biz 2 kişi olarak kesin gidiyoruz ben ve işaretlemeyen sürpriz bir yazar * sanırım 20:00 den önce mekanda oluruz gelen yazarcanların tanıması için siyahlar içerisinde olacağımı hatırlatmak istedim.
yarın akşam saat 20:00 de aylak yaşam da olacağım. mekanı dün tesadüfen gördüm hoş bir yere benziyor. gelmek isteyenler olursa kel ve bıyıklı bir şekilde bir masada yalnız başıma oturuyor olacağım.
not : gelmeyi düşünenler için şimdiden söylüyorum. dün bir ayrılık yaşadım ve biraz dert dinleyebilecekseniz mutlaka bekliyorum...
bülent ersoyun eskilerden seslendirdiği, linetin yorum farkı albümünde hakkını vererek okudu şarkının adı. aynı zamanda 1980 türker inanoğlu yapımı bülent ersoyun cinsiyet değiştirme dönemini konu alan filmin adıdır.
şarkının sözleri ;
kimimiz köşelerde, kimimiz dillerde
çekeriz biz bu derdi ,herbirimiz bir yerde
sende feryat ederdin,düşsen böyle bir derde
felek yazarken kaderimi,melekler ağlamış göklerde
bendeki bu yara, mahşer yarası
kaderime diyorlar,yüz karası
hangi gönül çeker,böyle bir yası
kaderime diyorlar ,yüz karası
kim kınarsa beni ,düşsün bu hallere
yeter allah'ım yeter, sebep kim çilemize
neden verdin bu derdi ,verme başka kimseye
felek yazarken kaderimi,melekler ağlamış göklerde
bendeki bu yara,mahşer yarası
kaderime diyorlar ,yüz karası
hangi gönül çeker,böyle bir yası
kaderime diyorlar ,yüz karası...
israil doğumlu, orhan gencebayın müzik piyasasına en güzel katkılarından biridir bu hanım kızımız. 1995 senesinde linet, 1997 senesinde linetin müzik kutusu, 1999 senesinde yine linet adında 3 albüm çıkardıktan sonra 2006 senesine kadar albüm çalışmalarına ara vermiş bu süre zarfında aşırı derecede zayıflamış ve bir dizi estetik operasyon geçirmiştir. 2009 senesinde paylaşmak istiyorum adlı 4. stüdyo albümünü müzik severlerin beğenisine sunmuştur. son olarak da bugün piyasaya yorum farkı adında yepyeni bir albüm çıkarmıştır. bu albümde sevilen şarkıları tekrar kendi sesinden yorumlamıştır.
2012 benim için birhayli ilginç ve değişimlerle dolu bir yıl oldu. boşandım, ayı olduğumun farkına vardım, birilerinin benden hoşlanabileceğini bile düşünmezken benden hoşlanan insanlar olduğunu gördüm, sevgilim olduğunu sandım, sevgili olduğumu sandığım kişi ilk görüşmede beni beğenmediğini ve daha sonrasında benden sıkıldığını söyledi, sonra yine bir sevgilim olduğunu sandım ilk görüşmemizde aşırı duygusalsın seninle olmaz dedi, sonra yine bir sevgilim oldu popüler adamı elde tutmanın ne kadar zor dürüstlüğün ilişkilerde ne kadar önemli olduğunu öğrendim, hayatımda her zaman çok özel yerleri olacak insanlarla tanıştım, gay aleminden dost olmaz diyenlere inat olmuyorneyapsamolmuyor, dexter6, st bear ve hey gidi heyle çok uzun yıllar devam edecek dostluklar kurdum, 14 yıllık 2 dostuma daha eşcinsel olduğumu açıkladım ve yılın sonlarına yaklaşırken muhteşem bir adamla tanıştım.* yeni yıla sevgilime sarılarak gireceğim* 2013 den çok fazla bir değişim istemiyorum artık hayatımı düzene sokmaya başladığımı düşünüyorum.
edit : sinner bear ve sinnerbear2 sizin desteğinizi dostluğunuzu da asla unutamam. sizlerin yeri de bende çok çok çok ayrı. kocaman öpüyorum sizleri.
evet dün akşam söylediğim şekilde biraz gözyaşı eşliğinde 14 yıllık 2 hetero arkadaşıma açıkladım durumu. erkek olan arkadaşımdan tekrar bir yuva kurarsın vs. tarzında bir cümle geldi ama devam eden bir ilişkim olduğunu söylediğimde biraz şaşırdı. kız olan arkadaşım da ben zaten biliyordum ama senin yatak odan beni ilgilendirmez dedi. sonuç olarak artık aramızda yalanlar yok sevgilimde olduğum zaman rahatça onunla beraber olduğumu söylebileceğim.
roxanna sanırım yüksek sesle müzik çalınan bir mekan. evet yeni yıl zirvesi denince ilk akla party havasında gerçekleşecek bir zirve tarzı geliyor ama asıl amaç sözlük yazarlarının tanışması olduğu için aylak yaşam sohbete daha uygun bir mekan gibi geliyor. bir de herkesin öğrenci olmadığını varsayarsak başlama saati 20:00 daha uygun olur diye görüş bildirmek istiyorum.
evet şimdi karar verdim geçmişte yine gay olmamla ilgili kazık yediğim bir arkadaşım* dahil 2 yakın arkadaşım bu gece bunu öğrenecekler ben de onlara yalanlar söylemekten kurtulacağım. *
bugün uzun zamandır aramızın limoni olduğu 14 yıllık 2 hetero arkadaşımla aramızdaki sorunları çözmek için buluşacağız. yeni ilişkimden onlara bahsetmek istiyorum bir yandan da korkuyorum beni anlamayacaklarını düşünerek. 5 yıl önce bu 2 arkadaşımdan birisi bu durumu "düzelebileceğini" düşünerek bir iş arkadaşımla paylaşmış ve zor günler yaşamama neden olmuştu. affetmem çok uzun zaman almıştı ama hala eski dost olduğumuz ve diğer 14 yıllık arkadaşımla nişanlı olduğu için görüşüyoruz. bilemiyorum kafam karmakarışık bir an önce söyleyip rahatlamak istiyorum.
işlerimden kafamı kaldırmayı başardığım bir anda eythymosa desteğimi sunacağım zirvedir efendim. organizasyon kabiliyetim olmadığından direkt olarak üstlenemedim ama olması için elimden geleni yapacağım.
aşkın nur yenginin sevgiliye albümünde yer alan, sözleri sezen aksu, müziği paryos zalo ve düzenlemesi de onno tunça ait muhteşem bir parçadır. özellikle şarkıda geçen ; canım sevgilim, sevişmek bize yasak kısmını o kadar içten söyler ki aşkın gözlerimden her dinlediğimde yaşlar süzülür. bu kadar da derin duygular taşıyan bir mecburiyetten ayrılık şarkısıdır.
sözleri ;
yasak sevgilim sevişmek bize yasak
ağlama ne olur ayıp ağlamak
yasak sevgilim ellerin bana yasak
günah öpüşlerin sesin yasak
nasıl açmamışım bu başlığı hayret ettim kendime. aşkın nur yenginin 1990 yılında çıkarmış olduğu sevgiliye albümünün en nadide eserlerindendir. sözleri sezen aksuya müziği paulo pulo ya aittir. daha sonra 2007 de çıkan aşk'ın şarkıları albümünde de seslendirmiştir bu şarkıyı ama ilk söylediği duygu geçişini sağlayamamıştır aşkın hanım kızımız.
sözleri ;
sona ermekte gün yine seninle
akşamlar böyledir hep sessiz
eşyalar başka yerde, ben bir yerde
gölgen dolaşır gibi, sanki peşimde
işıkları yakın nedir bu his
yokluğun da, sen de varsa, sen bu evde
son olarak 2 aralık 2012 tarihinde ankaradaki sıla konserinde sılanın back vokalinde görünmüştür kendileri. konserde mirkelamın tavla adlı şarkısını seslendirmiştir. *
2007 yılbaşında bir muhabirin canlı yayında * sarf ettiği şok eden ve kahkaha tufanına sebep olan gafıdır. sözlükte 180 küsür başlık gördüğümüzde bir sevinç içerisinde de söylenebilitesi vardır.
ankara'da yaşayan yazarlara selam olsun 13 nisan 2019 tarihinde saat 15:00 - 16:00 civarında kızılayda birkaç eski yazar arkadaşlarla toplanıp sohbet edeceğiz ve eski günleri yad edeceğiz katılmak isteyen ve mekan önerisi olan yazarlar desteğinizi bekliyorum...
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
yaşadığım şehir.
son beş yılda çok yara aldı bu gri şehir.
peş peşe patlayan bombalardan yaka silkti. yüksel caddesinde, güvenpark'ta polisin saldırganlığından illallah etti. gezi parkı zamanında gaz bombaları ile darbe yedi, sisin pusun altına gömüldü.
yine de bozmadı düzenini.
trafik yine aynı saatlerde kilitlenmeye devam etti,
insanlar yine tandoğan'dan kızılay'a yürümeyi tercih etti.
ve ben, ne olursa olursun cuma akşamları kızılay'da bir kafede oturup kahve içmeyi ve ankara'nın kalbini izlemekten vazgeçmedim.
(bkz:kurşuni renkler) babam gelir aklıma hep. (bkz:fikrimin ince gülü) babam hastayken bu şarkıyı televizyonda gördüğünde ağlamıştı. bi hastalığın bi insanı nasıl çaresiz hale getirdiğini gördüm. içim parçalandı. belki de yaşadığı yılları, geçmişte yaptıklarını, yapmak isteyip yapamadıklarını düşündü. bu iki şarkıyı duyunca içim gidiyo. gözlerim yaşarıyor. kendimi bi garip hissediyorum.
(bkz:we found love) üsteki kadar beni etkilemesi imkansız olsa da bunu duyunca da italyanın teki geliyor hala aklıma. bi adam 1 haftada nasıl bu kadar derine kazınır anlamam.
2 bölümünü de izlediğim dizi. televizyondan olsa hayatta izlemem. türk dizisini televizyonda izleyen arkadaşlara da helal olsun diyorum. 3 saat boyunca imkanı yok oturamam bi dizi için. youtubeda açıyorum, saçma sapan yerlerini geçerek 1 saatte bitiriyorum. yabancı dizi tadında izlemek bu olsa gerek.
neyse gelelim dizinin konusu ve oyuncularına.
gayet kaliteli bi ekip var görünürde. tek tek anlatacak olursak ( of be ne yazasım varmış ha)
(bkz:gökçe bahadır) : (oya) benim taaaa hayat bilgisi zamanından sevdiğim oyuncudur kendisi. insanlar o dizide barbie denen kızı severken ben hep törpü törpü derdim. oyunculuk olarak gerçekten çok beğeniyorum ama o da benim yaşlarda olduğunu belli etmiş. ne kadar makyaj olsa da kırışıklıklar belli oluyor. sorun yok gayet güzel bir kadın, iyi bir oyuncudur.
(bkz:bade işçil): karşımıza pelin olarak çıkan sarışın güzelimiz. ezelde şebnem olarak izlemiştim. ben nedense bu hatuna kısa saçı daha çok yakıştıranlardanım. gayet güzel oynamaktadır.
(bkz:aslıhan gürbüz): merve karakterine hayat veren bu hanımefendi dizinin yılanı, pelinin en yakın arkadaşıdır. uzak durulması gereken psikopat hatun profili. serhanı nasıl kafeslemiş benim için bi muamma. gerçek hayatta serhan gibi bi karakterin böyle bir kadınla evlenmesinin imkanı yok.
(bkz:tülin özen) şirin arzu karakteri. ben bu kadına meryemce zamanı hastaydım. mehmet günsüre mustafam deyişleri kulaklarımda çınlardı. nasıl naif, güzel ve tatlı bi kadınsa artık, heteroseksüel bi ilişkiye resmen gıpta etmiştim. yeniden bi dizide görmek fazlasıyla mutlu etti beni.
şimdi bu kadınlar çok iyi arkadaşlar lisede. pelin ve merve aşırı kıskanç tipler ve oyayı kıskanıyolar. 96 yazında pis bi iftirayla hem oyanın hem edip öğretmenin başını yakıyolar. 20 yıl sonra filan oya büyüdüğü mahalleye geri dönüyor ve olaylar olaylar.
biraz geriden gelsem de zirvenin anahtardan sonra 2. ağır topu olarak benim de zirve ile ilgili yorumlarımı yazmadan geçeceğimi düşünmediniz herhalde...
öncelikle zirvenin organizasyonunu sağlayan sevgili hazineciye çok teşekkür ederim uzun zamandır böyle keyifli bir zirveye katılmamıştım çok iyi geldi.
mekana kadim dostum anahtarla birlikte buluşup geldik, mekanın üst katına çıktığımızda bir portatif yazı tahtasında birşeyler anlatan birisi ve dinleyen bir grup gördük ilk olarak doğal olarak biraz şaşırdık zirveler artık sunum tarzı mı yapılıyor diye birbirimize anlamsız bir bakış attıktan sonra en köşedeki masada oturan eski bir tanıdığı*aknarazı gördüm selamlaşmak için yanına gittiğimde kendisinin de sözlükte yazdığını ve zirve için geldiğini öğrendiğimde kısa süreli bir şaşkınlık* yaşadıktan sonra masaya oturup sohbete başladık. kısa bir süre sonra çekingen bir tavırla masaya * yaklaştı ve daha önceki zirveye ilk katılımdaki çekingenliği bildiğimden "evet düşündüğün kişiler biziz dedik ve sohbete devam ettik. daha sonra senseisplinter ve pena da aramıza katıldı* ve çok keyifli, vaktin nasıl geçtiğini anlamadığımız bir zirve daha geçti. katılan herkese çok teşekkür ederim, keyifli ve mutlaka en kısa sürede tekrarlamamız gereken bir akşam oldu...
en sevdiğim eurovision parçalarındandır, nilüfer de albümünde yorumlamıştır bu şarkıyı,
sözleri ;
kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler
ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim
kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler
ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim
ellerim yüzümde, susmuş dudaklarım
isyanlarda gönlüm, zaman gardiyandir
ah... ben yine gözlerinin hapsindeyim
aman vermez hasretin, ay ay ay...
ay la la la la... la la la la... içimde martılar
ay la la la la... la la la... sen gözyaşlarımdasın
kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler
ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim
ellerim yüzümde, susmuş dudaklarım
isyanlarda gönlüm, zaman gardiyandır
ah... ben yine gözlerinin hapsindeyim
aman vermez hasretin, ay ay ay...
ay la la la la... la la la la... içimde martılar
ay la la la la... la la la... sen gözyaşlarımdasın
ay la la la la... la la la la... akşam firarları
ay la la la la... la la la... sen gözyaşlarımdasın
sinema yazarları derneği (siyad), 2017 yılı türkiye sineması ödüllerinde “en iyi yardımcı kadın oyuncu” ödülüne layık görülmüştür biblom benim. ödülün anons edildiğindeki sevinci görülmeye değer. lgbt görünürlüğü adına verdiği mücadelede kazandığı bu ödül çok önemli bence. tebrikler biblom...
19. bölümde tülayın selahattin çakaler'e söylemesi için yaptığı şu benzetmelerle beni benden alan yalan dünya karakteri.
- sen insanı silikon askısı kopan sutyen gibi yarı yolda bırakan bir tipsin de...
- sen adeta yaz başı beyaz bıngıl vücuda bikini denediğimde yaşadığım hayel kırıklığı, ümitsizliksin de...
- basen genişleyince small beden külotun yanlarda bıraktığı iz gibi sadece bende geçici bir iz bıraktın de...
- selülit gibisin, senden kurtulmak istiyorum de...
zaman zaman başıma gelen hadise. sanırım çevresel koşullardan ziyade kendi iç meselelerimle ilgili oluyor bazen bana da. ama "her zaman söylüyorum sözlükte kimseyi zorla tutmuyoruz, kimseye "nooolur kal" demiyoruz. birileri daha iyisini yapana kadar şuan en iyisi budur yavrular. susun ve yalamaya devam edin. daha iyi bir sözlük kurucusu ortaya çıkana kadar da benimkiyle idare edeceksiniz, yada çekip gideceksiniz. net." olayın tam olarak ne olduğunu bilmemekle birlikte tarzında bir yaklaşımın bir sözlük admini tarafından düşülmüş ve dile getirilmiş olması beni çok üzdü. iyi günlerim de kötü günlerim de oldu burada paylaştığım... bu kadar...
zirveye giderken kafamda bir ton soru işareti olmasını sağlayan ve içten içe korkutan yazar. acaba gerçek hayatta da mesajlarda olduğu gibi anlaması zor cümleler kurup beynimi yakmaya çalışacak mı diye derin düşüncelere dalmış olsam da garson çağırır gibi işaretler yapıp beni masasına davet eden ve sonra da zirve sonunda ayrılana kadar yalnız bırakmayan yazarcan. bayağı uzun ve derin mevzularda uzun uzun sohbet ettiğimiz* aynı okulun aynı mekanlarında çok özel anılarımızı paylaştığımız ve zirve haricinde de sık sık görüşeceğimizin sinyallerini verdiğimiz keyifli, zeki, hazırcevap ve espirili adam. böyle bir zirve organize edip yüksek katılım sağlamak için çabaladığın ve bu kadar güzel ev sahipliği yaptığın için ayrıca teşekkürler... tanıştığıma çok memnun oldum...