ahmetonski
şort giyerim olmaz, terlik giyerim olmaz, kazak giyerim gene olmaz diyip kendini jiletleyen yazardır.
* *
halil pazarlama
bizimkiler dizisinde kapıcı cafer'in kayınpederi'nin işi. bir halil pazarlama şarkısını bir de "kırarım boynunuzu iblis" repliğini unutmadım diziden.
halil pazarlama
halil pazarlama
kapınızda!
gel kıyma
zamanında sibel can'ın söylediği kıyıda köşede kalmış buruk bir sezen aksu şarkısı. şarkının sezen aksu unplugged versiyonu ölümcüldür. aşık olduğunuz günler aklınıza gelir, uzun uzun uzaklara bakarsınız... sözleri şöyledir:
özledin mi? öyleyse kalk gel
bırak artık, kim ne derse der
yasak günah, hayat ah elden gider
onların kendi hikâyeleri yok
onlar sadece seyirci dünyada
aşksız yaşsız hasarsız ah
bir diyarda
sen seç ben söyledim gitti
son sözümü ölmem artık
bu pişmanlar ordusuna
dönmem artık
gel kıyma
gel kırma
sen de bu mutsuzlar kervanına
uyma
dünyada en sevilen 50 tv dizisi
hatay
istanbul'dan sonra en çok hristiyan nüfusun yaşadığı il. mutfağı anlatılmaz yaşanır. suriye'de devam eden iç savaş yüzünden sarsıntılı günler geçirmektedir. yerlisi şehre hatay değil antakya der. iskenderun adlı ilçesi şehrin asıl kalbi ve ticaretin merkezidir.
yakışıklı olduğunun farkında olmayan erkek
gay olma ihtimali ultra düşük erkek. malum tüm gayler bulunmaz hint kumaşı ve best model'dir türkiye'de. sanırsın karınlar baklava, kıç desen pascal nouma. belki de başlığı çirkin olduğunun farkında olmayan erkek koymalıydım...
ps: bu tip erkekler candır.
zamansız ereksiyon
en umulmadık ve saçma anlarda penisin size yamuk yapma halidir. otobüste, metroda, sınav sırasında hatta aile yanında bile gereksiz bir havalanma anı yaşayabilirsiniz. bonusu rezil olma durumudur.
*
eşcinsellerin rahat ettikleri üniversiteler
internette görüp beğendiğin adamla yolda karşılaşmak
daha fenası internette görüp beğendiğiniz adama mesaj atmanız ama onu spor salonunda tanımamanızdır. şahıs yanınıza gelip ''hocam naber bir şeyler içelim mi?'' der, siz ne oluyor ya diye sinirli sinirli bakarsınız...
sürüklüyorum çaresizliğimi
gizli bir sezen aksu hazinesi. kederli bir istanbul gecesini anlatan sözlerini nilüfer yazmıştır.
sürüklüyorum çaresiz yalnizligimi
aldırmazlığında, acımasızlığında istanbul'un
yitik umutlarımla yaralı, vuruk
yürüyorum kalabalık caddelerde
yürüyorum bilmeden nereye gittiğimi
amaçsız bitkin donuk
gözlerim boş bakışlarla takılıyor bir yerlere
yüreğim kanıyor ılgıt ılgıt, sıcak sıcak
şahlanıyor içimde özlemin
kahrediyorum, karanlıklar içindeyim
oysa istanbul ışıl ışıl, parlak
mutsuzlugum siniyor sokaklara
seni solukluyorum derin derin
büyüyor giderek içimde yokluğun
anılar mil çekiyor gözlerime
sürüklüyorum çaresiz yalnızlığımı
vurdumduymaz acımasiz yollarında istanbul'un
gözlerim boş bakışlarla takılıyor bir yerlere
yüreğim kanıyor ılgıt ılgıt, sıcak sıcak
şahlanıyor içimde özlemin
kahrediyorum, karanlıklar içindeyim
oysa istanbul ışıl ışıl, parlak...
akıllı telefonu olmayan insan
cep telefonunun bile bir fazlalalık olduğunu düşünen bendeniz için normal insan tipidir. teknolojiden nefret ediyorum ve gururluyum.
kayıp şehir
alelacele bitirildiği için finaliyle düş kırıklığı yaratan dizidir. belki de mutlu sonlara inanmaz olduk, kim bilir? şu hayatta hep aysel'ler kaybedecek değil ya...
istanbul yokmuş bundan başka
kayıp şehir dizisinin bağımlılık yaratan şarkısı. bugüne kadar istanbul'la ilgili yazılmış en güzel şarkı olduğunu düşünüyorum. sözleri yıldırım türker'e, bestesi sezen aksu'ya aittir.
ince saz değil, hayır, ince sızı bu...
meğer ayna da burdaymış anahtar da...
türbanlı mağduriyeti
akp'nin ve islamcıların dillerinden düşürmediği mağduriyettir. nasıl bir mağduriyetse 11 yıldır iktidarda olan islamcı partimiz bu sorunu çözmemiştir. bakın çözememiştir demiyorum, çözmemiştir diyorum. çünkü çözerse en büyük seçim kozlarından birini kaybedecektir. düşünsenize akp başı sıkışınca bunlar elit, bunlar içki içiyor diyemeyecek. dolayısıyla mağdur edebiyatı yapmaya devam edecekler. birde starbucks'larda fink atan, türban üzerine moda dergiler çıkaran, jiplere binmekle hava atan yeni nesil islamcı burjuvalar türemişken kim bunlar mağdur diyebilir? hele bir anadolu taşrasına gitsinler de başı açık kadınlarmı yoksa türbanlılarmı mağdur görsünler... pabucumun dincileri...
ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar
abdullah gül üniversitesi
kayseri'de kurulması planlan üniversite. abdullah gül ve bazı fetocu şahsiyetler bizzat vakıf kurarak, kurulması planlanan üniversite için milyonlarca dolar toplamışlar. sanki kayseri'de başka üniversite yok, sanki o ilde ve komşu illerdeki üniversitelerin tüm sıkıntıları çözülmüş... ama ne gam! yeterki zatların isimleri padişahlar gibi yaşasın. türkiye'de yağ çekme amaçlı isimlerin üniversitelere, camilere verildiğini görmüştük ama onay veren kişinin bizzat o mevkide olması en basitinden görgüsüzlük ya da narsizmdir. veyahut ikisi de... hayır birde bu insanlar atatürk'ü putlaştırdılar, isim faşizmi yapıyorlar falan diye ağlıyorlardı. hıhı evet canım, çok çektiniz çok!
ağlamaktan gözlerin acıması
çok ağlayınca başa gelen facia durum. göz kırpmak bile bir işkenceye dönüşebilir, o derece. durmaksızın ağladığınız saatlerin ardından baş ağrısı bonus track olarak sizi pusuda bekliyordur.
göğüs kaslarını oynatan erkek iticiliği
kimin oynattığına göre değişir.
eliad cohen oynatıyor ve ben hala ağzım açık izliyorum...
*
adanalı karpuzcunun makatına giren şişe
23 mart 2013 mhp bursa mitingi
etnik milleyetçilik temelli siyaset yapan tüm partiler nazarımda aynı bokun laciverti olduğu için tınmadığım mitingdir. bdp'ye kızıp mhp'yi desteklemek nasıl bir mantıktır ey yarabbim?