horizonmersin

Durum: 5286 - 0 - 0 - 0 - 27.12.2024 01:17

Puan: 75168 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

13 yıl önce kayıt oldu.
4.Nesil Yazar.

nitimur in vetitum semper, cupimusque negata!
  • /
  • 265

hermann hesse

budizme sempatisi olan romantik-realist yazar.
narziss und goldmund'un yazarı.

her güne yeni bir paragraf

"işte, çevrede hışırdıyor dalga ve sen dalgasın... orman ve sen ormansın... iç ve dış diye iki ayrı şey yok artık; kuşsun ve uçuyorsun havada. balıksın ve yüzüyorsun denizde... ışığı emiyorsun, ışıksın! karanlığın hazzına varıyorsun ve karanlıksın...
yollara vuruyoruz ey ruh! sularda yüzüyor, havalarda uçuyoruz; gülümsüyor ve narin parmaklarımızla kopmuş iplikleri yeniden birbirine bağlıyoruz...tanrıyı aramıyoruz artık; tanrı oluyoruz! öldürüyor, birlikte ölüyoruz; yaratıyor, düşlerimizle yeniden diriliyoruz! en güzel düşümüz mavi gökyüzüdür!
en güzel düşümüz denizdir ve balıktır en güzel düşümüz...neşe saçan aydınlık sestir; neşe saçan parlak ışık; hepsi de düşümüzdür bizim!
...az önce öldük ve toprak olduk...az önce gülmeyi keşfettik. az önce gökyüzüne bir burç kondurduk.
çın çın sesler geliyor ve her ses annenin sesidir!
ağaçlar hışırdıyor ve herbiri beşiğimizin üzerinde hışırdamıştı! yollar yıldız biçiminde ayrılıyor ve her yol bizi sılaya götürüyor!"- herman hesse

cehalet

cehaletin neden mutluluğa daha yakın olduğunu kanıtlayan bir araştırma örneği için: (bkz:#235271)

götü yere yakın olan insandan korkmak

çukurova yöresi yaşlılarının da sıkça kullandığı bir deyiş veya batıl inançtır.

biftek

ufff, deli gibi yenilesidir.
cümle gavurların ve özellikle amerika milletlerinin, domuz pirzolayla birlikte başlıca protein kaynağıdır.
yukarıdaki tarif, baharatları ve haşlama öncesi mühürleme denilen kısa süreli kızartma yöntemiyle mükemmeldir.
haşlama yerine, fırına da sürülerek infaz gerçekleştirilebilir.
ve kesinlikle, ya bulgur pilavının ya da hafif sütlü bir patates püresinin yoldaşlığıyla gömülmelidir!

white wine

çocuk kaç aydır sana nasihat ediyoruz burada? kaç aydır saydın mı hiç ayları?
soktuğun her lafa sessiz kalacak ebleh arıyorsan o ayrı!!
beni bu dereceye getirdiğine göre, önceki mantıklı ve ahlaklı uyarı ve paylaşımları dikkate almadığını göstermiş olmuyor musun?
evet hakaret ediyorum, çünkü haketmişsin! sen de sürekli ediyorsun!
inkar ediyorsan, ya türkçe bilmiyorsun ya da bizi aptal sanıyorsun!

white wine

sen nasıl birşeysin ya?
ne efendilikten ne ağabeylikten anlıyorsun...
ille mahalle karısı gibi ağız dalaşı yapıp böyle rezil mi olacağız çocuk?
bu mudur layığın?
senin gibi uyduruklar yüzünden gelemiyorum istanbul zirvesine lan!
güvenemiyorum çünkü senin gibilere!!

white wine

he ya...
benim tüm derdim de meşhur olmaktı zaten ciğerim he ya!!
senin tam anladığın muhabbet bu galiba..
e daha ne var bana söylemek istediğin?

white wine

asıl ben milyarlarca kez teşekkür ederim!
sakinliği ve soğukkanlılığıyla nam salmış beni bile çileden çıkartabildiğin için!
hala farkında olmaman daha da korkunç... her girinle beni haklı çıkartan aslında kendinsin...
şu girilerin bile daha sıcacıkken hele...
(bkz:#234907)
(bkz:#234976)
bu girilerindeki saldırganlık ve uzlaşmazlık ortadayken bile mi bana sistemi ve kurumsal ahlakı öğretmeye çalışıyorsun densiz hadsiz!

white wine

kızılderililer

kuzey amerika yerlilerinin belli başlı kabile isimlerine örnekler: *

siyular
komançiler
dakotalar
hupalar
katolar
yuroklar
potavatomiler
omahalar
yakamalar
nimipular
şayenler
mohawklar
çerokiler

tecavüzcülerin hadım edilmesi

tecavüz olaylarının sayısını kısa vadede azaltabilecek bir ceza yöntemi olabilir.
fakat, uzun vadede, potansiyel suçluların farklı suçlara yönelmesine yol açması riski daha da ürkütücüdür.
ömür boyu psikolojik tedavi şartı, bazı kamu hizmetlerinden men edilme,...vb. gibi, daha kalıcı yararlar sağlayabilecek yaptırımların daha etkili olması olasıdır.

eski yazarlar geri gelsin kampanyası

güzel bir kampanya.
geçen yılki çömezlik dönemlerimde de benzeri davetler yapılmıştı.
bence sözlük, her yıl olgunlaşmakta.
hem örgütsel yapı olarak, hem yazarların fikirsel uyumu ve demokratik uzlaşma ahlakı olarak.
sistem kurup kurumsallaşmak kolay değil arkadaşlar!
baksanıza! adamlar 150 yıllık meşruti parlamento geleneğini bile 2-3 yılda alaşağı edip tiranlık kurma heveslerinde ciddi bir adım atmışlardı ki, seçmenin rasyonel taktiğiyle direkten dönüldü..
kurduğumuz kentler bile çadır devleti mantığıyla, hayatımız ve hayallerimiz bile gecekondu!!
dolayısıyla, kolay değil... basit bir iş değil şu sanal alem dediğiniz bir siteyi bile kalıcılaştırmak ve kurumsallaştırabilmek...
kişisel kaprisler ve komplekslerden arınıp, ürüne ve hizmetlere yoğunlaşabilmek...
bir de white wine gibi ateşe körükle koşanlar olmasa!!

ayı sözlük gay pride zirvesi 2015

bazı özel nedenlerle katılmaktan vazgeçtiğim zirvedir.
ya yeterince istememişim ya da henüz zamanı değilmiş demek ki...
gelme sözü verdiğim için kırdığım arkadaşlarımızdan özür dilerim...

(bkz: mea culpa)

muhatap

tabi ki arapça bir sözcüktür.
tdk'na göre dar anlamı, "kendisiyle konuşulan, söz söylenilen kimse"dir.
nitekim, arapça hitp ve hatp kökleri de konuşmayı ifade eder.(türkçeye hitap ve hatip gibi isim ve sıfat kazandırmıştır)

fakat, geniş anlamıyla muhatap, kendisiyle iletişim kurulan, kendisine sözlü veya başka herhangibir biçimde bir mesaj iletilen ve/veya kendisiyle eşdüzeyde gören bir güç kaynağının iletişim kurmaya değer bulduğu bir kişiyi, kurumu veya makamı ifade eder.
nitekim, günlük dilde kullandığımız, "muhatabım değilsin!", "biz sizi muhatap alamayız!" gibi ifadeler de bu geniş anlamı ifade etmektedir.

herkesle "muhatap olmak" veya herkesi "muhatap almak", iyi değildir gerçekten...

çaresi bulunamayan kanser

sağlıksız ve yapay sanayi ürünlerinin ve yaşam alanlarının neden olduğu bir hastalıktır.
tıpta, hastalıklarla mücadele için iki klasik eksen vardır:
1- önleyici hizmetler ve araştırmalar
2- tedavi edici hizmetler ve araştırmalar
bir hastalıkla mücadelede esas olan, hasta olunmasını engellemektir. çünkü, hastalık başladıktan sonraki herşeyin maliyeti çok yönlü ve çok ağır olabilmektedir.
bizim gibi 3. dünya ülkelerinde, devletler, maalesef önleyici değil, tedavi edici tıp uygulamalarını daha çok desteklemektedir.
nitekim, halkımız da hastalıkları önlemeye değil, hastalığı iyileştirmeye odaklı bir kültüre sahiptir.

kanser, aslında vücudun doğal yapısında var olan ve eski dönemlerde bile izleri olan bir hastalıktır.
özellikle 20. yüzyıldan itibaren çok yaygınlaşmasının nedeni basittir: insan uygarlığının yaşam koşullarının bozularak, doğallıktan yapaylığa geçmesi.
başka bir ifadeyle, kapitalist çıkarlar ve kontrolsüz teknolojik gelişmelerin sanayiye aktarılması sonucu, insan doğasına aykırı veya zararlı materyallerin bolca kullanıldığı gıdalar, eşyalar, evler ve kentler yaratılmıştır!
bu zararlı materyallerden üretilen tüm ürünler (tüketim mallarından yatırım mallarına dek hepsi!)hepimiz için bir potansiyel azraildir.
bu ürünler, gıdalardan tutun, yapı malzemelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede hayatımızın parçası haline getirilmiştir.
dolayısıyla, kanserojen malların/ürünlerin hayatımızı esir aldığı bir kafeste, sıramızın gelmesini bekleyen kobaylar gibiyiz.
ahlaksız ve vicdansız mühendislik bilimi ve sermaye sınıfı sağolsun, onlar zihniyetini değiştirmedikçe, kanserin önlenmesi mümkün olmayacaktır.

fakat, birçok uzmanın uzlaştığı bir konu var ki, bünyesini ve bağışıklık sistemini güçlü ve dirençli tutmayı başaranlar, bu hastalığa yakalanmamakta veya daha düşük çapta atlatmayı başarmaktadır.
sonuç olarak, önleyici çalışmaların omurgası, düzenli spor ve olabildiğince doğal beslenmektir.

toronto

2000 yılının haziran ayında "gay pride parade" dedikleri bir karnavalı izlediğim kent.
hayatımda öyle bir kutlama ve öyle görkemli bir karnaval izlememiştim.
o dönem dijital foto makineleri de pek yaygın değildi, ama, klasik filmli makinelerden 36'lık 2 film rulosu poz çekmiştim.
dünyanın en uzun caddelerinden biri olan ve toronto'yu kuzey-güney bandında ikiye bölen yonge street'te ve paralel birkaç sokakta düzenlenmişti..
daha sonra öğrendik tabi, gaylerin onur haftası etkinlikleri diye birşey olduğunu ve o dönemlerde türkiye'de hiç bilinmediğini.

ayı sözlük kitap çıkarıyor düşüncesi

ilginç ve merak uyandırıcı bir öneri.
tüm edit işlemlerinde yardımcı olabilirim...
emek vermeye değer, fakat, basılıp çoğaltılmasında sıkıntı yaşayabileceğimiz kısımları veya maddeleri bir oto-sansürle temizledikten sonra olabilir sanırım...

geceye bir şarkı bırak

servet kompleksi

sahip olduğu az veya yetersiz malk-mülkten utanan tiplerin, kendilerini malı-mülkü daha fazla olanlardan aşağı hissetmesine neden olur.
yanlıştır, yazıktır ve komiktir...
mal da yalan, mülk de yalandır çünkü...
  • /
  • 265
  • /
  • 54

mavi vatan


zeynep dizdar


hiper enflasyon


izmir katliamı


edis'in poposu


kuş olup uçsam sevgilimin diyarına


ağaç budamak


ateş ölçer


ayaklar baş oldu


ne olacak bu memleketin hali


tarikat


çocuklara musallat olan şıhlar


only time


mea maxima culpa


obivan kenobi


şeriat ve kadın


böğürtlen


ab-ı hayat


çilek şarabı


tam rekabet piyasası


  • /
  • 54

murathan mungan

hani herkes arkadaş,
hani oyunlar sürerken.
kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken.
hani biz kimseye küsmemiş,
hani hiç kimse ölmemişken.
eskidendi, çok eskiden...

murathan mungan

her ne kadar düştüğü söylense de, düştüğü yerin yüksekliği kolay kolay çıkılamayacak bir yerdir. mezopotamya üçlemesi adı verilen tiyatro oyunlarını yirmili yaşlarında yazdığı hatırlanırsa nasıl bir birikiminin ve hayal gücünün olduğu rahatlıkla görülebilir. özellikle geyikler lanetle oyunu roman, şiir, tiyatro, masal tadında okunur, seyredilir. böyle güzel bir şairi, yazarı kişesel zevkleri nedeniyle eleştirmek ve düştü, bitti, yok olmaya mahkum oldu demek bana göre insafsızlıktır.
şimdi ergen şiiri olarak nitelenen şiirlerini yaşı otuzun üzerinde olan hangimiz ezberlemedik ya da en azından okuyup ağlamadık. şairdir, yazardır, tükçeyi çok güzel kullanan ve konuşan bir entelektüeldir. türkiye'de yaşayan sanatçılardan kibrin en yakıştığı iki isimden biridir.(diğeri ismet özel) yazdığımı üç beş satırlık entryler de bile zilyon tane anlam bozukluğu, yazım hatası yaparken mungan'ı eleştirmek en azından benim haddim değil.

aşağıdaki dizeleri yazmış olan yazar, şair.

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta doğruydu belki. sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki
gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

türkiye'den siktir olup gitmek

sadece şu anda sol frame de olan dört başlık yüzünden bile normal bir ülkede normal bir vatandaş olarak yaşasam dahi düşüneceğim bir durumdur..

(bkz: karaman'da 45 erkek öğrenciye tecavüz edilmesi)

(bkz: 13 mart 2016 ankara patlaması)

(bkz: 13 mart 2016 sosyal medyaya erişim yasağı)

(bkz: recep tayyip erdoğan)

katlettiniz lan ülkeyi.. yaşanmaz bir yere çevirdiniz, nefes alırken bile insan yaşadığına sevinemiyor artık. söylenecek onca söz varken sadece susmak geliyor artık içimden. televizyonu her açtığımda, twitter'a her girişimde, whatsapp'a ta her bildirimde korkar oldum..yeni bir felaketin, bombanın, facianın, maden kazasının, tacizin, tecavüzün, faşizmin, insan haklarının hiçe sayılmasının, taksime her gittiğimde gördüğü her kıza laf atan, arkasından köpek gibi takip eden her bir insan evladından, birbirine küfreden futbol fanatiklerinden, milletin ahlakını kendi leş ağzına sakız eden her ahlak bekçisinden, hırsızından katilinden, adaletinden polisinden askerinden teröristinden siyasetçisinden milletin hakkını rüşvet için gasp eden her kamu personelinden ötürü lanet olsun lan bu ahlaksız ülkeye bu bencil dünyaya..

sahi gitsem nereye gidicem lan sanki? ekvator'da bir yağmur ormanında ya da çölde bedevilerle beraber mi yaşıyım? alaska'da penguenlerin arasına mı yerleşiyim? ya da boğaz köprüsünden insanların gözü önünde kendimi boşluğa mı bırakıyım? ne yapayım lan ben?

bilmem kaç bin yıllık dünya tarihinde doğa doğa bu zamanı mı buldum insan olmak için? ya da niye insan olarak geldim lan ben bu tükürdüğüm dünyasına? avının peşinde olan bir kartal olarak ya da avından kaçan bir ceylan olarak niye gelmedim lan bu canına yandığımın dünyasına?

aslında en iyisi ne biliyor musun.. aç tv8'i izle survivor'u ya da bilmem ne izdivaç programını. düşünme hiç bunları, düşününce ne oluyor? üzülünce, kahrolunca ne oluyor? ne değişiyor? hayatında 36 dan sonra bildiğin 37 rakamı artık sana ne ifade ediyor? ne ifade etmeli??
bilmiyorum, sadece saçmalıyorum belkide..

son olarak da klişe belki ama bi hakkım varsa hiçbirinize helal etmiyorum ulan!

28 mayıs 2023 cumhurbaşkanlığı 2. tur oylaması

malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.

ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!

otel odaları

bir murathan mungan şiiri. gülden karaböcek ise eşsiz yorumuyla bu şiiri taçlandırmıştır. şiirde/şarkıda geçen, öyle kredi kartına sayısız taksitle yerleşilen, servisin ayağa kadar yapıldığı, sahte gülümsemelerin havalarda uçuştuğu otel odaları konseptinin dışındadır. burada duvar köşelerinde dışarıdaki arayışlardan eli boş dönenlerin hayal kırıklıklarından ağlar örülmüştür. ve yalnızlığın en saf halinden sınırsızca yararlanılabilir. çarşaflar, havlular sık değişir mi bilinmez ama yaşanmışlıkları yıkasan arıtamazsın bu odalardan. yumuşak yataklarda gömülmeyi seçenlerin yerini sert yataklarda acıya gömülmek zorunda kalanlar alır. ve gülden karaböcekin nefis yorumuyla odalar dolusu acı çöker üzerinize. ama iyi gelir.

yabancı bir erkekle sevişmek

ne kadar evrensel bir insan olduğunuzu, din, dil, ırk gözetmeksizin herkesle iletişim halinde olabileceğinizi dünya aleme göstermek için süper bir fırsat. seks için beden dilini kullanmanın, sadece tanışana kadar anlaşabilecek düzeyde dil bilmenin yeterli olduğu söylenebilir. ayrıca çekilecek kapris sayısı ülke dışına çıktıkça birçok nedenle azalabilir.

arabasına kasko yaptırmayan insan

condomsuz anal seks yapan insandan daha fazla risk almaktadır.

ben ibne değilim

ben ibne değilim.
ben tanrının heybesinden yer yüzüne düşen bir cennet tohumuyum.
toprağına alışmaya çalışan mor bir menekşeyim.
kırılmaya yüz tutmuş, buzdan bir kalbim ben.
ben ibne değilim.
ben soluksuz bırakılan altından bir deniz atıyım.
gelinlerin belinden 3 kez geçirilen kırmızı kuşağın sonuncusuyum.
bereket getirsin diye yere atılan narım.
ben sizin geleneklerinizin altında ezilen incecik bir ruhum.
hey, ben ibne değilim.
ben bir insanım!

iyi bayramlar

çokça sevildiğinizi hissettiginiz, huzura doyduğunuz, sağlığınızdan hiç şüphe etmediğiniz, keyfini sınırsız çıkarabildiğiniz harika bir bayram olmasını dilerim.

not; sürü misali sürüklenen insanlarca, salt ete ulaşmak için canlılara kıyımadığı bir bayram olmasını canı gönülden dilerim.

izmir katliamı

yaklaşık 2 haftadır izmir'deyim. insanlar pırıl pırıl, hayat dolu. her sokağında sevgiye ve şefkate doymuş sokak hayvanlarına rastlayabilirsiniz. böyle bir şehirde bunun yaşanması çok üzücü. hem aklı başında biri, masum ve muhtaç olana şefkatle yaklaşan insanlara nasıl kıyabilir?anlamakta zorlanıyorum. hayatta ne gayesi olabilir ki senin gibi birisinin? yaşamanı anlamlandıran hangi değere tutunabilirsin ki? çok merak ediyorum. sık kafana gitsin bence.

Toplam entry sayısı: 5286

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

harry potter

emperyalist britanya halklarının yüksek düzeyde yaratıcılık becerisini kanıtladıkları bir edebi tür: masal. meraklısı bilir, ingiliz ve anglo-sakson kültüründeki büyücülük, periler, hayaletler gibi sözlü edebi geleneği.
önünde şapka çıkartılacak tolkien üstad gibi modern masalcıların güzel eserlerine tipik örnektir bu seri.
diğeri yüzüklerin efendisi tabi ki...
eşsiz bir türdür masal. dünyanın korkunçluğunu unutturmak, gerçeklerden uzaklaştırmak, umut dağıtmak, iyilerin hep güçlü olduğu bir boyutu tasarlamak için biçilmiş bir kaftan!!
nitekim, demiştir ki bizim büyük üstad murathan mungan: masal derler, inanmazlar oğul. masala inanmayan, gerçeğe inanır mı hiç???

yılmaz büyükerşen

türkiye'de nadir yetişen akademisyen, sanatçı ve siyasetçi büyüğümüz.
eskişehir doğumlu olup, ömrünü önce anadolu üniversitesi'ne, sonra kentin belediye hizmetlerine adamıştır.
şu anda hala belediye başkanlığı görevine devam etmektedir.
ayrıca, iyi bir heykeltraştır.
" türkiye seninle gurur duyuyor" sloganını gözü kapalı hakeden bir değerimizdir.

türkü

- anadolu'ya özgüdür.
- erkan oğur'un saptaması, tüm boyutlarıyla gerçekçidir.
- manzum eserlerin en güzel ve en melodik halidir.
- bizi bize anlatır.
- yunan tragedyası neyse, anadolu türküsü odur. öğretir, anlatır, yaşatır, çağırır, isyan ettirir, eleştirir, uyarır, acıtır, kurtarır ve mutlandırır!

çizgi film

hem biyolojik hem de bilişsel çocukluğumuzu yetişkinlikten korumaya yarayan müthiş icat!

(bkz: çocukluk)
(bkz: hayalperest)
(bkz: düş)
(bkz: mutluluk)

entropi

termodinamik yasalarından ikincisidir.

"canlılar belli bir andan sonra ölür; bilgisayarlar eskir ve evrendeki düzensizlik sürekli olarak artma eğilimindedir. bilim adamları düzensizliği entropi adı verilen nicelik ile ölçerler. sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de ona paralel olarak artar. bununla birlikte faydalı enerji miktarı sürekli azalır. faydasız enerji (entropi) ise artmaktadır."

http://ayisozluk.com/lnk/a61702

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

türkiye'de akademisyen olmak

" madagaskar sahillerinde kürk manto tanıtmak" kadar işlevsizleştirilmiştir.
çünkü, 12 eylül faşizminin ilk hedefi olan "özerk ve güçlü üniversite" varlığına son verilerek, tüm üniversiteler, toplumun ihtiyaçlarından ve demokratik siyasal ortamdan uzaklaştırılmış birer hizmet birimlerine dönüştürülmüştür.
hala birkaç köklü üniversite var olma mücadelesi verebilmektedir.
akademisyenlik mesleği de, bazı idealist emekçi akademisyenlerin fedakarlıkları sayesinde kısmen ve zorla yaşatılabilmektedir (bir yoğun bakım ünitesi gibi)...

cinsel tercihini git evinde yaşa

"git evinde içkini zıkkımlan", "git evinde konuş ve yaz", "git evinde siyaset yap", "git evinde ateist ol", "git evinde sevgilinin elini tut" gibi faşist vecizelerin bir başka örneğidir.
kamusal alanın tüm farklılıklara kapatılmasını ve herkesin riyakarca maskelenerek davranmasını hayal eden totaliter zihniyetin göstergesidir.
sokaklar, caddeler ve meydanlar halkındır, bizimdir; belli bir zihniyetin veya silahlı gücün değil...
güya, çocuklarını ve gençlerini bizden çok önemsediğini göstermek isteyen faşist zihniyet, bula bula onların cinselliğini ve aşk yaşamını odağına almaktadır. bu durum, hayatın, demokrasinin ve insanlığın bittiği noktadır.
gençlerini bu kadar önemsediğini ileri süren binbirsuratlı riyakar zihniyet, öncelikle onların temel fizyolojik ihtiyaçları olan "iyi beslenme", "iyi koşullarda yaşama" ve "spor yapma" haklarına saygı gösterip tüm hassasiyetlerini ve paralarını bir akıtsın bakalım yiyorsa!!!
tanrıdan dileğim, yetersiz beslenen, bedenen ve ruhen yetersizlikler içinde yaşayan milyonlarca gencin elleri, aklı fikri onların kıçını ve zikini dizginlemekte olan sahtekarların yakasında olsun!!

hollow earth teorisi

ne çürütülebilmiş ne de doğrulanabilmiş, hep arafta asılı kalmış gizemli teorilerden birisidir. türkçe'ye "delik/oyuk dünya" teorisi olarak çevrilmiştir.
yerkürenin iç kısmında büyük bir boşluk veya oyuk olduğunu ileri süren bu görüşe göre, gezegenin merkezinde var olduğu düşünülen eriyik bir magma kütlesi değil, yerküre üzerindeki manyetik alanın oluşmasını sağlayan büyük bir boşluk bulunmaktadır. ayrıca, bu boşluk içerisinde, "iç güneş"(inner sun) adı verilen bir enerji kaynağı da vardır.
bu teorinin var olduğunu savunduğu boşluğa giriş için belli mağaralar veya tüneller var olup, en geniş giriş noktaları, dünyanın kuzey ve güney kutup bölgelerindedir.
bir iddiaya göre, nasa'nın kutuplar için uzun bir süredir uyguladığı fotoğraflama ve uçuş yapma yasağının nedeni budur.

bu teoriye destek olarak bazı efsanevi dayanaklar da gösterilebilmektedir. örneğin, amerikan yerli kabilelerinin efsaneleri ile yüksek tibet uygarlığı'nın eski dinsel metinlerinde, yerkürenin kabuğu altında yaşayan ileri uygarlıklardan ve bilge insanlardan söz edilmektedir.

(bkz: şambala)
(bkz: agarta)

selahattin demirtaş

hdp içerisinde değerli bulduğum 2 isimden biridir.
türkiye siyasetçisi olma yolunda devam eder ve ülkenin başkanlık faşizminden kurtulmasına da katkı yaparsa, sivilleşmiş bir parlamenter demokrasi ortamında en kaliteli siyasetçilerden biri olacaktır.

suriyeliler

akp adlı örgütün, parlamentoda hesap bile vermeden 10 yıldır ülkemizde ağırlayıp yedirip içirdiği büyük göçmen topluluğu.
uluslararası hukukta veya mültecilik hukukunda yer almayan çok geniş haklarla donatılmış olup, ülkenin siyasal, ekonomik ve toplumsal yapısında geri dönülmez tahribata sebep olmuşlardır.
*)

ayı sözlük profiline çıplak fotoğraf koymak

ayı sözlük felsefesine ve yazarlarına yakıştırmadığımdır.
fotoğrafa müdahale yetkim olsa, mutlaka kaldırılmasını sağlarım.
burası, bilgilendirme, paylaşım ve örgütlenme sözlüğüdür....
diğer ihtiyaçlar için, başka mekanlar-alanlar-siteler kullanılmalıdır...

edit: *
*

meni yutmak

içilebilir insan sıvılarından birisidir yahu. anne sütü bir numara ise erkek menisi ikincidir.
çok eşli değilseniz, uzun bir zamandır birlikte olduğunuz ve sağlıklı olduğuna güvendiğiniz sevgilinin sütünü tüketebilirsiniz. aroması ve kokusu, er kişinin beslenme alışkanlıklarına göre farklılık göstermektedir.

muhalif olmak

+ itaat etmemek
+ karşı çıkmak
+ eleştirmek
+ cesur olmak
+ haksızlığı kabullenmemek
+ direnmek
+ boyun eğmemek
= yaşamak!
Henüz takip ettiği biri yok.