nstrgt

Durum: 809 - 0 - 0 - 0 - 09.06.2025 10:38

Puan: 14710 - Sözlük Kaşarı

10 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Instagram : cubby_boi
  • /
  • 41

aniden gelen mastürbasyon isteği

gece yapılınca ekstra zevk veren şeyler

yemek yemek.
sarılmak.
soğuk mu soğuk bir kış gecesinde sıcak su ile duş almak.
istanbul'da yürüyüş yapmak, etrafta insan kalabalığı olmamış oluyor. hele bir de aylardan temmuz ise, bambaşka!

başkası adına utanmak

(bkz:cringe)

youtuber arkadaşların internetteki videolara istinaden çektikleri bolca konu hakkında videoları olan hissiyattır. gün geçmiyor ki türkiye de bu hissi yaşatacak şeyler olmadan bir gün geçsindir.

eski tanrılar

ah ah! nerde o eski tanrılar!

karısına strapon taktıran hetero

bizler pasif yönelimlerimiz hakkında gelen eleştirilere, yönlendirmelere, akıl vermelere, nasihatlara "kime ne bundan?" diye çığırtkanlık derecesinde sitem ederken başkasının eşdeğer zevkine bu kadar eleştiri getirmek komik olmadı mı azıcık? dediğimdir.

pasif olmanın bağımlılık yapması

hatta şarkısı bile vardır: ver ver ver mezaramı götürecen

power bottom olmakla ilgili olarak da (bkz:you can go hard or you can go home)

çayı sütsüz içen insan

çay ne be?! çay sevmediğim için eksikliğini hissetmediğim kültürdür.

evlat olsa sevilmeyecek tipler

÷

gelen bildirim üzerinden, bildirimin geldiği başlığa tıkladığınızda açılan başlıktır.

uyku

bence bir zenginlik belirtisidir. istediğin zaman uyuyup istediğin zaman uyanmak zengin olmayan birisi için imkansız bir uyku düzeni olanağıdır. çok parası olup çalışmak zorunda olmayan birisi bir sağlık sorunu olmadığı takdirde istediği kadar uyuyabilir. uyku paranın sağlayabileceği ve asla doyulamayan en güzel nimettir.

aniden gelen ağlama isteği

yolda yürürken el ele tutuşmuş ebeveyn ve çocuk, vapurda sarılmış denizi seyreden bir çift, kaldırımda zor durumda olduğu belli olan bir dilenci, bir şehit/ölüm haberi veya bir 'insanlık ölmemiş' haberi, yapılan bir kötülük, yapılan bir iyilik gibi şeyleri gördüğümde anında dolar hale geldi gözlerim. iyi kötü ne varsa, özlemini çektiğim veya artık görmeye katlanamadığım bir acı barındıran her olayda sanırım bir şekilde kendimle bir ilişik buluyor ve derine gömdüğüm duygularımı daha fazla saklayamayıp ağlamaya başlamamın sebebidir. ağlamadan geçen uzun bir sürenin ardındansa bazen durduk yere ağlama isteği geliyor, hiç sebep yokken. etrafımdaki sessizlik ve tepkisizlik ortadan kalkmış oluyor ve rahatlamış hissediyorum sanırım. yalnızlığı kırmanın bir yolu gibi... ağlamak hiç özgürce yaşanan bir duygu değildi çünkü. zaten küçükken de doya doya ağlatmazlardı. "erkekler ağlamaz." derlerdi ve bu en nefret ettiğim sözdü. hala da öyledir. ağlamanın verdiği hışımla "saçmalamayın ya, sevdiğim birisi ölse ağlamayıp göbek mi atacağım!" diye çıkışırdım o minik ağzımla. tuta tuta hissizleştim sanırım o yüzden dışa vuramıyorum duygusal tavrımı ama o yaşlar bir şekilde çıkmanın peşinde olsa gerek. yoksa bu aniden gelen ağlama isteğinin başka mantıklı bir açıklaması gelmiyor aklıma.

çocuk sahibi olmak

eğitim sonunda objektif değerlendirme ile sınava tabi tutularak sertifika sahibi olanlara verilmesi gereken haktır. zira maymunlar da aile kurup çocuk sahibi olmaktadır. bu sebeple çok da ehemmiyetli bir şey olmamakla birlikte , insan ırkının hak etmesi gerektiği, sahip olunduğunda farklı kılacak bir sistem olmalıdır.

tüy döken ayı

tüy toplayici taraklar ile ortadan kalkacak sorundur. iki kedim var, benim onlara yaptığım gibi düzenli olarak ayınızı bu tarakla tarıyorsunuz ve bu sorun ortadan kalkıyor. (bkz:furminator) yoksa tüy dökme mevsiminde başa çıkılır gibi değillerdir. çekinmeyin ayınızı taraklara boğun.

seçim otobüsü

neresinden tutarsan tut zarardır. yahu ne o yaptığınız şarkılardaki saçma sapan sözleri anlıyoruz, ne beğeniyoruz, ne de etkileniyoruz. sadece yüksek cızırtılı hoparlörlerle ses, adayların gözümüzü yaktığı kocaman kocaman siluetleriyle görüntü kirliliği oluşturuyorlar. geçen hafta arada kaçırdıklarım var mıdır bilmiyorum ama arka arkaya takribi 10/15 diyeyim, seçim araçları ( irili ufaklı) konvoy yapmış hepsinde bir şey çalıyor ve sesler içiçe. böyle varoş bir girişimin bir etkisi olacağını düşünen kişilere oy vermek zorundayız, ne diyeyim? harcanan kampanya paralarından bahsetmiyorum bile. sadece israflar. bu kampanya şekline düşen seçmenler gerçekten varsa ve onlar ile yaşıyorsak da yapacak bir şey yok. keyfini çıkarsınlar bu zulmün. neyse uzun lafın kısası toplumun kanayan yarasıdır. iyileştireni yoktur. deşeni çoktur.

gaylerin kendilerine en sık söylediği yalanlar

ayrımcılık asla yapmayacağım.

seçici olmak

önemli bir biyolojik unsurdur. (bkz: seçici geçirgenlik)

yanlış anlaşılan şarkı sözleri

gülben ergen - sürpriz aşkım

adımızı götlere yazdırdım, aşkı da arasına kondurdum, üstüne yalnız çaktırdım, sürpriz sürpriz sürpriz aşkım!

doğrusu :
adımızı göklere yazdırdım, aşkı da arasına kondurdum,üstüne yıldız çaktırdım,sürpriz sürpriz sürpriz aşkım!

merhametin içinde kibrin gizli olması

iyi ile kötünün iç içe olmasıdır. (bkz:ying yang)

eşcinsel çevrem yok diyen kıdemli eşcinsel

eşcinselleri önünde veya arkasında tutan ama yanında tutmayan eşcinseldir.

15 mart 2019 yeni zelanda'da cami saldırısı

terörünün sadece din ile ırk ile olmadığının kanıtıdır. bu tamamen kin kaynaklıdır. bütün terör eylemlerini bitirseniz bile kin duygusunu yenebilen fertler yetiştirmedikçe terör asla bitmeyecektir.
  • /
  • 41

kavramsız ve kimliksiz bir hayat tahayyülü

“efendim, kimliksiz yaşamakmış! hani çarşıdan alınmaz, pazarda satılmaz bir şey varsa o da kimliktir ki, ana sütü gibi helâldir. insan dediğin, bir mahalleye, bir sokağa, hiç olmadı bir memleket böreğine benzer; içi karışıktır ama her malzemenin bir adı vardır.

tahayyül sahibine ister istemez sorası geliyor insanın. yoksa sen yaratılış hatası mısın, evrenin boşta kalmış paragrafı mı? madem ne kadınsın ne erkek, ne inanan ne inkârcı, ne sağ ne sol... o vakit seni kim doyurur, kim gömer, mezar taşına ne yazarız? ‘hiçlikte yaşamış, boşlukta göçmüştür’ mü insan dediğin biraz da aidiyettir; yoksa yolda yürüyen bir gölge olur, selam versen yankı yapmaz!”

herkesle iyi geçinen insan modeli

ben. tam bir ortam orospusuyumdur. ortamdaki herkesle özel bir arkadaşlık kurup sürekli dedikodu bombardımanına tutulan kişiyimdir. kendime bayılıyorum.

baba olmak

öğretmen olduğumdan mı yoksa erken yaşta emmi olduğumdan mı bilmiyorum çoktan tatmış olduğumu düşünüyorum bu duyguyu

cenazemde çalınmasını istediğim şarkılar

alizade - estafurla

"estağfirullah ne anlama gelir?
bu kelime, bağışlanma dilerim ve allah'ın merhametine sığınırım manasına gelir."

tam bir cenaze marşı.

amına koyayım

cinsiyetçi bir küfürdür.

illa küfretmek istiyorsanız götüne koyayım deyin bari.

kitap okumayan biriyle sevgili olmak

kitap okumak eyleminin sembolik bir şey olduğunu düşünecek olursak, kendisine hiç bir şey katmayacak birisiyle hayatını paylaşma çabası genelde büyük hüsran ile sonuçlanıyor.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

yalnız burda kendi aramızda bile birilerini genelliyor olmak ne kadar üzücü. lezbiyenler maskülen, gayler feminendir stereotypeından farksız bu genelleme.

çirkin gaylere tavsiyeler

çirkin erkek yoktur az efekt vardır.

homojen dergi 14. sayı

yazıları tamamiyle okudum. herkesin eline sağlık.

homojen dergi 14. sayı

iyi oldu okuyacak bir şey arıyordum artık var kaliteli bir. dergi.

Toplam entry sayısı: 809

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

içi boş, çürük girdilere sahip yazarlık kariyerine sahip yazar arkadaşların sıkan paylaşımları beğenilmeyince, dışlandıklarını düşünerek kutuplaşma savlarıyla duyar kastıkları durumdur. bi sakin olup "ben ne yaptım da bir kutuplaşma meydana geldi?" diye düşünmeleri tavsiye olunur. yazdıklarınızın anlamı olmalı ki zıtlaştığınız düşündüğünüz kişilerle bir şeyler konuşabilesiniz ve ortak bir paydada buluşabilesiniz. karşısında boş ve anlamsız şeyler gören bir insan sizinle tartışıp haklı çıkmaya değer görecek bir şey bulmadıkça niye sizi taksın ki? hal böyleyken tabiki aynı değil zıt kutuplarda bulursunuz birbirinizi.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

ürkek

ay korkarım ben diye iki adımı gelmeye erinen yazarlara rağmen, urkmezsem gelicem dedi ve taaaa zonguldaklardan kalkıp geldi sağolsun zirveye. başta biraz ürkütüydü ama sohbetimizle biz oksaya oksaya sakinlestirdik. sempatik sessiz sakin yazar.

edit : sabaha karşı dönerken usudum diye verdiği boyunluk bende kaldı. emanetin ben de ürkek, bir sonraki görüşmede teslim edeceğim.

ayı sözlük itiraf

bir anka kuşu misali, duygularımın sönen ateşinin ardında bıraktığı küllerinden yeniden doğmasına vesile olan biriyle tanıştım.

duygusuzluk içinden geçen tam üç koca yılın ardından...

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?