küçük bir an
içine her şeyi sığdırdım
kimi zaman
kendimi bile uzaklaştırdım
güzel şeyler
çabuk ölür, çürür, gider
beklentiler
seni kendi bataklığına çeker
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
tuhaf bir an
derine bir sırdı sakladım
çoğu zaman
yaşadığımı unutmaya çalıştım
hayaletler
hep aynı döngüde gezer
bazı şeyler
seni mezara kadar takip eder
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
olmaz dediklerim
daha şimdiden eskidi
bütün o çaba anlamını yitirdi
olmaz dediklerim
daha şimdiden eskidi
bütün o çaba anlamını yitirdi
anlamını yitirdi
harekete geçme, odaklanma, mantık yürütme ve koruma gibi özellikleri temsil eden içsel güçtür. cinsiyetten bağımsız olarak her bireyde bulunur. karar alma, strateji geliştirme ve sınır koyma bu enerjinin temel yansımalarıdır.
cinsiyetten bağımsız olarak herkesin içinde bulunan sezgileri, yaratıcılığı, kabullenmeyi, duygusal derinliği ve akışta olmayı temsil eden yaşam gücüdür. eyleme geçmekten ziyade "olma" halini ve süreci önemser; şefkat, empati ve içsel huzur ile beslenir.
toplara çok güzel vuran amerikalı voleybolcu. aldığı sayılar sonrası yaptığı el hareketleri, saç savurmalar ve mimikleri şahane, ayh salak şey der gibi. ayh heralde
son 32 de elenen ülkeler; güney afrika, japonya, almanya, hollanda, fildişi sahili, isveç, avusturya, bosna hersek, senegal, hırvatistan, ekvador, demokratik kongo cumhuriyeti, yeşil burun adaları, avustralya, gana, cezayir
son 16 turuna kalan ülkeler, kanada, fas, paraguay, fransa, portekiz, ispanya, abd, belçika, brezilya, norveç, meksika, ingiltere, arjantin, mısır, isviçre ve kolombiya
geçtiğimiz aylarda dördüncüsü mustafa sandal için yapıldı. bu konserleri seviyorum. bir yandan da konser sayesinde ismini bilmediğim takip etmediğim yeni yeni müzisyenleri de tanıma imkanı buluyorum. artık müzik piyasası o kadar büyük ki, çok iyi gruplar çok yetenekli müzisyenler hiç fark edilmeyebiliyor, hak ettikleri değeri göremiyorlar. mesela bu konserde nikbinler, mela bedel, afra gibi tatlışları tanıma fırsatım oldu.
program şöyle;
00:00 açılış
04:18 oğuzhan uğur & eypio & funk takl - tek geçerim
09:21 ece seçkin - aya benzer
19:51 ekin uzunlar - pazara kadar
25:50 melek mosso - gidenlerden
32:57 karsu - jest oldu
37:36 amo988 - ben olsaydım
43:04 fatma turgut - bandıra bandıra
49:51 ziynet salı - en kötü ihtimalle
56:24 tuğba yurt - büyü de gel
01:00:55 emir can iğrek - bize gidelim
01:06:38 sefo - isyankar
01:15:15 pelin akil - beni ağlatma
01:21:20 gülben ergen - şıkır şıkır
01:34:16 berkay - suç bende & sana ihtiyacım var
01:42:16 reynmen - aşka yürek gerek
01:49:46 mela bedel - iki tas çorba
01:56:22 atiye - yanlışsın
02:03:34 nikbinler - denize doğru
02:12:49 emir ayar - aya benzer
02:20:16 melis fis - bir tanem
02:24:51 afra - adı intikamdı
02:33:48 mehmet ünal - bir anda
02:39:57 ıraz yıldız - beni aldattın
02:44:33 burak yeter - melek yüzlüm
02:52:23 murat dalkılıç - benim aşka inancım kalmadı
02:57:37 alya - neredesin
03:01:07 ragıb narin - bu kız beni görmeli
03:05:46 yaman sandal - dj set /
03:13:30 mustafa sandal ve tüm sanatçılar
bi stonewall isyanı da bu ülkede yaşansa da herkes bi kurtulsa. ne gerekçeyle süresiz kapatıldı merak ediyorum. gerçi artık bir gerekçeye veya dayanağa ihtiyaç duyulmuyor bu ülkede böyle işler için, hukuk olmayan ülkede neyin kafasını yaşıyoruz ki. yok yok bu ülkede stonewall gibi bir isyan olsa da bir şey değişmez, bir sürü insan öldürüldüğü ile kalır. öldürenlere de mis gibi kamu mevkilerinde işler falan verilirdi.
wimbledon'da ilk turda amerikalı ann li yi eledikten sonra ikinci turda yine amerikalı claire liu'ya elendi. çiftlerde de ilk turda turnuvaya veda etti.
gösteriyi youtube a ekledikten sonra yurtdışına arkadaşlarının yanına gittiğini, bir sıkıntı olursa hemen ülkeye geri döneceğini yazmıştı x hesabından. hemen ülkeye geri döndü zaten ve daha havaalanında gözaltı yapıldı kendisine. gösterilerinde özellikle aydın olmak için tutuklanması gerektiğinden bahsediyordu, gözaltına alınacağını veya tutuklanacağını bilmiyor ya da öngörmemiş olamaz zaten, deniz gezmişten gelen adının hakkını ancak politik olursa verebileceğine inanmış. ülkede birkaç yobaz rahatsız oldu diye hiçbir hukuki zemini olmadan hayatını komedi gösterileri yaparak kazanan, kimseye zararı olmayan birini ters kelepçe ile gözaltına almak zaten ülkenin ne durumda olduğunu gösteriyor bize. ayrıca youtube a eklediği iki büyük videoda da para kazanma özelliğini açmadığı ortaya çıktı bu birkaç gün içinde 2m tl kadar bir geliri de elinin tersi ile itti özetle. gösterilerinde dediği gibi kiramı ödeyeyim, kitap alacak ve karnımı doyuracak param olsun kafi benim için diyordu, öyle de yaşıyor anlaşılan.
yaşı yetenler bilir, o gün tv de canlı yayınlanmıştı. tüm türkiye evinde oturup maç izler gibi izlemişti 35 insanın canlı canlı yakıldığı bu katliamı. utanacak o kadar çok şey, utanması gerekenler de o kadar çok ki. ortaçağ'da avrupa da şöyle barbarlıklar, böyle katliamlar olmuş diye ballandıra ballandıra avrupa'nın ortaçağındaki utanç kaynağı olaylarını ısıtıp ısıtıp karşımıza getirenler yakın tarihte yaşanan ve devlet eliyle kışkırtılan bu insanlık dışı katliam için tek kelime etmiyorlar hala. hukuki tarafına bakarsak da katliamın en önde gelen yobazları ya zaman aşımı ya da yetersiz delil denilerek ya hiç tutuklanmadı, ya birkaç yıl yatıp serbest bırakıldı. sanırım sadece 3 veya 4 kişi hala bu olay sonrası hala cezaevinde. hatta bu katliamı gerçekleştirenler bir süre sonra mis gibi işlere yerleştirildiler, aramızda rahat rahat dolaştılar, hala dolaşıyorlar.
erkeklerde ikinci hafta tamamlandı. çin ve belçika'yı 3-0 ile geçtik. arjantin maçını gereksiz yere zora soktuk, 2-0 dan dönüp 3-2 kazandık. polonya maçında çok iyi oynadık fakat 3-2 kaybettik. ilk hafta 2 galibiyet sonrasında ikinci haftada alınan 3 galibiyetle toplam 5 galibiyete ulaştık ve finaller için bir umut belirdi, 7. sıradayız. 3. haftada da galibiyetlere devam edip ilk 8 de kalmayı başarabilirsek finallerde yer alacağız. filenin efeleri de kadınlarda olduğu gibi tarih yazsın istiyorum.
kadınlar 3. hafta maçları 8 temmuzda başlıyor. japonyada oynayacağız. filenin sultanlarının maçları sırasıyla polonya, amerika, japonya, tayland.
tenis dünyasının en prestijli ve en eski organizasyonu. 1877 yılından günümüze tenis sporunun en gözde turnuvası. ayrıca da en büyük para ödülü verilen turnuva da diyebiliriz. bu yıl 29 haziran - 12 temmuz 2026 tarihleri arasında düzenleniyor. toplam para ödülü organizasyon tarihinin rekor seviyesinde, 64,2 milyon sterlin yani yaklaşık 4 milyar tl.
ilk çocuktan sonra maç programlarının yoğunluğu beni etkiliyor diyordu ve sonrasında ikinci çocuğa karar verince tenisi bırakmıştı. ikinci çocuğu 3 yaşına geldi. 44 yaşında tekrar tenise dönme kararı aldı. sıkı çalışıyor. 7 kez kazandığı wimbledon tenis turnuvasına özel davet edildi, yarın başlayacak turnuvada yerini aldı. bakalım 4 yılın ardından ve ilerlemiş yaşına karşın nasıl bir performansı olacak, merak konusu.
üstteki yazara cevaben bu aslında tam bir gözdağı değildir gözdağı olsa sabahın köründe şafak operasyonu ile ters kelepçe ile de alınmayla evini talan edip video kaydı o şekilde de servis edilebilirdi orası ayrı konu bu daha çok dengede tutma sindirme olayıdır ne alakası var derseniz bu ülkede ergenekon davasında yargılanan çoğu kişinin ergenekon darbe hükümet ele geçirme derdi yoktu öyle bir planı da yoktu sadece her klik kendi adamını bir yere koyardı bu hep böyle olmuştur aslı şuydu bir nevi karşı-devrim sevmediği yerinde olmak ve hırsını almak istediği grubu sindirmek istiyordu ki çoğu kişinin faili meçhul cinayetler karmaşık işlerle bağı vardı hepsini birbirine bağlayıp sindirdiler, ya asi gözükseniz de uslu çocuk olacaktınız ya baş ağrısı çekip duracaktınız ünlülere uyuşturucu operasyonu bahis operasyonu vs vs ile haluk levent oğuzhan uğur olayı aynı.. bir grup kendisine rakip tanımıyor onun istediği kalıptan işleri yapacak ona göre konuşacaksınız dertleri o
deprem sürecinde birilerinin itibarı zedelenme ile sorgulandı fakat yine bir şekilde devam ettiler ama rakiplerini unutmadılar not ettiler masak geriye dönük tarama yaptı ve tuşa basıldı olay bu adamlar unutmuyorlar zamanını bekliyorlar
kendisi lgbtq+ daki a'dır. tıpkı zamanında lisede pride yürüşüne desteğe çıkarsak bize sözlü notuna yüz vereceğini söyleyen hocam gibidir buradaysa kendisine selam olsun değerli hocam !
hadisenin son çıkan albümünde yer alan beni aşırı etkileyen şarkısı son yılların pazarlama taktiği gereği 2 dakika 24 saniye süren ve bu sürede beni muhteşem bir müzikal yolculuğa çıkaran şarkıdır aynı zamanda
cameron post’a ters terapi olarak türkçe'ye çevirilmiş lgbt temalı film.film lise mezuniyet gecesinde bir kızla sevişirken yakalanan cameron’ın, (chloë grace moretz) eşcinselleri hıristiyan öğretileriyle “iyileştirmeyi” hedefleyen bir “eşcinsel onarım terapisi” kampına gönderilmesinin ardından yaşananları anlatıyor.
onarım terapisinin çarpıklığı onu uygulamaya çalışanların da kendi eşcinselliklerinden kurtulamaması terapideki ergenlere öfkelerini yansıtmaları herkesi kendinden nefret ettirerek özsaygı namına birşey bırakmamaları filmin sonuna doğru yetişkin olan bu kişilerin aslında ne yaptıklarını bilmediklerinin yüzlerine vurulması güzel yansıtılmıştı. çocukların o kadar kolu kanadı kırılıyor ki kendi dürtülerinden bile haberdar olup kabule varamıyorlar. baskılanan cinsellik sel gibi olup yıkıyor herşeyi.
dr lydia marsh adlı karakter herkesin agzına tabiri caizse sıçım sıçım sıçıyor. yok anan nasıl yok baban ne yaptı. escinselligin nerden kaynaklandigini bulmaya calisiyorlar kendilerince. cinsiyet temelli olmadan spor yapmak bir neden mesela cocuklara buzdagi semasi vererek onlara soruyorlar size sebep neydi diye.
neyse filmde cameron un oda arkadası erin ile bir münasebeti de oluyor. o sahnede kaç tane konuyu sıkıştırıp zipleyip beynimize soktular hayret dogrusu yogun sahnelerdi. cinsel açlık, kabullenmeme bi yerde komik de geliyor ama acıklı
daha çok şey yazılir ancak "...benim ağzımdan çıkacak her söz bombada boşver seda abla..." diyerek burada bırakıyorum.
buna benzer boy erased filmi daha çok begenilmis sanırım.
homojen dergi'nin 10. sayısı yayında. yine çok tatlış bir sayı olduğunu düşünüyorum.
bu sayıda neler mi var? şöyle listeleyeyim.
1 _ 2017 yılında yaşanan lgbti+ olayları ve lgbti+ gelişmeleri _ ilker bozkurt
2 _ dünden bugüne eşcinsel tiyatro _ merve gezen
3 _ simge sağın röportajı _ tunca tutkun
4 _ tunca’nın müzik kutusu - türk müziğinde 2017 yılının en’leri _ tunca tutkun
5 _ ayı sözlük yazarlarından itiraflar (6. bölüm) _ dark bear
6 _ şükran moral röportajı _ ilker bozkurt
7 _ magic johnson - basketbol sihirbazlığından hayat sihirbazlığına _ justsin
8 _ küründen kabare _ çağla akalın
9 _ 2017 yılının en alternatif 10 albümü _ uğur ateşli
10 _ avangard sinema ve bir eşcinsel manifesto kültü scorpio rising _ futurelavirs
11 _ fatih erdemci röportajı _ tunca tutkun
12 _ türk ceza hukuk sisteminde hayvanlara karşı işlenen suçlar ve ceza yasaları karşısındaki yeri _ futurelavirs
13 _ adalet bakanlığı'ndan yeni adım - yeni hayvan hakları yasa tasarısı _ futurelavirs
14 _ gezi: tokyo _ muahhhh
15 _ jack donovan - erkeklerin yolu (the way of men) _ hazineci
16 _ tamam sustum’dan delinin yıldızı’na “vega" _ imightbewrong
17 _ gay broadway (bölüm-3) - örümcek kadının öpücüğü _ merve gezen
18 _ harry potter evreninin en renkli büyüsü “lapiforse totalcolor” _ senseisplinter
19 _ heights gittens için moral gecesi “the sound of ali baba” _ tunca tutkun
20 _ netflix'in en beğenilen lgbti+ temalı yapımları _ ben sana dayanamam
21 _ koyu kırmızı _ hprs
22 _ gezi: lviv _ uğur ateşli
23 _ queer burçlar _ bebe casa larue
24 _ kuir karikatürler 2 _ sa
25 _ en iyi 5 quentin tarantino filmi _ mahir bora kayıhan
eleştirilere gayet açığım, dark bear başlığını açıp okuyabilirsiniz, ailemden eşime işime kadar asılsız suçlamaların bulunduğu entryleriyle beni rahatsız edebileceğini düşünenler oldu zamanında, entryler hala duruyor. kimseyi memnun etme zorunluluğum da yok, sürekli hatalı entry giriyorsan ben seni uyarmak zorundayım, entrylerinden smile ifade silmeyle sürekli mesai harcayamam, kuraldır yapmayacaksın. başlıklarda entrylere entry ile cevap veremezsin bu da kurallarda yazar, uyarmak zorundayım, zamanımı senin entrylerini silmeye harcayamam. uyarılara rağmen hala da yapıyorsan uçurulursun, bu kadar net ve basit.
edit: bir de keşke açtığınız başlıkların arkasında durabilseniz, silmeseniz. bak entryleri ben değil kendiniz siliyorsunuz!
2018 yılından beklentiler başlığına girdiği entry üzdü. daha iyi olması için oturup beklemek ile yaşam sahasının iyileşmesi mümkün değil. sanırım akçay'da yaşıyorsun. eğer orada iş sahası yoksa gerekirse şehir değiştirmen gerekir. ben de doğduğum şehirde yaşamıyorum, iş bulmak için 16 yıl önce büyüdüğüm yeri terkedip istanbula taşındım. meslek dallarından hangisinde kendini geliştirdin bilmiyorum fakat örneğin çorlu, çerkezköy bölgesinde yaşıyor olsaydın 2018 yılının 7. ayından sonra 2000 tl civarı maaşlı iş bulmana destek olabilirdim. elimden ancak böyle bir destek gelir. hayat senin ve doğru seçimlerle yine hayatına yön verecek olan sensin. umarım yaşadığın zor dönemi kolayca atlatırsın.
basketbol ve tenis oynuyorum, basketbol maçlarına gidiyorum, en büyük hatalarımdan biri de fazlasıyla yeni yeni adamlarla tanışma girişimlerinde bulunuyorum, alkolün dibine vuruyorum, sık sık 31 çekiyorum, her gün mutlaka en az 1 saat ağlıyorum, ağlamazsam yanlış zamanlarda ağlıyorum hoş olmuyor ve gözyaşlarımı gizlemem gerekebiliyor, bir de şarkı söylüyorum "oo aslında gayet iyiyim lan ben" dercesine. pek işe yaramıyor ama olsun.
bizim abuzer memleketinde gayet efendice yaşamaktadır cinselliğini. internette tanıştığı insanlarla fırsat buldukça görüşür, yazışır, cam2cam yapar. hoşuna giden adamlar vardır ama içine atar sevdasını, duygularını. platonik aşk şekilde devam eder bir süre. memleketinde de sevgililer yapar ama o kadar temiz duygulardır ki, genç bir kızın evlilik hayalinden farksızdır. aylar yıllar geçer, artık oda ayda yılda bir kez değil de, haftada bir sevgilisiyle sevişmek istemektedir. evden bir şekilde iş, eğitim veya okul amaçlı ayrılarak istanbul sularında yüzmeye başlar. yüzer yüzmesine de, istanbulda büyük balıklar da vardır o sularda yüzen, taze yeni bir küçük balık yutmak için sabırsızdırlar. bizim abuzer istanbula hayatının aşkını bulmaya gelmiştir, işler pek iyi gitmemiştir lakin ilk bir kaç aşk darbesi gördükten sonra her hafta başka başka insanlarla yatar olmuştur. her birlikteliğinde, o ilk olanlardan unutamadığı adamın tenini dokunuşunu aramaktadır oysaki. sonrası malum bira yanında çerez niyetine.
google kullanıcıya göre, kullanıcının ip'sinin daha önceki verilerine göre, cihaz kaydına göre sonuçlar verir (o cihazı bir kez kaydettiği zaman istediğiniz kadar ip değiştirin, geçmişinizi silin değişmez.) örneğin ben google'a ayisozluk yazdığım zaman ilk önce "ayı sözlük anlamı" ikinci olarak da "homojen dergi" önerisini sunuyor. sanırım hiç hornet kullanmamış olduğum için durum böyle. gününün yarısını hornette geçirenlerde sonuç farklı çıkabilir elbette. öptüm kips.
bu tür evliliklerde gayet mutlu mesut yaşayanlar da, anne baba olanlar da mevcuttur. bazen heteroseksüel olan için birlikte yaşadığı insanın cinsel yöneliminden çok kişiliği önem kazanabiliyor. insanlar tabularını aştıklarında sevgilerini de çoklayabilirler ve hem kendi cinslerini hem karşı cinsi aynı anda sevebilirler.