honeybee
en çok entiri girenlerde başabaş bir mücadele içinde olduğum sözlük yazarı.
orgazmdan sonra akla gelen ilk şey
yaşasın gene erkeğimin karısı oldum
mutluluk veren küçük şeyler
elime 90lı yıllardan nadir bir cd geçmesi ve cd'nin kondüsyonunun iyi olması benim mutlu olmam için #bimilyonneden 'den biri. ayrıca
yaşar'la ilgili her şey, konserler, müzik ortamları, dostlarla keyifli sohbet, ay sonunu düşünmeyecek kadar kadar para insanlık için küçük benim içinse büyük mutluluklara yol açan kapılardır.
eski okul anıları
2000 yılı haziran ayı bluejean dergisine çıkmış olmam.
ayı sözlük yazarlarının penis boyları
o penisleri tadamayacaksam boyunu bilmemin alemi olmayan ölçüdür.
üzgünüm
ingilizce'deki "i'm sorry" kalıbının dilimize yerleşmiş halidir. esasında anlamı "bunu yapamam, mümkün değil" filan gibi bi anlamda olup, gerçek anlamından uzak bir söyleyiştir. bir de mutlu olunmadığı, hüzünlü olunduğunu fiade eden gerçek anlamı vardır.
homofobiklerden intikam alma yolları
kıstıracaksın tenhada, basacaksın pompayı. ya da kız arkadaşını/erkek arkadaşını en iyi arkadaşın yapacaksın. sürekli senden bahsedilecek, en çıldırtıcı yöntem bu olur.
libido
zaman zaman insanı zor durumlarda bırakan dürtü, özellikle yazları ortada çadır kurulmuş halde gezmelere sebeptir, kamufle için bin takla attırır. yapılan bir araştırmaya göre güneşli günlerde daha da ayyuka çıkan dürtü.
bankacibear home party zirvesi at esenler bayrampaşa
gözlerinin içi gülen adam
doğal, samimi, rahat ve rahatlatıcı gülümsemelere sahip adam. bir ömür geçirilir.
ahmet çakar
küstah kişiliksiz patavatsız ve pervasız olmakla birlikte, yatakta çok sert olduğunu hissettiren yakışıklı adam.
taksim deki buluşma mekanları
acı bir deneyimle öğrendiğim üzere,
cumhuriyet anıtı önü, burger king, mephisto, mis sokak
paris
ilk gittiğimde kornaların karşılamasıyla hayalkırıklığına uğratan şehir. ertesi günü şehrin fiziksel olmasa da yapısal olarak ikiye bölünmüş olduğunu keşfettim. biri bildiğiniz kirli metropol paris idi, biri de açık hava müzesi gibi korunmuş paris. bütün şehri baştan aşağı yürüyerek kat ettiğinizde o farkı çok net görüyorsunuz. eyfele bakarak pizza-şarap yemek ise kesinlikle tavsiye edilir.
bir daha fransa'ya gitmem
benim de gittiğimde hayalkırıklığına uğradığım için aklımdan geçen düşünce. hollanda'nın sakin bayırlarından zonk zonk korno seslerinin karşıladığı paris'e vardığımda bu ne la dediğimi hatırlıyorum. büyük bir hayalkırıklığıydı benim için.
cinsel kimlik
çocuklukta şekillenen benlik.
ahmet kaya
şarkılarını hala bayıla bayıla dinlediğim, hürriyet gazetesinin yalan yanlış manşetiyle ve bir dolu ne dediğini anlamayacak zibidinin olduğu ortamda yaptığı açıklamayla sürgün yolları açılan, vatanına hasret gitmiş ve yıllar sonra iade-i itibar yapılmış sanatçı. şimdi o zamanlarda dediği her şey yapılıyor, kürtçe albümler de çıkarılıyor, klipler de çekiliyor, kanalı bile devlet eliyle kurulmuş durumda, bu adam neden sürgünde öldü peki?
puslu kıtalar atlası
dil kullanımının enfes olduğuna yönelik duyumlar aldığım, merak ettiğim kitap.
sensiz olmuyor
hafif sitemli bir ayrılık sözü, insanın eli kolu gibi bir parçası olan kişinin ayrılık sonrası sudan çıkmış balığa dönmesini anlatır. bu konuda bol bol şarkımız vardır: (bkz:
emel sayın) - sensiz olmuyor (emre altuğ ve ışın karaca da söyler, ilk söyleyeyin selami şahin'dir), (bkz:
yaşar) sebepsiz fırtına'da söyler, gene (bkz:
emre altuğ) aşk-ı kıyamet'te söyler, (bkz:
emel) - yerin dolmuyor gibi gibi.
tüm zamanların en iyi kitabı
böyle bir kategori yapılamaz ki, kime göre, neye göre en iyi, ya da kitap yazımı son bulmadığına göre bunun bir sınırı var mıdır? gelecek kitabın öncekinden daha iyi olmayacağının garantisi var mıdır? böyle bir tartışma yapılamaz gibi düşünceleri akla getiren sorudur.
12.12.12
bir daha böyle tarih yaşanmayacak, yani bir 13.13.13 olamayacak. bizler son şanslı nesiliz.