imam ve müezzinlerin bir işe yaramaması
diyanet işleri başkanlıgına göre türkiye genelinde yaklaşık 100 bin imam-müezzin var. bu insanlar günde en fazla 1,5 saat mesai yapıyorlar ve en az bir öğretmen kadar maaş alıyorlar. ayrıca camide siyaset yapıp akepe propogandası yaparak göt-göbek büyütüyorlar. aldıkları maaş haram diye düşündüğüm insanlardır.
imam götü
devlet memurları kanunu'na tabi bir memur olmasına rağmen günde sadece 1 saat 15 dakika çalışıp günün geri kalanını yata yata geçirdiğinden büyük göttür, kocamandır.
imam göbeği
657 sayılı devlet memurları kanunu'na tabi olmasına rağmen günde 15 dakikadan yalnızca 1 saat 15 dakika namaz kıldırıp mesai saatlerinin geri kalan kısmını ise işkembesini doldurmakla geçiren zat-ı muhteremlerin göbeğidir. ayrıca bu zat-ı muhteremlerin götü de büyük olur.
(bkz:
imam götü)
memur götü
akşama kadar devlet dairesinde yan gelip yatan göttür. büyüktür, kocamandır, aldığı maaşı hak etmeyenindir kendileri.
bankacı götü
daha geniş versiyonuna bakmak için buyrun
(bkz:
memur götü)
nur-sultan
nihat doğan
akepe'nin ankara ve istanbul belediye başkanlıklarını kaybetmesinin ardından bundan böyle bu iki ilde bundan böyle konser vermeyeceğini açıklamış. ben ankara ve istanbullular adına çok üzüldüm!
fiili livata
heteroseksüeller çiftler arasında oldukça yaygın olan, ama biz gayler yapınca sapıklık sayılan seks türü.
(bkz:
anal seks)
çocuklara açılmak
sıbyancının birisinin hoşuna gitmeyen başlık. yazılanları eksilediğine göre. gel bunu da eksile.
türkiye'de lgbti olmak
zor zanaattır. daha küçücük yaşta maskeyle yaşamayı öğrenirsin, gerçek yüzünü ailenden, arkadaşlarından, çevrenden saklarsın. hep gizlenirsin, tedirgin olursun, hep mücadele içindesindir. zor başlar, zor devam eder ve zor biter türkiye'de lgbt bireylerinin yaşamı.
ankara barosu lgbt hakları merkezi
2018 yılında ankara baro yönetim kurulu'nun kararıyla kurulmuştur. haksızlıga maruz kalan lgbt bireylerine hukuki açıdan danışmanlık yapıp destek sağlıyorlar. ankara'daki arkadaşlar, zor anlarınızda size kucak açacaklarından emin olabilirsiniz.
pembe hayat
lgbti bireylerine hukuki ve psikolojik açıdan destek sağlamaya çalışan dernek. ben kendileriyle irtibata geçmiştim ve gerçekten ilgilenmişlerdi. sağ olsunlar.
çocuklara açılmak
kanaatimce 13 yaş karşıdakine açılmak için erken bir yaştır. biraz beklemek lazım, 16 uygun bence.
dün geceki yerel seçim sonuçlarından sonra yerimde duramıyorum sözlük. içim kıpır kıpır. hırsızların saltanatı çatırdıyor mu ne :)
mansur yavaş
xalo
yazılarını zevk alarak okdugum, çoğunda tebessüm ettiğim, sözlüğün kıymetli yazarı.
aids
üstteki yazara: bir daha iyi tanımadıgın partnerlerinle asla ve asla korunmasız bişeyler yaşama. hastalık ne kadar sürede kendini belli ediyor, bu değişiyor. bazen 20 yılı bile bulabiliyor. eğer kendini rahat hissetmiyorsan test yaptırabilirsin. içini rahat tut, büyük ihtimal bir şeyin yoktur, rahatlamış olursun böylece.
yazarların ölen seks partnerleri
hangisini saysam diye düşündüğüm başlık. bari aklıma geldiği kadarını yazayım. yıllar önce bir tanesi tek yaşadıgı evinde uyurken çıkan yangın sonucu ölmüştü. 6 yıl beraber oldugum birisi geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiginde henüz 27 yaşındaydı. sonra yine askerde koli kestigim bir tanesi istanbul'da bıçaklanarak öldürüldü, onun da yaşıöldürüldüğünde 35 var yoktu. bir tane suriyeli vardı, muhalif olarak suriye ordusuna karşı savaşıyordu, geçen yıl yapılan zeytin dalı operasyonu kapsamında suriye'nin afrin kentinde savaşırken pkk tarafından atılan bomba ile vücudu parçalanarak öldürüldü, yaşı 25 falan vardı. ay içim daraldı, ama abartmıyorum bunların hepsi gerçek. kendimi bazen kara dul gibi hissediyorum. unuttugum var mı bilemiyorum. aklıma gelirse eklerim.
heteroseksüelleri kıskanmak
itiraf edeyim bazen onların yaşamlarını kıskanmıyor değilim. ne zaman el ele tutuşmuş veya kucaklarında yeni doğmuş bebekleri ile giden bir hetero çift görsem içim burkuluyor, durup onları seyrediyorum gözden kaybolup uzaklaşana kadar. neden bu duyguları ben de yaşayamıyorum diye isyan ediyorum. onların tadıp, benim nasıl bir duygu oldugunu bilemediğim pek çok şey var. örneğin yakışıklı sevgilisi veya eşi olan kadınları kıskanıyorum, onların birbirine sevgilerini ifade ediş şekillerini kıskanıyorum. beni hiç elde edemeyeceğim şeylerin acısıyla yoğuran ve bu dünyadan nefret ettiren allah hiç adil değil.
kilis
memleketim. yada elden giden memleketim mi demeliyim bilemiyorum. kilis'te 7 yıldır nüfusundan çok suriyeli yaşıyor. bugün (30 mart 2019) sözcü gazetesinde çıkan bir habere göre türkiye belediyeler birliği'nin hazırladığı raporda çarpıcı tesbitler yer aldı. bu rapora göre mülteci akını en fazla kilis'i vurdu ve şehrin demografik yapısı tamamen değişti. şehirde 94 bin yerli halk ve 154 bin suriyeli yaşıyor! yani kilis'e geldiğinizde sokakta gördügünüz her üç insandan ikisi suriyeli olacaktır. bir zamanların sakin, kendi halinde olan bu türkmen kentine yazık olmuştur. büyük ortadoğu projesi (bop) kapsamında ileride kurulması planlanan büyük israil devletine zemin hazırlamak için bilinçli olarak demografisi bozulmuş, her an bir iç savaş çıkmaya müsait hale getirilmiştir. zaten 2016 yılında bunun ufak bir denemesi de yapılmış, suriye'den kimin attığı belli olmayan (!) roketlerle şehir aylarca bombalanmış, aralarında çocuk ve kadınların da bulundugu 27 masum sivil yaşamını kaybetmiştir. yine bop kapsamında gözden çıkartılıp feda edilen diğer iller ise sırasıyla hatay, şanlıurfa ve gazianteptir. bop eşbaşkanının neye hizmet ettiğini anlamayan, anlamak istemeyenlere duyrulur.