ibranice
israil'in resmi dilidir. arapça ile aynı aileden gelir. hayli ilginç bir alfabesi vardır. inanılmaz derecede melodik dildir. ibranice'nin tuhaf bir özelliği daha vardır. her harf aynı zamanda bir rakama karşılık gelir. yahudiler, bu durumu tevrat'ın matematiksel bir iç bütünlüğü vardır diyerek açıklar. tevrat'ın rakamsal bir sır içerdiğini düşünen ve bunu çözmek için kafayı yiyen bir dolu insan vardır. son dönemlerde tevrat'takı rakam gizemini mistik bazı öğretilerle harmanlayan kabalacılar türemiştir. madonna bu akımın en sansasyonel simalarındandır. dünyanın en eski dillerinden biri olan ibranice'yi günümüzde 3,5 milyon insanın kullandığı iddia edilmektedir.
ps: kanımca yeryüzünde bu dilden daha seksi fonetiği olan başka bir dil yoktur.
balkonda bisiklet sürmek
80'lerde çocuk olanların hayli keyif aldığı, saçma ama eğlenceli aktivitedir. balkonda bisiklet süren çocuk bunu birkaç neden için yapabilir:
a)anne aşağı inmesine izin vermemiştir.
b)hava çok sıcaktır. balkonun gölgesi işine gelir.
c)en sevdiği arkadaşı evde değildir.
d)hıyardır.
e)hepsi
dana international
sesi fena sayılmayacak israil'li transeksüel pop şarkıcısı. transeksüel kimliği yüzünden önceleri hayli zorluk çekmiş lakin uluslararası bir şöhret haline gelmiştir. 98 yılında eurovision'da birinci olduktan sonra ülkesi israil'de halk ikiye bölünmüştür. bizi bu sapık temsil edemez diyen dinci yahudilerin aksine şöhreti daha da büyümüştür. ve malesef dana'nın bülent ersoy'la düet yapma isteği bizzat milli divamız tarafından reddedilmiştir. israil'le aramız limoni olmadan önce sık sık ülkemize gelir, gay barlarda fink atardı. zorlarsanız meltem cumbul'a benzetebilirsiniz...
ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar
elinde tesbihle gezen gay
tüm eşcinsellerin aynı tornadan çıkmadığını gösteren durumdur. bırakın herkes istediği gibi yaşasın. futbol seven, tespih çeken eşcinseller olduğu gibi ultra feminen, stil için tüm parasını harcayan gayler de var. bu dahil genellemelerin hepsi yanlıştır...
her türlü kemalizm eleştirisinin atatürk e hakaret sayılması
böyle bir işe kalkışılıyorsa her şeyden önce işi sulandırmamak ve ölçülü olmak gerekir. eleştiriyle hakaret, analizle internet donkişot'luğu aynı şeyler değillerdir. cidden kemalist olup söylenenlere karşı çıkanların yanında daha zeki ve dikkat çekici bir entellektüel düzeye sahip olduklarının altını çizmek isteyenler, kemalizm eleştirisi gibi netameli konuların sulanmasına neden oluyorlar. kemalizme karşı çıkanların anlamadıkları nokta şu: mustafa kemal bu toplum için her şeyden öte duygusal bir figürdür. dolayısıyla deşmek ve yüzleşmek zaman zaman toplumsal bir sarsıntıya yol açıyor. ayakları yere basmayan, kırıcı cümlelerle yapılan eleştiriler kemalizme yöneltilen anlamlı eleştirilerin de gümbürtüye gitmesine neden oluyor. klasik bir kemalizm yok, bunlar hem sağcı hem solcu oluyorlar" bu ne yaa!" demeden önce ilk tartışılması gereken şeyse kemalizmin bir ideoloji olup olmadığını tartışmaktır. bence değildir.
emir kusturica
bosna savaşı sırasında tecavüze uğrayan ve öldürülen müslümanlar için mübalağa ediyorlar o kadar da önemli bir olay değil diyen büyük yönetmen. faşist milosevic yönetimine alenen destek vermiş ve yakın zamanda müslüman köklerimle barışık değilim diyerek hristiyan olmuştur. doğup büyüdüğü saraybosna'ya da bir daha asla adım atmamıştır.
ne kadar güzel filmler çekse, süper müzikler yapsa da hiçbir eseri ölen, tecavüze uğrayan insanların gözyaşlarından kıymetli değildir. hakkında en mantıklı yorumu zizek yapmıştır:
''batı'ya balkanları görmek istedikleri gibi göstermiştir. bu nedenle de yugoslavya'da olanların batı tarafından yanlış anlanmasına sebep olmuştur.''
mutemadiyen bakiyorum
olaylara farklı açıdan bakmanın kibir ve yaftalamayla yapılmadığını bilenlerce gülüp geçilen yazar.
tosun paşa
dönemin en önemli yeşilçam oyuncularının resmi geçit yaptığı, şener şen ve kemal sunal'ın devleştiği komedi filmi. filmde, kemal sunal'ın müjde ar'ı salıncakta salladığı ve ona şiirler okuduğu bir bölüm vardır ki kült replikler barındırır. sapık dinci anlayış yüzünden trt ve kanal7, filmin en komik ve eğlenceli hamam sahnesini makaslayarak türkiye'de bir ilke imza atmıştır. konuyla ilgili tartışmalar hala sürmektedir. tosun paşa'nın leyla hanım'a okuduğu şiir:
aşk kalbimde yanan bir volkan gibidir
en sevdiğim tatlı kazandibidir
zorlu center
heyula şeklinde levent'in kalbinde yükselen yarı alışveriş merkezi, yarı residence bir şey. görüntüsünün iğrençliğinden geçtim satış ofisi bekarlara ev satmayacakmış ve daire almak isteyenlerle mülakat yapacakmış. götümle bile gülemedim.
ps:
jamie oliver'in burda açacağı italyan lokantasına giderim diyordum, vazgeçtim. siktirsinler!
ümit karan
adana'lıdır, hemşomdur...
*
çiğ sucuk yemek
kurt yapan zevkli eylem. lakin kurt yapma ihtimali şaka değil gerçektir. midenize yenik düşmeyin, pişirin şu zıkkımı...
don t feed the troll
sazanları avlamak için başlık açmış troll'lerin ekmeğine yağ sürmemektir. aptallarla tartışmak aptallıktır. geyik bile yapmayınız, hızla uzaklaşınız...
kemalist kişilik bozukluğu
yapma demiyorum hobi olarak yine yap
topağacı
nişantaşı, teşvikiye ve beşiktaş üçgeni arasında sıkışmış süper sevimli, elit semt. mahalle barları, bale okulları ve sanat gelerileriyle istanbul içinde sanal bir avrupa havası yaşatır. kibirli nişantaşı havasından da züppe etiler imajından da uzaktır. gerçek şehirlidir.
en güzel ayıların olduğu ülkeler
she-ra
he-man'in güzeller güzeli kızkardeşi. 80'li yılların en güzel çizgi filmlerinden biriydi. he-man'i de çok severdim ama she-ra mini eteği ve sapsarı saçlarıyla popstar bir süper-kahramandı. prenses adora'dan she-ra'ya dönüşeceği sırada
gölgelerin şerefi adına diye bağırırdı yelloz...
futurelavirs
sözlüğe bir girdi pir girdi. iyi yazıyor... takipteyiz...
bizim milli içkimiz ayrandır
padişahımız 1. tayyip'in global alkol sempozyumu'nda yaptığı açıklamadır. sevgili padişahımız, sözlerine cinayetlerin ve ahlaksızlıkların hep içkinin sonucu olduğunu açıklayarak tavan yaptırmıştır. 1. tayyip'in en fantastik beyanatı ise ülkede birayı milli içecek yaptılar, sözleridir. yahu biz senelerce yunanistan'la rakı-uzo tartışmasını boşuna mı yaşadık? keşke tayyip o zaman bizi aydınlatsaydı...