pufidik

Durum: 340 - 0 - 0 - 0 - 14.06.2024 03:24

Puan: 8280 - Sözlük Kezbanı

Live Seviyesi: Yayıncı

7 yıl önce kayıt oldu. 9.Nesil Editör.

"...kafan iyiyken, bir kral olursun , bir diktatör, bir tanrı veya dünyanın efendisi..." (Ime Prezakias - Roza Eskenazi)
  • /
  • 17

heroes

david bowie denince ilk akla gelen klasiklerindendir. 1977 yılındaki aynı adlı albümde yer almaktadır. bowie bu şarkıyı bir diğer efsane brian eno ile beraber yazmıştır. sonrasında ölene kadar neredeyse her konserinde söylemiştir ve seyirciler de bıkmadan usanmadan bu şarkıya eşlik etmişlerdir. 1985 yılındaki tarihi live aid yardım konserinde kendisine ayrılan süreyi, daha çok yardım toplamak için hazırlanan videonun tüm dünyaya gösterimi için gönüllü olarak kısaltmıştır ve heroes oradaki müthiş performansının son şarkısıdır. muazzam bir enerji yoğunluğu ile okur. burada queen'ın rock tarihinde efsane olmuş performansından sonra sahneye çıkmıştır ve görüleceği gibi en az onlar kadar başarılıdır. sahnede ona eşlik edenlerden biri thomas dolby'dir. bu şarkı daha sonra peter gabriel, nico, motörhead, king crimson, apocalyptica, blondie gibi sanatçı ve gruplar tarafından defalarca seslendirilmiştir. tüm beklentilerin çöktüğü anda, umutların tükendiği anda verilen gaz etkisi yaratır dinleyende.

ı, ı will be king
and you, you will be queen
though nothing will drive them away
we can beat them, just for one day
we can be heroes, just for one day

and you, you can be mean
and ı, ı'll drink all the time
'cause we're lovers, and that is a fact
yes we're lovers, and that is that
though nothing will keep us together
we could steal time, just for one day
we can be heroes, for ever and ever
what d'you say?

ı, ı wish you could swim
like the dolphins, like dolphins can swim
though nothing, nothing will keep us together
we can beat them, for ever and ever
oh we can be heroes, just for one day

ı, ı will be king
and you, you will be queen
though nothing will drive them away
we can be heroes, just for one day
we can be us, just for one day

ı, ı can remember (ı remember)
standing by the wall (by the wall)
and the guns shot above our heads (over our heads)
and we kissed, as though nothing could fall (nothing could fall)
and the shame was on the other side
oh we can beat them, for ever and ever
then we could be heroes, just for one day

we can be heroes
we can be heroes
we can be heroes
just for one day
we can be heroes

we're nothing, and nothing will help us
maybe we're lying, then you better not stay
but we could be safer, just for one day

oh-oh-oh-ohh, oh-oh-oh-ohh
just for one day

pembe hayat

dernek emektarlarından tombiş anne olarak tanınan afet tutku hayatını kaybetmiş. devri daim olsun.

https://www.kaosgl.org/haber/tombis-anne...

nina simone

wild is the wind

aynı isimde bir film için okunmuş güzel bir eserdir. nina simone yorumu efsanedir. gerek david bowie gerekse de george michael, kendi kariyerlerinde bu parçanın ve nina simone'un vokal tekniğinin etkisinin altını da çizmişlerdir. her üçü de buralardan göçmüş seslere ait bu yorumların her biri ayrı ayrı etkileyicidir.

"...don't you know you're life itself
like a leaf clings to the tree
oh my darling, cling to me
for we're like creatures in the wind
and wild is the wind..."





eşcinsel cinayetleri

ekşi sözlükten başlık aşırmak

başlığı değil ama benzer isimle açılmış başlığın altında girilen entrylerden birinde geçen şarkı sözünü, paylaşımı yapan (ve sanırım çeviriyi de yapan) yazarın adını da belirterek burada paylaştım (bkz:asfur). sağolsun varolsun o yazar.

dersimin kayıp kızları

sözlükte iki başlıkta ele alınmıştı. diğeri "dersim in kayıp kızları" olarak girilmişti. editör olduktan sonra o başlıktaki bütün entryleri buraya taşıdım.* belgeselin devamı olan hay way zaman ile birlikte internetten izlenebilmektedir.

bu tip belgesellerden nefret eden heteroseksüel erkekler ve çoğunlukla kendini inkar eden lgbtiler gördüm. ama asıl ilginç olan bu belgeseli izledikten sonra bile buradaki yaşlı kadınlara küfreden, onlarla alay eden ve işlerine gelmediği ortamlarda kadınlara ayrımcılık yapılıyor, kadın hakları falan diyen ve kendilerini üstün gören bir kısım kemalist, çağdaş, özgürlükçü vs. olan ve şahsen tanıdığım kadınların varlığı. bunlar genel olarak "alevileri kürtleri falan severiz ama..." veya "alevi - kürt yoktur, olsa da ...dır" diyen kitledir. (bu "..." yerine her türlü hedef olan etnik kimlik, inanç, cinsel yönelim sözcükleri kullanılmaktadır, o nedenle üç nokta koydum)

yaşanmışlıklar korkunç olmakla birlikte, bu tip gizlenmiş, saklanmış, yasaklanmış, tabu olarak gösterilen konuların konuşulması çevrenizdeki insanların gerçek yüzlerini ortaya çıkarması açısından da faydalı olmaktadır.

asfur

enfestir. arapça başlığı altında ayu gibi bisey isimli yazarımız sağolsun, feyruz yorumu olarak yüklenmiş videoyu da koymuş. ancak videonun altındaki yorumlardan anlaşıldığı üzere bu versiyonundaki yorumcu da oumeima el khalil olabilirmiş. yukarıdaki paylaşılanlar da şahane ama bu güzel yorumu da burada olsun diye bir daha paylaşıyorum. insanın içine işleyen sözlerini yıllar önce ekşi sözlükten kofilin isimli yazar çevirip yazmıştı sağolsun. onu da aşırdım ve ekledim buraya.

"bir kuş baktı pencereden
"lulu" diye seslendi
"beni yanında sakla, sakla beni
ne olursun lulu"

"sen neredensin" diye sordum ona
"göğün sınırından" dedi
"nereden geliyorsun" dedim
"komşunun evinden" dedi
"kimden korkuyorsun " dedim
"karga kafesinden " dedi
"tüylerin nerede" dedim
"zaman uçurdu " dedi

bir damla gözyaşı süzüldü yanağından
kanatları büküldü
"yere sağlam basıp kendi yolumda yürüyeceğim" diyordu

onun yaralı hâli gibi
kalbimin yaraları da acı veriyordu bana

zindanın demirlerini kıramadan
kesildi sesi, kırıldı kanatları"

gönder butonu

taslak olarak kaydet butonu yerine basılınca rezil rüsva olunur. başıma gelmiştir.

lgbti temalı filmler

the laramie project

bundan yıllar önce yaşadığım yerde afişinin hazırlanmasına yardım ettiğim ve de izlediğim, aslen moises kaufman ve tectonic theater project tarafından yazılmış / hayata geçirilmiş tiyatro oyunu. oyun 1998 yılında eşcinsel olduğu için oldukça vahşice işlenmiş bir cinayete kurban giden matthew shepard'ın ölümü arkasından yaşananları, çaresizlikleri, pişmanlıkları, itirafları vs. temel almaktadır. ayrıca oyunda dışarıdan son derece huzurlu, sevimli, sakin olarak görülebilecek küçük bir kasabada hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı gerçeği; sessizliğin herşeyi nasıl örtbas edebildiği; önyargıların, şiddetin, nefretin alttan alta kendini nasıl hissettirdiği de gözlemlenebilir.

benim izlediğim oyunun sahnelendiği dönem 11 eylül 2001 saldırılarına denk gelmişti. birdenbire tüm ülkede müslümanlara ve çok genel anlamda müslüman olsun olmasın ortadoğulu gibi görünen herkese yönelik önyargıların artması nedeniyle kendisi de eşcinsel olan oyun yönetmeni, senaryoda olmamasına rağmen, bangladeş'ten abd'ye göç etmiş ve laramie'de yaşayan başörtülü müslüman bir genç kızın yaşadığı ayrımcılık hikayesini de kurgulayarak oyunda kısaca yer vermişti.

2002 yılında filmi de çekilmiştir.

matthew shepard

the laramie project isimli tiyatro oyununun ve filminin de temel aldığı nefret cinayetine kurban gitmiş bir genç.

laramie isimli küçük bir kasabada yaşanmış bu cinayet sonrasında sadece o vahşeti uygulayan iki erkek değil onların kız arkadaşları da bu cinayete aracı olmaları nedeniyle ceza almışlardır. kayıtlara göre katiller matthew shepard'ın güvenini kazanmak için kendilerini gay gibi gösterirler. kız arkadaşlarının itiraflarına göre asıl amaç hırsızlık / gasptır. ancak katillerin itiraflarında gaylerden nefret etmeleri nedeniyle o vahşiliği yaptıkları ortaya çıkar.

davada katillerin avukatı utanmadan "eşcinsel panik kaynaklı tahrik indirimi" talep etmiş ama dava hakimi o avukatın suratına tükürür gibi bu talebi reddetmiştir.

matthew shepard'ın koma halinde getirildiği hastanede hiv + olduğu da ortaya çıkmıştır. öldürülmesinden çok daha öncesinde bir okul gezisiyle gittiği fas'ta dövülmüş ve tecavüze uğramıştır.

cenaze töreninde ve dava süreci boyunca bizdeki benzer ruh hastalarının hristiyan versiyonu olan westboro baptist church üyelerinden oluşan fanatik dinci bir kilise grubunun üyeleri "god hates fags" (tanri ibnelerden nefret eder) gibi nefret içerikli sloganlar atmıştır.

şirinler

korkunç cadı hogatha'lı unutamadığım ve sonrasında bulduğum bu bölümü vardı. seslendirmeler kopartır.

"hadi şimdi benimle dans et bakalım seni düzenbaz büyücü parçası. dans et!"

school

supertramp'ın 1974 tarihli crime of the century ve yıllar sonra yayınladıkları meşhur paris konser albümlerinin çok sevilen açılış şarkısıdır. konser kaydı grubun performansı ve seyircinin coşkusu ile sanki kulağa daha bir hoş gelir.

rammstein

1998 yılında amerika turnesinde yaptıkları şov nedeniyle worcester'da gözaltına alınmalarına neden olan meşhur bück dich performansları vardır. şarkı sözleri "yüzün umurumda değil, domal" anlamına gelen ve benzer romantik kalıplarda sevgi sözcükleri içerir. şarkı ilerledikçe till lindemann "kölesi" flake'ın poposuna şaplak atmaya başlar ve sonrasında romantizmin doruk noktasına ulaşırlar.

yıllar sonra aynı şovu tekrardan 2012 turnelerinde yapmışlar. oldukça homofobik olan rusya'daki konser kayıtlarında lindemann'ın eliyle açıkta kalan şeye bakıp "ee ortada bıraktın bunu" anlamında hesap sorucu bakışları, popoya tekme atması, kölesinin kaçmaya çalışması gibi bdsm temalı komik sahneler vardır.

1998 berlin konser kaydından gelsin.

asmr

açılımı "autonomous sensory meridian response"dır. genelde uyku sorunu çekenlerin izlediği, bir kısmı fenomen haline gelmiş videolar ile adını duymuştum ilk başlarda. şimdilerde sektöre dönmüş.

ses frekansları ile ilgili bir bağlantısı var ve anladığım kadarıyla her insanda farklı frekanslar, ses türleri vs. etkili oluyor. bizde resim sevinci (the joy of painting) programları ile bilinen bob ross'un orijinal dilindeki kayıtları güzel bir örnek olabilir. ben izlerken derinlemesine dalışa geçerdim. asmr için uykusuzluk sorunu çekenlere veya huzursuz hissedenlere ilaç kullanmadan etkili olabilecek bir uyku ilacı diyenler de var.

hosico cat

valla ben ilk gördüğümde vuruldum buna. kedinin ayısı böyle olur herhalde. aslında fazla kilolu değil ama yumuk yumuk bir şey. pozlar falan şahane. o bakışları mahvediyor. ilk kez "dün gece acıktım ve diğer karpuzu yedim" notunun altına konan koca bir karpuzun yanında vermiş olduğu pozunun fotosunu gördüğüm an olay bitmişti benim için.
https://twitter.com/Hosico_cat/status/11...

patiler ve göbüş ise her türlü beklentinin ötesinde, çok ama çok fena. sahibi olduğu bir rus kadın onun işlerini görüyor! öğrendiğime göre epey de sakinmiş. veterinerde falan olay çıkartmıyormuş. bir de bolca mırlamalı asmr videosu çekmiş kerata. elime alırsam deyip sonrası için hunharca planlar yapmama neden oluyor. iyi ki var sevimli fıçı.

facebook: https://www.facebook.com/thehosicocat/
twitter: https://twitter.com/Hosico_cat
youtube: https://www.youtube.com/channel/UCTCOnxn...
ınstagram: https://www.instagram.com/hosico_cat/?hl...



simon's cat

şunu da kaç defa izledim hatırlamıyorum. az önce aklıma geldi açtım izledim yine güldürdü. inanılmaz bir animasyondur. diğer takip edilebilecek adresleri:

facebook: https://www.facebook.com/simonscat/
youtube: https://www.youtube.com/channel/UCH6vXjt...
twitter: https://twitter.com/simonscat

bu arada son dönemlerde sosyal medyada yüz ifadesi ve videoları ile kediseverlere önce erime krizi geçirtip, sonra ekran tırmalatan dobişko hosico cat ile ortak bir takvim projeleri oldu. ikisi bir arada yemelik ve yumulmalık oluyorlar uyarısını buradan veriyorum.

rush

1984 yılında daha çocuk yaşlarda iken radyoda (trt3- stüdyo fm) bunların grace under pressure albümünü dinlemem ile bu grubu tanımıştım. rush'ın en sevilen albümlerinden biri olmuştu zamanla.

o programda afterimage'i çalmışlardı. bu şarkı yaşanan kayıp ve ardından sadece kimi zaman bir fotoğraf veya kimi zaman başka bir görselin gözlerimizin önüne gelmesi ile hatırlanabilen doldurulması imkansız bir boşluk hissini anlatır.

merak edenler için distant early warning, tom sawyer, red sector a, working man, anthem, 2112 overture/the temples of syrinx, closer to the heart gibi rock müzik sevenler için artık klasikleşmiş eserler ortaya çıkarmışlardır.

simon's cat

tombik bir kedinin maceralarını anlatan eğlenceli çizgi film. çizeri (simon tofield), beraber yaşadığı kedilerine ait karakterlerin özelliklerini, davranışlarını bu kısa çizgi filmlerde yansıtmaktadır. seslendirmeler ayrıca kahkaha attırır. benim en sevdiğim bölümlerinden the monster (canavar) ve farklı bölümlerinden oluşan bir toplama bölümü ekliyorum. iyi seyirler kedisever ayılar.



  • /
  • 17

haluk levent

kaç defa dolandırıcılıktan içeri düşmüş birisi. her seferinde özür diliyor ve her seferinde affediliyor ve yeniden insanları tokatlamasını biliyor. o izmir marşı şovuyla yeniden ortaya çıktığında da belliydi aslında yapacakları. siyasetin yanında deprem de yardımına koştu bu adamın.
şu anda iddia edilen kız yurdu projesi, deprem yardımları gibi hassas konularda yaptıkları eğer doğruysa bu adam içeriden çıktıktan sonra artık trilyonlarla dolandırır milleti. hatta dolandırmakla kalmaz donuna kadar alır ortada bırakır tüm dünyayı. deprem nedeni ile buna güvenen yabancılar da para yağdırmıştı.
bunca şeyden sonra baktım sosyal medyada hala izmir marşını okudu diyenler bile var onu savunmak için. adam kendi dedesini bile kullanmış o marşta. gerçi o bile uydurma çıkarsa şaşırmam.
bundan sonra daha büyük oynar tahminen. nasıl olsa affediliyor. depremde ihtiyacı olanlara üzülüyor insan. yazık gerçekten..

ümit özdağ'ın tutuklanması

bu adam ve çevresindekilerinin neler yaptıkları ortada. vatan millet sakarya adı altında siyonist uşaklığı yapıyorlar. işlerine gelmeyen herkes terörist. ama ortaya döküldüğü üzere tacizciler ve eşcinsellere nonoş diye saldıranlardan oluşan bu tiplerin buradaki sevicilerinin fantezileri de böyle saldırıya uğramak olsa gerek. ne de olsa ödlekler. hadi efendilerinizin kucaklarına oturmaya yallah.

sen abdülhamit'i savundun

buraya sonradan gelmiş, işbirlikçi ittihat ve terakkili hainlerin artığı, şimdiki taliban destekçisi doğu perinçek denen homofobik itin ve onun destekçisi sahtekar itlerin önce ağızlarına çarpılan sonra bir yerlerine sürekli sokulup çıkartılan laflar aklıma geldi yine.

sırrı süreyya önder

sanal ortamda fazla sert geçinen ama sokakta eşcinsel kimliğini saklayıp kuyruğunu kıstıran, ödü patladığı için ortamda duruma göre osmanlı/muhafazakar ağzını kullanan, bir yandan askerden kaçıp diğer yandan öldürülen askerleri kendi leş görüşlerine alet ederek istismar eden, kafatasçı, zafer partili, kemalist ve benzeri oğlanları pek bir sinirlendirmiş siyasetçi.

romeo.com'un seçim anketinde afd'nin birinci parti çıkması

tanışma sitesi romeo.com’un (eski adıyla gayromeo.com'un) alman kullanıcıları arasında yaptığı seçim anketinde en popüler parti aşırı sağcı afd çıktı. kullanıcıların yaklaşık %30'u yaklaşan erken seçimlerde neo-nazilere oy vereceğini söylemiş.

şurada küçük bir analiz var:

"beyaz alman geylerin gönlünde yatan aslan: homonasyonalizm"
https://velvele.net/2025/02/11/beyaz-alm...

romeo.com'un seçim anketinde afd'nin birinci parti çıkması

bizdeki aşırı sağcı ümit özdağ ve zafer partisi destekçisi eşcinsellerden farkları yok.

ankara'da tanışılacak arkadaş listesi

başlığı listesi şeklinde düzeltir misiniz? ayrıca eliniz deymişken arkadaşının nickini de 15 temmuz şehitler köprüsü yaparsanız sevinirim kolay gelsin.

ankara

ulu tengrinin istirahatgahı olmadı haricinde bir numarası yok.bşr birde belki anadolu medeniyetler müzesi

hani

mükemmel bir sese sahip vokalist.

hani-gulbarin

yalnıztanrı

genç birinin yaşlı biriyle ilişki yaşaması, yaşlı birinin genç biriyle beraber olması neden ahlaksızlık, sapkınlık olsun yahu, kafan mı güzel senin. şu hetero kafanı bir kenara bırak diyeceğim ama yaş farkı olan ilişkileri artık onlar da ahlaksızlık olarak görmüyorlar. ortam ortam diyerek ötekileştirdiğin ve pislik olarak nitelendirdiğin eşcinsel ilişkilerde kaçırdığın bir nokta da yetişkin insanların kendi iradesi ile yaşadıkları ilişkiler. valla haklısın, çok zorladım kendimi ama dediğin gibi seni sevmek ve aynı alanı paylaşıp seni kabul etmek gerçekten zor. bu sözlüğe saçtığın homofobinin artık sabredilir bir yanı kalmadı, herkesin bir tahammül limiti var, kusura bakma.

Toplam entry sayısı: 340

18 eylül 2022 büyük aile buluşması

cüppeli, çarşaflı cihatçı tiplerin yanında laik kesimden de faşistlerin destek verdiği ve başta yeni şafak olmak üzere aşırı sağcı yayın kuruluşlarının açıkça propagandasını yaptığı tehlikeli miting.

mitingin en önemli propagandisti lgbtye resmen savaş açmış durumda olan yeni şafak gazetesinden ersin çelik.
bu adamın twitter hesabında hemen hemen her saat lgbt karşıtı tweet mesajı görülmekte. son zamanlarda köşe yazılarının neredeyse tamamı bu konuda. trump, putin gibi aşırı sağcı liderlere de övgüler yağdırıp, onları örnek gösteriyor lgbt düşmanlığı konusunda.
https://twitter.com/ersinceliq?ref_src=t...

ikinici isim milat gazetesinden özlem doğan isimli ırkçı ve cihatçı bir kadın. lgbtye karşı tüm dünya ayaklanmalı gibisinden mesajlar atıp, açıkça lgbtleri hedef gösteren birisi. kendisine katılmayan muhafazakarlara bile hakaretler yağdırıp hedef gösteriyor. son zamanlarda iktidar ile birlikte uçak gezilerine katıldığı da söyleniyor. avrupa'da hem lgbt hem de islam düşmanı olan aşırı sağcı gruplarının lgbt bayrağının üzerinde tepinmelerini içeren video paylaştı bugün. lgbt bayrağı üzerinde yürüyorlar diye heyecanla paylaştığı ve aslında müslümanlara da düşmanı olan kişilerin hazırladığı video:
https://twitter.com/ozlemdogan_/status/1...


şefika nur çiftçi isimli bir başka fanatik dinci kadın daha var. ersin çelik ile birlikte hazırladığı ve lgbtleri "hasta" olarak gösteren ve youtube'da haklı olarak nefret içerikli bulunmasından dolayı yasaklanan videonun baş sorumlusu.

https://twitter.com/sefikaaanur

gelelim bu mitingi destekleyen dinci / cihatçı olmayan tayfaya.

çalıştığı her üniversiteden kovulan, hayatı boyunca dönekliği ve ahlaksızlığı ile meşhur, liberal geçinen homofobik ve kadın düşmanı aşırı sağcı faşist atilla yayla denen artık yaşı iyice ilerlemiş profesörümsü yazar.

kendisi yukarıda bahsettiğim ersin çelik'in hemen hemen tüm yazılarını son zamanlarda paylaşmış, gülşen gibi sanatçıların lgbt bayrağını açması karşısında kudurmuş bir şekilde mesajlar atmıştır. daha önce bir programda eşcinsellikten kuş kadar beyni ile bahsederken ağzından kaçırdığı "kadınlaşma sorunu" lafı ile kadın düşmanlığını da ortaya saçan bu iktidar yalakası aşırı sağcı adam en son "homoseksüelliğin açmazları" başlıklı cehalet abidesi rezil kepaze bir yazı yazdı ve eşcinselleri asalak olarak niteledi. bu yazı kendilerini çok özgürlükçü olarak satan liberal düşünce topluluğuna bağlı bir dergide yayınlandı. kendisi bu gösteriyi en başından beri açıkça destekliyor ve davet mesajlarına katılıyor. daha önceleri de özellikle lgbt haklarının gündem olduğu dönemlerde trans bireyleri aşağılayan, eşcinselliğin sapıklık ve hastalık olduğunun altını çizen iğrenç mesajlar atmıştır. lgbt karşıtlığının tavan yapması ile de bu fırsatı kullanarak kendi hesabında hiç durmadan bu tip yazıları paylaşmaktadır. .

kendisini tanıyanların anlattığına göre bir zamanlar popüler olmak için eşcinsel haklarına destek verirken, o grupların kendisi gibilerinden çok haklı olarak uzak durması sonucu gerçek yüzünü gösterip düşük kapasitesi ile yazdığı yazısı burada.
https://hurfikirler.com/homoseksuelligin...

twitter hesabında ise sürekli olarak lgbt düşmanlığı içeren paylaşımlar görülebiliyor veya o sitelere beğeni atıyor.
https://twitter.com/atilla_yayla


daha önce istanbul sözleşmesine de karşı çıkan cumhuriyet kadınları derneği başkanı ağır homofobik ve kadın hakları düşmanı * * tülin oygür: bu tehlikeri mitinge destek olmak amacı ile attığı tweet şu şekilde:
"çocuklarımızı, kadınımızı, aile yapımızı ve sonuçta bağımsız türkiye cumhuriyeti’ni yeniden ayağa kaldırma mücadelemizi hedef alan lgbt saldırısına karşı fikirde birlik ve mücadele platformunun düzenlediği büyük aile buluşmasında yerimizi alacağız.
bu oyunu milletçe bozacağız!"

https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...

atilla yaylanın da retweet ettiği aynı faşist kadından başka bir tweet.
"lgbt’nin insanlığı tehdit eden gerçek yüzünü anlatma mücadelesi içindeyiz. bu mücadele siyasi eğilimlerin veya dünya görüşünün çok dışındadır.
milletçe kenetlenerek #lgbtdayatması nı def edeceğiz"
https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...


meltem ayvalı (homofobik doğu perinçek'in vatan partisi genel başkan yardımcısı)
"lgbti dayatmasına dur diyen herkesi büyük aile buluşması'na davet ediyoruz.

çocuklarımızı istismardan, gençliği yozlaşmadan, kadını değersizleşmekten kurtarmak için hep birlikte orada olacağız.
aileye sahip çıkacağız, mutlu yarınları kuracağız.
haydi anne babalar, mücadeleye!

https://twitter.com/MeltemAyvali/status/...

sürekli din değiştiren tuğçe kazaz daha önce başka bir miting ile bu işi gündeme getirmişti onu da unutmayalım.

https://www.takvim.com.tr/magazin/2022/0...


ek: bu tehlikeli mitingi düzenleyen fikirde birlik ve mücadele platformu'nun linkini eklemeyi unutmuşum. kafayı lgbt ile bozmuş ersin çelik ve ekibi başı çekmekte burada. yeni şafak'ın çıldırmış bir şekilde paylaşım yaptığı tanıtım videosu da burada. videoda bu tehlikeli mitingi açıkça destekleyen oyuncular, gazeteciler isim isim yer alıyor. bunun dışında devleti temsil eden kurumların başındakilerinin, çeşitli cihatçıların yanında laik kesimden de destekçilerin de miting ile ilgili videoları/haberleri da burada.
https://twitter.com/Fikirde_Birlik

10 nisan 2020 sokağa çıkma yasağı

son 1 aydır bu saatlerde duymadığım kadar fazla araba sesi var şu an. dışarıdakiler evlerine mi dönüyor acaba?

olmayan maske, kolonya dağıtımı falan da böylece sona erecek gibi. gerek yok zaten. bizi herkes kıskanıyor malum.

bu arada bundan 1,5 ay önce önlem alın, yoksa durum ciddileşir diyenlere terörist diyen mhp-akpliler ve yalakaları hakkında işlem yapılmasını bekleyen? *

ermeni soykırımı

bilmeyenler için "tehcir" zaten soykırım politikasının parçasıdır. herhangi bir etnik kimliğe veya dini aidiyete sahip olan kişilerin toplanıp sürülmesi politikasıdır. bu arada sözcük olarak soykırım 1930lara denk gelmekle birlikte, o ibarede ermenilere atıf zaten vardır. ancak sorun bu değildir. geçmişe uygulanamaz diyen çok bilmişlerin mesela sen kızılderililere yaptığına bak dediği anda zaten geçmişe uygulanabilirliğini kabul ediyor olmaları sorundur.

türkiye yıllarca bunu bile konuşmamış, yasaklamıştır. 80lerden sonra içeride saklayamayacak hale gelince doğuda ayaklanan hainler hikayesi sonucunda tehcir ettik ama bakın istanbul'dakileri tuttuk yani hepsini öldürmedik (yani kestik de o kadar değil) minvalinde hikayeler dolaşıma sokulmuştur . işte ne yapacaksın 4-5 bin sivil yanlışlıkla ölmüş olabilir denmiştir. sonra o rakam devletin resmi ağızlarında 90larda 400- 500 bin olmuştur ve son zamanlarda devletin resmi tarihçisi murat bardakçı gibilerinin bile itiraf ettiği o korkunç rakamlar telaffuz edilmiştir. devlet ağzından taziye içerikli sözcükler çıkmıştır buna bile kıyamet kopartılmıştır. hatta bu konuda en çok engel koyan chp temsilcisi çıkıp pişkin pişkin geç bile kalındı demiştir. ve bu arada başka neler ortaya çıkmıştır? ankara, bursa, izmit, edirne gibi "doğu"da olmayan yerlerden de sürülen ve yok edilen insanların varlığı ortalara dökülmüştür. yahu hani güvenlik falan vardı ne iş diye soran olmamıştır. ayrıca arada süryaniler, keldaniler, rumlar vs. de kılıçların tadına bakıvermişlerdir. süryaniler ne zaman ayaklanmıştı acep diye soran var mı? şurada bir kısım ırkçı yorum yapanlar süryani kimdir bilir mi mesela? 1890lardaki katliamlar neyin nesidir diye soran var mı? taşnaklar diye yatıp kalkanlar bilir mi ki mustafa kemal'in de üyesi olduğu ittihat ve terakki'nin parlamentodaki ortağı taşnak partisidir. bunlar resmi bilgilerdir.

bir de başka bir hikaye var ki asıl bela, daha doğrusu rezalet odur zaten. mal mülklerin yağmalanmasıdır bu hikaye. 2010larda bu bilgiler ayyuka çıkınca suçu sadece ve işlerine geldiği için büyük bir zevkle apar topar "barbar" kürtlere atmaya başlamıştır bir kesim. yani aslında kabul etmeye başlanmıştır ama suçu kime atacağız paniği patlak vermiştir. kürtlerin bir kısmı sorumludur ama aslında herkes bilir ki muhacirler, özellikle de kafkas muhacirleri ve çerkesler son derece aktif olarak bu yapılanlara katılmışlardır. hazıra konan mallardır, konaklardır, ev eşyalarıdır. hele hele istanbul'da mal mülk paylaşımı konusunda dönen dolapların haddi hesabı yoktur. sonra ne mi olmuştur? binlerce yıllık yerleşik kültüre ait üretim yapısı böyle el değiştirince ekonomik üretimin hali halen bu durumdadır bu ülkede varın siz düşünün durumu.

doğu hristiyanlığının ortadan kaldırılması ve yeni kurulan sünni-türk devletinin ekonomik altyapısının oluşturulması politikası elbette sadece türkiye'ye yıkılamaz. ama sorumluluğun önemli bir kısmının burada olduğu ortadadır. rusya, japonya, hindistan gibi ülkeler de dahil olmak üzere bütün dünya ülkeleri soykırımı çok iyi biliyorlar. ancak kişisel görüşüm olarak abd gibi ülkelerin yasa tasarısını şantaj olarak kullanarak geçirmesini garip bulmaktayım. gariptir çünkü zaten buradan katliamlarda kurtulan yetimler vs. hepsine yardım eden kuruluşların başında genelde amerikalılar, fransizlar, ruslar bulunmaktadır. fotoğraflar vs. her türlü kayıt kuyut vardır. bunca yıldır niye sustunuz diye soran çok insan vardır. gerçi eski abd başkanlarından reagan zaten soykırım demiştir 80lerde ve sonrasında ne olmuştur? gariptir çünkü türkiye ismet inönü döneminde tazminat da ödemiştir abdye. bu tazminat konusu atatürk döneminde de konuşulmuştur vs. vs. inkarcılar bu hikayeyi de yakınlarda öğrenince kullanmaya kalkmışlardır ama o iş öyle onların bildiği gibi olmadığı için sonrasında susmayı tercih etmişlerdir.

her neyse osmanlının ulus devlete geçiş yaptığı 1923 sonrası, ülkede oranı yüzde 3 lere düşen gayrimüslimlere neler olmuştur?: 1934 trakya pogromu, 1942 varlık vergisi, 1955 istanbul pogromu, 1964 rum sürgünleri vs. vs. paylarına düşmüştür. ve yine hainler vs. hikayeleri ayyuka çıkmıştır. merak edenler bunları okuyabilir. bugün ortada ermeni dölü, rum piçi, yahudi köpeği gibi laflar sarfeden kemalistler, atatürkçüler, liberaller, demokratlar, solcular doludur ( o nedenle diğerlerine haksızlık etmemek gereklidir ırkçılık konusunda). türkiye'de bugün 2 binden daha az rum, 40 binden daha az ermeni, 20 bin civarı süryani, 15 bin civarı yahudi kalmıştır burada. içimizdeki düşman diye yaygara kopartanların düştükleri gülünç durum budur. orta asyadan geldik diyenler sonuçta burada 3-4 bin yıllık ermeni, süryani, rum vs. kültürünün de üzerine konmuştur. kiliseler camiye çevrilmiştir, ahır olarak kullanılmıştır vs. şimdilerde turistik merkez olarak tanıtılan ama ermenilerden tek kelime bahsedilmeyen, ermeni mimarisinin en ünlü eserlerinden van'daki akhtamar kilisesi'nin adı akdamar değildir - "ah tamara"'dan gelmektedir adı. pek çok ilçe adı, il adı kasaba, köy adı ermenice, rumca, süryani dilindendir. ama bu insanlar artık "yoktur".

bir de yok o ülke şuna baksın, herkes kendi geçmişine baksın hikayesi vardır. onlar iyi kötü bakıyorlar zaten. siz de bir zahmet kendi geçmişinize bakıverirseniz belki bu sayede şimdiki halinizi daha iyi anlarsınız diye bir öneride bulunayım.

toplumları ırkçılıkla, milliyetçi gazlarla yönetmek çok kolaydır. bakıyorum da, kadınlarda, lgbti üyelerinde de fazla değişim yok. zaten ezilmiş ve korkak olan bu kitlenin önemli bir kısmı bu konular açıldığında birden vatanı milleti koruyan, tarih uzmanı, yeri gelirse ırkçı birer savaşçı olarak karşımıza çıkıyor. kendi haklarını aramak gibi bir şeyi yapmayı götleri yemiyor ama onun yerine artık esamesi okunmayan zayıf bir kitleye de gerekirse saldırıyor. toplum geneli halen onu "orospu, ibne, nonoş, sapık" olarak görüyor ama o kendini hala - o bitmeyen korkuyla- kendisini hedef gösteren güçlüden yana konumlandırıyor. bu durumda davrananlar haksız da değiller korkmakta. korkunç geçmiş ortada işte - yüzleşmek için bekleniyor. aklıma travesti seyhan soylu (sisi)'nin kürt düşmanlığı ve bülent ersoy'un hrant dink arkasından ettiği rezil rüsva laflar geldi. bu sayede bu tip söylemlere sıcak bakan toplumun önemli bir kesiminin onayını aldılar birkaç dakikalığına ama hemen ardından onları alkışlayan kitle "top, dönme, ibne, pislik" vs. laflarına da devam etti. mesela bunlar gibilerinin nesine acıyacaksın?

konu hakkında resmi yayınlar dışında bir şey bilmeyenler için bu konunun içeriği sanıldığından daha vahimdir. bolca yayın var okursunuz eğer yüzleşmek isterseniz.

ama ırkçı olup da bunu bile bile reddedenlere bir hatırlatma : naziler de lgbtilerin kollarına "süslü ve yumuşak görünsünler diye" pembe üçgen şeklinde aksesuarlar takıp sonrasında fırınlamak için "tehcir" etmişti. bir de hitler'in rakibi olan ernst röhm vardır. kendisi gay veya biseksüeldir. ırkçı yalakalığı onu kurtaramamıştır. ve bu tehcir de "inkar" edilmişti ve hala bazı kimseler tarafından inkara devam ediliyor o ülkede. yakında sıra size gelirse ağlamayın.

10 nisan 2020 sokağa çıkma yasağı

gazetelerde -yandaş olmayanlar- fotolar düşmeye başladı. çok ilginç görüntüler. sanki sokağa çıkma yasağı başlayınca salgın başlayacak gibi anlamış bir kesim. bu durumda 12 nisan 24:00 sonrası da sokaklara bir hücum beklenebilir. dikkatli olmak gerekli.

https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/20...

tahinli pide

kimse kızmasın darılmasın. mutlaka her şehirde güzel yapılıyordur ama bursa'da yapılır en iyisi. şehrin tarihi çarşısında minik ve sevimli fırınlarda görürsünüz.

ancak sanki bu başlık altında bahsedilen tahinli çörek gibi geldi bana. kat kat, lifli gibi görüneni tahinli çörektir. o da şahanedir ama tahinli pide akli dengenizi yerinden oynatacak bir "şey"dir.*

tahinli pide, tombik hamurun ortasında erimeye yakın tahin ve sanırım içinde azıcık da pekmez karışımı olan eşsiz bir lezzettir. fırından alındığında bir de uyarırlar "aman dikkat çok sıcak" diye. insanın başı dönüyor, fena oluyor. ağır tahrik unsuru gibi bir durum.

büyük boyunu ben bitiremiyorum. küçük boylarından 1 tanesi ise tek başına yetiyor. kahvaltılarda arada sırada olmak kaydıyla götürülmesi şart.

ayrıca şunlar da yazılmış.
(bkz:tahinli)
(bkz:düz duvara tırmandıran tahinli pide)

edit: evde yapılanlar elbette sınıflandırma dışıdır. onlardaki lezzetin yanına yaklaşılmaz.

18 eylül 2022 büyük aile buluşması

cüppeli, çarşaflı cihatçı tiplerin yanında laik kesimden de faşistlerin destek verdiği ve başta yeni şafak olmak üzere aşırı sağcı yayın kuruluşlarının açıkça propagandasını yaptığı tehlikeli miting.

mitingin en önemli propagandisti lgbtye resmen savaş açmış durumda olan yeni şafak gazetesinden ersin çelik.
bu adamın twitter hesabında hemen hemen her saat lgbt karşıtı tweet mesajı görülmekte. son zamanlarda köşe yazılarının neredeyse tamamı bu konuda. trump, putin gibi aşırı sağcı liderlere de övgüler yağdırıp, onları örnek gösteriyor lgbt düşmanlığı konusunda.
https://twitter.com/ersinceliq?ref_src=t...

ikinici isim milat gazetesinden özlem doğan isimli ırkçı ve cihatçı bir kadın. lgbtye karşı tüm dünya ayaklanmalı gibisinden mesajlar atıp, açıkça lgbtleri hedef gösteren birisi. kendisine katılmayan muhafazakarlara bile hakaretler yağdırıp hedef gösteriyor. son zamanlarda iktidar ile birlikte uçak gezilerine katıldığı da söyleniyor. avrupa'da hem lgbt hem de islam düşmanı olan aşırı sağcı gruplarının lgbt bayrağının üzerinde tepinmelerini içeren video paylaştı bugün. lgbt bayrağı üzerinde yürüyorlar diye heyecanla paylaştığı ve aslında müslümanlara da düşmanı olan kişilerin hazırladığı video:
https://twitter.com/ozlemdogan_/status/1...


şefika nur çiftçi isimli bir başka fanatik dinci kadın daha var. ersin çelik ile birlikte hazırladığı ve lgbtleri "hasta" olarak gösteren ve youtube'da haklı olarak nefret içerikli bulunmasından dolayı yasaklanan videonun baş sorumlusu.

https://twitter.com/sefikaaanur

gelelim bu mitingi destekleyen dinci / cihatçı olmayan tayfaya.

çalıştığı her üniversiteden kovulan, hayatı boyunca dönekliği ve ahlaksızlığı ile meşhur, liberal geçinen homofobik ve kadın düşmanı aşırı sağcı faşist atilla yayla denen artık yaşı iyice ilerlemiş profesörümsü yazar.

kendisi yukarıda bahsettiğim ersin çelik'in hemen hemen tüm yazılarını son zamanlarda paylaşmış, gülşen gibi sanatçıların lgbt bayrağını açması karşısında kudurmuş bir şekilde mesajlar atmıştır. daha önce bir programda eşcinsellikten kuş kadar beyni ile bahsederken ağzından kaçırdığı "kadınlaşma sorunu" lafı ile kadın düşmanlığını da ortaya saçan bu iktidar yalakası aşırı sağcı adam en son "homoseksüelliğin açmazları" başlıklı cehalet abidesi rezil kepaze bir yazı yazdı ve eşcinselleri asalak olarak niteledi. bu yazı kendilerini çok özgürlükçü olarak satan liberal düşünce topluluğuna bağlı bir dergide yayınlandı. kendisi bu gösteriyi en başından beri açıkça destekliyor ve davet mesajlarına katılıyor. daha önceleri de özellikle lgbt haklarının gündem olduğu dönemlerde trans bireyleri aşağılayan, eşcinselliğin sapıklık ve hastalık olduğunun altını çizen iğrenç mesajlar atmıştır. lgbt karşıtlığının tavan yapması ile de bu fırsatı kullanarak kendi hesabında hiç durmadan bu tip yazıları paylaşmaktadır. .

kendisini tanıyanların anlattığına göre bir zamanlar popüler olmak için eşcinsel haklarına destek verirken, o grupların kendisi gibilerinden çok haklı olarak uzak durması sonucu gerçek yüzünü gösterip düşük kapasitesi ile yazdığı yazısı burada.
https://hurfikirler.com/homoseksuelligin...

twitter hesabında ise sürekli olarak lgbt düşmanlığı içeren paylaşımlar görülebiliyor veya o sitelere beğeni atıyor.
https://twitter.com/atilla_yayla


daha önce istanbul sözleşmesine de karşı çıkan cumhuriyet kadınları derneği başkanı ağır homofobik ve kadın hakları düşmanı * * tülin oygür: bu tehlikeri mitinge destek olmak amacı ile attığı tweet şu şekilde:
"çocuklarımızı, kadınımızı, aile yapımızı ve sonuçta bağımsız türkiye cumhuriyeti’ni yeniden ayağa kaldırma mücadelemizi hedef alan lgbt saldırısına karşı fikirde birlik ve mücadele platformunun düzenlediği büyük aile buluşmasında yerimizi alacağız.
bu oyunu milletçe bozacağız!"

https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...

atilla yaylanın da retweet ettiği aynı faşist kadından başka bir tweet.
"lgbt’nin insanlığı tehdit eden gerçek yüzünü anlatma mücadelesi içindeyiz. bu mücadele siyasi eğilimlerin veya dünya görüşünün çok dışındadır.
milletçe kenetlenerek #lgbtdayatması nı def edeceğiz"
https://twitter.com/Drtulinoygur/status/...


meltem ayvalı (homofobik doğu perinçek'in vatan partisi genel başkan yardımcısı)
"lgbti dayatmasına dur diyen herkesi büyük aile buluşması'na davet ediyoruz.

çocuklarımızı istismardan, gençliği yozlaşmadan, kadını değersizleşmekten kurtarmak için hep birlikte orada olacağız.
aileye sahip çıkacağız, mutlu yarınları kuracağız.
haydi anne babalar, mücadeleye!

https://twitter.com/MeltemAyvali/status/...

sürekli din değiştiren tuğçe kazaz daha önce başka bir miting ile bu işi gündeme getirmişti onu da unutmayalım.

https://www.takvim.com.tr/magazin/2022/0...


ek: bu tehlikeli mitingi düzenleyen fikirde birlik ve mücadele platformu'nun linkini eklemeyi unutmuşum. kafayı lgbt ile bozmuş ersin çelik ve ekibi başı çekmekte burada. yeni şafak'ın çıldırmış bir şekilde paylaşım yaptığı tanıtım videosu da burada. videoda bu tehlikeli mitingi açıkça destekleyen oyuncular, gazeteciler isim isim yer alıyor. bunun dışında devleti temsil eden kurumların başındakilerinin, çeşitli cihatçıların yanında laik kesimden de destekçilerin de miting ile ilgili videoları/haberleri da burada.
https://twitter.com/Fikirde_Birlik

bülent ersoy

zenginin malı züğürdün çenesini yorar derler ama muazzam boyutlardaki mirasını diyanet vakfı ve türk eğitim vakfına* bırakacağını açıklamış olması bir ara konuşulmuştu. bir dönemler "rakibi" olan zeki müren de mirasını eşcinsellere en çok ayrımcılık yapan kurumlara bırakacağını açıklamıştı. bu durum kimine göre "kabullenememe sendromu"nun tipik örneklerinden biridir. bir de ölümlerinden sonrasını bile garanti almaya çalışmak gibi bir durum olarak da düşünülebilir.*

istediğini yapar elbet, kendi mirası ama o kadar da büyütülecek bir karakter değildir lgbti dünyasında. zeki müren gibi o da eğlendirdi insanları bolca, orası kesin. her ikisi de iyi yaşadı, bol kazandı ve herkes gibi işlerine ne gelirse onu yaptı.

miras haberi:
http://bianet.org/bianet/toplum/160722-b...

kendisi hakkında yaptığı komik bir filmden "manidar" bir delirme sahne gelsin.*

ahmet kaya

ahmet kaya kendisinin de parçası olduğu linç kültürünün kurbanı olmuştur. kürtçe klip çekmek üzerine yaptığı bir konuşması sonrasındaki utanç verici görüntüler çoğumuzun hafızasındadır. orada kendisini o dönemlerde propaganda aracı olarak kullanılan bir marşı okuyarak olayları tetiklediği iddia edilen serdar ortaç'ın durumuna daha da dikkatle bakmak gereklidir diye düşünüyorum.

takip edenler bilir. yakın zamanda serdar ortaç'ın ahmet kaya ile 1995 yılından kalma bir programda halay çektiği görüntüler yayılmıştı. o programda başka neler olmuştu peki? karabiberim isimli şarkısı ile ismini duyuran serdar ortaç o programda sessiz bir şekilde otururken ahmet kaya ona bakarak "şarap gibi oğlan" (veya şarap gibi çocuk) şeklinde pis pis sırıtarak konuşmuştu. serdar ortaç'ın cevap veremeden oturduğu yerde sinirden gülme sahnesi de aklımda. sonrasında radikal gazetesinde ahmet kaya'nın oğlancılık kültürü ile ilişkisinden de bahseden bir yazı da yer almıştı. keşke bu görüntüler ve yazı da ortalara çıksa.

şimdi iki olaya bakalım. ilkinde arkasına her türlü meşrulaştırılmış ve onay gören devasa bir homofobik kültürü alıp karşısındaki ötekiyi (ahmet kaya'nın deyimi ve serdar ortaçı gördüğü şekliyle her türlü aşağılamaya rağmen sesini çıkartamayacak bir ibneyi) kendi programında eğlence malzemesi yapıp köşeye sıkıştıran ahmet kaya var. yıllar sonra serdar ortaç da toplumun hemen her kesiminde meşrulaşmış milliyetçi, ayrımcı, ırkçı bir söylemi ve marşı okuduğu salondaki kuduz kitleyi de arkasına alarak kürtçeden bahseden ötekiyi (kendi gördüğü şekliyle sistem tarafından etnik kimliği lanetlenmiş ve sesini daha fazla çıkartmayacak potansiyel bir suçluyu) kendi eğlencesi olan malum marş ile köşeye sıkıştırıyor. ahmet kaya'nın demokrat olarak kendini sunması ve serdar ortaç'ın da yaptığı açıklamalar ile kimine göre homofobik olması tüm bu süreci daha da absürdleştiriyor. sonuçta ahmet kaya sürgünde hayatını kaybediyor. ancak bu ülkede farklı etnik kimliklere yönelik linç kültürü, ırkçılık son hızla devam ediyor. serdar ortaç ise ilk başlarda farklı kadın mankenlerle görüntüler verip akabinde düzenli olarak evliliği hakkında bilgi vermek zorunda kalıyor; konserlerinde ona da çatal fırlatılmaya başlanıyor; "ahmet abi"si hakkında olumlu açıklamalar yapmak zorunda kalıyor ama ülkede homofobi ve ona bağlı olarak lgbtilere yönelik linç kültürü de tam gaz devam ediyor.

egemenlerin kurguladığı ve finanse ettiği eğlence sektörünün demirbaşları haline gelen ötekilerin trajedisi gibi de görülebilecek bu yaşananlardan alınacak çok ders olduğuna inanıyorum.

nasuh mahruki

boğazına kadar siyasete batmış, kibir kuklası, şovmen, faşist ve ırkçının tekidir. gezi olayları sırasında da kendi şovunu yaptığı provokatif fırsatçılığı hala akıllardadır. artık yaşlandığı ve önemini kaybettiği için iyiden iyiye ona buna bela okumaya başlamıştır. ülkedeki en azgın faşistlerle bir araya gelmekte sakınca görmemektedir. tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini inkar eden böyle birisinin hayat kurtarıcısı rolünü oynaması gülünçtür.

(bkz:ittihatçı nasuh)

gomidas vartaped

1869 kütahya doğumludur. doğduğu, yetiştiği topraklarda dile getirilmesi istenmeyen malum nedenden dolayı buradaki müzik camiasında bile fazla bilinmeyen dünyaca ünlü ermeni müzikolog, besteci, koro şefi ve şairdir. 1915'te yaşadıklarından sonra akli dengesini kaybetmiş ve sonrasında, 1935 yılında, paris'te bir psikiyatri kliniğinde hayata gözlerini yummuştur.

istanbul doğumlu piyanist şahan arzruni'nin yorumladığı, komitas'ın beste veya düzenlemelerini kapsayan hepsi birbirinden güzel eserleri içeren bir albüm ülkemizde yayınlanmıştır. merak edenler için o albümden shushiki...

içselleştirilmiş homofobi

gerçekleri yazınca sinirlenenlerin yorum yaptığı başlık.

yukarıdaki bisensual'e cevaben: hangi başlık altına alakasız şeyler yazmışım? senin alakasız, zırva ve şov yapmaya kalktığın başlıklarının altına mı? kendi yazdığın şeylerle benimkileri karıştırmışsındır. cehalet konusunda seninle yarışamam orası doğru. sen kendini sözlüğe "şirin" göstermeye devam et. ne olduğun belli.*

nasuh mahruki

boğazına kadar siyasete batmış, kibir kuklası, şovmen, faşist ve ırkçının tekidir. gezi olayları sırasında da kendi şovunu yaptığı provokatif fırsatçılığı hala akıllardadır. artık yaşlandığı ve önemini kaybettiği için iyiden iyiye ona buna bela okumaya başlamıştır. ülkedeki en azgın faşistlerle bir araya gelmekte sakınca görmemektedir. tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini inkar eden böyle birisinin hayat kurtarıcısı rolünü oynaması gülünçtür.

(bkz:ittihatçı nasuh)

pufidik

çok teşekkürler. hoş buldum. hepinize selamlar.

lgbti temalı filmler

(bkz:twist)

2003 yılından kanada menşeili bir film. oliver twist isimli romanın yeniden anlatımı üzerine kuruludur. nick stahl başroldedir ve depresif bir filmdir. youtube'dan izlenebilmektedir. https://www.imdb.com/title/tt0339827/

(bkz:kinky boots) bu da 2005 yılından. chiwetel ejiofor'ın performansı başarılıdır. oldukça komik sahneleri vardır. https://www.imdb.com/title/tt0434124/?re...

kuran olmasaydı ne olurdu

homofobinin tek kaynağı ne islam ne de diğer dinler. ali erbaşa veya bu tip söylemlere destek verenler arasında dünya kadar kemalist, liberal, atatürkçü kadın, solcu, islamı kabul etmeyen türkçüler vs. var. hepsi sosyal medyada gerçek hesaplarıyla atıp tutmakta.

edit: başlığı açan yazar entrysini silmiş.