bir ankara klasiği olduğunu düşüdüğüm atkıdır. uzun püskülleri montun altından sarkacak, o cinsten. bir vakit çok meşhur olmuştu. yanlış hatırlamıyorsam kurtlar vadisi dizisinden moda olmuştu.
bu sıra keşfettiğim her gün 3 öğün dinlediğim şarkıdır. sesine yorumuna inişine çıkışına cuk oturmuş ebru gündeş'in 14. albumu olmakla birlikte klibi de çekilen şarkısıdır. müziği ise gökhan tepeye aittir.
bugün yaşıyorsam, yarın beni vuracak
aşk kokan yatağımın yalnız tarafı
biliyorum susacak bir yerde haklılığım
"ben de hata yaptım"lara bırakıp lafı
ben sen yokken her yerde ya da hiçbir yerdeyim
merak edersen eğer nerdeyim, kiminleyim;
şimdilik araftayım, firardayım, hastayım hatta
kim bilir kaç bahar sonra iyileşir yürek
bir haftayım, on günüm, son günüm hatta
belki ölmek için bile yardımın gerek.
ebru gündeş yorumu içün:
aziz kiraz yorumu:
bana göre aziz kiraz da on numara okumaktadır şarkıyı, belki de şarkının hakkını en iyi verendir.
o ses türkiye yarışmasına katılan aziz kirazın bu kadar adını duyurmadan önceki grubu imiş. lise öğrencilerinden oluşan, çeşitli demo kayıtları ile sınırlı kalmış grup.
yapımı da oldukça kolaydır. kişi sayısına göre 1 veya 2 adet knorr yayla çorbasını alıyoruz, 4 veya 5 su bardağı su yerine bunun yarısını ayran yarısını su koyuyoruz. bu şekilde daha güzel oluyor.
yılbaşında yanyana aynı ortamda olursun, kons görevini icra ederken o koltuktan bu koltuğa aynı evin içinde peşinde koşan sevgilidir. tek kalırsan seni kaçırırlar yerler içerler mantığı ile o kadar insanın içinde dibinde durmaya çalışandır. saatler 12yi göstermeye ramak kalmıştır 10-9-8-7-6... diye sayarken sevgili zaten seninle bir bütün olmuştur.
saat 13:00'daki uçağı rötarla birlikte 16:00'da kalkacakmış ve beni erkenden de atatürk havaalanına dikmek istiyor. baya baya bağırıp trip atarak dediğini yaptırmaya çalışıyor. neyse ki erkenden buluşmayacağız, erkenden işlerimi halledip şişli tarafında buluşacağız. maalesef ki yılbaşı programını beraber yaptık, dilerim bir yıl boyunca gudubet hallerini görmem.. bu gece biter geçer ve gider evine..
cem karaca şarkısıdır. şebnem ferah da od isimli albumunde coverlamıştır. albumden önce meydanlara uzun bir ara veren şebnem, bir vakit beyaz show'a katılarak mini bir konser vermiştir. şarkıyı da ilk defa orda okuyarak yeni albumlerine ekleyeceğinin duyurusunu yapmıştır. şebnem iyi bir ses güçlü bir yorumcu eyvallah ama şarkıyı orda öyle bir söylüyor ki eminim ses sistemini skti attı.. şarkıda 4.20'de bir eko var ki adamın beynine şimşek çakıyor anlıyor musun?
öldükten sonra 70'lerde kaydettiği kara gözlüm şarkısı ortaya çıkmış sanırım hiçbir albümünde basılmamıştır.
şarkıyı dinlerken samimi söylüyorum insan bir tuhaf oluyor, anadolu rock'ın öncülerinden ve hala yılların şarkılarını dinliyoruz. öldükten sonra da kemikleri milyon defa sızlatılmış arkasından çok kişi ekmeğini yemiş değerli sanatçı, nurlar içinde yatsın. ..
arada bir evde sıkıldığım zaman yükleyip bakındığım uygulama, telefonu her yerde gezen bir insan olduğumdan uygulamayı sürekli tutup insanlarla iletişimde olmak geriyor beni.. ama aşikar bir şekilde oldukça işlevsel ve her türlü insanın her türünün olduğu kesin.
dün bir müdürle sohbette de böyle bir cümleyle giriş yapıp metrobüste oturduğu yerden namaz kılan teyzeyi gören güzel gözlerimden bahsetmiştim. ahh neler gördü bu gözler, kalbi kadar temiz olan sayfaları ve kan damlayan gül çizimleri dolusu yazılmış yıllıklar.. her sayfanın sonunda bu teşekkürü samimiyetlerimizle sunardık..
- başka şubesi olmayan sadece istiklal'de bulunan çikolata evi olan j'adore, galatasaray lisesini geçince devam ediyoruz kamki 100 metre sonra seven hill mağazasından sağa giriyoruz hemen orda.. sıcak çikolatası ve oh la la beatrice pastası ile meşhurdur, ama o çikolata günlerce unutulmaz öyle birşey..
- etiler nispetiye caddesi üzerinde şubesi olan tavacı recep usta, galiba menüsünden yenmeyecek bir şeyi yok.. et yemeklerinin tamamı mevcuttur, maşallah..
- şişli'de bulunan dedeoğlu pastanesi, şimdiye değin yediğim en mikemmel yaş pastaları yapmaktadır..
oldukça eğlencesine yapılmış bir ödül töreni illaki.. fakat seçeneklere eklenmiş yazar isimlerinin seçilme konusunda adil olunduğunu düşünmedim, örneğin en fettan yazar kategorisinde benim uygun gördüğüm kişi yok. bunun gibi.. 7 laçolu hürmüz kategorisi'ne sözüm yok mesela, gökyüzünde yalnız gezen aslında onu demek istemeyen yıldız gibi mibarek.
hem türk müziği, hem türk sineması için dönüm noktaları yaratmış, yeni başlangıçlara vesile olmuş türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. kızı müjde ar'ın annesini anlattığı ntv yapımı belgeseli mutlaka izlemelisiniz.
nevizadede bira içilebilir diye düşündük aslanım’ın üst katı, saat olarak da 19:00 şeklinde belirledik. daha şiddetli bir önerisi olan varsa belirleyebilir mekan ve saat önemli değil
bursalı bir grup sanırım en bilinen şarkısı kasvetli kutlama, şarkıyı dinlerken bana enjoy the silence’ı hatırlatıyor. buram buram kalite grup, gothic tarzları the cure tadında, gerçekten zamanın ötesinde şarkılar yapıyorlar.
son zamanlarda jakuzi ile beraber yükselişe geçen iki gruptan biri kanımca
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
gayet de güzel olmuş. arabada köşede sokak ortasında bir kadını para verip sikerken iyi, eylemde çıplak görmek kötü. hayırlı işler türkiye!
femen neden feministlerin marjinal insanların eşcinsellerin hoşuna gidiyor da türkiye vatandaşı insanların aynısını yapması hoşunuza kaçmıyor? neyini beğenmedin canım? gelinlik giymiş gay, maskülen kıyafetli lezbiyen, makyajlı insanlar güzel duruyor da çıplak olan hayat kadınları veya lezbiyen her ne ise bu mu çirkin durdu.
herşey el altından yürüsün gitsin nasılsa bilinmiyorum mantığı midemi bulandırdı nasıl bir ikiyüzlülükse bu.
farklı nokta atışları, net oluşu, çeşitli betimlemeleri ile hep dikkatimi çekmiştir.
hepsinin dışında on numara beş yıldız yüreği olan sevdiğim bir yazardır.