bir kısım hetero olduğu iddia edilen sözlüklerde sırf eşcinsel diye sırf homoseksüel tanımlı entry girdi diye ötekileştirilen yer yer hakaret ve sinkafa uğrayan yazarın; aynını hatta daha fazlasını eşcinsel mecra sözlüklerde yaşaması halidir.
bu durum yavrusunu yiyen timsah gibidir aslında, kendi gibi olana kendi gibi olmasa bile eşcinsel temelli bir alanda yaşamak isteyene yapılan garezin yazı yoluyla yansımasıdır. zaten toplum olarak her türlü şiddet ve homofobi önellerine maruz kalıyorken aynını gay sözlüklerde yaşamak; hiç insancıl değil kanımca.
fen bilgisi deneyi yöntemi ya da laborant eliyle masaya yatırılıp analiz edilmesi gereken beyanat sahibi.
"adamı zorla katil ediyorlar ya." deyip elini kana bulayan ya da "adamı dert sahibi eder bunlar." dedikten sonra hastalık hastası olan tipler ile herhangi bir farkı olmayan bir zorlanma hali nasıl olabilir araştırmak lazım. bir insanın zorla homofobi sahibi olması için nasıl bir dram yaşadığı ya da başına ne geldiği araştırılmalı öncelikle. çünkü kurulan cümle kalıbı cidden mantıklı değil.
"dur, yapma; sakın sakın ha atma" sloganı ile market, süpermarket hatta alışveriş poşetlerini biriktiren anne ponçikliği.
içine ıvır zıvır koymaya yahut yer yer çöp poşeti olarak kullanmaya yarayan bu naylonlar için, mutfaktaki raflardan birinin feda edilip içinin tıka basa poşetle doldurulduğu da çok mümkündür.
tanıdıklarımı bir kenara ayırarak; tanımadığım yazarların nicklerinden şu tahminleri yapmak istiyorum. tamamen sallama değil ancak derin bir anlam yükleme de değil; hislerimden geçenler diyelim:
banyo sonrası özellikle sevdiceğine bornoz giydirip evde dolaştıranları takdir ettiğim eylem. etrafta dolanıp bornoza dolanmış haliyle hem suyunu çektirip hem şebeklik yaparaken "gel bakim şöyle sen" deyip bornozu üzerinden çekerek cascavlak haliyle dudağına yapışmak ve tekrar kirlenmek harika bir duygu olsa gerek.
kabak tadı olarak sofralara sunulmaya başlanan adana valisi hüseyin avni coş'u 'yılın valisi' ödülüne aday gösteren dergi. dergi tarafından üst üste iki kez yılın valisi seçilen coşun en dişli rakibi ise istanbul valisi hüseyin avni mutlu.
tanınmak, reklam yapmak, adından söz ettirmek için bu yolu seçtiği bariz olan derginin nasıl bir siyaset güdümünde olduğu net olsa da; derginin adı bile türkiye'deki siyaset anlayışının hangi noktada ve kimlerin elinde olduğunun tanımı gibi.
boyası gelmiş saçı, abartılı makyajı ve kimseyi beğenmeyen halleriyle konuştukça konuşan beyin sikme konusunda almanak türünden kitap yazan teyzedir.
sesini özellikle çevresindekilere duyurma çabası, bilhassa rahatsız etme konusundaki yoğun kast'ı ve karşındakinin onu dinleyip dinlemediğne bakmadan anlatır da aldatır. bu teyzenin olduğu kısım sanki orda vebalı varmışcasına genelde boştur, dolu olsa bile yolcular ona götünü döner. dışlanmışlığının farkında olmama konusunda zirve noktadır. "sus da motorun soğusun be teyze, yok olmadı bunda yedek jeneratör de var hum."
hata zincirinde masum olan tarafı alaşağı eden yanılma hali.
genel olarak yanlış yapma yada hep aynı yanlışı yapma noktasında bunu alışkanlık haline getirene ikinci ya da üçüncü şans verilir, ancak bonus hak sonrasında şans verenin götünde patlar. örneğin "tamam anlaştık o zaman kaldığımız yerden devam." dersin ancak karşındaki bu kez daha çok hatta katbekat suistimal ederek tüm oyunu bozar.
mesela; bir insanı anımsattığı için düşman olunan şehirler vardır; salt şehrin dokusunun yaşattığı hisler değil de sırf çağrışım yaptığı şeylerden ötürü sevilmemeye yol açan nedenlerdir bunlar. şehrin hatırlattığı insanı unutmayı öğrenmek mümkün olamıyorsa; o şehir asla sevilemez kanımca. gerçekleşememiş ayrı şehir aşıkları gibi.
genel olarak sadece metrobüste rastlanan, sanki metrobüsten inip gidince bir daha böylesini göremeyecekmişiz gibi sanrılara sokan bey.
nispeten kalabalık metrobüs içinde rastlayıp, yanına yaklaşarak gözle soyarak yiyip bitirme seansları yapılmak istense de; bir kaç durak sonra metrobüsten inip gideceği gerçeği karşısında bu tatlı sıfat; malesef geçip gidicidir. evet usulca inip gider ve her şey noktalanır.
valentina karakteri ile tanınan italyan erotik ve bdsm çizgi romancı.
1965 yılında dönemin revaşta olan altkültür ve cinsel eğilimlerini irdeleyerek yarattığı valentina serisinde; cinselliği oldukça sert şekilde kullanmış, karakter romandan uyarlama olarak 1973 yılında baba yaga adıyla sinemaya aktarılmıştır. dönem olarak yapılanın en iyisi, günümüz için edebi kültlerden biridir. erotik çizgi roman ve seksüel düşünce psychedelic'iğinin aşırı şekilde kullanıldığı kitap serilerinin en iyilerindendir.
onlayn görünce heyecanla bilgisayarı yere atıp; bu satırları yerde sürünerek yazmama yol açan yazar, umarım "geçerken uğradım" değil, "uğradım kolay kolay da geçmeye niyetim yok" düşünceleri ile gelmiştir. evet abi sen çok doğru bir yere geldin yahu.
kamuya açık yerlerde yapılıp huzur bozucu boyuta ulaşmadığı sürece suç teşkil etmeyen yahut herhangi bir baskın ihtimalinde bazı vakalarda zorla kabahatler yasasına sokulmak istenen baskın hallerinde yapılması gerekenlerdir.
1. inkar edin. karşınızdakinin gördüklerinin bir hayal olduğu konusunda telkin edin. sonuçta iki kişisiniz bir kişinin hakkından gelmek zor olmasa gerek.
2. kişisel zevkiniz yarım kaldığı için basan kişiye temiz bir dayak atın. belki pataklama sonucu hafızasını kaybeder ve gördüklerini de unutur.
3. ölü taklidi yapın. belki o an kıyamet kopar ve bu yalandan ölüm hali gerçeğe dönüşüp işinize yarar.
4. baskın yapan emniyet görevlisi ise ve bu işlere meyilli ise ayartıp aranıza alın. eh bu işleri ben öğretecek değilim, olaya dahil olan her birey ona ortak olmuş sayılır.
5. basılma fiili teşebbüs halide kaldıysa ve hemen giyinme ihtimali yoksa "eyvah soyulduk" diye bağırarak fiili hırsızlık kapsamına sokmaya çalışın. eh siyasiler bile bunu yapıyor, siz de yapın efendim, yılmayın teslim olmayın direnin.
"poğaça", "poğça" "poça" minvalinden henüz nasıl yazıldığı ya da ne olduğu tam olarak tanımlanamayan ve adına elit gay denen kapital mekan finansörlerinin yarattığı homofobik algı tehlikesinin; giderek homofobik hetero katmanı dahi aşarak aşırı boyutlara ulaşması durumu.
"kadınlar kadını kadın ya bırak şunu", "of gay değil resmen kadın.", "fakir ayol o onla ne işim olur", "o mekanda ne işin var gel yanıma kalite takılalım." gibisinden tümcelere konu olan bu durum, aynı türden olan ve aynı şeyleri hisseden bireylerin kendi gibi olana neden düşmanca davrandığının asla anlaşılamamasına yol açmaktadır. sınıf olarak kast sistemi yaratan pabucumun elitlerinin bu yolla kendi sonunu hazırladığı da bir gerçek. akıl alır gibi değil.
gay hesaplarda belli ki yemek tarifi aramış, yahut hakikat menkıbelerinin erdem yollarını öğrenmek istemiş yoksa ne işi var böyle yerlerde. karşısındakini aptal yerine koymaya yönelen bu taşkınlık halinde daha taşkın davranmak en iyisidir diyor ve "ama sen eşcinselsin ki" diyor konuyu kapatıyorum genelde. yanıt "hadi ya çok mu belli ediyorum." oluyor. gizli eşcinsel olarak takılmak en doğal insan hakkı iken; başkalarını salağın saflık derecesi en yoğun olanı yerine koymak elbette karşılıksız kalamaz, kalmamalı.
birey ise cinayete kadar giden ya da hasar bırakan izlerle yaşamaya zorlanan bir toplumsal müeyyide süreci, kurum ya da kuruluş ise kapatma davaları ve üyelerinin hapse girmesi ile noktalanan nefrete mahkum yaşam şeklidir.
küpe argümanından yola çıkarak birini gay olarak tanımlamak ve küpeli elemanın da gay olmayı hakaret sayıp dava açması şeklinde tanım bulan iki değişkenli deli saçması.
tarsus ilçesi'nde eğitim-sen yönetim kurulu üyesi tayfun cengiz, top sakal bırakıp, küpe takınca kendisine 'gay olduğun için mi küpe takıyorsun?' diyen milli eğitim müdürü ahmet sefa demir laeyhine cumhuriyet savcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş. şimdi; küpeyi gay aksesuarı olarak tanımlamanın yobazlık kaysayısı zirve olup ne denli cahil bir söylem olduğu aşikar, ancak gaylığı gurur meselesi ve aşağılanma ifadesi olarak görüp dava açmak da bir o kadar cahilce. keşke savcılığa "bana gay dedi" değil de "görüntüme yönelik hakaret içeren beyanlarda bulundu" şeklinde şikayet etseymiş.
sonuçta gay olmak bir ezikleme hali, bir suç ya da bir insalık ayıbı değil bir cinsel durum ifadesi. aynı soru bana sorulsa küpeme dokunarak "he gayım n'olmuş sana mı sorcam yaprağm*" der geçiştiririm; çok net. davayla falan da uğraşmam.
eskiden iklimlendirme tanımı iken zamanla eşcinselleri tanımlamak için kullanılmaya başlanan yaygın homofobik betim.
gözlemlerime dayanarak sunu söyleyebilirim, sırf istediği adamı ayartamadığı içün hani böyle sırflı sırflı ulaşamadığı eşcinsele başka bir koldan saldırıya geçmek içün "ılık bu amk" şeklinde çamur atan naylon heteroların yoğunluğu, ciddi mealde yaka silktirecek kadar yoğun. eşcinsel diye ılık olarak suçladığı biriyle, aslında yatmayı başaramamanın sonuç ilişkisi bunlar.
“one of your girls” son videosunda karşımıza drag içinde çıkıyor müthiş güzel olmuş. “face card, no cash no credit” gibi bir şarkı sözünün hakkını vermiş.
şarkı bizde çok bulunan eşcinsel olmayan aktiflerden birine aşık olan birisi hakkında yazılmış gibi, diyor ki canın sıkıldığında ara beni senin öteki kızların gibi olurum, aramızda kalır kimseye söylemem.
mesclise giren domuz bağlı katiller; kadınlarınızı sahiplendireceğiz diyen çağ dışı insanlar ve onların destekçileri çoğunluk durumunda. başımızdaki zat bakın beni seçmezseniz meclis çalışmaz yatırımlar yarım kalır, togg, iha,siha hepsi kalır, vatan gider, ezan diner, bayrak iner verin kardeşinize yetkiyi göstersin size etkiyi diyerek maalesef üzülerek istemeyerek %55 ile tekrar seçilir. müfredatta değişiklikle başyayıp (hüdapar isteği), lgbti derneklerin kapatılması (yeniden refah isteği) ile kötü günler geride kaldı şimdi daha kötü günler var aşamasına geçeriz. seçimden sonra kendi gruplarını kuranchp listesinden giren partiler de bunlara destek vererek sıçtık sıvıyoruz moduna geçerler. kısaca a dostlar biz bahar gelecek diye beklerken winter is coming. bu arada seçimlerde komiklik olsun diye ali koç istifa, tek yol devrim gibi komiklik yapan ya da alt tarafı bir mühür bile basmayan 1.300.000 kişi ile bana ne yaahhhh ben mi kurtarıcam ülkeyi diyen yaklaşık 8 milyon kişi... size ne desem az... tersi bir senaryoyu düşünelim. millet ittifakı kazandı. meclise taşıdıkları kendi grubunu kurdu. bunlar demokrasi amaç değil araçtır diyen grup oldukları için işi bitti. hadi hdp/ysp , tip destek verdi, belki iyi parti bir şekilde yetmiyor. meclis çalışamaz ve yeniden erken seçim olur ki 2024de bildiğiniz gibi yerel seçim var. genel erken seçim yerel seçim birleştirilir. bakın gördünüz mü gitmedi ülke gazlaması ile huuuooppp kim gelir başa. dik dur eğilme bu millet seninle... kısaca arkadaşlar dediğim gibi ortadoğu çukuruna döner ve barbaros şansalın dediği gibi bokumuzda boğuluruz.
debbie gibson'ı (çıktığı zamanlarda) daha şirin bulsam da bu kavgada tarafım tiffany.
şaka bir yana, zamanında sıkı rakip/düşman gibi gösterilseler de (çünkü "everybody loves a good catfighting") aslında hiç öyle olmamışlar.
not: felaket efektleri ve uyduruk dev hayvanların kapıştığı kötünün kötüsü syfy/asylum yapımı 2011 yapımı megapython vs. gatoroid'den alınma.
ya da tam ismiyle: 哀しみのベラドンナ (kanashimi no beradonna)
anime ile içli dışlı olmamakla beraber çok sevdiğim, hem hikayesiyle hem de tarzıyla etkileyici bulduğum bir filmdir. hele cazcı masahiko satoh'nun psychedelic ile folk arasında gezinen müziği müthiş. bayıldığım giriş parçasının zamanında bizde hümenyra'lı bir aranjmanının yapılmaması ilginç. belki film çok sonradan ünlü olduğu içindir.
modern anime izleyicilerinin çoğunlukla seveceğini sanmıyorum. aslında hak bile veriyorum. çünkü film/hikaye daha çok sabit görüntüler üzerinde gidiyor. henüz izlememiş maceracı seyircilere tavsiyemdir.
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
yakın zamanda soylarının tükendiği haberleri çıkan ancak bir kaç hafta önce sahra çölünde yeniden görüntülenerek soylarının tükenmemesi mutluluk yaratan kulakları ve benekleri ile dikkat çeken evcilleşmemiş kedi türü. kedigillerin en nadir rastlananı.
sadece geceleri dışarı çıktıkları için ve fotoğraflanamadıklarından uzun zamandır yaşam bulguları şüphede idi. orta asyada da yaşamakla birlikte asıl yaşam alanları kuzey afrika çölleri. miyokkk çok dadlu bu ^^
bayıldım öldüm bittim ben buraya hele hele mavi ışıklı bir odasi var ki direkt adam düşürmelik hoslanilan kisiyi buraya cekip avlamalik. çokzel.
uyduruktan da olsa kabinde kisa bir dj performansi sergiledim yok ben bu ise girerim arkadas.
gözde dünya tatlısı mekan çalışanları da öyle. müzikleri şahane deep house formunu hic bozmuyor. arapça ve türkçe parça duymamak ne iyi geldi. her haftasonu buraya derhal gelinsin!
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
açlık, aids; iç savaşlar ve sömürgenin tillahını yaşarken; kafayı eşcinselliğe takan gambiya devlet başkanının birleşmiş milletler kürsüsünde yaptığı beyanat.
amerika; arjantin, fransa; japonya ve brezilya'nın tepkisi ile karşılaşan üşütük başgan; müslümanlık ve insanlık gereği eşcinsellik denen bulaşıcı hastalığı kurutacağım şeklinde sözlerine devam ediyor. fakirlik sıralamasında eksi değerlerin bile altında olan bir ülkenin batı devletleri kökünü kurutmuşken; bunu görmek yerine eşcinsel kökü ile uğraşması yapacak meşgale bulamamaktan kudurmanın kanıtı gibi. başgana önerim madem yapacak bir iş bulamamış havlu kenarı falan işlesin; elbise teyerlesin.
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
sevişirken -baldırları çok kalın olmak şartıyla- partnerin bacağını yalamaya koyulup dudak ucuyla bacak kıllarını hafifçe çekip ardından bacağı boydan boya yalamak. mmm enfes.
fiziki yönden algılarım sürekli değişiyor şu dönem esmer gara gaşlı gara gözlü surat olarak çirkince güzel bacaklı ve aşırı kıllı hunk tipler. tercihen kürt.
seksten bunalmış, bıkmış haniyse böyle içinde cinsellik geçen her şeyden iğrendiği için duygularının rotası doğrultusunda sürüklenmek isteyen insandır.
ancak ters köşe bir manevra ile sözde fısıltılı gizemli aşk sözcüklerini kullanarak sizi en kestirme yoldan yatağa atma peşinde koşan bir dengesiz de olabilir.
iki ihtimal arasında kararsız kalınan durumlarda; şüphelerinize güvenip aslında aşk aramadığı sonucuna ulaşabilirsiniz, lakin durduk yere aklınıza kurt düştüğünü düşünmeyin.