zaman gazetesi
hedef gösteren, konu saptıran, nefret yayan, tüm illerde apartmanlara bol bol bedava gazete dağıtıp, sonra tirajımız şu kadar milyon diye reklam yapan, bu arada o dağıttığı gazeteleri o apartmandan alan olmazsa, gidipo apartman sakinlerinden parasını isteme yüzsüzlüğü gösteren, başkalarına göre gazete, bana göre herhangi bir kağıt parçası.
düğünlerde gelinlik giyen küçük kız
şimdiden geleceğine ve toplumun normlarına göre yaşamaya alıştırılmanın ilk basamağıdır.
the bear from far
yakışıklı olduğu kadar küstah da, ancak küstahlığı yakışıklılığından daha fazla!
gay ilişkide partnerine kocacım diyen erkek
ne derse der, kimseyi ilgilendirmeyecek durumdur! bunu kendine sorun eden de, saplantılıdır, tedavi olsundur!
sevgilinin geçmişi
geçmişte kalan yaşadıklarıdır, yeni sevgiliyle iken açılmaması gerekendir, ya da en başından açılması gerekendir ki, sonra sen bana bunu söylememiştin bikbiklenmesi yaşanmasın. ben ilk sevgilime saf saf anlatmıştım ondan öncesinde olanları, sonuçta beni terk etmişti. dalgalı mevzular bunlar.
gökhan türkmen
yeni neslin iyi seslerinden ve güzel şarkılar seslendirenlerinden biri. rüya şarkısında düet yaptığı yonca, 90'lı yıllarda her daim yonca isimli bir albümü olan yonca kocadağ'dır.
the bear from far
fazlaca fikri sabitleri, ve kesin şablonları olduğunu düşündüğüm yazar, yazdıklarından onun için her şeyin ya siyah ya beyaz olduğu izlenimini edindim. ama bebeğim gri tonları da var hayatta.
emel sayın
geçmişte arka arkaya çıkardığı iki şarkısında çelişkinin dibine vurmuş sanatçı.
1) çatlayan dudaklara, sararan yapraklara, kuruyan topraklara, yağdır mevlam suuuu
2) gökten yağmur değil sevgiler yağsınnn.. (e bi karar ver ama)
iktidarın sanatçılarından aynı zamanda, kenan evren'in gözdesidir mesela, şehir efsanesine göre bülent ersoy'u yasaklatan da kendisidir (günahı boynuna), 90larda o dönemin pop şarkılarına da albümlerinde yer vermiş olup, günümüzde günün müziğine uyum sağlayacağım diye hiç tarzı olmayan saçmasapan şarkılar söylemeye başlamıştır (mesela en son çıkardığı tarkan imzalı hep bana şarkısı)
insanın yaşlandığını anladığı an
biraz önce
4chubandbear ile izmit günlerinden konuşurken, benim şu vardı bu vardı şeklinde yad etmelerime, onun ben o zaman miniciktim ufacıktım küçücüktüm hayal meyal hatırlıyorum şeklinde cevap vermesiyle farkına vardığım acı gerçekler.
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
en güzel yanı sivil hareket ve eylemsizlik oluşuyken -ben de 18 gün boyunca her gün gittim- sonradan provoatörler ve yönetimlerce başka yerlere saptırılan ve güzel ve saf halinden uzaklaştırılan ama her halükarda bir milletin uyanmasına ve höh yeter artık isyanına yol açmasıyla artık bütün ezberleri bozan, türkiye cumhuriyeti için bir milat sayılabilecek olayların başlama tarihi. en azından insanlar artık kendilerine verilenle yetinmemeye, okumaya araştırdılar (ya da ben öyle görüyorum) gene de starbucksın veya özsütün veya madonun masalarını dolu görünce içim sızlamıyor değil. gezi parkında kafasına gözüna bombalar yaparken sığınan insanları tekme tokat döverek dışarı atan bu mekanları unutturmamak boynumun borcu...
hayvan mezarlığına gömülmek istiyorum
hayvan sevgisinin en uç boyutu, ama bu isteğinden dolayı ajda'yı yerin dibine sokacak değilim. hayvan sevgisini ifade etmiş, kaldı ki hayvan mezarlığına gömülse nolacak, sonuçta toprağa karışıyoruz hepimiz, ha hayvan mezarlığı ha aile kabristanı.
içinde erkek cinsel organı geçen atasözleri ve deyimleri
... olursa ekime kadar, olmazsa sikime kadar.
ahmet kaya
bugün doğumgünü olan, vicdansızca ülkeden sürülmüşken, bugün ödüller verilen, sesini duruşunu şarkılarını özlediğim sanatçı... başım belada, tabancamı unutmuşum helada, kısmını çocuk aklımla çok eğlenceli bulurdum, belada-helada kafiyesini yani, tabi büyüdükçe daha derinine bakabiliyorsun. bu arada hani benim gençliğim şarkısını ilk olarak banu kırbağ'dan dinlemiştim. ama esas ahmet kaya sevgim, kaldığım üniversite yurdunda başladı, bir arkadaşımda mp3leri vardı, dinledikçe ne çok şarkısını bildiğimi fark ettim sonra bütün albümlerini topladım. bu arada o çatallı rezil olayın da her saniyesi aklımdadır, orada yapılanların dehşeti (başka bir tabir bulamıyorum) beni ahmet kaya'yı daha iyi anlamaya itti, daha fazla takip etmemi de sağladı. şimdi ne oldu, o zamanlar çatallar fırlatılan ahmet kaya'nın dediği her şey olmadı mı? kürtçe klibi geçtim, kürtçe kanal var, bu güzel gelişme, ee ahmet kaya'nın suçu neydi? belki de tek hatası o zibidi, anlamaz şarkıcıların ortamında o açıklamayı yapmasıydı. şimdi iade-i itibar ediliyor, dizilerde şarkıları çalınıyor, coverları yapılıyor, neye yarar, en verimli çağpında ahmet kaya'yı sürgün ettirdiler el birliğiyle... çok özlüyorum ve tanışamamış olmaktan dolayı çok üzülüyorum. müzikal zenginliğiyle sanatçılığıyla baş ucu sanatçılarımdandır hep. saygıyla anıyorum. doğum günün kutlu olsun gözüm...
kısa not: 1957 yılında adıyaman'da doğdu, 2000 yılında, ülkesinden ayr paris'te öldü. ve, doğduğu ülkeden kaçmak zorunda kaldıktan 13 yıl sonra, o ülkenin en üst düzey sanat ödülüne layık görüldü...
doğumgünün kutlu olsun,
mutlu ol senelerce,
sana boncuktan kuş yaptım,
konacak pencerene...
ayı sözlük ikinci doğum günü klibi
çok fazla eğlendiğim, çok kurtlarımı döktüğüm, geyliğimi sonuna kadar hissettiğim ve kendim gibi insanlarla doyasıya dans edebildiğim, güzel müzikler ve şovlar izlediğim organizasyon. beni organizasyonun bir parçası yaptığı için
darkbear'a teşekkürler.
tunatuan
abaaav, geçmiş entirilerine bakınca edepsizliği iyice ele aldığını fark etmiş yazar. bazılarına neden itici geldiğimi anlamış bulunuyorum. neyse geç olsun güç olmasın, edepsizliği dozunda yapmaya gayret edeceğim.
ayta sözeri
kayıp şehir dizisiyle yarmış geçirmiş mükemmel oyuncu, şarkıcılık kariyeri de varmış, yolunun çok uzun olmasını temenni ettiğim, baktıkça içimi ısıtan ve aslında çok zor bir yaşam içinde kendini kabul ettirmesiyle takdirlerden takdir, alkışlardan alkış, bayılmalardan bayılma beğendiğim sanatçı.
marilyn monroe
okuduğum bir komplo teorisine göre ölümünden jfk sorumluymuş. biliyorsunuz bunlar ilişki yaşamıştı, kurguya göre, jfk'nin yeniden seçilebilmek için kamuoyundaki imajını olumlu etkileyecek bir olaya ihtiyacı varmış, tam bu noktada aklına artık kariyerinde düşüşe geçmiş olan marylin gelir, kurguya göre marylin jfk'in söylediği otele gidecek, bir kutu ilaç içecek (intihar süsü), bu arada telefonla jfk'yi arayıp yaptığını anlatacak jfk de son anda otele yetişip marylin'i kurtaracak, jfk kahraman olurken, marylin de yeniden gündeme gelecektir. ama kazın ayağı öyle olmamış ve jfk geç kalmıştır. tabisi bu ölümü için ortaya atılan iddialardan sadece bir tanesi. bu doğruysa b.k yolu tanımı yerini bulmuş demektir. ölümü üzerine hala bu kadar spekülasyon yapılan bir elvis vardır heralde. kadın gelmiş geçmiş ikonların en büyüklerinden...
adına elton john "candle in the wind" şarkısını yazmıştır. daha sonra prenses diana için uyarlanan ve "good bye england's rose" olarak söylenen bu şarkının orijinal ilk dizesi "good bye norma jean"dir. norma jean baker, marylin monroe'nun esas adıdır.
ismi değişebilecek il ve ilçeler
siirt'te "aydınlar" isminin "tillo" olarak değiştirilmesiyle gündeme gelmiş olan durum.
ayyh istanbul'da başıbüyük diye bir semt var, değiştirin ayol onu, insanın içi gıcıklanıyor. düşünsenize, +nerede oturuyorsun? -başıbüyük'te... ya da +başıbüyük'ten geçer mi?
32. uluslararası istanbul kitap fuarı
bu güzel ve tepebaşındayken haftada dört kere gittiğim bu fuarı teee anasının dinine taşıyan yarım akıllıyı çok yoğun duygularla "andığım ve selamlarımı" gönderdiğim, gitmesi üç saat dolaşması yarım saat dönmesi üç saat olan, artık kitapların fiyat olarak da normal kitapçılardan farklı bir fiyata satılmadığı ve ele gelir bir indirim yapılmadığı için kitap almaya tee oralara gitmeye değmeyeceğini düşündüğüm, ama bu pazar çok sevdiğim bir yazar arkadaşımın imza günü için gitmek zorunda olduğum, niyeti iyi yeri kötü fuar. orayı dinamitlemedikçe o anasının dini yerden başka yere taşınması söz konusu olmayacak gibi görünüyor. bunların hepsi kitap okumayalım diye!
tomris oğuzalp
yüzündeki çizgilerinin her birinin dili olsa neler anlatırdı, ne kadar anaç ve yaşanmışlık dolu çizgiler... nur olarak gitsin gökyüzüne... mekanı cennet olsun... en son röportajını 22 gün önce yapmış olan ve "elden ayaktan düşmek beni çok üzüyor, artık göçüp gitmek istiyorum, özellikle iyi günlerimi görenlerin beni bu halde görmesine dayanamıyorum" diyerek içimi acıtan usta oyuncu.