nstrgt

Durum: 809 - 0 - 0 - 0 - 09.06.2025 10:38

Puan: 14646 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

10 yıl önce kayıt oldu.
7.Nesil Yazar.

Instagram : cubby_boi
  • /
  • 41

23 haziran istanbul yerel seçimi

gayet sıradan bir seçim kazanma durumuna bile (üstelik sadece belediye seçimi olduğu düşünülürse) bizi büyük büyük sevindirerek en temel haliyle var olan bir demokrasiye ne kadar hasret kaldığımızı bana gösteren seçimdir.

gerçi nasıl sevinmeyelim ki? tutkalla yapışmışcasına koltuklarına yapışık tepemize çöküp kalmış kişilerin devrilebileceğini kanıtlayan en azından umut aşılayan küçük bir başlangıç oldu bu seçim.

makamının hakkını verebilecek bir başkan seçmişizdir umarım. zira aynı sahneleri yaşamaktan ziyadesiyle yorgunuz.

ayı sözlük bayramlaşma

herkese iyi bayramlar, karadağ'dan sevgiler.

netta barzilai

eurovision 2019'da nana banana adlı şarkısını da sahnelemiştir. önceden ezberimde olduğu için keyifle söylemişimdir.

ablamızın tarzı kalıp yıkmak üzerinedir.

kilolu ve yapılı olması sebebiyle eurovision kazandığı şarkısı şekilciliğin ve materyalistliğin karşısında duran bir temaya sahipti. bak bana ne kadar güzel bir yaratılışım var/senin oyuncağın değilim oğlum! gibi gibi...

basa sababa adlı şarkısında mental ve fiziksel anlamda gücü yerinde bir kadının erkekler karşısında tehditkar sayılabilecek bir özgüvenle boy gösterişini tema olarak işlemiştir. seni sakız gibi çiğner davul gibi inletirim gibi gibi...

nana banana 'da ise insanların "ben senin iyiliğini düşünüyorum" çatısı altında sürekli yönlendirme ve yorum yapma haddini kendilerinde bulmasına cevaben " canım ne isterse onu yaparım" gibi gibi bir tarz ile karşımıza çıkmaktadır. şarkıdan bir kesit ise şöyle:

don't save me
ıf you see me sleeping, don't wake me
"what you doing lately?" don't ask me
ı know you think ı'm wasting my time.

sanırım hep muhalif asi tarzını koruyacak.

üstteki yazar

sözlüğe bir an önce alışıp
daha çok yazması gereken bir yazar. oldukça geniş bir perspektife sahip olaylara yaklaşırken. temkinli yapısı yüzünden süzgeçten geçire geçire eleye eleye yazıyor hala bence. o yüzden bu kadar az girdisi var gibi. daha çok görsek güzel olur bence.

gaylerin heterolardan daha iyi oldukları şeyler

savaşmak.

kimi zaman içindeki şüpheyle ve kendisiyle, kimi zaman nefretle, kimi zamansa önyargılarla, dışlanmalarla, sadakatsizliğin getirdiği ihanetlerle, yalnızlıkla, toplumsal normlarla, kariyer dezavantajlarıyla, gerçeklerin zarar verecek sonuçlarıyla, görünmezlikle, hayali zincirleriyle, onu kısıtlayan her şeyle...

neyseki aşk silahı var. bu savaşta bizi daha iyi bir savaşçı yapacak, ihtiyacımız olan tek silah...

sevgiliyle yemek yapmak

arkada nil karaibrahimgil "kek" şarkısı çalarken ona kek yapmayı, pisince de şarkıdaki gibi " sana kek yaptiiiim" diyerekten beyime yemek sonrası kekini servis etmeyi hayal ediyorum.

şarkı sesimi duyup benden ayrılma riski var ama bu hayalimi gerçeklestirmeme engel değil.

özlemek

kesinlikle ve kesinlikle sahip olmadığım bir duygudur.

çok sevdiğim insanları, ailemi dahi özlediğimi hatırlamam bir kez olsun. ama istisnalar da yaşanabiliyormuş. bir yandan da çok güzel bir hismiş. öğretenler sağ olsun.

borcunu ödemeyen adama tecavüz eden esnaf

"o borcu ödeyeceksin! ister seve seve ister s.ke s.ke!" tehdidinin severek ve isteyerek ödenmedigi durumun sonucudur.

üstteki yazar

yazarlık kariyerine sıfırdan başlamaya karar veren yazardir. içimdeki meraklı teyzenin noldu acaba? sorusunu tetiklemistir.

tüm girdilerini silmiş ve profilene bakıldığında ilk girdisinin yukardaki olduğu görülüyor. kendisine başarılı bir yazarlık hayatı diliyorum.

bir paket prezervatifin 50 lira olması

akp oyunudur.

prezervatif : 50 tl
çocuk : ömür boyu allah'ın verdiği rızkı
sonuç: bu mantığa sahip ebeveynlerin kalabalık ailesinin oylarıyla akp'nin kazanması

mhp den eşcinsel açılım

youtube kutu açılımı videolarindaki gibi göğsümüzü açıp içimizi dışımıza çıkarmak tarzı bir açılım olsa gerek... başka türlüsüne pek inanasım yok açıkçası.

zira geçtiğimiz yıllarda ocak çomarları yürüyüşü yaptırmayız, sokaklarda bekliyor olacağız falan diye ağızlarını boşaltım sistemi olarak kullanmıştı.
sonra yok biz öyle demek istemedik auuuuu dedilerdi ama yersen...

yenilebilir iç çamaşırı

eriklisi vardır inşallah, kütür kütür...

tbmm mescidine vatandaşların cuma namazı için alınmaması

hakkında hiçbir bilgimin olmadığı ve burdaki başlıkla öğrendiğim olaya yorumum şudur : vatandaşlarının temsilciliğini yapmak üzere inşa edilmiş kurumun vatandaşlarının pek ala kullanabileceği alanına o vatandaşları almamasının yarattığı paradoksun komikliğinin çıtayı en yükseğe çıkarmasını izliyoruz şayet bu doğruysa.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

kktc

başbakanlık görevini cumhuriyetçi türk partisinin genel başkanı tufan erhürman'dan ulusal birlik partisi genel başkanı ersin tatar'in devraldığı ülkedir.

kuru göt

batar, can yakar. bu yüzden arabada yer kalmazsa bu arkadaşı kucağına alan kişi siz olmayiniz.

ayı sözlük itiraf

bir anka kuşu misali, duygularımın sönen ateşinin ardında bıraktığı küllerinden yeniden doğmasına vesile olan biriyle tanıştım.

duygusuzluk içinden geçen tam üç koca yılın ardından...

game of thrones

sürekli got 'un son sezonundan şikayet ettiğinizi görüyorum.
bir dizi sizi her saniyesiyle şaşırtmak zorunda değil bence. onlarca bölüm zevk aldığınız dizide karakterlerin dingin bir şekilde sonları anlatılabilir.
geliştirilen karakterlerden siz çok şey bekliyorsunuz.
büyük beklentilere girmek yerine çok coşkun bir şekilde ilerlemiş karakterlerin gayet basit ve ya ana dönüşebildiğini görüp buna da şaşırabilirdiniz.
ama yapmıyorsunuz.
siz zevk almak için değil, boş boş eleştirmek için izliyorsunuz.
daha iyisini yapacağını düşünenler lütfen yapsınlar biz de gururla izleyelim.
o insanlar öyle ya da böyle bizi bir şekilde şaşırttılar.
açık aramak için bakarsanız bulursunuz.
hayattan zevk almayı öğrenmenizin zamanı geldi bence.
gayet insanı şaşırtabilecek ve naif bir bitişti.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

futurelavirs da katıldı ve gayet keyifli bir şekilde vakit geçirdik. güldük eğlendik. ayaklarınıza sağlık. gelemeyenlerle başka bir etkinlikte görüşmek dilegiyle.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

aramıza katılan pester sohbete devam. eurovision'a son bir saat.
  • /
  • 41

kavramsız ve kimliksiz bir hayat tahayyülü

“efendim, kimliksiz yaşamakmış! hani çarşıdan alınmaz, pazarda satılmaz bir şey varsa o da kimliktir ki, ana sütü gibi helâldir. insan dediğin, bir mahalleye, bir sokağa, hiç olmadı bir memleket böreğine benzer; içi karışıktır ama her malzemenin bir adı vardır.

tahayyül sahibine ister istemez sorası geliyor insanın. yoksa sen yaratılış hatası mısın, evrenin boşta kalmış paragrafı mı? madem ne kadınsın ne erkek, ne inanan ne inkârcı, ne sağ ne sol... o vakit seni kim doyurur, kim gömer, mezar taşına ne yazarız? ‘hiçlikte yaşamış, boşlukta göçmüştür’ mü insan dediğin biraz da aidiyettir; yoksa yolda yürüyen bir gölge olur, selam versen yankı yapmaz!”

herkesle iyi geçinen insan modeli

ben. tam bir ortam orospusuyumdur. ortamdaki herkesle özel bir arkadaşlık kurup sürekli dedikodu bombardımanına tutulan kişiyimdir. kendime bayılıyorum.

baba olmak

öğretmen olduğumdan mı yoksa erken yaşta emmi olduğumdan mı bilmiyorum çoktan tatmış olduğumu düşünüyorum bu duyguyu

cenazemde çalınmasını istediğim şarkılar

alizade - estafurla

"estağfirullah ne anlama gelir?
bu kelime, bağışlanma dilerim ve allah'ın merhametine sığınırım manasına gelir."

tam bir cenaze marşı.

amına koyayım

cinsiyetçi bir küfürdür.

illa küfretmek istiyorsanız götüne koyayım deyin bari.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

yalnız burda kendi aramızda bile birilerini genelliyor olmak ne kadar üzücü. lezbiyenler maskülen, gayler feminendir stereotypeından farksız bu genelleme.

çirkin gaylere tavsiyeler

çirkin erkek yoktur az efekt vardır.

homojen dergi 14. sayı

yazıları tamamiyle okudum. herkesin eline sağlık.

homojen dergi 14. sayı

iyi oldu okuyacak bir şey arıyordum artık var kaliteli bir. dergi.

homojen dergi 14. sayı

homojen dergi'nin 14. sayısı ile yeniden karşınızdayız. emeği geçen tüm yazar arkadaşlara teşekkür ederim. homojen dergi ekibine katılmak isteyen yeni arkadaşları da bekliyoruz. bir mesaj kadar uzağınızdayız.

14. sayının tüm yazılarını bulabileceğiniz link aşağıda;

https://homojendergi.com/14-sayi/

tek tek yazılara bakacak olursak;

öteki mültecilerin haber yansımaları - lgbti mülteciler ve medya - pufidik
bora öztoprak röportajı - tunca tutkun
klasik arap edebiyatı'nda erkek erkek aşkı - muhammed furkan şahin
ayı sözlük itiraflar 10. bölüm - dark bear
bu hikaye kalbimin tek sahibine - vaveyla93
buzul çağı yeniden geliyor - panda
barış kömürcüoğlu röportajı - tunca tutkun
aslında anal seks gayler arasında sandığımız kadar yaygın değil .-. ürkek
cal ve thom'a karşı bir rüzgar var, ama onlara aşktan esiyorlar - eastsiders - hazineci
erkekler erkeklerden erkekliği öğreniyor - hazineci
fahişeliğin öbür yüzü ve iki film birden - hazineci
ütopyaların homojenliğine karşı foucault’nun heterotopyası .-. çıldırdım
bir zamanlar anadolu'da - imightbewrong
efza röportajı - hprs
küresel ısınma mı? dünyalıların atlattığı çok badireler var - yumuklusucurta
broadway’in dahi çocuğu harvey fierstein - merve gezen
çavdar tarlasında çocuklar ya da sahtekârlar - vaveyla93
son akşam yemeği - hprs
yapraklı deniz ejderi 2. bölüm sevgiliyle aynı evde yaşamak - nstrgt
tunca'nın müzik kutusu - 2019 yılının en'leri - tunca tutkun
alışveriş kültürü edinirken kazanılması gereken hassasiyetler - nstrgt
akne nedir "gençlerin korkulu rüyası acne vulgaris" - drmurti
sedef hastalığı nedir, ne değildir? (psoriasis) - drmurti

Toplam entry sayısı: 809

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

geliyorum, çok acim inşallah doyurucu bir 17 cm dir hediye.

edit: dürüm gibisinden yani yanlış anlaşılmasın.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

sözlük yazarlarının çocuklukları

sürekli uğradığı zorbalıklardan dolayı yalnız kalmak için çok çabalayan bir çocuktum. içine kapanık ama yakın çevresine de bir o kadar da neşeli ve sevgi saçan, kibar, efendi, uysal ve azıcık çok bilmiş bir çocuktum. burnumun üzerinde belli olan bir damar vardı(sonrasında kayboldu), ve kaküllü saç kesimim olurdu hep. bu ikisinin birleşimiyle efemine bir görüntüm olmuş olmalı ki bazı oğlanlar sen kız mısın erkek mi diye sorardı. kırılırdım. o yüzden çocuklarla çok konuşmak istemezdim. kızlar böyle şeyleri umursamıyordu. bu yüzden onların yanında daha rahat hissediyor olduğum için daha önce de #398412 nolu entry'mde bahsettiğim sebeplerle belirttiğim gibi kızlarla oynardım. o aileleri tarafından kibarlık ve nezaket öğretilmemiş geleceğin budalalarının itiş kakışları da hiç bitmiyordu ve ben gücümün onlara yetmeyeceğini biliyordum.bir de şimdiki gibi 80 85 kiloluk bir ekmek hamuru değilim o zamanlar. cılız mı cılız bir çocuk. üflesen devrilecek yani. kaba kuvveti sıfırın altında bilmem kaç. bu yüzden daima sevilen kişi olmayı bir şekilde becerdim ve herkesi döven çocuklar bazen bana kızsa bile dokunmazlardı. ben yumruğumu değil aklımı kullanıyordum. bu da beni daha güçlü kılıyordu aslında. neyse onlardan uzak durup kızlarla oynuyorum diye oğlanlar burada da rahat vermeyip bu defa da "kız enes" ,"top enes" diyerek dalga geçip zorbalık ederlerdi. hal böyle olunca kızlarla da oynamayı bırakıp dışarı çıkmamaya başladım. neyse ki küçük olmama rağmen eve bilgisayar almıştık da ben evde sıkılmamı engelleyecek bilgisayar oyunları oynuyor ve dışarı çıkma ihtiyacı hissetmiyordum. en azından bu şekilde kimse benimle hiçbir şekilde dalga geçip canımı sıkamıyordu hiç kimse. canımı sıkan o zevzek ve gerzek çocuklarla okul dışında bir arada olmak ve onları görmek zorunda değildim artık. sonunda istediğim yalnız kalmaya sahiptim. ama içimde birikmiş bir sürü kırgınlık ve üzüntü vardı. bu kadar duyguyla ne yapacağımı bilemediğim için yazarak içimi dökmeye başladım ve yazılar yazma serüvenim. ayrıca iyi kötü bir şeyler de çizmeyi seviyordum. kompozisyonlar, hikayeler yazıyor, resim yapıyordum. yazdıkça, çizdikçe rahatlıyordum. bu konuda kendimi geliştirdim ve yarışmalara katılmaya başladım. katıldığım yarışmalarda hep birinci oldum ve ne ihtiyacım varsa ya da ne istiyorsam kazandığım ödül paralarıyla, altınlarla almaya başladım veyahut istediğim şeyi ödül olarak veren yarışmaları bulup onlara katılmaya başladım. kalemim hem öğretmenlerim hem müdürüm hem de arkadaşlarım tarafından çok beğeniliyordu ve bu başarıların verdiği gazla sinema yazarlığı okumak istiyordum ama ailemin memur kafasıyla düşünen zihniyetleri buna müsaade etmedi. yeteneğimi rafa kaldırmak zorunda kaldım. sonrası ise klasik şekilde gelişen türk gencinin hayat mücadelesi. ama öyle de ya da böyle, ben hep kendimce bazı şeyleri başarırken onlar erkek olmaya devam ettiler. şimdi onların bazısı uyuşturucu bataklığında kendini heba ediyor, bazıları ipsiz sapsız, bazıları hala işe yaramaz. erkeklikleri bir işe yaramadı yani. ben ise onların inandıklarının ve onların aksine erkek olarak gördükleri kişilerin sahip olduğu tüm sorumluluklara sahip mutlu bir hayata sahibim çok şükür. bu yüzden insanlar çocuklarına cinsiyet dayatmalarını erkek dediğin şöyledir kadın dediğin böyledir diye öncelikli göstermek yerine insan olmayı ve iyi kötü insan ayrımına dikkat etmeyi öğütlererse belki daha huzurlu bir geleceğin zemini atılmış olur. saygılar.

edit: cinsel kimliğim ile alakalı olarak her zaman kendimin farkında idim. ilkokulda bile biliyordum. kızlarla iyi anlaşsam da onlardan hoşlanmıyordum. ama etrafımda hiç erkeklerden hoşlanan erkek yoktu bu yüzden söyleyemiyordum kimseye. sonrasında uğradığım hakaretler sebebiyle bu şekilde kimsenin beni sevmeyeceğini, nefret edeceğini ve dışlayacağını anladığım için erkeklerden uzak durdum biraz da aslına bakarsanız. ama hiç itiraz etmedim kendime. kızlardan hoşlanmak için zorlamadım kendimi. hep barışıktım kendimle. sadece dışlanmak kırıcıydı.

ürkek

ay korkarım ben diye iki adımı gelmeye erinen yazarlara rağmen, urkmezsem gelicem dedi ve taaaa zonguldaklardan kalkıp geldi sağolsun zirveye. başta biraz ürkütüydü ama sohbetimizle biz oksaya oksaya sakinlestirdik. sempatik sessiz sakin yazar.

edit : sabaha karşı dönerken usudum diye verdiği boyunluk bende kaldı. emanetin ben de ürkek, bir sonraki görüşmede teslim edeceğim.

13 nisan 2019 ayı sözlük ankara zirvesi

-keşke istanbul'da da yapılsa dediğim zirvedir.
-istanbulda olduğumdan katılamayacağım zirvedir.
-neden hiç istanbul'da zirve düzenlenmiyor?
-ankara'da olsam kesin katılırdım dediğim zirvedir.

(bkz: kullanmak için can atılan replikler)

hep ankaralılar istanbul zirve başlıklarına yazıyordu, özeniyordum. oohhh, rahatladım.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?
devark.cloud tarafından geliştirildi.