Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

horizonmersin

Durum: 5286 - 0 - 0 - 0 - 27.12.2024 01:17

Puan: 75168 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

nitimur in vetitum semper, cupimusque negata!
  • /
  • 265

eski başbakanlıkta karafatmalar dolaşıyordu ak sarayı'ı yaptık

şimdi bu, pireye kızıp yorganı yakmaya benziyor desek, yanlış olur mu?
böyle bir gerekçeye, şöyle sorular yöneltme hakkımız doğar:

- ilaçlama teknolojilerinden haberiniz yok muydu?
- eski binayı yıkıp yenisini yapmayı hiç düşünemediniz mi?
- madem bir saray şart oldu, niye koruma altındaki ve mahkeme kararıyla inşaat izni reddedilen bir mevkide kurulması için ısrarcı olarak mahkemeye saygı ahlakına ve yaklaşık 90 yıllık emekle yeşertilmiş bir vahaya sıçıldı?
- madem orası dışında başka bir yer yoktu, neden daha mütevazı ve ülkenin gelirlerine uygun bir bütçeyle yapılmadı?
- madem haklı bir büyüklükte ve makul bir masrafta oldu diyorsunuz, neden meclise ve sayıştaya hala yapılan harcamalarla ilgili hesap verilmiyor? o paralar babanızdan miras mı kaldı????????

oy hırsızlığı

demokrasiyi ve halkın iradesine saygıyı içselleştirememiş toplumlarda veya rejimlerde olağandır.
çünkü, böylesi iğrenç birşeye kalkışan insana, hakkı olmayan birşeyi almanın, başkasının haklarına ve canına saygı duymanın anlamı ve önemi öğretilmemiştir.
hırsızlığın en iğrenç türlerinden biridir.
bizim cumhuriyet tecrübemiz henüz 150 yıllık, seçimli demokrasi deneyimimiz ise sadece 65 yıllıktır.
meşrutiyet mücadelesindeki atalarına bile ihanet edip hala padişah hayranlığı duyan yitik nesillerimiz varken, 70 yıllık bir sandık deneyimimizden güzel şeyler çıkmasını beklemek iyimserlik olur.

ama, tüm bunlar bir evrimsel dönüşümdür.
eninde sonunda, seve seve veya başka türlü, ahlak felsefesini ve vicdanını kaybetmiş bir toplum bunu öğrenecek veya ona bunu öğretecek bir başka toplum tarafından adam edilecektir...
belki herşey değildir ve sadece oy ile demokrasi olmaz.
ama, yurttaşının oyuna saygı duymayan ve onu koruyamayan bir toplum hiçbirşeydir!
oy, yurttaşın ve devletin namusudur.
oy haktır.
oy senettir.
oy çalmak veya çalmaya kalkışmak bile rezil bir eylemdir.

akp ve akp'lilere tahammül edememek

cumhuriyet yurttaşlığına, demokratik gelişime ve kazanılmış eski bireysel özgürlüklere bile değer vermeyip karşı çıkanlara tahammül göstermek, kendine ve kendi varlığıyla bütünleşmiş bir yurt ve millet sevgisi olan bireylere yakışmaz zaten.
demokrasi tahammül rejimidir, evet. fakat, karşılıklı tahammül şarttır!
akp'nin muhalif insanlara tahammülsüzlüğünü kabul etmek veya mazur görmek hem cumhuriyet rejimine hem demokrasiye hem de insanlığımıza aykırıdır...
dolayısıyla, bu olağanüstü şartlarda akp'ne gösterilecek tahammülsüzlük, son derece doğal ve gerekli bir tepkidir.

demokrasi

sevgi gibi, kuşun kanadında yaşayan naif ve narin bir kelebek gibidir!
4-5 yılda bir getirilen sandıklarla yaşamaz.
sandıkla gelip, kovularak bile gitmeyenler yüzünden yok olur!
ironik bir trajedi olarak, ne yazık ki diktatörlükleri de yaratan bir rejim modelidir.
her millete ve her kültüre yakışmaz ve uymaz.

provokasyon

5 haziran 2015 amed'deki hdp mitingine yapılan bombalı saldırılar

ak cehennem topraklarındaki ileri demokrasi diktatörlüğünün sonunun geldiğini gösteren alametlerden biridir.
kendi çıkarları için her boku yiyebilecek bir çetenin çırpınışlarıdır.

kahrolsun faşizm!

yoksulluk

insanoğlunun en iğrenç, en ironik ve çözümsüz bıraktığı en büyük sorunlarından biridir.
milattan önce de var olan ama yaşamakta olduğumuz kapitalizm döneminde daha da azgınlaşan bir sorun olan gelir dağılımı dengesizliğinin sonucudur.
sınıflararası çatışmanın, zayıflar aleyhine sonuçlanmasının hem nedeni hem de sonucudur.

bir sosyoloji hocasının kitabında anlattığı gibi, nöbetleşe yoksulluktur artık 3. dünyanın kaderi.
ama eksik anlatılmıştır orada. sadece, fiziksel yaşam koşulları ve dar gelirlilik odağında tanımlanmıştır.
oysa, manevi değerlerdeki korkunç erozyonun sonucu ortaya çıkan ahlak, şeref, vicdan ve namus eksikliği veya yokluğu da bir tür yoksulluk olarak tanımlanmalıdır.

" yoksulluk sınırı" olarak tanımlanan kavram da önemlidir.

davulcu vedat

gelecek dönemlerde, türkiye'nin demokrasi tarihi ve toplumsal hareketleri anlatılırken, gururla anılacak sembollerden biri.

hoşlanılan kişiyle konuşurken saçmalamak

elim ayağıma dolaşır.
dilim damağıma veya ağzıma-burnuma dolaşır!
cidden saçmalarım çok hoşlandığım ama sevgili olamadığım bir erkekle sohbetlerimde.
bazen çok abartıp çok bilimsel bir havada konuşurum, bazen de sözcüklerin telaffuzunda bile garip bir aksanla konuşup sıçıp batırırım...

(bkz: sıçtı cafer bez getir)

bakma öyle bakma sen de inip gideceksin

herşeyin, herkesin ve her mevkinin gelip geçici olduğunu yüzümüze gözümüze vuran acımasız ifade.
şoför edebiyatı bir başkadır gerçekten...

(bkz: kamyon yazıları)
(bkz: şoför edebiyatı)

fokur fokur

ak saray ın altın klozet takımları

bir semboldür altın kaplama klozet.
var olmayabilir de...
ama, var olmaması, ne o sarayı aklar, ne de hesapsız-kitapsız yapılan israfı unutturabilir!
kontrolden çıkan bir gücün, hiçkimseye hesap vermemeyi erdem sayıp hak gören sözde milli irade(?!) anlayışının ne tür bir canavara dönüşebileceğinin trajikomik sembolüdür!

sen daha cumhurbaşkanlığı makamının ne olduğunu anlamamışsın

e doğru!
ona göre hiçbirimiz hiçbir zıkkım bilemeyiz!
çünkü, ona muhalif olan herkes eksik, bilgisiz, hain, nankör ve onu hep yanlış anlayan gafillerdir!
kendisi tüm erdemlerin, bilgilerin, gizemlerin ve sorgulanamaz hükümlerin ve doğruların sahibidir!
bu beyanının sonuna, "cumhurbaşkanlığını sizden öğrenecek değiliz!" ifadesini eklemiş olmalıdır...

yurtdışında yaşayıp akp'ye oy veren seçmen

demokratik haklara ve aktif yurttaşlık ilkelerine uygun bulmadığım bir oy kullanma hakkıdır.
daha doğrusu, haksız bir haktır.
hangi partinin seçmeni olursa olsun, yurtdışında daimi ikametgahı olan ve/veya yılın büyük bölümünü avrupa ülkelerinin kaliteli yaşam koşulları altında yaşayan bir kişinin, türkiye siyaseti için oy kullanmasını uygun ve adil bir uygulama olarak göremiyorum!
bundan sonra gelecek ilk hükümetin bir el atıp böyle bir yamukluğa son vermesi gerekir...

ali ismail korkmaz

ölümüne yol açan hayvani ve kahpece saldırının yıldönümüydü dün.
38 gün komada kaldıktan sonra dayanamayıp canını teslim etmişti çelimsiz bedeni.
böyle narin çiçeklere kıyabilen cellatların, günü geldiğinde lime lime edilsin eti kemiği teni!

(bkz: haziranda ölmek zor)

nazım hikmet ran

anayasa mahkemesi nin imam nikahı kararı

anayasa mahkemesi'nin kendi varlık nedeni olan seküler ve laik sistemi siklemediğinin göstergesidir.
yapılan atamalarla gelen yeni üyelerin hukuk ve demokrasiyle ilgili profilleri belli olduğundan, bu yüksek mahkemenin trajik bir dönüşüm geçirdiği açıktır!
tüm yamukluklarına ve bireye karşı ceberrut devleti savunmasına rağmen, tek sığınağım olan "cumhuriyet yurttaşlığı"nın bir gereği olarak bu kararı kınıyorum ve protesto ediyorum!
yazıktır!
ayıptır!

(bkz: anayasa mahkemesi)

bugün ayı sözlük için ne yaptın

hamdolsun bu sözlüğe, kurup işletenlere ve girip yazanlara diye dualar edip bahurlar yaktım!

soma'da sağ kurtulmayı başaran madencilere dava açılması

o hiç dillerinden düşürmedikleri, chp'nin tek parti dönemindeki uygulamalarında bile benzeri görülmeyen bir ak cehennem işlemidir.
yurttaş avına çıkmış bir canavardır artık akp!

(bkz: faşizm)
(bkz: totaliter rejim)
(bkz: azıtmak)
(bkz: cozutmak)
(bkz: gemi azıya almak)
(bkz: kudurmak)
(bkz: zıvanadan çıkmak)
(bkz: gözü dönmek)

doktor cinayetleri

yurdum insanının akp döneminde edindiği bir hobiye dönüşmüştür doktor avlamak!
kadın cinayetleri gibi hesapsız, vicdansız, umarsız, medeniyetsizce ve canice!
hamdolsun!

son kurban, dr. kamil furtun olmuştur.
  • /
  • 265
  • /
  • 54

mavi vatan


zeynep dizdar


hiper enflasyon


izmir katliamı


edis'in poposu


kuş olup uçsam sevgilimin diyarına


ağaç budamak


ateş ölçer


ayaklar baş oldu


ne olacak bu memleketin hali


tarikat


çocuklara musallat olan şıhlar


only time


mea maxima culpa


obivan kenobi


şeriat ve kadın


böğürtlen


ab-ı hayat


çilek şarabı


tam rekabet piyasası


  • /
  • 54

murathan mungan

hani herkes arkadaş,
hani oyunlar sürerken.
kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken.
hani biz kimseye küsmemiş,
hani hiç kimse ölmemişken.
eskidendi, çok eskiden...

murathan mungan

her ne kadar düştüğü söylense de, düştüğü yerin yüksekliği kolay kolay çıkılamayacak bir yerdir. mezopotamya üçlemesi adı verilen tiyatro oyunlarını yirmili yaşlarında yazdığı hatırlanırsa nasıl bir birikiminin ve hayal gücünün olduğu rahatlıkla görülebilir. özellikle geyikler lanetle oyunu roman, şiir, tiyatro, masal tadında okunur, seyredilir. böyle güzel bir şairi, yazarı kişesel zevkleri nedeniyle eleştirmek ve düştü, bitti, yok olmaya mahkum oldu demek bana göre insafsızlıktır.
şimdi ergen şiiri olarak nitelenen şiirlerini yaşı otuzun üzerinde olan hangimiz ezberlemedik ya da en azından okuyup ağlamadık. şairdir, yazardır, tükçeyi çok güzel kullanan ve konuşan bir entelektüeldir. türkiye'de yaşayan sanatçılardan kibrin en yakıştığı iki isimden biridir.(diğeri ismet özel) yazdığımı üç beş satırlık entryler de bile zilyon tane anlam bozukluğu, yazım hatası yaparken mungan'ı eleştirmek en azından benim haddim değil.

aşağıdaki dizeleri yazmış olan yazar, şair.

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta doğruydu belki. sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

türkiye'den siktir olup gitmek

sadece şu anda sol frame de olan dört başlık yüzünden bile normal bir ülkede normal bir vatandaş olarak yaşasam dahi düşüneceğim bir durumdur..

(bkz: karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz edilmesi)

(bkz: 13 mart 2016 ankara patlaması)

(bkz: 13 mart 2016 sosyal medyaya erişim yasağı)

(bkz: recep tayyip erdoğan)

katlettiniz lan ülkeyi.. yaşanmaz bir yere çevirdiniz, nefes alırken bile insan yaşadığına sevinemiyor artık. söylenecek onca söz varken sadece susmak geliyor artık içimden. televizyonu her açtığımda, twitter'a her girişimde, whatsapp'a ta her bildirimde korkar oldum..yeni bir felaketin, bombanın, facianın, maden kazasının, tacizin, tecavüzün, faşizmin, insan haklarının hiçe sayılmasının, taksime her gittiğimde gördüğü her kıza laf atan, arkasından köpek gibi takip eden her bir insan evladından, birbirine küfreden futbol fanatiklerinden, milletin ahlakını kendi leş ağzına sakız eden her ahlak bekçisinden, hırsızından katilinden, adaletinden polisinden askerinden teröristinden siyasetçisinden milletin hakkını rüşvet için gasp eden her kamu personelinden ötürü lanet olsun lan bu ahlaksız ülkeye bu bencil dünyaya..

sahi gitsem nereye gidicem lan sanki? ekvator'da bir yağmur ormanında ya da çölde bedevilerle beraber mi yaşıyım? alaska'da penguenlerin arasına mı yerleşiyim? ya da boğaz köprüsünden insanların gözü önünde kendimi boşluğa mı bırakıyım? ne yapayım lan ben?

bilmem kaç bin yıllık dünya tarihinde doğa doğa bu zamanı mı buldum insan olmak için? ya da niye insan olarak geldim lan ben bu tükürdüğüm dünyasına? avının peşinde olan bir kartal olarak ya da avından kaçan bir ceylan olarak niye gelmedim lan bu canına yandığımın dünyasına?

aslında en iyisi ne biliyor musun.. aç tv8'i izle survivor'u ya da bilmem ne izdivaç programını. düşünme hiç bunları, düşününce ne oluyor? üzülünce, kahrolunca ne oluyor? ne değişiyor? hayatında 36 dan sonra bildiğin 37 rakamı artık sana ne ifade ediyor? ne ifade etmeli??
bilmiyorum, sadece saçmalıyorum belkide..

son olarak da klişe belki ama bi hakkım varsa hiçbirinize helal etmiyorum ulan!

28 mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı 2. tur oylaması

malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.

ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!

otel odaları

bir murathan mungan şiiri. gülden karaböcek ise eşsiz yorumuyla bu şiiri taçlandırmıştır. şiirde/şarkıda geçen, öyle kredi kartına sayısız taksitle yerleşilen, servisin ayağa kadar yapıldığı, sahte gülümsemelerin havalarda uçuştuğu otel odaları konseptinin dışındadır. burada duvar köşelerinde dışarıdaki arayışlardan eli boş dönenlerin hayal kırıklıklarından ağlar örülmüştür. ve yalnızlığın en saf halinden sınırsızca yararlanılabilir. çarşaflar, havlular sık değişir mi bilinmez ama yaşanmışlıkları yıkasan arıtamazsın bu odalardan. yumuşak yataklarda gömülmeyi seçenlerin yerini sert yataklarda acıya gömülmek zorunda kalanlar alır. ve gülden karaböcekin nefis yorumuyla odalar dolusu acı çöker üzerinize. ama iyi gelir.

yabancı bir erkekle sevişmek

ne kadar evrensel bir insan olduğunuzu, din, dil, ırk gözetmeksizin herkesle iletişim halinde olabileceğinizi dünya aleme göstermek için süper bir fırsat. seks için beden dilini kullanmanın, sadece tanışana kadar anlaşabilecek düzeyde dil bilmenin yeterli olduğu söylenebilir. ayrıca çekilecek kapris sayısı ülke dışına çıktıkça birçok nedenle azalabilir.

arabasına kasko yaptırmayan insan

condomsuz anal seks yapan insandan daha fazla risk almaktadır.

ben ibne değilim

ben ibne değilim.
ben tanrının heybesinden yer yüzüne düşen bir cennet tohumuyum.
toprağına alışmaya çalışan mor bir menekşeyim.
kırılmaya yüz tutmuş, buzdan bir kalbim ben.
ben ibne değilim.
ben soluksuz bırakılan altından bir deniz atıyım.
gelinlerin belinden 3 kez geçirilen kırmızı kuşağın sonuncusuyum.
bereket getirsin diye yere atılan narım.
ben sizin geleneklerinizin altında ezilen incecik bir ruhum.
hey, ben ibne değilim.
ben bir insanım!

iyi bayramlar

çokça sevildiğinizi hissettiginiz, huzura doyduğunuz, sağlığınızdan hiç şüphe etmediğiniz, keyfini sınırsız çıkarabildiğiniz harika bir bayram olmasını dilerim.

not; sürü misali sürüklenen insanlarca, salt ete ulaşmak için canlılara kıyımadığı bir bayram olmasını canı gönülden dilerim.

izmir katliamı

yaklaşık 2 haftadır izmir'deyim. insanlar pırıl pırıl, hayat dolu. her sokağında sevgiye ve şefkate doymuş sokak hayvanlarına rastlayabilirsiniz. böyle bir şehirde bunun yaşanması çok üzücü. hem aklı başında biri, masum ve muhtaç olana şefkatle yaklaşan insanlara nasıl kıyabilir?anlamakta zorlanıyorum. hayatta ne gayesi olabilir ki senin gibi birisinin? yaşamanı anlamlandıran hangi değere tutunabilirsin ki? çok merak ediyorum. sık kafana gitsin bence.

Toplam entry sayısı: 5286

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

harry potter

emperyalist britanya halklarının yüksek düzeyde yaratıcılık becerisini kanıtladıkları bir edebi tür: masal. meraklısı bilir, ingiliz ve anglo-sakson kültüründeki büyücülük, periler, hayaletler gibi sözlü edebi geleneği.
önünde şapka çıkartılacak tolkien üstad gibi modern masalcıların güzel eserlerine tipik örnektir bu seri.
diğeri yüzüklerin efendisi tabi ki...
eşsiz bir türdür masal. dünyanın korkunçluğunu unutturmak, gerçeklerden uzaklaştırmak, umut dağıtmak, iyilerin hep güçlü olduğu bir boyutu tasarlamak için biçilmiş bir kaftan!!
nitekim, demiştir ki bizim büyük üstad murathan mungan: masal derler, inanmazlar oğul. masala inanmayan, gerçeğe inanır mı hiç???

yılmaz büyükerşen

türkiye'de nadir yetişen akademisyen, sanatçı ve siyasetçi büyüğümüz.
eskişehir doğumlu olup, ömrünü önce anadolu üniversitesi'ne, sonra kentin belediye hizmetlerine adamıştır.
şu anda hala belediye başkanlığı görevine devam etmektedir.
ayrıca, iyi bir heykeltraştır.
" türkiye seninle gurur duyuyor" sloganını gözü kapalı hakeden bir değerimizdir.

türkü

- anadolu'ya özgüdür.
- erkan oğur'un saptaması, tüm boyutlarıyla gerçekçidir.
- manzum eserlerin en güzel ve en melodik halidir.
- bizi bize anlatır.
- yunan tragedyası neyse, anadolu türküsü odur. öğretir, anlatır, yaşatır, çağırır, isyan ettirir, eleştirir, uyarır, acıtır, kurtarır ve mutlandırır!

çizgi film

hem biyolojik hem de bilişsel çocukluğumuzu yetişkinlikten korumaya yarayan müthiş icat!

(bkz: çocukluk)
(bkz: hayalperest)
(bkz: düş)
(bkz: mutluluk)

entropi

termodinamik yasalarından ikincisidir.

"canlılar belli bir andan sonra ölür; bilgisayarlar eskir ve evrendeki düzensizlik sürekli olarak artma eğilimindedir. bilim adamları düzensizliği entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de ona paralel olarak artar. bununla birlikte faydalı enerji miktarı sürekli azalır. faydasız enerji (entropi) ise artmaktadır."

http://ayisozluk.com/lnk/a61702

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

türkiye'de akademisyen olmak

" madagaskar sahillerinde kürk manto tanıtmak" kadar işlevsizleştirilmiştir.
çünkü, 12 eylül faşizminin ilk hedefi olan "özerk ve güçlü üniversite" varlığına son verilerek, tüm üniversiteler, toplumun ihtiyaçlarından ve demokratik siyasal ortamdan uzaklaştırılmış birer hizmet birimlerine dönüştürülmüştür.
hala birkaç köklü üniversite var olma mücadelesi verebilmektedir.
akademisyenlik mesleği de, bazı idealist emekçi akademisyenlerin fedakarlıkları sayesinde kısmen ve zorla yaşatılabilmektedir (bir yoğun bakım ünitesi gibi)...

cinsel tercihini git evinde yaşa

"git evinde içkini zıkkımlan", "git evinde konuş ve yaz", "git evinde siyaset yap", "git evinde ateist ol", "git evinde sevgilinin elini tut" gibi faşist vecizelerin bir başka örneğidir.
kamusal alanın tüm farklılıklara kapatılmasını ve herkesin riyakarca maskelenerek davranmasını hayal eden totaliter zihniyetin göstergesidir.
sokaklar, caddeler ve meydanlar halkındır, bizimdir; belli bir zihniyetin veya silahlı gücün değil...
güya, çocuklarını ve gençlerini bizden çok önemsediğini göstermek isteyen faşist zihniyet, bula bula onların cinselliğini ve aşk yaşamını odağına almaktadır. bu durum, hayatın, demokrasinin ve insanlığın bittiği noktadır.
gençlerini bu kadar önemsediğini ileri süren binbirsuratlı riyakar zihniyet, öncelikle onların temel fizyolojik ihtiyaçları olan "iyi beslenme", "iyi koşullarda yaşama" ve "spor yapma" haklarına saygı gösterip tüm hassasiyetlerini ve paralarını bir akıtsın bakalım yiyorsa!!!
tanrıdan dileğim, yetersiz beslenen, bedenen ve ruhen yetersizlikler içinde yaşayan milyonlarca gencin elleri, aklı fikri onların kıçını ve zikini dizginlemekte olan sahtekarların yakasında olsun!!

hollow earth teorisi

ne çürütülebilmiş ne de doğrulanabilmiş, hep arafta asılı kalmış gizemli teorilerden birisidir. türkçe'ye "delik/oyuk dünya" teorisi olarak çevrilmiştir.
yerkürenin iç kısmında büyük bir boşluk veya oyuk olduğunu ileri süren bu görüşe göre, gezegenin merkezinde var olduğu düşünülen eriyik bir magma kütlesi değil, yerküre üzerindeki manyetik alanın oluşmasını sağlayan büyük bir boşluk bulunmaktadır. ayrıca, bu boşluk içerisinde, "iç güneş"(inner sun) adı verilen bir enerji kaynağı da vardır.
bu teorinin var olduğunu savunduğu boşluğa giriş için belli mağaralar veya tüneller var olup, en geniş giriş noktaları, dünyanın kuzey ve güney kutup bölgelerindedir.
bir iddiaya göre, nasa'nın kutuplar için uzun bir süredir uyguladığı fotoğraflama ve uçuş yapma yasağının nedeni budur.

bu teoriye destek olarak bazı efsanevi dayanaklar da gösterilebilmektedir. örneğin, amerikan yerli kabilelerinin efsaneleri ile yüksek tibet uygarlığı'nın eski dinsel metinlerinde, yerkürenin kabuğu altında yaşayan ileri uygarlıklardan ve bilge insanlardan söz edilmektedir.

(bkz: şambala)
(bkz: agarta)

selahattin demirtaş

hdp içerisinde değerli bulduğum 2 isimden biridir.
türkiye siyasetçisi olma yolunda devam eder ve ülkenin başkanlık faşizminden kurtulmasına da katkı yaparsa, sivilleşmiş bir parlamenter demokrasi ortamında en kaliteli siyasetçilerden biri olacaktır.

suriyeliler

akp adlı örgütün, parlamentoda hesap bile vermeden 10 yıldır ülkemizde ağırlayıp yedirip içirdiği büyük göçmen topluluğu.
uluslararası hukukta veya mültecilik hukukunda yer almayan çok geniş haklarla donatılmış olup, ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısında geri dönülmez tahribata sebep olmuşlardır.
*)

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

ayı sözlük felsefesine ve yazarlarına yakıştırmadığımdır.
fotoğrafa müdahale yetkim olsa, mutlaka kaldırılmasını sağlarım.
burası, bilgilendirme, paylaşım ve örgütlenme sözlüğüdür....
diğer ihtiyaçlar için, başka mekanlar-alanlar-siteler kullanılmalıdır...

edit: *
*

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

muhalif olmak

+ itaat etmemek
+ karşı çıkmak
+ eleştirmek
+ cesur olmak
+ haksızlığı kabullenmemek
+ direnmek
+ boyun eğmemek
= yaşamak!
Henüz takip ettiği biri yok.