ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

taraf gazetesi

öyle bir liberal gazete düşününki mini etek giyilen bir defile için fahişelik benzetmesi yapsın, eşcinsellere, dindar olmayan insanlara, alevilere hakaret eden bir hükümeti sırf askeri vesayeti kaldırıyor diye destek versin, ergenekon davasında yaşanan kepazeliklerden şikayet edenleri faşistlikle suçlasın... bu liste daha böyle uzar gider. kendileriyle aynı fikirde olmadığınızı anladıkları anda taraf yazarlarının hoşgörü maskesi bir anda düşer. türkiye'de en nefret ettiğim şey olan kendi fikrini dikte ettirme hastalığının canlı kanıtıdır bu gazete. öyle bir kibirdirki bu, ama diye karşı çıkarsanız ne faşistliğiniz ne kafatasçılığınız ne de darbeciliğiniz kalır. korkunç bir gazete. bazı yazarları şimdilerde istifa etmiş... artık gönül rahatlığıyla akp'li olduklarını ifşa edebilirler...

666

incil'de bahsi geçen rakam. şeytanı temsil ettiğine inanılır. ibranice'de 666 www anlamın geldiği için zamanında bolca spekülasyonu yapılmıştı.

(bkz: şeytan)
(bkz: kıyamet)

gafsa

natacha atlas'ın halas diyerek bitirdiği mükemmel şarkı.

ps: halas arapça'da yeter,bitti gibi anlamlara geliyormuş.

after earth

kariyeri uçurumdan hızla düşmekte olan m.night shyamalan'ın son filmi. her filmiyle beklentileri tavan yaptırıp sonra sıçırtan shyamalan, bakalım bu sefer ne edecek? götü kurtarmak için son şansı olabilir. ismi öylesine büyük bir hayalkırıklığı dalgası yaratmış durumdaki fragmanlarda adının geçmeyeceği gelen bilgiler arasında. filmin sızan görüntüleri iyi görünüyor. yaz döneminde vizyona girecekmiş. izlemek lazım...

street fighter’da hangi karakter

ayı sözlük yazarlarının izlediği diziler

ergenekon davası

türkiye'nin kanını senelerdir emen derin devlet ve çetelerle hesaplaşmak için tarihi bir fırsat olabilecekken bir faciaya dönüşen davadır. süreç öylesine trajik bir hal almıştırki derin devlet ve darbelerle yüzleşmek isteyen, ergenekon davasına ilk etapta destek veren isimler dahi davaya dahil edilmiştir. iddianamede öylesine fantastik şeyler vardırki inanamazsınız. hanefi avcı gibi azılı solcu düşmanları da vardır bu davada, sosyalistlerde, sosyal demokratlarda, faşistlerde. akp ve cemaat, muhalif kanada önderlik edebilecek tüm isimleri ve grupları özenle bu davaya dahil etmiştir. nedim şener ve ahmet şık gibi isimler uluslararası arenada büyük tepki çekince onları salıvererek şirinlik yapılmış, diğer insanlar ise hapishanelerde çürümeye terkedilmiştir. dava utanç vericidir... yine de umutluyum. gün gelecek bizde kindar nesle önderlik eden ve ve kanunsuzluk yapan cemaatçilerin ve siyasetçilerin yargılandığını göreceğiz!

hakan akkaya

solaryuma girme olayından bir türlü vazgeçmeyen modacı. bu zat, solaryum gibi dünyanın en iğrenç şeylerinden birini kendisine yakıştırır sonra da ahkam keser. yarışmasında beğenmediği yarışmacıların kıyafetini keser, yetmezse hakaret eder. sanırsın alexander mcqueen de biz değerini bilmiyoruz. vasatlıklar ülkesi türkiye'de yaşayınca herşey mübah sayılıyor tabi. koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler diyor ve kendisine hayatta başarılar diliyorum.

(bkz: çirkef gay)

ahmet

seneler ve seneler önce annemin çığlıklar atarak bana dinlettirdiği şarkı. ismimin bir şarkıda geçmesi heyecanlandırmıştı garibi...

ayı sözlük yazarlarının askerlik anıları

mardin kızıltepe'deki o meşum günleri hiç hatırlamak istemiyorum. terhisime iki gün kala gözümün altından akrep sokmuştu. bundan ala korku filmi olmazda ne olur?

ps: birbirlerine masturbasyon yapan, yatakta oynaşan onlarca erkek vardı. ve sorsan hepsi sapına kadar erkekti.

adile naşit

türk sinemasındaki en önemli karakter oyuncularından birisidir. ayşen gruda, kemal sunal, şener şen gibi önemli komedi oyuncuları arasında çok özel bir yeri vardır. o denli sevilmiştirki, birçok insan onu izlerken kendi annesini, teyzesini izliyormuş gibi bir hisse kapıllır. o bizim hafize anamız, masalcı teyzemiz ve turşu suyunun iyisi sirkeyle yapılır diyen adilemiz olarak kalacaktır. nur içinde yatsın...

ayak kokusu

husky

bekçi köpeği olmak için uygun değidir. bunun nedeni havlamak yerine ulumayı tercih etmesinden kaynaklanır. aslında pet hayvanı olarakta çok uygun değildir. doğası gereği başına buyruk ve komut dinlemez bir karaktere sahiptir. görüntüsüne tav olan birçok insan bir süre sonra bu hayvanı ya sokaklara atar ya da barınaklara terkeder. aynı hazin son dalmaçyalı cinsi için de geçerlidir. hangi köpek benim için uygun ve ben bu sorumluluğu alabilirmiyim sorusunu sormadan lütfen köpek almayın. veyahut gelin ben sizi bir güzel döveyim...

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

atatürk üzerinden tartışılan bu konu, türkiye toplumun ne kadar sağlıksız, hasta ve bölünmüş bir ruh halinde olduğunu kanıtlar nitelikte. herkes birbiriyle hemfikir olmak zorunda değil amenna. lakin türkiye öyle bir ruhsal sakatlık içinde ki herkes kendi fikrinin ne kadar doğru olduğunu gerekirse şiddete ve hakarete başvurarak kanıtlamaya çalışıyor. bu koşullarda atatürk de kürt sorunu da siyaset de tartışılamıyor. liberaller, kürtler ve dindarlar 1920 ve 30'ların koşullarını es geçmeyi ve kendi tezlerini desteklemek için faşizm nakaratını tekrarlamayı uygun bulurken kimi kemalistler ve ulusalcılar faşizan bir üslupla ötekini yok sayabiliyor. yekpare olarak insanları sınıflandırmayı uygun bulmuyorum. demin saydığım gruplar içinde bile ayrıksı fikirleri olan ve ortak paydaya sahip olan insanlar çıkabilir. kişisel kanaatim hakaret ve yaftalama olmadığı sürece herkesin herşeyi söyleyebilmesinden yana. atatürk konusunda benim de fikirlerim var elbette. atatürk'e yaptığı birçok şey için saygı duyuyorum. ama kemalizmin de kutsal olmadığını ve içinde bulunduğumuz dönemin sorunlarını çözmek için yetersiz kaldığını düşünüyorum. umarım birgün ne takunya ne de faşizm diyebilmeyi becerebiliriz.

ben sana kalk soğan hazırla demedim mi

senelerdir gülmekten vazgeçemediğim video'nun kült sözleridir. kalk kız soğan hazırla diye bağıran annenin dağılmış saçları, örgü ceketi ve suratındaki seri katil bakışını hiçbir şeye değişmem...

aigai

saygılar bizden efendim...takipteyim!

papanın twitter hesabı açması

ben isa'nın yerinde olsam altta kalmam hemen bir hesap açarım. nick önerisi de benden, jesus christ superstar!

(bkz: jesus christ)

jesus christ

tanrının oğlu olmasından mütevelli hristiyanların zor anlarında yardım da dilendikleri peygamber. ingilizce de zamanla abovv, aman yarabbim gibi anlamlara gelen bir kalıba dönüşmüştür.

şeriatı demokrasi olarak algılıyorum

marjinal islamcı kızımız esra elönü'nün son açıklaması. kendisine acil şifalar diliyorum.

  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...