ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

ibranice

israil'in resmi dilidir. arapça ile aynı aileden gelir. hayli ilginç bir alfabesi vardır. inanılmaz derecede melodik dildir. ibranice'nin tuhaf bir özelliği daha vardır. her harf aynı zamanda bir rakama karşılık gelir. yahudiler, bu durumu tevrat'ın matematiksel bir iç bütünlüğü vardır diyerek açıklar. tevrat'ın rakamsal bir sır içerdiğini düşünen ve bunu çözmek için kafayı yiyen bir dolu insan vardır. son dönemlerde tevrat'takı rakam gizemini mistik bazı öğretilerle harmanlayan kabalacılar türemiştir. madonna bu akımın en sansasyonel simalarındandır. dünyanın en eski dillerinden biri olan ibranice'yi günümüzde 3,5 milyon insanın kullandığı iddia edilmektedir.

ps: kanımca yeryüzünde bu dilden daha seksi fonetiği olan başka bir dil yoktur.

balkonda bisiklet sürmek

80'lerde çocuk olanların hayli keyif aldığı, saçma ama eğlenceli aktivitedir. balkonda bisiklet süren çocuk bunu birkaç neden için yapabilir:

a)anne aşağı inmesine izin vermemiştir.
b)hava çok sıcaktır. balkonun gölgesi işine gelir.
c)en sevdiği arkadaşı evde değildir.
d)hıyardır.
e)hepsi

dana international

sesi fena sayılmayacak israil'li transeksüel pop şarkıcısı. transeksüel kimliği yüzünden önceleri hayli zorluk çekmiş lakin uluslararası bir şöhret haline gelmiştir. 98 yılında eurovision'da birinci olduktan sonra ülkesi israil'de halk ikiye bölünmüştür. bizi bu sapık temsil edemez diyen dinci yahudilerin aksine şöhreti daha da büyümüştür. ve malesef dana'nın bülent ersoy'la düet yapma isteği bizzat milli divamız tarafından reddedilmiştir. israil'le aramız limoni olmadan önce sık sık ülkemize gelir, gay barlarda fink atardı. zorlarsanız meltem cumbul'a benzetebilirsiniz...

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

elinde tesbihle gezen gay

tüm eşcinsellerin aynı tornadan çıkmadığını gösteren durumdur. bırakın herkes istediği gibi yaşasın. futbol seven, tespih çeken eşcinseller olduğu gibi ultra feminen, stil için tüm parasını harcayan gayler de var. bu dahil genellemelerin hepsi yanlıştır...

her türlü kemalizm eleştirisinin atatürk e hakaret sayılması

böyle bir işe kalkışılıyorsa her şeyden önce işi sulandırmamak ve ölçülü olmak gerekir. eleştiriyle hakaret, analizle internet donkişot'luğu aynı şeyler değillerdir. cidden kemalist olup söylenenlere karşı çıkanların yanında daha zeki ve dikkat çekici bir entellektüel düzeye sahip olduklarının altını çizmek isteyenler, kemalizm eleştirisi gibi netameli konuların sulanmasına neden oluyorlar. kemalizme karşı çıkanların anlamadıkları nokta şu: mustafa kemal bu toplum için her şeyden öte duygusal bir figürdür. dolayısıyla deşmek ve yüzleşmek zaman zaman toplumsal bir sarsıntıya yol açıyor. ayakları yere basmayan, kırıcı cümlelerle yapılan eleştiriler kemalizme yöneltilen anlamlı eleştirilerin de gümbürtüye gitmesine neden oluyor. klasik bir kemalizm yok, bunlar hem sağcı hem solcu oluyorlar" bu ne yaa!" demeden önce ilk tartışılması gereken şeyse kemalizmin bir ideoloji olup olmadığını tartışmaktır. bence değildir.

emir kusturica

bosna savaşı sırasında tecavüze uğrayan ve öldürülen müslümanlar için mübalağa ediyorlar o kadar da önemli bir olay değil diyen büyük yönetmen. faşist milosevic yönetimine alenen destek vermiş ve yakın zamanda müslüman köklerimle barışık değilim diyerek hristiyan olmuştur. doğup büyüdüğü saraybosna'ya da bir daha asla adım atmamıştır.

ne kadar güzel filmler çekse, süper müzikler yapsa da hiçbir eseri ölen, tecavüze uğrayan insanların gözyaşlarından kıymetli değildir. hakkında en mantıklı yorumu zizek yapmıştır:

''batı'ya balkanları görmek istedikleri gibi göstermiştir. bu nedenle de yugoslavya'da olanların batı tarafından yanlış anlanmasına sebep olmuştur.''

mutemadiyen bakiyorum

olaylara farklı açıdan bakmanın kibir ve yaftalamayla yapılmadığını bilenlerce gülüp geçilen yazar.

tosun paşa

dönemin en önemli yeşilçam oyuncularının resmi geçit yaptığı, şener şen ve kemal sunal'ın devleştiği komedi filmi. filmde, kemal sunal'ın müjde ar'ı salıncakta salladığı ve ona şiirler okuduğu bir bölüm vardır ki kült replikler barındırır. sapık dinci anlayış yüzünden trt ve kanal7, filmin en komik ve eğlenceli hamam sahnesini makaslayarak türkiye'de bir ilke imza atmıştır. konuyla ilgili tartışmalar hala sürmektedir. tosun paşa'nın leyla hanım'a okuduğu şiir:

aşk kalbimde yanan bir volkan gibidir
en sevdiğim tatlı kazandibidir

zorlu center

heyula şeklinde levent'in kalbinde yükselen yarı alışveriş merkezi, yarı residence bir şey. görüntüsünün iğrençliğinden geçtim satış ofisi bekarlara ev satmayacakmış ve daire almak isteyenlerle mülakat yapacakmış. götümle bile gülemedim.

ps: jamie oliver'in burda açacağı italyan lokantasına giderim diyordum, vazgeçtim. siktirsinler!

ümit karan

adana'lıdır, hemşomdur... *

çiğ sucuk yemek

kurt yapan zevkli eylem. lakin kurt yapma ihtimali şaka değil gerçektir. midenize yenik düşmeyin, pişirin şu zıkkımı...

don t feed the troll

sazanları avlamak için başlık açmış troll'lerin ekmeğine yağ sürmemektir. aptallarla tartışmak aptallıktır. geyik bile yapmayınız, hızla uzaklaşınız...

kemalist kişilik bozukluğu

yapma demiyorum hobi olarak yine yap

topağacı

nişantaşı, teşvikiye ve beşiktaş üçgeni arasında sıkışmış süper sevimli, elit semt. mahalle barları, bale okulları ve sanat gelerileriyle istanbul içinde sanal bir avrupa havası yaşatır. kibirli nişantaşı havasından da züppe etiler imajından da uzaktır. gerçek şehirlidir.

en güzel ayıların olduğu ülkeler

she-ra

he-man'in güzeller güzeli kızkardeşi. 80'li yılların en güzel çizgi filmlerinden biriydi. he-man'i de çok severdim ama she-ra mini eteği ve sapsarı saçlarıyla popstar bir süper-kahramandı. prenses adora'dan she-ra'ya dönüşeceği sırada gölgelerin şerefi adına diye bağırırdı yelloz...

futurelavirs

sözlüğe bir girdi pir girdi. iyi yazıyor... takipteyiz...

bizim milli içkimiz ayrandır

padişahımız 1. tayyip'in global alkol sempozyumu'nda yaptığı açıklamadır. sevgili padişahımız, sözlerine cinayetlerin ve ahlaksızlıkların hep içkinin sonucu olduğunu açıklayarak tavan yaptırmıştır. 1. tayyip'in en fantastik beyanatı ise ülkede birayı milli içecek yaptılar, sözleridir. yahu biz senelerce yunanistan'la rakı-uzo tartışmasını boşuna mı yaşadık? keşke tayyip o zaman bizi aydınlatsaydı...
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...