ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

20 haziran 2013 yeniköy forumu

dün gece saat 23:30 civarı saldırıya uğramış forumdur. elinde sopa ve bıçaklarla gencecik insanlara saldıran gruba öncülük edenin muhtar olduğu iddia ediliyor. ortaya aldıkları genç kızları yerlere yatırıp döven, üniversite öğrencilerine uçan tekme atan insanların resimli haberleri geliyor. yeniköy'deki parkın içine yapılacak camii tartışması esnasında sizler rumsunuz, şerefsizsiniz, camii istemeyeni sikeriz, allahu ekber gibi nidalarla insanların dövüldüğüne dair tweetler var. dayak olayına karışmış ergen gençlerin içki içerken boy boy pozları, osmanlı bayraklarıyla resimleri ve atatürk'e küfürlü yazıları var. nasıl bir kafa karışıklığı yaşadıkları ortada! insan rakel dink'in siz bebeklerden katiller yaratıyorsunuz sözünü hatırlıyor. çok acı!

ps: abbasağa parkı'ndaki kalabalık forumun yeniköy'e taşınması iyi olur. biz de dostlarımızı yedirmeyiz!

muhteşem yüzyıl

dün akşam itibariyle sezon finali değil final yapmış dizidir. gezi direnişi ardından ilk kez muhteşem yüzyıl'a baktım azıcık. o nasıl bir rezalettir arkadaş? meryem uzerli'yi ikna etmek için önünüzde daha 3 ay varken süleymanın anası hafsa sultan gibi duran vahide gördüm'ü bu saatten sonra kim izler? öyle bir fiyaskoyduki şayet meryem uzerli almanya'da şu son bölümü izlediyse tükenmişlik sendromunu yenmiştir. hatta gülme krizi geçirdiği için hastanaye kaldırılmışta olabilir. neyse ben süleyman'ın yerinde olsam yeni hürrem'i görünce mahidevran'a dönerdim...

ps: gezi olayları yüzünden tv'den tiksinme gelmişti. muhteşem yüzyıl'ı da rafa kaldırdığıma göre tv benim için bitmiştir. bir daha da gelmem.
ps2: eski türk filmlerini izlerim ama bak!

tayyip vs doğum kontrolü

itinayla gündem değiştirilir

doğum kontrolü oyununu artık bozuyoruz

rte'nin dünkü beyanatı. 3 çocuk yapma tavsiyesini de 5 olarak artırdı padişahımız. o esnada aile bakanı fatma şahin'in huşu içinde kafa sallayan hali de insanı isyana teşvik edecek cinstendi. gencecik çocuklar tecavüze uğruyor ve sapıklar cezasız kalıyorken ( bu sırada ülkenin yarısı açlık sınırında yaşıyor) çok mantıklı açıklamalar doğrusu. ama yağma yok, direnişimizi baltalayamayacaksın! gündemi değiştirmene izin vermeyeceğiz...

(bkz: itinayla gündem değiştirilir)

ajda pekkan

sabahın köründe gezi parkı artık çiçek gibi diyerek belediye başkanına teşekkür tweetleri atan kadın. şok geçiren hayranları ve gelen tepkiler ardından hacklendim desede kimse yememiştir. türkçe olimpiyatları'na methiyeler düzme,şu bu derken sen de kredini tükettin ajda'cığım! hayır yaşını başını almışssın, küpünü doldurmuşşsun bu ne hırs daha? iktidara şirin görünüp iki belediye konseri almak için değer miydi? hükümeti kırmak istemiyorsan bari kapayıp çeneni otursaydın! tarkan bile çatışmaların en yoğun olduğu gümüşsuyu'na gelip halay çekerken böylesi bir haysiyetsizliği kaldıramıyorum. artık mayolu konserlerini hülooooğğ diye bağıran akp seçmenlerine verir!

turkey is not a banana republic

türkiye devleti ab bakanı egemen bağış'ın resmi yazışmada türkiye için kullandığı cümledir. seneler önce uluslararası ilişkilerden mezun oldum şimdi bile bu kadar kötü ingilizce ile bu kadar nezaketten yoksun bir metin yazamam. hangi kafalar tarafından yönetildiğimizin resmidir. *

ps: egemenciğim bu atarın kime? dur bir soluklan...

(bkz: chicken translate)

etiler marmaris büfe

rumeli caddesi'ndeki(nişantaşı) şubesinde çalışanlar, gezi direnişçilerine ve dükkanda eyleme destek verenlere sopalarla saldırmış ve çevredeki akp'lilerle direnişçileri linç etmeye çalışmıştır. boykot listesine ekleyin. o dükkanın kapandığını ve özür dilediğinizi de göreceğiz. siz yediğiniz kaba sıçmaya devam edin. biz hepsini not alıyoruz...

bir futbol takımı olarak akp

tüm yaşananlara rağmen seyircisi tarafından ayakta alkışlanan ve gödünün gılıyım gibi tezahuratlara boğulan takımdır. *

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

olay gezi parkı'ndaki ağaçlar noktasını aşmışken taksim dayanışması'nın tuhaf bir şekilde olayı buna indirgediği direniştir. dayanışma, başbakanla yaptıkları görüşmenin ardından bir müjde gibi mahkeme kararının beklendiğini açıkladı. yahu zaten olması gereken o! pek tabiki mahkeme kararını bekleyecek sevgili rte ve rantiye tayfası. bu mu yani kazanım? taleplerin hangi birine olumlu yanıt aldınız da artık evlerinize dönün tavsiyesi veriyorsunuz? onca ölen insan, binlerce yaralı, gözü çıkanlar, ölen sokak hayvanları, çiğnenen onurumuz, hukuksuzluk, istifasını istediğimiz vali ve emniyet müdürleri ve hatta sıradan bir özür... bunların hiçbiri gerçekleşmedi, haberiniz var mı? yine de bugün çıkıp doğru dürüst bir açıklama yaparlar diye bekliyorum. şayet bu tutumları devam ederse bu uğurda ölenler için çok üzüleceğim. ne diyeyim, artık abdullah'ın ailesini arar, sevinçli referandum kararını siz verirsiniz!

peygamber gelse bile bedava kahve vermem

suriye'de 14 yaşında kahve satarak hayatını kazanan bir çocuğun son sözleri. bu zavallı çocuk öso'ya bağlı aşırı dinci grup el nusra cephesi tarafından kaçırılmış önce işkenceye tabi tutulmuş ardından ailesinin evinin önünde kurşuna dizilmiştir. bu haber esed çok zalim canııım, biz mazlumun yanındayız diyen akp yakalarına ithaf olunur...

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

malesef kontrolden çıkması an meselesi olan direniştir. dünden beri çok kaygılıyım. kriz başlıkları şöyle sayılabilir: meydandaki seyyar satıcı yoğunluğunun çevre duyarlılığı mottosunu hiçe sayan yoğunluğu, içki içenlerin yarattığı tuhaf şenlik havası, gezi parkı'na turist modunda gelenlerin yarattığı anormal kalabalık ve direnişin direniş kimliğini yitiriyor olması... aşırı yoğunluk, çöp sorunu ve turist modunda dolaşanların sirkulasyonu yüzünden gezi direnişi bir süre sonra yarattığı enerjiyi kendi kendine yitirebilir. şu aşamada kangren durumu gözükmese de ufukta kara bulutların dolaştığı aşikar. gezi parkı platformu ve orda bulunan tüm grupların acilen bir toplantı yapmaları ve kendilerine çeki düzen vererek bazı ortak kararlar almasında fayda var. ilk etapta yapılması gerekenler seyyar satıcılardan alışveriş yapılmaması yönünde uyarılar olabilir. ayrıca şenlik havasından kurtulmak için bazı kararlar alınmalıdır. ortada şenlik havasını gerektirek hiçbir somut olay yoktur. hükümet hala kışla yapılacak demektedir. ankara, adana gibi kentlerden şiddetli çatışma haberleri gelmektedir. üniversite bahar şenliği haline dönüşmüş gezi direnişi acilen eski günlerine dönmelidir yoksa hepimiz kaybedeceğiz.

ps: gezi parkı içi nispeten daha temiz ve normal gözükse de taksim meydanı çevresi ve istiklal girişi hindistan'dan hallice bir çöp yığınına ve kaosa teslim durumda. bizi bu noktadan vurmalarına müsade etmeyelim. ne olur duyarlı olun...

mahsun kırmızıgül

ahmet kaya çatal bıçaklar eşliğinde linç edilirken susan, kürt kimliğini gizleyen popüler arabeskçi. şimdi çıkmış gezi parkı direnişçilerini gericilikle itham ediyor! iktidarın yalakası atv'ye dizi yapınca böyle oluyor demekki! köprüye, metrobüse karşı çıkmak gericilikmiş beyzadeye göre... bu müthiş zeka dolu yoruma göre inşaat, alışveriş merkezi ve köprülerden geçilmeyen dubai, katar gibi yerler dünyanın en gelişmiş ülkeleri. demek cebi para dolu adam gerici olamıyor. bu adam şimdilerde fetullah gülen ve ekibiyle kol kola duygu sömürüsü yapan filmlere ve dizilere imza atıyor. direnişe destek vermeyenlere uygulanan protestonun aynısı kendisine de yapılınca o bayıldığı hükümet umarım kendisine yardımcı olur...

gezi parkı'ndaki seyyar satıcılar

direnişe katılan eylemcileri kazıklayan ve olay çıkaran tiplerdir. durum öyle bir hal almış durumdaki niye bu kadar pahalı diyen insanların bıçaklandığı, dövüldüğü oluyor.* satılan saçma sapan şeyler yüzünde de gezi parkı ve çevresi aşırı kirlenmiş durumda. hadi insanlar acıkıyor ve yemek stantlarının önü kalabalık oluyor diye köftecilere okey dedik, peki çekirdek, karpuz, salatalık gibi şeylerin satılması ne alaka? siz parka zaman geçirip, goygoy yapmaya mı gidiyorsunuz? slogan atarken çekirdek ya da salatalık yemezseniz ölmezsiniz, merak etmeyin! yiyecek ve içecek ihtiyacınızı komünlerden sağlayın. ayrıca illa başka şeyler almak istiyorsanız taksim'in aşağısında bakkallar var, alın alacağınızı. ben artık ordaki satıcıların uzaklaştırılmasını istiyorum. kendim alışveriş yapmayacağım ve çevreme de yaptırmayacağım. lütfen sizde öyle yapın...

ps: seyyar satıcıların bir kısmının sivil polis olduğu da unutmayın...

atatürk kültür merkezi

kısa adı akm olan ve 7 yıldır kapalı tutulan, kaderine terkedilmiş kültür merkezidir. önce restorasyon yapıldığı ve yıl sonunda teslim edileceği açıklanmışken yıkılacağı tayyip erdoğan tarafından açıklanmıştır. vialand gibi ossuruk bir eğlence merkezine 700 milyon dolar harcayan hükümet, nedense bu yapı için çürümeyi ve unutturmayı tercih etmiştir. tüm beyoğlu ve istiklal, sinemalarını, tiyatrolarını kaybederken her yer mağaza doluyor. zaten çirkin yeaa, modern birşeyler yapılsın diyenler de lütfen aysın. daha güzel ve modern bir kültür merkezi yapılacak olsaydı bu zamana kadar beklenmezdi. akm kapanalı o kadar zaman geçtiki nasıl bir yer olduğunu bile unuttuk. opera ve bale gösterilerinin düzenlendiği, önemli tiyatro oyunlarının sahne aldığı bir yerdi orası. böylesi bir vahaya taksim'in ve türkiye'nin ihtiyacı var. istiklal'e her çıktığımızda birşeyler satın alıyor ve yemek yiyoruz çünkü başka bir alternatifimiz yok. akm ve böylesi sembol binalar, vahşi kapitalizmin değer vermediği yerlerdir. sahip çıkalım, boyun eğmeyelim...

kılıçdaroğlu'nun gösterilere gitmeyi yasaklaması

radikal gazetesi'nin ilgi çekmek amacıyla yanlış yönlendiren manşetidir. chp'ye ya da kılıçdaroğlu'na bayılmak zorunda değiliz lakin adamın söylediklerini yanlış yöne çekmek hiç hakkaniyetli değil. yaptığı açıklamada bu işi biz organize etmedik, biz dağılın dediğimizde gideceklerse öyle diyelim tadında bir açıklama yapmıştır. hatta aynı konuşmada eylemcilere selam göndermiş, tertemiz alınlarınızdan öpüyorum demiştir. öğleyin bu manipulatif başlık yüzünden radikal'e çığ gibi tepki yağıyordu. kürt hareketinden insanlar bile gazeteyi ahlaksızlık yapmakla suçluyordu. okuyucu yorumları kısmı radikal'i ihtar eden yazılarla dolu. gezi parkı direnişi partilerden bağımsız bir oluşumdur. bu anlamda chp bu direnişe destek verebilir ama onu sahiplenemez. kılıçdaroğlu doğru bir iş yapıyor. bizde kendi aramızda bdp geldi piii, ayyy gıcık kemalistler demek yerine makul olalım. gün birlik günüdür...

süper denilen ekonominin bir eylemle cortlaması

tencere tava sesleri neticesinde yere çakılan ekonomidir. nasıl güçlü bir ekonomiyse 10 günlük bir eylemle siki tutma kıvamına gelmiştir. allah padişahımızın iniş takımlarına zeval vermesin.

7 gazetenin aynı gün aynı başlığı atması

yeni bir akp rezaletidir. her ne hikmetse bugün, star, yeni şafak, zaman, sabah, türkiye ve habertürk gibi gazeteler dün aynı manşetle çıkmışlardır. taksim'de satılmış medya diye bağırdığımızda da suçlu biz oluyoruz... te allaaam ya!

malum gazetelerin manşeti şuydu:

demokratik taleplere canım feda!

ps: hıhııı evet inanıyoruz sana rte!

redhack

an itibariyle halk tv'de konuşan süper grup. parti kursalar oy vereceğim o derece...

mustafa ceceli

gezi parkı direnişine destek veren arkadaşlarını twitter listesinden çıkaran şarkıcıdır. birde şöyle bir açıklama yapmış: bilgi kirliliği yaratıyorsunuz, sizi anfarrow ettim. faşistliğinden falan geçtim, kendi seçimidir de anfarrow ne lan? biri bana anfarrow nedir açıklayabilir mi? anırarak ve tiksinerek güldüm...

ps: demek çehresindeki fetullahçı ifadesinin bir karşılığı varmış...
ps2: sıkıyorsa dizinin dibinde oturduğu sezen aksu'yu da listesinden çıkarsın. malum kendisi yalandan da olsa gezi parkı'na destek verdi...
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...