daha önce de başlığa benzerini yazmıştım ve yine aynısını bugün yaşadım;
3 yıl önce izmirde yaşanmış bir olay ve bugün bir idareci detaylı bir şekilde durumu anlattı. bir hastanın talebi yerine getirilmiyor ve ısrarcı davranışları karşısında idare sert bir tavır gösteriyor. durum ciddiye binince hasta şikayetçi olmaya başlıyor talebi yerine getirilmeyince, hasta en sonunda "ben ibneyim" diyor ve idare hastayı bir hastaneye sevk ediyor "ibne mi değil mi" diye. fakat bu çok hızlı bir cümle içinde geçti. hem "ibne" kelimesi hem de muayene edilmesi kısmı. ben de güldüm adam anlatmaya devam ediyordu ki keserek "nasıl yani neden sevk ettiniz?" diye sordum o da bana tekrarlayarak "ibne mi değil mi öğrenmemiz gerekiyordu" diyerek eliyle de işaret etti. ardından "vurduruyor mu çatlak var mı bakılması lazım" dedi. ciddi bir şekilde "onun o şekilde raporu verildiğini duymamıştım" dedim. ve karşımdaki kişi bilmediğimi düşünerek detaylandırıp anlattı.
durum böyle imiş, doktor anal bölgeye bakarak kişinin "ibne" olup olmadığını öğrenip rapor veriyormuş. yurdum doktorlarını dün ayrı sevmiştim bugün de ayrı sevdim.
bol bol insanlarla görüşün ve sex yapın. ne istediğiniz konusunda size deneyimleriniz rehber olacaktır.
sakın 30unuza ramak kala açılmayın, şemsiye daha erken açılıyor.
yılda ortalama olarak 4 defa kızgınlık dönemine giren kediler bahar başlangıçlarında daha belirgin bir şekilde kızgınlığa girer ve o dayanılmaz çığlıklarını atarlar. bu da mart ayına denk geldiğinden, genel olarak kediler sadece mart ayında çiftleşir gibi bir algı vardır.
böyle bir hata yapmayın en kısa ve sağlıklı yoldan kedinizi kısırlaştırın; ömrünü de uzatın. kızgınlık döneminde gerçekten insan kediyle evde kalamıyor desek en doğrusu olur. özellikle cinsine göre kedilerin ses kalınlığı değişiyor imiş, örneğin siyam kedileri anırır gibi kalın bir ses çıkarıyor. fakat mavi rus kediniz varsa zerafetin kitabını yazmıştır. bağırması bile ayrı kibardır. kedim diye söylemiyorum ayrı bir güzellik.
sabah kalkar kalkmaz, sigara altlığı diye tabir edilen kahvaltı ayarında alelacele bir şeyler yenir ve beklenilen ana kavuşulur. sonra leş gibi kokarsın, gün boyu kokarsın.
canım 1den başlayıp 3 sezon devam eden modellerin çömez yazarlara örnek oluyor sözlükte. laf sokmalı başlıklar tat vermiyorsa sokmasız çıkarmasız başlıklara bakar ol :*
zorunlu haller dışında karşı taraf her anlamda yüktür. durumun maddi boyutundan ziyade manevi yönden yükü daha fazladır. karşı taraf yaşadığı aşağılık kompleksini size sürekli yansıtır ve hep bir diken üstünde olma hali yaşatır.
aksi halde, karşı tarafın niyetine güveniyorsanız. kendini olduğu gibi "samimi" bir şekilde ortaya koyabiliyorsa bu durum sırt sırta verilip aşılır.
- evinizin mutlaka balkonu olsun.
- bir arkadaş ile çıkacaksanız bu kişi çok yakın arkadaşınız değil de daha az samimi olduğunuz biri olsun. zorunlu saygının devamı sevgiyle sonuçlanır. çok sevdiğiniz arkadaşınızla aranızdaki saygı sınırları zorlanmış olabilir.
- konum olarak merkezi bir yerde olması size sosyal hayatı ve yaşam tarzını da getirir.
- mutlaka bir kedi alın, kedisiz ev olmaz. evin bereketidir * - ailenize veya akrabalarınıza uzak bir yerde olmalı ev, hareketli bir hayatınız var ise sürekli tedirginlik duyabilirsiniz eve gelecekler mi diye.
- iş ev arası yakın olmalı mümkünse tabi. yollarda vakit geçireceğinize kendinize daha çok zaman ayırabilirsiniz.
hem türk müziği, hem türk sineması için dönüm noktaları yaratmış, yeni başlangıçlara vesile olmuş türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. kızı müjde ar'ın annesini anlattığı ntv yapımı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.
nevizadede bira içilebilir diye düşündük aslanım’ın üst katı, saat olarak da 19:00 şeklinde belirledik. daha şiddetli bir önerisi olan varsa belirleyebilir mekan ve saat önemli değil
bursalı bir grup sanırım en bilinen şarkısı kasvetli kutlama, şarkıyı dinlerken bana enjoy the silence’ı hatırlatıyor. buram buram kalite grup, gothic tarzları the cure tadında, gerçekten zamanın ötesinde şarkılar yapıyorlar.
son zamanlarda jakuzi ile beraber yükselişe geçen iki gruptan biri kanımca
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
gayet de güzel olmuş. arabada köşede sokak ortasında bir kadını para verip sikerken iyi, eylemde çıplak görmek kötü. hayırlı işler türkiye!
femen neden feministlerin marjinal insanların eşcinsellerin hoşuna gidiyor da türkiye vatandaşı insanların aynısını yapması hoşunuza kaçmıyor? neyini beğenmedin canım? gelinlik giymiş gay, maskülen kıyafetli lezbiyen, makyajlı insanlar güzel duruyor da çıplak olan hayat kadınları veya lezbiyen her ne ise bu mu çirkin durdu.
herşey el altından yürüsün gitsin nasılsa bilinmiyorum mantığı midemi bulandırdı nasıl bir ikiyüzlülükse bu.
farklı nokta atışları, net oluşu, çeşitli betimlemeleri ile hep dikkatimi çekmiştir.
hepsinin dışında on numara beş yıldız yüreği olan sevdiğim bir yazardır.