ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

6 haziran 2013 recep tayyip erdoğan basın toplantısı

rte'nin yüzbinlerin sokaklara akın etmesinden hiçbir sonuç çıkarmadığını gösteren toplantıdır. bu arada çapulcudan sonra azınlık olduğumuzu da öğrendik çok şükür. nasıl bir inat , nasıl bir kibirmiş arkadaş? hala yapacağım topçu kışlasını, vuracağım kırbacı diyor. göz göre göre iç savaşa doğru gidiyoruz. belki de istediği bu. sanırım iç savaş tarzı birşey çıksın da şu çapulculardan ebediyen kurtulayım diyor. başka bir açıklaması kalmadı bu işin!

abdullah cömert

gezi parkı direnişine destek olmak amacıyla antakya'daki gösterilere katılan ama kafasına aldığı darbeler sonucunda yaşamını yitiren kardeşimiz. 22 yaşında gencecik bir insanın yaşamının solmasına neden olan polis şiddetini de, kibrinden dolayı hala özür dilemeyen ve nefret tohumları ekmeye devam eden rte'yi de asla unutmayacağız... mekanın cennet olsun kardeşim, rahat uyu...

(bkz: haziran'da ölmek zor)

şahan gökbakar

ossurmalı sıçmalı filmler çekerek kendini birşey sanan komedyen müsvettesi. bilinçlenen, örgütlenen, sorgulayan halk uyduruk filmlerini izlemeyeceğine göre gezi direnişi şahan'ı telaşlandırmıştır. padişahın soytarısı olmaya devam etsin... yakışır!

tencere tava hep aynı hava

yüce başbakanımız hatta padişahımız tayyip erdoğan'ın gezi parkı direnişini değerlendirirken sarfettiği cümle. gerçekten çok utandık, akıllandık... böylesi derin ve sarsıcı bir açıklama beklemiyorduk doğrusu. ateşe körükle değil neyle gidiyor merak ediyorum doğrusu. bizim adana'da böylesine laf konuşmadı alnından ossurdu derler.

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

bdp'nin ayrılması ilginç bir durumdur. çünkü sürece sırrı süreyya ile ile dahil olsalar da esasen direnişe aktif olarak katılmamışlardır. tıpkı 1 mayıs gösterilerinde olduğu gibi sessiz kalmayı tercih etmişlerdir. katılan ve dahil olan kürt kardeşlerim aslında partilerinden bağımsız olarak sürece katıldıklarını biliyorlar. barış görüşmeleri devam ettiği için akp ve rte'yi rahatsız edecek hareketlerden kaçınan kürt hareketi süreçten ayrılırken bir takım bahaneler öne sürüyor. bunlar olabilir ama lütfen kürtler direnişten vazgeçiyor diye kimse adına konuşmasınlar. çünkü bazı partiler süreçte öne çıkmaya çalıssa bile bu partiler üstü bir direniştir.

chp kadıköy mitinginin taksime alınması

ufak tefek krizler yaşansa da chp'nin süreci sömürmeye yönelik çokta çabası olmamıştır, olamamıştır. gezi parkı direnişi kendiliğinden bir sivil harekete dönüşmüştür. rte'nin otomatiğe bağlanmış cehape bunun sorumlusudur serzenişleri dışında meydanlarda sol ve muhalif her kesimden insan yer almıştır. chp'nin süreci desteklemesi takdire değerdir ama sadece bu kadardır. zaten kılıçdaroğlu da direnişi kendilerine maletmeyip, üsturuplu hareket etmiştir. haksızlık etmeyelim chp, kadıköy mitingi yapılacağı zaman bölmeyin, iptal edin bize katılın diyorduk. bize katılan insanlara sırt çevirmek haksızlık olur. direniş hepimizin, gezi hepimizin! bu ülke sahipsiz değil!

mahallenin bakkalinin kocasi

gezi parkı için verdiğimiz dünkü mücadelede defalarca beni arayıp halimi hatrımı soran güzel yürekli yazardır. kendisine burdan selamlarımı iletiyor, mücadeleye devam diyorum... şerefine dostum!

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

üzerimize atılan onlarca gaz bombasına, yaralanan arkadaşlarımıza, uykusuzluğumuza rağmen onbinlerin yılmadan meydanları doldurduğu direniş ve işgaldir. istabul'da dayanışmanın, itaat etmemenin ne demek olduğunu biz kanıtladık. siz olmadan bir eksiğiz! haydi gelin, bu daha başlangıç...

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

an itibariyle chp'li milletvekilleri de dahil herkesin gaz yediği, turistlerin eylemcileri odalarına saklamaya çalıştığı direniştir. parka tüm giriş çıkışlar engellendi. ahmet şık'ın yaralandığı haberleri geliyor. sokak hayvanlarından ölenleri gözyaşları içinde izliyoruz. hakikaten daha ne bekliyorsunuz? herkes sokağa...

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

para için agaç kesip, avm diken insanların sorgulandığı ve artık gezi parkı'nı koruma manasını çoktan aşmış direniştir. klavye başında şehrine sahip çıkan insanlara sallamak yerine parktaki direniş yerine gelseydiniz kocaman reyhanlı'yı unutmadık pankartlarını da görebilirdiniz... olsun siz olmadan bir eksiğiz... kaldırın kıçınızı, parka gelin... gücümüzü gösterelim...

eşcinsel evlilikleri protesto etmek için kendini vurmak

denyolukta level atlamış fransız faşisti amcamızın eylemidir. ülkemizdeki dinci ve faşistlere örnek olması dileğiyle...

28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi

28 mayıs'ta başlayıp sabaha kadar ağaç nöbetine dönüşen onurlu eylemdir. artık tek bir günle sınırlı değil ve katılan herkes, taksim gezi parkı'nı ranta kurban vermemek için nöbetleşe bekliyor. ben bugün belli saatlerde orda olacağım. bdp milletvekili sırrı süreyya, chp milletvekili gürsel tekin muhalefet adına bize destek veriyor. hadi arkadaşlar bir kez olsun vicdanımızın sesi üstün gelsin...

sevişirken dinlenecek şarkılar

uluslararası türkçe olimpiyatları

her sene fetullah gülen ve cemaati'nin ne kadar nüfuslu, ne kadar güçlü olduğunun altını çizmek için düzenlenen müsameredir. kutlu doğum haftası 19 mayıs'a, 23 nisan türkçe olimpiyatları'na itelendi... kemalizm'in kendi gücünün altını çizmek için stadyum tipi gösteriler düzenlemesiyle dalga geçenler nedense bu tür pespayelikler konusunda sessizler. türkiye'de demokrasiden anlaşılan şey kendi fikri cumhriyetini kurmak, diğerlerini yoketmekten ibaret... bakalım bu sene hangi afrikalı çocuk ankara'nın bağlarını söyleyecek ve biz de bülent arınç'la birlikte ağlayacağız?

ps: ankara'nın bağları türküsü zinhar olmaz. sözlerinde sarhoş oldum lafı geçiyor... ayranla değiştirsinler...

günlerin köpüğü

kült roman l'ecume des jours'un film hali. abd ve avrupa'da hala çok sevilen ve tartışılan boris vian romanının film uyarlamasıdır kısaca. romantizm, tuhaflık, audrey tautou gibi güzel bir harmandan ortaya çıkan şey hayli güzel. michel gondry gibi bir yönetmenden kuru bir eser beklemek akılsızlık olurdu zaten...

ps: şu sıralar aşıksanız bu filme gitmenin tam sırası...

boris vian

mezarlarınıza tüküreceğim, günlerin köpüğü, bütün çirkinler öldürülecek, pekin'de sonbahar, bütün sarışınlar ölecek gibi tuhaf ve mükemmel kitapların yaratıcısı fransız edebiyatçı. vernon sullivan takma adıyla da romanlar yazmış lakin fransız halkı bu takma ad numarasını yememiştir. geleneklere, ahlak kurallarına ve dinsel tabulara şiddetle karşıdır. kendi romanından uyarlanan mezarlarınıza tüküreceğim filmini izlerken kalp krizi geçirerek ölmüştür. romancılığın yanı sıra kabaralerde şarkı söylemiş, müzik eleştirmenlği yapmış ve trompet çalmıştır.

ankara metrosunda öpüşme eylemi

ankara metrosu'ndaki ahlaklı davranın sloganını protesto etmek isteyen aralarında eşcinsellerinde bulunduğu grup dağılırken bıçaklı saldırıya uğradı. 20-30 kişilik tekbir getiren grup, ülkücü işaretleri yaparak protestocu gruba saldırdı. ahlak söz konusuysa akp'lilerle ortak davranırız diyen grubun içinde bbp'li ve akp'lilerin de bulunduğu öğrenildi. kadın eylemcilere yumruk atan, erkekleri bıçakla kovalayan ve bazılarını yaralayan gruba polisin müdahale etmemesi dikkat çekti. dün itibariyle basına düşen fotolarda kılıçla kovalanan gençler, yerde tekmelenen kadın fotoğrafları var. bu ülkede küçücük çocuklara tecavüz edebilir, kocasıyım diyerek karınızı sokak ortasında öldürebilir ama sokakta öpüşemezsiniz... ahlakınız batsın!

meryem uzerli

hakkında tükenmişlik sendromu'na(burnout syndrome) yakalandığı söylentileri dolaşan kadın oyuncu. tükendim ve türkiye'deki çalışma koşulları korkunç gibi bazı açıklamalarda bulunmuş. dizi ekibinin yalvarmalarına rağmen almanya'dan dönmediği için muhteşem yüzyıl çekimlerinin aksadığı da gelen bilgiler arasında. daha önce de gündeme gelen dizi süreleri ve oyuncu isyanlarını bu şekilde protestoya dönüştüren kimse olmadığı için kendisini naçizane kutluyorum. sağlıksız koşullarda, uzun süre çalışmaya zorlanma bizim ülkemizin ayıbıdır. bu ne denli para kazanırsanız kazanın bir rezalet ve sömürüdür. meryem uzerli'yi insani değerlerini satmadığı ve tepki gösterdiği için kutluyorum.

gece gündüz kafa kıyak dolaşan nesil istemiyoruz

padişahımız 1. tayyip'in, partisinin il başkanları toplantısında içki yasaklarına ilişkin sarfettiği cümle. hiç kimsenin yaşam tarzına karışmadık gibi balkon konuşmalarının altından çook sular aktı. son araştırmalara göre akp % 50 barajını da aşmış. biraz daha gayret et türkiye! çünkü istediğin neslin toptan türkiye'yi doldurmasına az kaldı. çocuklara tecavüz eden, kadın döven, en büyük hobisi alışveriş merkezlerinde dolaşmak olan, tepki göstermeyen, ağzına içki sürmeyen ama hırsızlık yapan dindar nesil, yarınlar sizin eseriniz olacaktır! ne mutlu ümmetim diyene!

ps: bu arada faiz de haram. bir zahmet el atsanız ona da. ama yemiyor değil mi?

ps2: o son ayranı içmeyecektin hacı!

türkiye'den gitme isteği

son yıllarda tavan yapan ruh hali. dalga dalga yayılan muhafazakarlığın kendi dışındakileri yok sayan hali, durmadan artan kadın cinayetleri, farklı ırk ve milliyetten insanların hiçbir konuda anlaşamaması, gazetecilerin, muhaliflerin hapse atılması derken artık son perdeye doğru hızla ilerliyoruz. zamanında abd'den dönerken çok mutlu, çok umutluydum ve geride hiçbir şey kalmadı. ailem ve sevdiklerim olmasa beş dakika bekleyecek sabrım yok.

ps: ve ne yazık ki gidilen yerin seni asla yüzde yüz mutlu etmeyecek olması başka bir tartışma konusu.
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...