ankaralılar müjde ! artık bizim de çok alakasız bir hatta sahip olduğumuz ulaşım hedesi. aşti - gölbaşı hattında hemde ne kadar gerekli değil mi ? konya yolunda bir şeridi kapatarak bahçelievlerden aştiye kadar olan kıç kadar yolu iyice kısaltıp trafiğin içine etmiştir aynı zamanda. bi de bizimki istanbullarınkinden daha kısa *
uzun bir aradan sonra bu sabah tekrar mesajlaştığım ve dostluğunu özlediğimi fark ettiğim yazarcanlardan birisi. ayrıca muhteşem bir şarkıyla tanışmamı sağlamış yazarcandır kendisi. *
bilinenin aksine bu bardağın orijinal adı aida dır. ajda pekkanla uzaktan yakından alakası yoktur. sanırım logo tasarımcısının i harfini biraz abartılı yazması sonucu bu şekilde bir yanlış anlaşılmalar yaşanmaktadır.
dün itibariyle izlediğim film. neden bu kadar zaman izlememişim diye sordum film bittikten sonra kendime. filmin mutlu sonla bitmesi kısmı dışında kendi hayatımdan kesitlere rastladım çünkü. ayrıca roger karakteri. woof! woof! woof! *
hande yenerin bugün itibariyle piyasaya çıkan yeni albümünün adı. iddialı bir çalışma oldu sanırım hasta şarkısı gerçekten güzel olmuş. akşam iş çıkışı alıp dinledikten sonra yorumu detaylı olarak yapacağım ama müzik otoritelerine göre eski handeye doğru bir dönüş varmış bu albümde. umarım güzel olmuştur.
1980 yapımı airplane (uçak) adlı komedi filmiydi. ama şimdi fark ettim de 1980 benim doğum tarihimden önce sanırım o dönemde filmler türkçe dublajlı olarak 10 yıllık bir gecikmeyle türkiyede gösteriliyordu ki benim bu filmi izlediğim sene 1990'dı.
emel müftüoğlunun 1995 yılında çıkardığı ruhun duymaz albümünde yer alan, albümün gizli kalmış güzelliklerindendir. sözler sezen aksu beste ercan saatçi(!)*ye aittir.
sözleri ;
ne sen memnun kaldin benden
ne de ben
malum idare ettik durumu mecburen
laf, kuru siki laf
kitabi yok ki bu meredin
hadi aski ogrendik de gerisini nasil halledelim?
sen olacagina bak
hele bir yeterince aci cekelim
ah inan zorum senle degil kendimle sekerim
sakatlik bende
sikildim be, dusun dusun bitmiyor bu hesaplasmalar
beni ya meyhaneler paklar
yada yeni asklar
sen biktin, ben bikmadim iktidar savaslarindan
ustelik hep pismanim bu ben telaslarindan
laf, kuru siki laf
kitabi yok ki bu meredin
hadi aski ogrendik de gerisini nasil halledelim?
sen olacagina bak
hele bir yeterince aci cekelim
ah inan zorum senle degil kendimle sekerim
sakatlik bende
sikildim be, dusun dusun bitmiyor bu hesaplasmalar
beni ya meyhaneler paklar
yada yeni asklar
buradan da rahatça çıkarabildiğim bir istatistik var mühendislik fakültelerinde ciddi şekilde ya gizli gizli 331 eşcinselliğe giriş adı altında bir ders veriliyor ya da mühendislik dersleri içerisinde viral reklam olarak eşcinsellik konusu gizliden gizliye işleniyor.
ebru elverin* iz albümünde yer alan ve içinde bulunduğum durumu harfien anlatan muhteşem şarkısının adı. cidden son dönemde yaşadığım olaylardan sonra aşkın bende arızalı olduğunu düşünmeme sebep oldu bu şarkı. söz ve müziği ebru elvere aittir bu parçanın.
sözleri ;
konuşsam anlamsız... anlatsam bin türlü
haklıydın üstelik susuyorum
söndürün bu evin ışıklarını
kararlıyım aşktan gidiyorum
ah bilirim öyle kolay değil elbet
hayatta her şey kısmet
aklın kalmasın bende
sen kendi derdine yan beni düşünme
bırakın yansın bu sevda karalı bende
varsın daha çok yansın ahretten de
sen hiç alınma canım hiç dert etme
ne giyinsem olmuyor aşk arızalı bende
ebru elverin 2. albümü iz in çıkış parçası. şarkının söz ve müziği ebru elvere aittir. ses rengi ve şarkının sözleri çok etkiliyor insanı.
sözleri ;
hiç hesapta yoktun aşk sen kimsin
kimlerdensin bilemedim adın ne senin
sende incinmişsin az benim kadar
çık gel yeniden ruhum delilensin
hoşgeldin... yüreğime sefa geldin
aşk değil başka türlü dalıverdim
ilk değil son kez sen gir cennetime
ben çoktan ateşlerde yanıverdim
aşk usul usul yanaşır kalbe sızar
bilirim küskün yüreğin o sevdalar seni bozar
ya çık git ardına bakmadan ya temelli uğra
sen yaralı ben yaralı yürek ağlar
nihayet 2. albümü olan iz i yaşar kekeva etiketiyle piyasaya sürüp uzun süren suskunluğunu bozmuştur. umarım adı tekrar sansasyonlara karışmadan emin adımlarla ilerler bu albümünde.
2007 yılbaşında bir muhabirin canlı yayında * sarf ettiği şok eden ve kahkaha tufanına sebep olan gafıdır. sözlükte 180 küsür başlık gördüğümüzde bir sevinç içerisinde de söylenebilitesi vardır.
ankara'da yaşayan yazarlara selam olsun 13 nisan 2019 tarihinde saat 15:00 - 16:00 civarında kızılayda birkaç eski yazar arkadaşlarla toplanıp sohbet edeceğiz ve eski günleri yad edeceğiz katılmak isteyen ve mekan önerisi olan yazarlar desteğinizi bekliyorum...
bu klişeyi yapmak istiyorum, belki bir gram farkındalık oluşur. eskiden çok güzel yazan insanlar vardı burda yazdıklarını okurken keyif aldığım okudukça öğrendiğim epey değerli insanlar.. eskiden dediğim 2-3 yıl öncesine kadar belki, daha sonra genç yazar arkadaşlar geldi kendi heyecanlarını acemiliklerini buraya yansıttılar(insan özenmiyor değil)
fakat yine de hiçbir şekilde eskilerin yerini tutmadı. birileri sinirlenecek belki beğenmiyorsan siktir git de diyebilirler yine de eski bir alışkanlık var. ara sıra bakmaktan hep keyif alıyorum buraya..
yaşadığım şehir.
son beş yılda çok yara aldı bu gri şehir.
peş peşe patlayan bombalardan yaka silkti. yüksel caddesinde, güvenpark'ta polisin saldırganlığından illallah etti. gezi parkı zamanında gaz bombaları ile darbe yedi, sisin pusun altına gömüldü.
yine de bozmadı düzenini.
trafik yine aynı saatlerde kilitlenmeye devam etti,
insanlar yine tandoğan'dan kızılay'a yürümeyi tercih etti.
ve ben, ne olursa olursun cuma akşamları kızılay'da bir kafede oturup kahve içmeyi ve ankara'nın kalbini izlemekten vazgeçmedim.
(bkz:kurşuni renkler) babam gelir aklıma hep. (bkz:fikrimin ince gülü) babam hastayken bu şarkıyı televizyonda gördüğünde ağlamıştı. bi hastalığın bi insanı nasıl çaresiz hale getirdiğini gördüm. içim parçalandı. belki de yaşadığı yılları, geçmişte yaptıklarını, yapmak isteyip yapamadıklarını düşündü. bu iki şarkıyı duyunca içim gidiyo. gözlerim yaşarıyor. kendimi bi garip hissediyorum.
(bkz:we found love) üsteki kadar beni etkilemesi imkansız olsa da bunu duyunca da italyanın teki geliyor hala aklıma. bi adam 1 haftada nasıl bu kadar derine kazınır anlamam.
2 bölümünü de izlediğim dizi. televizyondan olsa hayatta izlemem. türk dizisini televizyonda izleyen arkadaşlara da helal olsun diyorum. 3 saat boyunca imkanı yok oturamam bi dizi için. youtubeda açıyorum, saçma sapan yerlerini geçerek 1 saatte bitiriyorum. yabancı dizi tadında izlemek bu olsa gerek.
neyse gelelim dizinin konusu ve oyuncularına.
gayet kaliteli bi ekip var görünürde. tek tek anlatacak olursak ( of be ne yazasım varmış ha)
(bkz:gökçe bahadır) : (oya) benim taaaa hayat bilgisi zamanından sevdiğim oyuncudur kendisi. insanlar o dizide barbie denen kızı severken ben hep törpü törpü derdim. oyunculuk olarak gerçekten çok beğeniyorum ama o da benim yaşlarda olduğunu belli etmiş. ne kadar makyaj olsa da kırışıklıklar belli oluyor. sorun yok gayet güzel bir kadın, iyi bir oyuncudur.
(bkz:bade işçil): karşımıza pelin olarak çıkan sarışın güzelimiz. ezelde şebnem olarak izlemiştim. ben nedense bu hatuna kısa saçı daha çok yakıştıranlardanım. gayet güzel oynamaktadır.
(bkz:aslıhan gürbüz): merve karakterine hayat veren bu hanımefendi dizinin yılanı, pelinin en yakın arkadaşıdır. uzak durulması gereken psikopat hatun profili. serhanı nasıl kafeslemiş benim için bi muamma. gerçek hayatta serhan gibi bi karakterin böyle bir kadınla evlenmesinin imkanı yok.
(bkz:tülin özen) şirin arzu karakteri. ben bu kadına meryemce zamanı hastaydım. mehmet günsüre mustafam deyişleri kulaklarımda çınlardı. nasıl naif, güzel ve tatlı bi kadınsa artık, heteroseksüel bi ilişkiye resmen gıpta etmiştim. yeniden bi dizide görmek fazlasıyla mutlu etti beni.
şimdi bu kadınlar çok iyi arkadaşlar lisede. pelin ve merve aşırı kıskanç tipler ve oyayı kıskanıyolar. 96 yazında pis bi iftirayla hem oyanın hem edip öğretmenin başını yakıyolar. 20 yıl sonra filan oya büyüdüğü mahalleye geri dönüyor ve olaylar olaylar.
biraz geriden gelsem de zirvenin anahtardan sonra 2. ağır topu olarak benim de zirve ile ilgili yorumlarımı yazmadan geçeceğimi düşünmediniz herhalde...
öncelikle zirvenin organizasyonunu sağlayan sevgili hazineciye çok teşekkür ederim uzun zamandır böyle keyifli bir zirveye katılmamıştım çok iyi geldi.
mekana kadim dostum anahtarla birlikte buluşup geldik, mekanın üst katına çıktığımızda bir portatif yazı tahtasında birşeyler anlatan birisi ve dinleyen bir grup gördük ilk olarak doğal olarak biraz şaşırdık zirveler artık sunum tarzı mı yapılıyor diye birbirimize anlamsız bir bakış attıktan sonra en köşedeki masada oturan eski bir tanıdığı*aknarazı gördüm selamlaşmak için yanına gittiğimde kendisinin de sözlükte yazdığını ve zirve için geldiğini öğrendiğimde kısa süreli bir şaşkınlık* yaşadıktan sonra masaya oturup sohbete başladık. kısa bir süre sonra çekingen bir tavırla masaya * yaklaştı ve daha önceki zirveye ilk katılımdaki çekingenliği bildiğimden "evet düşündüğün kişiler biziz dedik ve sohbete devam ettik. daha sonra senseisplinter ve pena da aramıza katıldı* ve çok keyifli, vaktin nasıl geçtiğini anlamadığımız bir zirve daha geçti. katılan herkese çok teşekkür ederim, keyifli ve mutlaka en kısa sürede tekrarlamamız gereken bir akşam oldu...
en sevdiğim eurovision parçalarındandır, nilüfer de albümünde yorumlamıştır bu şarkıyı,
sözleri ;
kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler
ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim
kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler
ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim
ellerim yüzümde, susmuş dudaklarım
isyanlarda gönlüm, zaman gardiyandir
ah... ben yine gözlerinin hapsindeyim
aman vermez hasretin, ay ay ay...
ay la la la la... la la la la... içimde martılar
ay la la la la... la la la... sen gözyaşlarımdasın
kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler
ben çılgın ben yine gözlerinin hapsindeyim
ellerim yüzümde, susmuş dudaklarım
isyanlarda gönlüm, zaman gardiyandır
ah... ben yine gözlerinin hapsindeyim
aman vermez hasretin, ay ay ay...
ay la la la la... la la la la... içimde martılar
ay la la la la... la la la... sen gözyaşlarımdasın
ay la la la la... la la la la... akşam firarları
ay la la la la... la la la... sen gözyaşlarımdasın
sinema yazarları derneği (siyad), 2017 yılı türkiye sineması ödüllerinde “en iyi yardımcı kadın oyuncu” ödülüne layık görülmüştür biblom benim. ödülün anons edildiğindeki sevinci görülmeye değer. lgbt görünürlüğü adına verdiği mücadelede kazandığı bu ödül çok önemli bence. tebrikler biblom...
19. bölümde tülayın selahattin çakaler'e söylemesi için yaptığı şu benzetmelerle beni benden alan yalan dünya karakteri.
- sen insanı silikon askısı kopan sutyen gibi yarı yolda bırakan bir tipsin de...
- sen adeta yaz başı beyaz bıngıl vücuda bikini denediğimde yaşadığım hayel kırıklığı, ümitsizliksin de...
- basen genişleyince small beden külotun yanlarda bıraktığı iz gibi sadece bende geçici bir iz bıraktın de...
- selülit gibisin, senden kurtulmak istiyorum de...
zaman zaman başıma gelen hadise. sanırım çevresel koşullardan ziyade kendi iç meselelerimle ilgili oluyor bazen bana da. ama "her zaman söylüyorum sözlükte kimseyi zorla tutmuyoruz, kimseye "nooolur kal" demiyoruz. birileri daha iyisini yapana kadar şuan en iyisi budur yavrular. susun ve yalamaya devam edin. daha iyi bir sözlük kurucusu ortaya çıkana kadar da benimkiyle idare edeceksiniz, yada çekip gideceksiniz. net." olayın tam olarak ne olduğunu bilmemekle birlikte tarzında bir yaklaşımın bir sözlük admini tarafından düşülmüş ve dile getirilmiş olması beni çok üzdü. iyi günlerim de kötü günlerim de oldu burada paylaştığım... bu kadar...
zirveye giderken kafamda bir ton soru işareti olmasını sağlayan ve içten içe korkutan yazar. acaba gerçek hayatta da mesajlarda olduğu gibi anlaması zor cümleler kurup beynimi yakmaya çalışacak mı diye derin düşüncelere dalmış olsam da garson çağırır gibi işaretler yapıp beni masasına davet eden ve sonra da zirve sonunda ayrılana kadar yalnız bırakmayan yazarcan. bayağı uzun ve derin mevzularda uzun uzun sohbet ettiğimiz* aynı okulun aynı mekanlarında çok özel anılarımızı paylaştığımız ve zirve haricinde de sık sık görüşeceğimizin sinyallerini verdiğimiz keyifli, zeki, hazırcevap ve espirili adam. böyle bir zirve organize edip yüksek katılım sağlamak için çabaladığın ve bu kadar güzel ev sahipliği yaptığın için ayrıca teşekkürler... tanıştığıma çok memnun oldum...