ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

yeni ahmetonski süreci

an itibariyle görüşmeler nihai sonuca varmak üzeredir. sözlüğün güvenliği açısından adana'lılığımdan taviz vererek munis bir şekilde beklemekteyim. herşey vatanımız ve sözlük için.

playlist- prestij müzik kardeşlik türküsü korosu- hepimiz kardeşiz

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

size o kadar barış çubuğu gösteriyorum gene olmuyor, olamıyor! *

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

sevtap parman

kürdili hicazkar makamda okuduğu que sere sera adlı şarkıyla gönüllerimize taht kurmuş bayan popo. kırmızı gece adlı ossuruktan teyyare gerilim filmini yakalarsanız mutlaka izleyin...

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

sırf ahmetonski'ye bağlı askeri kuvvetler bünyesinde çarpıştıkları için askerlerimi dezenformasyona kurban verdiğim zirvedir. siz porter'a kulak asmayınız efem! gerek scherzo gerekse diğer askerlerimin geçmişinde en ufak bir leke yoktur. hepsi bir porno yıldızı kadar lekesiz ve temizdir.

playlist: yonca evcimik- kendine gel

jennifer aniston

overrated'liğin kitabını yazmış amerikalı oyuncu. geçirdiği 123 estetik operasyona rağmen katırımsı ifadesini değiştirmeyi başaramamıştır. brad pitt'le ayrılığından sonra da iflah olmamıştır. ruhu şad olsun...

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

o saray terbiyesini alır eline veririm dedirten zirvedir...* resmen omuz omuza mücadelem devam ediyor. ne bitmez çilem varmış...

playlist: ozan orhon- ortada kuyu var yandan geç

yaşlandıkça yakışıklı olan erkekler

anne hathaway

oscar'ı kaptıktan sonra manas destanı uzunluğunda bir teşekkür konuşması yapan kadın.* doğruya doğru ben bu kadını hiç sevmezdim. ne overrated, ne sinir kadın diye çemkirirdim. ten renginden ötürü gizli kıllı olduğuna dair tespitler yaparak halkı soğutmaya bile çalıştım. sonra günlerden birgün jake gylenhaal'la anadan üryan romantik komedi çevirmiş diye duydum. heyacan içinde love and other drugs'ı izledim. o gün farkettimki bu kadın iyi oyuncu, hem de çok iyi oyuncu. ağlıyordu, gülüyordu(hem de en sahicisinden). sonra batman'de catwoman olduğu duyumları geldi. oldumu şimdi ya diye isyan ettim. ama birde baktım son batman'deki en iyi şey bu kadın. biseksüel catwoman rolünde harikalar yaratmıştı. ben şahsen kendisini sevmeye karar verdim. tüm sinemaseverlere de öneriyorum. öptüm, kib, bye.

ps: love and other drugs'da farkettimki olağanüstü memeleri varmış. izindeyiz anne reyiz!

harlem shake

an itibariyle mısır'da yasaklanan dans türü. aşırı dinci mısır'lıların şikayetleri neticesinde dans ülke genelinde yasaklanmış. yemin ediyorum bu dincilerde sike sürülecek akıl yok...

kendini bi bok sanan insan modeli

modern zamanların en büyük sorunu. maşallah herkes kral, kraliçe olmadı prenses diana. kapitalizm öyle bir kezbanlık algısı yarattı ki üste başa biraz birşey alan, işi olan herkes dünya fatihi. evet canım bence de, hıhı!

(bkz: bi siktir git çay koy)

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

gırgıriye'de şenlik var moduna dönmüş zirvedir. beni benden daha ateşli savunan gülliye'ye aman scherzo'ya sevgilerimi fışkırtmayı görev bilirim.

playlist: fatih erkoç- oynatmaya az kaldı

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

beni chun-li'ye bağlatan zirvedir. amuda kalkıp helikopter tekmelerimle hepinizi ege denizine gömerim...*

playlist: burak kut- benimle oynama

gül erda

oyunculuk ve sunuculuk yaparken cihangir tayfasının gazına gelerek albüm yapmış kadın. açıkçası oyunculuğu da, şarkıcılığı da hayli kötüdür. birini seç deseler damdan atlamayı tercih ederim. 90'lardaki pop patlaması ile rüştünü ispat etmeye çalışmış lakin başaramamıştır.

jason statham

bana kellerde yakışıklı olabiliyormuş dedirten adam.

(bkz: yalarım)

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

meydanı boş bulanların o kurnadan bu kurnaya çirkef sıçratma zirvesidir. hem ayrıca yaşasın tellioğulları, seferoğullarına ölüm...

arka fon şiiri:

aşk kalbimde yanan bir volkan gibidir
en sevdiğim tatlı kazandibidir

moreno

magazin konusunda ara ara istişare toplantıları yaptığım yazar...

maniac

bu hobbitlerde bozdu dedirten filmdir. 2013 sürümlü elijah wood filmidir aynı zamanda. ahh anam frodo film çekmiş diye giderseniz boyunuzun ölçüsünü alırsınız benden söylemesi. maniac bazı avrupa ülkelerinde içerdiği şiddet sahneleri nedeniyle yasaklanırken, bazılarında da ancak makaslanarak gösterime girdi. bendeniz bu sene ifistanbul kapsamında geceyarısı matinesiyle erkenden izleme şansına nail oldum. film hakikaten anormal bir grafik şiddet içeriyor. bazı kısımlarını izlemeye dayanamıyorsunuz. elijah wood sapık rolünde inanılmaz başarılı. sapığın ara ara geçirdiği kriz sahnelerini öyle bir çekmişlerki teknik anlamda hayran kalıyorsunuz. müzikler hayli başarılı ve filmin atmosferine uygun. los angeles kenti'nin gelir dağılımı bozukluğu da filme ayrı bir tekinsizlik katmış. maniac, 1980 tarihli aynı isimli filmin bir remake'i. çok rahat orijinalinden daha başarılı olduğunu söyleyebilirim. senaryoda ufak tefek değişiklikler var. gelelim konusuna:

annesi bir nemfomanyak olan frank, küçük yaşta sürekli rahatsız edici durumlara maruz kalır. annesinin küçük çocuğu umursamadan yaşadığı hayat frank'i bir süre sonra bir seri katile dönüştürür. öldürdüğü kadınların hepsinde annesini arayan frank, onların kafa derilerini yüzüp evindeki mankenlere takmaktadır.

ps: elijah wood'un otoparkta öldürdüğü kadının ardından arabaya yansıyan görüntüsü, orijinal filmin posterinden bir alıntı. çok şık bir selam çakma olmuş.

denizli

türkiye'de havası en kirli şehirler listesine her sene ilk üçten giren şehir. tebrik ediyorum.

(bkz: kanser)

ahmetonskinin saçını başını yolma zirvesi

birde sen vur zirvesi. gergedan dedim bağrıma bastım o da tırt çıktı! sanırsın gönül yazar misali 124 yaşındayım*. ateşkesten vazgeçtim. 300 spartalı gibi onurumla öleceğim!

playlist: tarkan- yakalarsam muck muck
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...