nstrgt

Durum: 809 - 0 - 0 - 0 - 09.06.2025 10:38

Puan: 14646 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

10 yıl önce kayıt oldu.
7.Nesil Yazar.

Instagram : cubby_boi
  • /
  • 41

erkek deyince aklınıza gelen ilk üç şey

kimi zaman zarar ziyan zorba.
kimi zaman saran soran seven.
kimi zaman hepsi birlikte.

kısa paça pantolon

çokça denedim. test ettirdim. onaylattım. beğeniliyor. üzerinde beğenilmeyenlerce her zamanki gibi gömülüyor, istenmiyor, hemencecik bitiversin de gözlerimiz artık görmesin diye feryat ediliyor. uzunca seneler mağazacılık yapan birisi olarak şunu söyleyebilirim. moda algısı sıfırın altında eksi bilemem kaç derece olan herkes kendi düz ve sığ, dalgasız dolap denizine göre yargılıyor herkesi. çünkü her şey standart, kalıplaşmıs ve aynı olmalı onlara göre. ama böyle giyinenler, moda denilen şeyin hayatının önemli bir parçasını oluşturan kişiler yani bizimle aynı hayatı yaşamıyor, aynı paraları alıp aynı yerlerde gezmiyor çoğu, aynı mantıkla yaklaşıp aynı paraları ödemiyor giydiklerine. lüks giyim diye bir sektör var. kaçınız bu mağazalardan içeri adım attı ve gezdi? fiyatlara bir baktı? o insanlar o götünüzle güldüğünüz şeylere etmez dediğiniz fiyatlara yıllardır sizin senelik maaşlarınızı yatırıyor. çünkü aynı hayatta değiliz o kişilerle. farklı yaşıyor ve farklı giyinebiliyor da olabilirler, bizimle aynı da. bunun için illa zengin olmaya da gerek yok. fast fashion markalar daha az ömürlü olan aynı kalıp ürünleri seriyor önümüze. bırakın herkes parasının yettiği kadarıyla farklı giyinip gezsin. ama yok!farklılığa bizde yer yok. "çok güzel ama ingiliççe. biss bilmiyoss ingiliççe. " mantığıyla adeta yabancı bir dil muamelesi görüyor moda. dil öğrenin o zaman. bilirseniz o zaman anlarsınız.

sigara içen erkek çekiciliği

arkadaşlar size çekici gelen dumanın ilizyonu ve erkeğin bu tü kaka pis şeyi yatak odası nefes alış verişiyle içine çekip üflemesinin kombinasyonundan kaynaklı. yoksa çekilir tarafı yok ki bunun bir de çekici yani olsun.

final haftası

bir de mezun olmak için final haftasından sonra tek ders sınavına kalıp ondan da geçemediğinizi düşünün. bkz : nstrgt
edit: bir de geçtiğiniz halde not yükseltmek için aldığınız dersin sınavını unutup onu da ff e düşürüp dönem uzattığınız bir final haftası düşünün. bkz kısmını yukarda vermiştim zaten.

ayı sözlük yazarlarının benzetildiği ünlüler

ozan tufan. ( göz kaydıran emoji)

black mirror

4. sezonu üzdü. zevk almıyorum.

ayı sözlük itiraf

gençlikten kaynaklı bazı konulardaki tecrübesizliğim ve bilgisizliğim geleceğimle alakalı olağanüstü bir korku yaratıyor bende son zamanlarda. bu da aşırı hırs yapmama sebep oluyor ve bu hırs başka bireyler için kötü eylemlerde bulunmamı sağlayabiliyor. gelecek kaygısı ve başarılı olma takıntısı, kafeslediğim bir canavarı özgür bırakıyor. bu da beni daha çok korkutuyor.

askerliğe elverişsiz raporu alma yöntemleri

ya askerliği hapis cezasına çevirmenin bir yolu yordamı yok mu ey ayı sözlük? vallahi yatar çıkarım.

çıkarılması keyifli olan şeyler

kalpteki haset, art niyet, şiddet arzusu, nefret kısacası kötülük.

erkeklerde neden meme ucu vardır

kadınlardan eksiğimiz yok fazlamız var diyebilmek için ama bazı erkeklerdeki meme de gerek kas olarak geliştirilmiş olsun gerek kilo sebebiyle tombik bir kütle olarak olsun ; kimi kadınlarda yok yani. ona da pes. ancak her türlüsüne benden helalinden +1

seksten ölmek

bir de sekssizlikten ölmek vardır ki rabbim düşmanıma vermeye.

eşcinsel olduğunu belirtmenin yolları

tutucu ailelere belirtilince arka planda şu şarkı çalmaya başlıyor: sana sevdanın yolları, bana kurşunlar...

mother!

darren aronofsky'nin (ki kendisi black swan başta olmak üzere bir çok başarılı filme imza atmıştır) yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı filmin başrollerinde jennifer lawrence ve javier bardem oynuyor. film tamamen ilhamın alegorisi üzerine kurulu. alışılmış bütün film kalıplarının dışında deniyor ki bence de öyle. film üçüncü çeyrekten sonra hareket kazanıyor. ilginç bir şekilde geriyor, bazen mide bulandırıyor, heyecan ve korku yaşatıyor, sinir krizi ine sokuyor, bazı karakterlerden nefret ettiriyor ama bu film nasıl bitecek abi,olayı ne bunun? sorularıyla sonuna kadar izletiyor. seyirci ; beğenip adeta bir şaheser diyen ve nefret edip boş bir film diyen şekilde ikiye bölünmüş deniyor. ben araftayım. izleyin, yorumunu siz yapın,tarafınızı seçin.

nefret

nefrete karşı duyduğum en güzel sloganı paylaşmak istedim. sevgi kalpten gelir, nefret ise tercihtir. herkese nefret kusmak aciziyetin en büyük göstergesidir ve kimseye faydası yoktur, yok eder ve yıkar,kapıları kapatır. sevgi eksikliğidir. sevmek ise kendini sevmek ile başlar. kendini seven herkesi sevebilir. sevgi yapıcıdır, bütün kapıları aralar.

gücü kötüye kullanmak

burnundan kıl aldırmamak

japon pipişi boyutunda bir eleştiriye dahi gelemeyen, muhtemelen burnu havada güneş sistemine en yakın mesafede olan ve her şeyin en iyisini ben bilirim, asla yanılmam, sadece en doğruları ve gerçekleri söylerim insanı olup yapılan her eleştiriyi olumlu anlamda dahi olsa kendine sadece tehdit olarak görüp varsa hatası, yanlışı, eksiği bu sayede düzeltme ve tamamlama şansını bu elem özelliği ile kaybeden, başkalarını yermesi kendisine tatlı ve kolay gelen ama kendisine temas eden bir eleştiriye yönelik dünyayı ayağa kaldıran şovmen bozması kategorisiz insan çeşidinin klasik eylemidir.

laf ebesi

laf ebesi olmak ile hazır cevap olmak baya bir karıştırılmış gibi duruyor. çok konuşan, her halta karışan, ha bire laf yetiştiren birisi iseniz tebrikler siz tam bir ebesiniz, laf ebesisiniz yani. gerektiğinde ve tam yerinde cevaplar veren kişi iseniz hazırcevap bir arkadaşımızsınız demektir ve genellikle hiçbir lafın altında da kalmıyorsunuzdur. zaten lafın altında kalmayın, altında kalınacak daha güzel şeyler var.

düşünce özgürlüğü

özgürlüğü çizgisiz zannetmek özgür olmanın önündeki en büyük engeldir. özgürlük başlı başına bir çizgidir ve başka bir çizgi ile kesişemez. kesiştiği an pozitif özgürlük olmaktan çıkıp negatif hale gelir. o kesişen çizgiler ise karalamalara sebebiyet verir. düşünce ve ifade özgürlüğü de çizgilerin şekil alarak harflere,ondan kelimelere ve cümlelere evrildiği bir çizgiye sahiptir. ses olarak gün yüzüne çıkarlar ve hayat çizgimizi belirler. karalama diye bahsettiğim pozisyona geçer ise gürültüden ibarettir. sadece baş ağrısı yapar. fazla metaforik olsa da ufak bir ayrım yolu sağlamıştır umarım.

eşcinsellerin sürekli seks düşünmediğini iddia eden eşcinsel

eşcinselleri geçtim herhangi bir insan sürekli cinsellik düşünüyor ise bu bir sorun gibi geliyor bana. bir şeyi sürekli düşünmek onu takıntı haline getiriyor olmakla neredeyse aynı gibi geliyor. takıntı ise o tatlış beynimizi çeşitli duygu ve davranışlar açısından yönetememek olduğuna göre dolaylı da olsa bi bir sorun oluşturuyor. seks dünyanın en güzel şeylerinden birisi elbette. bunu düşünmek, konuşmak, tartışmak ya da yaşamak utanılacak bir şey olmaktan çok uzak, ama sürekli düşünmek... herhangi cinsel kimlikten birisi için eksi bir durum değilse bu süreklilikle ona kolaylıklar dilerim.

gülse birsel

yeni filmi olan aile arasında bugün itibari ile vizyona girdi. ilk fırsatta izlemeye gideceğim.
  • /
  • 41

kavramsız ve kimliksiz bir hayat tahayyülü

“efendim, kimliksiz yaşamakmış! hani çarşıdan alınmaz, pazarda satılmaz bir şey varsa o da kimliktir ki, ana sütü gibi helâldir. insan dediğin, bir mahalleye, bir sokağa, hiç olmadı bir memleket böreğine benzer; içi karışıktır ama her malzemenin bir adı vardır.

tahayyül sahibine ister istemez sorası geliyor insanın. yoksa sen yaratılış hatası mısın, evrenin boşta kalmış paragrafı mı? madem ne kadınsın ne erkek, ne inanan ne inkârcı, ne sağ ne sol... o vakit seni kim doyurur, kim gömer, mezar taşına ne yazarız? ‘hiçlikte yaşamış, boşlukta göçmüştür’ mü insan dediğin biraz da aidiyettir; yoksa yolda yürüyen bir gölge olur, selam versen yankı yapmaz!”

herkesle iyi geçinen insan modeli

ben. tam bir ortam orospusuyumdur. ortamdaki herkesle özel bir arkadaşlık kurup sürekli dedikodu bombardımanına tutulan kişiyimdir. kendime bayılıyorum.

baba olmak

öğretmen olduğumdan mı yoksa erken yaşta emmi olduğumdan mı bilmiyorum çoktan tatmış olduğumu düşünüyorum bu duyguyu

cenazemde çalınmasını istediğim şarkılar

alizade - estafurla

"estağfirullah ne anlama gelir?
bu kelime, bağışlanma dilerim ve allah'ın merhametine sığınırım manasına gelir."

tam bir cenaze marşı.

amına koyayım

cinsiyetçi bir küfürdür.

illa küfretmek istiyorsanız götüne koyayım deyin bari.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

yalnız burda kendi aramızda bile birilerini genelliyor olmak ne kadar üzücü. lezbiyenler maskülen, gayler feminendir stereotypeından farksız bu genelleme.

çirkin gaylere tavsiyeler

çirkin erkek yoktur az efekt vardır.

homojen dergi 14. sayı

yazıları tamamiyle okudum. herkesin eline sağlık.

homojen dergi 14. sayı

iyi oldu okuyacak bir şey arıyordum artık var kaliteli bir. dergi.

homojen dergi 14. sayı

homojen dergi'nin 14. sayısı ile yeniden karşınızdayız. emeği geçen tüm yazar arkadaşlara teşekkür ederim. homojen dergi ekibine katılmak isteyen yeni arkadaşları da bekliyoruz. bir mesaj kadar uzağınızdayız.

14. sayının tüm yazılarını bulabileceğiniz link aşağıda;

https://homojendergi.com/14-sayi/

tek tek yazılara bakacak olursak;

öteki mültecilerin haber yansımaları - lgbti mülteciler ve medya - pufidik
bora öztoprak röportajı - tunca tutkun
klasik arap edebiyatı'nda erkek erkek aşkı - muhammed furkan şahin
ayı sözlük itiraflar 10. bölüm - dark bear
bu hikaye kalbimin tek sahibine - vaveyla93
buzul çağı yeniden geliyor - panda
barış kömürcüoğlu röportajı - tunca tutkun
aslında anal seks gayler arasında sandığımız kadar yaygın değil .-. ürkek
cal ve thom'a karşı bir rüzgar var, ama onlara aşktan esiyorlar - eastsiders - hazineci
erkekler erkeklerden erkekliği öğreniyor - hazineci
fahişeliğin öbür yüzü ve iki film birden - hazineci
ütopyaların homojenliğine karşı foucault’nun heterotopyası .-. çıldırdım
bir zamanlar anadolu'da - imightbewrong
efza röportajı - hprs
küresel ısınma mı? dünyalıların atlattığı çok badireler var - yumuklusucurta
broadway’in dahi çocuğu harvey fierstein - merve gezen
çavdar tarlasında çocuklar ya da sahtekârlar - vaveyla93
son akşam yemeği - hprs
yapraklı deniz ejderi 2. bölüm sevgiliyle aynı evde yaşamak - nstrgt
tunca'nın müzik kutusu - 2019 yılının en'leri - tunca tutkun
alışveriş kültürü edinirken kazanılması gereken hassasiyetler - nstrgt
akne nedir "gençlerin korkulu rüyası acne vulgaris" - drmurti
sedef hastalığı nedir, ne değildir? (psoriasis) - drmurti

Toplam entry sayısı: 809

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

geliyorum, çok acim inşallah doyurucu bir 17 cm dir hediye.

edit: dürüm gibisinden yani yanlış anlaşılmasın.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

sözlük yazarlarının çocuklukları

sürekli uğradığı zorbalıklardan dolayı yalnız kalmak için çok çabalayan bir çocuktum. içine kapanık ama yakın çevresine de bir o kadar da neşeli ve sevgi saçan, kibar, efendi, uysal ve azıcık çok bilmiş bir çocuktum. burnumun üzerinde belli olan bir damar vardı(sonrasında kayboldu), ve kaküllü saç kesimim olurdu hep. bu ikisinin birleşimiyle efemine bir görüntüm olmuş olmalı ki bazı oğlanlar sen kız mısın erkek mi diye sorardı. kırılırdım. o yüzden çocuklarla çok konuşmak istemezdim. kızlar böyle şeyleri umursamıyordu. bu yüzden onların yanında daha rahat hissediyor olduğum için daha önce de #398412 nolu entry'mde bahsettiğim sebeplerle belirttiğim gibi kızlarla oynardım. o aileleri tarafından kibarlık ve nezaket öğretilmemiş geleceğin budalalarının itiş kakışları da hiç bitmiyordu ve ben gücümün onlara yetmeyeceğini biliyordum.bir de şimdiki gibi 80 85 kiloluk bir ekmek hamuru değilim o zamanlar. cılız mı cılız bir çocuk. üflesen devrilecek yani. kaba kuvveti sıfırın altında bilmem kaç. bu yüzden daima sevilen kişi olmayı bir şekilde becerdim ve herkesi döven çocuklar bazen bana kızsa bile dokunmazlardı. ben yumruğumu değil aklımı kullanıyordum. bu da beni daha güçlü kılıyordu aslında. neyse onlardan uzak durup kızlarla oynuyorum diye oğlanlar burada da rahat vermeyip bu defa da "kız enes" ,"top enes" diyerek dalga geçip zorbalık ederlerdi. hal böyle olunca kızlarla da oynamayı bırakıp dışarı çıkmamaya başladım. neyse ki küçük olmama rağmen eve bilgisayar almıştık da ben evde sıkılmamı engelleyecek bilgisayar oyunları oynuyor ve dışarı çıkma ihtiyacı hissetmiyordum. en azından bu şekilde kimse benimle hiçbir şekilde dalga geçip canımı sıkamıyordu hiç kimse. canımı sıkan o zevzek ve gerzek çocuklarla okul dışında bir arada olmak ve onları görmek zorunda değildim artık. sonunda istediğim yalnız kalmaya sahiptim. ama içimde birikmiş bir sürü kırgınlık ve üzüntü vardı. bu kadar duyguyla ne yapacağımı bilemediğim için yazarak içimi dökmeye başladım ve yazılar yazma serüvenim. ayrıca iyi kötü bir şeyler de çizmeyi seviyordum. kompozisyonlar, hikayeler yazıyor, resim yapıyordum. yazdıkça, çizdikçe rahatlıyordum. bu konuda kendimi geliştirdim ve yarışmalara katılmaya başladım. katıldığım yarışmalarda hep birinci oldum ve ne ihtiyacım varsa ya da ne istiyorsam kazandığım ödül paralarıyla, altınlarla almaya başladım veyahut istediğim şeyi ödül olarak veren yarışmaları bulup onlara katılmaya başladım. kalemim hem öğretmenlerim hem müdürüm hem de arkadaşlarım tarafından çok beğeniliyordu ve bu başarıların verdiği gazla sinema yazarlığı okumak istiyordum ama ailemin memur kafasıyla düşünen zihniyetleri buna müsaade etmedi. yeteneğimi rafa kaldırmak zorunda kaldım. sonrası ise klasik şekilde gelişen türk gencinin hayat mücadelesi. ama öyle de ya da böyle, ben hep kendimce bazı şeyleri başarırken onlar erkek olmaya devam ettiler. şimdi onların bazısı uyuşturucu bataklığında kendini heba ediyor, bazıları ipsiz sapsız, bazıları hala işe yaramaz. erkeklikleri bir işe yaramadı yani. ben ise onların inandıklarının ve onların aksine erkek olarak gördükleri kişilerin sahip olduğu tüm sorumluluklara sahip mutlu bir hayata sahibim çok şükür. bu yüzden insanlar çocuklarına cinsiyet dayatmalarını erkek dediğin şöyledir kadın dediğin böyledir diye öncelikli göstermek yerine insan olmayı ve iyi kötü insan ayrımına dikkat etmeyi öğütlererse belki daha huzurlu bir geleceğin zemini atılmış olur. saygılar.

edit: cinsel kimliğim ile alakalı olarak her zaman kendimin farkında idim. ilkokulda bile biliyordum. kızlarla iyi anlaşsam da onlardan hoşlanmıyordum. ama etrafımda hiç erkeklerden hoşlanan erkek yoktu bu yüzden söyleyemiyordum kimseye. sonrasında uğradığım hakaretler sebebiyle bu şekilde kimsenin beni sevmeyeceğini, nefret edeceğini ve dışlayacağını anladığım için erkeklerden uzak durdum biraz da aslına bakarsanız. ama hiç itiraz etmedim kendime. kızlardan hoşlanmak için zorlamadım kendimi. hep barışıktım kendimle. sadece dışlanmak kırıcıydı.

ürkek

ay korkarım ben diye iki adımı gelmeye erinen yazarlara rağmen, urkmezsem gelicem dedi ve taaaa zonguldaklardan kalkıp geldi sağolsun zirveye. başta biraz ürkütüydü ama sohbetimizle biz oksaya oksaya sakinlestirdik. sempatik sessiz sakin yazar.

edit : sabaha karşı dönerken usudum diye verdiği boyunluk bende kaldı. emanetin ben de ürkek, bir sonraki görüşmede teslim edeceğim.

13 nisan 2019 ayı sözlük ankara zirvesi

-keşke istanbul'da da yapılsa dediğim zirvedir.
-istanbulda olduğumdan katılamayacağım zirvedir.
-neden hiç istanbul'da zirve düzenlenmiyor?
-ankara'da olsam kesin katılırdım dediğim zirvedir.

(bkz: kullanmak için can atılan replikler)

hep ankaralılar istanbul zirve başlıklarına yazıyordu, özeniyordum. oohhh, rahatladım.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?
devark.cloud tarafından geliştirildi.