ahmetonski

Durum: 1370 - 0 - 0 - 0 - 24.09.2016 21:01

Puan: 32648 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

hmm...
  • /
  • 69

kurbağalı dere

kadıköy'ün utanç abidesi. senelerdir kadıköy halkının tüm yalvarma ve yakarmalarına aldırmayan ibb'nin bölge halkına armağanı. muhtemelen bölge halkından bir türlü alamadıkları akp oyunun da intikamı. gelişmiş tüm toplumlarda şehirleşmede ilk adım altyapı ve kanalizasyon hizmetidir. malesef türkiye'de( turizm kentleri de dahil) denize ve akarsuya boşaltma şekinde bu rezillik devam ediyor. aşırı sıcakların etkisiyle kurbağalıdere'deki koku ve görüntü öyle bir hal almış durumdaki inanamazsınız. sanırım salgın hastalıklar başladıktan sonra dereyi rehabilite ederler. yıldım bu ülkeden...

dark bear

son derece sevimli bir davetle beni sözlüğe tekrar çağıran ve bunda başarılı olan sözlük babası.

ex machina

yapay zeka tartışmalarına tam içerden dalmış bilim kurgu filmi. yönetmenliğini daha önce 28 days later ve sunshine gibi filmlerin senaristliğini yapmış alex garland yapıyor. öyle çok sürprizli ya da büyük görsel efektlere sahip bir film değil ama hayli düşündürücü ve estetik. şahane müzikler, sarsıcı diyaloglar ve insan psikolojisi üzerine birşeyler izlemek istiyorsanız doğru yerdesiniz. yavaş tempolu bir film olmasına rağmen abd'de hatırı sayılır bir gişe yapıp envai çeşit ödül aldı.
ps: filmdeki akıllara zarar ev norveç'teymiş.

dikkat spoiler:
makinaların cinayet işlerkenki meraklı ifadeleri hayli şok ediciydi.



mustafa ceceli

rte davetlerinin gözde yalaka sanatçısı. en son saraydaki davette padişahımızın isteği üzerine ezan da okumuş. numune sayıdaki güzel şarkısı dışında genelde hanzo düğün şarkılarıyla meşhurdur. gezi direnişi sırasında gezi'ye destek veren popçu arkadaşlarını twitter'dan blocklayışı hala akıllarda. kaçarak uzaklaşınız.

edis görgülü

ufak tefek içi dolu turşucuk şarkıcı. haftasonları maçka parkı'nda köpeğiyle gelip gezinir. alfa erkeği falan demişler ama o hobbit boyuyla biraz zor alfa erkeği olur. temiz yüzlü, kolej çocuğu tipi vardır. muhtemelen birkaç sene içinde sönüp gidecektir.

parmak arası terlik

kefir

çok faydalı bir protein kaynağı olmakla beraber kimi kanser vakalarında kanserli hücreleri tetikleyip arttırdığı tespit edlmiştir. bu tür hastaların doktor kontrolünde tüketmesinde fayfa vardır. sade içemeyenlere kefirix marka meyveli olanlarını tavsiye ederim. spor yapanlar kolay ve hızlı protein için tüketebilir.

türkiye

muazzam doğal güzelliklerini bile korumayı beceremeyen insanlara sahip ne ortadoğulu ne avrupalı ülke. çevresindeki boktan arap komşularından tek farkı seküler yaşantısıydı. onu da çok şükür bu rezil hükümetle kaybetti. aşırı sıcaklarla da ortadoğu olma rüştünü ispat etmeye çalışıyor. esmiyor lan!

vücut geliştirmede bacakları geliştirmeyi unutmak

sadece bacak değil çoğu zaman kalçayı da çalıştırmayanların durumudur. ince bacak ve tepsi gibi dümdüz götle o omuzları genişletsenler ne olur caniko. hele iki üç squat falan yapaydın! spor salonlarına gidenlerin büyük kısmı öyle biliçsizki lömbür lömbür haliyle sıfır cardio yapanlardan, daha ilk gün aşırı kilo kaldırıp sakatlananlara, düzensiz spor yaptığı halde protein tozu kullananlara kadar ne ararsaniz görürsünüz. hoş türkiye'de ne doğru yapılıyorki...

ivana sert

ossuruk moda yarışmalarının vazgeçilmez jürisi. odun gibi haliyle eleme günlerindeki ibretlik dans showları sizi hayattan soğutabilir. aslında çok güzel bir kadın değil ama harika makyaj yapıyor ve iyi fotoğraf veriyor. dikkatle incelediğinizde belinin dümdüz indiğini görebilirsiniz. birkaç sene önce teşvikiye'de açtığı kıyafet dükkanı ise ağır battı. seren serengil'le rus fahişe iması yüzünden kavgalıdır(halbuki rus değil sırp'tır). bugünkü magazin dersimiz bitti. iyi günler...

housebound

2014 model şapşahane korku-komedi. yeni zelanda yapımı ve bol ödüllü. başroldeki hanım kızımız bir soygunda yakalanıp ev hapsine görüşmediği annesinin yanına gönderiliyor. ayağında elektronik pranga var ve bahçe sınırları dışına çıkması kesinlikle yasak. ve en tuhaf ve komik olansa anne ısrarla evde bir hayalet olduğunu söylüyor. bir süre sonra evde hakikaten anormal olaylar meydana gelmeye başlıyor. düşük bütçeli, tanınmamış oyuncularla çekilmesine rağmen izlerseniz hoşça vakit geçirebilirsiniz.

ps: housebound psikolojik nedenlerle ev dışına çıkınca kafayı yiyen insanlara verilen isim.

schweppes ginger ale

abd'de yaşadığım süre zarfında bağımlısı olduğum içecek. ulan böyle güzel bir içecek nasıl türkiye'de satılmaz falan diyordumki artık satılıyormuş (sadece dağıtımı yaygın değilmiş). hatta scheweppes'in türkiye satışlardan memnun olmadığı için tedvülden kaldıracağı da söylentiler arasında . tadı neye benziyor diyenlere şöyle anlatayım: alkolsüz hafif şekerli gin tonik düşünün. hah işte o. içsenize lan!

green apple

demokratik fikir belirtme hakkını ırkçı şovenlikle karıştıran yazar. ayrımcılığa karşı çıkmak için de kürt olmak gerekmiyor. insanlık çok güzel gelsene...

türkiye mustafa kemal'in malıdır

bir faşistin kürdistan başlığında yaptığı tespit. o kadar salak ve sığ beyinlilerki insanlara böyle pespaye şeyler söyleyerek mustafa kemal'den uzaklaştırdıklarının farkında bile değiller. bir dinci ne kadar malsa bir faşistte eş değerde maldır.

kürdistan

trolllük yapanların ve düşük zekalıların hala çemkirdiği başlık. hayır kürt'te değilim ama insanı dağa çıkarır bu moronluk ve faşizm. biri de istanbul'umuzu bilmemnemizi bize versinler gitsinler falan demişler. ay bebeğim sen de o zaman içine sıçtığın ege'yi, betona boğduğun istanbul'u bir zahmet rum'lara ver! orta asya'da düşlediğiniz türklükle yaşayabilirsiniz mesela. öptüm, kib, bye...

kürdistan

insanın ruhunu daraltan başlık. yazılanları okuyunca insanlığımdan utandım. vatanseverlikle ırkçılığı karıştıran ne kadar sığ beyin varsa toplanmış. toplumun sığ değer yargılarına ve faşist değerlerine en uzak olması gereken eşcinsel bireylerin böylesi şeyler yazması utanç verici. neyseki sayıca azlar. azalarak bitin...

naringergedan

diş hekimlerinin en şairi ve gergedanların en narini olarak nam salmış yazar. sözlüğe geri dönüşüm şerefine bana şiir yazarak göz dağı vermesi nazarımdan kaçmadı. ay lav yu haniy! iyiki varsın...

çağan ırmak

cihangir'de yaşadığım dönem sık sık karşılaştığım güleryüzlü yönetmen. filmlerinin kalitesi tatışılır. keşke eskisi gibi tv için işler yapsa. televizyon dünyası için kaliteli, sinema içinse zayıftır.

ps: geçen gün yine gördüm. spormu yapmış ne yapmış, omuzlar genişlemiş, şişmiş, fena olmamış...

hande yener

berksan'ın kendisine kitlediği ultra ossuruk şarkı kışkışşş'la kariyer olarak intiharı seçen bir dönemin gay divası. ara ara rte'nin verdiği resepsiyonlara falan gidiyor da belediye konserlerini garantiliyor. nerden nereye? ruhu şad olsun...

belgrad

sırbistan'ın başkenti. beklediğimden daha güzel, daha köhne, daha ucuz, daha medeni, daha faşist daha daha şehri. vizesizmiş ya diyerek aniden bilet alıp gidebilirsiniz. türkiye'den kat kat ucuza tatil yapabilimek olası. havaların sıcak olduğu dönem giderseniz çok renkli bir gece hayatı ve sokak yaşamı sizi bekliyor olacak. yemekler et -hamur işi ağırlıklı ve müthiş lezzetli. köfte, börek ve şiş kebap yaygın olarak yeniyor(isimleri de aynı). kulağınıza durmadan türkçe kelimeler çarpıyor. belgradlılar çok güzel ve atletik yapılı insanlar. avrupa ve abd'ye karşı öfkeliler. duvarlarda ab ve abd'ye küfürler var. türk olduğunuzu duyunca önce şaşırıp sonra konuşmaya başlıyorlar. çoğu insan yardımsever ve ingilizce biliyor. şehrin kenar semtlerinde neo-nazi ırkçılar var. bu manyaklar türklerden, boşnaklardan ve arnavutlardan tiksiniyor. ama genel itibariyle güvenli ve çok ucuz bir şehir. şehir halkı homofobik olmakla beraber tuna nehrinin kenarında gaylerin donsuz yüzdüğü alanlar bile mevcut. giderseniz republic square'e yakın bir yerde yani stari grad mahallesinde kalın ve bana teşekkür edin...
  • /
  • 69
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1370

grup sekse geç kalan kişi

umduğunu değil bulduğunu yemeye mahkum insan...

doktor bilal

90'lı yıllarda bir hayli popüler olan, şimdinin muhafazakar tv ekranları içinse fazla feminen kaçan şarkıcı. aynı klasmandaki fatih ürek, aldo, kuşum aydın ve arto'da ekran yasağından nasibini almış durumda. hiç unutmam rahmetli defne joy foster, doktor bilal'in evini programı için ziyaret ettiğinde, yatak odasında kutu kutu ağda bulmuştu. ikisi de çok gülmüşlerdi. hey gidi 90'lar hey...

ilber ortaylı

bir dönem bilkent üniversitesi'nde ders veren popüler tarihçi. dersine girmek her babayiğidin harcı değildi. ders sırasında konudan konuya atlar, güncel siyasetten, etimolojiye ne ararsanız tartışırdı. osmanlı'ya inanılmaz derecede hayrandı. aptal türkler, gerzek araplar gibi cümlelerde sık sık ağzından kaçardı. osmanlı'ya vakıf olduğu doğrudur ama tarafsız bir tarihçi olduğunu söylemek zordur.

tunatuan

taramalı tüfek gibi konuşan sevimli yazar.

grup abdal

halk müziğine yeni bir arayış ve nefes getirmek istediklerini söyleyen enfes grup. tüm türküleri incelikle ve duygu dolu söylemişler. öyleki dinlerken gözleriniz doluyor... ezim ezim eziliyor yüreğim türküsü bundan daha iyi söylenemezdi...

namaz kılmayan türk değildir

habertürk'te öteki gündem programına çıkan ismet özel'in gündeme bomba gibi düşen açıklamasıdır. trollük müessesinin şairlere kadar indiğini göstermesi açısından da eşşsizdir. hazarlar ve gagavuzlar gibi musevi ve hristiyan türkleri ne yapacağız desem onlar türk değil diyecek demekki! peki göktürkler'i falan ne yapacağız hacı desem nafile. zat ayrıca harf inkilabıyla geleceğimizin çalındığını ve türkçe diye bir dil olmadığını da belirtmiş. şahsen ben namaz kılmıyorum ve gayet türküm. ama önce insanım...*

müslümanlığı güzel bir din sanmak

islamiyet, toptan tu kaka ilan edilebilecek ya da hoşgörü öznesi olarak sunulabilecek yekpare bir din değildir. tıpkı hristiyanlık, musevilik ya da diğer dinler gibi. diğer ülkelerdeki( özellikle de hristiyan coğrafyadaki) yaygın özeleştiri yapabilme hakkının nasıl doğduğu ve hangi ortamlardan geçerek bu noktaya kavuştuğunu anlamak karmaşık ve zor bir süreçtir. islam coğrafyası 12. yüzyıla kadar bilim ve sanatta tüm dünyadan daha ileri ve saygın bir durum sergilerken endülüs emevilerinin çöküşüyle tersi bir sarmala girmiş ve tıkanmıştır. ispanya'da kurulan islam medeniyeti kadınların eğitim gördüğü üniversiteleriyle, başarılı siyasi yapısıyla islamiyete yöneltilen eleştirilerin aksini ispat edebilen yegane örneklerden biriydi. şu an yücelttiğimiz hristiyan ittifakın bu medeniyeti yok etmesiyle islamiyet aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır. ilginç ve tartışmaya açık iddialardan biri de osmanlı imparatorluğu'nun tüm arap ve asya coğrafyasını emperyal nedenlerle sömürmesi ve bu nedenle islamiyetin gerilemesinin hızlanmasıdır. bu iddia tartışmaya açıktır ama üzerinde düşünmeye değerdir. hristiyan batının şu an içinde bulunduğu özgür ve liberal ortamın dinlerinin islamiyetten daha hoşgörülü olmasıyla alakası yoktur. kilise ile uzun üren ve milyonların ölümüyle sonuçlanan uzun ve kanlı mezhep savaşları, ardından gelen reform dalgası hristiyan erki durdurmuş ve seküler düzeni yaygınlaşmıştır. islami toplumlar ise bu esnada yerinde saymış ve kibirli vaziyette elindekiyle yetinmiştir. her dinin kendine has olumsuzlukları ve bazı olumlu özellikleri vardır. islamiyetin diğer dinlerden ne çok matah ne de daha fazla kötü özelliği vardır. islam coğraftasının genelinin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal çöküntü müslümanlıkla ilgili imaja da yansımakta, malesef doğu medeniyeti eşittir yamyamlık gibi bir sonuç çıkmaktadır. kişisel görüşüm dinlerin misyonunu tamamladığı yönünde. herhangi bir dinin yaşadığımız dönem itibariyle bize bilgi ve ahlaki gelişme sağlaması çok zordur.

ps: evet ateistim.

her türlü hayvandan korkan uyuz kız

sokak hayvanlarına gulyabani muamelesi yapan kızdır. çoğu çevreden ilgi görmek ya da sevgilisine poz yapmak için böyle tavırlar sergiler. mırıl mırıl gezen bir sokak kedisi ya da size mahsun gözlerle bakan bir köpek bu kız için potansiyel bir seri katildir. klasik sözleri bu kedi burdan gitçek ozaan, ıyyy oturamam ben buraya gibi sevgi sözleridir. böyle insanları görünce çekinmeden ağızlarına kürekle vurunuz.

kadınları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz

8 mart dünya kadınlar gününü sayfasında yazdığı bu güzide sözlerle kutlayan akp kırıkkale il başkanı mehmet demir'in beyanatı. memleketimi yöneten akp zihniyeti için emekçi kadınlar günü işte bunu ifade ediyor... zatın sözlerini değiştirmeden aktarıyorum:

" eğer onlar sizden izinsiz razı olmadığınız kimseleri aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise örfe göre her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir..."

sözlüğün bokunu çıkartmak

sözlükte yeniyim. lakin bazı şeyleri hayretle izliyorum. biraz eğlenmek, biraz bilgilenmek, biraz sosyalleşmek için kurulduğuna inandığım bir sözlükte böylesine gruplaşmaların olması ve kişilerin birbirinden bu denli huzursuz olması çok tuhaf. sosyal medya ve internet bazen insanın içindeki canavarı ortaya çıkarıyor. daha önceki entrylerimde söylediğim gibi nefret söylemi içermediği sürece herkes herşeyi söyleyebilmeli. aynı fikirde olmadığımız ve karakteri bizimkiyle taban tabana zıt insanlara aşık olabiliyorsak, arkadaş niye olamayalım?

bilmemne mutfağı

trollerin sevdiği yemekleri içinde bulunduran mutfak.

(bkz: illallah dedirten mutfak başlıkları)

mustafa ceceli

bütün şarkıları aynı ton ve nağmeyle söyleyen hacı şarkıcı. yüzüne baktıkça içim sıkılıyor. kezban'ların sevdiği romantik şarkılar genelde mustafa ceceli ve farhat göçer'den çıkar. nice hanzo düğün töreninde gelin ve damatın ilk dans şarkısını ceceli ağabeyimiz söylemiştir.

içinde türk ve atatürk geçen entrylerin eksilenmesi

her konuda 126 bin parçaya bölünmeyi matah birşey zanneden türkiye toplumunun sözlüğe yansımış halidir.

seviyorsan git sik bence

seviyorsan git konuş bence'nin hırt versiyonu. one night stand bağımlısı odun ruhlular için ideal bir önerme olabilir...

emek sineması

emek sineması, istanbul'un önemli tarihi binalarındandı. malesef yıkımından önce kötü işletmecilik yüzünden can çekişiyordu. yenilenmeyen iç ve dış cephesi yüzünden mekan küf kokuyor, cicili bicili avm sinemaları yüzünden de seyirci kaybediyordu. lakin çok önemli bir tarihi değeri vardı. sinema olarak değil ama müze ya da istanbul film festivali için kurumsal bina olarak değerlendirilebilirdi. emek için yıkım kararı alınmadan önce tüm sinema yazarlarına mail atmış, o zamanlar ön gösterimlere katıldığım için hepsiyle konuşmuştum. bakın bu sinema çöküyor başına bir iş gelecek dediğimde hiçbiri ilgi göstermemişti. şimdi günah çıkarır gibi röportajlar veriyor, festival açılışında protesto konuşmaları yapıyorlar. emek sineması'nı sinemacılar da istanbul halkı da el birliğiyle yıkıma itti. hafızası olmayan, kültürel ve tarihi değerlerine sahip çıkamayan bir halktan bir cacık olmaz. şu an yapılan eylemleri de samimiyetsiz buluyorum... ben en azından arkadaşlarımla o sinemada festival filmlerini izledim. siz avm'lerde patlamış mısırlarınızı yiyin...