pufidik

Durum: 340 - 0 - 0 - 0 - 14.06.2024 03:24

Puan: 8280 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

7 yıl önce kayıt oldu. 9.Nesil Editör.

"...kafan iyiyken, bir kral olursun , bir diktatör, bir tanrı veya dünyanın efendisi..." (Ime Prezakias - Roza Eskenazi)
  • /
  • 17

yabancı

albert camus'un en bilinen eserlerinden biridir. hikaye fransız sömürgesi olan cezayir'de geçmektedir. hikayenin bir aşamasında işlenilen cinayete kurban giden kişinin adı yoktur. sadece arap olarak geçmektedir ve bu isimsizlik aslında cinayeti işleyen açısından yabancılaşmanın bir yansımasıdır.

bu hikaye the cure'un ilk teklisi olan ünlü killing an arab şarkısının konusunu oluşturmaktadır. ayrıca ülkemizde zeki demirkubuz tarafından yazgı adıyla sinemaya aktarılmıştır.

dee palmer

ünlü progressive rock grubu jethro tull'ın 1970lerdeki üyelerinden biridir. david palmer ismi verilerek dünyaya gelmiş ama 1998'te eşinin vefatından sonra interseks ve transgender olduğunu açıklamıştır. bir konserinde jethro tull'ın kurucusu ian anderson ile birlikte eski günleri anmışlar.

katherine mansfield

kısa öyküleri sevenler için olmazsa olmazlardandır. çocukken ölü albayın kızları isimli kısa öykülerinden oluşan bir kitap vardı evde ama elim okumaya gitmemişti. bizde bahçe partisi olarak çevrilen ve onun en ünlü eseri olan the garden party isimli öyküsü ortaokulda iken ingilizce dersinde zorunlu okumalardan biri olarak karşıma çıkmıştı. soylu sınıfından bir kadın ve çevresindekilerin gündelik hayatları arasına sıkıştırılmış hizmetçilerin ve fakirlerin yaşadıkları üzerine kurulu hikayedeki anlatım tarzı büyüleyici gelmişti. akabinde evdeki kitabı okurken bunca yıl sonra halen aklımda kalan resimler isimli hikayesine denk gelmiştim. kısanın da kısası denebilecek bu öyküde ciltlere sığacak konuların insanın boğazında düğümlenen iki üç sözcükle anlatımını görünce virginia woolf'un mansfield'i neden kıskandığını anlamak mümkün oluyor.

merak edenler ve mansfield'i anadilinden okumak isteyenler için tüm kısa hikayelerinin bulunduğu bir site var.

http://www.katherinemansfieldsociety.org...

moby

kendisini rahatlatmak, meditasyon yapmak ve uykusuzluk sorununa çare bulmak amacıyla long ambients adı altında ürettiği ve ücretsiz olarak yayınladığı minimalist ambient müzik ve videoları ile kendisininkine benzer sorunları olanlardan bolca hayır duaları almıştır. toplam yedi buçuk saatlik iki kaydını ekliyorum. kendi youtube ve soundcloud sitesinde başka kayıtlar da bulunmakta ancak soundcloud'daki bu seri türkiye'den dinlenemiyormuş.

youtube: https://www.youtube.com/channel/UCkkiTV-...
soundcloud: https://soundcloud.com/moby/sets/long-am...



cafe tacuba

cafe tacuba (café tacuba veya café tacvba) 1989 yılında meksika'da kurulmuş ve latin dünyasını da aşan bir popülariteye sahip bir müzik grubudur. ismini pachuco olarak bilinen bir çeşit altkültür temsilcilerinin çokça rastlandığı mexico city'deki ünlü bir kafeteryadan almıştır. 2000lerden sonra alternatif rock tarzında eserler ortaya çıkarmışlardır. eres, esta vez, lgbti temali klibiyle aprovéchate, futuro popüler şarkıları arasındadır.







dawn

the moody blues

1964 yılında kurulmuş ingiliz senfonik / progressive rock grubu. albümlerinde kullandıkları enstrümanlar nedeniyle dünyanın en küçük senfoni orkestrası ünvanına layık görülmüşlerdir. bütün bir günü müzikledikleri ve efsanevi nights in white satin'in bulunduğu 1967 yılından days of future passed, ruhsal arayışların anlatıldığı ve lsd kullanımı ile ünlü timothy leary'e adanan legend of a mind'in bulunduğu 1968 yılından in search of the lost chord konserlerinde en çok seslendirdikleri klasikleşmiş eserleri barındırır. ayrıca to our children's children's children, a question of balance, seventh sojourn ve daha yakın zamanlarda yayınlanmış the other side of life hayranları için vazgeçilmez albümlerdir. mellotron'un büyüleyici sesi pek çok şarkıda dikkat çeker.









gomidas vartaped

150. doğum yıl dönümünde doğduğu kütahya semalarına "grunk" ile süzülmüştür.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/23090/kut...

vahan artsruni

yıllar önce youtubeda tesadüfen karşıma çıkan ermeni sanatçı. gomidas vartaped'in şiirlerini bestelediği ten commandments albümünü dinledikten sonra o albümün her türlü canlı performansının kaydının peşine düştüm. cypresses and cedars ve finalde doğa sesleri eşliğinde seslendirilen as a fortune müthiştir.





gomidas vartaped

meraklısı için komitas'ın ingilizce'ye çevrilmiş enfes şiirlerinin bulunduğu sayfanın linkini ekliyorum. bu şiirlerden 10 tanesi ermeni rock müzisyeni vahan artsruni tarafından bestelenerek 2002 yılında yayınlanmıştır. şiirlerdeki anlatımın sadeliği dikkat çekicidir.

http://www.komitas.am/eng/poetry.htm

progressive rock

eloy

1969 yılında frank bornemann tarafından kurulmuş ünlü alman progressive rock/ space rock grubudur. grubun adı h.g. wells'in zaman makinesi romanında bahsi geçen bir halkın adından gelmektedir. 1970lerde oldukça başarılı konsept albümler çıkarmışlardır. bunlardan atlantisin oluşum ve yok oluşunu anlattıkları ve 1977 yılında yayınlanan ocean, en çok bilinen ve en başarılı çalışmalarıdır. ayrıca inside, floating, power and the passion, dawn, silent cries and mighty echoes albümleri de meraklılarına tavsiye edilir.

dawn

eloy'un 1976 yılında yayınlanan progressive rock albümüdür. albüm ani ölümünden sonra ruh olarak geri dönen bir adamın hikayesini anlatmaktadır. adam, öğrendiği yeni bilgileri sevgilisine aktarmak istemektedir. en sonunda şafağın belirmesi ile güneşin ilk ışıkları içerisinde eriyip gider. albümde çok güzel ezgiler yer almaktadır. stüdyo kaydında memory flash olarak bilinen eserin konser kaydı girişte okunan şiirle oldukça etkileyici bir hale döner.

dawn

bir arthur rimbaud şiiri. şiirin almanca versiyonu eloy'un 1978 yılında yayınlanan konser albümlerinde yer alan the sun song'un girişinde okunmuştur.

"ı embraced the summer dawn.

nothing yet stirred on the face of the palaces. the water is dead. the shadows still camped in the woodland road. ı walked, waking quick warm breaths, and gems looked on, and wings rose without a sound.

the first venture was, in a path already filled with fresh, pale gleams, a flower who told me her name.

ı laughed at the blond wasserfall that tousled through the pines: on the silver summit ı recognized the goddess.

then, one by one, ı lifted up her veils. ın the lane, waving my arms. across the plain, where ı notified the cock. ın the city, she fled among the steeples and the domes, and running like a beggar on the marble quays, ı chased her.

above the road near a laurel wood, ı wrapped her up in gathered veils, and ı felt a little her immense body. dawn and the child fell down at the edge of the wood.

waking, it was noon."

arthur rimbaud

kendisi sembolizme katkıları ile de bilinir. kimilerine göre sürrealist akımın öncülerindedir. paul verlaine ile olan ilişkisi silahlı bir şiddet gösterisi ile son bulmuştur. verlaine ile beraberken yayınlanan illuminations onun en bilinen eserlerini içermektedir. bir dönem kıbrıs'ta da yaşamıştır. bob dylan, patti smith, jim morrison gibi şair ruhlu müzisyenlerin de en çok etkinledikleri şairlerden biridir.

kendisinin enfes anlatım tarzı yıllar sonra eloy isimli bir space rock / progressive rock grubunun bir albümüne de ilham kaynağı olmuş ve şafak (dawn / aube) isimli şiiri o albümden bir şarkının girişinde almanca olarak seslendirilmiştir.

rimbaud ve eserlerine adanmış sitenin linki:

http://www.mag4.net/Rimbaud/poesies/Illu...

ötekinin ötekisi

bu başlıkta pek çok kitap, belgesel, çalışmaya rastlanabilir. dışlanmanın ve eş zamanlı olarak baskının tepe noktasını da simgeler. bu başlık ile ilgili olarak bir ara müslüman ermeniler ile ilgili videolar vardı. yakın zamanda ise kürt aleviler üzerine aynı başlıkta bir kitap yayınlandı. bütün bu dışlanmış kimliklerin üzerine bir de lgbti eklenirse neler olur neler.

kitap linki:

https://www.iletisim.com.tr/kitap/otekin...

video linki:

brian eno

(bkz:heroes) , (bkz:roxy music). bu arada eşcinsel olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmamıştır.

yassassin

david bowie'nin 1979 yılından bir şarkısıdır. türkçe yaşasın sözcüğünün ingilizcedeki okunuşudur. türkiye'de de 45lik olarak yayınlanmıştır. ilk duyduğumda, bowie amca keşke türkçe başlıklı şarkı yapana kadar buralarda bir kere konser verseydi de izleyebilseydik demiştim.

insanlara hakettiğinden fazla değer vermek

bundan dolayı hayal kırıklıkları fazlaca yaşanıyorsa ortada bir sorun var demektir. bu sorunu tespit etmek ayıp değildir. önemli olan bu sorunla yüzleşmektir ve eğer bu durumdan rahatsızlık duyuluyorsa bu davranışa yol açan her ne ise onu değiştirmek veya onunla yaşamayı öğrenmektir . medet ummak, hayali beklentiler, değersizlik hissi gibi durumların bu soruna yol açtığı iddia edilir.

david bowie

  • /
  • 17

haluk levent

kaç defa dolandırıcılıktan içeri düşmüş birisi. her seferinde özür diliyor ve her seferinde affediliyor ve yeniden insanları tokatlamasını biliyor. o izmir marşı şovuyla yeniden ortaya çıktığında da belliydi aslında yapacakları. siyasetin yanında deprem de yardımına koştu bu adamın.
şu anda iddia edilen kız yurdu projesi, deprem yardımları gibi hassas konularda yaptıkları eğer doğruysa bu adam içeriden çıktıktan sonra artık trilyonlarla dolandırır milleti. hatta dolandırmakla kalmaz donuna kadar alır ortada bırakır tüm dünyayı. deprem nedeni ile buna güvenen yabancılar da para yağdırmıştı.
bunca şeyden sonra baktım sosyal medyada hala izmir marşını okudu diyenler bile var onu savunmak için. adam kendi dedesini bile kullanmış o marşta. gerçi o bile uydurma çıkarsa şaşırmam.
bundan sonra daha büyük oynar tahminen. nasıl olsa affediliyor. depremde ihtiyacı olanlara üzülüyor insan. yazık gerçekten..

ümit özdağ'ın tutuklanması

bu adam ve çevresindekilerinin neler yaptıkları ortada. vatan millet sakarya adı altında siyonist uşaklığı yapıyorlar. işlerine gelmeyen herkes terörist. ama ortaya döküldüğü üzere tacizciler ve eşcinsellere nonoş diye saldıranlardan oluşan bu tiplerin buradaki sevicilerinin fantezileri de böyle saldırıya uğramak olsa gerek. ne de olsa ödlekler. hadi efendilerinizin kucaklarına oturmaya yallah.

sen abdülhamit'i savundun

buraya sonradan gelmiş, işbirlikçi ittihat ve terakkili hainlerin artığı, şimdiki taliban destekçisi doğu perinçek denen homofobik itin ve onun destekçisi sahtekar itlerin önce ağızlarına çarpılan sonra bir yerlerine sürekli sokulup çıkartılan laflar aklıma geldi yine.

sırrı süreyya önder

sanal ortamda fazla sert geçinen ama sokakta eşcinsel kimliğini saklayıp kuyruğunu kıstıran, ödü patladığı için ortamda duruma göre osmanlı/muhafazakar ağzını kullanan, bir yandan askerden kaçıp diğer yandan öldürülen askerleri kendi leş görüşlerine alet ederek istismar eden, kafatasçı, zafer partili, kemalist ve benzeri oğlanları pek bir sinirlendirmiş siyasetçi.

romeo.com'un seçim anketinde afd'nin birinci parti çıkması

tanışma sitesi romeo.com’un (eski adıyla gayromeo.com'un) alman kullanıcıları arasında yaptığı seçim anketinde en popüler parti aşırı sağcı afd çıktı. kullanıcıların yaklaşık %30'u yaklaşan erken seçimlerde neo-nazilere oy vereceğini söylemiş.

şurada küçük bir analiz var:

"beyaz alman geylerin gönlünde yatan aslan: homonasyonalizm"
https://velvele.net/2025/02/11/beyaz-alm...

romeo.com'un seçim anketinde afd'nin birinci parti çıkması

bizdeki aşırı sağcı ümit özdağ ve zafer partisi destekçisi eşcinsellerden farkları yok.

ankara'da tanışılacak arkadaş listesi

başlığı listesi şeklinde düzeltir misiniz? ayrıca eliniz deymişken arkadaşının nickini de 15 temmuz şehitler köprüsü yaparsanız sevinirim kolay gelsin.

ankara

ulu tengrinin istirahatgahı olmadı haricinde bir numarası yok.bşr birde belki anadolu medeniyetler müzesi

hani

mükemmel bir sese sahip vokalist.

hani-gulbarin

yalnıztanrı

genç birinin yaşlı biriyle ilişki yaşaması, yaşlı birinin genç biriyle beraber olması neden ahlaksızlık, sapkınlık olsun yahu, kafan mı güzel senin. şu hetero kafanı bir kenara bırak diyeceğim ama yaş farkı olan ilişkileri artık onlar da ahlaksızlık olarak görmüyorlar. ortam ortam diyerek ötekileştirdiğin ve pislik olarak nitelendirdiğin eşcinsel ilişkilerde kaçırdığın bir nokta da yetişkin insanların kendi iradesi ile yaşadıkları ilişkiler. valla haklısın, çok zorladım kendimi ama dediğin gibi seni sevmek ve aynı alanı paylaşıp seni kabul etmek gerçekten zor. bu sözlüğe saçtığın homofobinin artık sabredilir bir yanı kalmadı, herkesin bir tahammül limiti var, kusura bakma.

Toplam entry sayısı: 340

18 eylül 2022 büyük aile buluşması

cüppeli, çarşaflı cihatçı tiplerin yanında laik kesimden de faşistlerin destek verdiği ve başta yeni şafak olmak üzere aşırı sağcı yayın kuruluşlarının açıkça propagandasını yaptığı tehlikeli miting.

mitingin en önemli propagandisti lgbtye resmen savaş açmış durumda olan yeni şafak gazetesinden ersin çelik.
bu adamın twitter hesabında hemen hemen her saat lgbt karşıtı tweet mesajı görülmekte. son zamanlarda köşe yazılarının neredeyse tamamı bu konuda. trump, putin gibi aşırı sağcı liderlere de övgüler yağdırıp, onları örnek gösteriyor lgbt düşmanlığı konusunda.
https://twitter.com/ersinceliq?ref_src=t...

ikinici isim milat gazetesinden özlem doğan isimli ırkçı ve cihatçı bir kadın. lgbtye karşı tüm dünya ayaklanmalı gibisinden mesajlar atıp, açıkça lgbtleri hedef gösteren birisi. kendisine katılmayan muhafazakarlara bile hakaretler yağdırıp hedef gösteriyor. son zamanlarda iktidar ile birlikte uçak gezilerine katıldığı da söyleniyor. avrupa'da hem lgbt hem de islam düşmanı olan aşırı sağcı gruplarının lgbt bayrağının üzerinde tepinmelerini içeren video paylaştı bugün. lgbt bayrağı üzerinde yürüyorlar diye heyecanla paylaştığı ve aslında müslümanlara da düşmanı olan kişilerin hazırladığı video:
https://twitter.com/ozlemdogan_/status/1...


şefika nur çiftçi isimli bir başka fanatik dinci kadın daha var. ersin çelik ile birlikte hazırladığı ve lgbtleri "hasta" olarak gösteren ve youtube'da haklı olarak nefret içerikli bulunmasından dolayı yasaklanan videonun baş sorumlusu.

https://twitter.com/sefikaaanur

gelelim bu mitingi destekleyen dinci / cihatçı olmayan tayfaya.

çalıştığı her üniversiteden kovulan, hayatı boyunca dönekliği ve ahlaksızlığı ile meşhur, liberal geçinen homofobik ve kadın düşmanı aşırı sağcı faşist atilla yayla denen artık yaşı iyice ilerlemiş profesörümsü yazar.

kendisi yukarıda bahsettiğim ersin çelik'in hemen hemen tüm yazılarını son zamanlarda paylaşmış, gülşen gibi sanatçıların lgbt bayrağını açması karşısında kudurmuş bir şekilde mesajlar atmıştır. daha önce bir programda eşcinsellikten kuş kadar beyni ile bahsederken ağzından kaçırdığı "kadınlaşma sorunu" lafı ile kadın düşmanlığını da ortaya saçan bu iktidar yalakası aşırı sağcı adam en son "homoseksüelliğin açmazları" başlıklı cehalet abidesi rezil kepaze bir yazı yazdı ve eşcinselleri asalak olarak niteledi. bu yazı kendilerini çok özgürlükçü olarak satan liberal düşünce topluluğuna bağlı bir dergide yayınlandı. kendisi bu gösteriyi en başından beri açıkça destekliyor ve davet mesajlarına katılıyor. daha önceleri de özellikle lgbt haklarının gündem olduğu dönemlerde trans bireyleri aşağılayan, eşcinselliğin sapıklık ve hastalık olduğunun altını çizen iğrenç mesajlar atmıştır. lgbt karşıtlığının tavan yapması ile de bu fırsatı kullanarak kendi hesabında hiç durmadan bu tip yazıları paylaşmaktadır. .

kendisini tanıyanların anlattığına göre bir zamanlar popüler olmak için eşcinsel haklarına destek verirken, o grupların kendisi gibilerinden çok haklı olarak uzak durması sonucu gerçek yüzünü gösterip düşük kapasitesi ile yazdığı yazısı burada.
https://hurfikirler.com/homoseksuelligin...

twitter hesabında ise sürekli olarak lgbt düşmanlığı içeren paylaşımlar görülebiliyor veya o sitelere beğeni atıyor.
https://twitter.com/atilla_yayla


daha önce istanbul sözleşmesine de karşı çıkan cumhuriyet kadınları derneği başkanı ağır homofobik ve kadın hakları düşmanı * * tülin oygür: bu tehlikeri mitinge destek olmak amacı ile attığı tweet şu şekilde:
"çocuklarımızı, kadınımızı, aile yapımızı ve sonuçta bağımsız türkiye cumhuriyeti’ni yeniden ayağa kaldırma mücadelemizi hedef alan lgbt saldırısına karşı fikirde birlik ve mücadele platformunun düzenlediği büyük aile buluşmasında yerimizi alacağız.
bu oyunu milletçe bozacağız!"

https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...

atilla yaylanın da retweet ettiği aynı faşist kadından başka bir tweet.
"lgbt’nin insanlığı tehdit eden gerçek yüzünü anlatma mücadelesi içindeyiz. bu mücadele siyasi eğilimlerin veya dünya görüşünün çok dışındadır.
milletçe kenetlenerek #lgbtdayatması nı def edeceğiz"
https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...


meltem ayvalı (homofobik doğu perinçek'in vatan partisi genel başkan yardımcısı)
"lgbti dayatmasına dur diyen herkesi büyük aile buluşması'na davet ediyoruz.

çocuklarımızı istismardan, gençliği yozlaşmadan, kadını değersizleşmekten kurtarmak için hep birlikte orada olacağız.
aileye sahip çıkacağız, mutlu yarınları kuracağız.
haydi anne babalar, mücadeleye!

https://twitter.com/MeltemAyvali/status/...

sürekli din değiştiren tuğçe kazaz daha önce başka bir miting ile bu işi gündeme getirmişti onu da unutmayalım.

https://www.takvim.com.tr/magazin/2022/0...


ek: bu tehlikeli mitingi düzenleyen fikirde birlik ve mücadele platformu'nun linkini eklemeyi unutmuşum. kafayı lgbt ile bozmuş ersin çelik ve ekibi başı çekmekte burada. yeni şafak'ın çıldırmış bir şekilde paylaşım yaptığı tanıtım videosu da burada. videoda bu tehlikeli mitingi açıkça destekleyen oyuncular, gazeteciler isim isim yer alıyor. bunun dışında devleti temsil eden kurumların başındakilerinin, çeşitli cihatçıların yanında laik kesimden de destekçilerin de miting ile ilgili videoları/haberleri da burada.
https://twitter.com/Fikirde_Birlik

10 nisan 2020 sokağa çıkma yasağı

son 1 aydır bu saatlerde duymadığım kadar fazla araba sesi var şu an. dışarıdakiler evlerine mi dönüyor acaba?

olmayan maske, kolonya dağıtımı falan da böylece sona erecek gibi. gerek yok zaten. bizi herkes kıskanıyor malum.

bu arada bundan 1,5 ay önce önlem alın, yoksa durum ciddileşir diyenlere terörist diyen mhp-akpliler ve yalakaları hakkında işlem yapılmasını bekleyen? *

ermeni soykırımı

bilmeyenler için "tehcir" zaten soykırım politikasının parçasıdır. herhangi bir etnik kimliğe veya dini aidiyete sahip olan kişilerin toplanıp sürülmesi politikasıdır. bu arada sözcük olarak soykırım 1930lara denk gelmekle birlikte, o ibarede ermenilere atıf zaten vardır. ancak sorun bu değildir. geçmişe uygulanamaz diyen çok bilmişlerin mesela sen kızılderililere yaptığına bak dediği anda zaten geçmişe uygulanabilirliğini kabul ediyor olmaları sorundur.

türkiye yıllarca bunu bile konuşmamış, yasaklamıştır. 80lerden sonra içeride saklayamayacak hale gelince doğuda ayaklanan hainler hikayesi sonucunda tehcir ettik ama bakın istanbul'dakileri tuttuk yani hepsini öldürmedik (yani kestik de o kadar değil) minvalinde hikayeler dolaşıma sokulmuştur . işte ne yapacaksın 4-5 bin sivil yanlışlıkla ölmüş olabilir denmiştir. sonra o rakam devletin resmi ağızlarında 90larda 400- 500 bin olmuştur ve son zamanlarda devletin resmi tarihçisi murat bardakçı gibilerinin bile itiraf ettiği o korkunç rakamlar telaffuz edilmiştir. devlet ağzından taziye içerikli sözcükler çıkmıştır buna bile kıyamet kopartılmıştır. hatta bu konuda en çok engel koyan chp temsilcisi çıkıp pişkin pişkin geç bile kalındı demiştir. ve bu arada başka neler ortaya çıkmıştır? ankara, bursa, izmit, edirne gibi "doğu"da olmayan yerlerden de sürülen ve yok edilen insanların varlığı ortalara dökülmüştür. yahu hani güvenlik falan vardı ne iş diye soran olmamıştır. ayrıca arada süryaniler, keldaniler, rumlar vs. de kılıçların tadına bakıvermişlerdir. süryaniler ne zaman ayaklanmıştı acep diye soran var mı? şurada bir kısım ırkçı yorum yapanlar süryani kimdir bilir mi mesela? 1890lardaki katliamlar neyin nesidir diye soran var mı? taşnaklar diye yatıp kalkanlar bilir mi ki mustafa kemal'in de üyesi olduğu ittihat ve terakki'nin parlamentodaki ortağı taşnak partisidir. bunlar resmi bilgilerdir.

bir de başka bir hikaye var ki asıl bela, daha doğrusu rezalet odur zaten. mal mülklerin yağmalanmasıdır bu hikaye. 2010larda bu bilgiler ayyuka çıkınca suçu sadece ve işlerine geldiği için büyük bir zevkle apar topar "barbar" kürtlere atmaya başlamıştır bir kesim. yani aslında kabul etmeye başlanmıştır ama suçu kime atacağız paniği patlak vermiştir. kürtlerin bir kısmı sorumludur ama aslında herkes bilir ki muhacirler, özellikle de kafkas muhacirleri ve çerkesler son derece aktif olarak bu yapılanlara katılmışlardır. hazıra konan mallardır, konaklardır, ev eşyalarıdır. hele hele istanbul'da mal mülk paylaşımı konusunda dönen dolapların haddi hesabı yoktur. sonra ne mi olmuştur? binlerce yıllık yerleşik kültüre ait üretim yapısı böyle el değiştirince ekonomik üretimin hali halen bu durumdadır bu ülkede varın siz düşünün durumu.

doğu hristiyanlığının ortadan kaldırılması ve yeni kurulan sünni-türk devletinin ekonomik altyapısının oluşturulması politikası elbette sadece türkiye'ye yıkılamaz. ama sorumluluğun önemli bir kısmının burada olduğu ortadadır. rusya, japonya, hindistan gibi ülkeler de dahil olmak üzere bütün dünya ülkeleri soykırımı çok iyi biliyorlar. ancak kişisel görüşüm olarak abd gibi ülkelerin yasa tasarısını şantaj olarak kullanarak geçirmesini garip bulmaktayım. gariptir çünkü zaten buradan katliamlarda kurtulan yetimler vs. hepsine yardım eden kuruluşların başında genelde amerikalılar, fransizlar, ruslar bulunmaktadır. fotoğraflar vs. her türlü kayıt kuyut vardır. bunca yıldır niye sustunuz diye soran çok insan vardır. gerçi eski abd başkanlarından reagan zaten soykırım demiştir 80lerde ve sonrasında ne olmuştur? gariptir çünkü türkiye ismet inönü döneminde tazminat da ödemiştir abdye. bu tazminat konusu atatürk döneminde de konuşulmuştur vs. vs. inkarcılar bu hikayeyi de yakınlarda öğrenince kullanmaya kalkmışlardır ama o iş öyle onların bildiği gibi olmadığı için sonrasında susmayı tercih etmişlerdir.

her neyse osmanlının ulus devlete geçiş yaptığı 1923 sonrası, ülkede oranı yüzde 3 lere düşen gayrimüslimlere neler olmuştur?: 1934 trakya pogromu, 1942 varlık vergisi, 1955 istanbul pogromu, 1964 rum sürgünleri vs. vs. paylarına düşmüştür. ve yine hainler vs. hikayeleri ayyuka çıkmıştır. merak edenler bunları okuyabilir. bugün ortada ermeni dölü, rum piçi, yahudi köpeği gibi laflar sarfeden kemalistler, atatürkçüler, liberaller, demokratlar, solcular doludur ( o nedenle diğerlerine haksızlık etmemek gereklidir ırkçılık konusunda). türkiye'de bugün 2 binden daha az rum, 40 binden daha az ermeni, 20 bin civarı süryani, 15 bin civarı yahudi kalmıştır burada. içimizdeki düşman diye yaygara kopartanların düştükleri gülünç durum budur. orta asyadan geldik diyenler sonuçta burada 3-4 bin yıllık ermeni, süryani, rum vs. kültürünün de üzerine konmuştur. kiliseler camiye çevrilmiştir, ahır olarak kullanılmıştır vs. şimdilerde turistik merkez olarak tanıtılan ama ermenilerden tek kelime bahsedilmeyen, ermeni mimarisinin en ünlü eserlerinden van'daki akhtamar kilisesi'nin adı akdamar değildir - "ah tamara"'dan gelmektedir adı. pek çok ilçe adı, il adı kasaba, köy adı ermenice, rumca, süryani dilindendir. ama bu insanlar artık "yoktur".

bir de yok o ülke şuna baksın, herkes kendi geçmişine baksın hikayesi vardır. onlar iyi kötü bakıyorlar zaten. siz de bir zahmet kendi geçmişinize bakıverirseniz belki bu sayede şimdiki halinizi daha iyi anlarsınız diye bir öneride bulunayım.

toplumları ırkçılıkla, milliyetçi gazlarla yönetmek çok kolaydır. bakıyorum da, kadınlarda, lgbti üyelerinde de fazla değişim yok. zaten ezilmiş ve korkak olan bu kitlenin önemli bir kısmı bu konular açıldığında birden vatanı milleti koruyan, tarih uzmanı, yeri gelirse ırkçı birer savaşçı olarak karşımıza çıkıyor. kendi haklarını aramak gibi bir şeyi yapmayı götleri yemiyor ama onun yerine artık esamesi okunmayan zayıf bir kitleye de gerekirse saldırıyor. toplum geneli halen onu "orospu, ibne, nonoş, sapık" olarak görüyor ama o kendini hala - o bitmeyen korkuyla- kendisini hedef gösteren güçlüden yana konumlandırıyor. bu durumda davrananlar haksız da değiller korkmakta. korkunç geçmiş ortada işte - yüzleşmek için bekleniyor. aklıma travesti seyhan soylu (sisi)'nin kürt düşmanlığı ve bülent ersoy'un hrant dink arkasından ettiği rezil rüsva laflar geldi. bu sayede bu tip söylemlere sıcak bakan toplumun önemli bir kesiminin onayını aldılar birkaç dakikalığına ama hemen ardından onları alkışlayan kitle "top, dönme, ibne, pislik" vs. laflarına da devam etti. mesela bunlar gibilerinin nesine acıyacaksın?

konu hakkında resmi yayınlar dışında bir şey bilmeyenler için bu konunun içeriği sanıldığından daha vahimdir. bolca yayın var okursunuz eğer yüzleşmek isterseniz.

ama ırkçı olup da bunu bile bile reddedenlere bir hatırlatma : naziler de lgbtilerin kollarına "süslü ve yumuşak görünsünler diye" pembe üçgen şeklinde aksesuarlar takıp sonrasında fırınlamak için "tehcir" etmişti. bir de hitler'in rakibi olan ernst röhm vardır. kendisi gay veya biseksüeldir. ırkçı yalakalığı onu kurtaramamıştır. ve bu tehcir de "inkar" edilmişti ve hala bazı kimseler tarafından inkara devam ediliyor o ülkede. yakında sıra size gelirse ağlamayın.

10 nisan 2020 sokağa çıkma yasağı

gazetelerde -yandaş olmayanlar- fotolar düşmeye başladı. çok ilginç görüntüler. sanki sokağa çıkma yasağı başlayınca salgın başlayacak gibi anlamış bir kesim. bu durumda 12 nisan 24:00 sonrası da sokaklara bir hücum beklenebilir. dikkatli olmak gerekli.

https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/20...

tahinli pide

kimse kızmasın darılmasın. mutlaka her şehirde güzel yapılıyordur ama bursa'da yapılır en iyisi. şehrin tarihi çarşısında minik ve sevimli fırınlarda görürsünüz.

ancak sanki bu başlık altında bahsedilen tahinli çörek gibi geldi bana. kat kat, lifli gibi görüneni tahinli çörektir. o da şahanedir ama tahinli pide akli dengenizi yerinden oynatacak bir "şey"dir.*

tahinli pide, tombik hamurun ortasında erimeye yakın tahin ve sanırım içinde azıcık da pekmez karışımı olan eşsiz bir lezzettir. fırından alındığında bir de uyarırlar "aman dikkat çok sıcak" diye. insanın başı dönüyor, fena oluyor. ağır tahrik unsuru gibi bir durum.

büyük boyunu ben bitiremiyorum. küçük boylarından 1 tanesi ise tek başına yetiyor. kahvaltılarda arada sırada olmak kaydıyla götürülmesi şart.

ayrıca şunlar da yazılmış.
(bkz:tahinli)
(bkz:düz duvara tırmandıran tahinli pide)

edit: evde yapılanlar elbette sınıflandırma dışıdır. onlardaki lezzetin yanına yaklaşılmaz.

18 eylül 2022 büyük aile buluşması

cüppeli, çarşaflı cihatçı tiplerin yanında laik kesimden de faşistlerin destek verdiği ve başta yeni şafak olmak üzere aşırı sağcı yayın kuruluşlarının açıkça propagandasını yaptığı tehlikeli miting.

mitingin en önemli propagandisti lgbtye resmen savaş açmış durumda olan yeni şafak gazetesinden ersin çelik.
bu adamın twitter hesabında hemen hemen her saat lgbt karşıtı tweet mesajı görülmekte. son zamanlarda köşe yazılarının neredeyse tamamı bu konuda. trump, putin gibi aşırı sağcı liderlere de övgüler yağdırıp, onları örnek gösteriyor lgbt düşmanlığı konusunda.
https://twitter.com/ersinceliq?ref_src=t...

ikinici isim milat gazetesinden özlem doğan isimli ırkçı ve cihatçı bir kadın. lgbtye karşı tüm dünya ayaklanmalı gibisinden mesajlar atıp, açıkça lgbtleri hedef gösteren birisi. kendisine katılmayan muhafazakarlara bile hakaretler yağdırıp hedef gösteriyor. son zamanlarda iktidar ile birlikte uçak gezilerine katıldığı da söyleniyor. avrupa'da hem lgbt hem de islam düşmanı olan aşırı sağcı gruplarının lgbt bayrağının üzerinde tepinmelerini içeren video paylaştı bugün. lgbt bayrağı üzerinde yürüyorlar diye heyecanla paylaştığı ve aslında müslümanlara da düşmanı olan kişilerin hazırladığı video:
https://twitter.com/ozlemdogan_/status/1...


şefika nur çiftçi isimli bir başka fanatik dinci kadın daha var. ersin çelik ile birlikte hazırladığı ve lgbtleri "hasta" olarak gösteren ve youtube'da haklı olarak nefret içerikli bulunmasından dolayı yasaklanan videonun baş sorumlusu.

https://twitter.com/sefikaaanur

gelelim bu mitingi destekleyen dinci / cihatçı olmayan tayfaya.

çalıştığı her üniversiteden kovulan, hayatı boyunca dönekliği ve ahlaksızlığı ile meşhur, liberal geçinen homofobik ve kadın düşmanı aşırı sağcı faşist atilla yayla denen artık yaşı iyice ilerlemiş profesörümsü yazar.

kendisi yukarıda bahsettiğim ersin çelik'in hemen hemen tüm yazılarını son zamanlarda paylaşmış, gülşen gibi sanatçıların lgbt bayrağını açması karşısında kudurmuş bir şekilde mesajlar atmıştır. daha önce bir programda eşcinsellikten kuş kadar beyni ile bahsederken ağzından kaçırdığı "kadınlaşma sorunu" lafı ile kadın düşmanlığını da ortaya saçan bu iktidar yalakası aşırı sağcı adam en son "homoseksüelliğin açmazları" başlıklı cehalet abidesi rezil kepaze bir yazı yazdı ve eşcinselleri asalak olarak niteledi. bu yazı kendilerini çok özgürlükçü olarak satan liberal düşünce topluluğuna bağlı bir dergide yayınlandı. kendisi bu gösteriyi en başından beri açıkça destekliyor ve davet mesajlarına katılıyor. daha önceleri de özellikle lgbt haklarının gündem olduğu dönemlerde trans bireyleri aşağılayan, eşcinselliğin sapıklık ve hastalık olduğunun altını çizen iğrenç mesajlar atmıştır. lgbt karşıtlığının tavan yapması ile de bu fırsatı kullanarak kendi hesabında hiç durmadan bu tip yazıları paylaşmaktadır. .

kendisini tanıyanların anlattığına göre bir zamanlar popüler olmak için eşcinsel haklarına destek verirken, o grupların kendisi gibilerinden çok haklı olarak uzak durması sonucu gerçek yüzünü gösterip düşük kapasitesi ile yazdığı yazısı burada.
https://hurfikirler.com/homoseksuelligin...

twitter hesabında ise sürekli olarak lgbt düşmanlığı içeren paylaşımlar görülebiliyor veya o sitelere beğeni atıyor.
https://twitter.com/atilla_yayla


daha önce istanbul sözleşmesine de karşı çıkan cumhuriyet kadınları derneği başkanı ağır homofobik ve kadın hakları düşmanı * * tülin oygür: bu tehlikeri mitinge destek olmak amacı ile attığı tweet şu şekilde:
"çocuklarımızı, kadınımızı, aile yapımızı ve sonuçta bağımsız türkiye cumhuriyeti’ni yeniden ayağa kaldırma mücadelemizi hedef alan lgbt saldırısına karşı fikirde birlik ve mücadele platformunun düzenlediği büyük aile buluşmasında yerimizi alacağız.
bu oyunu milletçe bozacağız!"

https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...

atilla yaylanın da retweet ettiği aynı faşist kadından başka bir tweet.
"lgbt’nin insanlığı tehdit eden gerçek yüzünü anlatma mücadelesi içindeyiz. bu mücadele siyasi eğilimlerin veya dünya görüşünün çok dışındadır.
milletçe kenetlenerek #lgbtdayatması nı def edeceğiz"
https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...


meltem ayvalı (homofobik doğu perinçek'in vatan partisi genel başkan yardımcısı)
"lgbti dayatmasına dur diyen herkesi büyük aile buluşması'na davet ediyoruz.

çocuklarımızı istismardan, gençliği yozlaşmadan, kadını değersizleşmekten kurtarmak için hep birlikte orada olacağız.
aileye sahip çıkacağız, mutlu yarınları kuracağız.
haydi anne babalar, mücadeleye!

https://twitter.com/MeltemAyvali/status/...

sürekli din değiştiren tuğçe kazaz daha önce başka bir miting ile bu işi gündeme getirmişti onu da unutmayalım.

https://www.takvim.com.tr/magazin/2022/0...


ek: bu tehlikeli mitingi düzenleyen fikirde birlik ve mücadele platformu'nun linkini eklemeyi unutmuşum. kafayı lgbt ile bozmuş ersin çelik ve ekibi başı çekmekte burada. yeni şafak'ın çıldırmış bir şekilde paylaşım yaptığı tanıtım videosu da burada. videoda bu tehlikeli mitingi açıkça destekleyen oyuncular, gazeteciler isim isim yer alıyor. bunun dışında devleti temsil eden kurumların başındakilerinin, çeşitli cihatçıların yanında laik kesimden de destekçilerin de miting ile ilgili videoları/haberleri da burada.
https://twitter.com/Fikirde_Birlik

bülent ersoy

zenginin malı züğürdün çenesini yorar derler ama muazzam boyutlardaki mirasını diyanet vakfı ve türk eğitim vakfına* bırakacağını açıklamış olması bir ara konuşulmuştu. bir dönemler "rakibi" olan zeki müren de mirasını eşcinsellere en çok ayrımcılık yapan kurumlara bırakacağını açıklamıştı. bu durum kimine göre "kabullenememe sendromu"nun tipik örneklerinden biridir. bir de ölümlerinden sonrasını bile garanti almaya çalışmak gibi bir durum olarak da düşünülebilir.*

istediğini yapar elbet, kendi mirası ama o kadar da büyütülecek bir karakter değildir lgbti dünyasında. zeki müren gibi o da eğlendirdi insanları bolca, orası kesin. her ikisi de iyi yaşadı, bol kazandı ve herkes gibi işlerine ne gelirse onu yaptı.

miras haberi:
http://bianet.org/bianet/toplum/160722-b...

kendisi hakkında yaptığı komik bir filmden "manidar" bir delirme sahne gelsin.*

ahmet kaya

ahmet kaya kendisinin de parçası olduğu linç kültürünün kurbanı olmuştur. kürtçe klip çekmek üzerine yaptığı bir konuşması sonrasındaki utanç verici görüntüler çoğumuzun hafızasındadır. orada kendisini o dönemlerde propaganda aracı olarak kullanılan bir marşı okuyarak olayları tetiklediği iddia edilen serdar ortaç'ın durumuna daha da dikkatle bakmak gereklidir diye düşünüyorum.

takip edenler bilir. yakın zamanda serdar ortaç'ın ahmet kaya ile 1995 yılından kalma bir programda halay çektiği görüntüler yayılmıştı. o programda başka neler olmuştu peki? karabiberim isimli şarkısı ile ismini duyuran serdar ortaç o programda sessiz bir şekilde otururken ahmet kaya ona bakarak "şarap gibi oğlan" (veya şarap gibi çocuk) şeklinde pis pis sırıtarak konuşmuştu. serdar ortaç'ın cevap veremeden oturduğu yerde sinirden gülme sahnesi de aklımda. sonrasında radikal gazetesinde ahmet kaya'nın oğlancılık kültürü ile ilişkisinden de bahseden bir yazı da yer almıştı. keşke bu görüntüler ve yazı da ortalara çıksa.

şimdi iki olaya bakalım. ilkinde arkasına her türlü meşrulaştırılmış ve onay gören devasa bir homofobik kültürü alıp karşısındaki ötekiyi (ahmet kaya'nın deyimi ve serdar ortaçı gördüğü şekliyle her türlü aşağılamaya rağmen sesini çıkartamayacak bir ibneyi) kendi programında eğlence malzemesi yapıp köşeye sıkıştıran ahmet kaya var. yıllar sonra serdar ortaç da toplumun hemen her kesiminde meşrulaşmış milliyetçi, ayrımcı, ırkçı bir söylemi ve marşı okuduğu salondaki kuduz kitleyi de arkasına alarak kürtçeden bahseden ötekiyi (kendi gördüğü şekliyle sistem tarafından etnik kimliği lanetlenmiş ve sesini daha fazla çıkartmayacak potansiyel bir suçluyu) kendi eğlencesi olan malum marş ile köşeye sıkıştırıyor. ahmet kaya'nın demokrat olarak kendini sunması ve serdar ortaç'ın da yaptığı açıklamalar ile kimine göre homofobik olması tüm bu süreci daha da absürdleştiriyor. sonuçta ahmet kaya sürgünde hayatını kaybediyor. ancak bu ülkede farklı etnik kimliklere yönelik linç kültürü, ırkçılık son hızla devam ediyor. serdar ortaç ise ilk başlarda farklı kadın mankenlerle görüntüler verip akabinde düzenli olarak evliliği hakkında bilgi vermek zorunda kalıyor; konserlerinde ona da çatal fırlatılmaya başlanıyor; "ahmet abi"si hakkında olumlu açıklamalar yapmak zorunda kalıyor ama ülkede homofobi ve ona bağlı olarak lgbtilere yönelik linç kültürü de tam gaz devam ediyor.

egemenlerin kurguladığı ve finanse ettiği eğlence sektörünün demirbaşları haline gelen ötekilerin trajedisi gibi de görülebilecek bu yaşananlardan alınacak çok ders olduğuna inanıyorum.

nasuh mahruki

boğazına kadar siyasete batmış, kibir kuklası, şovmen, faşist ve ırkçının tekidir. gezi olayları sırasında da kendi şovunu yaptığı provokatif fırsatçılığı hala akıllardadır. artık yaşlandığı ve önemini kaybettiği için iyiden iyiye ona buna bela okumaya başlamıştır. ülkedeki en azgın faşistlerle bir araya gelmekte sakınca görmemektedir. tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini inkar eden böyle birisinin hayat kurtarıcısı rolünü oynaması gülünçtür.

(bkz:ittihatçı nasuh)

gomidas vartaped

1869 kütahya doğumludur. doğduğu, yetiştiği topraklarda dile getirilmesi istenmeyen malum nedenden dolayı buradaki müzik camiasında bile fazla bilinmeyen dünyaca ünlü ermeni müzikolog, besteci, koro şefi ve şairdir. 1915'te yaşadıklarından sonra akli dengesini kaybetmiş ve sonrasında, 1935 yılında, paris'te bir psikiyatri kliniğinde hayata gözlerini yummuştur.

istanbul doğumlu piyanist şahan arzruni'nin yorumladığı, komitas'ın beste veya düzenlemelerini kapsayan hepsi birbirinden güzel eserleri içeren bir albüm ülkemizde yayınlanmıştır. merak edenler için o albümden shushiki...

içselleştirilmiş homofobi

gerçekleri yazınca sinirlenenlerin yorum yaptığı başlık.

yukarıdaki bisensual'e cevaben: hangi başlık altına alakasız şeyler yazmışım? senin alakasız, zırva ve şov yapmaya kalktığın başlıklarının altına mı? kendi yazdığın şeylerle benimkileri karıştırmışsındır. cehalet konusunda seninle yarışamam orası doğru. sen kendini sözlüğe "şirin" göstermeye devam et. ne olduğun belli.*

nasuh mahruki

boğazına kadar siyasete batmış, kibir kuklası, şovmen, faşist ve ırkçının tekidir. gezi olayları sırasında da kendi şovunu yaptığı provokatif fırsatçılığı hala akıllardadır. artık yaşlandığı ve önemini kaybettiği için iyiden iyiye ona buna bela okumaya başlamıştır. ülkedeki en azgın faşistlerle bir araya gelmekte sakınca görmemektedir. tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini inkar eden böyle birisinin hayat kurtarıcısı rolünü oynaması gülünçtür.

(bkz:ittihatçı nasuh)

pufidik

çok teşekkürler. hoş buldum. hepinize selamlar.

lgbti temalı filmler

(bkz:twist)

2003 yılından kanada menşeili bir film. oliver twist isimli romanın yeniden anlatımı üzerine kuruludur. nick stahl başroldedir ve depresif bir filmdir. youtube'dan izlenebilmektedir. https://www.imdb.com/title/tt0339827/

(bkz:kinky boots) bu da 2005 yılından. chiwetel ejiofor'ın performansı başarılıdır. oldukça komik sahneleri vardır. https://www.imdb.com/title/tt0434124/?re...

kuran olmasaydı ne olurdu

homofobinin tek kaynağı ne islam ne de diğer dinler. ali erbaşa veya bu tip söylemlere destek verenler arasında dünya kadar kemalist, liberal, atatürkçü kadın, solcu, islamı kabul etmeyen türkçüler vs. var. hepsi sosyal medyada gerçek hesaplarıyla atıp tutmakta.

edit: başlığı açan yazar entrysini silmiş.