ilişkiyi bitiren kişinin ilişkiyi gözünde nasıl gördüğünü de ortaya koymaktadır aynı zamanda.. bir bankanın bilgi amaçlı gönderdiği sms ile aynıdır sanırım; ilişkimiz bitmiştir bilginiz olsun'un biraz samimi biraz acımtrak halidir.
efendime söyleyim haberi olsun albümünü yıldız'ım tilbe'm 6. albümü olarak 2002 yılında çıkartmıştır. albumde 11 şarkı olup 10'unun da söz ve müziği yıldız tilbe'ye aittir. albümdeki kendine ait olmayan ne diyem adlı hareketli türkünün sözleri ali maraşlı'ya, bestesi ise mehmet aslan'a aittir.
albume adını veren haberi olsun şarkısını eminim ki hepiniz biliyorsunuz. fakat aynı yıl içinde bu şarkının bir de remixi basılmış, buyursunlar efendim:
özellikle entry içinde belirttiği 2. ve 3. itirafım diye yazdığı, yazarken de elinde martini içkisi ve sabahlığıyla sallana sallana anlattığı kısımlar. uzunca bir zamandır kendisiyle bu yazdıklarını detaylandırdığımızdan olsa gerek..
seksilikten ziyade insana daha samimi gelmesi gibi bir yakınlık duyma hissi uyandırıyor bende, gözlüklerini naif bir şekilde çıkartırken "hay canım dur sen yorulma ben alırım onu" diyesim gelir.
bir çoğunu belki sevmezsin ama olabildiğince nötr belki de sevmiş taklidi yapmaya çalışırsın. zaman ilerler ve köprüyü geçmişsindir, artık bir araya gelmemeye çalışırsın zaman daha da ilerler ve sevgiliye çemkirirsin hunharca; onlarla ben bir araya gelmek istemiyorum şeklinde..
mutlaka beklenendir, sarı dolmuşta veya taksi-dolmuşta nasıl adlandırıyorsanız artık. özellikle taksim'e gidenleri için o adam gelmeden hayatta kalkmaz o dolmuş.
örneğin bir yarışma programı izliyorsanız soruyu bilemeyen yarışmacıya anne söylenir, hızını alamaz ise dış görünüşüyle dalga geçer. küpeli uzun saçlı bir erkek ise bambaşka bir şekle benzetir anne. eğer ki bir yemek programı izliyorsanız o anne en usta aşçı rolünü üstlenir, çünkü uzmanlık alanıdır. biliyoruz ki annenin yaptığı yemek en iyi yemektir ve hep onore edilmesi gerekir. dolayısıyla ölçüyü anlatan aşçı mutlak suretle eziklenir, bunda hızını alamayan anne aşçıya karşı gizli beğenisini ört bas eder ve kanalı değiştirir. dalga da geçmez çünkü bilir kendinden iyi yemekler yapabildiğini.
her ailede bulunan insan modelidir. bir şekilde hastanede çalışmış ise, doktorlarla yakınlık kurdu ise, sağlık bakanlığı bünyesinde herhangi bir ünvan ile çalıştı ise, daha önce gözünün önünde bir tedavi şekli oldu ise o kişi kendini doktor zannetmektedir. çevresindeki insanlara gerektiğinde iğne vurup kendi güzel kafasına göre ilaç vermektedir.
benim ailemde vardır, sağlık bakanlığında yıllar yıllar öncesinde bekçi ünvanı ile çalışmış amcam ailenin tek yüksek ihtisaslı doktoru, profu, bi bir şeyidir. hasta olduğunu gördüğü an yıllar öncesinden kalma poşetlerinden getirdiği ilacı merhemi senin üzerinde bir denekmişsin gibi hunharca kullanmak ister.
lise zamanlarımda çok dikkat ederdim vardı böyle bir şey, güzel kızlara daha iyi davranan erkek öğretmenler, ki bunlar genelde andropoza yakınlaşmış erkeklerdi. erkek öğrencilere iyi davranan bekar ya da oğlu olan öğretmenler. kendine yakın görmesiyle mi alakalı bilemem ama vardı böyle bir şey..
bir çeşit rahatlama yoludur. yüzüne söyleyemediklerini yakınlarına anlatır rahatlarsın ya da 95 defa söyleyip de değişmemesine kızdığını anlatırsın. sevgili her zaman kusursuz dünyadaki mevcut en iyi insan değildir. olumsuz özelliklerini de görüp kabullenmek gerek..
hem türk müziği, hem türk sineması için dönüm noktaları yaratmış, yeni başlangıçlara vesile olmuş türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. kızı müjde ar'ın annesini anlattığı ntv yapımı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.
nevizadede bira içilebilir diye düşündük aslanım’ın üst katı, saat olarak da 19:00 şeklinde belirledik. daha şiddetli bir önerisi olan varsa belirleyebilir mekan ve saat önemli değil
bursalı bir grup sanırım en bilinen şarkısı kasvetli kutlama, şarkıyı dinlerken bana enjoy the silence’ı hatırlatıyor. buram buram kalite grup, gothic tarzları the cure tadında, gerçekten zamanın ötesinde şarkılar yapıyorlar.
son zamanlarda jakuzi ile beraber yükselişe geçen iki gruptan biri kanımca
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
gayet de güzel olmuş. arabada köşede sokak ortasında bir kadını para verip sikerken iyi, eylemde çıplak görmek kötü. hayırlı işler türkiye!
femen neden feministlerin marjinal insanların eşcinsellerin hoşuna gidiyor da türkiye vatandaşı insanların aynısını yapması hoşunuza kaçmıyor? neyini beğenmedin canım? gelinlik giymiş gay, maskülen kıyafetli lezbiyen, makyajlı insanlar güzel duruyor da çıplak olan hayat kadınları veya lezbiyen her ne ise bu mu çirkin durdu.
herşey el altından yürüsün gitsin nasılsa bilinmiyorum mantığı midemi bulandırdı nasıl bir ikiyüzlülükse bu.
farklı nokta atışları, net oluşu, çeşitli betimlemeleri ile hep dikkatimi çekmiştir.
hepsinin dışında on numara beş yıldız yüreği olan sevdiğim bir yazardır.