horizonmersin

Durum: 5286 - 0 - 0 - 0 - 27.12.2024 01:17

Puan: 75168 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

nitimur in vetitum semper, cupimusque negata!
  • /
  • 265

hannibal

hannibal barca.
roma'ya karşı kazandığı zaferlerle nam salmış, ünlü kartacalı general ve politikacı.
meşhur filli ordularıyla bilinir.
anadolu'da da izler bıraktığı rivayet ediliyor.

iran'ın seçimler sonrası akp ile dalga geçmesi

pers imparatorluğu'nun geleneksel ahlakını ve kudretini herzaman taşıyabilmiştir bu ilginç millet.
bizle, akp ile veya rte ile ne kadar alay etse azdır.
böyle ironik, böyle riyakar, böyle tutarsız ve böylesine emperyallere bağımlı bir sözde islamcılığa ve osmanlıcılığa kıçlarıyla gülmektedirler zaten...

taksim gezi parkında direnen cesur kırmızılı kadın

ah gezi dönemi ah, dedirtendir.
o vicdanlı ve görev aşkıyla yanıp tutuşan ileri demokrasi memuruna, 20 aylık hapis cezası da verilip, infazı ertelenmiştir.

akp dönemini anlatacak film isimleri

günlük hayatımda da sık sık kullandığım " ak cehennem" ilk aklıma gelen.

cehaletin yükselişi
abdestli kapitalistlerle demokrasicilik oynamak
özüne dönüş
emperyalizmin islamcıları

horizonmersin

meşhur turunç reçelimizle ilgili toplu bir çözüm üretmeye çalışacak olan, çok yaşlı ve samimiyetsiz yazar.
dip not: o haftasonu istanbul'da olacaktır *

biz ayrı sandıkların insanıyız

son derece güncel ve işlevsel, hatta ennnnn güncel ve işlevsel bir demokratik deyim.
fikir babasına ve kullanacaklara şimdiden teşekkürler!

(gerçi, demokratik gibi dursa da, belki de "sandıkratik" denilmeli. çünkü, sandıklar mecliste birleşir sonuçta, ama, demokrasiyi içselleştirememenin sonucu budur...)

(bkz: kürtler ve milliyetçiler yazmasın)

ayı sözlük itiraf

tayyip'i hiç özlemediğimi ve hiçbirzaman özlemeyeceğimi farketmenin şaşkınlık dolu mutluluğu içerisindeyim...

sözlükteki türk kürt çatışması

çatışmadan ve sürtüşmekten korkmayın güzel insanlar...
demokrasi ve karşılıklı gelişim böyle doğar!
beklediğiniz günler, umduğunuzdan daha yakın! *

demokratik bir ufka sahip olmak

ırktan, dinden, mezhepten ve cinsiyetten arınıp, ortak yurttaşlık çıkarları üzerinde düşünebilmeyi ve buna uygun eylemleri gerçekleştirmeyi ifade eder.
maalesef asıl trajedimiz, bu tür bir vizyona sahip olması gereken bir merkez veya sol partinin mevcut olmamasıdır.
bir chp seçmeni olarak, olumlu yönde değiştiğini ve geliştiğini kabul ediyor ve kemikleşmiş oyunu koruyabilmesinden memnuniyet duyuyorum.
fakat, günümüz türkiyesinin ihtiyaç duyduğu bazı dinamikleri, kısmen solcu ve kısmen milliyetçi bir partide bulabiliyorsak, bu bizim değil, sistemi bugünlere taşıyan güç odaklarının suçudur.
orta ve uzun vadede görmekteyim ki, bir kürt olmasam da, bireysel özgürlüklerim ve kazanılmış cumhuri haklarım akp, chp veya mhp gibi partilerin değil, kürtlerin demokratik siyasetiyle güvencede olacaktır.
bu benim fantazim değildir veya hiçbirimizin hayali olmayabilir, fakat, bir durum tespitidir...
çünkü, demokratik bir ufukla düşünmeyi başaramazsak, mhp veya akp gibi partiler ya yeni tayyipler getirecek ya da islamcı yobazlar geleceğimizi karartmaya devam edecektir.
çünkü, hiçbir tehlike, faşizm tehlikesi kadar korkunç ve amansız olamaz!!
çünkü, hiçbir dayanışma ve paylaşım, sizden farklı olduğunu düşündüğünüz halde temel insani değerlerde birleştiklerinizle barışmak kadar keyifli ve insancıl olamaz!

gofrettin

bu aralar başka diyarları trollemekle meşgul olan yazarcanımız...

ayı sözlük kandil dağı zirvesi

"taktiksel demokratik hamle" ve "çoğunluğun hayrı için asgari müştereklerde birleşebilme" olgularından habersiz olan seçmenlerin klasik suçlamasıdır.
ilerideki onyıllarda, meclisteki sisteme adapte olan hdp'nin önemi daha iyi kavranacağından, şimdilik suçlamalar ve hakaretler devam edecektir...

bu suçlamalara devam eden seçmenlere tek soru yöneltilmelidir: hdp meclise girmeseydi, (mhp veya chp %40 oy alamayacağına göre) yeniden tek başına iktidar olacak olan akp kime girecekti???
lütfen biraz mantık, biraz geniş ufukluluk ve demokratik bilinç geliştirelim...
bizim terörü falan onayladığımız yok; ayıptır, yazıktır ve komiktir gerisi...

hdp'nin kadın milletvekili rekoru

diğer partileri kıskandırması gereken bir başarıdır.
dileriz ve umarız ki, bitmek bilmeyen kadın cinayetlerine ve kadın odaklı namus anlayışına el atacak devrimci yasaları uygulamak da bu meclise nasip olsun.

dokunulmazlığı kalktığı için korkuya kapılan ex vekil itirafları

etme bulma dünyası dememişler boşuna!
günah çıkartmak kurtarmayacaktır onları.
herşeye rağmen, cumhuriyet sisteminin hukuksal düzenine ve evrensel haklara saygı ilkesinden vazgeçmeden yargılanmaları, onlar gibi olmayan herkesin şeref borcudur.
insanlığı, laikliği, sosyal adaleti, bireysel haklara sadakati ve etnik ve dini tüm farklılıklarıyla yurttaşını tanıyan ve koruyan devlet felsefesini şimdi yeniden kuramazsak eğer, bir daha uygun bir fırsatın yakalanabilmesi çok daha zor olacaktır.
belki büyük bir doğal afet veya bir iç savaştan sonra olacaktır...

hükümet

arapça bir terimdir.
kökü "hükm"dür. bir konuda karar vermeyi, uygulama gücü olanı ve/veya egemen olanı ifade eder.

hükümet ise, parlamenter sistemdeki "yürütme" organıdır.
çok partili bir siyasal sistem, günümüz modernizm felsefesinde güçler ayrılığına dayanır.
güçler ayrılığı, siyasal sistemin ana parçaları olarak tanımlanmış 3 ana organın birbirine bağımlı olmadan (bağımsızca), ama devletin ve toplumun yararına uyumlu biçimde çalışabilmelerini sağlamak için tanımlanmıştır.

hükümet, yasama organının yaptığı yasal düzenlemeleri yürütmekle yükümlü olup, "yargı" organının denetimine tabidir!
astığım astık, dediğim dedik bir demokratik hükümet olmaz, olamaz!
yargıyı ve yasamayı kendi emri altına almış bir hükümet, demokratik değil, totaliter veya oligarşik bir siyasal sistemde var olabilir.

günümüz batı demokrasilerinde en yaygın hükümet modeli ise, koalisyon olarak adlandırılan çok partili yürütme organlarıdır.

iç güvenlik yasa tasarısı

haziran seçiminin getirdiği ümitle, bu rezil ve yurttaş düşmanı yasanın tümüyle iptali veya geniş çaplı islahı, yeni hükümetin namus borcudur!!!

muhalefetin namus borcu

bugünkü seçmen iradesine uygun bir koalisyon hükümeti kurabilecek ahlaki, vicdani ve demokratik sorumluluğa sahip olduğunu kanıtlamaktır.
çünkü, haziran, yine bir umut yeşertmiştir bu topraklarda!!

seçim sonrası olası senaryolar

ekonomik enkazın sahibi ve sebebi akp olduğundan dolayı, koalisyonu bir kriz gerekçesi olarak lanse etmek, ahmak kitleleri kandırabilmek içindir.
o nedenle, gerçek anlamda bir "acil durum" veya "acil demokratik restorasyon" hükümeti kurularak, öncelikle faşist seçim yasası, iç güvenlik yasası, 4+4+4 eğitim rezaleti ve benzeri diktatörlük dönemi yasalarının temizlenmesi şarttır!
bunları yapmak chp, hdp ve mhp'nin namus borcudur!

7 haziran 2015 genel seçimlerinin bizlere kattıkları

koalisyon kurabilme ahlakını ve becerisini gösteremeyen bir millet, herzaman diktatörlükle yönetilmeye mahkum olacaktır...
koalisyon, güç birliğidir.
koalisyon, uzlaşıdır.
koalisyon, paylaşımdır.
koalisyon, çok sesliliktir.

(bkz: muhalefetin namus borcu)
(bkz: haziran)

koalisyon

halk temsilcisi seçimlerine dayalı temsili demokrasi sisteminin en demokratik hükümet modelidir.
bunu beceremeyen öküz milletler, ya diktatörlükle yönetilirler ya da blok oylu tek parti iktidarlarıyla demokrasicilik oynarlar...
türkiye'deki demokratik uzlaşma geleneğinin gelişmesinden zarar görecek olan güç odakları, yıllardır koalisyonu tü-kaka ilan etmiş ve milletin demokratik taktik ve uzlaşma becerisini yok etmiştir.
bunu başarabilmek, haziran dönüşümünü başarmış bugünkü muhalefetin namus borcudur!

hdp'nin barajı geçmesi

demokratik parlamenter sistemin en güzel meyvesi olan " koalisyon" ahlakının ve becerisinin öğrenilmesine vesile olacaktır.
eğer, devlet bahçeli gibi yitik siyasetçiler engel olmazsa, koalisyonla demokratik haklarda gelişim sağlanabilecektir.
  • /
  • 265
  • /
  • 54

mavi vatan


zeynep dizdar


hiper enflasyon


izmir katliamı


edis'in poposu


kuş olup uçsam sevgilimin diyarına


ağaç budamak


ateş ölçer


ayaklar baş oldu


ne olacak bu memleketin hali


tarikat


çocuklara musallat olan şıhlar


only time


mea maxima culpa


obivan kenobi


şeriat ve kadın


böğürtlen


ab-ı hayat


çilek şarabı


tam rekabet piyasası


  • /
  • 54

murathan mungan

hani herkes arkadaş,
hani oyunlar sürerken.
kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken.
hani biz kimseye küsmemiş,
hani hiç kimse ölmemişken.
eskidendi, çok eskiden...

murathan mungan

her ne kadar düştüğü söylense de, düştüğü yerin yüksekliği kolay kolay çıkılamayacak bir yerdir. mezopotamya üçlemesi adı verilen tiyatro oyunlarını yirmili yaşlarında yazdığı hatırlanırsa nasıl bir birikiminin ve hayal gücünün olduğu rahatlıkla görülebilir. özellikle geyikler lanetle oyunu roman, şiir, tiyatro, masal tadında okunur, seyredilir. böyle güzel bir şairi, yazarı kişesel zevkleri nedeniyle eleştirmek ve düştü, bitti, yok olmaya mahkum oldu demek bana göre insafsızlıktır.
şimdi ergen şiiri olarak nitelenen şiirlerini yaşı otuzun üzerinde olan hangimiz ezberlemedik ya da en azından okuyup ağlamadık. şairdir, yazardır, tükçeyi çok güzel kullanan ve konuşan bir entelektüeldir. türkiye'de yaşayan sanatçılardan kibrin en yakıştığı iki isimden biridir.(diğeri ismet özel) yazdığımı üç beş satırlık entryler de bile zilyon tane anlam bozukluğu, yazım hatası yaparken mungan'ı eleştirmek en azından benim haddim değil.

aşağıdaki dizeleri yazmış olan yazar, şair.

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta doğruydu belki. sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

türkiye'den siktir olup gitmek

sadece şu anda sol frame de olan dört başlık yüzünden bile normal bir ülkede normal bir vatandaş olarak yaşasam dahi düşüneceğim bir durumdur..

(bkz: karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz edilmesi)

(bkz: 13 mart 2016 ankara patlaması)

(bkz: 13 mart 2016 sosyal medyaya erişim yasağı)

(bkz: recep tayyip erdoğan)

katlettiniz lan ülkeyi.. yaşanmaz bir yere çevirdiniz, nefes alırken bile insan yaşadığına sevinemiyor artık. söylenecek onca söz varken sadece susmak geliyor artık içimden. televizyonu her açtığımda, twitter'a her girişimde, whatsapp'a ta her bildirimde korkar oldum..yeni bir felaketin, bombanın, facianın, maden kazasının, tacizin, tecavüzün, faşizmin, insan haklarının hiçe sayılmasının, taksime her gittiğimde gördüğü her kıza laf atan, arkasından köpek gibi takip eden her bir insan evladından, birbirine küfreden futbol fanatiklerinden, milletin ahlakını kendi leş ağzına sakız eden her ahlak bekçisinden, hırsızından katilinden, adaletinden polisinden askerinden teröristinden siyasetçisinden milletin hakkını rüşvet için gasp eden her kamu personelinden ötürü lanet olsun lan bu ahlaksız ülkeye bu bencil dünyaya..

sahi gitsem nereye gidicem lan sanki? ekvator'da bir yağmur ormanında ya da çölde bedevilerle beraber mi yaşıyım? alaska'da penguenlerin arasına mı yerleşiyim? ya da boğaz köprüsünden insanların gözü önünde kendimi boşluğa mı bırakıyım? ne yapayım lan ben?

bilmem kaç bin yıllık dünya tarihinde doğa doğa bu zamanı mı buldum insan olmak için? ya da niye insan olarak geldim lan ben bu tükürdüğüm dünyasına? avının peşinde olan bir kartal olarak ya da avından kaçan bir ceylan olarak niye gelmedim lan bu canına yandığımın dünyasına?

aslında en iyisi ne biliyor musun.. aç tv8'i izle survivor'u ya da bilmem ne izdivaç programını. düşünme hiç bunları, düşününce ne oluyor? üzülünce, kahrolunca ne oluyor? ne değişiyor? hayatında 36 dan sonra bildiğin 37 rakamı artık sana ne ifade ediyor? ne ifade etmeli??
bilmiyorum, sadece saçmalıyorum belkide..

son olarak da klişe belki ama bi hakkım varsa hiçbirinize helal etmiyorum ulan!

28 mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı 2. tur oylaması

malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.

ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!

otel odaları

bir murathan mungan şiiri. gülden karaböcek ise eşsiz yorumuyla bu şiiri taçlandırmıştır. şiirde/şarkıda geçen, öyle kredi kartına sayısız taksitle yerleşilen, servisin ayağa kadar yapıldığı, sahte gülümsemelerin havalarda uçuştuğu otel odaları konseptinin dışındadır. burada duvar köşelerinde dışarıdaki arayışlardan eli boş dönenlerin hayal kırıklıklarından ağlar örülmüştür. ve yalnızlığın en saf halinden sınırsızca yararlanılabilir. çarşaflar, havlular sık değişir mi bilinmez ama yaşanmışlıkları yıkasan arıtamazsın bu odalardan. yumuşak yataklarda gömülmeyi seçenlerin yerini sert yataklarda acıya gömülmek zorunda kalanlar alır. ve gülden karaböcekin nefis yorumuyla odalar dolusu acı çöker üzerinize. ama iyi gelir.

yabancı bir erkekle sevişmek

ne kadar evrensel bir insan olduğunuzu, din, dil, ırk gözetmeksizin herkesle iletişim halinde olabileceğinizi dünya aleme göstermek için süper bir fırsat. seks için beden dilini kullanmanın, sadece tanışana kadar anlaşabilecek düzeyde dil bilmenin yeterli olduğu söylenebilir. ayrıca çekilecek kapris sayısı ülke dışına çıktıkça birçok nedenle azalabilir.

arabasına kasko yaptırmayan insan

condomsuz anal seks yapan insandan daha fazla risk almaktadır.

ben ibne değilim

ben ibne değilim.
ben tanrının heybesinden yer yüzüne düşen bir cennet tohumuyum.
toprağına alışmaya çalışan mor bir menekşeyim.
kırılmaya yüz tutmuş, buzdan bir kalbim ben.
ben ibne değilim.
ben soluksuz bırakılan altından bir deniz atıyım.
gelinlerin belinden 3 kez geçirilen kırmızı kuşağın sonuncusuyum.
bereket getirsin diye yere atılan narım.
ben sizin geleneklerinizin altında ezilen incecik bir ruhum.
hey, ben ibne değilim.
ben bir insanım!

iyi bayramlar

çokça sevildiğinizi hissettiginiz, huzura doyduğunuz, sağlığınızdan hiç şüphe etmediğiniz, keyfini sınırsız çıkarabildiğiniz harika bir bayram olmasını dilerim.

not; sürü misali sürüklenen insanlarca, salt ete ulaşmak için canlılara kıyımadığı bir bayram olmasını canı gönülden dilerim.

izmir katliamı

yaklaşık 2 haftadır izmir'deyim. insanlar pırıl pırıl, hayat dolu. her sokağında sevgiye ve şefkate doymuş sokak hayvanlarına rastlayabilirsiniz. böyle bir şehirde bunun yaşanması çok üzücü. hem aklı başında biri, masum ve muhtaç olana şefkatle yaklaşan insanlara nasıl kıyabilir?anlamakta zorlanıyorum. hayatta ne gayesi olabilir ki senin gibi birisinin? yaşamanı anlamlandıran hangi değere tutunabilirsin ki? çok merak ediyorum. sık kafana gitsin bence.

Toplam entry sayısı: 5286

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

harry potter

emperyalist britanya halklarının yüksek düzeyde yaratıcılık becerisini kanıtladıkları bir edebi tür: masal. meraklısı bilir, ingiliz ve anglo-sakson kültüründeki büyücülük, periler, hayaletler gibi sözlü edebi geleneği.
önünde şapka çıkartılacak tolkien üstad gibi modern masalcıların güzel eserlerine tipik örnektir bu seri.
diğeri yüzüklerin efendisi tabi ki...
eşsiz bir türdür masal. dünyanın korkunçluğunu unutturmak, gerçeklerden uzaklaştırmak, umut dağıtmak, iyilerin hep güçlü olduğu bir boyutu tasarlamak için biçilmiş bir kaftan!!
nitekim, demiştir ki bizim büyük üstad murathan mungan: masal derler, inanmazlar oğul. masala inanmayan, gerçeğe inanır mı hiç???

yılmaz büyükerşen

türkiye'de nadir yetişen akademisyen, sanatçı ve siyasetçi büyüğümüz.
eskişehir doğumlu olup, ömrünü önce anadolu üniversitesi'ne, sonra kentin belediye hizmetlerine adamıştır.
şu anda hala belediye başkanlığı görevine devam etmektedir.
ayrıca, iyi bir heykeltraştır.
" türkiye seninle gurur duyuyor" sloganını gözü kapalı hakeden bir değerimizdir.

türkü

- anadolu'ya özgüdür.
- erkan oğur'un saptaması, tüm boyutlarıyla gerçekçidir.
- manzum eserlerin en güzel ve en melodik halidir.
- bizi bize anlatır.
- yunan tragedyası neyse, anadolu türküsü odur. öğretir, anlatır, yaşatır, çağırır, isyan ettirir, eleştirir, uyarır, acıtır, kurtarır ve mutlandırır!

çizgi film

hem biyolojik hem de bilişsel çocukluğumuzu yetişkinlikten korumaya yarayan müthiş icat!

(bkz: çocukluk)
(bkz: hayalperest)
(bkz: düş)
(bkz: mutluluk)

entropi

termodinamik yasalarından ikincisidir.

"canlılar belli bir andan sonra ölür; bilgisayarlar eskir ve evrendeki düzensizlik sürekli olarak artma eğilimindedir. bilim adamları düzensizliği entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de ona paralel olarak artar. bununla birlikte faydalı enerji miktarı sürekli azalır. faydasız enerji (entropi) ise artmaktadır."

http://ayisozluk.com/lnk/a61702

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

türkiye'de akademisyen olmak

" madagaskar sahillerinde kürk manto tanıtmak" kadar işlevsizleştirilmiştir.
çünkü, 12 eylül faşizminin ilk hedefi olan "özerk ve güçlü üniversite" varlığına son verilerek, tüm üniversiteler, toplumun ihtiyaçlarından ve demokratik siyasal ortamdan uzaklaştırılmış birer hizmet birimlerine dönüştürülmüştür.
hala birkaç köklü üniversite var olma mücadelesi verebilmektedir.
akademisyenlik mesleği de, bazı idealist emekçi akademisyenlerin fedakarlıkları sayesinde kısmen ve zorla yaşatılabilmektedir (bir yoğun bakım ünitesi gibi)...

cinsel tercihini git evinde yaşa

"git evinde içkini zıkkımlan", "git evinde konuş ve yaz", "git evinde siyaset yap", "git evinde ateist ol", "git evinde sevgilinin elini tut" gibi faşist vecizelerin bir başka örneğidir.
kamusal alanın tüm farklılıklara kapatılmasını ve herkesin riyakarca maskelenerek davranmasını hayal eden totaliter zihniyetin göstergesidir.
sokaklar, caddeler ve meydanlar halkındır, bizimdir; belli bir zihniyetin veya silahlı gücün değil...
güya, çocuklarını ve gençlerini bizden çok önemsediğini göstermek isteyen faşist zihniyet, bula bula onların cinselliğini ve aşk yaşamını odağına almaktadır. bu durum, hayatın, demokrasinin ve insanlığın bittiği noktadır.
gençlerini bu kadar önemsediğini ileri süren binbirsuratlı riyakar zihniyet, öncelikle onların temel fizyolojik ihtiyaçları olan "iyi beslenme", "iyi koşullarda yaşama" ve "spor yapma" haklarına saygı gösterip tüm hassasiyetlerini ve paralarını bir akıtsın bakalım yiyorsa!!!
tanrıdan dileğim, yetersiz beslenen, bedenen ve ruhen yetersizlikler içinde yaşayan milyonlarca gencin elleri, aklı fikri onların kıçını ve zikini dizginlemekte olan sahtekarların yakasında olsun!!

hollow earth teorisi

ne çürütülebilmiş ne de doğrulanabilmiş, hep arafta asılı kalmış gizemli teorilerden birisidir. türkçe'ye "delik/oyuk dünya" teorisi olarak çevrilmiştir.
yerkürenin iç kısmında büyük bir boşluk veya oyuk olduğunu ileri süren bu görüşe göre, gezegenin merkezinde var olduğu düşünülen eriyik bir magma kütlesi değil, yerküre üzerindeki manyetik alanın oluşmasını sağlayan büyük bir boşluk bulunmaktadır. ayrıca, bu boşluk içerisinde, "iç güneş"(inner sun) adı verilen bir enerji kaynağı da vardır.
bu teorinin var olduğunu savunduğu boşluğa giriş için belli mağaralar veya tüneller var olup, en geniş giriş noktaları, dünyanın kuzey ve güney kutup bölgelerindedir.
bir iddiaya göre, nasa'nın kutuplar için uzun bir süredir uyguladığı fotoğraflama ve uçuş yapma yasağının nedeni budur.

bu teoriye destek olarak bazı efsanevi dayanaklar da gösterilebilmektedir. örneğin, amerikan yerli kabilelerinin efsaneleri ile yüksek tibet uygarlığı'nın eski dinsel metinlerinde, yerkürenin kabuğu altında yaşayan ileri uygarlıklardan ve bilge insanlardan söz edilmektedir.

(bkz: şambala)
(bkz: agarta)

selahattin demirtaş

hdp içerisinde değerli bulduğum 2 isimden biridir.
türkiye siyasetçisi olma yolunda devam eder ve ülkenin başkanlık faşizminden kurtulmasına da katkı yaparsa, sivilleşmiş bir parlamenter demokrasi ortamında en kaliteli siyasetçilerden biri olacaktır.

suriyeliler

akp adlı örgütün, parlamentoda hesap bile vermeden 10 yıldır ülkemizde ağırlayıp yedirip içirdiği büyük göçmen topluluğu.
uluslararası hukukta veya mültecilik hukukunda yer almayan çok geniş haklarla donatılmış olup, ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısında geri dönülmez tahribata sebep olmuşlardır.
*)

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

ayı sözlük felsefesine ve yazarlarına yakıştırmadığımdır.
fotoğrafa müdahale yetkim olsa, mutlaka kaldırılmasını sağlarım.
burası, bilgilendirme, paylaşım ve örgütlenme sözlüğüdür....
diğer ihtiyaçlar için, başka mekanlar-alanlar-siteler kullanılmalıdır...

edit: *
*

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

muhalif olmak

+ itaat etmemek
+ karşı çıkmak
+ eleştirmek
+ cesur olmak
+ haksızlığı kabullenmemek
+ direnmek
+ boyun eğmemek
= yaşamak!
Henüz takip ettiği biri yok.