nstrgt

Durum: 809 - 0 - 0 - 0 - 09.06.2025 10:38

Puan: 14710 - Sözlük Kaşarı

10 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Instagram : cubby_boi
  • /
  • 41

hornet kezbanlarından inciler

az önce çığır açacak adeta deney niteliğinde bir ilk mesaj geldi : "sesin güzel mi?". s*kilmedik bir sesimiz kalmıştı, alın o da sizin olsun.

ultra skinny

tekrar ediyorum : giyecek fizige ve bacaga sahip olmayanların en çok bok attığı pantolon kalıbı ki yaygın kullanımı super skinny olup giyemeyenlerin iddiası gibi pasif pantolonu değildir.

kendine bağlatan erkek davranışları

bağlama büyüsü yaptırmak bir erkeğin özellikle bizim dünyamızda kendine bağlatan erkek olabilmesi için en garanti yoldur. öbür türlüsü beni bağlamaz.

tanrı kelimesinden korkan müminler

anlaşılmıyor olarak gördüğüm şey şu ki tanrı ile allah kelimesini kategorilere ayırmada problem yaşanıyor. her şeyi açıklayan isimler vardır. tanrı genel bir isimdir. inanışlar içerisindeki yaratıcıyı ifade eder. allah ise özel isimdir. arapça'da ilah yaratıcı demektir. önüne getirilen el eki ile (ki bu ek ingilizce'deki the eki ile aynıdır ve ismi daha spesifik hale getirir.) allah haline dönüşür. yani el ilah tamlamasindan ibarettir. bu kelimelerin kökenleri ve hangi dilden geldiğine daha fazla girmeden basit bir örnekle açıklayayım. patlıcan yemeği yapıp sebze yemeği yaptım derseniz yanlış bir şey söylemiş olamazsınız ancak yaptığınız yemeğin patlıcandan yapıldığı ise önemli olan patlıcan yemeği demek gerekir. ayrımı bu kadar basit aslında. ikisinden de korkulacak veya çekinilecek bir durum göremiyorum.

ele alınan sıvı sabunun yarısının düşüp gitmesi

hadi sabuna alıştım da, duş jeli liften kayıp gidince yaşadığım acı kayıp hissiyatına bir türlü alışamadım. dur diyemedim o giden çikolata, lavanta, süt ve çilek kokan duş jellerine.
(bkz: açeydim gollerimi, gitme diyeydim.)

profil sitelerinde gelen en saçma mesajlar

tanışmaya devam ederken " sana kanka diyebilir miyim?" sorusu en saçma şeylerin başında gelir. samimiyet sağlayabilmek içinmiş. madem kanka diyeceksin konustuklarimiz ne? madem başka bir yönde konuşuyoruz kanka niye? böyle böyle paradokslar.

cehenneme düşenin ilk cümlesi

bu şey değil mi ya? türkiye.

avatar: the last airbender

kimse konusundan bahsetmemiş, hemen özetleyeyim. abd yapımı bir çizgi dizi serisi. ateş hava su toprak elementlerini bükebilen bu 4 ulus barış ve uyum içinde yaşarken ateş ulusunun saldırısı ile dünya düzeni tehlikeye girer. 4 elementi de büküp ustalaşabilen ve sırasıyla birer ulustan bir bireye reenkarne olan avatar ki o dönemin hava bükücü avatarı olan ang'e normalde 16 yaşında bu bilgi verilmesi gerekirken ateş ulusunun sebep olduğu savaş sebebiyle daha erken söylenir. ang bunu kaldıramaz ve kaçar. fırtınada uçan bizonu appa ile denize düşer ve bir buz kütlesinin içine hapsolur. 100 yıl sonra güney kutbu su kabilesinden katara ve soka isimli iki kardeş onu bulup çıkarırlar. ang ateş ulusunun başındaki ateş lordunu yenip dünyayı bu tehditten kurtarabilecek tek kişidir. 4 elementte ustalaşıp bu savaşı bitirmek için macerasına katara ve soka ile başlar.

agni kai

avatar: the last airbender (son hava bükücü) adlı anime serisinin en egzotik ve insanın içine coşku veren arka plan müziğidir. ilk agni kai yani ateş düellosunun zuko ile amiral zhao arasında yapıldığı sahnede arka planda çalarken o düellonun heyecanını size yaşatan muazzam bir parçadır. tekrar açıklamaya gerek var mı bilmiyorum ama anlamışsınızdır ki aynı zamanda ateş bükücülerin düellosudur.

sertab erener

31 temmuz tarihinde sertab'ın oda müziğinden müzikale adlı konserine gittim. üç bölümden oluşan 3 saatlik bir konserdi ve muazzamdı. ilk bölüm ağlatmaya yeminli bir tavırla akustik bir bölümdü sonra coşturdu ve son bölümde profesyonel dansçılarla beraber hem söyleyip hem dans etti ve müzikal bir performans sergiledi. kapanışta ise keşke yapsa diye konserin başından beri dua ettiğim şeyi yaptı ve eurovision kostumu ve sahnesiyle every way that ı can parçasını aynı sahneleme ile gerçekleştirdi. harika bir geceydi sertab, teşekkürler.

liseli eşcinsellere tavsiyeler

kendini herkesten dört adım öne geçirecek şekilde çalış ve eğit. çünkü sorun eşcinsel olmak değil, insanların seni bununla alakalı açıkça eleştirebilecekleri kadar zayıf bir noktada olmak ya da kalmak. lise dönemi ise senin ilk dönüm noktan. bu fırsatı değerlendir.

yeni yazılım sonrası ayı sözlük

değişim yoksa gelişim de yoktur. bakıyorum da buralar epey bi değişmiş.

her yeni fotoğrafçının çektiği klişe kareler

anlaşılmayan şudur ki her işin klasikleri vardır ve temel alınan nokta budur. yukarıda sayılanların tamamı bilinenden yola çıkarak ileride kendini bulmaya giden tek yoldur. hiçbir fotoğrafçı kendi kendine birden ortaya çıkıp muazzam ve hiç kimsenin görmediği tekniklerle çekilmiş fotoğraflar ortaya koyamaz. kedi ile çiçek ile başlar sonra bir bakmışsınız hiç kimsenin dikkat etmediği detayları görüp fotoğraflarıyla değerli hale getirmeye başlar.klişeler orijinalliğe açılan yegane kapıdır.

yalnızlık

çok abartılmış bir olgu değil de nedir? yalnızlık tam anlamıyla keşfedilmemis bir kitadir. orada istediğiniz dünyayı kurma şansına sahipsinizdir. değerini bilin artık. iyi ya da kötü olması kişiye bağlı. yalnızlık bir sıfır noktasıdır. yeniden başlama çizgisi...

toplu taşıma araçlarındaki geveze teyze

doğadaki örneği : televizyona konup duran sinek

cinsiyetçilik

adam gibi yerine insan gibi, insanoğlu yerine insanlık gibi söylemlerimize dikkat etmekle bir an evvel aşmaya başlamamız gereken zihniyet hastalığıdır.

ciddi ilişki

aslında hepimizin içten içe istediği bir yaşam şekli, ama sonra bir gülme falan geliyor galiba, bir bakıyorsun ciddi sıfatı uçmuş gitmiş.

sense8

evdeki abur cuburun ben farketmeden bitmesi gibi bir hüsranı bitisiyle bana yaşatan dizi.

göbek üstü tişört

özellikle yağsız karna sahip olup taşımasini bilen kızlara çok yakışan ve birazcık özgüven ile de inanılmaz havalı duran, türkçesi bildiğim kadarıyla olmayıp adı crop top olan üst beden giysisidir.

türkiye'de bilim

ne bileyim? ne biliyim? biliyim... biliim.. bilim.
  • /
  • 41

kavramsız ve kimliksiz bir hayat tahayyülü

“efendim, kimliksiz yaşamakmış! hani çarşıdan alınmaz, pazarda satılmaz bir şey varsa o da kimliktir ki, ana sütü gibi helâldir. insan dediğin, bir mahalleye, bir sokağa, hiç olmadı bir memleket böreğine benzer; içi karışıktır ama her malzemenin bir adı vardır.

tahayyül sahibine ister istemez sorası geliyor insanın. yoksa sen yaratılış hatası mısın, evrenin boşta kalmış paragrafı mı? madem ne kadınsın ne erkek, ne inanan ne inkârcı, ne sağ ne sol... o vakit seni kim doyurur, kim gömer, mezar taşına ne yazarız? ‘hiçlikte yaşamış, boşlukta göçmüştür’ mü insan dediğin biraz da aidiyettir; yoksa yolda yürüyen bir gölge olur, selam versen yankı yapmaz!”

herkesle iyi geçinen insan modeli

ben. tam bir ortam orospusuyumdur. ortamdaki herkesle özel bir arkadaşlık kurup sürekli dedikodu bombardımanına tutulan kişiyimdir. kendime bayılıyorum.

baba olmak

öğretmen olduğumdan mı yoksa erken yaşta emmi olduğumdan mı bilmiyorum çoktan tatmış olduğumu düşünüyorum bu duyguyu

cenazemde çalınmasını istediğim şarkılar

alizade - estafurla

"estağfirullah ne anlama gelir?
bu kelime, bağışlanma dilerim ve allah'ın merhametine sığınırım manasına gelir."

tam bir cenaze marşı.

amına koyayım

cinsiyetçi bir küfürdür.

illa küfretmek istiyorsanız götüne koyayım deyin bari.

kitap okumayan biriyle sevgili olmak

kitap okumak eyleminin sembolik bir şey olduğunu düşünecek olursak, kendisine hiç bir şey katmayacak birisiyle hayatını paylaşma çabası genelde büyük hüsran ile sonuçlanıyor.

biseksüel erkeklerin gayleri seks aracı olarak görüp kadınlara aşık olması

yalnız burda kendi aramızda bile birilerini genelliyor olmak ne kadar üzücü. lezbiyenler maskülen, gayler feminendir stereotypeından farksız bu genelleme.

çirkin gaylere tavsiyeler

çirkin erkek yoktur az efekt vardır.

homojen dergi 14. sayı

yazıları tamamiyle okudum. herkesin eline sağlık.

homojen dergi 14. sayı

iyi oldu okuyacak bir şey arıyordum artık var kaliteli bir. dergi.

Toplam entry sayısı: 809

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

aşık olmak

adam game of thrones dizisindeki night king gibi ölüyü diriltti be daha ne yapsın!

sevgi neydi? sevgi emmekti. aman emekti. bütün emeklerim feda olsun sana.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

ayı sözlük'te yaşanan kutuplaşma

içi boş, çürük girdilere sahip yazarlık kariyerine sahip yazar arkadaşların sıkan paylaşımları beğenilmeyince, dışlandıklarını düşünerek kutuplaşma savlarıyla duyar kastıkları durumdur. bi sakin olup "ben ne yaptım da bir kutuplaşma meydana geldi?" diye düşünmeleri tavsiye olunur. yazdıklarınızın anlamı olmalı ki zıtlaştığınız düşündüğünüz kişilerle bir şeyler konuşabilesiniz ve ortak bir paydada buluşabilesiniz. karşısında boş ve anlamsız şeyler gören bir insan sizinle tartışıp haklı çıkmaya değer görecek bir şey bulmadıkça niye sizi taksın ki? hal böyleyken tabiki aynı değil zıt kutuplarda bulursunuz birbirinizi.

18 mayıs 2019 ayı sözlük eurovision zirvesi

kızlaaaar yeni bir zirve ile yine karşınızdayım. kesin katılacağını bildirenlerin sayısına göre olur diyorum. kalabalık bir sayıya ulaşırsak bir mekan belirlenir şuan için neresi bilemiyorum ama halledilir. üç beş kişiyle kalırsak da birimizin evinde falan olur en kötü ihtimal. benim kapılar sonuna kadar açık. evin kapıları yani. bence bi düşünün ona göre hareket edelim derim.

(bkz:eurovision 2019)

kesinleşmiş mekan: rosso cafe ve karaoke bar
katip mustafa çelebi mahallesi, ayhan ışık sk. no:8, 34435 beyoğlu/istanbul

saat :19:00'da orada olalım, 20:00 da başlıyor diye biliyorum. netlesince yine guncellerim bakarak olun.

pasif bir direnis

yukarıdakilerin tamamına ters düşecek ama ben yazar arkadaşımıza nedense kayıt olduğum günden beri en çok önyargı topladığım kişi diyerek başlayacağım. altını çiziyorum kendisini tanımadan bende oluşan önyargılar yığını var bunlar sadece teorik iddialar olarak sıralanacak. dolu dolu yazdığını düşünmüyorum bu yüzden fırtına öncesi sessizlik savının üzerini çizdim, çok aktif olduğu doğru ama sürekli kendi açtığı başlıklarda yazıyor gibi geliyor, başlıklara bakıyorum devamını getiren kimse yine çoğu zaman yok, getiren üç beş kişi de yine karşılıklı pohpohlaştığına inandığım sabit yazarlar. alternatif yazdığı çok şey göremedim çünkü yazdıkları hep aynı tonda ilerliyor ve çizgi olarak çoktan tekrara düşmüş gibi geliyor. girdisini görünce kesin yine okunacak bir şey yazdı demeyi çok istiyorum ama şimdilik bu sefer önyargılarım yıkılacak mi acaba diye okuyorum ki bu negatif bir yaklaşım dahi olsa sonuç olarak merakla takip ediyorum. bu kesinlikle karalama kampanyası değil dediğim gibi kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. iletişim dahi kurmadık, bu yazdıklarım belki çok eksi tepki alacak bilemiyorum ama dediğim gibi bende istemsiz oluşan önyargıları belirtmek istedim ki içimde kalmasın. nefret etmediğim ama sevmeyi çok istediğim bri yazar. başarılar diler saygılar sunarım.

ürkek

ay korkarım ben diye iki adımı gelmeye erinen yazarlara rağmen, urkmezsem gelicem dedi ve taaaa zonguldaklardan kalkıp geldi sağolsun zirveye. başta biraz ürkütüydü ama sohbetimizle biz oksaya oksaya sakinlestirdik. sempatik sessiz sakin yazar.

edit : sabaha karşı dönerken usudum diye verdiği boyunluk bende kaldı. emanetin ben de ürkek, bir sonraki görüşmede teslim edeceğim.

ayı sözlük itiraf

bir anka kuşu misali, duygularımın sönen ateşinin ardında bıraktığı küllerinden yeniden doğmasına vesile olan biriyle tanıştım.

duygusuzluk içinden geçen tam üç koca yılın ardından...

9 şubat istanbul ayı sözlük zirvesi

bir kaç fire dışında herkes geldi hatta yazmayıp gelenler ayrıca sevindirdi. kalp kalp kalp. gelmeyenler kudursun.

başlıklara ben benimdir o ben oluyorum diye yazıp duran yazar

bir özellik belirten her başlığa, kendi cümlelerini kullanarak özgün anlatımıyla tanım girmek veya konuyu yorumlamak yerine kendini dünyaya tanıtmaya ant içmişçesine o başlıkta bahsi geçen özelliğin onda da olduğunu herkes bilsin isteyen yazardır. üç girdisinden birisi içinde "ben de bu kişilerden biriyim, biliyor muydunuz?" anlamı taşıyan"ben","bkz:ben","ben oluyorum", "bu benim" benzeri bilumum örneklere denk geleceğiniz, dolayısıyla ben merkezli, muhtemelen de ilgi orospusu olan yazardır.

berber dayaması

oldukca hoş olan berberimin, traşı gereğinden fazla uzatarak elimin olduğu yeri hizalayarak alenen bastırarak yaptığı eylemdir. elim koltukla berberin bastırdığı yerinin arasında baya baya sıkıştığı için çekemediğim ama çekmeyi de beğenim doğrultusunda istemediğim için hoşuma giden küçük aksiyondur.

bir bear'la sevişirken altında kalarak can vermek

döl-le-ri-nin akışına ööööölürüm bearım, öööölürüm bearım, öööölürüm bearım oyh.

salaş meyhanedeki yorgo

açtığı başlıkların aşırı spesifik konular olmasının inanilmaz hoşuma gittiği yazardir. her gün yeni bir bilgi sayfaları gibidir adeta. yazdıkları da fena değil. okunur bu okunur.

evli bir erkekle ilişki yaşamak

kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?