nstrgt

Durum: 809 - 0 - 0 - 0 - 09.06.2025 10:38

Puan: 14646 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

10 yıl önce kayıt oldu.
7.Nesil Yazar.

Instagram : cubby_boi
  • /
  • 41

götle kavanoz kırabilmek

etme cahille sohbet küstürürsün, silme cam kırığıyla götün kestirirsin sözünü kanıtlayan videonun içeriğidir. travmatik sonucları olabilir uyarısını göz ardı etmemek gereklidir.

siktin formatı eyledin viran

okumaktan aciz insanların gelip ironik bir şekilde yazar olması sebebiyle ortaya çıkan sorundur. kayıt olduğu sözlüğün formatını ve kurallarını dahi okumamış insanın, özgürlük zannettiği fütursuzca çerçevesiz yazma eylemi yüzünden sözlük formatına ve kurallarına uymadan başlık açması, girdiler yayınlanması, durum güncellemesi gibi tanımdan uzak paylaşımları, kimseye güzel bir dokunuşu olmayacak, etkisi olmayan içerikleri ile yapısı belli olan bir alanın darmadağın edildiği üzücü hadisedir. onu yazmayın bunu yazmayın denmiyor, kimse de diyecek haddi kendisinde bulmasın ama oyunu da kurallara göre oynayın be arkadaş. uymayınca havalı ve populer yazar olunmuyor. aksine yol yordam bilmeyen, yazma konusunda cahil, uyumsuz, bir işi bile layıkıyla yapamayan, beceremeyen bir profil çiziyorsunuz.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

içi boş, çürük girdilere sahip yazarlık kariyerine sahip yazar arkadaşların sıkan paylaşımları beğenilmeyince, dışlandıklarını düşünerek kutuplaşma savlarıyla duyar kastıkları durumdur. bi sakin olup "ben ne yaptım da bir kutuplaşma meydana geldi?" diye düşünmeleri tavsiye olunur. yazdıklarınızın anlamı olmalı ki zıtlaştığınız düşündüğünüz kişilerle bir şeyler konuşabilesiniz ve ortak bir paydada buluşabilesiniz. karşısında boş ve anlamsız şeyler gören bir insan sizinle tartışıp haklı çıkmaya değer görecek bir şey bulmadıkça niye sizi taksın ki? hal böyleyken tabiki aynı değil zıt kutuplarda bulursunuz birbirinizi.

fethullah gülen'e sorulacak tek soru

evlerine ateş salma büyüsünü harry potter kitaplarından öğrendiğiniz doğru mu?

kadınlar tarafından beğenilmek

benim limanımdan sana gemi kalkmaz diyerek kalplerini kırmadan sıyrılabileceğiniz durumdur .

sözlükteki yakışıklılar

başı çektiğim listedir. iyi ki varım.

ayı sözlük yazarlarının oy verme özrü

tüm yazarların en temel biçimde yazılarını okuyanların beğenisine sunduğu düşünülürse okuyan kişilere beğeniyorlarsa artı oylarını,beğenmiyorlarsa da eksi oylarını verebilmelerinin mümkün olduğu bir ortamda olduğumuzu hatırlatmak, bu kadar basit bir eylemi dile getirmek insanı üzüyor. okunmadığını düşünen bir yazar yazmaya neden devam etsin sevgili yazar arkadaşlar? etkileşim sağlanmalı ki iyi olan devam etsin ve kötü olan da kendini geliştirmesi gerektiğini görsün. yazar olarak yazdığınız sözlüğe, gerekliliklerden birisi olduğunu düşündüğüm bu katkıyı da yapamıyorsanız daha fazla ne diyebilirim bilemiyorum. gerçi 5-6 satırdan fazla bir girdi görünce okuduğunuza emin olduk da ona oy vermeniz kaldı ...

haftaiçi daha çok uyumak isterken haftasonu erkenden uyanmak

erken saatte başlayan bir derse gidecek öğrencilerin yahut erken saatte başlayan işlerine gidecek olan çalışanların uyanınca 5 dk daha uyuyabilmek için birisini vurmayı kabul edebilecek kadar uyumayı çok istedikleri haftaiçi günlerine rağmen, uyanmaları için hiçbir sebep olmayan cumartesi pazarları yine o erken saatlerde kendi kendilerine uyanmaları sebebiyle bu defa kendilerini vurmak istemelerine neden olan durumdur.

sen kim oluyorsun da beni sabahın 7'si 8'inde uyandırıyorsun diye insanı bedeniyle, beyniyle kavga ettirir, kendine küstürür. sonraki yarım saat belki de bir saat boyunca belki uyayabilirim tekrar umuduyla gözler kapalı,bilinç açık şekilde çaresizce yatarsınız. ama gitti o uyku! nah uyursunuz!

eşcinsel temalı filmlerde eşcinsel oyuncu oynatmamak

alt başlık önerileri:
-seks sahnelerinde oyuncuların gerçekten seks yapmaması.
-seks sahnelerini oynayan oyuncuların pornocu olmaması.
-filmlerde kimsenin kendisini oynamaması.

oyunculuk -mış gibi yapma sanatı değil midir yahu? yeteneğe bakılmalıdır oyuncunun, kimle yatıp kalktığına değil. rolün hakkını vermek ya da vermemek! işte bütün mesele bu.

sünnetli penis vs sünnetsiz penis

hepsi benim bebeklerim.

kanka olmak istenen ünlüler

fiyatları tabela önünde asılı olan mağaza

"paran yetmiyorsa bizi yorma" demenin görselleştirildiği vitrine sahip mağazalardır.

fotoğraflı kandil mesajı atan eşcinsel

güllü dallı mescidli arka plan üzerine bazen kurani kerim yazılarıyla, bazen dualarla, bazen uyaklı kutlama mesajlarıyla bezeli kandil mesajlarıyla mübarek sayılan bu gecelerde sizleri dualarından eksik etmeyeceğini gösteren, mazbud,muhafazakar ve mümin ev eşcinselidir. o akşam ibadetini yaparak iman dolu göğüslerini kabarttıkları, ertesi gün ise aksatmadan seks ritüellerini yerine getirerek o göğüsleri cok cok emdirdiklerine dair bir inanış vardır halk arasında. sonuçta her şey zamanı geldiğinde, gerektiği gibi yaşanmalıdır. öncelikle allah kabul etsindir, sonra da kolay gelsindir.

nihat doğan'ın ortadan kaybolması

darısı alişan ve mustafa cecelinin başına.

korku filmi gece mi izlenir gündüz mü

kim ne zaman isterse o zaman izlesin diye özgürlük duyarlılığı kasmayı geçecek olursak, korku filmlerine dair yazısız kurallardan birisi gece izlenmesi gerektiğidir. teması gereği amacına hizmet edebilmesi için korku yaşatacağı en uygun zaman gecedir. gündüz her yerde hareket vardır, gürültü vardır, etrafta yardım edip sizi kurtarabilecek insanların varlığını sezer ve daha güvende hissedersiniz. böyle korku filmi izlenmez. ama geceler oyle mi? mesela seda sayan bile gecelere yorum getirmiş, ne demiş? "ah geceler sensiz geceler,kabus gibi çöker geceler ." neyse. geceleri el ayak çekilir, hayat akışı yavaşlar, sessizlik çöker, insan kendini yalnız, açıkta ve güvensiz hisseder. karanlık her şeyi detaysızlaştırır, dolayısıyla bilmeyi zorlaştırır ki insan en çok bilmediği şeylerden korktuğu için etrafında olup bitenleri göremeyip kendisine yaklaşan tehlikeyi bilemeyeceği için geceler korkmak için en kusursuz zamanlardır. bu sebeple korku filmleri gece vakti heleki tek başına izlendiği zaman esas etkisini gösterecektir. bir de ses sistemi desteği varsa mmmm... korkusundan uyunmaz.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

selam verdik erekte oldun

-selam verdik erekte oldun?
- verdiğin şeyler selam ile sınırlı kalsın istemiyorum ondan.

istanbul'daki motorcular

trafikten cinnet geçirmeye ramak kalayken "fiyuuuu" sesiyle birlikte içinde bulunduğunuz kilit trafik yüzünden ilerleyemeyen toplu taşıma aracının yanından geçen ve bir anlık sinir boşalmasıyla otobüsün kapısına bir yandan yumruklar atarak diğer yandan "beni de al noooğluuur" diye ağlayarak arkasından bağırdığım sürücülerdir.

ilişkisi yakın zamanda sonlanmış kişiyle flört etme

hoşlanılan kişiyle flört ediyor olmanıza rağmen eski ilişkisinin ayrılık acısının etkisinden kurtulamayıp sürekli dile getirerek sizi üzeceği durumdur. o acının etkisiyle eskisini unutmasına yardımcı olsun diye mi size ilgi gösteriyor asla kestiremediğiniz için ilişkisi yakın zamanda sonlanmış o kişiyle siz ciddi şeyler düşünseniz bile yara bandından öteye genelde gidemezsiniz. psikolojisi düzelip kendini toparlayınca birden iletişim kesilir zaten. bir de bu duruma üst üste iki üç kere düşecek kadar kör talihliyseniz, tebrikler ilişkiye olan inancınızı kaybetmek üzeresinizdir.

fırtınadayım

olur da gerçekleşirse, onur yürüyüşünde hep bir ağızdan söylememiz gereken haykırış marşımız olmalıdır.
  • /
  • 41

kavramsız ve kimliksiz bir hayat tahayyülü

“efendim, kimliksiz yaşamakmış! hani çarşıdan alınmaz, pazarda satılmaz bir şey varsa o da kimliktir ki, ana sütü gibi helâldir. insan dediğin, bir mahalleye, bir sokağa, hiç olmadı bir memleket böreğine benzer; içi karışıktır ama her malzemenin bir adı vardır.

tahayyül sahibine ister istemez sorası geliyor insanın. yoksa sen yaratılış hatası mısın, evrenin boşta kalmış paragrafı mı? madem ne kadınsın ne erkek, ne inanan ne inkârcı, ne sağ ne sol... o vakit seni kim doyurur, kim gömer, mezar taşına ne yazarız? ‘hiçlikte yaşamış, boşlukta göçmüştür’ mü insan dediğin biraz da aidiyettir; yoksa yolda yürüyen bir gölge olur, selam versen yankı yapmaz!”

herkesle iyi geçinen insan modeli

ben. tam bir ortam orospusuyumdur. ortamdaki herkesle özel bir arkadaşlık kurup sürekli dedikodu bombardımanına tutulan kişiyimdir. kendime bayılıyorum.

baba olmak

öğretmen olduğumdan mı yoksa erken yaşta emmi olduğumdan mı bilmiyorum çoktan tatmış olduğumu düşünüyorum bu duyguyu

cenazemde çalınmasını istediğim şarkılar

alizade - estafurla

"estağfirullah ne anlama gelir?
bu kelime, bağışlanma dilerim ve allah'ın merhametine sığınırım manasına gelir."

tam bir cenaze marşı.

amına koyayım

cinsiyetçi bir küfürdür.

illa küfretmek istiyorsanız götüne koyayım deyin bari.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

yalnız burda kendi aramızda bile birilerini genelliyor olmak ne kadar üzücü. lezbiyenler maskülen, gayler feminendir stereotypeından farksız bu genelleme.

çirkin gaylere tavsiyeler

çirkin erkek yoktur az efekt vardır.

homojen dergi 14. sayı

yazıları tamamiyle okudum. herkesin eline sağlık.

homojen dergi 14. sayı

iyi oldu okuyacak bir şey arıyordum artık var kaliteli bir. dergi.

homojen dergi 14. sayı

homojen dergi'nin 14. sayısı ile yeniden karşınızdayız. emeği geçen tüm yazar arkadaşlara teşekkür ederim. homojen dergi ekibine katılmak isteyen yeni arkadaşları da bekliyoruz. bir mesaj kadar uzağınızdayız.

14. sayının tüm yazılarını bulabileceğiniz link aşağıda;

https://homojendergi.com/14-sayi/

tek tek yazılara bakacak olursak;

öteki mültecilerin haber yansımaları - lgbti mülteciler ve medya - pufidik
bora öztoprak röportajı - tunca tutkun
klasik arap edebiyatı'nda erkek erkek aşkı - muhammed furkan şahin
ayı sözlük itiraflar 10. bölüm - dark bear
bu hikaye kalbimin tek sahibine - vaveyla93
buzul çağı yeniden geliyor - panda
barış kömürcüoğlu röportajı - tunca tutkun
aslında anal seks gayler arasında sandığımız kadar yaygın değil .-. ürkek
cal ve thom'a karşı bir rüzgar var, ama onlara aşktan esiyorlar - eastsiders - hazineci
erkekler erkeklerden erkekliği öğreniyor - hazineci
fahişeliğin öbür yüzü ve iki film birden - hazineci
ütopyaların homojenliğine karşı foucault’nun heterotopyası .-. çıldırdım
bir zamanlar anadolu'da - imightbewrong
efza röportajı - hprs
küresel ısınma mı? dünyalıların atlattığı çok badireler var - yumuklusucurta
broadway’in dahi çocuğu harvey fierstein - merve gezen
çavdar tarlasında çocuklar ya da sahtekârlar - vaveyla93
son akşam yemeği - hprs
yapraklı deniz ejderi 2. bölüm sevgiliyle aynı evde yaşamak - nstrgt
tunca'nın müzik kutusu - 2019 yılının en'leri - tunca tutkun
alışveriş kültürü edinirken kazanılması gereken hassasiyetler - nstrgt
akne nedir "gençlerin korkulu rüyası acne vulgaris" - drmurti
sedef hastalığı nedir, ne değildir? (psoriasis) - drmurti

Toplam entry sayısı: 809

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

geliyorum, çok acim inşallah doyurucu bir 17 cm dir hediye.

edit: dürüm gibisinden yani yanlış anlaşılmasın.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

sözlük yazarlarının çocuklukları

sürekli uğradığı zorbalıklardan dolayı yalnız kalmak için çok çabalayan bir çocuktum. içine kapanık ama yakın çevresine de bir o kadar da neşeli ve sevgi saçan, kibar, efendi, uysal ve azıcık çok bilmiş bir çocuktum. burnumun üzerinde belli olan bir damar vardı(sonrasında kayboldu), ve kaküllü saç kesimim olurdu hep. bu ikisinin birleşimiyle efemine bir görüntüm olmuş olmalı ki bazı oğlanlar sen kız mısın erkek mi diye sorardı. kırılırdım. o yüzden çocuklarla çok konuşmak istemezdim. kızlar böyle şeyleri umursamıyordu. bu yüzden onların yanında daha rahat hissediyor olduğum için daha önce de #398412 nolu entry'mde bahsettiğim sebeplerle belirttiğim gibi kızlarla oynardım. o aileleri tarafından kibarlık ve nezaket öğretilmemiş geleceğin budalalarının itiş kakışları da hiç bitmiyordu ve ben gücümün onlara yetmeyeceğini biliyordum.bir de şimdiki gibi 80 85 kiloluk bir ekmek hamuru değilim o zamanlar. cılız mı cılız bir çocuk. üflesen devrilecek yani. kaba kuvveti sıfırın altında bilmem kaç. bu yüzden daima sevilen kişi olmayı bir şekilde becerdim ve herkesi döven çocuklar bazen bana kızsa bile dokunmazlardı. ben yumruğumu değil aklımı kullanıyordum. bu da beni daha güçlü kılıyordu aslında. neyse onlardan uzak durup kızlarla oynuyorum diye oğlanlar burada da rahat vermeyip bu defa da "kız enes" ,"top enes" diyerek dalga geçip zorbalık ederlerdi. hal böyle olunca kızlarla da oynamayı bırakıp dışarı çıkmamaya başladım. neyse ki küçük olmama rağmen eve bilgisayar almıştık da ben evde sıkılmamı engelleyecek bilgisayar oyunları oynuyor ve dışarı çıkma ihtiyacı hissetmiyordum. en azından bu şekilde kimse benimle hiçbir şekilde dalga geçip canımı sıkamıyordu hiç kimse. canımı sıkan o zevzek ve gerzek çocuklarla okul dışında bir arada olmak ve onları görmek zorunda değildim artık. sonunda istediğim yalnız kalmaya sahiptim. ama içimde birikmiş bir sürü kırgınlık ve üzüntü vardı. bu kadar duyguyla ne yapacağımı bilemediğim için yazarak içimi dökmeye başladım ve yazılar yazma serüvenim. ayrıca iyi kötü bir şeyler de çizmeyi seviyordum. kompozisyonlar, hikayeler yazıyor, resim yapıyordum. yazdıkça, çizdikçe rahatlıyordum. bu konuda kendimi geliştirdim ve yarışmalara katılmaya başladım. katıldığım yarışmalarda hep birinci oldum ve ne ihtiyacım varsa ya da ne istiyorsam kazandığım ödül paralarıyla, altınlarla almaya başladım veyahut istediğim şeyi ödül olarak veren yarışmaları bulup onlara katılmaya başladım. kalemim hem öğretmenlerim hem müdürüm hem de arkadaşlarım tarafından çok beğeniliyordu ve bu başarıların verdiği gazla sinema yazarlığı okumak istiyordum ama ailemin memur kafasıyla düşünen zihniyetleri buna müsaade etmedi. yeteneğimi rafa kaldırmak zorunda kaldım. sonrası ise klasik şekilde gelişen türk gencinin hayat mücadelesi. ama öyle de ya da böyle, ben hep kendimce bazı şeyleri başarırken onlar erkek olmaya devam ettiler. şimdi onların bazısı uyuşturucu bataklığında kendini heba ediyor, bazıları ipsiz sapsız, bazıları hala işe yaramaz. erkeklikleri bir işe yaramadı yani. ben ise onların inandıklarının ve onların aksine erkek olarak gördükleri kişilerin sahip olduğu tüm sorumluluklara sahip mutlu bir hayata sahibim çok şükür. bu yüzden insanlar çocuklarına cinsiyet dayatmalarını erkek dediğin şöyledir kadın dediğin böyledir diye öncelikli göstermek yerine insan olmayı ve iyi kötü insan ayrımına dikkat etmeyi öğütlererse belki daha huzurlu bir geleceğin zemini atılmış olur. saygılar.

edit: cinsel kimliğim ile alakalı olarak her zaman kendimin farkında idim. ilkokulda bile biliyordum. kızlarla iyi anlaşsam da onlardan hoşlanmıyordum. ama etrafımda hiç erkeklerden hoşlanan erkek yoktu bu yüzden söyleyemiyordum kimseye. sonrasında uğradığım hakaretler sebebiyle bu şekilde kimsenin beni sevmeyeceğini, nefret edeceğini ve dışlayacağını anladığım için erkeklerden uzak durdum biraz da aslına bakarsanız. ama hiç itiraz etmedim kendime. kızlardan hoşlanmak için zorlamadım kendimi. hep barışıktım kendimle. sadece dışlanmak kırıcıydı.

ürkek

ay korkarım ben diye iki adımı gelmeye erinen yazarlara rağmen, urkmezsem gelicem dedi ve taaaa zonguldaklardan kalkıp geldi sağolsun zirveye. başta biraz ürkütüydü ama sohbetimizle biz oksaya oksaya sakinlestirdik. sempatik sessiz sakin yazar.

edit : sabaha karşı dönerken usudum diye verdiği boyunluk bende kaldı. emanetin ben de ürkek, bir sonraki görüşmede teslim edeceğim.

13 nisan 2019 ayı sözlük ankara zirvesi

-keşke istanbul'da da yapılsa dediğim zirvedir.
-istanbulda olduğumdan katılamayacağım zirvedir.
-neden hiç istanbul'da zirve düzenlenmiyor?
-ankara'da olsam kesin katılırdım dediğim zirvedir.

(bkz: kullanmak için can atılan replikler)

hep ankaralılar istanbul zirve başlıklarına yazıyordu, özeniyordum. oohhh, rahatladım.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?
devark.cloud tarafından geliştirildi.