nstrgt

Durum: 809 - 0 - 0 - 0 - 09.06.2025 10:38

Puan: 14710 - Sözlük Kaşarı

10 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Instagram : cubby_boi
  • /
  • 41

skinny giyme cesareti

vallahi fiziği kaldıranın bulundurması gereken duygudur. son dönemin en yaygın ve en moda pantolon kesimidir. misal ben skinny değil superskinny pantolon giyebilen ve kendine yakıştıran birisi olarak düzgün bacaklı kişilere kesinlikle ve şiddetle öneriyorum. rahatlığı başka hiçbir pantolonda olmayan yapılara sahip olduğuna emin olunabilir ama ağa takılmış balina görüntüsü oluşturacak bacakları olanlar bu maceraya atılmamalıdır.

2017 başkanlık referandumu

'çoban mı olmak istersiniz koyun mu?' sorusunun dolaylı metaforik oylamasıdır.

kürtaj tamamen yasaklanabilir

insan denen canlının özel hayatına, özel hayatını ilgilendiren kararlarına ve sonuçlarına, sonuçlarına karşı gerçekleştirecekleri eylemlere saygısı olmayan ve bu kişinin sadece ve sadece kendisini ve partnerini bağlayan, kendisine ve partnerine karşı sorumluluk oluşturan girişimlerin önünü kesmek amacı ile yapılmış, akıllarınca kötü buldukları şeyi dolaylı yoldan sonlandırma adına aldıkları karardır. özele girerek engellemek yerine eylem sonucunda çocuk sahibi olmak istemeyenlerin nasıl çocuk sahibi olma riski olmadan eylemi gerçekleştirebilecekleri konusunda kusursuz ve açık bir zihniyet ile bilinçlendirilmesinin daha kesin bir çözüm olacağı durumdur.

yattığı yerden para kazanmak

çok güzel bir eylemdir. birmingham’da bir kızın iş boyunca tek yapacağı bu. bu kız için üstünde uyumak bir sorun teşkil etmediği gibi üzerine para da ödenecek.22 yaşındaki roisin her gün farklı bir designer yatağında uyuyarak ayda 1,ooo sterlin kazanıyor. savoy otelinin de aralarında bulunduğu geniş bir müşteri kitlesine sahip olan savoir firması, lüks yatak üreticisi ve objektif bir gözlemde bulunabilmesi için roisin ile anlaşmıştır.(bkz: lüks yatak deneyicisi)

yazarların en hoşlanmadığı insan tipi

insan olmayı unutup başka değerler peşinde koşanlar.

yazarların en hoşlanmadığı şeyler

soğuk ve ıslak şeyler, saç özenle yapıldığında çıkan rüzgar, markete almak için gittiğin şeyi unutup başka şeyler alıp dönmek, iyi beklediğin sınavlardan kötü almak, sadece bugünlük bizden bu kadar diye kapanış yapmak için 20 dakika reklam arasi veren yayınlar, okuyup çok beğendiğim kitabın filminin vasat olması, yeni alıp giydigim kıyafeti anında kirletmek, yere sigara izmariti çöp ve benzeri şeylerin atılması ve de tükürülmesi, çok istediğin şeylerin bir türlü olmaması, bel bağladığın şeylerin sonucu veya haberini beklerken geçen süre, değer verdiğin insanın bir türlü verdiğin değere degmemesi, inanmak ama inandığın şeyden %100 emin olmamak.... diye sayarken bir türlü sona varamamak, konunun ve listenin uzayıp gitmesi....

ebeveyn olmak

okulu olması gereken bir meziyet. anne baba olabilmek için belli bir eğitim alıp yeterlilik sınavına girilmelidir çünkü evlenip çocuk yapmak sanıldığı kadar ehemmiyetli bir iş değil. maymunlar da aile kurabilmektedirler. önemli olan düşünebilen saygılı ve içinde sevgi olan, en başta ruhen sağlıklı ve açık zihniyetli bireyler yetistirebilmektir. çocuklara kendi yasayamadiklari cocukluklarini yasatmaya çalışmayı ve olamadıkları şeyleri olmaya yönlendirmeyi birakmadikca ebeveynler ve çocuklarını bir eşya gibi görüp 'benim çocuğum' mantığıyla istek ve beklentileri doğrultusunda hapsettikleri sürece sadece tuğlalari arasında boşlukları olan sayısız eksikleri olan insanların neslinin devamı niteliğinde bir duvarı boşlukları doldurmaya çalışarak ama başka boşlukların oluşmasına engel olamayarak inşa etmekten öteye gecemeyecek vasat zoraki bir görev haline gelecektir. ütopik aile düzeni hayalime göre bilinç kazanmış bir birey olana dek sevgi ve saygı bağlariyla ailenin çocuğu değil neslin bir bireyi sıfatını kazandırıp, herhangi bir kişi ya da kuruma bağlı olmadan hayatı tercihlerini sadece ve sadece kendi kendine alabileceği ve bu sebeple kimsenin zoraki bağlarının altında ezilmeden daha mutlu yasayabilecegi bir düzenin parçası olması gerektiğini düşündüğüm mevki ebeveynlik. yani aileler yok olsun dediğim falan yok sadece daha profesyonel bir kurum haline gelsin aile.

kanatlarım olsa

bulutların üstüne çıkaran bir orgazm deneyimi için destekleyici ürün kullanmak zorunda kalmaz direk bulutların üzerine uçar seks yapardım.

türkiye'de din anlayışı

tamamen coğrafya gibi kader olan bir durum çünkü siz yeni dogmussunuzdur daha agu diyemez iken aklınız ermeye başlamadan düşünmenin d si o minnak bedeninizde oluşmadan siz var olan dinleri araştırıp okuyup öğrenme ve seçme şansını elde edemeden yine kaderiniz olan ailenizin dininin nüfus cuzdaniniza size sorulmadan kopyala yapıştır usulü ile kazinmasindan ibarettir ki muhtemelen ezberlenen sorgulanamaz zorunluluklar altında kaybolmaya sebep olabilir. bu böyle gelmiş böyle gidecek diye bir şey yoktur. beyin denen o cihazı calistirmayi başaran insanlar kendi inancına ulasabilme şansına her zaman sahiptir. ancak inancsiz olmanın dahi bir inanç olduğunu bilemeyen güzel toplumlarimiza ellesmeden kendi inancınızı kendinizce belirlemeniz nacizane tavsiyemdir.

su kaynamasına rağmen inatla durmayan kettle

canlı hali : yeter dedikten sonra bir kepce daha yemek koyan anne.

arabasını park ederken bir elini arkaya atıp bakan erkek seksiliği

o bunu yaparken benim o sırada niyeyse ön koltukta onun yanında değilde hayalim gerçekleşsin diye arka koltukta otururken bana gülümseyip öpücük atmasını umduğum beyaz chevrolet camaro'lu prensin özelliği.

granny's waffles

waffle denen illeti sadece oradan (genellikle üsküdar şubesi) yediğim markadir.

ciddi ciddi yemek yapmakla uğraşan insan

kendisi benimdir. mutfakta geçirdiği zamanlarda orgazm yaşamaktır. elinin lezzeti de iyi ise aç kalmayacak aç bırakmayacak insandır. sevilmelidir, opulmelidir, korunmalıdır.

söylenebilecek en acımasız sözler

ailesi tarafından bilinmeyen eşcinsel için :'ne zaman evleneceksin?'dir.

insanlara lakap takmak

pozitif olanı samimiyet ifadesidir, negatif olanı insana etiketler takmaktir.

bitmiş bir ilişkinin tekrar başlaması

aklıma "sana git diyemem ama kal demek de gelmiyor içimden..." şarkısını getiren, sevdiğiniz ama bazı şeyleri olduramadiginiz, sadece sevmenin yetmediği, şarkıdaki gibi kolay kolay gidemediginiz ama daha fazla da kalamadiginiz bir durumdur.

gizli gay

herkesin hayat şartlarını bilemeyecegimiz için yargılamadan evvel mümkün olduğunca empati yapılması gereken kişidir. ayrıca herkesin kendisi gibi olduğu mecralarda gizlenmesine bir türlü mantık uyduramadigim bilhassa ayar olduğum kisidir. yani seni bir eşcinsel uygulama ya da alanda tanıdığın görse ne olur görmese ne olur be adam, annem anneni kerhanede görmüş muhabbetinden başka bir durum mu var yahu diye yükselmek istediğim ama hayat onun olduğu için ona dokunmayan yılan olmayı seçtiğim kişidir.

başkasını seven birisini bile bile sevme

"sonunu bile bile sana deli oldum ah..." diye şarkılar yazdıran bir durumdur. ben de bir hikaye anlatmak isterim bununla alakalı ancak belirtmekte fayda var, seks seansları arasında mekik dokurken sevmeyi unutmuş kişiler için fazlaca uzun ve sıkıcı gelecek bir hikayedir anlatacağım. hiç başkasına aşık olduğunu bile bile birisini sevdiniz mi? hadi ilki siz anlamadan olup bitti gitti diyelim; peki aynı illet duruma ikinci defa düştünüz mü? düşmeyin. işte şimdi okuyacağınız bu hikaye küçücük bir bedenin yaşadığı her bir yılını, bire dört katarak onu acımasızca erkenden büyütmüş bir hikayedir. önünüzde bir bardak su ve bir ömür hatırladıkça sizi yakacak ateş var diyelim. aklınızın suyu iç,su olup ak, yolunu bul diye bağırırken yüreğinizin sizi tınlamayıp o ateşi içinize akıttığı durumdur. dışınızın buz tutup, bir mimiğinizin dahi oynamayıp sizin bu acınızı o'na belli etmediğiniz ama içinizde sönmeyi hatırlayamayacak kadar köz olmayı kendine haram kılan bu ateşin o buz duvarlara çarpa çarpa dönüp durduğu durumdur. ne diyeceğinizi, ne yapacağınızı bilemediğiniz ; adeta yürüyebilip sonunda bir yere varamadığınız bir çıkmaz sokaktır. çeşitli ihtimallerin var olduğu durumdur. onun sevdiğinden ayrılıp acıyla boşluğa düştüğü zaman sizin ona kapılabilme ihtimaliniz vardır ( sizi kendi kendinizle savaştırır, kaybettirir çünkü yara bandı olursunuz). onun birisini sevdiğini görüp kavuşamadığı zamana denk gelme ihtimaliniz vardır ( sizi kendi kendinizle savaştırır, kazanabilirim diye düşündürür ama yara bandı bile olamazsınız çünkü aklı başka ihtimallerin enkazı altında kalmıştır). başkasını sevip onunla mutlu olabildiği bir durumda elinizde olmadan sevebilirsiniz ( sizi kendi kendinizle savaştırır, sadece yara olursunuz, hem de açık bir yara, kanar durursunuz). öyle bir durumdur ki bu; tek dayanağınız ihtimaller ve onların gerçekleşebilme umudundan ibarettir. gözlerinizi yumup habire umup durduğunuz bir durumdur çünkü başka bir şansınız yoktur. sevmenin en duru, en saf halidir. karşılıksız yapılan iyilik gibi yücedir. sağ elin yaptığını sol elin görmediği iyilik gibi aklınıza göstermeden, duyurmadan ibadet eder gibi onun cennetine girmek istediğiniz ameldir. çünkü sevmeyi sizin seçtiğiniz ve onun sizi sevip sevmemesinin önemli olmadığı bir durumdur. sadece seversin, onun kimi sevdiğini umursadan ki bu da seni susuz çiçek yapandır, kapaksız kitap yapandır, kalemsiz kağıt yapandır.... hal böyle olunca beni de gencecik yaşımda takvimleri dörder dörder geçirtip adeta zamanda yolculuk yaptırmışcasına döşünden para çıkarıp kefen baktıracak yaştaymışım gibi hissettiren hatam/hatalarımdır.

nstrgt

işin aslı şudur ki adı enes olan bu yazarın adı ve soyadınin sessiz harflerinden oluşan mahlastir.

erkeklerin yediği şeyler

birakin isteyen istedigini istedigi yerde istedigi yerden yesin de sadece hickimsenin hicbirzaman hicbiryerde hicbir sekilde hak yemesine izin vermeyin.
  • /
  • 41

kavramsız ve kimliksiz bir hayat tahayyülü

“efendim, kimliksiz yaşamakmış! hani çarşıdan alınmaz, pazarda satılmaz bir şey varsa o da kimliktir ki, ana sütü gibi helâldir. insan dediğin, bir mahalleye, bir sokağa, hiç olmadı bir memleket böreğine benzer; içi karışıktır ama her malzemenin bir adı vardır.

tahayyül sahibine ister istemez sorası geliyor insanın. yoksa sen yaratılış hatası mısın, evrenin boşta kalmış paragrafı mı? madem ne kadınsın ne erkek, ne inanan ne inkârcı, ne sağ ne sol... o vakit seni kim doyurur, kim gömer, mezar taşına ne yazarız? ‘hiçlikte yaşamış, boşlukta göçmüştür’ mü insan dediğin biraz da aidiyettir; yoksa yolda yürüyen bir gölge olur, selam versen yankı yapmaz!”

herkesle iyi geçinen insan modeli

ben. tam bir ortam orospusuyumdur. ortamdaki herkesle özel bir arkadaşlık kurup sürekli dedikodu bombardımanına tutulan kişiyimdir. kendime bayılıyorum.

baba olmak

öğretmen olduğumdan mı yoksa erken yaşta emmi olduğumdan mı bilmiyorum çoktan tatmış olduğumu düşünüyorum bu duyguyu

cenazemde çalınmasını istediğim şarkılar

alizade - estafurla

"estağfirullah ne anlama gelir?
bu kelime, bağışlanma dilerim ve allah'ın merhametine sığınırım manasına gelir."

tam bir cenaze marşı.

amına koyayım

cinsiyetçi bir küfürdür.

illa küfretmek istiyorsanız götüne koyayım deyin bari.

kitap okumayan biriyle sevgili olmak

kitap okumak eyleminin sembolik bir şey olduğunu düşünecek olursak, kendisine hiç bir şey katmayacak birisiyle hayatını paylaşma çabası genelde büyük hüsran ile sonuçlanıyor.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

yalnız burda kendi aramızda bile birilerini genelliyor olmak ne kadar üzücü. lezbiyenler maskülen, gayler feminendir stereotypeından farksız bu genelleme.

çirkin gaylere tavsiyeler

çirkin erkek yoktur az efekt vardır.

homojen dergi 14. sayı

yazıları tamamiyle okudum. herkesin eline sağlık.

homojen dergi 14. sayı

iyi oldu okuyacak bir şey arıyordum artık var kaliteli bir. dergi.

Toplam entry sayısı: 809

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

içi boş, çürük girdilere sahip yazarlık kariyerine sahip yazar arkadaşların sıkan paylaşımları beğenilmeyince, dışlandıklarını düşünerek kutuplaşma savlarıyla duyar kastıkları durumdur. bi sakin olup "ben ne yaptım da bir kutuplaşma meydana geldi?" diye düşünmeleri tavsiye olunur. yazdıklarınızın anlamı olmalı ki zıtlaştığınız düşündüğünüz kişilerle bir şeyler konuşabilesiniz ve ortak bir paydada buluşabilesiniz. karşısında boş ve anlamsız şeyler gören bir insan sizinle tartışıp haklı çıkmaya değer görecek bir şey bulmadıkça niye sizi taksın ki? hal böyleyken tabiki aynı değil zıt kutuplarda bulursunuz birbirinizi.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

ürkek

ay korkarım ben diye iki adımı gelmeye erinen yazarlara rağmen, urkmezsem gelicem dedi ve taaaa zonguldaklardan kalkıp geldi sağolsun zirveye. başta biraz ürkütüydü ama sohbetimizle biz oksaya oksaya sakinlestirdik. sempatik sessiz sakin yazar.

edit : sabaha karşı dönerken usudum diye verdiği boyunluk bende kaldı. emanetin ben de ürkek, bir sonraki görüşmede teslim edeceğim.

ayı sözlük itiraf

bir anka kuşu misali, duygularımın sönen ateşinin ardında bıraktığı küllerinden yeniden doğmasına vesile olan biriyle tanıştım.

duygusuzluk içinden geçen tam üç koca yılın ardından...

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?