her yıl sabırsızlıkla beklediğim etkinlik. bu sene 7-16 ekim arasında olacaktır. her sene olduğu gibi dört salonda gösterilecektir. kadıköy rexx, atlas sineması, beyoğlu sineması ve geçen seneden farklı olarak ortaköy feriye sineması yerine city's nişantaşı seçilerek şaşırtmışlardır.
filmleri inceleme fırsatı bulamadım ancak en yakın zamanda kendime bi program hazırlayacağım. yanımda birisi olsun olmasın gitmek istiyorum. en kötü geçen sene ki gibi yalnız başıma gider jelibonlarımla izlerim. meditasyon olur bana işte.
dünya sinemasından güzel filmler olması ve orjinal dillerinde filmleri izlemek cidden çok keyifli. umarım geçen sene ki gibi biletler çabuk tükenmemiştir rexx'de. ama kokoş ve sanatsever teyzelerimiz sağolsun hiç sanmıyorum.
film izlemeyi çok seven biri olarak bütün sene yaptığım en güzel kültürel etkinlik sanırım. filmlere gidecek olan yazarlara şimdiden iyi seyirler.
biraz önce bir ayvalık tostu bir cheeseburger bide yine burger gibi bişey yedim. bide yanında iki tane kutu kola içtim. gece gece neden böyle bir sipariş verip hepsini çizgi film izlerken hipnotize olmuş bir şekilde yedim bilmiyorum. midem çok kötü şuan. kendimi kustursam mı napsam bilemiyorum. ev arkadaşıma rezil olmaktan da çok korkuyorum. allahım çok kötü durumdayım cidden.
you're a song written by the hands of god
don't get me wrong 'cause this might sound to you a bit odd
but you own the place where all my thoughts go hiding
right under your clothes, is where i find them
underneath your clothes
there's an endless story
there's the man i chose
there's my territory
and all the things i deserve
for being such a good girl honey
'cause of you, i forgot the smart ways to lie
because of you, i'm running out of reasons to cry
when the friends are gone, when the party's over
we will still belong to each other
underneath your clothes
there's an endless story
there's the man i chose
there's my territory
and all the things i deserve
for being such a good girl honey
underneath your clothes
there's an endless story
there's the man i chose
there's my territory
and all the things i deserve
for being such a good girl
for being such a, hey
i love you more than all that's on the planet
movin', talkin', walkin', breathin'
you know it's true
oh baby it's so funny almost don't believe it
as every voice is hangin' from the silence
lamps are hangin' from the ceilin'
like a lady tied to her manners
i'm tied up to this feeling
underneath your clothes
there's an endless story
there's the man i chose
there's my territory
and all the things i deserve
for being such a good girl honey
underneath your clothes
whoa
there's the man i chose
there's my territory
and all the things i deserve
for being such a good girl
for being such a good girl
fergie'nin yeni single'ı. o kadar göt ve memenin içinde dikkatimi tek çeken şey hatta duyuncu öğrenince direk klibi açıp izleme sebebim jon kortajarena. elmacık kemiklerini kalın kaşlarını sevdiğim.
yazmak için doğru zamanı beklediğim şehir. içimdeki fransızı daha çıkarmadım ortaya. o pierrot ortaya çıktığında buralar hep şenlenecek. bir gün hepiniz ellernizde marlboro light larınız ve rose şaraplarınızla kahkahalar atacaksınız.
şaka bir yana doğum günümde tekrar gitmek istediğim, sokaklarında boş boş yürüsem bile mutlu olacağım şehir. asla abartılmıyor. abartılıyorsa da hak ediyordur. evet dünyanın merkezi değildir belki ama orta yaşlı romantik erkeğidir paris. evet benim gözümde bir erkektir paris. (bkz: sinestezi) uzun ve kapsamlı bilgilendirici yazılarım yakında gelecek.
evime deli gibi stokladığım biradır. alıştırana lanet olsundur. artık nasıl bir bağımlılık yarattıysa sabah ilaçlarımı bile bunla içer hale geldim. evet evet hem de okula gitmeden önce.
bir arkadaşımın tanıdığı bir gün mmm migrosa gitmiş bir arkadaşıyla. işte böyle reyonlarda falan takılıp bişeler alırken arkdaşıyla muhabbet ediyorlarmış. kız arkadaşına ' ya varya yalnızlıktan ölcem yeter artık! niye kimse yok hayatımda' diye serzenişte bulunmuş. o esnada aynı reyonda bulunan yaşlı bir teyzemiz de bu sohbete kulak misafiri olmuş. sonra kızlara yaklaşıp demiş ki 'yavrum benim böyle böyle mesleği elinde bir oğlum var. al facebooktan ekleyin birbirinizi bir konuşun'* şuan evlenmişler ve bir tane de çocukları varmış*
bu hikayeden çıkarmamız gereken sonuç eğer hepimiz birgün evde kız kurusu olarak kalırsak mmm migrosun yollarını aşındıracağız tatlitoşkoloşkolarım.
ukraynalı çok güzel pop müzik yapan ikili. sanırım daha önceki entrylerimde belirtmiştim. ukrayna çok kaliteli pop müzik yapan ülkelerden birisi ve sırf bu yüzden bende inanılmaz bir sempatisi var. grup üyeleri taş ablamız nadiia dorofeieva ve çok ender olarak seksi bulduğum zayıf erkeklerden positiff. şarkıları rusça da olabilir emin değilim o konuda ama genelk olarak sounda bakan birisi olarak inanılmaz içimi kıpraştırıyor bu elemanlar.
yeni çıkmış olan k-pop grubu. iki ay önce iki şarkı birden yayınlayıp piyasaya çıkmış ve korede çok tutmuşlardır. grup üyelerinin en büyüğü 95 en küçüğü 97 li olmak üzere jisoo, jennie, rose ve lisa adlı dört üyesi vardır. kızlar çok güzeller*
yalnız şu şarkıları boombayah efsane efsane efsane güzel bir şarkı. arada zılgıtımsı şeyler çekmeleri ve 'oppaaa' diye bağırmaları aşırı tatlı. kesinlikle dinlemenizi öneriyorum.
bazı şeylerin özel ve güzel olduğuna inanmıştım. her şeyin düzelebileceğine inancım tamken, elimden gelen her şeyi yapmama rağmen olmadı. o kadar kırgınım ki. hayatımda hep yalnız olduğumu düşünmüştüm, uzun bir süre karşı çıktım, direndim ama zamanla o kadar bağlanmışım ki bu düşünceye, kötü günlerimi yalnız geçireceğimi hiç düşünmüyordum. artık çabalayamıyorum bile. kendimi böyle savunmasız bıraktığım için o kadar kızgınım ki.
ben artık bir köşede gizli gizli gözyaşı döküp mutsuz olmak istemiyorum sözlük.
yalnız isek kendimiz seçmişizdir. yalnız olmamız ve kendi yolumuzu yürümemiz, yolun sonunda da kendimizi tamamlamamız gerektiği için yalnızız. su akar yolunu bulur. tek başına tamamlanamayan diğer yarısını tamamlayacak olanları bulur.
vücut tarafından yoğun strese karşı verilen bir savaş olan bu sendrom, kalp krizine benzer bulgulara sahiptir. 1990 yılında japon hiraru sato tarafından keşfedilmiştir. tıptaki diğer adı (bkz:apikal balon sendromu) dur.
kişinin sürekli olarak kendini bitkin ve mutsuz hissetmesi, dinlenmekle bile kendini iyi hissedememesi gibi sorunlarla ortaya çıkan bir durumdur. (bkz: bağışıklık sistemi) önemlidir.
sözlükteki naftalin beyinli yazarlarımızın artık yazmamaları gerekiyor. sözlüğün eski zamanların beri yazan bu yapışkan insanlar bir sülük gibi sözlüğün kanını emiyor. yeni olan her yazara düşmanlık besleyip sözlükte gergin bir hava yaratıyorlar.
lütfen bi salın artık. gençlerin önünü açın. sizin vaktiniz geçti.
akıllara özlem tekin ablamızın "aşk her şeyi affeder mi?" şarkısını getiren başlık olmuştur. aldatmanın altında yatan sebepler de gözden geçirilmeli misal bağlanmaktan kaçmak gibi skdkdh. neyse şarkı sözümüzü iliştirelim.
çok üzgünüm istemeden
seni dün gece aldattım
kim olduğu mühim değil
sana bağlanmaktan kaçtım
çok üzgünüm istemeden
bir bakışa aldandım
inan bana bütün sabah
pişmanlıktan ağladım
aşk herşeyi affeder mi
dersin zamanla geçer mi
güzel günlerin hatrına
aşk herseyi affeder mi.
ilk olarak boşluk bırakmadan, gözü yoran uzun destanlar yazarsanız kimsenin okuyası gelmez zaten. bunun kitap okumakla alakası yok bence.
herkesin kitap okuma şekli farklı olabilir. evet bir kitabı eline alıp sayfaları çevirerek okuması hoş bir duygu ancak artık teknolojinin pik yaptıgı bir çağdayız. kindle veya tablet gibi cihazlarda milyonlarca e-booka ulaşılabiliyor.
son zamanlarda çıkan "dostoyevski okumayan insanla konuşmak" yok "hegel'i bilmeyen insanla sevgili olmak" gibi türeyen başlıklardan gına geldi. belki o adam senin hakkında bir kelime edemeyeceğin bir konu üzerinde master yapacak kadar bilgili. belki her gün atom fiziğiyle ilgili makaleler okuyor.
kendi standartlarına uymayan insanlara "cahil" demek de yeni moda oldu sanırım. genelleme yapıp insanları bu genelleme havuzunda yargılamadan önce çok kitap okuyarak geliştirdiğiniz beyninizi kullanıp bir düşünün bence.
an itibari ile ysk denen sözde kurumun kararı ile gerçekleşen olaydır. millet iradesinin ve demokrasinin yok sayıldığı, onlarca insanın aptal yerine konulduğu korkunç bir olay.
gelecekte utançla hatırlanacak bu karar için, cb ve akp sokakta mız mızlanan bir çocuk gibi yenilgiyi kabul etmemiş, "tek adam rejimi" nin gücünü kullanarak seçimleri iptal ettirmiştir.
artık gerçekten hiçbir şeye inancım kalmadı. lanet olsun böyle işe ya. günlerce ysk merkezlerinde çuvalların üzerinde oylar çalınmasın, bir şey olmasın diye uyuyan insanların emekleri her şey bir anda yok oldu. sırf hırs için. hırsınızda boğulursunuz inşallah.
herkes hayal kurar, kurduğu hayallerde yaşar ama bazılarımız bunun ayarını fazla kaçırıyoruz. "her şey güzel olacak, mutlu olacağız" falan diye kendimizi kandırıyoruz.
kirlenmiş insanların, duygusuz ve kalpsiz silüetlerinden kaçıp kendi kabuklarımıza sıkışıyoruz. kabuğun içinde işliyoruz kendimizi ilmek ilmek. bir gün o kabuğu kırıp, kanatlarımızı açıp özgürlüğe ve mutluluğa uçacağımıza inanıyoruz. ama bilmiyoruz ki o kabuk çok kalın, kırılması çok zor.
bugün de güzel hayaller kurduk. kendimize sözler verdik "onlar gibi olmayacağız!" diye. gerçek olur olmaz bilemeyiz ama ümidimizi kaybetmeyelim yeter.
yeni tanışılan entelektüel kişi ile popüler kültür üzerine başlayan hararetli bir konuşma esnasında üzerine tartışılabilecek bir konudur. sonuçta bu dünyada oscillation hareketini yapan tek şey foucault sarkacı değildir. başka pendulumlar da vardır.
anoreksik vücudu ve küçük memeleri ile 2013 yılına damga vuran miley cyrus 24 saatte 19 milyon izlenme ile göğüslediği youtube rekorunu sonrasında 19.6 milyonla nicki minaj anaconda'ya kaptırmıştır. çıplak bir şekilde sallandığı yıkım topu şarkısını şimdilerde tekrar barıştığı eski nişanlısı chris hemsworth için yazmıştı.
sohbet iki tarafında inşaat alanında balyozları yalaması ile son bulur.
an itibari ile ysk denen sözde kurumun kararı ile gerçekleşen olaydır. millet iradesinin ve demokrasinin yok sayıldığı, onlarca insanın aptal yerine konulduğu korkunç bir olay.
gelecekte utançla hatırlanacak bu karar için, cb ve akp sokakta mız mızlanan bir çocuk gibi yenilgiyi kabul etmemiş, "tek adam rejimi" nin gücünü kullanarak seçimleri iptal ettirmiştir.
artık gerçekten hiçbir şeye inancım kalmadı. lanet olsun böyle işe ya. günlerce ysk merkezlerinde çuvalların üzerinde oylar çalınmasın, bir şey olmasın diye uyuyan insanların emekleri her şey bir anda yok oldu. sırf hırs için. hırsınızda boğulursunuz inşallah.
bomboş kıro bir adam. bir içerik de üretebildiği yok. iki gözü renkli diye ergenleri düşürüyor işte. "yeteneksizlik is the new trend" akımının öncüsü olabilir bu şahıs o derece boş.
yalnız yaşayan herhangi bir insanla bir gayin hiçbir farkı yoktur. o yüzden yalnız yaşayan gay başlığını protesto ederek buraya yazıyorum.
şuan ki şartlarımla yapamadığım ama bir gün yapacağıma inandığım eylem. kendi başına yaşamak. sadece sana ait bir yer. çok güzel olsa gerek. yalnızlık çoğu zaman sevdiğim bir şey değil ama bir evi paylaşması da çoğu zaman zor.
kendi evimin içinde kendi mutluluklarımı yaratacağım günler umarım bir an önce gelir. şuraya yalnız yaşamakla ilgili şu güzel illüstrasyonları bırakıyorum
allah kimseyi aç gezerken, evine et süt alamazken suriyelileri savunacak kadar rezil bir konuma düşürmesin. yazık.
edit: hiç bir zaman giremeyeceğimiz ab'ye yaranmak için suriyelileri kendi ülkemizde tutmak da ayrı bir rezillik. "omo poroyo ab veroyo" amk babasının hayrına vermiyor heralde. suriyelilerin pislikleri kendilerine bulaşmasın diye veriyor.
edit 2: bazı yazarlarımızın (bkz: pollyannacılık) oynamayı çok sevdiğini gösteren başlık.