ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

damağın kaşınması

dili damağa sertçe sürme ihtiyacı oluşturan durum. damağa dil atmak olarak düşünülebilir!

eşek hoş laftan ne anlar

eşek hoş laftan ne anlar zamanla eşek hoşaftan en anlar'a dönüşmüştür. ve artık doğru olduğu iddia edilen hali kullanılmamaktadır. adana gibi memleketlerde bu atasözü eşek hoşaftan en anlar suyunu içer tortusunu bırakır gibi zenginleştirilmiş haliyle de tınlayabilir.

samed behrengi

güllü lokum

hoş kokulu, en karakteristik lokumdur. osmanlı döneminde çifte kavrulmuş'tan sonra en fazla tüketilen lokum çeşidiymiş. hacı bekir'den alınmış bir kutu size orgazmik anlar yaşatabilir...

ps: şu an lüp lüp lokumları götürüyorum. hem pargalı ibraam'dan neyim eksik?

30 yaş bunalımı

yirmilerdeyken uzak bir gelecekmiş gibi görünen, bir anda 30'lu yaşlara girilince kişiyi yaşlanma paniğinin içine sokan durumdur. daha dün gibiydi, ben üniversitedeyken, hey gidi hey gibi cümlelerle başlayan konuşmalar yapıyorsanız welcome to my club dostlar!

ps: aslında 20'li yaşlarda yapmayı hayal ettiğiniz şeylerin kaçta kaçını yaptığınızla ilgili bir durumdur... hey gidi hey...

bilinen en büyük gaflar

cenk eren okan bayülgen'le ilişkiler üzerine konuşmaktadır. hiddetle şunları söyleyip güldürür:

- beni bırakıp giden adamın aman kadının arkasından ağlamam.

ps: ağlama bebeğim. daha ne adamlar aman kadınlar var şu hayatta!

hugo chavez

kendisini stalin, mussolini gibi tiplerle karşılaştıranları görmemizi sağlayan lider. gelir dağılımı bozukluğuna savaş açmış, belki de ülke tarihinde ilk kez yoksulların petrol gelirlerinden nasiplenmesini sağlamıştır. kör öldü badem göz oldu şeklinde bir durum olduğunu sanmıyorum. yaptığı hatalar ve trübinlere oynayan bazı halleri olsada chavez, uygulamaya çalıştığı sosyalizm ilkelerini halkına doğru anlatmış ve gerekli desteği defalarca almıştır. sömürgeci liberallerin ona faşist demesi ve ölümü ardından sevinmesi zaten kimseyi şaşırtmıyor. bu adamın ülkesi için yaptığı şeyleri görmeyenleri allah çarpar diyor ve bazı istatistikleri paylaşmak istiyorum. chavez iktidarı boyunca yoksulluk oranı %43'ten % 21'e inmiş, sanılanın aksine yabancı yatırım artmış ve 5 milyar doları aşmış, enflasyon % 20'ler civarında seyretmiştir. halkını yoksulluktan, sefaletten ve dışa bağımlı olmaktan kurtarma hamleleri için bu adamı faşist olmakla suçluyorlar ya gülüyorum. hee canım evet bence de! nur içinde yatsın...

muhteşem yüzyıl

son bölüm itibariyle hatice sultan gotiklikte level atladı. hatçe'ciğim ormanda walking dead, corpse bride ayarında dolaşırken adeta tim burton yelleri esti dizide. benim anlayamadığım şu, hürrem hatice'yi döverken muştamı kullandı? o nasıl dayakki insan daha ikinci tokatta şuurunu kaybedip bayılıyor? yoksa osmanlı tokadı denilen şeyin ölçüsünü hürrem'im mi belirledi zamanında? neyse berbat bir bölümdü... sadece mihrimah anası için herkese hakaret ettiğinde rahatladım...

lübnan

kültürel açıdan gökkuşağı gibi güzellikleri içinde barındıran ortadoğu memleketi. hristiyanlar, müslümanlar, dürziler hepsi bu küçücük bir ülkede beraber yaşamaya çalışır. lübnan, dünya güzellik ortalamasının üstündeki kadın ve erkek skalasıyla da giden turistlerin gözlerini okşar. ortadoğu denince akla gelen peçe, çarşaf, taassup gibi kelimeler lübnan'da (özellikle de beyrut'ta) anlamını yitirir. sokaklarda slikonlu ve mini etekli esmer kadınlar, akşam yürüyüşüne çıkmış yakışıklı adamlar görürsünüz. beyrut seneler süren hristiyan müslüman iç savaşının ardından yaralarını sarmış ve yeniden yükselmiştir. ama biraz deşerseniz lübnan'da birşeylerin ters gittiğini anlarsınız. seneler süren din savaşı, ülkenin güneyinin radikal şiilerin kontrolünde olması ve sık sık yaşanan israil saldırıları ülkedeki benlik duygusunu yoketmiştir. lübnan'lılar biz çok moderniz, onlar gibi değiliz derken müthiş bir aşağılık kompleksiyle yanıp tutuşur. çok değil 25-30 sene önce o modern insanlar komşularının gözünü sen hristiyansın, sen müslümansın diye oymuş ülkeyi harabeye çevirmiştir. beyrut'a aşık olduğunu iddia eden çoğu lübnan'lı da şehrin varoşlarında yaşam savaşı veren filistinli ve suriye'li mültecileri ya görmezden gelir ya da vatan haini olmakla suçlar. lübnan bir noktadan sonra plastik bir ülkedir. ama beyrut güzeldir. eğlenmesini bilen insanlarıyla, türk mutfağına çok yakın lezzetleriyle ve pek tabiki yakışıklılıktan yıkılan gayleriyle süper bir tatil destinasyonudur.

ps: lübnan'da türk'lere bayılıyorlar. türk dizileri müthiş popüler. muhteşem yüzyıl için ülkede partiler veriliyor.
ps2: baklavamız şöyle güzel, baklavayı siz güzel yapamıyorsunuz laflarına kulak asmayın. kuru baklava yapıyorlar. ve bizim baklavaların yanına yaklaşamazlar.
ps3: ülkedeki ermeni'lerin çoğu adana, maraş, antep gibi memleketlerden göçmüşler. ve türk'lerle ilgili hoş anılara sahip olmayan büyükleri var. önce önyargılı olabilirler ama sonra çok çabuk kaynaşıyorlar. çoğu hala türkçe biliyor ve türk kanallarını izliyor.

nadine labaki

caramel isimli şeker gibi filmin kadın yönetmeni. 1974 doğumlu ve hristiyan kökenli bir lübnan'lıdır. lübnan'ı ve kadınlarını çok iyi resmettiği caramel isimli ilk filmiyle dünya çapında şöhret olmuş ve oscar dahil birçok festivale aday gösterilmiştir. filmlerinde kendisi de oynayan nadine labaki, öyle güzel bir akdeniz fiziğine sahiptirki monica belluci haltetmiş dersiniz. ufak bir lezbiyen hikayesini de barındıran caramel ve lübnan iç savaşına esprili bir şekilde yaklaşan where do go now adlı son filmini izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir.


belçika

sıkıcılık konusunda avrupa'da ilk üçe oynayan, sevimsiz ülke. bruges gibi bazı güzel şehirlerini görmezden gelirsek hakikaten rezalet bir ülkedir. matah bir yermiş gibi birde bölünmeye çalışıyorlar şu sıralar. belçika'daki göçmen türk'lerin neredeyse tamamı afyon emirdağ'dan gelmiştir. brüksel gibi şehirlerde öyle mahalleler vardırki fas'lılar ve türk'lerin işgali altındadır. hatta belçikalı bir arkadaşım sizin ülkenizde bizden az daha türbanlı var diye espri yapmıştı bir zamanlar. belçika'nın dünyaya kattıkları çikolata, waffle ve malesef hadise'dir.

eminönü

onca romantizme onca tarihe rağmen eminönü istanbul'un çarpık kentleşmesinin en acı örneğidir. tuvalet kokularının etrafı sardığı alt geçitler, dünyanın en uyduruk çin malı ürünlerinin satıldığı facia dükkanlar, akşam dükkanını kapatırken çöplerini hiçbir üzüntü duymaksızın kapısının önüne döken esnaf, harabeye dönmüş azınlık binaları ve turistleri kazıklamaya and içmiş mısır çarşısıdır eminönü. kafası çalışan bir belediyenin elinde mücevher gibi parıldayacak bir semt elbirliğiyle pisliğe ve yokolmaya terkedilmiştir. belki birgün küllerinden doğar kim bilir...

sarah jessica parker

at olacakken insan olarak dünyaya gelmiş kadın. bu kadından daha fazla ata benzeyen birini ben daha ömrü hayatımda görmedim.* ayrıca ayaklarının çirkinliği dillere destandır. ayaklarıyla ilgili bir google görseli size cehennemin kapılarını açabilir...

(bkz: evlerden ırak)

ünlülerin seks sonrası yorumları

gökhan kırdar-
elle tutulmaz
gözle görülmez
batıyor her an şeffaf hançer sanki
göstersem yok sanki...

humus

nohut, tahin, zeytinyağı ve limonun mükemmel birleşimi. adana, hatay ve mersin'de sıkça yapılır. ilginç bir detayda bu mezenin israil'liler ve araplar arasında bir ihtilaf konusu olmasıdır. israil'de barlarda ve club'larda içki eşliğinde envai çeşit humus çeşidi masaları süsler. israil'deki yahudiler, mezeyi geliştirdiklerini ve arap'lardan çok daha iyi yaptıklarını iddia ederken, arap ülkeleri israil'i kültür hırsızlığı yapmakla suçlar. humusun en has ve güzel hali kanaatimce hatay'da yapılır. hatay'da kiremitte ısıtılan humusun üzerine kızgın tereyağı dökülür ve çam fıstığıyla süslenir. daha sonra şehvetle yenir.

ps: abd'de humus hayli sevilen bir mezedir.
ps2: humus aynı zamanda suriye'de bir şehir adıdır.

sıkma

bazlamaya benzer ince açılmış hamurun sacda pişirilmesi ve arasına baharatla tatlandırılmış maydonozlu çökeleğin konmasıyla yapılan adana'ya özgü yemek.* ayranla çok iyi gider. en harika versiyonlarını tarsus'a yaklaşırken otoyol kenarındakı sıkma cafalerinde yiyebilirsiniz.

çizgi filmlerde kötü karakterleri tutan çocuk

bize kötü diye yutturulan mazlumları bağrına basan çocuktur. kibirden ve gıcıklıktan ölen sözde iyi karakterler yerine kafasına göre yaşayan, canlı karakterleri tercih eder bu çocuk. itiraf edin road runner yerine çakal'ı, jerry yerine tom'u, tweety yerine sylvester'ı sevmezmiydik içten içe...

ps: çocukken tom hep aç diye ağladığımı bilirim.

ayı sözlük'ü kötüleyen başlıklar

hayattaki duruşları trollükten ibaret olanların sevdikleri başlıklardır. sevmiyorsan burda ne oyalanıyorsun diye sorarlar adama!

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

lübnan arapçası

lübnan'da konuşulan arapça. kulağa çok seksi gelen, su gibi akan, melodik bir arap lehçesidir. diğer arap ülkeleri bu arapçayla gay arapçası diye dalga geçer.
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...