çok hoşlandığım bakmaya doyamadığım böyle içimin aktığı beyleri sevme şeklime yönelik söz grubu. lakin ortada ciddi anlamda hastalık durumuna ulaşan bir beğeni durumu varsa cidden canavarca hoşlanıyorsam karşımdakinin her hareketi bana salakça gelir. bu aslında kendi salaklığıma, böyle sürünerek hoşlanmama yönelik bir ödünleme mekanizmasıdır aslında.
seven adam sevdiği adamın salakça hareketlerinin ayakları yerden kesen tesirlerini bilir.
özlenen eski sevgilinin geri dönmesi ihtimali kadardır, bu bakımdan özleme ihtimali bulunan yazarın bir gün asla sözlükte yazmayacağını düşünüp twitter, feys ve sair bloglardan takibe almak bu özlemi azaltır rahatlatır.
özlediğim yazarları sosyal medyadan da takip ettiğim ya da reelde görüştüğüm için sözlüğe gelmiyor olmaları çok da koymuyor hani.
genelde hayal endeksimi vasat seviyelerde tuttuğumdan kırılma halinde uçurumdan düşme hissi pek yaşamam; ancak o esmer çocuk bana karşılık verseydi iyiydi.
bilakis ısrar eden çok çaba gösteren savaşan ve peşime düşen erkeğe vermem; çünkü benim istemem benim onun peşinde koşmam hafiften sürünmem şart çünkü.
gerek duygusal nümayişlerinde gerekse seks ihtimalinde tamamen ya da ekseriyetle biğırlardan hoşlanan ayıdelisi.
tabi kesin şöyledir demeden önce söylemem gerekir ki kendi konjektürü içinde tonla alt türü de yok değil. silver daddy ve polar bear'ların bilhassa ortamda şak diye dikkat çemberime takıldığını itiraf etmem lazım. "sadece ayılar yazsın", "tombul bearlar nerdesiniz", "kocam olacak iri muscle bear arıyorum hem sevsin hem siksin" şeklinde arama modelleri var.
ukde veren: kurokuma
açıklama: d
tarih: 06/01/2015
japon değil de uzun boylu, yanık tenli, hafif kıllı, iri kıyımdan çok az hallice bir italyan erkeği ya da israil erkeği olaydı; böyle of ulan off nidaları ile izlemesi keyif veren bir aktivite olabilirdi, ancak japon çin ve bilimum uzak doğu erkeklerinin gidersizliği karşısında resmen alelade bir çöp hükmünde olan boş beleş işsizlik aktivitesidir bana göre.
jesus franco'nun istanbul'da geçen sayko gerilim kültü(1969) istanbulda çektiği eşsinsel korku filmleri ile tanınan yönetmen bu kez öldürülen bir kadının izinden giderek karmaşık ilişkileri ortaya çıkarıyor.
yönetmenin 60ların ortasından 70lerin sonuna kadar yönettiği çoğu filmde olduğu gibi, bu filmde de psychedelic rock, homoseksüellik bilhassa lezbiyenlik ve cinsel şiddetin enteresan örnekleri var. sinema ustası klaus kinski, seks ve avangard dişilik kaynağı maria rohm gibi yönetmenin vazgeçemediği 2 oyuncusu, bu filmde de görücüde.
"yerim yok bayazıd ağa camii tuvaletinde saat 19:00-19:30 arası müsaitim, ciddi p"ler yazsın" şeklinde gözüme çalınan arayış kipi. valla yersizlik ve yurtsuzluk insanları ne tür çözüm yollarına itmiş dimağım şaştı.
cami tuvaletinde seks yapmanın dinen caiz olmaması üzerine tonlarca metafor yazılabilir hatta bunu destekleyecek minvalde menkıbe ve ilmihaller de olduğuna eminim. ancak cami tuvaletinde bu işi yaparken cemaat tarafından olayın açığa çıkarılmasını düşünmek bile istemiyorum. ama benim vatandaşım akıllıdır işini bilir, gerekirse kendini feda eder tüm cemaati elinden geçirerek memnun etmeyi bilir, bu olaydan da alnının akıyla kurtulur.
değirmen taşı götlü erkektir. öğütme, ezme, yok etme işlerinde kullanılabilir; evet un ufak eder. işin dalgası bir yana iyidir hoştur bazıları baş tacıdır.
basanın sıfatına göre özellik arz eden durum. patronun sizi ofiste porno izlerken yakalaması halinde, iş aktinizi feshetmesi olası olduğu gibi; kafa bir adamsa sizinle porno izlemeye de koyulabilir. hatta şahsi özü uhdesinde eşcinsel eğilimler gösteren gizli bir gay ise o an açığa çıkan duygu seli ile size asılması saldırması elleşmesi ya da münferit itirafları da ayyuka çıkabilir. tabi son ihtimal biraz zor be kuzu. tavsiyem yavuz hırsız misali patronu bastırın, cazibenizi kullanın o an patronu ayartın onu da suça ortak edip eline tek taraflı aleyhinize beyyine olacak delil vermekten kaçının, zekanızı çalıştırırsanız üstüne patronu yatırıp sikersiniz bile.
basanın alelade bir çalışan ya da ofis elemanı olması durumunda örtbas edilmesi daha kolay bir durumdur. tabi sizi kıskanan ya da sevmeyen bir ofis çalışanı değilse.
ancak gelişen bilişim teknolojileri ile artık her ciddi müessese içinde kamera olduğundan; basılmak fiili çoğu zaman kameraya yakalanmak şeklinde zuhur edebilir bunu da defetmek için ofis içinde kör noktalar tanımlanan alanlarda porno izleme yolu seçilmeli ya da işyerinde porno izlemekten kati surette kaçınılmalıdır.
normalde ortak hiçbir noktanın bulunmadığı ve tamamen "iki ayrı dünyanın insanı olma durumu" denkleminde; neyle karşılaşacak ve ne yaşanacak bilmemenin yarattığı çekici durum. hani "bu adam belki de benim ebemi sikecek ama dur bakalım değme gitsin" dersin ama yine de vazgeçmezsin ya işte öyle bir şey...
bilhassa sevgilinin, kişinin kendi normallerine göre manyakça olarak addedilebilen davranışlar ve tepkiler göstermesi halinde bu ayarsız hal daha da tutku kaynağı olabiliyor. bu insanın, kendi gibi olmayanda bulduğu ya da bulmayı umut ettiği; istediği şeye yaklaşmış olmanın yarattığı belirsizlikle alakalı bence. şahsen adı konulmuş tanımlı bir kişilikle toplumun ya da standartın gerektirdiği yaşama uyum sağlamak yerine, hiç bilinmeyen ya da çekinilen kişi ya da duruma duyulan özlemle alakalı gibi. "hiç tanıdık değil ama bu hoşuma gitti abi" özetle...
bir dönem yaptığım meslek, özellikle üniversitenin son yıllarında.
ankara, mardin, istanbul, antalya ve hatırlamadığım pek çok şehirde görüştüğüm elemanlar vardı, tek bir alo ile kalkıp yanlarına gidiyor ya da yanıma getirtiyordum. aramızda para alışverişi olmadığı için hislerimizi belirleyen yegane etken zevklerimiz ve nefsimizdi. hepsini seviyor hiçbirinden vazgeçemiyordum. ankara'da olanın ailesiyle de tanışmıştım hatta, beni burs verdiği bir öğrenci olarak tanıttığı için varlığım şüphe yaratmıyordu kafamıza göre nerdeyse her hafta sonu tatile ya da seyehate çıkıyorduk. hiçbiriyle aramda duygusal bağ olmadığı için yaptığım tek şey onların koynuna girmek sıkılınca da yanlarından ayrılmaktı, birbirlerinden de haberleri vardı. pek çok erkekle görüştüğümü ve hiçbirinden de vazgeçmeyi düşünmediğimi söylemiştim o dönem. neden böyle yaptığım hakkında bir fikrim yok, o dönem doyumsuzluktan ziyade hayatımdaki boşluklarla ilintili bir durumdu bu bence. çıktığım adamlar genelde benden 10-15 yaş büyüktü ve ilgileri hoşuma gidiyordu sanırım. askere gidince çoğuyla irtibatımı kestim ve bu kez başkalarını buldum onlar da hayatımda başka bir alanı doldurdu sanırım. askerlik dönüşü bu işleri bıraktım, sanırım birine aşık olmuştum net hatırlamıyorum. araya iş hayatı girdi ve tamamen bu tür yaşamdan izole oldum.
hayalimdeki her mesleği bir şekilde yaptım: dergi yazarlığı, sinema editörlüğü, sinema yazarlığı, sığınma evi gözetmenliği, lgbti avukatlığı ve hatta zevk için bedavadan fahişelik. boğaziçi üniversitesi türk dili ve edebiyatı"ndan atılmasaydım ülke ülke dolaşıp türk dili ve edebiyat üzerine seminerler veren bir panelist olacaktım muhtemelen.
bana dışardan belli oluyor musun diye sorana; gay değil resmen kadınım hatta kadınlar kadını kadınım şeklinde cevap veriyorum böylece işler boka sarmadan herkes sessizce evine dağılıyor. lakin hamurunda dişilik olan en feriştah feminen olsam bile benden elektriği alan eleman sırf ben kendimi öyle tanımladım diye zaten çat diye benden vazgeçmiyor. kaldı ki karşımdaki kendini ne olarak tanımlarsa tanımlasın ben gördüğüme bakarım. aynen moruq aynen giden kezolar gitsin kalan sağlar bizimdir.
evli, mutsuz ve çocuklu bir hayat süren ve günlerini kumaş mağazası için merter'de numune kumaş arayarak geçiren nurettin; devamla orap ap olduğunu öpüşmeye sevişmeye önem verdiğini ekliyor.
ancak telefon numarasını bonkörce dağıtırken bunun suistimal etmek isteyen hoyrat ellere geçeceğinin farkında değil gibi. örneğin nurettin beyden hayvani duygularla hoşlanan aşırı kıskanç biri, sırf evlilik birliğini yıkmak için akşam 19:30dan sonra arayıp o an eşine denk gelirse "ben kocanın kolisiyim bacım çık aradan" dese ne olacak bilemedim. gerek nurettin beyin aklı karışık cinsel eğilimleri üzerine, gerekse ortada çocuklu bir evlilik hayatı üzerine; birlikte yaşamı diken üzerine oturtan bombardımanlı bir cephe gibi...
ani duygu geçişleri ve değişiklikleri nedeniyle nasıl bir ruh halinde olduğunu kestiremediğim için hep ilk tepkiyi kendisinden beklediğim ve o tepkiye göre davranma kararı vermeyi faydalı bulduğum model. aksi takdirde bir sürü gereksiz olay ve diyalog nedeniyle boşu boşuna bir zaman kaybına sürüklenmek olası üstüne de yorulmak cabası.
iş hayatından mecburen katlandığım; arkadaş, kanka ve sevgili hayatında kesinlikle uzak durduğum insanlar bunlar.
beğenilmeyen taraf olarak başıma sıklıkla gelen durum.
hornetten yazıştığım bir iki kişi "ayyy çok çirkin ve aptalsın keşke ölsen" tepkisi vererek beni engellemişti bir ara, sonra her ikisiyle de karşılaştım daha doğrusu onlar beni tanıdı ve selam verdiler ancak ben hatırlayamadığımı ve hatırlasam bile bu şekilde davrandığın birine selam veremezsin gibisinden şeyler söyledim. bir tanesi daha sonra başıma bela oldu ve hatta en son bir ortamda bana sarılıp sevgilimmiş gibi davrandı falan. böyle bir manyaklık böyle bir aşmış ruh hali. ekmek yiyeceğin kaba sıçmayacaksın aga yok öyle yağma.*
bir de bunun sürekli en son ne zaman seks yaptın sorusunu soran modeli var. siz soruya dürüstçe cevap verirsiniz ama o "hadi ya benim yapmayalı 1 yıl falan oldu" der oysa 2 gün önce biriyle mercimeği fırına vermiştir. tipik at yalanı sikeyim inananı şeysi.
erkek erkeğe asansörde öpüşmeniz durumunda bir gün ansızın evinize gelen bir tebligatla "ahlaka mugayir hareketler çerçevesinde hakkınızda para cezasına hükmedilmiştir" yazılı kararla ceza kesilmesi olası durum.
resmi dairelerde bulunan asansörlerde kesinlikle kimseyle öpüşmeyin, "öpüşmeden duramam" modeliyseniz kamera olmayan ya da kamera olsa bile resmi daire ve kurum sıfatı olmayan ev asansörlerinde sevişin, haydin iyi öpüşler...
“one of your girls” son videosunda karşımıza drag içinde çıkıyor müthiş güzel olmuş. “face card, no cash no credit” gibi bir şarkı sözünün hakkını vermiş.
şarkı bizde çok bulunan eşcinsel olmayan aktiflerden birine aşık olan birisi hakkında yazılmış gibi, diyor ki canın sıkıldığında ara beni senin öteki kızların gibi olurum, aramızda kalır kimseye söylemem.
mesclise giren domuz bağlı katiller; kadınlarınızı sahiplendireceğiz diyen çağ dışı insanlar ve onların destekçileri çoğunluk durumunda. başımızdaki zat bakın beni seçmezseniz meclis çalışmaz yatırımlar yarım kalır, togg, iha,siha hepsi kalır, vatan gider, ezan diner, bayrak iner verin kardeşinize yetkiyi göstersin size etkiyi diyerek maalesef üzülerek istemeyerek %55 ile tekrar seçilir. müfredatta değişiklikle başyayıp (hüdapar isteği), lgbti derneklerin kapatılması (yeniden refah isteği) ile kötü günler geride kaldı şimdi daha kötü günler var aşamasına geçeriz. seçimden sonra kendi gruplarını kuranchp listesinden giren partiler de bunlara destek vererek sıçtık sıvıyoruz moduna geçerler. kısaca a dostlar biz bahar gelecek diye beklerken winter is coming. bu arada seçimlerde komiklik olsun diye ali koç istifa, tek yol devrim gibi komiklik yapan ya da alt tarafı bir mühür bile basmayan 1.300.000 kişi ile bana ne yaahhhh ben mi kurtarıcam ülkeyi diyen yaklaşık 8 milyon kişi... size ne desem az... tersi bir senaryoyu düşünelim. millet ittifakı kazandı. meclise taşıdıkları kendi grubunu kurdu. bunlar demokrasi amaç değil araçtır diyen grup oldukları için işi bitti. hadi hdp/ysp , tip destek verdi, belki iyi parti bir şekilde yetmiyor. meclis çalışamaz ve yeniden erken seçim olur ki 2024de bildiğiniz gibi yerel seçim var. genel erken seçim yerel seçim birleştirilir. bakın gördünüz mü gitmedi ülke gazlaması ile huuuooppp kim gelir başa. dik dur eğilme bu millet seninle... kısaca arkadaşlar dediğim gibi ortadoğu çukuruna döner ve barbaros şansalın dediği gibi bokumuzda boğuluruz.
debbie gibson'ı (çıktığı zamanlarda) daha şirin bulsam da bu kavgada tarafım tiffany.
şaka bir yana, zamanında sıkı rakip/düşman gibi gösterilseler de (çünkü "everybody loves a good catfighting") aslında hiç öyle olmamışlar.
not: felaket efektleri ve uyduruk dev hayvanların kapıştığı kötünün kötüsü syfy/asylum yapımı 2011 yapımı megapython vs. gatoroid'den alınma.
ya da tam ismiyle: 哀しみのベラドンナ (kanashimi no beradonna)
anime ile içli dışlı olmamakla beraber çok sevdiğim, hem hikayesiyle hem de tarzıyla etkileyici bulduğum bir filmdir. hele cazcı masahiko satoh'nun psychedelic ile folk arasında gezinen müziği müthiş. bayıldığım giriş parçasının zamanında bizde hümenyra'lı bir aranjmanının yapılmaması ilginç. belki film çok sonradan ünlü olduğu içindir.
modern anime izleyicilerinin çoğunlukla seveceğini sanmıyorum. aslında hak bile veriyorum. çünkü film/hikaye daha çok sabit görüntüler üzerinde gidiyor. henüz izlememiş maceracı seyircilere tavsiyemdir.
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
yakın zamanda soylarının tükendiği haberleri çıkan ancak bir kaç hafta önce sahra çölünde yeniden görüntülenerek soylarının tükenmemesi mutluluk yaratan kulakları ve benekleri ile dikkat çeken evcilleşmemiş kedi türü. kedigillerin en nadir rastlananı.
sadece geceleri dışarı çıktıkları için ve fotoğraflanamadıklarından uzun zamandır yaşam bulguları şüphede idi. orta asyada da yaşamakla birlikte asıl yaşam alanları kuzey afrika çölleri. miyokkk çok dadlu bu ^^
bayıldım öldüm bittim ben buraya hele hele mavi ışıklı bir odasi var ki direkt adam düşürmelik hoslanilan kisiyi buraya cekip avlamalik. çokzel.
uyduruktan da olsa kabinde kisa bir dj performansi sergiledim yok ben bu ise girerim arkadas.
gözde dünya tatlısı mekan çalışanları da öyle. müzikleri şahane deep house formunu hic bozmuyor. arapça ve türkçe parça duymamak ne iyi geldi. her haftasonu buraya derhal gelinsin!
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
açlık, aids; iç savaşlar ve sömürgenin tillahını yaşarken; kafayı eşcinselliğe takan gambiya devlet başkanının birleşmiş milletler kürsüsünde yaptığı beyanat.
amerika; arjantin, fransa; japonya ve brezilya'nın tepkisi ile karşılaşan üşütük başgan; müslümanlık ve insanlık gereği eşcinsellik denen bulaşıcı hastalığı kurutacağım şeklinde sözlerine devam ediyor. fakirlik sıralamasında eksi değerlerin bile altında olan bir ülkenin batı devletleri kökünü kurutmuşken; bunu görmek yerine eşcinsel kökü ile uğraşması yapacak meşgale bulamamaktan kudurmanın kanıtı gibi. başgana önerim madem yapacak bir iş bulamamış havlu kenarı falan işlesin; elbise teyerlesin.
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
sevişirken -baldırları çok kalın olmak şartıyla- partnerin bacağını yalamaya koyulup dudak ucuyla bacak kıllarını hafifçe çekip ardından bacağı boydan boya yalamak. mmm enfes.
fiziki yönden algılarım sürekli değişiyor şu dönem esmer gara gaşlı gara gözlü surat olarak çirkince güzel bacaklı ve aşırı kıllı hunk tipler. tercihen kürt.
seksten bunalmış, bıkmış haniyse böyle içinde cinsellik geçen her şeyden iğrendiği için duygularının rotası doğrultusunda sürüklenmek isteyen insandır.
ancak ters köşe bir manevra ile sözde fısıltılı gizemli aşk sözcüklerini kullanarak sizi en kestirme yoldan yatağa atma peşinde koşan bir dengesiz de olabilir.
iki ihtimal arasında kararsız kalınan durumlarda; şüphelerinize güvenip aslında aşk aramadığı sonucuna ulaşabilirsiniz, lakin durduk yere aklınıza kurt düştüğünü düşünmeyin.