yıllık izin zamanlarında bilhassa eşini annesine ya da tatile gönderip kendisi evde kalmak suretiyle çakma bekarlığa adanmış geleni yapmalı kaçanı kurtarmalı bünye.
"cnm, 2 ay bekarım bana gelsene; sırtımı kaşırsın ayran içeriz." gibisinden çıkışlarla toplanıp çete de kurabilen bu zararlılar, kendi aralarında paslaştıkları tek gecelik boşalma araçlarını tavsiye yoluyla piyasaya sürmektedirler. tatilden ya da anne evinden dönen eşle bekarlık sona ermekte, olağan evlilik oyunu kaldığı yerden devam etmektedir.
yaşam formunda o an ölüp toprağa karışma hissi yaratan görsel ve hislerdir.
bu hale tanıklık ettikten sonra sevgili olma durumu tekrar gözden geçirilip bitirilebilir de. örneğin sık sık eski sevgili ile kıyaslanmak, gizliden peydah olunmuş yedek koli ve bunun inkar edilişi, herkese kendini beğendirmeye adanmış bir bünyeye sahip olup sevgiliyi ihmal etmek hep bu türdendir.
full pasif arayışında olup gay değilim sikiciyim ayağına geçinen ancak arada değişik tatlar tatmak hissiyle travestiye pasif olan tür.
yaşanmış eşcinsel hikayelerinde sıklıkla yaşanan bu durum, bir aktifin neden özellikle travesti seçtiğini akıllara getirse de sırf canı öyle istediği için, özünde pasiflik barındırdığı için ya da değme pasiften daha pasif olduğunu akıllara getirebilir. içselleşmiş durumu "ben vermedim götüm verdi."dir.
seks furyası'nın bir gün o da kadın olacak, gecelerin kadını, horoz gibi maşallah, ay aman of gibi seks filmleriyle birlikte en çok iş yapan filmi olmuş; sinema salonları sperm kokusuna doymuş taşmıştır. mahsülünü mafya babasına kaptırmamak isteyen bir babayiğidin konu edildiği film; araya konan sevişme görselleri ile eşine rastlanmayan türdendir.
sinema entry'lerine denk geldiğimde beylik yazılarıyla dikkat kesildiğim yazar. hele bi entry'si var ki böyle pamuklara sarmalı günlük sulamalı fasulye gibi evin bir köşesinde dallanıp büyütmeli cinsten. az yazıyor oluşunu 'boş beleş konuşup beyin kılcallarında sikertme yapmam.' düşüncesine bağlıyor, hakkında hiç entry girilmemesinin yaşattığı şokla fasulyeme pamuk ve ışık alan bir köşe bulmaya gidiyorum. bu yazar john waters' ın amcaoğlu olabilir a sözlük.
bir görselden yola çıkarak temellenen ve zamanla gelişen ya da reelde tanışıp vurulup ani gelişen ve yurtdışında yaşadığı matuf olunan mesafe engeline takılı his.
"uzak diye bir yer yok."un en acı değillemesi haniyse insana o an ne iyi geliyorsa onun gidip en uzağa inşa edilmesi şeklidir. "bana iyi gelen adamları hep uzaklara yapmışlar" dedirtir. bir arada olma kriterinin beklemeye dönüşmesiyle hayli sancılı geçen bu süreç, sürekliliği sürdürülebilir olduğü sürece insanı en fena yaşanamamışlıklarla sınar. mesela "evet, uzak diye bir yer yok ama aynı gökyüzü birleştiremiyor bizi. şu an burda olmanı çok isterdim şu halimi görsen inan çıldırırsın. birlikte değilsek ne önemi var ki al sana risk, bu da mı gol değil" gibi...
başına buyruk yaşayan, eyvallahı olmayan, türlü çeşitli abanma denemelerine yanıt vermeyen, ancak insani ilişki anlamında sahip olduğu yakın durma eğilimi nedeniyle sahip olunamayacağı bilinip yine de manyakça istenen kişi.
birine ait olma noktasında mesafeli davranan bu tür, kendine olan yakın meyilli duruşun farkında olarak yer yer süründürür, gebertir böyle sinir bozma anlamında ruh halini darmadağın eder, parçalar. ancak ele avuca gelmeyeceği bilinse bile öyle de tatlı ve çekici gelir. bilen bilir, sırf hakimiyet sahasına girmiyor diye peşine düşülen insanlar vardır. aslında çekip gitse sorun kalmayacaktır, ancak belirsiz duruşları ve koordine altına alınamayışları nedeniyle bunlar kolay kolay vazgeçilemeyen insanlardır. işte bu insan o insandır.
"sene olmuş 2013 hala böyle sorularla gelenler var ya." şeklinde tepkimeye girmeme yol açan asit bazlı sual.
bilhassa birbirini uzun süre görmemiş iki insanın bir araya geldiğinde selam sabah dahi vermeden, diğerine ne zaman evleneceğini sorması üzerine ölü taklidi yapma şekline dönüşmüş; sırf bu sual yüzünden nice dostluklar arkadaşlıklar bitmiştir. "biri de çıkıp başka bir şey sorsun hığamına" dedirtir, başarısız evlilikler sonucu boşanma mucibinde mutsuzluğa gark olmuş tipler tarafından da soruluyor oluşu hayli saykodeliktir.
bize de yapılan bizim de yaptığımız rahatlama taarruzlarına konu dinlencelik bölgelerdir.
mesela çok fazla göz ağrısı çeken kirpiklerini sevdiceğinin yanağında dinlendirebilir. tabi kahkaha krizinden ölüp birbirlerini ısırmazlarsa. fazla alkol alınan zamanlarda dinlenme yeri bir baldır olur, uzanır yatarsın tabi uyumaya hacet kalırsa. bazen de sırt sırta verip bir şeylerden bahsedip gülmek iyi bir süzülme şeklidir böyle yavaş yavaş. daha iddialı dinlenme aktviteleri için dudak dudağa verip nefes alma hızını sevdiceğinin nefes alıp verişine uydurmaya çalışmak iyi gelir ve senkronizasyon sağlandığında tek ağızdan nefes almak hep dinlenmelik türdendir.
müzik listelerine düşeli henüz 3 hafta olan yıldırım, playlistlerde sallantıya yol açan axwell parçası.
elektronik müzik dinleyicilerinin zaman zaman boş beklentilerle oyalandığı yaz dönemine sağlam giriş yapan parça, öyle iyi kotarılmış ki vokal desteği de cabası olmuş. ingiltere'de şarkının jet hızıyla yükselişte olduğunu ekleyeyim.
kendi mahallesinde evinde şurda burda korkudan, mahalle baskısından el ele bile tutuşamıyorken toplu ulaşım araçlarında, sokakta şurda burda açılıp saçılan ilişki leveli atlayan ikilidir.
bir yandan öpüş alıp verip, bir yandan da oynaşırken; çevresindekilerin onları izleyip izlemediğini kolaçan ederler, bu bastırılmış bir araya gelememe asosyalline yönelik ikili bir başkaldırıdır aslında. göze batmaları nedeniyle haklarında kontra görüşler ortaya atılmış, "canım, sıkı sıkıya sevdiceğine sarılmana gerek yok kimse saldırıp onu elinden almayacak * şeklindeki toplumsal teori oldukça kabul görmüştür.
aynı anda ya da farklı zamanlarda yapılan ve sonuçlarının daha önceden tecrübe edilmiş olmasından mütevellit alışkın olunması hasebiyle daha katlanılabilir olduğu düşünülen yanlışlar ve bunun daha yanlış sonuçlarıdır.
aynı yanlışı yapmak sonuçlarından daha az etkilenme ya da acının çeşitliliğinin artmayıp en azından aynı tür kalarak sabitlenmesi gibi bir yanılgıya düşürür, aslında böyle değildir. bu tür yanlışlar nitelik değil de nicelik olarak uzun vadede vurur adamı; bağlaşım ilişkisi bitmediğinden bir zincir gibi süreklilik gösterir; belki daha tanıdık gelir ve daha az eza verir ama unutulmak istenen asla hatırlanmak istenmeyen insan ve hissiyat oranında tonlarca çoğalmaya yol açar. farklı hatalar yapılmalı demiyorum ama aynı hatayı yapmaktaki ısrar, hobi olarak yapılsa bile makul değil.
hayli iri yarı, cüsseli, beygir gücü böyle yüksek irtifada seyreden ancak sadece gülünce bile nasıl bir yürek taşıdığını şak diye masaya vurabilen kaynaşma noktası yüksek emsalsiz yazar. evet abi adam acayip gülüyor, çok net.*
tanışmış olmaktan, o an orda bulunuyor olmaktan ciddili anlamda memnunum. ki bazı durumlarda bir arada olamayınca sonrasında bir daha o fırsat yakalanamıyor. iki parmağını dudağına götürüp ıslık çalabiliyorsa bana da öğretmesini rica ediyorum, cılız bir ses de bana kafi.*
istenilen şeye yaklaşıp mesafe aralığı ayarlandığında aklı zinde tutan duyguların yeterli olup, daha ileri gidildiğinde asıl anlamından uzaklaşılması halidir.
düşünülen şeye yüklenen anlam, onu tanıdıkça aslından uzaklaşmaya başlar; bu varolan durumun olması istenenle savaşından başka bir şey değildir aslında. uzağında durup hiçbir şekilde adını koymadığımız insanlara duyulan merak ve heyecan görsellerinin, yakınlaşma ile yere çakılmasından ibaret oluşudur.
asıl adı simon neale olan ve kesintisiz house müzikte ingiltere'nin sayılı isimlerinden sayılan dj.
string thing, so high, i got what you need gibi parça ve remixlerle öne çıkan müzik adamı, groove-house mix ve deep house debut düzenlemeleri ile festivallerin de aranan isimlerinden biridir. sample ve alt ritimleri yürekleri dağlar. candır.
ortaya sunulan bir fikri eleştirmek ya da ondan öteki yan anlamlar çıkarmak için gerekli birikimlere sahip olmamak, hatta birikim gerekmeyen durumlarda bile birikimsizliğini kullanamayıp böyle her şeye muhalefet yaparak varlığını göstermeye çalışma şeklidir. bu kafaya göre karşı duruş, varolanı inkar etmek için yegane sebeptir bir anlamda.
olanı bitene giydirmek için öncelikle kendisinin bir şey üretmesi bekleneceğinden, kendisinin de taşın altına elini atması hatırlatılsa bile bunu anlamaz; algı seviyesi öyle de yerlerdedir. "kelimeleri gerçek anlamda anlamaya çalışmakta diretmek mecazları hiçe saymak" yanlıları gibi değişmesi mümkün olmayan kalıp insandır. "hay kalıbına" dedirtir.
birlikte sosyal aktiviteye katılmak ya da tamamen asosyal hislerle beraber yalnız kalmak şeklinde belirtilerin körüklediği, gerçekte ise karşısındakini kapaklama, kapatma ona kapağı atma histerisinin itelediği sahiplenme şeysi. bazılarındaki gözü dönmüş aşırı istek "büyüyünce kocam ol." şekline evrilmiştir.
"aradığım buydu, başıma gelen en güzel şeysin; yanıma gel; şimdi oldu daha ne isterim ki, yap sana yapma diyemem ki" belli başlı uysal böyle mayışmalı kalıpların ardına gizlenebilen bu hissiyat, karşı tarafın kaçıp uzaklaşmasına sebep olacağı gibi bir şeyler denemek için fırsatta yaratabilir. olamaz mı olabilir. ha olmadı mı, evet bu olmadı şimdi diğerine; başka adayları denemeye...
"şunla yattım yatağı kötüydü, bunla yattım ağzındayken uyuyakaldı; hele şu harikaydı; ben var ya şurdan bu kadar adam kaldırdım" gibi kalıplarda tezahür eden bir ya da bir kaç yatım sonrası replikleridir.
yatılan kişinin ortak muhabbetlere bu şekilde konu oluşu insanlığın doğuşundan bu yana ılıman bölge orospuları ve yatalak koli mağlülleri tarafından kin ve fesatlık unsuru olarak kullanılmış; bir koli engeli ve soğutma aracı olarak ortaya atılmıştır. ileri geri konuşan insanın ne tür bir soruna gebe olup; hangi sinir hastalığından ötürü bu özel yaşanmışlıkları yaydığı ve eline bu yolla ne geçeceği kötek ve patak bilminin konusudur lakin temiz dayaklıktır kendileri.
ethem sarısülük'ü başından vurarak öldüren ve bugün serbest bırakılan polis memuru.
başbakanın yaptığı "polislerimiz çok mağdur oldu, onların canı can değil mi?" şeklindeki açıklamasıyla aynı gün yapılan salıvermenin mesajı aslında şu: "bundan sonra göstermelik olarak polisler yargılanacak belki bir kaç tane uyduruk ceza verilecek ancak alayı serbest bırakılacak." üstelik hangi ara soruşturma yapılıp tamamlandığı ve suçun oluşmadığı şeklinde kanaate varıldığı da hayli karanlık. devreye siyaset girince adalet megabayt hızı jet hızı. kamera kayıtları, video görselleri ve fotoğraflar olmak üzere cinayete yönelik fiilin her türlü münderecatı oluştuğu halde, sanık statüsünde yargılanıp hükümlü sıfatını alması gereken bir katilin hükümet oyunlarıyla serbest bırakılması hukuk devleti'nin türkiye'de okumalık olduğunun yoksa yaşamalık bir yer olmadığının da delili gibi.
meşru müfadaa'dan faydalanıp serbest bırakılma durumu ise hukuksuzluğun mühürü gibi. türk ceza yasalarında yer alan ve çağdaş dünya hukuk sistemlerinin aksine kolay kolay uygulanmayan meşru müdafaa ve ızdırar hallerinin bu vakada uygulanamayacanı her türlü algı anlayabilir. ortadan kaldırılması ve def edilmesi mümkün olmayan cana kast durumlarında hukuka uygunluk sebebi sayılarak suçu ortadan kaldıran müşru müdafaa hali en vahşi saldırılara, yağma ve adam haldırma suçlarında bile uygulanmıyorken zevk için cinayet işleme halinde uygulanıyorsa; adalet madalet bitmiş demektir; herkes kendi başının çaresine baksın.
doğumgünü çocuğunun bar, disco ve kulüp gibi yerlerde parti verip yenileni içileni alman usulü katışımcılara pay etmesi nisabıdır.
mekana gidip hem hediyesini yanına alıp hemde üzerine hesap ödeyerek iki türlü masrafa girmek şeklinde acılı olarak tecelli eder. kutlama mağdurları tarafından "ya evde yap bedavaya getir şunu, ya da mekanda yapacaksan kendin öde" şeklinde tepkiye dönüşmüş; zamanla "herkes hayatında bir kere mutlaka sikilir" aforizmasının en acıklı örneklerinden biri olmuştur.
“one of your girls” son videosunda karşımıza drag içinde çıkıyor müthiş güzel olmuş. “face card, no cash no credit” gibi bir şarkı sözünün hakkını vermiş.
şarkı bizde çok bulunan eşcinsel olmayan aktiflerden birine aşık olan birisi hakkında yazılmış gibi, diyor ki canın sıkıldığında ara beni senin öteki kızların gibi olurum, aramızda kalır kimseye söylemem.
mesclise giren domuz bağlı katiller; kadınlarınızı sahiplendireceğiz diyen çağ dışı insanlar ve onların destekçileri çoğunluk durumunda. başımızdaki zat bakın beni seçmezseniz meclis çalışmaz yatırımlar yarım kalır, togg, iha,siha hepsi kalır, vatan gider, ezan diner, bayrak iner verin kardeşinize yetkiyi göstersin size etkiyi diyerek maalesef üzülerek istemeyerek %55 ile tekrar seçilir. müfredatta değişiklikle başyayıp (hüdapar isteği), lgbti derneklerin kapatılması (yeniden refah isteği) ile kötü günler geride kaldı şimdi daha kötü günler var aşamasına geçeriz. seçimden sonra kendi gruplarını kuranchp listesinden giren partiler de bunlara destek vererek sıçtık sıvıyoruz moduna geçerler. kısaca a dostlar biz bahar gelecek diye beklerken winter is coming. bu arada seçimlerde komiklik olsun diye ali koç istifa, tek yol devrim gibi komiklik yapan ya da alt tarafı bir mühür bile basmayan 1.300.000 kişi ile bana ne yaahhhh ben mi kurtarıcam ülkeyi diyen yaklaşık 8 milyon kişi... size ne desem az... tersi bir senaryoyu düşünelim. millet ittifakı kazandı. meclise taşıdıkları kendi grubunu kurdu. bunlar demokrasi amaç değil araçtır diyen grup oldukları için işi bitti. hadi hdp/ysp , tip destek verdi, belki iyi parti bir şekilde yetmiyor. meclis çalışamaz ve yeniden erken seçim olur ki 2024de bildiğiniz gibi yerel seçim var. genel erken seçim yerel seçim birleştirilir. bakın gördünüz mü gitmedi ülke gazlaması ile huuuooppp kim gelir başa. dik dur eğilme bu millet seninle... kısaca arkadaşlar dediğim gibi ortadoğu çukuruna döner ve barbaros şansalın dediği gibi bokumuzda boğuluruz.
debbie gibson'ı (çıktığı zamanlarda) daha şirin bulsam da bu kavgada tarafım tiffany.
şaka bir yana, zamanında sıkı rakip/düşman gibi gösterilseler de (çünkü "everybody loves a good catfighting") aslında hiç öyle olmamışlar.
not: felaket efektleri ve uyduruk dev hayvanların kapıştığı kötünün kötüsü syfy/asylum yapımı 2011 yapımı megapython vs. gatoroid'den alınma.
ya da tam ismiyle: 哀しみのベラドンナ (kanashimi no beradonna)
anime ile içli dışlı olmamakla beraber çok sevdiğim, hem hikayesiyle hem de tarzıyla etkileyici bulduğum bir filmdir. hele cazcı masahiko satoh'nun psychedelic ile folk arasında gezinen müziği müthiş. bayıldığım giriş parçasının zamanında bizde hümenyra'lı bir aranjmanının yapılmaması ilginç. belki film çok sonradan ünlü olduğu içindir.
modern anime izleyicilerinin çoğunlukla seveceğini sanmıyorum. aslında hak bile veriyorum. çünkü film/hikaye daha çok sabit görüntüler üzerinde gidiyor. henüz izlememiş maceracı seyircilere tavsiyemdir.
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
yakın zamanda soylarının tükendiği haberleri çıkan ancak bir kaç hafta önce sahra çölünde yeniden görüntülenerek soylarının tükenmemesi mutluluk yaratan kulakları ve benekleri ile dikkat çeken evcilleşmemiş kedi türü. kedigillerin en nadir rastlananı.
sadece geceleri dışarı çıktıkları için ve fotoğraflanamadıklarından uzun zamandır yaşam bulguları şüphede idi. orta asyada da yaşamakla birlikte asıl yaşam alanları kuzey afrika çölleri. miyokkk çok dadlu bu ^^
bayıldım öldüm bittim ben buraya hele hele mavi ışıklı bir odasi var ki direkt adam düşürmelik hoslanilan kisiyi buraya cekip avlamalik. çokzel.
uyduruktan da olsa kabinde kisa bir dj performansi sergiledim yok ben bu ise girerim arkadas.
gözde dünya tatlısı mekan çalışanları da öyle. müzikleri şahane deep house formunu hic bozmuyor. arapça ve türkçe parça duymamak ne iyi geldi. her haftasonu buraya derhal gelinsin!
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
açlık, aids; iç savaşlar ve sömürgenin tillahını yaşarken; kafayı eşcinselliğe takan gambiya devlet başkanının birleşmiş milletler kürsüsünde yaptığı beyanat.
amerika; arjantin, fransa; japonya ve brezilya'nın tepkisi ile karşılaşan üşütük başgan; müslümanlık ve insanlık gereği eşcinsellik denen bulaşıcı hastalığı kurutacağım şeklinde sözlerine devam ediyor. fakirlik sıralamasında eksi değerlerin bile altında olan bir ülkenin batı devletleri kökünü kurutmuşken; bunu görmek yerine eşcinsel kökü ile uğraşması yapacak meşgale bulamamaktan kudurmanın kanıtı gibi. başgana önerim madem yapacak bir iş bulamamış havlu kenarı falan işlesin; elbise teyerlesin.
başlığı görüp ayı sözlük yazarları kendi fotolarını mı atacak acep diye düşünürken okudum aydınlandım evet yazarlar da kampanyaya dahil. zamanında bir yazar buraya sikini ve götünü attığı için bir kısım yazarlardan anlamsız linç yemişti. canı ufak süprizler yapıp ifşa çekiyorsa kime ne bundan.
yönetim olarak yapılan açıklamayı aynen tekrarlıyorum: "burası +18 bir sözlük lütfen nude atanları linçlemeyelim."
evet kendi erotik fotolarımı atmayı çok isterdim ancak sosyal mecralarda iç organlarıma kadar paylaştığım için gizemli erotik bir yanım kalmadı. pazara düşen ucuzlarcağğ fotolarımla burayı kirletmek istemem. sizler paylaşın biz beyenelim beybiler namnamham ^^
edit: dm"den gelen talepler üzerine 2 adet fotomu ekliyorum hadi bismillah.
sevişirken -baldırları çok kalın olmak şartıyla- partnerin bacağını yalamaya koyulup dudak ucuyla bacak kıllarını hafifçe çekip ardından bacağı boydan boya yalamak. mmm enfes.
fiziki yönden algılarım sürekli değişiyor şu dönem esmer gara gaşlı gara gözlü surat olarak çirkince güzel bacaklı ve aşırı kıllı hunk tipler. tercihen kürt.
seksten bunalmış, bıkmış haniyse böyle içinde cinsellik geçen her şeyden iğrendiği için duygularının rotası doğrultusunda sürüklenmek isteyen insandır.
ancak ters köşe bir manevra ile sözde fısıltılı gizemli aşk sözcüklerini kullanarak sizi en kestirme yoldan yatağa atma peşinde koşan bir dengesiz de olabilir.
iki ihtimal arasında kararsız kalınan durumlarda; şüphelerinize güvenip aslında aşk aramadığı sonucuna ulaşabilirsiniz, lakin durduk yere aklınıza kurt düştüğünü düşünmeyin.