ederek ülkeyi laboratuvara çevirmiş ve bir lidere taparcasına biatı destekleyerek kör-topal yürüyen demokrasiyi de katletmiştir!
fakat, kastettiğim sadece bir siyasal lider değil! askeri ve dini de olabilir! her türlüsü yanlış ve felakete sürükleyecek düzeyde korkunç bir hata niteliğinde!
çünkü, insan uygarlığı, liderlerini kutsadığı ve yüceleştirdiği ölçüde değil, tam aksine, farklılaşıp özgürce davranan bireylerin yaratıcılığını ve cesaretini destekleyebildiği ölçüde yükselmekte ve gelişmektedir!

şu anda, abd'nin desteğiyle iktidarı elinde tutan odaklara kurdurulan 2. cumhuriyet yaklaşık 5-6 yıl yaşamış olup, 7 haziran seçimleriyle son bulmuş olacaktır!
nedir peki doğacak olan? yeni bir cumhuriyet mi?
belki, ama, daha ağır siyasal ve yönetsel koşulların hüküm sürdüğü ve köleliğin her türüne razı olmuş bir halkın yaşadığı bir cehennem yaklaşmaktadır...

yazıktır... din de işlevini yitirmiştir, siyaset de!!

çerez parası

maliye bakanı sıfatını taşıyan kişinin, makam araçları savurganlığını eleştirenlerin yüksek bulduğu araç fiyatları için (ki 330 bin liralık bir mersedesten söz ediliyor!) cevabıdır: çerez parası!

böyle bir durumda, insanın içinden gelen şeyler: allah belanızı versin! bürokratlığınızın ve yetişme tarzınızın altında kalın!
sefil milletin parasını çarçur ederken bu kadar azgınlaşıp yüzsüzleşen bir iktidar olmamıştı!!
insanların yaşadığı normal ülkelerde, bir cent/kuruş için günlerce hesap sorulur ve seve seve hesap verirler adam olanlar!
parlamento bu hesabı soramazsa, bizdeki sayıştay benzeri kurumlar hesap sorar!
onların da gözünden kaçarsa, bağımsız ve demokratik medya gündeme getirir ve istifa ettirir sorumluları!
bizde, ne meclise hesap veren, ne sayıştayı sikleyen ne de adam gibi eleştirip hesap soran muhalefete namuslu cevap veren var!

(bkz: mehmet şimşek)
(bkz: ileri demokrasi)
(bkz: yeni türkiye)

game of thrones

dizinin ilk bölümlerinden beri hiç değişmeyen bir karakteristiği vardır ki, iyilerin hep kaybetmesi!
izleyecek şevk bırakmadılar hakkaten!

ahan da buradan sesleniyorum yapımcılarına: shame on you bastards!

hdp homolara kucak açtı

" tuvalet kağıdı olarak kullanılması gereken gazeteler" sınıfından olan bu rezil yayın organına yakışan bir hakarettir.
allahtan kendileri iftiraya, ahlaksızlığa, karanlığa, abd uşaklığına ve hainliğe kucak açmışlardır da, bize açılan kucaklardan olma şerefine ulaşamayacaklardır!!!

hukuk

arapça hak sözcüğünden türetilmiş olup, haklar anlamına gelen arapça bir terimdir.
günümüzde, "guguk"laştırıldığı için artık nostaljik bir içerik kazanmıştır...

"huuukuk! soldan sağa beş harfli; arada sırada türkiye'de bulunur!"
( devekuşu kabare'nin yasaklar serisinden unutulmaz bir replik)

(bkz: zeki alasya)
(bkz: metin akpınar)
(bkz: aziz nesin)

el terlemesi

hiperhidrozis adı verilen bir rahatsızlığın sonuçlarındandır...

noah s ark

nuh'un gemisi

bugünkü ortadoğu uygarlığının doğduğu tohumdur.
hem sembolik hem de felsefik anlamı büyüktür.
karadeniz ve akdeniz havzalarının bir bölümünü kapsayan büyük bir selden bahseder kadim efsaneler.
farklı uygarlıkların bilgi arşivindeki ortak bulgulardan biridir.
o halde, gerçekten olmuştur ki, çok taraflı doğrulama kayıtları vardır.
fakat, nuh sembolünde anlatılan bu doğal felaket, sanıldığı gibi tüm dünyayı etkilememiştir. hazar denizi ile nil deltası arasındaki bir alanı etkilediği tahmin edilmektedir...
amerika ve uzakdoğu uygarlıklarında böyle bir katastrofi ve kurtuluş gemisi tanımlanmamıştır. ancak, dünyanın defalarca çöküp, insan uygarlığının tekrar tekrar kurulduğuna ilişkin başka kayıtlar vardır...
asıl konu, bu hayat kurtaran özel yapının inşasına neden olan böylesi bir doğal afetin nasıl olduğu ve bu bilginin bir ölümlüye nasıl bahşedildiğidir...
frenkçesi noah's ark dır...

(bkz: nuh tufanı)

tecavüzde rıza indirimi

böyle bir adalet anlayışı, cinayette "maktulün kaçmaması indirimi" gibi bir güzelliğe dek ilerletilebilir!
tam gaz devam!
hamdolsun!

(bkz: yeni türkiye)
  • /
  • 265
  • /
  • 54

mavi vatan


zeynep dizdar


hiper enflasyon


izmir katliamı


edis'in poposu


kuş olup uçsam sevgilimin diyarına


ağaç budamak


ateş ölçer


ayaklar baş oldu


ne olacak bu memleketin hali


tarikat


çocuklara musallat olan şıhlar


only time


mea maxima culpa


obivan kenobi


şeriat ve kadın


böğürtlen


ab-ı hayat


çilek şarabı


tam rekabet piyasası


  • /
  • 54

murathan mungan

hani herkes arkadaş,
hani oyunlar sürerken.
kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken.
hani biz kimseye küsmemiş,
hani hiç kimse ölmemişken.
eskidendi, çok eskiden...

murathan mungan

her ne kadar düştüğü söylense de, düştüğü yerin yüksekliği kolay kolay çıkılamayacak bir yerdir. mezopotamya üçlemesi adı verilen tiyatro oyunlarını yirmili yaşlarında yazdığı hatırlanırsa nasıl bir birikiminin ve hayal gücünün olduğu rahatlıkla görülebilir. özellikle geyikler lanetle oyunu roman, şiir, tiyatro, masal tadında okunur, seyredilir. böyle güzel bir şairi, yazarı kişesel zevkleri nedeniyle eleştirmek ve düştü, bitti, yok olmaya mahkum oldu demek bana göre insafsızlıktır.
şimdi ergen şiiri olarak nitelenen şiirlerini yaşı otuzun üzerinde olan hangimiz ezberlemedik ya da en azından okuyup ağlamadık. şairdir, yazardır, tükçeyi çok güzel kullanan ve konuşan bir entelektüeldir. türkiye'de yaşayan sanatçılardan kibrin en yakıştığı iki isimden biridir.(diğeri ismet özel) yazdığımı üç beş satırlık entryler de bile zilyon tane anlam bozukluğu, yazım hatası yaparken mungan'ı eleştirmek en azından benim haddim değil.

aşağıdaki dizeleri yazmış olan yazar, şair.

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta doğruydu belki. sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

türkiye'den siktir olup gitmek

sadece şu anda sol frame de olan dört başlık yüzünden bile normal bir ülkede normal bir vatandaş olarak yaşasam dahi düşüneceğim bir durumdur..

(bkz: karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz edilmesi)

(bkz: 13 mart 2016 ankara patlaması)

(bkz: 13 mart 2016 sosyal medyaya erişim yasağı)

(bkz: recep tayyip erdoğan)

katlettiniz lan ülkeyi.. yaşanmaz bir yere çevirdiniz, nefes alırken bile insan yaşadığına sevinemiyor artık. söylenecek onca söz varken sadece susmak geliyor artık içimden. televizyonu her açtığımda, twitter'a her girişimde, whatsapp'a ta her bildirimde korkar oldum..yeni bir felaketin, bombanın, facianın, maden kazasının, tacizin, tecavüzün, faşizmin, insan haklarının hiçe sayılmasının, taksime her gittiğimde gördüğü her kıza laf atan, arkasından köpek gibi takip eden her bir insan evladından, birbirine küfreden futbol fanatiklerinden, milletin ahlakını kendi leş ağzına sakız eden her ahlak bekçisinden, hırsızından katilinden, adaletinden polisinden askerinden teröristinden siyasetçisinden milletin hakkını rüşvet için gasp eden her kamu personelinden ötürü lanet olsun lan bu ahlaksız ülkeye bu bencil dünyaya..

sahi gitsem nereye gidicem lan sanki? ekvator'da bir yağmur ormanında ya da çölde bedevilerle beraber mi yaşıyım? alaska'da penguenlerin arasına mı yerleşiyim? ya da boğaz köprüsünden insanların gözü önünde kendimi boşluğa mı bırakıyım? ne yapayım lan ben?

bilmem kaç bin yıllık dünya tarihinde doğa doğa bu zamanı mı buldum insan olmak için? ya da niye insan olarak geldim lan ben bu tükürdüğüm dünyasına? avının peşinde olan bir kartal olarak ya da avından kaçan bir ceylan olarak niye gelmedim lan bu canına yandığımın dünyasına?

aslında en iyisi ne biliyor musun.. aç tv8'i izle survivor'u ya da bilmem ne izdivaç programını. düşünme hiç bunları, düşününce ne oluyor? üzülünce, kahrolunca ne oluyor? ne değişiyor? hayatında 36 dan sonra bildiğin 37 rakamı artık sana ne ifade ediyor? ne ifade etmeli??
bilmiyorum, sadece saçmalıyorum belkide..

son olarak da klişe belki ama bi hakkım varsa hiçbirinize helal etmiyorum ulan!

28 mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı 2. tur oylaması

malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.

ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!

otel odaları

bir murathan mungan şiiri. gülden karaböcek ise eşsiz yorumuyla bu şiiri taçlandırmıştır. şiirde/şarkıda geçen, öyle kredi kartına sayısız taksitle yerleşilen, servisin ayağa kadar yapıldığı, sahte gülümsemelerin havalarda uçuştuğu otel odaları konseptinin dışındadır. burada duvar köşelerinde dışarıdaki arayışlardan eli boş dönenlerin hayal kırıklıklarından ağlar örülmüştür. ve yalnızlığın en saf halinden sınırsızca yararlanılabilir. çarşaflar, havlular sık değişir mi bilinmez ama yaşanmışlıkları yıkasan arıtamazsın bu odalardan. yumuşak yataklarda gömülmeyi seçenlerin yerini sert yataklarda acıya gömülmek zorunda kalanlar alır. ve gülden karaböcekin nefis yorumuyla odalar dolusu acı çöker üzerinize. ama iyi gelir.

yabancı bir erkekle sevişmek

ne kadar evrensel bir insan olduğunuzu, din, dil, ırk gözetmeksizin herkesle iletişim halinde olabileceğinizi dünya aleme göstermek için süper bir fırsat. seks için beden dilini kullanmanın, sadece tanışana kadar anlaşabilecek düzeyde dil bilmenin yeterli olduğu söylenebilir. ayrıca çekilecek kapris sayısı ülke dışına çıktıkça birçok nedenle azalabilir.

arabasına kasko yaptırmayan insan

condomsuz anal seks yapan insandan daha fazla risk almaktadır.

ben ibne değilim

ben ibne değilim.
ben tanrının heybesinden yer yüzüne düşen bir cennet tohumuyum.
toprağına alışmaya çalışan mor bir menekşeyim.
kırılmaya yüz tutmuş, buzdan bir kalbim ben.
ben ibne değilim.
ben soluksuz bırakılan altından bir deniz atıyım.
gelinlerin belinden 3 kez geçirilen kırmızı kuşağın sonuncusuyum.
bereket getirsin diye yere atılan narım.
ben sizin geleneklerinizin altında ezilen incecik bir ruhum.
hey, ben ibne değilim.
ben bir insanım!

iyi bayramlar

çokça sevildiğinizi hissettiginiz, huzura doyduğunuz, sağlığınızdan hiç şüphe etmediğiniz, keyfini sınırsız çıkarabildiğiniz harika bir bayram olmasını dilerim.

not; sürü misali sürüklenen insanlarca, salt ete ulaşmak için canlılara kıyımadığı bir bayram olmasını canı gönülden dilerim.

izmir katliamı

yaklaşık 2 haftadır izmir'deyim. insanlar pırıl pırıl, hayat dolu. her sokağında sevgiye ve şefkate doymuş sokak hayvanlarına rastlayabilirsiniz. böyle bir şehirde bunun yaşanması çok üzücü. hem aklı başında biri, masum ve muhtaç olana şefkatle yaklaşan insanlara nasıl kıyabilir?anlamakta zorlanıyorum. hayatta ne gayesi olabilir ki senin gibi birisinin? yaşamanı anlamlandıran hangi değere tutunabilirsin ki? çok merak ediyorum. sık kafana gitsin bence.

Toplam entry sayısı: 5286

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

harry potter

emperyalist britanya halklarının yüksek düzeyde yaratıcılık becerisini kanıtladıkları bir edebi tür: masal. meraklısı bilir, ingiliz ve anglo-sakson kültüründeki büyücülük, periler, hayaletler gibi sözlü edebi geleneği.
önünde şapka çıkartılacak tolkien üstad gibi modern masalcıların güzel eserlerine tipik örnektir bu seri.
diğeri yüzüklerin efendisi tabi ki...
eşsiz bir türdür masal. dünyanın korkunçluğunu unutturmak, gerçeklerden uzaklaştırmak, umut dağıtmak, iyilerin hep güçlü olduğu bir boyutu tasarlamak için biçilmiş bir kaftan!!
nitekim, demiştir ki bizim büyük üstad murathan mungan: masal derler, inanmazlar oğul. masala inanmayan, gerçeğe inanır mı hiç???

yılmaz büyükerşen

türkiye'de nadir yetişen akademisyen, sanatçı ve siyasetçi büyüğümüz.
eskişehir doğumlu olup, ömrünü önce anadolu üniversitesi'ne, sonra kentin belediye hizmetlerine adamıştır.
şu anda hala belediye başkanlığı görevine devam etmektedir.
ayrıca, iyi bir heykeltraştır.
" türkiye seninle gurur duyuyor" sloganını gözü kapalı hakeden bir değerimizdir.

türkü

- anadolu'ya özgüdür.
- erkan oğur'un saptaması, tüm boyutlarıyla gerçekçidir.
- manzum eserlerin en güzel ve en melodik halidir.
- bizi bize anlatır.
- yunan tragedyası neyse, anadolu türküsü odur. öğretir, anlatır, yaşatır, çağırır, isyan ettirir, eleştirir, uyarır, acıtır, kurtarır ve mutlandırır!

çizgi film

hem biyolojik hem de bilişsel çocukluğumuzu yetişkinlikten korumaya yarayan müthiş icat!

(bkz: çocukluk)
(bkz: hayalperest)
(bkz: düş)
(bkz: mutluluk)

entropi

termodinamik yasalarından ikincisidir.

"canlılar belli bir andan sonra ölür; bilgisayarlar eskir ve evrendeki düzensizlik sürekli olarak artma eğilimindedir. bilim adamları düzensizliği entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de ona paralel olarak artar. bununla birlikte faydalı enerji miktarı sürekli azalır. faydasız enerji (entropi) ise artmaktadır."

http://ayisozluk.com/lnk/a61702

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

türkiye'de akademisyen olmak

" madagaskar sahillerinde kürk manto tanıtmak" kadar işlevsizleştirilmiştir.
çünkü, 12 eylül faşizminin ilk hedefi olan "özerk ve güçlü üniversite" varlığına son verilerek, tüm üniversiteler, toplumun ihtiyaçlarından ve demokratik siyasal ortamdan uzaklaştırılmış birer hizmet birimlerine dönüştürülmüştür.
hala birkaç köklü üniversite var olma mücadelesi verebilmektedir.
akademisyenlik mesleği de, bazı idealist emekçi akademisyenlerin fedakarlıkları sayesinde kısmen ve zorla yaşatılabilmektedir (bir yoğun bakım ünitesi gibi)...

cinsel tercihini git evinde yaşa

"git evinde içkini zıkkımlan", "git evinde konuş ve yaz", "git evinde siyaset yap", "git evinde ateist ol", "git evinde sevgilinin elini tut" gibi faşist vecizelerin bir başka örneğidir.
kamusal alanın tüm farklılıklara kapatılmasını ve herkesin riyakarca maskelenerek davranmasını hayal eden totaliter zihniyetin göstergesidir.
sokaklar, caddeler ve meydanlar halkındır, bizimdir; belli bir zihniyetin veya silahlı gücün değil...
güya, çocuklarını ve gençlerini bizden çok önemsediğini göstermek isteyen faşist zihniyet, bula bula onların cinselliğini ve aşk yaşamını odağına almaktadır. bu durum, hayatın, demokrasinin ve insanlığın bittiği noktadır.
gençlerini bu kadar önemsediğini ileri süren binbirsuratlı riyakar zihniyet, öncelikle onların temel fizyolojik ihtiyaçları olan "iyi beslenme", "iyi koşullarda yaşama" ve "spor yapma" haklarına saygı gösterip tüm hassasiyetlerini ve paralarını bir akıtsın bakalım yiyorsa!!!
tanrıdan dileğim, yetersiz beslenen, bedenen ve ruhen yetersizlikler içinde yaşayan milyonlarca gencin elleri, aklı fikri onların kıçını ve zikini dizginlemekte olan sahtekarların yakasında olsun!!

hollow earth teorisi

ne çürütülebilmiş ne de doğrulanabilmiş, hep arafta asılı kalmış gizemli teorilerden birisidir. türkçe'ye "delik/oyuk dünya" teorisi olarak çevrilmiştir.
yerkürenin iç kısmında büyük bir boşluk veya oyuk olduğunu ileri süren bu görüşe göre, gezegenin merkezinde var olduğu düşünülen eriyik bir magma kütlesi değil, yerküre üzerindeki manyetik alanın oluşmasını sağlayan büyük bir boşluk bulunmaktadır. ayrıca, bu boşluk içerisinde, "iç güneş"(inner sun) adı verilen bir enerji kaynağı da vardır.
bu teorinin var olduğunu savunduğu boşluğa giriş için belli mağaralar veya tüneller var olup, en geniş giriş noktaları, dünyanın kuzey ve güney kutup bölgelerindedir.
bir iddiaya göre, nasa'nın kutuplar için uzun bir süredir uyguladığı fotoğraflama ve uçuş yapma yasağının nedeni budur.

bu teoriye destek olarak bazı efsanevi dayanaklar da gösterilebilmektedir. örneğin, amerikan yerli kabilelerinin efsaneleri ile yüksek tibet uygarlığı'nın eski dinsel metinlerinde, yerkürenin kabuğu altında yaşayan ileri uygarlıklardan ve bilge insanlardan söz edilmektedir.

(bkz: şambala)
(bkz: agarta)

selahattin demirtaş

hdp içerisinde değerli bulduğum 2 isimden biridir.
türkiye siyasetçisi olma yolunda devam eder ve ülkenin başkanlık faşizminden kurtulmasına da katkı yaparsa, sivilleşmiş bir parlamenter demokrasi ortamında en kaliteli siyasetçilerden biri olacaktır.

suriyeliler

akp adlı örgütün, parlamentoda hesap bile vermeden 10 yıldır ülkemizde ağırlayıp yedirip içirdiği büyük göçmen topluluğu.
uluslararası hukukta veya mültecilik hukukunda yer almayan çok geniş haklarla donatılmış olup, ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısında geri dönülmez tahribata sebep olmuşlardır.
*)

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

ayı sözlük felsefesine ve yazarlarına yakıştırmadığımdır.
fotoğrafa müdahale yetkim olsa, mutlaka kaldırılmasını sağlarım.
burası, bilgilendirme, paylaşım ve örgütlenme sözlüğüdür....
diğer ihtiyaçlar için, başka mekanlar-alanlar-siteler kullanılmalıdır...

edit: *
*

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

muhalif olmak

+ itaat etmemek
+ karşı çıkmak
+ eleştirmek
+ cesur olmak
+ haksızlığı kabullenmemek
+ direnmek
+ boyun eğmemek
= yaşamak!
Henüz takip ettiği biri yok.