eski sevgiliyi tanımlayan kelime
bu zamana kadar yenilen en tatlı şey
o ses türkiye
şu an şarkı söyleyen erkam'ı biri bana getirsin, ona özel ders vereceğim.
ps: ahh ah!
hülya avşar'ın tacizine uğrayan çocuk
pedofili, taciz gibi konular içi boşalıtılacak ve hafife alınacak konular değillerdir. hülya avşar'ı itici ve şımarık buluyoruz diye dünyanın en iğrenç suçlarından biri olan pedofiliyle onu suçlamak nasıl bir aymazlıktır? neymiş programında küçük bir çocuğun kıçını ısırmış! yahu siz neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz? bu ülkedeki milyonlarca insan hatta ana-baba çocukların yanaklarını mıncırarak sever, ısırır, şaplak atar. kültürümüzde bu var. sosyal medyada(özellikle ekşisözlükte) zaman zaman çığrından çıkan linç ve hakaret kampanyaları ciddi olayların da sümen altı edilmesine sebep oluyor... biraz özen!
fransa
havalimanlarındaki transit yolculara bile fransızca cevap vererek uçağı kaçırmanıza sebebiyet veren insanların ülkesi. ayrıca yere göğe sığdırılamayan fransız mutfağı kesinlikle overrated, berbat bir mutfaktır. zamanında edebiyat ve kültür anlamında tüm dünyaya diz çöktürmenin ekmeğin yiyorlar hala. fransız mutfağı, dünya burjuvalarının sosyal statülerini göstermesi amaçlı markalaşmış yavan ve sıkıcı bir mutfaktır. aksini iddia edene bol kaz ciğerli günler dilerim...
ps: iktidardaki sosyalist hükümet, eşcinsellere evlenme ve evlatlık alabilme hakkını yasalaştırmaya çalışmakta. fransız halkı ikiye bölünmüş durumda. bakalım neler olacak?
toktamış ateş
ünlü siyasal bilgiler profesörü. vefat etti haberini okudum az önce. seneler önce konuşma şansını yakalamıştım toktamış hocayla. o zamanlar medyada çok popülerdi. konuşmamızın bazı kısımları çok hararetli geçmiş,kimi fikirlerimiz uyuşmuş, kimileri ise uyuşmamıştı. buna rağmen kibarlığını asla kaybetmeden, sakin bir ses tonuyla fikirlerini benimle paylaşmıştı. duru türkçesi, gülen yüzü ve kemalizme olan insani yaklaşımıyla yer etmişti aklımda. hiç kimse konuşmazken diyalog, empati kurmak ve öteki gibi konuları tartışırdı. şimdinin el üstünde tutulan demokrasi neferlerinden çok önce farklı gruplarla iletişim kurmanın demokrasi için sağlıklı sonuçlar doğuracağına dair yorumlar yapardı. malesef ne akademik çevre, ne medya ne de entellektüeller hastalığına gerekli ehemmiyeti gösterdi. farkettimki ölümü de kısa cümlelerle medya bültenlerinde yer alıyor. fikirlerini bağırmadan, hakaret etmeden, ezmeden anlatan pek kimseler kalmadı medyada ve akademik çevrede... ölümü bu ülke için büyük kayıp. hoşçakal toktamış hoca! bizler seni unutmayacağız!
tuğba ekinci
buzda dans yarışmasındaki çirkef performansı yüzünden kendisine olan sevgim çok yoğundur. ayşe arman'a poposunu dönüp buna anlat demesi ile gönlümdeki köşkü ona tahsis etmem bir olmuştur. rtük yüzünden azalan magazin programlarıyla ekranlardan uzaklaşmış ve unutulmuştur. kondom ve yanma demezler şarkısı hiçte fena değildir. valla bak!
hrant dink
her 19 ocak günü bir utançla uyanıyoruz. göz göre göre kurşuna dizilen bir gazeteci, arkasından ağlayan aşık bir kadın ve utançla sarsılan bizler. insan ne söyleyeceğini bile bilmiyor bunca zaman sonra. dava deseniz kilitlenmiş, olaya karışanlar terfi etmiş. katilin arkasında türk bayrağıyla fotoğraf çektiren polisler falan... kabul edelim iğrenç bir ülkede yaşıyoruz. bu ve bunun gibi devlet eliyle işlenmiş cinayetler sadece hükümetlerin değil bizim de alnımıza sürülmüş kara lekelerdir. hepimiz hrantız diye bağırsakta hepimiz katiliz aslında...
çok yanıldın hrant! bu ülkede çok uzun süredir güvercinleri de vuruyorlar...umarım gittiğin yerde huzur bulmuşsundur...
ilber ortaylı
kemalist olduğu iddia edilmiş tarihçi. asla ama asla doğru değildir. kendisi yeni türk cumhuriyeti'ni osmanlı'nın devamı olarak görür. mustafa kemal'e sözüm ona tüm saygısı bundan kaynaklanır. az çok okumuş ve burjuva bir kimse olduğu içinde kemalistlere hakaret etme uslübunu tercih etmemiştir. mücadelesini osmanlı şöyle yüceydi, şöyle muhteşemdi tadında kitaplar kaleme alarak gerçekleştirmiştir. yeni muktedirlerin gözdesi olmasının temel sebebi de bundandır. osmanlı hanedan ailesiyle yakın ilişkileri vardır.
büyüyünce ne olacaksın
ilk astronot olmak istemiştim. sonra
mavi ay dizisinin fırtınalar estirdiği dönemde dedektif olmaya karar verdim. akabinde itfaiyeci, avukat ve gazeteci olarak mesleki hayallerim devam etti. sonra uluslararasi ilişkiler okudum. sonuç ortaya karışık oldu...
ilber ortaylı
bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.
gereğinden kısa olan şarkılar
mehmet ali birand
haber müdürlüğü yaptığı kendi kanalı kanal d'de bile öldü diye haberi geçilen ama ölmediği yoğun bakımda olduğu oğlu tarafından açıklanan ünlü gazetecidir. valla mehmet ali birand öldümü bilmiyorum ama bu ülkede habercilik çoktan ölmüş.
mcdonald's
tüm şubelerinde tuhaf bir yağ kokusu olan fast food zinciri. patates kızartmasında üstlerine yoktur...
burger king
muhteşem yüzyıl
biraz sonra tangalı ibraam paşa son nefesini verecek! sülüman evlenince eski kolisinden kurtulmak istedi tabi...
ps: izindeyiz hürrem!
işler güçler
işler güçler ve leyla ile mecnun gibi dizileri zaman zaman izlesemde bir türlü benimseyememdeki ana sebep erkek egemen atmosfere sahip olmaları. bunda bir mahzur yok. lakin dünyanın en yaratıcı işleri diye sunulmalarına itirazım var. bu ülke erkek egemen ve muhafakar. birde onun komedi versiyonlarının bir süre sonra önümüze eksiksiz ve hatasız iş diye çıkartılmasına bozuluyorum. dizi erkekler ve ergenler tarafından öylesine bir kült mertebesine çıkarıldıki laf söz edemez hale geldik. bir süredir kadın kontenjanından diziye sokulan karakterlerde tek tek gönderiliyor. önce feride gönderildi. sonra seyirci beğenmedi diye büşra pekin şutlandı. kabul edelim, bu dizi mahalle erkeklerinin kendi aralarında şakalaşmalarının yaratıcı versiyonu. daha fazlası değil. dediğim gibi bunda bir kötülük yok. lakin bu tip dizileri sevmeyen adamlara espriden anlamayan hırt diye bakmaktan vazgeçin.
ps: ahmet ve feride ilişkisi hayli sevimli ve komikti.
ps2: büşra pekin'i seviyorum ve dizideki karakteri de komikti.
ps3: kaygısızlar gibisi gelmedi...
nicki minaj
bir benle düet yapmadı dediğim overrated r&b şarkıcısıdır.
müslümanlığı güzel bir din sanmak
islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.
ps: evet ateistim.
!f istanbul uluslararası bağımsız filmler festivali
filmlerinin seçkisi zaman zaman evlerden ırak bir durumda seyreden bağımsız filmler festivalidir. aradan 12 sene geçmesine rağmen hala amatörlere has hataları yapmaya devam ediyorlar. gökkuşağı filmleri bölümü eşcinseller için önemli bir etkinlik. bu sene ayı sözlük olarak sinema zirvesi yapsak hiç fena olmaz diye düşünüyorum...