ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

fesleğen

kurusu salata sosuna karıştırıldığında çılgın atan bitki. saksı bitkisi olarakta pek şükeladır...

meral zeren

türk sineması'nın 70lerde çıkardığı en sevimli, en güzel aktrislerden biri. akıllara kemal sunal'la oynadığı filmlerle kazınmıştır. salako, köyden indim şehire, hanzo, salak bacılar, şaşkın damat, minik cadı en ünlü filmleridir. duyduğuma göre bebek'teki evinde kedileri ve köpekleriyle yaşam savaşı veriyormuş. hayat çok acımasız ve türkiye sanatçısına değer vermeyen berbat bir ülke...

şehirlere göre ayı sözlük kullanıcı sayıları

doğum yeri adana olan bir sürü yazar tanımış olmama rağmen adana'nın listede olmaması tarafımı üzmüştür. hoş ben de istanbul'dayım o ayrı...

edit: oha adana listede 4. sıradaymış. kaynak götüm medyası gibi yorum yapmışım.

muhteşem yüzyıl

lübnan'da çılgın partiler verilerek izlenen dizi. lübnan'lı arkadaşlarımın iddiasına göre dizi öylesine anormal bir moda yaratmışki haftasonları jet sosyete osmanlı kostümleri giyerek diziyi discolarda ve clublarda izliyormuş. bu partiler öylesine büyük bir olay haline gelmişki mısır'dan, ürdün'den, dubai'den zenginler içkiler eşliğinde türkçe şarkılar söyleyerek diziye tezahuratlar yapıyormuş. ve diziye yönelik bir başka tuhaf iddia; rivayet o ki dizi başlar başlamaz suriye'de iç savaşın tarafları topu tüfeği bırakıp 2 saat savaşmıyormuş. allah akıl versin diyor, hürrem'in önünde saygıyla eğiliyoruz...

intikam

beren saat hatrına izlenen dizi. o nasıl facia flashback sahneleridir arkadaş. hayır seneler öncesini gösteriyoruzdan anladığınız, oyunculara tarlabaşından aldığınız perukları takmakmı? beren saat her peruk taktığında utançtan kanal değiştirmek istiyorum o derece. birde yaprak dökümü dizisinin en ezik karakteri sedef'in burda ruh hastası selen'i canlandırması bence olmuyor, olamıyor... yokmuydu yani şöyle fettan görüntülü bir tiyatro oyuncusu? birde orta yaşlı hırslı zengin kadın diyince aklıma aşk-ı memnu'nun firdevs hanım'ı geliyor. nebahat çehre çitayı öyle bir yükselttiki kim böyle rollere çıksa sırıtıyor. tabi dizinin yoklukta gideri var, o ayrı...

ps: adem yakışklımı ne?
ps2: biri şahikaya bok gibi vücüdü olduğunu ve sırt dekolteli elbiseler giymemesi gerektiğini söylesin...

serdar ortaç şarkılarındaki mükemmel sözler

topu topu bir deste
ara sıra bir besle
iki nota bir besteyim

ps: ossuruk çocuk tekerlemelerinin bile bir anlamı var. oha serdar, oha!

wolverine

yeşilçam filmleri, eski tv programları, 80'li yıllar falan derken entryler arası tenis maçı yaptığımız yazar. yine de şampiyon belli ikinci kim diyorum!

bir demet menekşe

sessiz sedasız sizi hüzne boğan eski bir türk filmidir. yeşilçam sinemasının klasik melodram kalıbı zengin erkek, fakir kız temasına kendinden birşeyler eklemesini bilmiştir. hale soygazi'nin ürkek bir kuş gibi mahalle baskısı altında ezilmesini, evde kalmış ablanın güzel kız kardeşini içten içe kıskanmasını ve sınıf çatışmasını çok naif bir tonla anlatır. inanılmaz hoş bir müziğe sahip filmde kötü kadın rolündeki lale belkıs belki de kariyerindeki en iyi performanı gösterir. filmin senaroyusu selim ileri'ye, yönetmenliği ise zeki ökten'e aittir.

ebru gündeş

kıro kadın dendimi akla ilk gelen kadındır. bunun akıllı ol senin aklını alırım falan gibi sözlere sahip bir şarkısı vardı. hala duyunca ürperiyorum...

ırgalamaz beni

gülşen'in 2013 model beni durdursan mı albümünün en sıkı şarkısı. olmuş bu şarkı, valla olmuş...

yeniden ikinci bahar yarışması

hafızalara oya hanım'ın kıskançlık krizi neticesinde bir tencere yemeğin içine tuz boşaltmasıyla kazınmış evlilik yarışması.*

at etinin yüzde yüz dana domuz eti diyen ürünlerden çıkması

at etini lüpür lüpür yiyen fransızlar için sorun teşkil etmeyen durumdur.

en seksi porno oyuncuları

bdp heyetinin karadeniz turu

insanı uzun uzun düşündüren gezi. zaten bu saatten sonra bu geziyi doğru ya da yanlış olarak analiz etmenin de bir manası kalmadı. hayli kırılgan ve flu bir zeminde ilerleyen barış sürecinde gerçekleştirilen hdk gezisinin hiç akil bir iş olmadığını anlamak için kahin olmaya gerek yok. getirisi yola çıkarkende belli olmayan bu eylemin sonunda devasa bir hiç kazanıldı. varolan önyargılar, birbirinden nefret etmelerin üzerine bir tuğla daha attı. nispeten daha ılıman milliyetçi bir bölgede yapılsa dahi reaksiyon alacak bir gezinin böylesi linç olaylarıyla sonlanmasının zihin açıcı olmasını temenni ediyorum. vatan bölünmez bir bütündür diyenlerin de aynaya bakarak bu söze inanıyormuyum diye kendilerine sormasında fayda var. çünkü bdp'liler veya kürt hareketiyle bağlantılı insanlar karadeniz'e özgürce giremiyorsa ya da milliyetçiler diyarbakır'a giderken düşünüyorsa bu ülke fiilen bölünmüş demektir. varolan bu tablodan hiçbir özeleştiri yapmadan çıkanlar barışa hizmet ediyor olamaz. net!

sevmekten kim usanır

rast makamında bir eserdir. en güzel fasıl şarkılarının başında gelir. arapsaçına dönmüş ilişkileri türk sanat müziği inceliğinde betimler...

ps: nev'in yaptığı cover hayvan gibi güzeldir. kadehimi ayı sözlük yazarlarına kaldırıyorum!

34

ileri derecede 30 yaş bunalımı yaşayan bendenizin 1 sene sonra içine düşeceği yaştır...

dark bear

mutlu yıllar dileklerimi fışkırttığım sözlük babası!

renkli dünya

türk usulü moulin rouge çekilse nasıl olurdu sorusuna cevaptır.

ps: filmde gülşen bubikoğlu'nun söylediği şarkıları şarkıcı yeliz seslendirmiştir.

yaran diyaloglar

esra erol'da evlen benimle adlı programdan:

-ispanyol dansı yapabilen erkeklerden hoşlanırım!
-daha oraya gitmedim...

bahar öztan

yeşilçam'ın en uyduruk kadın yıldızlarından biri. gamzeleriyle meşhur olmuştur. bahar öztan'ın oynadığı bir filme gözünüz kapalı berbat yaftası yapıştırabilirsiniz. video kaset furyası bitince bahar öztan'ta diğer uyduruk yıldızlarla( sevtap parman, fulden uras, yaprak özdemiroğlu vb) beraber tarihe karışmıştır.

ps: ama fulden uras hala şarkı söylüyor demeyin kalbinizi kırarım!
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...