kendisinin devleti yöneten iktidar partisinin en üst düzey elemanlarından biri olduğunu unutmuş olan eleman, "kürtaj için boşuna çırpınmayın - tecavüz kötü bişi, bence ona karşı eylem yapın" diye kamuoyuna seslenmiş ve zekasıyla ilgili kafalarda çoktandır varolan soru işaretini büyütmüştür.
son bizans imparatoru'nun ölmediği ve kıyamet kopmadan önce istanbul'u geri alacağı şeklindeki yunan kozmolojisinin yunan politik hayatına yansıması olan sözlerdir.
1) selam
2) merhaba
3) uzak olduğumuzu biliyorum ama yine de şansımı deneyeyim dedim. tanışmak ister misin?
4) gecenin bu saatinde burada olduğuna göre sıkılıyor olmalısın, konuşmak ister misin?
5) ayy nerlerdesin sen? geçen x'e sordum seni izmir'de olduğunu söyledi ama burda ankara'da görünüyosun - yine ne karıştırıyorsun?**
1) mayon güzelmiş, nerden aldın?
2) kedin çok güzel, dişi mi? benim oğlanla çiftleştirsek mi?
3) ne baktın kardaş, ayı mı oynuyo ?
4) müsait bi zamanda sevişelim mi?
5) tatlım madonna'nın söylediği lady gaga şarkısının adı neydi?* 6) bu şiiri sen mi yazdın? yazmadıysan kimin? yazdıysan sevişelim mi?***
sevgili ev arkadaşımın anadolu'nun bir köşesindeki kamu yönetimi bölümünde üçüncü sınıflara verdiği dersin adıdır. yakın zamanda yaptığı final sınavında öğrencilerine jest olsun diye onlara "bu dönem bahsettiğimiz düşünürlerden veya düşünce akımlarından herhangi birini bir sayfada anlatınız" şeklindeki sorusuna verilen yanıtlardan seçmeler şöyledir:
1) andora frankurt okulunda görev yapmıştır.* 2) "ben bu soruya cevap olarak derste anlattığınız m. foko'yu anlatıcam"
3) fucalt, burjuvazi bir ailenin çocuğudur.
4) adono, popüler kültür endüstürüsünü anlatmıştır.
5) adora, kapitalizm ve kapitalizmin getirdiği şeyler hakkında düşünmüştür.
bu seferki bakandan değil milletvekilinden. seçildiği bitlis ilinin bütün altyapı ve üstyapı sorunlarını çözmüş; halkını refaha ve huzura erdirmiş vahit kiler namlı şahıs bu sefer de istanbul için bir şeyler yapmaya karar vermiş ve işe piyer loti tepesinin ismini değiştirmeye uğraşmakla başlamış. zira buraya bir fransız romancının ismi verilmesi kanına dokunuyormuş.
istanbul'un ortasına diktirdiği gökdelene " sapphire" ismini veren vahit kiler'in bir fransıza ait olduğu için kanına dokunan isim... değiştirilip idris i bitlis yaptırmak istiyormuş.
"öyle bir suçluluk duygusu var ki bende, yemeğin yemediğim yarısının bile kalbinin kırıldığını düşünüyorum.. böyle yaşamak kolay olmuyor elbette.. insan, yaşamayı becerebilenlerin karşısında donup kalıyor.. yani merak ediyorum, insanlar nasıl oluyor da yaşamaya ara vermek istemiyorlar.. bana gelince, ara vermek bir yana, yaşamak istediğimden bile o kadar emin değilim.. o tür bir saplantım -ya da kararlılığım diyelim- hiç olmadı.. kendimi dünya için o kadar zorunlu veya yararlı da görmüyorum üstelik.. soğuk makarna gibiyim, ne dünyaya zarar vermek istiyorum ne de büyük bir yarar sağlamak gibi önlenemez bir isteğim var.. var olmak, o kadar da heyecan verici gelmiyor bana.. buna karşılık, yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum.. tavşan boku gibiyim bir bakıma; kokmaz, bulaşmaz.. sizin anlayacağınız, eğer ölümü anlamlandıran yaşadığınız sürece yaptıklarınızsa, pek şansım yok..."
türkçe'si halkın isyanı olan fransızca ifadedir. keny arkana ablanın yaptığı müziğin ruhuna uygun olarak söylediği güzel şarkısının ismidir.
edit: sözlerinin türkçe çevirisi nette mevcutmuş:
halkın isyanı
ok, isyanımız var ama salya akıtan değil
faba sor bakalım, hayat bir pençe gibi şakırdıyor kaldırımlarda.
amacımıza engel olana isyan
ters yaşama ezelden beri kazılı bir isyan
büyükler çocukluğumuzu çalmışken, hızlı büyüdüğümüze isyan.
bam! bir yarış arabası ve bir duvar düşle
çok istenen barışın imkansızlığına isyan
sokaklarımızda onca silahlı polislere isyan
lanet dünyanın kendini yıkmasına isyan
masumların hep ateş ortasında olmasına isyan
isyan çünkü duvarları insan yarattı.
doğadan mı korktu ki, kendini betonla kapattı?
doğaya ait olduğunu unuttuğu için isyan
ve derin bir uyumsuzluktur bu
barış güvercini hangi dünyaya uçtu?
toplumun lanet ölçülerinden yara almalara isyan
isyan evet isyan, çocukluğumuzdan beri isyan
isyanımız var, her zaman dimdik ayakta
sonuna kadar savaşmak için isyan, ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.
isyanımız var, artık susamayız ve oturamayız,
çünkü isyanımız var, yürek ve inancımız
isyanımız var, her zaman dimdik ayakta
sonuna kadar savaşmak için isyan, ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.
isyanımız var, hiçbir şey bizi durduramaz
boyun eğmeyen, uslu, marjinal, hümanist yada başkaldıran
isyan, çünkü seçmiyoruz hep katlanıyoruz.
isyan, çünkü onarılmazlar hayli zamandır istif etti.
isyan, çünkü ayağa kalkmak için ne bekliyoruz?
isyan, çünkü bize bıraktıkları tek şey
isyan, çünkü bize kalan tek şey.
isyan, yaşamak ve sadece bugünü yaşamak, baskı kafeslerinden sakınarak geleceğini seçmek.
isyan, çünkü bu dünya boktan ama herkes ona katılıyor
isyan, çünkü hormonlu tarlaları dünyayı kısırlaştırıyor
zincirlerimizi kırmak için isyan
isyan, herkes ekranında gerçek kelimesini okuyor
isyan, çünkü bu dünya bize göre değil, bize sahte düşler satıyor
biz aşağıda açlıktan ölürken, babylon yukarıda yağlanıyor.
isyanımız var, her zaman dimdik ayakta
sonuna kadar savaşmak için isyan, ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.
isyanımız var, artık susamayız ve oturamayız,
çünkü isyanımız var, yürek ve inancımız
isyanımız var, her zaman dimdik ayakta
sonuna kadar savaşmak için isyan, ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.
isyanımız var, hiçbir şey bizi durduramaz
boyun eğmeyen, uslu, marjinal, hümanist yada başkaldıran
inancımızı korumak ve ilerlemek için isyan
bir chirac, sharon, tony blair ve busha isyan
isyan, çünkü kan ağlayan yüreklerin acısı asla duyulmuyor.
isyan, çünkü beterin beteri yok
isyan, çünkü batı sömürgeci gömleğini çıkarmadı.
isyan, çünkü acı her zaman bize koyuyor
isyan, çünkü tarihsel bilgi artık çağdaşlaşmıyor isyan, çünkü çok yalan ve sır var, devletlerin savaşları, gerçekleriyle zengin, insanlığı degiştirmek adına.
isyan, çünkü istedikleri değişiklik değil, güçlerini korumak ve bizleri işlemek.
isyan, çünkü inancımız meleklere, ve onlarla yürüyeceğiz
isyan, çünkü düşüncelerim rahatsız ediyor.
halkın isyanı kaynıyor, dünyanın dört bir köşesinde
isyan evet isyan, yada devrimin özü
isyanımız var, her zaman dimdik ayakta
sonuna kadar savaşmak için isyan, ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.
isyanımız var, artık susamayız ve oturamayız,
çünkü isyanımız var, yürek ve inancımız
isyanımız var, her zaman dimdik ayakta
sonuna kadar savaşmak için isyan, ve hayatın bizi götürdüğü yere kadar.
isyanımız var, hiçbir şey bizi durduramaz
boyun eğmeyen, uslu, marjinal, hümanist yada başkaldıran
anti-kapitalist globalleşmeye karşı veya dünyada gerçeği arayan yarının direnişi tinsel, dünya çapında devrimin arifesinde halkın isyanı rabia del pueblo
çünkü isyanımız var, ölçülerini sarsacak olan
çünkü isyanımız var, kocaman
allahın sopası yok deyimi tam da bu tür yaratıklar için söylenmiştir. homofobik olacak kadar aptal ve kendi dışındaki hayatlara saygısız olduğuna göre yok sayılabilir bir babadır. nihayetinde düşününce oğlanın kaybedecek çok bir şeyi yoktur.
ve bir de babasının gay olduğunu farkeden çocuk olmak olayı vardır ki baba kendini çocuğuna güzel anlattıysa ve babalık sevgi ve şefkatini çocuğundan esirgemediyse; çocuk, iyiyi ve kötüyü çok çabuk öğrenip hayata çok daha hazır büyüyebilir.
ilhan şeşen abinin şarkısında da "görmesem daha iyiydi" şeklinde geçen ifade. ancak şarkının geri kalanında da değinildiği gibi gizliden de bir mutluluk verir insana...
herşey youtube'ta free surfing yaparken şarkısına rastlamamla başladı...* ardından başka ne söylemişlerki derken altında aşağıdaki açıklamanın olduğu ımm el jacket isimli şarkılarını dinledim... onun da linki şu:
"it's about an female that defies the gender norm and wears her hair short and wears a jacket and pants all the time, hamed (the writer/singer) here is supposed to be a traditional arab person/the arab society in general which is very hetero-normative, he sees her standing on her balcony and he/they assume she is in fact male, because she also goes out all the time even at night when arab girls aren't expected to be outside their house. the whole song is an apology to her."
merakım daha da arttı kendileri için ve siz ayılar için* araştırmalarıma devam ettim. kendileri hakkında başına hasır antropolog şapkası geçirmiş avrupalı röportaj teyzesinin iyi bi müzik kanalında çıkan röportajlarını ve geri kalan müziklerini seyrettim. ermeni ve araplardan oluşan grup hem müzik hem de kliplerinde oynayan oyunculardan ötürü son derece geniş ve heterojen yapısı kesinlikle "ebru" imajında. grup elemanlarının seksilliklerinden ölüyor olmalarının dışında her biri en az iki yabancı dil bilen, yurt dışında da okullara gitmiş ve kendi toplumsal gerçekliklerinin farkında olan insanlar olması hasebiyle kendilerine hayran oldum. ve artık ölmeden yapılması gereken şeyler listemde kendilerini beyrut konserlerinden birinde dinlemek var.***
"em rojên nexweş ên dawî dijin belkî
belkî em rojên pêşî yên xweş jî bijin
tiştekî tehlok heye di vî hewayî de
di navbera dahatû û rabirdûyê de
di navbera êş û dilşahiyê de
di navbera hêrs û bexşînê de
dm şikestin hê jî em ê bên şikestin
ji rojhilat ber bi rojava di hemû cîhanê de"
"son kötü günleri yaşıyoruz belki
ilk güzel günleri de yaşarız belki
kekre bir şey var bu havada
geçmişle gelecek arasında
acıyla sevinç arasında
öfkeyle bağış arasında
biz kırıldık daha da kırılırız
doğudan batıya bütün dünyada"
heteroseksistliğinden geberen ataerkilliğin ibne dünyasına yansımasıdır... hani şu " gelin ata binmiş ya nasip demiş" kafasıdır resmen... ama madem retrosun** al sana eskiden kalma başka bi adet daha: gelin hamamı; gönder kocanı biz ayı sözlük ailesi olarak soyup edip bi halta yarar mı diye test edelim sonra sen istediğini ol adamla...*
akıl akıl gel kıçıma takıl vol.302043204320 şeklindeki haberdir. elin öldükten sonra karını 8 saat daha sikebilirsin yasalarıyla hristiyan domatesleriyle taşak geçerken yerli saçmalıkları övme durumudur... her neyse efenim, haberde ailenin verdiği aşırı keyifli pozun sinir bozuculuğuna rağmen yine de paylaşayım dedim.
ha, haberin sonundaki "kekin allah yazan kısmını ayıran çalık ailesi geriye kalan diğer kısımları çayla birlikte yedi" kısmında sandalyeden düşüyodum şerefsizim...*
1971'de doğup iyi bir lisans öncesi eğitim aldıktan sonra akademik başarılarını mimar sinan üniversitesi* sosyoloji bölümünde devam ettiren ve şu sıralar yurt dışında olan sosyolog, feminist ve yazardır. 1998de yedi kişinin hayatını kaybettiği mısır çarşısı patlaması davasından o günden beri yargılanan ve hakkında bir türlü nihayi karara varılamayan insandır. iki kez bu davadan beraat etmesine rağmen yargıtayda sürekli kararların bozulması süreci bugün itibariyle türkiye cumhuriyeti hukuk tarihine geçicek saçmasapan bir kararla tekrar bozulmuştur. kendi kararını bozan yargıtaya karşı kararında direnme kararı veren yerel mahkeme "ay biz vazgeçtik" demek suretiyle yargılama sürecini sil baştan ele almaya karar vermiştir. işin ilginç tarafı bu duruma eski kararda direnme fikrindeki savcı bile şaşırmış ve mütaalasını "iyi madem, suçlu, hadi yargılayak bari" şeklinde vermiştir...
kanıtsız, tanıksız şekilde yargılanıp hakkında müebbet hapis istenen selek'in davasından bir gün önce bir ülkeyi 30 yıl geriye götüren darbeyi yapan bir çok insanın ölümünden, kaybolmasından, sakatlanmasından sorumlu olan insanların ellerinde kahveyle talk show'a çıkarılmışçasına ifadesini alan mahkemeyle selek'in durumunu bu şekilde yargılamayı uygun bulan mahkemenin aynı anayasa ve yasalarla işlediğine inanmak güçleşmiştir.
son karar haricindeki yargılama süreci için bakınız: http://www.pinarselek.com/
konuşmalarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla ve güzelliğiyle mecliste bulunmasından ötürü çok memnun olduğum insandır. şu sıralar kişisel web sitesinin kapağında cihan kırmızıgül'e destek için onunla, boynunda puşi ile çekilmiş bir fotografı bulunmaktadır. http://www.safakpavey.com/
yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.
coqueteria nickli has hanım ablanın "emekli cami hocaları yardımlaşma derneği" olarak nitelendirdiği bir grup insanın türkiye'de olan bitene kafa yormaya başlaması; dahası kafalarını yoran meseleler için sokaklara dökülmesidir.** öncelikle söz konusu gürühun eşcinsel evliliği ile ilgili yasanın geçmesi için bdp ve chp'nin kıçlarını yırtmalarının bile işe yaramayacağını düşününce dertlendikleri şeyin müslüman kürt camia'nın bdp ile ilgili bağlatılarını zayıflatmak olduğu düşünülebilir. dahası bu video bir kez daha göstermiştir ki eşcinselliğin ismi türkiye'de hala "ibnelik"tir.** vidyonun devamında başka konulara da değilinilmiş olunmasına karşılık değinilmeyen konular kendilerine "insan hakları savunucusu" diyen bu taşakları topuklarına değen elemanların aslında ne kadar samimiyetsiz olduğunu göstermektedir. samimiyetsizliğin ölçüsü için elemanların "insan" kategorisine neyi alıp neyi almadıklarını bir kez daha düşünmek gerekir.
son olarak da bu vidyonun ve bu tür amcaların ellerinde bu pankartlarla sokaklarda bulunmalarının, türkiye'deki eşcinsel hareketin artık ne kadar kuvvetli olduğunu gösteren bir geribesleme olduğunu düşünüyorum. normal şartlarda "yok saydıkları bir kesimin" varlığını kabul etmiş olmaları üzerinde de bu kesim için canlarının bu denli sıkılması eşcinsel görünürlük için - eşcinselliğin bir mücadele alanı yarattığını göstermesi açısından gayet kıymetlidir.
evrensel iletişim ve bilim dili olan ingilizce'nin hakkının teslim edilmesidir. toplasan 70 milyon tarafından konuşulan bir dilin yerine 4 milyar insanın bildiği ve konuştuğu dille iletişim kurulması gerekliliği kuşku götürmez bir gerçektir. orta okuldayken tarih kitabında gördüm. bir dağın içine sıkışmış bir grup insanın köpekgillerden bir hayvanın lütfuyla o dağdan kurtulmaları*** sonra da üreyerek koskocaman orta asya'ya sığmayıp dünyanın dört bir yanına barbar olarak gitmesi, gittikleri yerlerde taş üstünde taş bırakmayan ve varolan kültürleri yok eden torunlarının biraz medenileşmesi için şarttır. devletin kurucu milletler arasında ingilizce konuşanların olmaması önemli değildir. ne de olsa devlet ne derse o olur. ingilizce konuşmayanlar hastanede tedavi edilmezlerse; askerde, okulda, karakolda...vs. aşağılanırsa seve seve ingilizce öğrenip medenileşirler zamanla ne de olsa...
ana dil başlığına yazmış olduğum "the language that a person can have; but not a state" girdisini 5 kere silen ve 4. kez bu işlemi yaparken bana nedenini "aynı entryi tekrar tekrar yollamana gerek yok aslında. türkçe meailini ilave etmen gerekecek, herkesin anlayabilmesi için" şeklinde bir açıklamayı nihayetinde lütfeden ayı sözlük yöneticisidir. kendisine "böyle bir kural olmadığını" belirtmiş olmama rağmen "böyle bir kurala gerek yok, herkesin ruhen ve beyinen bilmesi gereken birşey." diyerek beni dumura sürüklemiştir.
kurallarda herhangi bir ifadenin olmadığı sözlükte alıp başını giden seri eksileme olayına ruhunun ve beyninin ne dediğini çok merak etmekteyim.
yakın gelecekte biyoloji ve fiziksel antroploji bölümlerinde; uzak gelecekte ise paleantropoloji bölümlerinde homo kemalismus vajinismus ismiyle anılacak olan primat türüdür.
1 mayıs 2011 tarihinde gündoğdu meydanında toplu halde rastladığım teyzeler gürühudur. sayıca hayli kalabalık olmalarına rağmen birbirlerine tıpatıp benzemeriyle akılda kalmışlardır.* neyse chp deki değişim dalgalarının sonucu olarak 1 mayıs meydanlarına doluşturulan bu hanım teyzelerin ortamı pek garipsemiş olmaları gözden kaçmamıştır. bu teyzelerden birinin polis arama noktasında "evladım bizi neden arıyorsunuz, biz chp'li kadınlarız" cümlesi ve polisin bu cümleyi sikine takmadan işine devam etmesi üzerine ahretliğine destekte bulunmak isteyen sarı-kısa-fönlü saçları ve kırmızı şapkası olan bir başka teyzenin "akp'nin polisleri bunlar zaten" cümlesi bu gürühu anlamak için yetmiştir.
türkiye usulu neo-nazilerdir. nasyonel sosyalizmi savunan ne isa'ya ne musa'ya yaranamayan doğu perinçek taifesinin marifetir. chp ye kabul edilmeyen doğu perinçek'in partisinin isminden de vazgeçmeyerek kurdurduğu bu oluşum özellikle türk bayrağı ve atatürk posterlerini kullanması samimi chp'lileri etkilemiştir. kemalizm'in altı okundan "devrimcilik" okunun ve atatürk'ün söyleyip söylemediği tarihçilerce tartışmalı olan " bursa nutku"nun gazıyla toplumsal olaylar çıkarmaya pek meyillidirler. ha sözü açılmışken chp devrimcilik okunu ülkenin eğitim, bilim, teknoloji, ekonomik refahgibi etmenlerin ışığında muasır medeniyetler seviyesine çıkarılıp arkaik anadolu toplumunu dönüştürmek olarak tasavvur ediyorken işçi partisi ve tgb için bu ülkedeki azınlıkları ve kürtleri yok etmek anlamına gelmektedir.