ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

dario argento

stil sahibi, unutulmaz korku filmlerinin yönetmeni. filmlerini unutulmaz kılan en önemli şey goblin adlı rock grubunun argento filmleri için özel olarak bestelediği rahatsız edici müziklerdir. lucio fulci ile birlikte 70'lerde ve 80'lerin başında italya'nın korku sineması janrında iftihar vesilesi olmuşlardır. şehir efsanesi olması muhtemel de olsa eldivenli katil sahnelerinde hep kendi ellerini kullandığına dair rivayetler vardır. cinayet sahnelerinin gerçekçi olması için kasaplardan et alarak oyuncuların vücuduna yerleştirdiği, holywood sineması için o dönemler tabu kabul edilen çocuk katil temasını seneler önce işlediği gerçektir. argento'nun filmlerini ilginç kılan unsurlardan en önemlisi argento'nun objelerle kurduğu ilginç bağdır. sahne geçişlerinde aniden odağa giren ve zoomlanan masa, tablo, ters açıdan bir pencere gibi şeyler filmlerinde tuhaf ve açıklanması zor bir atmosfer taratır. 70'lerde hayli popüler olan technicolor sistemi* yine argento sinemasını özel kılmıştır. suspiria, phenomena, the bird with the crystal cage, deep red, inferno, tenebre ve opera en iyi filmleri olarak düşünelebilir. son dönemde çektiği filmler malesef usta yönetmen adına utanç verici işler olarak kayıtlara geçmiştir...

ps: aktrist asia argento kızıdır.

rihanna

daha yeni 25 yaşına basmış, melez pop şarkıcısı. rihanna'cığım ilik gibi kızsın falan da bir dur be annem. her gün göt baş açman insanda bir bıkkınlık yaratıyor. sesin de güzel ama şu zenci kıroluklarından vazgeç. birde o kertenkele suratlı, zamanında ağzını burnunu dağıtmış malı bırak ve doğru dürüst bir sevgili yap. öptüm, kib, bye...

çorapla yatmak

şaban styla diyor ve kaçıyorum...

muhteşem yüzyıl

hatice sultan'ın moronlukta level atladığı bölüm olarak kayıtlara geçti. yani mahidevran bile artık stephen hawking kalıyor bu hatice'nin yanında. hayır nedir bu kadındakı pargalı sevdası anlamadımki? herif karıyı gözünün içine baka baka defalarca aldattı. yetmedi çocuk peydahladı. bütün bunlara karşılık hatice sultan, gotik kıyafetler eşliğinde seri katile bağladı. nigar orospusu sana da laflar hazırladım. nedir sendeki bu dengesizlik kuzum? ibo aşkının da bir sınırı, bir raddesi var. hürrem'i alt etmek için hatice ile işbirliği yapmak nasıl bir kafa ürünüdür? hürrem şu kaknem karıyı boğazın serin sularına attırsa da rahatlasam. gelelim sana paçoz cadde kızı mihrimah. bulduğun her yerde malkoçoğlu'nu sıkıştırıyorsun, gözümden kaçmıyor. o benimdir o benim milletimindir ancak tamam mı? neyse bölüm sonunda hürrem hatice'nin ağzını yüzünü muhammed ali clay gibi dağıttı da rahatladım...

adanalı

şahsenem

nartanem şarkısının klibinde don giymemesi reha muhtar'ın haberlerinde enine boyuna tartışılmış şarkıcıdır. 90'lı yıllar şuursuzluğu sayesinde kadının donsuz halleri yavaşlatılmış şekilde defalarca show tv ekranlarına verilmiş ve şahsenem'in ipi çekilmişti. hey gidi hey diyor ve gülüyoruz.

yalın

erkek türk popçular cüce olur iddiasını kanıtlayan şarkıcı. sıkıcı şarkılarıyla gönüllere taht kurmuştur...

hayatın dalları

haşlama taşlama adlı komedi programında yer alan sözde brezilya dizisiydi. yasemin yalçın'ın canlandırdığı asminyez, kötü kadın kerester, kötü adam danyal denyo, jön angutyo, yılmaz erdoğan'ın canlandırdığı peder ozonyo hepsi ama hepsi bu programdaydı. muhtemelen haşlama taşlama adlı tırt programında en komik bölümüydü.

ps: sonra biz 90'ları özlediğimizi söyleyince yaşlı oluyoruz... bırakın yaaa!

murat renay

kemalizm ve orijinallik arasında korelasyon olduğunu düşünenler tarafından eleştirilen insan.

ps: kendisini tanımıyorum ama burdan selamımı çakıyorum...

kayıp şehir

tepkiler ardından fox tv ya da show tv'ye transfer olacağına dair söylentiler olan dizidir. biterse yazık olur, çok uzarsa yine yazık olur...

ikea

fast food mobilya mağazası. bazı başarılı tasarımcılarla çalışıp, çin malı, sunta mobilyaları bize harikaymış diye kakalayan mağazadır. kabul ediyorum ergonomik ve sevimli tasarımları var ürünlerinin. lakin uzun süreli kullanım için uygun olmayan mallar bunlar. dolayısıyla verdiğiniz paraya değmezler. sakın mağazanın albenisine kapılıp büyük çaplı ürünler almayın. ikea ıvır zıvır ürünler almak ve yemek yemek için uygun bir yer. gidin tabak- çanak alın, dekorasyon ürünleri alın! olmadı köftenizi yiyin dönün...

ayı sözlük yazarlarının zirve önerileri

ifistanbul olmadı ama istanbul film festivali'nde gösterilecek eşcinsel temalı bir film ya da belgesel için zirve yapılabilir.

üsküdar

bir pazar günü vapur iskelesinin bulunduğu kısımda kısa bir yürüyüş size tüm akp seçmeninden portreler sunacaktır. üsküdar anadolu yakasının fatih'idir.

ps: kuzguncuk'a kıyamadım. onu dışarda tutuyorum bu ilçeden.

(bkz: evlerden ırak)

ömür gedik

sivrisinekleri öldürmeyelim, telkin yoluyla dışarı çıkartalım diyen kadın. kendisine acil şifalar dilerken hayvan sevgisiyle hıyarlık arasında bazı farklar olduğunu belirtmekten kıvanç duyuyorum...

ps: geçenlerde şarkı söylüyordu tv'de. balkondan atladım, ölmedim. çok bahtsızım, çok!

kürk gerçek ama ben evde kedi besliyorum

zeka küpü iclal aydın'ın akıllara zarar beyanatıdır. iclal'ciğim hayvanseverliğinden gözlerim yaşardı. yinede kedin 911'i aramayı acilen öğrensin. yakın zamanda tüylü terlik ihtiyacının falan olur, mazallah...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

nil erkoçlar

malesef beklenen sonu yaşamaya başlamıştır. ayşe arman'a verdiği röportaj ardından aşırı dinci gruplar tarafından yüzlerce ölüm tehditi aldığı bugün itibariyle gazetelere düştü. korkudan şehir dışına çıktığı ve türkiye'yi terketmeye hazırlandığı gelen bilgiler arasında. ne diyebilirim ki? bol şans rüzgar...

sevgiliyle birlikte yaşamak

her sevgilinin ilk zamanlar arzu ettiği durumdur. sonsuza dek mutlu yaşadılar dönemi bittikten sonra sevgililer ev içinde birbirlerini en mahrem ayrıntılarına kadar tanımaya başlar. artık rüya bitmiştir ve gerçeklere dayanan bi film başlamıştır. oyuncular ellerindeki senaryoya bağlı kalarak doğaçlama yapabilir ya da gişe yapacağım diye ilişkiyi sonlandırabilir. beraber yaşayacak çiftlerin aklından çıkarmaması gereken en önemli şeyler şunlardır: yalnız kalamama sorunsalı, kendinize ait alanların daralması, hesap verme gibi durumlardır. velhasıl beraber yaşamak hem güzel hem de zor birşeydir... hepinize iyi seyirler!

yavuz bingöl

huzur verici sese sahip türkücü. bazı türküler sesine öyle yakışırki ağlamak ister, ananızı babanızı yadedersiniz. lise son sınıftayken içine düştüğüm bunalımlarda bana türküleriyle arkadaşlık yapmışlığı vardır. artık pek dinlemiyorum ama son albümünde saçlarını taramışsın türküsünü mükemmel söylemiştir.

ps:rakı masasında iyi gidiyor...

fikret kuşkan

döneminin en başarılı ve karizmatik oyuncusu. şimdilerde ara sıra yan rollerle karşımıza çıkıyor. dönersen ıslık çal'daki travesti rolüyle hafızalara kazınmıştır.

ps: seksapelinin tavan yaptığı dönemlerde ayşegül aldinç'in anladım ben seni klibinde çırılçıplak soyunarak kızların tv ekranlarına kilitlenmesini sağlamıştı. seneler önce böyle klipler çekilirken şimdilerde tosun paşa'nın hamam sahnelerini makaslıyoruz...

ps2: hande ataizi 90'lı yıllardaki bir röportajında bekaretini fikret kuşkan'a verdiğini itiraf etmişti. *
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...