kıskanılmak
gereksiz eleştirilere maruz kalmaya neden olur.bu tarz kişileri umursamamak gerekir yoksa sonuç kavgadır/tartışmadır.
genelde insanlar kıskandıkları kişilerin hatalarını bulmaya çalışır ''şurası yamuk , burası eğri'' şeklinde.kıskandıklarının farkındadırlar aslında.bir süre sonra o kişi hakkında olmayan şeyler uydurup ''karalama'' kampanyasına giderler ve kıskandıkları kişi eğer kırılgan bir yapıya sahipse gerçekten karalayabilirler.ingilizce de ki ''bully'' olayı , yani aşağılanma ya da şiddete maruz kalma olayı başlar.fiziksel ya da psikolojik olabilir ve özellikle çocuk yaşlarda çok ciddi sorunlara neden olabilir.ve aile de başlamaktadır , ailesinden gerekli sevgiyi görmeyen kimselerin(ya da kendisine rol modeli gördüğü kimselerden) ilerleyen yaşlarda aynı şeyi yaptığı gözlemlenmiş bir şeydir.
kızlarda daha çok rastlanılır fakat gözlemlerime dayanarak söylüyorum , erkeklerde bir o kadar kıskanç olabilir.mesela hoşlandığı kızın bir erkeğe baktığını görürse , o erkeği direk ''karalama'' çalışmasına başlıyorlar.ve bu çok umutsuz bir durumdur.
kendine güvenen insan kıskanmaz.kendine güvenmeyen , kendini sevmeyen insan kendisinde gördüğü yetersizlikler yüzünden zaten başkalarının da yetersizliklerini aramaya başlar.
sevgilisine güvenen insan da aşırı uç noktalarda sevgilisini kıskanmaz.''o sana baktı , sende ondan hoşlanıyorsun , zaten geçen gün benimle dışarı da gelmemiştin , kesin yatıyorsunuz'' tarzı ruh hastaları kendine ya da sevgilisine güvenmeyen paranoid kimselerdir.
çözüm:psikolog ile özgüven çalışmaları.
dayanıklı pasif arayan insan
cinsiyet kimliğinizi nasıl tanımlarsınız
bir panseksüelin , aseksüelin ve bazı durumlarda bir biseksüelin ''cinsiyetsizim'' yanıtını verebileceği sorudur.
bana sorarlarsa da , aşkın cinsiyeti olmaz der geçerim.
din vicdan doğurmuyor
dinin vicdanla alakası vardır çünkü dinin dayattığı (dayatma diyorum çünkü din dogmalar bütünüdür ve dogma demek sorgulanamaz direk kabul edilir demektir.) şeylerin bir kısmını evrensel değerlerle bağdaştıramayız.örnek verecek olursak , bir insanın yaşama hakkını senin gibi düşünmüyor diye elinden alabileceğini söyleyen dine inanmak , bunu onaylamak demektir.burada da vicdanın varlığından bahsedemeyiz.din bir bütündür , ya tüm kısımlarıyla inanılır ya da komple red edilir.bu din olgusunun en temel özelliğidir.zaten kendinizden bir şeyler kattığınızda o şey din değil inanç olur.
neden öyle olur derseniz eğer bir dine inanmanın koşulu sorgulamanın olmamasıdır.(dogmatik olması burdan kaynaklanıyor)çünkü inanmak ve bilmek farklı şeylerdir.çimlerin yeşil olduğunu gözlemlediysek buna bilgi(bilmek) , çimlerin bir yaratıcısı olduğunu düşünüyorsak buna inanç (inanmak), çimlerin iyi olduğuna inanmamızı yaratıcı istiyorsa ve biz buna sorgusuz inanıyorsak da buna din diyoruz.
tabi burada vicdanın algısal olmasından kaynaklanan bir sorundan bahsedebiliriz , çünkü kimisine göre birisini öldürmek vicdansızlıkla bağlantılı olmayabilir.kime göre , neye göre? sorularını sormak gerekir ve ulaşabileceğimiz sonuç insan sayısı kadar olur.mutlak vicdan var mıdır? tartışılır.
işin komik tarafı , birini öldürme hakkını kendinde gören bir insan vicdansız olmakla suçlandığında rahatsız olmaz.''ee yani? allah bana bunu emretti bende yapıyorum'' , diyebilir.
din vicdan doğurmuyor
doğrudur hatta eksiktir.
din pek çok açıdan vicdanı öldüren bir şeydir.din vicdanı insanlıktan çalmıştır.çünkü yapmanız gereken kural ve yapılması doğru olan şey bazen çok uç noktalarda çelişebilir.en basit örneğini türkçe kuran bulup nisa kısmına bakarsak görebiliriz.hatta şunu çok net söyleyebilirim:kuran'ı okuduğu halde müslüman bir kimse vicdansızdır.müslüman olmayanlardan arkadaş edinmeyin , dinden çıkanlarını öldürün , eşcinseller hastalıklıdır gibi söylemlere sebep olan dine inanan bir insan vicdanlı olamaz.onun tek derdi cennettir ve yaptığı bir iyilik varsa da bu cennete gitmek için olacaktır.cehennemden korktuğu için de olabilir.ya da inandığı teist inançta ödül her neyse artık.
konuya ilişkin richard dawkins'li link (youtube:
http://www.youtube.com/watch?feature=pla...)
şu anda bazı ayıların sevişiyor olduğu gerçeği
redhack
sınırları zorlayan akıllara sahip insanları bünyesinde barındırır.takdir ediyorum , yardımcı olabilmek isterdim.gezi direnişi sırasında halk tv'ye bağlanıp yapılan konuşmanın bir kısmını dinleyebildim.oldukça güzeldi.
bu arada şahit olmadım ama güvenlik bakanlığının sitesini hack'leyip , “5 kişiyi öldürüp, 12 insanın gözünü çıkartıp 8bin insanı yaralayıp sonra rahat edebileceğini mi sanıyorsun? çek fişi:
http://egm.gov.tr” şeklinde bir tweet attıklarını duydum.
türkiye'nin eurovision'a katılmaması
avrupa da ki tüm ülkeler yas içinde , kan ağlıyorlar.türkiye katılmıyor , düşünebiliyor musunuz?
eğer arabicvision falan olsaydı büyük ihtimalle koşa koşa katılırdık.din insanların para kazandığı ve pazarladığı bir şey çünkü günümüzde.dini kullanamadıkları , çıkar elde edemeyecekleri hiç bir şeyi yapmıyorlar.sürekli ''benim baş örtülü kardeşlerim'' diye hitap etmeyi bilip olimpiyat videosunda gayet modern görünümlü başı açık ''ahlaksız'' kadınları koymayı da biliyorlar.para nerdeyse ordalar yani , para yoksa din de yok.
* *
gerçi katılmamamız daha iyi oldu.boşuna enerji ve para.
çığlık atarak uyanmak
arkadaşta kaldığın gece , arkadaşın annesi tarafından yapıldığında garip dakikalar yaşatır.gerçekten üzülmüştüm kadının haline , bunu sürekli yapıyormuş.
paulo coelho
döneminde parıl parıl parıldayan , parmakla gösterilen bir yazardır.popüler kültürün istisnalarındandır.fakat üzücüdür ki gerçekçilik kitaplarında eksiktir.mistizm kitap boyunca sizi takip eder bu kitapları manevi eserler yapar.aslında pek çok şey de öğretir fakat günlük hayata uyarlanabilirliği yüksek değildir.ben birkaç yüzyıl sonra da hatırlanacağını düşünüyorum.kim bilir belki bir süre sonra klasik olur.
-spoiler-mesela brida da ana tema aşktır ve aşk ruh eşi kavramı üzerinden işlenir.kitap boyunca çeşitli ayinler ve mistik ögelere sıkça rastlanır , bu onu günümüz kitaplarından ayıran en temel özelliği.ve okuru vuran nokta ise gerçek aşkın her zaman mutlu sonla bitmediğidir.çünkü bazen fedakarlık yapması gerekenler olabilir.fakat ruh eşi kavramı ve insanın biyolojik olarak cinsel ilişkiye duyduğu isteğin aslında ruhani yönlü olduğunu söylemesi benim çok hoşuma gitti.okuyun sevgili sözlük yazarları , farklıdır.-spoiler-
başlıkta geçmeyen zahir ve on bir dakika da güzeldir bu arada.
zeki insanların ben zekiyim dememesi
aşağılamak ve olan şeyi söylemek farklı şeylerdir şeklinde bir uyarı geçmiş olsaydım keşke dediğim entry'ime sahip başlıktır(örnekle açıklayayım:kan kırmızıdır demek tanımlamaktır.kırmızı renk kötüdür , onu seven insanlar kakadır demek aşağılamaktır.ayrıca bunu söyleyen insan da kendiyle ilgili bir yorum yapmış değildir)
bir insan bir şeyi de mi anlamaz?
ben zeki ya da alçakgönüllü olduğumu iddia etmedim efenim o algılara kalmış bir şeydir, öyle görülmüş olması manidardır ama.
kepçe kulak
genel tarafından beğenilmeyen bir özelliktir.toplumun insanları kendi vücudundan nefret etmesine itebiliyor olması çok üzücüdür.halbuki insan kendini kusurlarıyla sevmeli.kusur derken , öyle kabul edildiği için diyorum.kişi memnunsa kimse kötü ya da kusurlu gibi bir yakıştırma yapamaz.
doğa bekleriz isimli mankenimiz kulakları kepçe olduğu için çözümü japon yapıştırıcısında bulmuştu yıllar önce o haberi hala unutamam.az kalsın sağlığından oluyordu.halbuki manken olmasına yetecek güzelliğe de sahiptir.(bkz:
doğa bekleriz)
zeki insanların ben zekiyim dememesi
genelde şahitliğini yaptığım olay.hayatımda beni zekasıyla hayran bırakmış sadece iki kişi tanıdım ve ikisi de aşırı alçakgönüllü insanlardı.
tevazu harika bir karakter özelliğidir. (bkz:
tevazu)
miley cyrus
cesaretini çok sevdim , takdir ediyorum.eğer kimseye zararı yoksa , ahlak anlayışına kimse karışamaz.sen onun soyunması , falan filan yapması bana uygun değil dersen , bir başkası da gelip ''eşcinsellik'' bana uygun değil ahlaksızlık kimse yapmasın diyebilir.azıcık kullanın şu beyinlerinizi.şikayet ettiğiniz şey olmayın.
biğzi ötekeleştiriyoolaağr , diye ağlamayı da biliyorsunuz.
dişi aşırı büyük güzel sesli şarkıcı kızımızdır.yere düştüğü için tekmelenmesi değil , elinden tutup kaldırılması gerekir.tekrar ediyorum
yere düştüğü için tekmelenmesi değil , elinden tutulup kaldırılması gereklidir.kendi isteği ise saygı duymak düşer.
erkek değilim insanım
eşcinsel değilim erkeğim
emeli sande
kendisi 2 yıldır dinlediğim sanatçılar arasındadır , yorumunu çok seviyorum.kendine mi ait , yoksa bir pazarlama harikası mı emin değilim fakat harika bir kadın.neşesi çok doğal , hem kırılgan hem güçlü bir yapısı var.
read all about it , next to me , my kind of love , heaven , clown gibi şahane şarkıları vardır.özellikle next to me şarkısında kendimi buluyorum diyebilirim , sözlerine bakan ince bağlantıyı yakalar diye tahmin ediyorum.
söz yazarı olarak da çok iyidir rihanna , susan boyle , alicia keys , leona lewis gibi isimlere söz yazarlık yapmıştır.şarkılarının ise sürekli ''siyah'' bir kadından çıktı diye pazarlanması beni çok üzmüştür.halbuki işlediği temalar tüm insanlığa ait.
redhead
sözlüğe kattığı enerjiyi seviyorum , samimi bir yapısı var.
avatar the legend of korra
league of legends
oynayanlar mesaj atsın , bir ayısözlük grubu kurup arada eğlencesine oynayabiliriz diye düşünüyorum.
not:eski oyuncuyum , affetmem.